Herkese sağlıklı, mutlu günler dileyerek yazıma başlamak istiyorum, TOBB’un ev sahipliğinde Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı himayesinde Karayolu Taşıma Yönetmeliği’ndeki köklü değişiklikler adına, geçtiğimiz haftalarda toplantılar yaptık. Bu değişiklikteki yapılanmaların doğru bir şekilde yapılması adına kararlar çalıştaylar yapıldı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı da sahanın ne yapmak istediğini dinliyor, uygulamak istiyor. TOBB’un buradaki rolü bizim için çok önemliydi. Sektör dileklerini, isteklerini birinci ağızdan aktardı. Ankara toplantısında tam anlamı ile bir çalıştay yapıldı. Talepler raporlandı, değerlendirildi. Oldukça verimli bir toplantıydı. Ticarete herkesin farklı bir bakış açısı mevcut, katılım sağlayan herkes fikirlerini aktardı, sahadaki kişilerin dinlenmesi de çok değerliydi.
Ayrıca TOBB, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ve TŞOF birlikte Profesyonel Sürücülük Mesleği ile alakalı bir panel düzenlendi, daha sonra TOBB’un ev sahipliğinde Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve TŞOF ortaklığında Profesyonel Sürücüler ile ilgili çalıştay düzenlendi. Katılım çok yüksekti. Sektörümüzde bulunan kaptanlarımız için çalışma şartlarının iyileştirilmesi, hukuki düzenlemeler ve eğitim ana konuları üzerine fikirler paylaşıldı.
Belge sadeleştirilmesine yönelik, önceden de yazışmalar mevcuttu. Şu anki sektör ilerleyişi de bizi bu yöne doğru itmekte. Yakın süreç içerisinde belge sadeleştirilmesi için önemli adımlar atılacak diye düşünüyorum. Yönetmelik yaşayan bir organizma olmalıdır. Çağın ihtiyaçlarına ayak uydurmak zorundadır. 2003 yılından beri ufak tefek değişiklikler yapıldı fakat, köklü bir değişim olmadı. Artık sektör tabiri ile aracı sıfırdan toplamaya başlayacağız. Motor, şanzıman, kasa, koltuk, A’dan Z’ye ciddi bir değişim olacak. Hissedilen, görünen o.
Şoför sorunu birden çözümlenebilecek bir sorun değil. Kısa-orta-uzun vadeli çözüm yolları mevcut. Kısa vadeli olarak, Millî Eğitim Bakanlığı destekli Meslek Edindirme Merkezleri bu profesyonel sürücü eğitimi konusunda destek verebilir. Ağır vasıta ehliyetlerinin artırılması olabilir. Bu konunun en güzel örneği İngiltere. Ülkedeki uzun yol kaptanlarındaki arz-talep dengesi bozulunca, belirli kurumlar, devlet adına sertifika verecek şekilde düzenlenmişler. Örneğin; 45 yaşında bir bireyin hayali tır şoförü olmak, bu kurumlara müracaat ederek eğitimlerini alıyorsun, sertifikalarınla beraber o tırın direksiyonuna çıkma hakkını elde etmiş oluyorsun.
Eldeki kaptanımızı değerlendirmek adına bakanlık, emeklilik yaşını artırdı fakat bir de bunun yanına sektöre giriş yaşının da düşürülmesi gerekiyor. Giriş yaşının düşürülmesi de sektöre önemli katkı sağlayacaktır. Ana meslek kaynağı uzun yıllardır muavinlikti. Anadolu illerinde atılırdı. Günümüzde temel atılamıyor çünkü, 26 yaşına kadar bir meslek sahibi olamadıysanız, kimse dönüp suratınıza bakmıyor. Bu yüzden insanlar başka sektörlere yöneliyorlar.
Kadın şoför sayısı artırılmalıdır, hatta bu konu en kısa vadede ele alınması gereken bir konudur. Devlet destekli pozitif ayrımcılık ile biz firmalar da bu ayrımı destekleyecek şekilde hareket edebiliriz.
Uzun vadedeki çözüm için her teknik üniversiteye profesyonel sürücülük ile ilgili yüksek okullar açılmalıdır. YÖK bu konuda giriş sınavlarında tercih kotalarından bağımsız bir statü ile okulların öğrenci almasını sağlamalıdır. Hali hazırda 6 ayrı üniversitede bulunan bu bölümlerden 3’ü tercihe kapalıdır. Halbuki günümüz şartlarında uzak şehirlerde bir öğrencinin barınması ailelerine ciddi maddi yük doğurmaktadır. Oysa ki bu okullardan mezun olanların iş bulma oranı oldukça yüksektir. Bu konuda da öğrencilere ve kamuoyuna bilgilendirme ve tanıtım konusunda destekler verilmelidir.
Bir şekilde sorunu çözdük, sektöre yeni girişler kazandırdık. Bir de bu kişilerin geçimlerini sağlayabilmesi gerekmektedir. Bu noktada da iş, şirketlerin yöneticilere düşüyor. Rekabet, gelirin azlığı, giderlerin yüksekliği derken bu zincir bu şekilde uzayıp durmakta…
Dönüp bakıyoruz. Sektör niçin para kazanamamakta? Bu konunun sebeplerini doğru tespit etmek lazım. Doğru analizler yapılmalıdır. Mesleğe özel hukuki şartların düzenlenmesi lazım, kaptanlık mesleğinin kendi özlük hakları oluşturulmalıdır.
Peki her şeyi sadece maddi mi? Maddi olarak gerekli hakkedilen şartların sağlanması profesyonel sürücü açığını kapatacak mı? Sektörün her alt dalının kendine göre sürücüden beklentisi var. Bu beklentiler sadece maddiyala çözülebilecek mi? Bir de yeni istihdam edilmesi ön görülen kişilerin bu mesleğin şartlarına ayak uydurmak istemesi gerekiyor. Bu da madalyonun öbür tarafı.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Emre Ak
Emre Ak: Yönetmeliği, ‘Sıfırdan Toplama’ Zamanı...
Herkese sağlıklı, mutlu günler dileyerek yazıma başlamak istiyorum, TOBB’un ev sahipliğinde Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı himayesinde Karayolu Taşıma Yönetmeliği’ndeki köklü değişiklikler adına, geçtiğimiz haftalarda toplantılar yaptık. Bu değişiklikteki yapılanmaların doğru bir şekilde yapılması adına kararlar çalıştaylar yapıldı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı da sahanın ne yapmak istediğini dinliyor, uygulamak istiyor. TOBB’un buradaki rolü bizim için çok önemliydi. Sektör dileklerini, isteklerini birinci ağızdan aktardı. Ankara toplantısında tam anlamı ile bir çalıştay yapıldı. Talepler raporlandı, değerlendirildi. Oldukça verimli bir toplantıydı. Ticarete herkesin farklı bir bakış açısı mevcut, katılım sağlayan herkes fikirlerini aktardı, sahadaki kişilerin dinlenmesi de çok değerliydi.
Ayrıca TOBB, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ve TŞOF birlikte Profesyonel Sürücülük Mesleği ile alakalı bir panel düzenlendi, daha sonra TOBB’un ev sahipliğinde Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve TŞOF ortaklığında Profesyonel Sürücüler ile ilgili çalıştay düzenlendi. Katılım çok yüksekti. Sektörümüzde bulunan kaptanlarımız için çalışma şartlarının iyileştirilmesi, hukuki düzenlemeler ve eğitim ana konuları üzerine fikirler paylaşıldı.
Belge sadeleştirilmesine yönelik, önceden de yazışmalar mevcuttu. Şu anki sektör ilerleyişi de bizi bu yöne doğru itmekte. Yakın süreç içerisinde belge sadeleştirilmesi için önemli adımlar atılacak diye düşünüyorum. Yönetmelik yaşayan bir organizma olmalıdır. Çağın ihtiyaçlarına ayak uydurmak zorundadır. 2003 yılından beri ufak tefek değişiklikler yapıldı fakat, köklü bir değişim olmadı. Artık sektör tabiri ile aracı sıfırdan toplamaya başlayacağız. Motor, şanzıman, kasa, koltuk, A’dan Z’ye ciddi bir değişim olacak. Hissedilen, görünen o.
Şoför sorunu birden çözümlenebilecek bir sorun değil. Kısa-orta-uzun vadeli çözüm yolları mevcut. Kısa vadeli olarak, Millî Eğitim Bakanlığı destekli Meslek Edindirme Merkezleri bu profesyonel sürücü eğitimi konusunda destek verebilir. Ağır vasıta ehliyetlerinin artırılması olabilir. Bu konunun en güzel örneği İngiltere. Ülkedeki uzun yol kaptanlarındaki arz-talep dengesi bozulunca, belirli kurumlar, devlet adına sertifika verecek şekilde düzenlenmişler. Örneğin; 45 yaşında bir bireyin hayali tır şoförü olmak, bu kurumlara müracaat ederek eğitimlerini alıyorsun, sertifikalarınla beraber o tırın direksiyonuna çıkma hakkını elde etmiş oluyorsun.
Eldeki kaptanımızı değerlendirmek adına bakanlık, emeklilik yaşını artırdı fakat bir de bunun yanına sektöre giriş yaşının da düşürülmesi gerekiyor. Giriş yaşının düşürülmesi de sektöre önemli katkı sağlayacaktır. Ana meslek kaynağı uzun yıllardır muavinlikti. Anadolu illerinde atılırdı. Günümüzde temel atılamıyor çünkü, 26 yaşına kadar bir meslek sahibi olamadıysanız, kimse dönüp suratınıza bakmıyor. Bu yüzden insanlar başka sektörlere yöneliyorlar.
Kadın şoför sayısı artırılmalıdır, hatta bu konu en kısa vadede ele alınması gereken bir konudur. Devlet destekli pozitif ayrımcılık ile biz firmalar da bu ayrımı destekleyecek şekilde hareket edebiliriz.
Uzun vadedeki çözüm için her teknik üniversiteye profesyonel sürücülük ile ilgili yüksek okullar açılmalıdır. YÖK bu konuda giriş sınavlarında tercih kotalarından bağımsız bir statü ile okulların öğrenci almasını sağlamalıdır. Hali hazırda 6 ayrı üniversitede bulunan bu bölümlerden 3’ü tercihe kapalıdır. Halbuki günümüz şartlarında uzak şehirlerde bir öğrencinin barınması ailelerine ciddi maddi yük doğurmaktadır. Oysa ki bu okullardan mezun olanların iş bulma oranı oldukça yüksektir. Bu konuda da öğrencilere ve kamuoyuna bilgilendirme ve tanıtım konusunda destekler verilmelidir.
Bir şekilde sorunu çözdük, sektöre yeni girişler kazandırdık. Bir de bu kişilerin geçimlerini sağlayabilmesi gerekmektedir. Bu noktada da iş, şirketlerin yöneticilere düşüyor. Rekabet, gelirin azlığı, giderlerin yüksekliği derken bu zincir bu şekilde uzayıp durmakta…
Dönüp bakıyoruz. Sektör niçin para kazanamamakta? Bu konunun sebeplerini doğru tespit etmek lazım. Doğru analizler yapılmalıdır. Mesleğe özel hukuki şartların düzenlenmesi lazım, kaptanlık mesleğinin kendi özlük hakları oluşturulmalıdır.
Peki her şeyi sadece maddi mi? Maddi olarak gerekli hakkedilen şartların sağlanması profesyonel sürücü açığını kapatacak mı? Sektörün her alt dalının kendine göre sürücüden beklentisi var. Bu beklentiler sadece maddiyala çözülebilecek mi? Bir de yeni istihdam edilmesi ön görülen kişilerin bu mesleğin şartlarına ayak uydurmak istemesi gerekiyor. Bu da madalyonun öbür tarafı.