İki yılı aşkın süredir pandemi ile olan savaşımızın son günlerine gelmiş bulunuyoruz. Aşının da etkisiyle 3-4 defa zirve yapan Covid hastalığı yavaş yavaş hayatımızdan çıkmaya başladı. Özellikle maske ve Hes kodu kullanımın genelden özele indirgenmesi ise bu zaferin en büyük sinyallerini oluşturmaktadır. Dünyada ve ülkemizde önemli gündem maddesi oluşturan bu hastalık sektörümüzü de olumsuz etkilemiş ve 2 yıl boyunca aktif çalışmamıza engel olmuştur. Vakaların ve vefatların da azalıyor ise bizleri mutlu etmektedir.
Şubat sonu ve mart başı itibarıyla bu pandemi sürecinin sektörümüze olumsuz etkilerini atlattığımızı düşünürken; Karadeniz’de komşumuz olan iki büyük ülkenin birbiri ile savaşa başlamış olması bizleri derinden üzmektedir. Sivil can kayıpları ve yaşanan insani dramlar her gün televizyona ya da sosyal medyaya yansımaktadır. Ülkemiz ise güçlü dış politikası ile arabuluculuk görevini üstlenmiştir. Bu sırada da hem savaş bölgesindeki vatandaşlarımızın tahliyesini sağlamış ve hem de yine aynı bölgeye insani yardımların sevkiyatını planlamıştır.
Elbette savaş anında turizmi düşünmek çok doğru değildir. Ancak bir taraftan da mesleğimiz turizm olduğundan ister istemez gelecek planlaması yapmak zorunda kalmaktayız. Savaşın bize ilk yansıması petrol fiyatlarının dünyada dolar karşısında artmasından dolayı, yakıt fiyatlarının pompada astronomik artması ile olmuştur. Maliyetler çok ciddi noktalara gelmiştir. Diğer bir önemli konu ise özellikle Akdeniz sahillerine gelen Rusça konuşan turist sayısında çok ciddi azalma olacağı öngörülmektedir. Ukrayna halkının savaş mağduru olması ve Rusya’ya uygulanan ambargolar nedeniyle Rus turistin de gelemeyecek olması sürecin zor işlemesine sebep olacaktır. Bu nedenle hem başka pazarların değerlendirilmesi ve iç pazarın hareketlendirilmesi önümüzdeki günler açısından önemlidir. Elbette dediğimiz gibi süreç kolay olmayacaktır, sonuçta başta Antalya ilimiz olmak üzere birçok şehrimiz kendini Rusça konuşan turiste göre ayarlamıştır. Ancak hem turizmci hem de taşımacı olarak bizlere krizlere alışık hale geldik. Bu günleri de hep birlikte aşacağımıza inancımız tamdır.
Ramazan başladığı şu günlerde herkese hayırlı ve güzel günler diliyorum. Her ne kadar krizlerle boğuşsak bile bayram ve bayram sonrası günlerde işlerimizin yoğun olacağına inanıyorum. Yeni sayılarda görüşmek üzere.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Cem Türkkan
Cem Türkkan: BİR SAVAŞ BİTTİ, BİR SAVAŞ BAŞLADI
İki yılı aşkın süredir pandemi ile olan savaşımızın son günlerine gelmiş bulunuyoruz. Aşının da etkisiyle 3-4 defa zirve yapan Covid hastalığı yavaş yavaş hayatımızdan çıkmaya başladı. Özellikle maske ve Hes kodu kullanımın genelden özele indirgenmesi ise bu zaferin en büyük sinyallerini oluşturmaktadır. Dünyada ve ülkemizde önemli gündem maddesi oluşturan bu hastalık sektörümüzü de olumsuz etkilemiş ve 2 yıl boyunca aktif çalışmamıza engel olmuştur. Vakaların ve vefatların da azalıyor ise bizleri mutlu etmektedir.
Şubat sonu ve mart başı itibarıyla bu pandemi sürecinin sektörümüze olumsuz etkilerini atlattığımızı düşünürken; Karadeniz’de komşumuz olan iki büyük ülkenin birbiri ile savaşa başlamış olması bizleri derinden üzmektedir. Sivil can kayıpları ve yaşanan insani dramlar her gün televizyona ya da sosyal medyaya yansımaktadır. Ülkemiz ise güçlü dış politikası ile arabuluculuk görevini üstlenmiştir. Bu sırada da hem savaş bölgesindeki vatandaşlarımızın tahliyesini sağlamış ve hem de yine aynı bölgeye insani yardımların sevkiyatını planlamıştır.
Elbette savaş anında turizmi düşünmek çok doğru değildir. Ancak bir taraftan da mesleğimiz turizm olduğundan ister istemez gelecek planlaması yapmak zorunda kalmaktayız. Savaşın bize ilk yansıması petrol fiyatlarının dünyada dolar karşısında artmasından dolayı, yakıt fiyatlarının pompada astronomik artması ile olmuştur. Maliyetler çok ciddi noktalara gelmiştir. Diğer bir önemli konu ise özellikle Akdeniz sahillerine gelen Rusça konuşan turist sayısında çok ciddi azalma olacağı öngörülmektedir. Ukrayna halkının savaş mağduru olması ve Rusya’ya uygulanan ambargolar nedeniyle Rus turistin de gelemeyecek olması sürecin zor işlemesine sebep olacaktır. Bu nedenle hem başka pazarların değerlendirilmesi ve iç pazarın hareketlendirilmesi önümüzdeki günler açısından önemlidir. Elbette dediğimiz gibi süreç kolay olmayacaktır, sonuçta başta Antalya ilimiz olmak üzere birçok şehrimiz kendini Rusça konuşan turiste göre ayarlamıştır. Ancak hem turizmci hem de taşımacı olarak bizlere krizlere alışık hale geldik. Bu günleri de hep birlikte aşacağımıza inancımız tamdır.
Ramazan başladığı şu günlerde herkese hayırlı ve güzel günler diliyorum. Her ne kadar krizlerle boğuşsak bile bayram ve bayram sonrası günlerde işlerimizin yoğun olacağına inanıyorum. Yeni sayılarda görüşmek üzere.