Hava Durumu

Turizm taşımacılar için de bu kriz fırsat olabilir mi?

Yazının Giriş Tarihi: 02.09.2020 00:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 30.03.2021 12:16
Peki biz Turizm Taşımacılar için de bu zamanların bir fırsat dönemi olma ihtimali var mıdır?  Öncelikle bunu söyleyebilmek için sektörün genetik yapısına bakmak gerekir. Genel olarak biz taşımacılar geleneksel düşüncelere sahip aile şirketleriyiz. Elimizdeki filo ve araçlara ise daha çok gönülden bağlıyız. Kısacası şu anda parklarda yatan öz mal varlığı araçlarımızı rasyonel anlamda bir yatırım aracı olarak göremeyebilmekteyiz. Bu ise bizim doğru zamanda hızlı kararlar vermemizi engelleyebilmektedir. Sektörün bir diğer önemli sorunu ise çoğu yatırımların öz sermaye yerine kredi olanakları ile yapılıyor olmasıdır. Bu da zaten yılların süregelmiş bizlere de miras olan olumsuz bir döngüsüdür. Sonuçta o ya da bu sebeple bu dönemde sektörde birkaç arkadaşımız dışında beklemek dışında farklı yatırımlara yönelen firmalar olamamıştır. Bu farklı yatırımlarında başarılı olan dostlarımız ise mevcuttur, bu ise bizleri mutlu etmektedir.  Peki bizim gibi bekleyenlerin bu krizi fırsata çevirmeleri ise mümkün müdür? Aslında bunun cevabını şu anda ne yazık ki veremiyoruz. Ancak şu bir gerçek ki herşey bir gün normalde dönebilirse; mevcut ticari araçların tamamının satış  fiyatlarının da   kurların artışına paralel olarak artacağı kesindir. Alım gücü ise ne yazık ki nispeten düşmüştür. Bu durumda işlerin açılması ile birlikte de fiyatı düşen 2. El parklarda yatan araçlarının değerinin buna paralel artacağı bir gerçek olarak karşımıza çıkacaktır.  Ancak bu salgının etkisi ile birlikte sürenin muallaklığı ve finansman ve sabit maliyetlerinin biz taşıma firmalarını bu dönemde zorluyor olması iş yapmadan bekleme şansımızı zorlamaktadır. Ancak beklenti 2020 yılının kapandığı ve tüm umutların ise şimdilik 2021 Baharına çevrildiği yönündedir. Ana amaç ilk etapta farklı kazanç fırsatları kapımızı çalmadıysa, bu dönemi zor da olsa dayanarak beklemek olacaktır. Bu süreci ise biz biraz da farklı açılardan da değerlendirebiliriz. Tabi ki finansal açıdan bu kriz bizleri zorlasa da, bardağın dolu tarafına baktığımızda bize farklı bir fırsat sunmuştur.  Bu yoğun tempodan çıkarak maddi ya da manevi anlamda değerlendirme yapmamıza fırsat vermiştir. Böylece günahlarımızı, sevaplarımızı, artılarımızı, eksilerimizi, beşeri ilişkilerimizi bir teraziye koyup tartma ve kendimizi özeleştiri de bulunma imkanına sahip olduk. Ailelerimize zaman ayırdık, onları dinledik, yıllarca görmediğimiz konuşmadığımız arkadaşlarımızla ve akrabalarımızla görüştük, belki de mesajlaştık. Ramazan bayramında sokağa çıkamadık, tatil yapamadık ancak hiç konuşmadığımız kadar telefonla konuşup bayramlaşmamızı yaptık. Böylece bu sürede kalbimizi ve ruhumuzu dinledik, dinlendirdik.  İlerisi içinse bir yol haritası çizdik, en azından planlar yaptık. Belki bazı konularda da bu dönemi fırsata çevirmek elimizde olabilir. En azından pandemi döneminin bu konuda iletişime başlamak için güzel bir zaman dilimi olduğunu düşünmekteyim. Pandemi öncesi yaşadığımız problemlerin şimdi unutulduğunun hepimiz farkındayız. Özellikle şehiriçi yol belgesi karmaşası, hızdan ya da parklanma yüzünden yenen cezaların büyüklüğü, havalimanı karşılama problemleri hatta kalifiye iş gücü eksikliği biz işletmecilerin en büyük sorunları idi. Evet şu an turizm taşımacılık yapılamıyorsa, bu sorunlar ortadan ne yazık ki kalkmadı. Yine işler başlayınca, bu sorunlara ve tartışmalara kaldığımız yerden devam edeceğiz. Demek ki bunları iş başlamadan önce çözmemiz ya da en azından yol haritasını çizmemiz gerekir. Bu boşlukta bu sorunlarla ilgili, farklı derneklerin temsilcileri ve başta Antalya, Muğla, İstanbul turizm taşımacıları küçük büyük araç ayrımı olmadan sosyal mesafe çerçevesinde buluşabilse ve görüşlerini içeren bir taslak oluşturabilse gerçekten faydalı olacağını şahsen düşünmekteyim. Kendim ise firmam adına bu periyotta İstanbul’da farklı kurumların ve STK’ların yönetici ve temsilcileri ile bireysel konuşma, sektör sorunlarını dile getirme fırsatına sahip oldum. Bunun sonucunda da şunu gördüm ki herkes bu konuda yapıcı fikirlere sahip; ancak tek sorun insanlar arasındaki diyalog eksikliği. Sonuçta ana amaç ise tek ve belli. Başta İstanbul olmak üzere tüm Türkiye’deki turizmin geliştirilmesi ve bu amaç doğrultusunda farklı nitelikteki turistlerin sağlıklı, huzurlu ve güvende taşımacılığın yapılmasıdır. Özetle  hepimiz yıllar sonra geçmişe dönüp baktığımızda çok keşkelerimiz elbette olacak, belki çok hayıflanacağız. Ama şu da bir gerçek ki; bizim için en değerli olan elimizdekiler, dostluklarımız, ve tecrübelerimiz olacak.  Bu vesile ile de Haber Ulaşım gazetesine de tekrar pandemi krizinde bana bu köşede yazma fırsatını verdiği için tekrar teşekkür ederim. Yeni sayılarda görüşmek üzere...
Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.