Geçtiğimiz salı gecesi ülkemizde beklenmedik şekilde Düzce’de deprem meydana geldi. Ülkemize büyük geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. Şükürler olsun ki can kaybımız yok. Kentsel dönüşümün ne kadar yararlı olduğunu da Düzce’de yaşanan deprem sonrası yeniden keşfetmiş olduk. Bir an önce fay hattı içerisindeki deprem bölgelerinde belediyeler tarafından kentsel dönüşüm çalışmaları hızlandırılmalıdır. Diğer taraftan insanlar deprem anında panik havasına bürünmekteler. Bu yüzden olaya karşı daha normal davranışlar sergileyebilmek için deprem tatbikatlarının sayılarını artırmalıyız. İlgili yayın kuruluşları tarafından deprem bilinçlendirme programları yaygınlaştırılmalıdır.
Geçtiğimiz gün Ankara’da Ulaştırma Bakanımız ile bir araya geldik. Ulaştırma Bakanlığı’nın kış kurtarma ekipleri için bu yıl çok ciddi yatırımlar ve çalışmalar yapıldığının bilgilerini aldık. Ciddi oranda istihdam mevcut. Sektörümüzü yakından ilgilendiren bir konu olduğu için bizde bakanımızı tüm dikkatimiz ile dinledik. Daha sonrasında Anadolu Yakası Otogarı problemini masaya yatırdık. Bakan Bey konu ile alakalı bilgi sahibi olduğunu, ilgili kurumlar ile iş birliği çerçevesinde sorunlarımızın çözümleneceğini belirtti.
Ankara’da bir diğer ziyaretimiz Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu ‘EPDK’na oldu. Konumuz, akaryakıt ıskontosunun kaldırılması oldu. Dağıtım şirketleri ile bayilerin birlikte indirim sağlaması durumunun engellenmemesini talep ettik. Alınan kararların rekabete aykırı olduğunu EPDK başkanımızda belirtti, konu hakkında hemfikiriz. Ancak kurum almış olduğu kararda akaryakıt istasyonları sahiplerinin haklarını korudu. Burada atlanılan konu ise EPDK kurum yapısı olarak, 80 milyon vatandaşın haklarını koruması gereken bir kurumdur. Kimseye zorla istasyon açtırılmıyor. Farklı bir şekilde çözüm yolu alınmalıdır. Vatandaşın hakları korunmalıdır.
Ay sonu istişare toplantımızın sonuncusunu düzenleyeceğiz. Bu toplantıya Ankara’da ziyaret ettiğimiz bakanlıklar ve kurumlar dahilinde birer temsilcinin katılmasını talep ettik. Son toplantıya giriş yaparken şaşırdığım bir durumu sizlerle paylaşmak istiyorum. Sektör menfaatine sağlanan bu toplantılarda sektör içerisinden birkaç kişi hariç hiç kimse herhangi sorun veya çözüm önerisi ile katılım sağlamadı. Demek ki sektör halinden memnun veyahut duyarsız bir şekilde hareket etmekte. Konu ile alakalı somut adımlar atabilmek için mesaisini ciddi oranda harcayan Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Genel Müdürü Murat Baştor’a sonsuz teşekkürlerimi aktarıyorum.
Telif konusunun yeniden gündeme gelmesi, ekonomik anlamda kurtuluş savaşı vermekte olan taşımacının yeni bir sıkıntıyı daha sırtına yüklemesi anlamına gelmekte. Yıllardır mücadelesini verdik, otobüsleri kapsama dışında tuttuk ancak yeniden otobüslerde telif konusu gündeme geldi. Yeniden kapsama içerisine alınması söz konusu olmamalıdır. Karşı taraf güçlü ancak karar vericiler internet çağını göz ardı ederek karar vermemelidir. İnsanlar istedikleri çoğu şeye internet üzerinden erişim sağlayabilmekteler.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Mustafa Yıldırım
Mustafa Yıldırım: Sektör Halinden Memnun!
Geçtiğimiz salı gecesi ülkemizde beklenmedik şekilde Düzce’de deprem meydana geldi. Ülkemize büyük geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. Şükürler olsun ki can kaybımız yok. Kentsel dönüşümün ne kadar yararlı olduğunu da Düzce’de yaşanan deprem sonrası yeniden keşfetmiş olduk. Bir an önce fay hattı içerisindeki deprem bölgelerinde belediyeler tarafından kentsel dönüşüm çalışmaları hızlandırılmalıdır. Diğer taraftan insanlar deprem anında panik havasına bürünmekteler. Bu yüzden olaya karşı daha normal davranışlar sergileyebilmek için deprem tatbikatlarının sayılarını artırmalıyız. İlgili yayın kuruluşları tarafından deprem bilinçlendirme programları yaygınlaştırılmalıdır.
Geçtiğimiz gün Ankara’da Ulaştırma Bakanımız ile bir araya geldik. Ulaştırma Bakanlığı’nın kış kurtarma ekipleri için bu yıl çok ciddi yatırımlar ve çalışmalar yapıldığının bilgilerini aldık. Ciddi oranda istihdam mevcut. Sektörümüzü yakından ilgilendiren bir konu olduğu için bizde bakanımızı tüm dikkatimiz ile dinledik. Daha sonrasında Anadolu Yakası Otogarı problemini masaya yatırdık. Bakan Bey konu ile alakalı bilgi sahibi olduğunu, ilgili kurumlar ile iş birliği çerçevesinde sorunlarımızın çözümleneceğini belirtti.
Ankara’da bir diğer ziyaretimiz Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu ‘EPDK’na oldu. Konumuz, akaryakıt ıskontosunun kaldırılması oldu. Dağıtım şirketleri ile bayilerin birlikte indirim sağlaması durumunun engellenmemesini talep ettik. Alınan kararların rekabete aykırı olduğunu EPDK başkanımızda belirtti, konu hakkında hemfikiriz. Ancak kurum almış olduğu kararda akaryakıt istasyonları sahiplerinin haklarını korudu. Burada atlanılan konu ise EPDK kurum yapısı olarak, 80 milyon vatandaşın haklarını koruması gereken bir kurumdur. Kimseye zorla istasyon açtırılmıyor. Farklı bir şekilde çözüm yolu alınmalıdır. Vatandaşın hakları korunmalıdır.
Ay sonu istişare toplantımızın sonuncusunu düzenleyeceğiz. Bu toplantıya Ankara’da ziyaret ettiğimiz bakanlıklar ve kurumlar dahilinde birer temsilcinin katılmasını talep ettik. Son toplantıya giriş yaparken şaşırdığım bir durumu sizlerle paylaşmak istiyorum. Sektör menfaatine sağlanan bu toplantılarda sektör içerisinden birkaç kişi hariç hiç kimse herhangi sorun veya çözüm önerisi ile katılım sağlamadı. Demek ki sektör halinden memnun veyahut duyarsız bir şekilde hareket etmekte. Konu ile alakalı somut adımlar atabilmek için mesaisini ciddi oranda harcayan Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Genel Müdürü Murat Baştor’a sonsuz teşekkürlerimi aktarıyorum.
Telif konusunun yeniden gündeme gelmesi, ekonomik anlamda kurtuluş savaşı vermekte olan taşımacının yeni bir sıkıntıyı daha sırtına yüklemesi anlamına gelmekte. Yıllardır mücadelesini verdik, otobüsleri kapsama dışında tuttuk ancak yeniden otobüslerde telif konusu gündeme geldi. Yeniden kapsama içerisine alınması söz konusu olmamalıdır. Karşı taraf güçlü ancak karar vericiler internet çağını göz ardı ederek karar vermemelidir. İnsanlar istedikleri çoğu şeye internet üzerinden erişim sağlayabilmekteler.