İbrahim Arttırdı: Doğanın Mesajlarına Tüm İnsanlar Kulak Vermeli
Yazının Giriş Tarihi: 20.09.2021 09:24
Yazının Güncellenme Tarihi: 20.09.2021 09:24
Sıkıntı, aynı şekilde devam ediyor. Asıl konuma geçmeden, son 20 ayda otobüs sektörünün neler yaşadığını ve ne kadar kan kaybettiğini bir hatırlayalım. Biliyorsunuz; ülkemizde ilk korona virüs vakası 2020 Mart ayı ortalarında çıktı. Vaka sayılarının artmaya başlamasıyla da mart ayı sonunda karantina ilan edildi.
Yaklaşık 4 ay süren bu kapanmada; pek çok iş kolunda üretim ve hizmet devam ederken, otobüsçülükte çark tamamen durdu, kontaklar kapatıldı. Hiç ciro üretilmeyen bu 4 ayda, giderler aynı şekilde işlemeye devam etti. Derken 2020 Haziran’ında kısmi normalleşmeye gidildi. Pek çok sektör iş başı yaptı, tam kapasite ile çalışmaya başladı.
Tam da otobüsçünün sezonunun hemen öncesiydi. Bir umut belirse de, bakanlık diğer modların aksine sadece şehirlerarası otobüs taşımacılığına yüzde 50 kapasite sınırlaması getirdi.
Yüzde 50 tırpan yiyen otobüsçü, yara saramadı. Bu kısıtlama, Ramazan Bayramı öncesinde kaldırıldı. Bu da bir şey derken; vakaların artışı üzerine yeniden yüzde 50 sınırı geri getirildi.
Yani potansiyel olarak dolu kalkabilecek otobüsler, yüzde 50 daha az yolcu taşıdı. Şunun da altını çizmek gerekiyor; otobüs firmaları onca yaşanan sıkıntı nedeniyle Ramazan Bayramı tatilinde taşıma fiyatlarını haklı olarak yükselmişlerdi. Bu şekilde sezona girilseydi az çok bir kazanç elde edilecekti. Ama tam da sezonun arifesinde bu kez yine sadece otobüslere bilet fiyatlarında ‘tavan’ uygulaması getirildi. Bu heves de kursakta kaldı.
Evet özellikle üniversitelerin açılması pozitif bir etki yaptı; umarız yeniden kapanma olmaz.
Bu yazının asıl konusu, son 20 ayda yaşadığımız salgın ve doğal afetlerin bize verdiği mesajlar olacaktı.
Doğa bizi ciddi ciddi uyarıyor. Küresel ısınma, küresel açlık, aşırı tüketime paralel olarak üretim, doğamızı çok yordu.
Nefes alamaz duruma gelen yaşlı dünyamız için insanlık olarak daha ciddi tedbirler almak durumundayız.
Özellikle bu yaz neredeyse tüm Türkiye’yi saran orman yangınları, bizleri bir kez daha düşünmeye davet ediyor.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İbrahim Arttırdı
İbrahim Arttırdı: Doğanın Mesajlarına Tüm İnsanlar Kulak Vermeli
Sıkıntı, aynı şekilde devam ediyor. Asıl konuma geçmeden, son 20 ayda otobüs sektörünün neler yaşadığını ve ne kadar kan kaybettiğini bir hatırlayalım. Biliyorsunuz; ülkemizde ilk korona virüs vakası 2020 Mart ayı ortalarında çıktı. Vaka sayılarının artmaya başlamasıyla da mart ayı sonunda karantina ilan edildi.
Yaklaşık 4 ay süren bu kapanmada; pek çok iş kolunda üretim ve hizmet devam ederken, otobüsçülükte çark tamamen durdu, kontaklar kapatıldı. Hiç ciro üretilmeyen bu 4 ayda, giderler aynı şekilde işlemeye devam etti. Derken 2020 Haziran’ında kısmi normalleşmeye gidildi. Pek çok sektör iş başı yaptı, tam kapasite ile çalışmaya başladı.
Tam da otobüsçünün sezonunun hemen öncesiydi. Bir umut belirse de, bakanlık diğer modların aksine sadece şehirlerarası otobüs taşımacılığına yüzde 50 kapasite sınırlaması getirdi.
Yüzde 50 tırpan yiyen otobüsçü, yara saramadı. Bu kısıtlama, Ramazan Bayramı öncesinde kaldırıldı. Bu da bir şey derken; vakaların artışı üzerine yeniden yüzde 50 sınırı geri getirildi.
Yani potansiyel olarak dolu kalkabilecek otobüsler, yüzde 50 daha az yolcu taşıdı. Şunun da altını çizmek gerekiyor; otobüs firmaları onca yaşanan sıkıntı nedeniyle Ramazan Bayramı tatilinde taşıma fiyatlarını haklı olarak yükselmişlerdi. Bu şekilde sezona girilseydi az çok bir kazanç elde edilecekti. Ama tam da sezonun arifesinde bu kez yine sadece otobüslere bilet fiyatlarında ‘tavan’ uygulaması getirildi. Bu heves de kursakta kaldı.
Evet özellikle üniversitelerin açılması pozitif bir etki yaptı; umarız yeniden kapanma olmaz.
Bu yazının asıl konusu, son 20 ayda yaşadığımız salgın ve doğal afetlerin bize verdiği mesajlar olacaktı.
Doğa bizi ciddi ciddi uyarıyor. Küresel ısınma, küresel açlık, aşırı tüketime paralel olarak üretim, doğamızı çok yordu.
Nefes alamaz duruma gelen yaşlı dünyamız için insanlık olarak daha ciddi tedbirler almak durumundayız.
Özellikle bu yaz neredeyse tüm Türkiye’yi saran orman yangınları, bizleri bir kez daha düşünmeye davet ediyor.