Hava Durumu

Mustafa Yıldırım: Bu Sektör En Zorlu Sınavını Veriyor

Yazının Giriş Tarihi: 20.09.2021 09:30
Yazının Güncellenme Tarihi: 20.09.2021 09:30

Bu unsuru faliyete geçirmeliyiz. Havayollarını, otogarları, demiryollarını birbirine, altyapıda ve işletmede entegre etmeliyiz. Otogarların konumları, sektör raporu alınmadan, entegrasyon sağlanmadan,

Türkiye’nin hiç biryerinde otogar yapılmamalıdır.

Bunun ağır bedellerini, Mersin’de, Aydın’da yaşadıklarımız, yarın Trabzon’da yaşayacaklarımız, İstanbul’da yaşayacaklarımızın bedelleri ağır olmuş, bu yanlışın cezası otobüsçüye çektirilmiştir.

Görülüyor ki, Ulaştırma Bakanlığı’nın görüşü de, altyapıda başarılı projelerin hayata geçirilmesidir. ,

İkinci bir husus olarak dijitalleşme ve mobilite üzerine odaklandık. Dijitalleşme kaçınılmaz.

Ancak burada önemli olan husus, bunun sektöre ciddi bir yük getirmemesi.

Çünkü bu sektör artık bu komisyonları kaldıramıyor. Dijitalleşmeyi şu şekilde görüyoruz: TÜRSAB gibi, bu sektörün de kendi yazılımının olması.

Elbette diğer yazılı portalların yok olmasını da istemiyoruz. Kendilerinin de bizim sistemimiz içerisinde paydaş kalmalarını isteriz.

Sektörün artık verecek komisyonu kalmadı.

Acentelik sisteminde ciddi sıkıntılar var. Ulaştırma tarafından F1E diye bir belge çıkarıldı.

Acente komisyonlarını da zamanla aşağıya doğru indireceğiz. Sektörde, artık havayollarında olduğu gibi her hizmet için bir bedel alınacak.

Yüzlerce firmaya bilet satan acenteler, hizmet bedelinin de bir kısmını firmalara geri iade edecekler.

Bu sektörün başka türlü yaşama şansı yok.

Aynı gemideyiz, acenteleri de destekleyeceğiz. Ancak acente niteliğini artıracağız.

Bu sektöre yapılacak yazılımın bedelini de, acentelerden, sponsorlardan karşılayacağız. Hizmet bedeli kavramı, bu sektör içerisine de yansıtılmalıdır.

Aksi takdirde bu sektör, komisyon keserek, servis parası vererek bir yere ilerleyemez.

Her zaman söylüyorum; Tüm bunların hayata geçmesi ve sağlıklı bir ulaşım sistemi için ‘Ulaştırma Sektör Kurulu’ oluşturulmalıdır.

İlgili bakanlıkların da içerisinde yer alacağı, koordinasyon kurulları kurulması gerektiğine inanmaktayım.

Şehirlerarası otobüs sektörünün realitesine bakacak olursak...

Özellikle korona virüs pandemisinin ortaya çıkmasıyla birlikte sektör ciddi manada kan kaybetti ve etmeye de devam ediyor.

Üstelik pandeminin ne zaman sona ereceğini dehiç birimiz bilmiyoruz.

Firmalar, bu ağır koşullara dayanmaya çalışsa da, durum hiç de iç açıcı değil.

Yüzde 50 kapasite sınırı, PCR testi zorunluluğu; tüm bunların hepsi firmalara ciddi zararlar veriyor.

Durum böyle olunca da, yenilenemeyen bir sektör konumuna doğru gidiyoruz.

Bu da bir ciddi yarış ve rekabet içerisinde olan bir hizmet sektörünün elini zayıflatıyor.

Pek çok firmamız otobüs yatırımı yapamaz hale geldi.

Bunun sonucu olarak da sektör, ikinci el otobüs mezarlığına döndü. Bununla alakalı bir düzenleme yapılmalı.

Gerek otobüs ihracının sağlanması, gerekse karşı ülkelere hizmet yapılması gerektiğini belirttik.

Bayram sonrası randevu verilmesini ve  ikinci el otobüslerin sergileneceği, daimi otobüs fuarlarının yapılması gerektiğini, bunun için arazi tahsil edilmesini, teşviklerin sağlanmasını, başta Balkanlar ve Kafkaslar olmak üzere yapılacak taşımacılığın teşvik içerisine alınmasını, ikinci el otobüslerin hurdaya ayrılıp devlet tarafından bedel ödenmesi yerine, ihraç edilip, döviz olarak gelir sağlanması için çalışmalar yapılmalıdır.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.