Enflasyon, aslında ekonomi içerisinde fiyatların belirli bir dönem periyodunda, aylık veya yıllık olarak ne kadar artmış olduğunun göstergesidir. Halk dilinde ise fiyatların günlük, aylık ya da yıllık bazda kaç kilometre hızla gittiğinin yani arttığının ölçüsüdür. Enflasyonun düşmesi demek, fiyatların düşeceği anlamına gelmez. Sadece fiyatların varacağı yere daha yavaş ilerlediği anlamına gelir. Bu kavramı unutmamamız bize fayda sağlayacaktır.
Geçen hafta köşe yazım içerisinde belirttiğim gibi ‘Enflasyon’ yatırımın en büyük düşmanıdır. Yatırım yapılırken hesap yapılabilmesini, doğru analizler ile işlerin düzgün şekilde ilerlemesini olumsuz yönde etkilemektedir. Çünkü ‘Enflasyondan Arındırılma’ diye bir olgu var. Bunu da şöyle açıklayabiliriz; 2021 yılında bir araç ile 25 yolcu taşıyıp 2 bin lira kazandığımızı, 2022 yılında ise 25 yolcu taşıyıp 4 bin lira gelir elde ettiğimizi varsayalım. Burada enflasyonu ayırt edebilmenin yolu çok basittir. Tüm gelir ve giderlerdeki fiyat farklarına bakarak enflasyonu bulabilir, dolayısıyla gelirimiz ne kadar artmış ve geçen yıla kıyasla aslında reel gelirimiz hangi oranda değişmiş hesaplayabiliriz.
Ana konumuza bu bağlamda geldiğimizde, artan araç fiyatlarının yani yatırım maliyetlerinin ve enflasyon kaynaklı diğer tüm maliyetlerin (personel maaşı-sigorta poliçeleri-bakım vb.), enflasyon hesabını iyi yapmamız gerektiğini hatırlatan en önemli unsurlar olduğunu düşünmekteyim.
Enflasyon sebebi ile bankalar ve özel finans kuruluşları uzun dönem kredi verme konusunda ya çekingen davranıyor ya da piyasanın üstünde maliyetler ortaya koyuyor. Bu yüzden de işletmeci için herhangi bir otobüsün maliyeti, 7 ile 10 milyon lira arasında değişiklik gösteriyor. Bu fiyat bandında yapılan bir yatırımın uzun dönemde geri dönüşü ise biraz imkânsız bir hale geldi. Çünkü enflasyon sürecinin tersine bir enflasyon sürecine girmesiyle fiyatların artış hızının kesilebileceğini yani enflasyonun radara takılabileceğini, böyle bir durumda bugünkü ortamın değişeceğini, kısacası otobüs fiyatlarının sürekli olarak değer kazanmasının imkânsız olduğunu anlamamız gerek. Bu yüzden de enflasyon döneminde yatırım yaparken fiyatların sürekli artacağını düşünmek yerine, aracı işleterek ne kadar kâr edilebileceğinin hesabının yapılması gereklidir.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Sönmez İkde
Sönmez İkde: Hedef 2023/2
Yatırımda Enflasyon Etkisi
Enflasyon, aslında ekonomi içerisinde fiyatların belirli bir dönem periyodunda, aylık veya yıllık olarak ne kadar artmış olduğunun göstergesidir. Halk dilinde ise fiyatların günlük, aylık ya da yıllık bazda kaç kilometre hızla gittiğinin yani arttığının ölçüsüdür. Enflasyonun düşmesi demek, fiyatların düşeceği anlamına gelmez. Sadece fiyatların varacağı yere daha yavaş ilerlediği anlamına gelir. Bu kavramı unutmamamız bize fayda sağlayacaktır.
Geçen hafta köşe yazım içerisinde belirttiğim gibi ‘Enflasyon’ yatırımın en büyük düşmanıdır. Yatırım yapılırken hesap yapılabilmesini, doğru analizler ile işlerin düzgün şekilde ilerlemesini olumsuz yönde etkilemektedir. Çünkü ‘Enflasyondan Arındırılma’ diye bir olgu var. Bunu da şöyle açıklayabiliriz; 2021 yılında bir araç ile 25 yolcu taşıyıp 2 bin lira kazandığımızı, 2022 yılında ise 25 yolcu taşıyıp 4 bin lira gelir elde ettiğimizi varsayalım. Burada enflasyonu ayırt edebilmenin yolu çok basittir. Tüm gelir ve giderlerdeki fiyat farklarına bakarak enflasyonu bulabilir, dolayısıyla gelirimiz ne kadar artmış ve geçen yıla kıyasla aslında reel gelirimiz hangi oranda değişmiş hesaplayabiliriz.
Ana konumuza bu bağlamda geldiğimizde, artan araç fiyatlarının yani yatırım maliyetlerinin ve enflasyon kaynaklı diğer tüm maliyetlerin (personel maaşı-sigorta poliçeleri-bakım vb.), enflasyon hesabını iyi yapmamız gerektiğini hatırlatan en önemli unsurlar olduğunu düşünmekteyim.
Enflasyon sebebi ile bankalar ve özel finans kuruluşları uzun dönem kredi verme konusunda ya çekingen davranıyor ya da piyasanın üstünde maliyetler ortaya koyuyor. Bu yüzden de işletmeci için herhangi bir otobüsün maliyeti, 7 ile 10 milyon lira arasında değişiklik gösteriyor. Bu fiyat bandında yapılan bir yatırımın uzun dönemde geri dönüşü ise biraz imkânsız bir hale geldi. Çünkü enflasyon sürecinin tersine bir enflasyon sürecine girmesiyle fiyatların artış hızının kesilebileceğini yani enflasyonun radara takılabileceğini, böyle bir durumda bugünkü ortamın değişeceğini, kısacası otobüs fiyatlarının sürekli olarak değer kazanmasının imkânsız olduğunu anlamamız gerek. Bu yüzden de enflasyon döneminde yatırım yaparken fiyatların sürekli artacağını düşünmek yerine, aracı işleterek ne kadar kâr edilebileceğinin hesabının yapılması gereklidir.