Mustafa Yıldırım: Gider kalemlerinin payı, karlılığın önüne geçiyor
Yazının Giriş Tarihi: 28.06.2022 09:43
Yazının Güncellenme Tarihi: 28.06.2022 09:43
Salgın sürecinin yaralarını sarmaya çalışırken dünya piyasalarında petrol fiyatlarının artması ve ülkemizin içerisinde bulunduğu ekonomik durum, çok farklı sonuçlara yol açtı. Türkiye’de doların üç katına, dünya piyasalarında akaryakıtın iki katına çıkması, ülkemizdeki akaryakıt fiyatlarının ciddi derecede artışına sebebiyet verdi. Dört katlık bir yükseliş söz konusu. Taşımacılık bugün ki imkanlar ile sürdürülebilir olmaktan çıkmıştır. Ne yaparsak yapalım, vatandaşın alım gücünü göz önüne aldığımızda bu fiyatlara taşımak için yolcu bulamayız. Yolcu sayısındaki azalmanın sebeplerinden bir tanesi de içerisinde bulunduğumuz bu durumdur. Geçmiş yıllar ile mukayese ettiğimizde, yaz aylarında otogardan çıkış yapan otobüs sayısı 2500 adet olması gerekir iken bu sayı okulların kapanmasına, bir bayram atlatmamıza ve diğer bir bayramın arifesinde olmamıza rağmen maalesef 1300 bandını aşamamakta. Bu sayı, hareketliliğin ciddi oranda azaldığının en önemli göstergesi. Otomobil kullanım maliyetlerinin ciddi orandaki artışına rağmen, otobüse olan talep aynı orantıda yükselişe geçmedi. Türkiye’de hareketlilik oranı ciddi derecede azaldı. İnsanlar zorunlu haller olmadığı sürece hareket etmekte güçlük çekiyor. Emekli, memur, öğrenci kesiminin gelirlerindeki düşüş ve toplantıların online platformlarda gerçekleşiyor olması bu hareketsizliğin önemli faktörleri. Böyle bakıldığı zaman artan maliyetlerle bilet fiyatları, uçak ve trenin bilet fiyatları ile kafa kafaya geldi. Ülkemizde taşıma modlarının fiyatlandırılmasında azımsanmayacak bir eşitsizlik mevcut. Dünya geneline bakıldığında otobüs fiyatı, tren fiyatının yarısı, uçak biletinin ise üçte biri oranında. Bizim ülkemizde fiyatları incelediğimizde, tren fiyatı otobüsün yarısı kadar, uçak bileti ise bazı bölgelerde neredeyse otobüs bilet fiyatı ile eşit. Bu şartlar altında sektör her geçen gün ciddi oranda yolcu kaybına uğramakta. Artan maliyetlerden ötürü insanlar artık bu araçların çalışma maliyetlerinin altından kalkamaz duruma gelmiştir. Araçlar otoparklarda yatıyor. Akaryakıt giderinin otobüs işletmeciliğinin gider kalemlerindeki payı, %24’ den %70’e yükseldi. Geri kalan %30’luk pay ise bu işin sürdürülebilirliğini sorgular nitelikte. Köklü değişikliklere ihtiyacımız var. İstanbul çıkışlarında Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün kullanımına ihtiyacımız var. Bir aracın aylık ortalama köprü maliyeti 35 bin lirayı bulmuş durumda. Akaryakıtta ticari amaç ile tüketimin olduğu tüm sektörlerde vergi iade sistemi kurulmalıdır. Otobüs bilet fiyatlarında KDV’nin %1’ düşürülmesi, insanların alım gücüne sağlanacak ciddi bir destektir. Vergi kalemlerimiz var, bu kalemlerde iyileştirmeler yapılmalıdır. Çarklar düzgün dönmüyor. Dolayısıyla da her geçen gün istihdamda daralma meydana geliyor. Ülkemizin bu sektöre bir ihtiyacı var ve bu ihtiyacın doğru bir şekilde karşılanabilmesi için devletimizin sorumlulukları var. Hava yolunda, demir yolunda sübvansiyon mevcut. Kara yolunda ise ciddi oranda vergilendirme… Tüm modlar eşit kefede ölçülmeli ve adaletli bir şekilde idare edilmelidir. Ülkemiz kara yolu yolcu taşımacılığı işini idare edemez hale geldi.
Salgın sürecinde insanlar öz mallarının bir kısmını satmak zorunda kaldı. 1 Temmuz itibari ile de ortak çalışma sistemi sona erecek. Mali şartlardan kaynaklı otobüs yatırımı yapamayan firmaların bakanlık tarafından, araç kiralama katsayılarını güncellemesi gerekiyor. Örnek veriyorum, D1 yetki belgesinde bire üç olanı, bire dört yapmamız lazım. D2 yetki belgesinde bire iki olan katsayıyı bire üçe çıkarmamız lazım. B1 ve B2 yetki belgesinde ise ikiye bir olanı, bir öz mala iki kiralık olarak güncellememiz lazım. Akaryakıt piyasası istikrarlı bir hale gelene kadar fiyat onayında dört aylık süreç şartı kaldırılmalı, kilometre-maliyet hesabına göre her ay güncelleme yapılmalıdır. Taşıma ücret cezaları mücbir sebep kapsamında değerlendirilerek iptal edilmelidir. F1 platformları için düzenleme yapılsın. Otobüs biletlerinden komisyon almak yerine, makul bir hizmet bedeli alınsın. Ücretler, sanal pos sistemi ile şirketlerin hesaplarına aktarılsın. Yazılım sistemi kullanımı eskiden olduğu gibi port başına makul bir ücret üzerinden gerçekleşsin ve tüm satış portallarına eşit şartlarda satış imkânı verilsin.
UKOME kararlarının yarattığı sorunlar mevcut. Turizm araçlarının yaş problemini ortadan kaldırmalıyız. Gerçekleşen son toplantıda bu sorunu ciddi oranda vurguladık. Olumlu bir geri dönüş alacağımızı düşünmekteyim. 4925 sayılı kanun tarafından tanınan hakların kamu tarafından ihlal edilmemesi gerekmektedir. Turizm araçlarında yol belgesi şartı kaldırılmalıdır. Ya da yol belgesi, ruhsat sahibine değil, yetki belgesine sahip firmaya verilsin. Korsan taşımacılık önlensin.
Yönetmelik çalıştayı yapmaya sektör olarak ihtiyacımız var. Gerek pandemi öncesi gelen sorunları gerek sonrası gerekse de günümüzdeki sorunların aşılabilmesi için bakanlık ile temel ihtiyaçlarımızın karşılanabilmesi adına bir araya gelmemiz gerekiyor. Yurt içi ve yurt dışı göz önüne alınarak şehir içi, şehirler arası taşımacılık sistemlerinin kırmızı çizgileri belirlenip, ‘Toplu Ulaşım Yasası’nın çıkarılmasını istiyoruz.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Mustafa Yıldırım
Mustafa Yıldırım: Gider kalemlerinin payı, karlılığın önüne geçiyor
Salgın sürecinin yaralarını sarmaya çalışırken dünya piyasalarında petrol fiyatlarının artması ve ülkemizin içerisinde bulunduğu ekonomik durum, çok farklı sonuçlara yol açtı. Türkiye’de doların üç katına, dünya piyasalarında akaryakıtın iki katına çıkması, ülkemizdeki akaryakıt fiyatlarının ciddi derecede artışına sebebiyet verdi. Dört katlık bir yükseliş söz konusu. Taşımacılık bugün ki imkanlar ile sürdürülebilir olmaktan çıkmıştır. Ne yaparsak yapalım, vatandaşın alım gücünü göz önüne aldığımızda bu fiyatlara taşımak için yolcu bulamayız. Yolcu sayısındaki azalmanın sebeplerinden bir tanesi de içerisinde bulunduğumuz bu durumdur. Geçmiş yıllar ile mukayese ettiğimizde, yaz aylarında otogardan çıkış yapan otobüs sayısı 2500 adet olması gerekir iken bu sayı okulların kapanmasına, bir bayram atlatmamıza ve diğer bir bayramın arifesinde olmamıza rağmen maalesef 1300 bandını aşamamakta. Bu sayı, hareketliliğin ciddi oranda azaldığının en önemli göstergesi. Otomobil kullanım maliyetlerinin ciddi orandaki artışına rağmen, otobüse olan talep aynı orantıda yükselişe geçmedi. Türkiye’de hareketlilik oranı ciddi derecede azaldı. İnsanlar zorunlu haller olmadığı sürece hareket etmekte güçlük çekiyor. Emekli, memur, öğrenci kesiminin gelirlerindeki düşüş ve toplantıların online platformlarda gerçekleşiyor olması bu hareketsizliğin önemli faktörleri. Böyle bakıldığı zaman artan maliyetlerle bilet fiyatları, uçak ve trenin bilet fiyatları ile kafa kafaya geldi. Ülkemizde taşıma modlarının fiyatlandırılmasında azımsanmayacak bir eşitsizlik mevcut. Dünya geneline bakıldığında otobüs fiyatı, tren fiyatının yarısı, uçak biletinin ise üçte biri oranında. Bizim ülkemizde fiyatları incelediğimizde, tren fiyatı otobüsün yarısı kadar, uçak bileti ise bazı bölgelerde neredeyse otobüs bilet fiyatı ile eşit. Bu şartlar altında sektör her geçen gün ciddi oranda yolcu kaybına uğramakta. Artan maliyetlerden ötürü insanlar artık bu araçların çalışma maliyetlerinin altından kalkamaz duruma gelmiştir. Araçlar otoparklarda yatıyor. Akaryakıt giderinin otobüs işletmeciliğinin gider kalemlerindeki payı, %24’ den %70’e yükseldi. Geri kalan %30’luk pay ise bu işin sürdürülebilirliğini sorgular nitelikte. Köklü değişikliklere ihtiyacımız var. İstanbul çıkışlarında Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün kullanımına ihtiyacımız var. Bir aracın aylık ortalama köprü maliyeti 35 bin lirayı bulmuş durumda. Akaryakıtta ticari amaç ile tüketimin olduğu tüm sektörlerde vergi iade sistemi kurulmalıdır. Otobüs bilet fiyatlarında KDV’nin %1’ düşürülmesi, insanların alım gücüne sağlanacak ciddi bir destektir. Vergi kalemlerimiz var, bu kalemlerde iyileştirmeler yapılmalıdır. Çarklar düzgün dönmüyor. Dolayısıyla da her geçen gün istihdamda daralma meydana geliyor. Ülkemizin bu sektöre bir ihtiyacı var ve bu ihtiyacın doğru bir şekilde karşılanabilmesi için devletimizin sorumlulukları var. Hava yolunda, demir yolunda sübvansiyon mevcut. Kara yolunda ise ciddi oranda vergilendirme… Tüm modlar eşit kefede ölçülmeli ve adaletli bir şekilde idare edilmelidir. Ülkemiz kara yolu yolcu taşımacılığı işini idare edemez hale geldi.
Salgın sürecinde insanlar öz mallarının bir kısmını satmak zorunda kaldı. 1 Temmuz itibari ile de ortak çalışma sistemi sona erecek. Mali şartlardan kaynaklı otobüs yatırımı yapamayan firmaların bakanlık tarafından, araç kiralama katsayılarını güncellemesi gerekiyor. Örnek veriyorum, D1 yetki belgesinde bire üç olanı, bire dört yapmamız lazım. D2 yetki belgesinde bire iki olan katsayıyı bire üçe çıkarmamız lazım. B1 ve B2 yetki belgesinde ise ikiye bir olanı, bir öz mala iki kiralık olarak güncellememiz lazım. Akaryakıt piyasası istikrarlı bir hale gelene kadar fiyat onayında dört aylık süreç şartı kaldırılmalı, kilometre-maliyet hesabına göre her ay güncelleme yapılmalıdır. Taşıma ücret cezaları mücbir sebep kapsamında değerlendirilerek iptal edilmelidir. F1 platformları için düzenleme yapılsın. Otobüs biletlerinden komisyon almak yerine, makul bir hizmet bedeli alınsın. Ücretler, sanal pos sistemi ile şirketlerin hesaplarına aktarılsın. Yazılım sistemi kullanımı eskiden olduğu gibi port başına makul bir ücret üzerinden gerçekleşsin ve tüm satış portallarına eşit şartlarda satış imkânı verilsin.
UKOME kararlarının yarattığı sorunlar mevcut. Turizm araçlarının yaş problemini ortadan kaldırmalıyız. Gerçekleşen son toplantıda bu sorunu ciddi oranda vurguladık. Olumlu bir geri dönüş alacağımızı düşünmekteyim. 4925 sayılı kanun tarafından tanınan hakların kamu tarafından ihlal edilmemesi gerekmektedir. Turizm araçlarında yol belgesi şartı kaldırılmalıdır. Ya da yol belgesi, ruhsat sahibine değil, yetki belgesine sahip firmaya verilsin. Korsan taşımacılık önlensin.
Yönetmelik çalıştayı yapmaya sektör olarak ihtiyacımız var. Gerek pandemi öncesi gelen sorunları gerek sonrası gerekse de günümüzdeki sorunların aşılabilmesi için bakanlık ile temel ihtiyaçlarımızın karşılanabilmesi adına bir araya gelmemiz gerekiyor. Yurt içi ve yurt dışı göz önüne alınarak şehir içi, şehirler arası taşımacılık sistemlerinin kırmızı çizgileri belirlenip, ‘Toplu Ulaşım Yasası’nın çıkarılmasını istiyoruz.