Mustafa Yıldırım: Konsey Olarak Kapasite Sınırının Takipçisi Olacağız
Yazının Giriş Tarihi: 15.05.2021 22:12
Yazının Güncellenme Tarihi: 20.05.2021 13:44
Bu açıdan kararı tartışmak yanlış olur. Bu kapanmanın detaylarıyla ilgili olarak yayınlanan İçişleri Bakanlığı genelgesinde, şehirlerarası karayolu yolcu taşımacılığı yapan otobüslerde, izin belgesine ek olarak yüzde 50 koltuk ile taşıma kapasitesi zorunluluğu getirildi.
Sizin de bildiğiniz üzere Türkiye Otobüsçüler Konseyi olarak etkili girişimler yapmış, kapasite sınırını kısa süre önce kaldırtmıştık.
Sınırın geri getirilmesi de gösteriyor ki geçen yıldan bu yana yaşadığımız problemler, bu sezonda bizi yalnız bırakmayacak.
Salgın hızı azaltılması için önlemler alınacaktır. 17 Mayıs son gün denildi. Uzatılır mı, kalkar mı, henüz hükümet tarafından konuyla ilgili bir açıklama yapılmış değil.
Tabii bayram sonrası neler olacağı daha büyük önem arz ediyor.
Kapasite sınırı ne durumda olacak?
Ne gibi önlemler alınacak?
Bu konularla alakalı olarak sektörün sivil kuruluşları olarak bizler de çalışmalarımızı hız kesmeden devam ettiriyoruz. Bizler yarı kapasiteyi, kısıtlamaya özgü olarak değerlendirmekteyiz.
Daha sonrasında firmalarımız gerekli önlemleri aldıkları takdirde, misafirlerini tam kapasite ile taşıyabilmelidir.
Kısıtlama öncesi hareketlenme oldu, fakat bu hareketlilik birkaç gün sürdü. Bayram sonrasında da, geri dönüşler nedeniyle aynı şekilde bir hareketlilik bekleniyor. Umarım 9 günlük bayram tatilini yaşayamayan bu sektör, hedeflenen rakamlara ulaşır. Tabii biz bunları söylerken, umarım sektörümüze ek kısıtlamalar da getirilmez. Firmalara şu çağrıda bulunmak istiyorum: Çalışanlarınızı, araç personellerinizi, gerekli tetkiklerden geçirerek, çalıştıkları pozisyonlara gönderin. Salgın hızını azaltma konusunda önemli sosyal sorumluluğumuz var. Süreçten en fazla olumsuz etkilenen kesim olarak bizim de, salgının hızını azaltmada katkımız olmalı. Firma yöneticilerini ve sahiplerini bu konu hakkında hassasiyete davet ediyorum.
Bakıldığı zaman, riskli kategorisine soktukları için ülkemize Avrupa ülkelerinden turist rezervasyonları yapılmadı. Bundan ötürü de dış turizmde hareketlilik beklenmemektedir. Bu durumda 52 bin adet olan turizm otobüsçüsünü sıkıntılı bir süreç beklemekte. Bakanlıklara bu araçların vergi, sigorta maliyetlerinin ertelenmesi için gerekli bilgileri aktardık.
Sektörümüz için 2021 yılı da tıpkı 2020 gibi kayıp bir yıl olarak tarihe geçecektir. Aşıdan başka çaremiz yok. İnsanlığın tedavisi olmadan kurtulma şansı yok.
Sektör kaybettiği yılları nasıl telafi edecek? Lastik tekerlekli taşımacılık yapan tüm modlar sıkıntılı bir süreçten geçiş yapmakta.
Biz Türkiye Otobüsçüler Konseyi olarak bir araya gelip, düzenli raporlar oluşturup, Cumhurbaşkanlığı huzuruna çıkacağız. Bu yaraları sarmamız kolay olmayacak.
Bu yaraları sararken mutlaka devlet desteğine ihtiyacımız olacak. İki yıllık kaybın telafisi beş yıldır.
Beş yıl bu destekler sağlanmazsa, sıkıntıya giren ve belki de artık ayakları üzerinde duramayan bir sektörümüz olacak.
Bu arada bizler de biraz kendi önlemlerimizi alarak sıkıntılarımızı çözmeye çalışacağız.
Sektörün önünde iki yol var. Ya ileriye dönük rahatlatıcı bir takım radikal dönüşümler yapacağız ya da şarampolden aşağıya yuvarlanacağız.
Konsey olarak sektörün önünü açacak çalışmalarımız, salgın dolayısıyla askıda kaldı. Kapanma bittikten sonra sektör paydaşlarıyla bir araya gelip, önemli uyarıları yapacağız.
İnsanların ekonomik olarak zayıflaması ve toplu ulaşımı kullanmanın salgın nedeniyle riskli hale gelmesi bizim sorunlarımızı daha da artıracaktır.
Bunun için devletten destek bekliyoruz. Motorlu Taşıt Vergisi’nin (MTV) 2022 yılının ikinci yarısına kadar alınmamasını talep ediyoruz. Sigortaların ücretsiz olarak en az 6 ay boyunca uzatılması lazım. Çünkü bu araçların, ortada bir riski yok. Ücretlerin zamlı ödenmesi kabul edilebilir bir durum değil.
Kapasitemiz yüzde 50, tüm giderlerimizi ise tam olarak ödüyoruz. Bunlarla ilgili sivil kuruluşlar ve firma sahipleri olarak bir araya gelip sorunlarımızı çözmemiz lazım. Devletimizden taleplerimiz olmalı.
Tüm sektör mensuplarımızın Ramazan Bayramı’nı tebrik ediyorum. Umarım en kısa sürede bayramlarda bir araya gelebiliriz.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Mustafa Yıldırım
Mustafa Yıldırım: Konsey Olarak Kapasite Sınırının Takipçisi Olacağız
Bu açıdan kararı tartışmak yanlış olur. Bu kapanmanın detaylarıyla ilgili olarak yayınlanan İçişleri Bakanlığı genelgesinde, şehirlerarası karayolu yolcu taşımacılığı yapan otobüslerde, izin belgesine ek olarak yüzde 50 koltuk ile taşıma kapasitesi zorunluluğu getirildi.
Sizin de bildiğiniz üzere Türkiye Otobüsçüler Konseyi olarak etkili girişimler yapmış, kapasite sınırını kısa süre önce kaldırtmıştık.
Sınırın geri getirilmesi de gösteriyor ki geçen yıldan bu yana yaşadığımız problemler, bu sezonda bizi yalnız bırakmayacak.
Salgın hızı azaltılması için önlemler alınacaktır. 17 Mayıs son gün denildi. Uzatılır mı, kalkar mı, henüz hükümet tarafından konuyla ilgili bir açıklama yapılmış değil.
Tabii bayram sonrası neler olacağı daha büyük önem arz ediyor.
Kapasite sınırı ne durumda olacak?
Ne gibi önlemler alınacak?
Bu konularla alakalı olarak sektörün sivil kuruluşları olarak bizler de çalışmalarımızı hız kesmeden devam ettiriyoruz. Bizler yarı kapasiteyi, kısıtlamaya özgü olarak değerlendirmekteyiz.
Daha sonrasında firmalarımız gerekli önlemleri aldıkları takdirde, misafirlerini tam kapasite ile taşıyabilmelidir.
Kısıtlama öncesi hareketlenme oldu, fakat bu hareketlilik birkaç gün sürdü. Bayram sonrasında da, geri dönüşler nedeniyle aynı şekilde bir hareketlilik bekleniyor. Umarım 9 günlük bayram tatilini yaşayamayan bu sektör, hedeflenen rakamlara ulaşır. Tabii biz bunları söylerken, umarım sektörümüze ek kısıtlamalar da getirilmez. Firmalara şu çağrıda bulunmak istiyorum: Çalışanlarınızı, araç personellerinizi, gerekli tetkiklerden geçirerek, çalıştıkları pozisyonlara gönderin. Salgın hızını azaltma konusunda önemli sosyal sorumluluğumuz var. Süreçten en fazla olumsuz etkilenen kesim olarak bizim de, salgının hızını azaltmada katkımız olmalı. Firma yöneticilerini ve sahiplerini bu konu hakkında hassasiyete davet ediyorum.
Bakıldığı zaman, riskli kategorisine soktukları için ülkemize Avrupa ülkelerinden turist rezervasyonları yapılmadı. Bundan ötürü de dış turizmde hareketlilik beklenmemektedir. Bu durumda 52 bin adet olan turizm otobüsçüsünü sıkıntılı bir süreç beklemekte. Bakanlıklara bu araçların vergi, sigorta maliyetlerinin ertelenmesi için gerekli bilgileri aktardık.
Sektörümüz için 2021 yılı da tıpkı 2020 gibi kayıp bir yıl olarak tarihe geçecektir. Aşıdan başka çaremiz yok. İnsanlığın tedavisi olmadan kurtulma şansı yok.
Sektör kaybettiği yılları nasıl telafi edecek? Lastik tekerlekli taşımacılık yapan tüm modlar sıkıntılı bir süreçten geçiş yapmakta.
Biz Türkiye Otobüsçüler Konseyi olarak bir araya gelip, düzenli raporlar oluşturup, Cumhurbaşkanlığı huzuruna çıkacağız. Bu yaraları sarmamız kolay olmayacak.
Bu yaraları sararken mutlaka devlet desteğine ihtiyacımız olacak. İki yıllık kaybın telafisi beş yıldır.
Beş yıl bu destekler sağlanmazsa, sıkıntıya giren ve belki de artık ayakları üzerinde duramayan bir sektörümüz olacak.
Bu arada bizler de biraz kendi önlemlerimizi alarak sıkıntılarımızı çözmeye çalışacağız.
Sektörün önünde iki yol var. Ya ileriye dönük rahatlatıcı bir takım radikal dönüşümler yapacağız ya da şarampolden aşağıya yuvarlanacağız.
Konsey olarak sektörün önünü açacak çalışmalarımız, salgın dolayısıyla askıda kaldı. Kapanma bittikten sonra sektör paydaşlarıyla bir araya gelip, önemli uyarıları yapacağız.
İnsanların ekonomik olarak zayıflaması ve toplu ulaşımı kullanmanın salgın nedeniyle riskli hale gelmesi bizim sorunlarımızı daha da artıracaktır.
Bunun için devletten destek bekliyoruz. Motorlu Taşıt Vergisi’nin (MTV) 2022 yılının ikinci yarısına kadar alınmamasını talep ediyoruz. Sigortaların ücretsiz olarak en az 6 ay boyunca uzatılması lazım. Çünkü bu araçların, ortada bir riski yok. Ücretlerin zamlı ödenmesi kabul edilebilir bir durum değil.
Kapasitemiz yüzde 50, tüm giderlerimizi ise tam olarak ödüyoruz. Bunlarla ilgili sivil kuruluşlar ve firma sahipleri olarak bir araya gelip sorunlarımızı çözmemiz lazım. Devletimizden taleplerimiz olmalı.
Tüm sektör mensuplarımızın Ramazan Bayramı’nı tebrik ediyorum. Umarım en kısa sürede bayramlarda bir araya gelebiliriz.