Mustafa Yıldırım: Verimli Geçen Toplantılar Sonrasında...
Yazının Giriş Tarihi: 29.03.2022 12:50
Yazının Güncellenme Tarihi: 29.03.2022 12:51
Yazıma, Çanakkale 1915 Köprüsü’nün ülkemize ve halkımıza hayırlı uğurlu olması dileklerimi aktararak başlamak istiyorum. Avrupa’yı Ege Bölgesi’ne, Güney Marmara’ya bağlayarak, ülkemize çok büyük avantaj sağladı. Gerek yolcu gerekse de yük taşımacılığı yapan firmalar büyük bir avantaj sahibi oldu diyebiliriz. Çanakkale’deki feribot kuyrukları da böylelikle sona erecek, 45 dakika süren geçiş 6 dakikaya inmiş oldu. İstanbul çıkışlı, Güney Marmara ve Kuzey Ege’ye yolcu taşımacılığı yapan firmaların bu hususu değerlendirebileceğini düşünmekteyim çünkü maliyet hesabı yapıldığında daha hesaplı. Bu durum göz ardı edilmemelidir. Bizler sektör olarak yolcularımıza kaliteli hizmet vermek adına bu köprüyü kullanacağız. Beklentimizde bu köprünün, ticari araçlara daha hesaplı bir şekilde geçiş ücreti belirlenmesi üzerinedir.
Ankara’da bu ay iki farklı çalışma sürdürdük. Bir tanesi, yönetmelik çalıştayı idi. Yönetmelik konusundaki taleplerimizi, tüm sektör mensupları bir araya gelerek, ilgili bakanlıklara aktardık. Hep beraber değerlendirdik. Bakanlık taleplerimizi değerlendirmekte. Daha sonrasında hep bir araya gelerek, birlikte yönetmeliği değiştirmeye yönelik hamlelerimiz sağlanacak. Dirsek teması içerisindeyiz. Sektörümüzün önündeki engelleri kaldırmaya çalışacağız. Verimliliği artıracağız, haksız rekabetin sona ermesi adına denetimleri, cezaları ağırlaştıracağız. İkinci toplantı şoför çalıştayı idi. Yeni dünya düzeninde şoför açığı, tüm dünyada büyük problem teşkil etmekte. Doğal olarak ülkemizde de ciddi bir oranda sorun teşkil etmekte. Şoförlerin sorunlarının çözülebilmesi için önce, firmalarımızın sorunlarının çözülmesi lazım. Firmalar, şoförlerin çalışma şartlarını, maddi imkanlarını düzeltmedikçe, geriden şoför gelmemekte. Şoförlerin çalışma şartlarının değiştirilmesi için fikirler alındı toplantıda. Bu konuyu biraz daha ileri taşıyarak, şoförlük mesleğine özel taşıma iş kanunu gündeme getirilmelidir. 1950-60’larda yazılan kanunlar ile günümüzde taşıma yapılamaz. İki taraf ciddi oranda yara almakta. Kendimden örnek vereyim. 43 yıl çalıştığım kurumdan tazminat alamadan ayrıldım. Taşıma-iş kanunu olsaydı haklarımı kazanmış olacaktım. Kıdem tazminatı fonu oluşturulmalıdır. Devlet doldurup, işçi harcamalıdır. Bu durum topluma katkı sağlar, şoförlerin refahı artmış olur. Meslek Yüksek Okulları’nda gereken bölümler açılmalıdır. TOBB’un son iki çalışmadaki katkısı inkâr edilemez. Kendilerine ilgi ve alakalarından ötürü teşekkürümü sunuyorum.
L plakalı araçların D2 belgesi altında kullanılması maalesef yapılan gaf sonucu bedeli turizmciler tarafından ödeniyor. Bu bedeli turizmcilere ödetmemek adına gerekli girişimlere başladık. 58.000 adet turizm aracı işsizlikten yatarken, Bakanlığın böyle bir karar alması hiç etik değil. Alınan yanlış kararların bedelini uzun yıllar sektör ödeyecek. Turizmciler pandemi sürecinde zaten işsiz kaldı. Atıl kapasite geometrik olarak büyümekte. Bir de servis işletmeciliği adına alınan araçların turizm sektörüne giriş yapması, açıklanamaz durumda. Öncelikle birisi yanlış yapmış ise bu yanlışı düzeltecek olan da bakanlıktır. Herkesin kendi işini yapabileceği yasalar gün yüzüne çıkarılmalıdır. Turizmci turizm işi, peroncu peron işi, servisçide servis işi yapmalıdır.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Mustafa Yıldırım
Mustafa Yıldırım: Verimli Geçen Toplantılar Sonrasında...
Yazıma, Çanakkale 1915 Köprüsü’nün ülkemize ve halkımıza hayırlı uğurlu olması dileklerimi aktararak başlamak istiyorum. Avrupa’yı Ege Bölgesi’ne, Güney Marmara’ya bağlayarak, ülkemize çok büyük avantaj sağladı. Gerek yolcu gerekse de yük taşımacılığı yapan firmalar büyük bir avantaj sahibi oldu diyebiliriz. Çanakkale’deki feribot kuyrukları da böylelikle sona erecek, 45 dakika süren geçiş 6 dakikaya inmiş oldu. İstanbul çıkışlı, Güney Marmara ve Kuzey Ege’ye yolcu taşımacılığı yapan firmaların bu hususu değerlendirebileceğini düşünmekteyim çünkü maliyet hesabı yapıldığında daha hesaplı. Bu durum göz ardı edilmemelidir. Bizler sektör olarak yolcularımıza kaliteli hizmet vermek adına bu köprüyü kullanacağız. Beklentimizde bu köprünün, ticari araçlara daha hesaplı bir şekilde geçiş ücreti belirlenmesi üzerinedir.
Ankara’da bu ay iki farklı çalışma sürdürdük. Bir tanesi, yönetmelik çalıştayı idi. Yönetmelik konusundaki taleplerimizi, tüm sektör mensupları bir araya gelerek, ilgili bakanlıklara aktardık. Hep beraber değerlendirdik. Bakanlık taleplerimizi değerlendirmekte. Daha sonrasında hep bir araya gelerek, birlikte yönetmeliği değiştirmeye yönelik hamlelerimiz sağlanacak. Dirsek teması içerisindeyiz. Sektörümüzün önündeki engelleri kaldırmaya çalışacağız. Verimliliği artıracağız, haksız rekabetin sona ermesi adına denetimleri, cezaları ağırlaştıracağız. İkinci toplantı şoför çalıştayı idi. Yeni dünya düzeninde şoför açığı, tüm dünyada büyük problem teşkil etmekte. Doğal olarak ülkemizde de ciddi bir oranda sorun teşkil etmekte. Şoförlerin sorunlarının çözülebilmesi için önce, firmalarımızın sorunlarının çözülmesi lazım. Firmalar, şoförlerin çalışma şartlarını, maddi imkanlarını düzeltmedikçe, geriden şoför gelmemekte. Şoförlerin çalışma şartlarının değiştirilmesi için fikirler alındı toplantıda. Bu konuyu biraz daha ileri taşıyarak, şoförlük mesleğine özel taşıma iş kanunu gündeme getirilmelidir. 1950-60’larda yazılan kanunlar ile günümüzde taşıma yapılamaz. İki taraf ciddi oranda yara almakta. Kendimden örnek vereyim. 43 yıl çalıştığım kurumdan tazminat alamadan ayrıldım. Taşıma-iş kanunu olsaydı haklarımı kazanmış olacaktım. Kıdem tazminatı fonu oluşturulmalıdır. Devlet doldurup, işçi harcamalıdır. Bu durum topluma katkı sağlar, şoförlerin refahı artmış olur. Meslek Yüksek Okulları’nda gereken bölümler açılmalıdır. TOBB’un son iki çalışmadaki katkısı inkâr edilemez. Kendilerine ilgi ve alakalarından ötürü teşekkürümü sunuyorum.
L plakalı araçların D2 belgesi altında kullanılması maalesef yapılan gaf sonucu bedeli turizmciler tarafından ödeniyor. Bu bedeli turizmcilere ödetmemek adına gerekli girişimlere başladık. 58.000 adet turizm aracı işsizlikten yatarken, Bakanlığın böyle bir karar alması hiç etik değil. Alınan yanlış kararların bedelini uzun yıllar sektör ödeyecek. Turizmciler pandemi sürecinde zaten işsiz kaldı. Atıl kapasite geometrik olarak büyümekte. Bir de servis işletmeciliği adına alınan araçların turizm sektörüne giriş yapması, açıklanamaz durumda. Öncelikle birisi yanlış yapmış ise bu yanlışı düzeltecek olan da bakanlıktır. Herkesin kendi işini yapabileceği yasalar gün yüzüne çıkarılmalıdır. Turizmci turizm işi, peroncu peron işi, servisçide servis işi yapmalıdır.