2021, Otobüs Sektörümüz İçin Verimliliği Artırma Yılı Olmalıdır
Yazının Giriş Tarihi: 18.03.2021 00:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 30.03.2021 12:23
Pandemi nedeniyle yorgun ve yaralı bir yıldan çıktık. Herkesin ayakta kalma gücü zayıflamış. 2021’i verimli bir şekilde geçiremeyen firmalar, maalesef iflaslarla karşı karşıya kalabilir. Doğru işler yapabilmek adına 2-3 sene öncesinden bugüne kısa bir geçmiş turu yapalım.
Kanlı terör olayları, hain darbe girişimi, peşi sıra ekonomik saldırılar ve buna bağlı olarak dövizdeki astronomik yükselişler nedeniyle, şehirlerarası otobüs sektörü ve buna bağlı olarak da otobüs piyasası 2015 ve 2016’da çok ciddi zararlar gördü. 2017 bir nebze umut verse de, asıl iyileşme 2019 yılında gerçekleşti. Geçmişten dersler çıkaran sektör, bir yandan elindeki aracının kıymetini bilip karşılığı olmayan yeni otobüs yatırımı yapmadı, diğer taraftan da taşıma; yani bilet fiyatlarını uzun yıllardan sonra realize edip yükseltti. Bu olumlu gelişmede İstanbul’da havaalanının taşınmasının da etkisi oldu tabii...
Düşünsenize milyonluk otobüs yatırımı yapmıyorsunuz, bu paranız cebinizde kalıyor. Diğer taraftan ise taşıma fiyatlarını yükseltip gelirlerinizi artırıyorsunuz.
Bunun yanında firmalar, bölge bölge şehiriçi yazıhaneleri ve ücretsiz servileri kaldırıp büyük bir yükten kurtuldu.
Kısacası 2019, ekonomik akılla düşünüp hareket ettiğimiz nadir yıllardan birisi oldu. Onca sıkıntılı senenin ardından 2019 için ‘otobüsçünün altın yılı’ demek abartılı olmayacaktır.
Epey bir ders almış sektör, 2020’yi atılım ve kurtuluş yılı olarak hayal etti. Kim bilir; korona virüs pandemisi olmasa, öyle de olabilirdi. Ama tüm hesaplar alt üst oldu.
Kapanma, kontollü normalleşme, koltuk kapasitesinin sınırlandırılması, yaz sezonunu yaşayamamız; herkes bunları gördü, acısını yaşadı. Tekrar tekrar anlatmaya gerek yok. Velhasılı iyi geçmesine çok ihtiyaç duyduğumuz, ama nasıl geçeceğini kestiremediğimiz yeni bir yıldayız. Kışı bitirdik, ilkbaharın ilk ayını da yarıladık. Yani normalde sezon hazırlıklarının ve yatırımlarının yapılması gereken bir dönemdeyiz. Ama koşullar nedeniyle tüm bunların çok gerisindeyiz.
Bu sezon için iki önemli noktaya değinmek istiyorum. Birincisi geliri artırma... Bunun için ne yapabiliriz?
Her şeyden önce yıkıcı fiyat rekabetinden uzak duracağız. Çünkü bu amansız yarış, herkese zarar verir ve herkese kaybettirir. Diğer taraftan taşıma fiyatlarımızı yükseltmemiz gerekiyor.
Kısmi normalleşmenin başladığı geçen yaz, ilk zamanlarda taşıma fiyatlarımızı yükselttiysek de, ardından yeniden rekabete tutuştuk ve yok fiyata yolcu taşımaya başladık. Bana göre firmalarımız, taşıma fiyatlarının 2019 yılını baz alarak en az yüzde 50 artırmalı ki, para kazanabilsin.
İkinci önemli nokta ise geliri artırırken, giderleri kısıp kazancı daha fazla artırmak olmalı. Yani her alanda, hizmeti kesintiye uğratmayacak tasarruflara yöneleceğiz.
Evet artık ücretsiz servislerin kaldırılması konusunda hepimiz hemfikiriz. Servisler büyük oranda kaldırıldı zaten.
Kalanların da ya kaldırılması ya da ücretli hale getirilmesi gerekiyor. Servis kullanmak isteyen yolcu, buna karşı bir bedel ödeyecek. Dolayısıyla servis yük olmaktan çıkıp, hatta gelire bile dönüştürülebilecek. Keza ikramlar da tartışılıyor ve yer yer kaldırılıyor.
Bu noktada da servisler gibi daha doyurucu, daha zengin ikramlar ücret karşılığında otobüslerde satılabilir.
Tasarruf deyince ilk akla gelen şey, hiç kuşkusuz 2+1 meselesi. O kadar çok dile getirdim ki, bir kez daha altını çizmek istiyorum. Tamam; 2+1 olsun, ama koltuk kapasitenizin tümünü 3’te 1 oranında küçültmek zorunda değilsiniz. Bir kısmı 2+1 olur, büyük kısmı ise 2+2... Daha yüksek bedel ödemeyi kabul eden tekli koltukta oturur. Böylelikle bu hizmetten taviz vermezken, karşılığını almış olursunuz. Ben önümüzdeki birkaç yıl içerisinde bunun böyle olmasının zorunlu hale geleceğine inanıyorum.
Bu noktada ikinci el otobüslerin önemi de bir kez daha öne çıkıyor. Yıl içerisinde satılan otobüslere baktığınızda, ikinci elin geldiği noktayı net olarak görebiliriz.
İkinci el filo satışlarının daha fazla olacağı bir döneme giriyoruz. Bu bir nevi alışmak zorunda olmamız gereken bir durum. Hayat bizi bu yola doğru sürüklemekte. 90’lı yıllardan günümüze doğru hatırlamak gerekirse, bir araba kendini iki yılda amorti ediyordu, daha sonrasında üç, beş, yedi yıla kadar çıktı. Günümüzde ise amorti etme durumu on yıla çıkmış durumda. Dövizin ülkeden çıkışıyla beraber, maliyetlerin artmasıyla beraber, araç fiyatları da arttı. Bunu biz TL bazında fiyata indirgeyemedik. Otobüsçünün gelirleri azaldığından dolayı, otobüsün amortismanı veya maliyeti yıllara uzandı. Faizlerin artmasını da göz önüne aldığınızda, 10 yılda dahi bu araçların amortismanı sağlanamaz. Kimsenin ek geliri yoksa, batar. Daha önce de belirttim bunu: Yüzde 50 peşinatı olmayan araç almamalı; aldığı taktirde, kazandığı para ödemelere denk gelmez. Biz falcı değiliz, fal bakmıyoruz. Bu yüzden ikinci el değer kazanacak diyoruz. Biz taşımacılık yapan diğer Avrupa ülkeleri gibi değiliz. Onların araçları yılda 100-120 bin kilometre yaparken, biz 350-400 bin kilometrelere yaklaşan yol yapıyoruz. Bu nokta da çok önemli, merdiven altı çalışmayan servislerle işbirliği yapılmalı, aracın ömrü uzatılmalıdır.
2011-2017 yılları arasında bir furyaya girmiştik; araç modeli 2011 olan bunu 12 ile, 2012’si olan 13 ile 2015’i olan 16 ile değiştirirdi. Öyle ki 2016 yılı itibariyle markalardaki ikinci el stokları 400 adetleri aşmıştı. İyi ki 2017 yılında bir toparlanma başladı. Yurtdışı ayağının da açılmasıyla birlikte, bizler gibi ikinci eli yurtdışına satabilen, revize edip piyasaya kazandıranlar sayesinde ikinci el toparlandı. İkinci elin bir kıymeti yoktu, kıymet kazanıldı. İkinci el daha yeni yeni toparlandı. Her aracımız değer kazanmış durumda, bu benim öngörümdür; 2023’e kadar bilet fiyatları doğru bir düzeye gelmediği sürece, ikinci el her geçen gün değerini artıracaktır.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Yalçın Şahin
2021, Otobüs Sektörümüz İçin Verimliliği Artırma Yılı Olmalıdır