Hava Durumu

#Ankara

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Ankara haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ankara haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ankara’daki Yolculuğumuzu İstanbul’a da Taşıyacağız Haber

Ankara’daki Yolculuğumuzu İstanbul’a da Taşıyacağız

HAYATIM 1980 YILINDA SANAYİDE KAROSERCİLİĞİ ÖĞRENMEKLE BAŞLADI 1967 yılında Ankara'nın Çamlıdere ilçesinde doğdum. Evliyim, iki çocuk babasıyım. Hayatım 1980 yılında sanayide karosercilik ile başladı. 1982'de Bursa'ya geçtim; dönemin ünlü ustası Fevzi Usta'nın yanında altı yıl boyunca gece gündüz çalıştım. O yıllar hem mesleğimi hem de bu işe bakışımı şekillendirdi. 1987'de askere gittim. Döndükten sonra Ankara'ya yerleştim ve 1990'a kadar karoserciliğe devam ettim. Ardından mavi bir Ford minibüs alarak taşımacılık işine girdim; Ankara'nın servis taşımacılığı yapan firmalarında bireysel arabacılık yaptım. 1993 yılında Çalıkıran Turizm'i kurdum. Şirketi anonim şirket yapana kadar durmadan çalıştım; zamanla turizm taşımacılığının yanına servis taşımacılığını da ekledik. OTOBÜSÇÜLÜK BİZDE BABA MESLEĞİ; İLK ÇIKAN V6'LARLA YOLA ÇIKTIK Otobüsçülük bizde baba mesleği. Babam Gazanfer Bilge Turizm bünyesinde bireysel otobüsçülük yapardı. İlk çıkan V6, ardından V8 araçlarla yıllarca taşımacılık yaptık. 2004 yılında 403 alarak peron taşımacılığına devam ettik. 2011'de acentemizi açarak turizm işine profesyonel olarak adım attık. Uzun yıllar kardeşlerimle birlikte hem turizm hem de servis taşımacılığını birlikte yürüttük. 2026 yılının başında şirketten ayrılarak Çalıkıran Seyahat ve Call Tur şirketlerini kurdum. Bu iki yapıyla yeni bir dönem başlattım; birikimimi, sektördeki ismimi ve kurumsal anlayışımı daha odaklı bir çerçevede hayata geçiriyorum. HİZMET KALİTESİ VE GÜVENLİKTE ASLA TAVİZ VERMİYORUZ Artık araç vermekle yetinmiyoruz; kendi turlarımızı kendimiz düzenliyoruz. Karadeniz, Güneydoğu, Ege günübirlik turları, butik organizasyonlar, Batum konaklamalı programlar, Balkan ve Avrupa turları portföyümüzde yer alıyor. Bunların yanı sıra uçak bileti satışı yapıyoruz; İtalya ve Dubai başta olmak üzere çeşitli yurt dışı turlar için anlaşmalarımız mevcut. Hizmet kalitesinde taviz vermiyoruz. Turlarımızda gittiğimiz bölgenin 5 yıldızlı otellerini tercih ediyoruz; 5 yıldız yoksa 4 yıldızdan aşağıya inmiyoruz çünkü Abdullah Çalıkıran olarak sektörde tanınan, güvenilen bir isim var ortada. Bu ismi hizmet kalitesiyle taşımak mecburiyetindeyiz; bu hem bir tercih hem de bir sorumluluk. ANKARA ARTIK BİZE DAR GELİYOR; İSTANBUL'DA CİDDİ POTANSİYEL GÖRÜYORUM Şu an 100'e yakın araçlık bir filoya sahibiz. Bu yıl içinde Mercedes-Benz Sprinter, Vito ve Tourismo; Temsa MD9; Isuzu Kendo ve MAN olmak üzere çeşitli markalardan araç alımlarımız gerçekleşti. Filomuz ciddi ölçüde hem yenilendi hem de büyüdü. 65 kişilik ekibimizle faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. İki oğlum şirket yönetiminde aktif rol üstlendi; bu bana hem moral hem de güç veriyor. Ankara'da 22 otobüsle çalışıyoruz ama Ankara artık bize dar gelmeye başladı. İstanbul'da ciddi bir potansiyel görüyorum ve bu potansiyeli değerlendirmek için Ataköy'de ofis açmayı planlıyoruz. Bunun yanı sıra 20 ila 30 araçlık bir binek araç filosuyla Rent A Car sektörüne de giriyoruz. Yakın zamanda büyük bir markanın bayiliğini bünyemize katıyoruz. Çalıkıran Seyahat büyümeye devam edecek. İŞLERİN AZ OLMASI FİYATLARIN CİDDİ ORANDA KIRILMASINA SEBEP OLUYOR Bu sezonu iyi göremiyorum; açık konuşmak gerekiyor. Her geçen yıl bir öncekinin altında kalıyoruz. Çalıştığımız acentelere bu sezon öncesine kadar 300 araç verirken, şu an 150 bile vermekte güçlük çekiyoruz. Sektörde yaklaşık yüzde elli oranında bir daralma var. Bu daralmanın ardında küresel dinamikler yatıyor. Devam eden savaşlar, ekonomik belirsizlik, altın fiyatlarındaki yükseliş... Bunların tamamı insanların seyahat kararlarını doğrudan etkiliyor. İnsanlar gezmeyi ertelerken, sektörümüz ağır bir yük taşıyor. Biz köklü ve mali yapısı sağlam bir firma olduğumuz için çarkı döndürmeye devam edebiliyoruz ama küçük bireysel işletmeciler için tablo çok daha ağır. Bireysel otobüsçüler şu an iş bulamadığı için fiyat kırmak zorunda kalıyor. Depodan mazot bitmeden gitmesi gereken iş 20-25 liraya karşılık, 15-20 liraya kabul ediliyor. Bu fiyat kırımı bir süre sonra bizim gibi kurumsal firmaları da etkisi altına alıyor. Piyasadaki bu kısır döngü kırılmadan, sektörün gerçek anlamda toparlanması mümkün değil. Bireysel işletmecinin ayakta kalması, bütün sektörün sağlığı açısından zorunludur.

Ankara’da Şehirlerarası Otobüslere Emanet Yasağı ve Kameralı Takip Dönemi Başladı Haber

Ankara’da Şehirlerarası Otobüslere Emanet Yasağı ve Kameralı Takip Dönemi Başladı

Ankara’da şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapan otobüs işletmelerini yakından ilgilendiren yeni bir uygulama hayata geçirildi. Ankara Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü tarafından AŞTİ yönetimine iletilen yeni uygulama kapsamında, şehirlerarası otobüslerin faaliyet alanına ilişkin kurallar önemli ölçüde sıkılaştırıldı. Yeni süreçle birlikte yalnızca güzergâh denetimleri değil, terminal faaliyetleri, yolcu indirme-bindirme uygulamaları ve özellikle emanet taşımacılığı yakın takibe alındı. Trafik ekipleri, kurallara aykırı hareket eden araç ve işletmelere idari yaptırım uygulanacağını açık şekilde bildirdi. UKOME ile Belirlenen Noktalar Artık Kullanılmayacak Yıllardır Ankara Büyükşehir Belediyesi UKOME kararları doğrultusunda şehirlerarası otobüslerin belirli noktalarda yolcu indirip bindirmesine izin veriliyordu. Ancak yeni denetim süreciyle birlikte daha önce kullanılan indirme-bindirme noktalarında yolcu alınıp bırakılmasına izin verilmeyeceği duyuruldu. Şehir içindeki bu noktalarda gerçekleştirilecek yolcu indirme ve bindirme işlemlerinin tespit edilmesi halinde otobüsler ve ilgili işletmeler hakkında cezai işlem uygulanacağı kaydedildi. Bu adımın, taşımacılığın terminal odaklı yürütülmesi ve şehir içindeki düzensiz yolcu hareketlerinin önüne geçilmesi amacıyla atıldığı belirtildi. Emanet Taşımacılığına Net Yasak Yeni uygulamanın sektörde en fazla yankı uyandıran başlığı ise emanet taşımacılığı oldu. Trafik birimleri tarafından AŞTİ yönetimine yapılan bilgilendirmede, şehirlerarası otobüslerle gerçekleştirilen emanet ve kargo niteliğindeki gönderilerin taşınmasına izin verilmeyeceği ifade edildi. Yazıhaneler üzerinden emanet kabul edilmesi, terminal içerisinde emanet teslim alınması veya otobüslere paket yüklenmesi denetim kapsamına alındı. Yolcu haricindeki paket ve gönderilerin otobüslere yüklenmesi durumunda ilgili araç ve işletmelere cezai işlem uygulanacağı vurgulandı. Yıllardır yolcu gelirini destekleyen önemli bir kalem olması sebebiyle, emanet taşımacılığının sona ermesinin sektörde önemli ekonomik sonuçlar doğurması bekleniyor. Kameralarla Anlık Takip Edilecek Yeni sistemin yalnızca sahadaki trafik ekipleriyle sınırlı kalmayacağı, elektronik izleme sistemleriyle de destekleneceği bildirildi. Otobüslerin şehir içindeki hareketleri, terminal giriş ve çıkışları ile yazıhanelerde yürütülen faaliyetlerin güvenlik kameraları üzerinden anlık olarak izleneceği açıklandı. Kurallara aykırı yolcu indirip bindirme, emanet yükleme veya benzeri uygulamaların kamera kayıtlarıyla tespit edilmesi halinde doğrudan cezai işlem uygulanacağı ifade edildi. Çevre Yolu Zorunluluğu ve Gece Güzergâhları Yeniden Hatırlatıldı Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü tarafından şehirlerarası otobüslerin kullanacağı güzergâhlar da yeniden hatırlatıldı. Buna göre 06.00-22.00 saatleri arasında otobüslerin Ankara şehir merkezine girmeden UKOME kararlarıyla belirlenen çevre yolu bağlantılarını kullanmaları zorunlu kılındı. 24 saat kullanılabilen güzergahlar şu şekilde Doğu yönü: 19 Mayıs Bulvarı, Mamak Çevre Yolu, Hurdacılar Kavşağı, Anadolu Bulvarı ve Sakıp Sabancı Bulvarı üzerinden AŞTİ. Kuzey yönü: Protokol Yolu, Turgut Özal Bulvarı, çevre yolu bağlantıları, Hurdacılar Kavşağı, Anadolu Bulvarı ve Sakıp Sabancı Bulvarı. Güney yönü: Mevlana Bulvarı, Gölbaşı Çevre Yolu, Dumlupınar Bulvarı, Ümitköy Kavşağı ve Sakıp Sabancı Bulvarı. Batı yönü: Dumlupınar Bulvarı, Ümitköy Kavşağı ve Sakıp Sabancı Bulvarı üzerinden AŞTİ. Ayrıca, yalnızca 22.00-06.00 saatleri arasında kullanılmasına izin verilen alternatif gece güzergâhlarının geçerliliğini koruduğu, belirtilen saatler dışında veya izin verilen hatların dışına çıkılması durumunda yaptırım uygulanacağı kaydedildi. Otobüs İşletmecileri Açısından Yeni Bir Mali Yük Sektör temsilcileri, uygulamaya alınan bu yeni trafik yaklaşımının şehirlerarası otobüs işletmecileri açısından yeni bir mali baskı oluşturabileceğine dikkat çekiyor. Emanet taşımacılığının sona ermesiyle firmaların ek gelir kalemini kaybedeceği; çevre yolu kullanımının zorunlu hale getirilmesinin ise artan yakıt tüketimi ve uzayan operasyon süreleri ile birlikte operasyonel maliyetleri artıracağı değerlendiriliyor. Şehirlerarası yolcu taşımacılığında önemli bir değişimin habercisi olan bu yeni kurallara uyum sağlanmasının, firmaların cezai yaptırımlarla karşılaşmaması adına büyük önem taşıdığı ifade ediliyor.

Bu Yolları Sadece Yıldızlı Otobüsler Çıkar Haber

Bu Yolları Sadece Yıldızlı Otobüsler Çıkar

BİR ARAÇLA BAŞLAYAN YOLCULUKALTI ARAÇLA DEVAM EDİYOR 1978 yılında Ordu'nun Aybastı ilçesinde doğdum. Otobüsçülük bizim baba mesleğimiz. 1993 yılında babam tek bir otobüsle bu sektöre adım attı. Birlikte çalışarak, adım adım büyüdük. O günlerden bugüne geldiğimizde filomuzda altı araç var, bünyemizde 48 personel çalışıyor: yazıhanecilerden kaptanlara, muavinlere kadar ve bu 48 kişinin tamamı kendi yöremizin insanları. Bu hem bir tercih hem de bir sorumluluk. Aybastı kalkışlı seferlerimizle İstanbul ve Ankara'ya taşımacılık yapıyoruz. Peki neden Aybastı'dan ana kalkış? Çünkü Aybastılı gurbetçiler İstanbul ve Ankara'da yoğun biçimde yaşıyor. Daha önce bu bölgede gerçek anlamda düzenli bir karayolu taşımacılığı yoktu. İnsanlar Fatsa'ya kadar jiplerle, kamyon kasalarıyla inerek oradan yolculuğa başlardı. Biz bu boşluğu doldurarak hem memlekete hizmet ettik hem de Aybastılı yolcuya onurlu bir seyahat imkânı sunduk. Bu, gurur duyduğumuz bir başlangıç noktası. SARP ARAZİDE TEK MARKA “MERCEDES-BENZ” Aybastı, rakım olarak oldukça yüksek konumda yer alıyor. Yollar dik, virajlar keskin ve yer yer ciddi biçimde bozuk. Neredeyse tek bir saat içinde sağanak yağış, sis, kar ve güneş; dört mevsimi bir arada yaşayabilirsiniz bu coğrafyada. Normal araçların dahi zorlandığı bu sarp arazilerde bizim için tek bir marka var: Mercedes-Benz. Diğer markalar hakkında olumsuz bir şey söylemek istemem; ama şunu net olarak ifade edebilirim: bu yolları güvenle ve sorunsuz çıkabilen tek marka Mercedes-Benz. Yıldızlı otobüsler bu arazinin hakkını veriyor. Hem motor gücü hem de araç stabilitesi açısından Aybastı gibi zorlu güzergâhlarda bu marka fark yaratıyor. Filo tercihimiz bu bilinçli kararın ürünü. AYBASTI'DAN İSTANBUL'A GÜNDE 3 SEFER DÜZENLİYORUZ Aybastı'dan İstanbul'a olan yolculuk molalar dahil ortalama 16 saat sürüyor. Bu mesafe kolay değil ama her gün düzenli olarak 2 ila 3 sefer kaldırıyoruz. Gündüz 12.00, 14.00 ve 15.00 kalkışlarımız mevcut. Yaz aylarında yoğunluğa göre bu saatler artıyor, ilave seferler devreye giriyor. İstanbul dönüşlerinde doluluk oranlarımız yüzde yüze ulaşıyor. Aybastı dönüşleri ise yüzde elli ila altmış bandında seyrediyor. Bu asimetri bölgeye özgü bir dinamiği yansıtıyor: gurbetçi nüfus memlekete dönmek için her zaman hazır ama dönüş yolculukları daha seyrek gerçekleşiyor. Yöre firması olmanın en büyük avantajı da bu tabloya çözüm üretebilmekte yatıyor. SAHİL YOLCUSUYLA YÖRE YOLCUSU UYUM İÇİNDE Yöre firması olmak bu sektörde gerçek bir avantaj sağlıyor. Yolcularımız bizi tanıyor, bize güveniyor; biz de onları tanıyoruz. Sahil yolcusu ile yöre yolcusu arasında hiçbir zaman ciddi bir uyumsuzluk yaşamadık. Herkes kendi yerine oturuyor, yolculuk uyum içinde geçiyor. Bu da ekibin ve işletmenin uzun yıllar birlikte çalışmasından doğan bir güven ortamının ürünü. Çalışanlarımızın tamamının yöre insanı olması bu uyumu pekiştiriyor. Yolcu ile personel arasında dil, kültür ve aidiyet ortaklığı var. Bu yakınlık hem hizmet kalitesine yansıyor hem de yolcuda güven duygusunu güçlendiriyor. Kurumsal firmaların üretmekte zorlandığı bu samimi bağ, yöre firmalarının en değerli birikimi. GEÇEN YIL FINDIK YOĞUNLUĞU YOKTU AMA BU YIL UMUTLUYUZ Bölgemizin en güçlü mevsimsel motoru fındık hasadı. Geçen yıl fındık verimi düşük olduğu için sektör ciddi bir durgunluk yaşadı. Gurbetçiler memlekete gelmiyor; bağ, bahçe işi yoksa hareket de olmuyor. Fındık mevsimi bu coğrafyada sadece bir tarım döngüsü değil; aile yolculuklarının, memleket özleminin ve ekonomik hareketliliğin tam ortasında duran bir olay. Bu yıl fındık hasadının iyi geçeceğini umuyoruz.Gurbetçiler hem fındık toplamak hem de ailesiyle vakit geçirmek için Aybastı'ya akın ediyor; herkesin bağı var, bahçesi var. Bu hareketlilik doğrudan seferlerimize yansıyor. Bayramın 9 gün olması da piyasayı normalden daha erken harekete geçirdi. Sezonun hayırlı ve bereketli geçmesini yürekten diliyorum. YAKIT MALİYETLERİ ARTTI, AYNI GÜN BİLETE ZAM YAPAMADIK Küresel krizler ve bölgesel çatışmaların etkisiyle yakıt maliyetleri sektörü derinden sarstı. Günlük aşırı zamlar geldi; ama biz aynı gün biletlerimize zam yapamadık. Bu, karayolu taşımacılığının yapısal bir handikabı. Diğer ticaret sektörlerinde anlık maliyet artışı anlık fiyat yansımasına dönüşebilir; bizde bu mümkün değil. Yolcu aldatılmış hisseder, bilet iptal eder; biz de zararı sineye çekeriz. Akaryakıt fiyatlarının görece dengelendiği son dönemde bir nefes aldık ama bu denge ne kadar sürer, belli değil. Sektörün fiyat esnekliğini artıracak bir mekanizmaya ihtiyaç var;maliyetlerdeki ani değişimlere karşı daha hızlı tepki verebilelim diye. Bu olmadığı sürece her kriz dalgası bizi gecikmeli ama ağır bir şekilde vurmaya devam edecek. FSM KÖPRÜSÜ VE CEZALAR BIKTIRDI, EN AZINDAN BİR ALTERNATİF BIRAKILSIN Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün otobüslere alternatif olarak açılmasını talep ediyoruz. Özellikle sabah erken saatlerde araçlarımız İstanbul'a girdiğinde trafik henüz yoğunlaşmamış oluyor. O saatte bir otobüs zaten trafiğin içine girmez ama en azından seçenek olsun. Yoğun saatlerde üçüncü köprüyü kullanan sürücüler, boş saatlerde ikinci köprüyü tercih ediyor. Tek bir seçeneğe mahkûm olmak hem maliyeti artırıyor hem de operasyonel esnekliği kısıtlıyor. Cezalar meselesine gelince: firmalara yansıyan cezalar son dönemde ciddi biçimde arttı. Bu cezaların bir kısmı son derece haksız ve orantısız. Sektörün bu konuda da yetkili mercilerle masaya oturması ve adil bir düzenlemenin hayata geçirilmesi şart. Elimizden gelen gayreti sarf ediyoruz ama önümüzdeki engeller kaldırılmadığı sürece yeterli olmayacak.

Busworld Türkiye’de Dev İmza:  IVECO BUS’tan Türkiye Pazarında Güçlü Hamle! Haber

Busworld Türkiye’de Dev İmza: IVECO BUS’tan Türkiye Pazarında Güçlü Hamle!

IVECO BUS, 20 adet körüklü STREETWAY otobüsün tedariki için resmi bayisi FSM Demirbaş Otomotiv ile imzaladığı yeni anlaşmayla Türkiye pazarındaki büyümesini sürdürüyor. Türkiye’de üretilen STREETWAY, yüksek kapasiteli şehir içi ulaşım ağlarının gereksinimlerini karşılamak üzere tasarlandı. Tamamen alçak tabanlı bir yerleşime sahip olan STREETWAY, ZF Ecolife 2 otomatik şanzımanla eşleştirilmiş FPT Industrial Cursor 9 Euro VI motora sahip ve 140 yolcuya kadar ağırlama kapasitesine sahip. IVECO BUS, FSM Demirbaş Otomotiv ile iş birliği yaparak Türkiye'deki varlığını daha da sağlamlaştırıyor. Kocaeli, Muğla, Ankara, Manisa, İstanbul, Trabzon, Balıkesir ve Kayseri gibi pek çok büyükşehirde başta CROSSWAY modelleri olmak üzere markaya ait yaklaşık 80 araç halihazırda aktif olarak hizmet veriyor. IVECO BUS bu yeni sipariş ile, Türk operatörleri kendi ihtiyaçlarına ve hizmet verdikleri bölgelerin özel şartlarına göre uyarlanmış çözümlerle destekleme konusundaki başarısını ve taahhüdünü bir kez daha yeniledi. Aynı zamanda IVECO BUS, toplu taşıma elektrifikasyon projelerini destekleyerek ve eksiksiz endüstriyel çözümler ile yerel üstyapı imalatçılarıyla yapılan ortaklıkları birleştiren bir ürün gamı vasıtasıyla minibüs dahil tüm segmentlerdeki varlığını genişleterek Türkiye pazarındaki gelişimini sürdürmeyi hedefliyor. IVECO BUS AMEA Otobüs Ticari Operasyonlarscha Kaehne, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Türkiye, IVECO BUS için yüksek potansiyele sahip bir pazarı temsil ediyor. İş ortaklarımızla birlikte, müşteri yakınlığı, şehir içi ürün gamımızın genişletilmesi ve toplu taşımanın alternatif enerji dönüşümünde aktif bir rol oynama hedefimiz üzerine kurulu, kararlı bir büyüme stratejisi izliyoruz.”

100 Yıllık Yol Arkadaşlığı Geleneğiyle Türkiye’nin İlk Tercihi Yine Kâmil Koç Oldu Haber

100 Yıllık Yol Arkadaşlığı Geleneğiyle Türkiye’nin İlk Tercihi Yine Kâmil Koç Oldu

Türkiye’nin en fazla tercih edilen seyahat markalarından biri olan Kâmil Koç, 100 yıllık yol arkadaşlığı geleneğiyle 2026 yılında da tatil seyahatlerinin ilk tercihi olmaya devam etti. Özellikle yolcu hareketliliğinin en yoğun olduğu bayram dönemlerinde 795 araçlık dev filosuyla kesintisiz hizmet veren firma, Türkiye'nin dört bir yanına bayram sevincini ve tatil coşkusunu taşıdı. Kâmil Koç’un paylaştığı verilere göre; Ramazan Bayramı’nda yaklaşık 7 milyon 300 bin kilometre yol kat eden dev filo, Kurban Bayramı döneminde bu performansını daha da artırarak yaklaşık 7 milyon 586 bin kilometreye ulaştırdı. Bayramlarda İstanbul yine seyahatin merkezi oldu Her iki bayram tatilinde de İstanbul, Türkiye'nin en önemli seyahat merkezlerinden biri olmayı sürdürdü. İstanbul çıkışlı seferlerde Ankara, Bursa ve İzmir en yoğun talep gören destinasyonlar arasında yer aldı. Bu süreçte tatil bölgelerinin yanı sıra özellikle Anadolu şehirlerine yönelik aile ziyareti odaklı yolculuklarda da önemli bir hareketlilik yaşandı. Ramazan Bayramı’nda en çok İstanbul-Ankara hattı tercih edildi Ramazan Bayramı’nın okulların ikinci ara tatiliyle birleştiği 14–22 Mart tarihleri arasında, İstanbul başta olmak üzere büyükşehirlerden Anadolu’ya önemli bir yoğunluk yaşandı. Ramazan Bayramı’nda İstanbul kalkışlı seferlerde en yoğun talep İstanbul–Ankara hattında gerçekleşti. Bu hattı sırasıyla Bursa ve İzmir illerine yapılan seferler takip etti. Anadolu'da ise Ankara–Bursa, Bursa–Eskişehir, Ankara–Kayseri ve Ankara–Adana hatları bayram hareketliliğinin öne çıkan rotaları arasında yer aldı. Kurban Bayramı’nın gözde rotası ise Ankara–İstanbul oldu 22-31 Mayıs tarihleri arasını kapsayan Kurban Bayramı döneminde ise Kâmil Koç, toplam 449 bin 25 yolcuya hizmet verdi. Bu dönemde; gidiş-dönüş toplam yolcu sayısı bakımından en yoğun talep gören güzergâh, 10 bin 386 yolcu ile Ankara – İstanbul hattı oldu. Bu hattı 9 bin 905 yolcuyla Bursa – İstanbul ve 8 bin 724 yolcuyla İstanbul – İzmir rotaları takip etti. Kurban Bayramı'nda İstanbul çıkışlı hatlarda en çok yolcu taşınan destinasyon ise 5 bin 471 yolcuyla İstanbul-Ankara olurken, bu hattı 4 bin 836 yolcuyla İstanbul-Bursa ve 4 bin 696 yolcuyla İstanbul-İzmir izledi. Ankara merkezli seyahatlerde de bu dönemde önemli bir yoğunluk gözlendi. Ankara-Bursa hattında 5 bin 48, Ankara-İzmir hattında 4 bin 960, Ankara-Kayseri hattında 4 bin 304 yolcu taşındı. “100 yıldır bayram yolculuklarının değişmez adresiyiz” Kâmil Koç Otobüsleri A.Ş. İcra Kurulu Üyesi ve Operasyon Direktörü Mehmet Türkyılmaz, bayram dönemlerine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Tatiller, insanların sevdikleriyle bir araya gelmek için yollara çıktığı, eğlenme, rahatlama ülkemizin doğal güzelliklerini keşfetme zamanlarıdır. Dünyanın geri kalanından farklı olarak en kıymetli değerlerimizden olan bayramlarla birleştiğinde ise paylaşma ve birlik duygularının en güçlü şekilde hissedildiği bizim için yılın en kıymetli zamanlarına dönüşürler. Biz de 100 yıldır sevdiklerine kavuşmak için ya da sadece biraz rahatlayıp dinlenmek için çıkılan tüm yolculukların vazgeçilmez adresi olmuş bir firma olarak, Kâmil Koç çatısı altında tam bir asrı geride bırakmanın ve bu özel dönemlerde yine ilk tercih olmanın gururunu yaşıyoruz. Nesiller boyu süregelen bu sarsılmaz güveni, ‘100 Yıldır Yol Arkadaşınız’ ilkesiyle perçinliyoruz. Peş peşe güçlü performanslar sergilediğimiz bu dönemlerde, güçlü araç filomuz ve deneyimli ekiplerimizle Türkiye’nin dört bir yanına bayram sevincini ve tatil coşkusunu taşıdık. Milyonlarca yol arkadaşımızın en güzel duygularına ortak olduğumuz bu asırlık hikâyeyi, global iş ortağımız Flix’in dijital altyapısıyla harmanlayarak hizmet kalitemizi her geçen gün daha da yukarı taşıyoruz. Geçmişten aldığımız güç ve yol arkadaşlarımızdan gördüğümüz destekle, yeni yüzyılımızda da milyonlarca insanı sevdiklerine ulaştırmayı sürdüreceğiz. Bu yoğun dönemlerde markamızı tercih eden tüm yol arkadaşlarımıza; yollarda, terminallerde ve perde arkasında büyük bir özveriyle görev yapan tüm çalışanlarımıza teşekkür ediyorum. Yeni yüzyılımızda da aynı heyecanla yol arkadaşlığı yapmaya devam edeceğiz."

Almanya Federal Çalışma ve Sosyal İşler Bakanı,  MAN Türkiye’nin Ankara Tesisini Ziyaret Edip eCoach ile Test Sürüşü Yaptı Haber

Almanya Federal Çalışma ve Sosyal İşler Bakanı, MAN Türkiye’nin Ankara Tesisini Ziyaret Edip eCoach ile Test Sürüşü Yaptı

MAN Truck & Bus’ın Almanya dışındaki ilk üretim tesisi olan MAN Türkiye A.Ş., uluslararası düzeyde önemli bir ziyarete ev sahipliği yaptı. Almanya Federal Çalışma ve Sosyal İşler Bakanı Bärbel Bas ve beraberindeki heyet, MAN’ın Ankara’daki entegre üretim tesislerini ve Ürün Geliştirme Merkezi’ni (PDC) ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında kapsamlı bilgi aldı. Bakanlık temsilcileri, büyükelçilik yetkilileri ile MAN Truck & Bus SE’nin Almanya ile Türkiye’den üst düzey yöneticilerinin katıldığı programda; üretim faaliyetleri, Ar-Ge çalışmaları, çalışanların gelişimine yönelik uygulamalar ve çalışma ortamını destekleyen projeler dahil olmak üzere MAN’ın Ankara’daki faaliyetleri hakkında kapsamlı bilgi verildi. İnsan odaklı üretim ve yetkinlik gelişimi ele alındı Ziyaret kapsamında gerçekleştirilen görüşmelerde, MAN Türkiye A.Ş.’nin başarısında önemli bir pay sahibi olan "insan kaynağı" alanındaki çalışmaları ele alındı. Heyete; çalışan güvenliği, mesleki eğitim programları, yetkinlik geliştirme çalışmaları ve kariyer gelişimi başlıklarındaki uygulamalar aktarıldı. Üretim hatlarını yerinde inceleyen Bärbel Bas ve heyet üyeleri, fabrika çalışanları ve yönetim temsilcileriyle bir araya gelerek kurum kültürü, eğitim olanakları ve sanayi iş birlikleri hakkında görüş alışverişinde bulundu. Ziyaretin önemli başlıklarından bir diğeri ise Avrupa’daki yeşil dönüşüm konusu oldu. Almanya’daki dönüşüm süreci ve elektromobilitenin yaygınlaşması için gerekli koşulların değerlendirildiği toplantıda; Avrupa ticari araç sektörünün rekabet gücünü koruyabilmesi adına kıta genelinde öngörülebilir ve sürdürülebilir politikaların desteklenmesi gerektiği konusunda görüş birliğine varıldı. Yeni nesil elektrikli otobüs "eCoach" ile test sürüşü Programın sonunda heyet, Ürün Geliştirme Merkezi’ni (PDC) ziyaret etti. Katılımcılara MAN’ın inovasyon yetkinlikleri ile geleceğin mobilite çözümleri tanıtıldı. Ziyaretin en dikkat çekici anlarından biri, test pistinde gerçekleştirilen tamamen elektrikli yeni eCoach’un sürüş deneyimi oldu. MAN’ın geleceğin toplu taşıma standartlarını belirlemek üzere geliştirdiği tamamen elektrikli yeni eCoach otobüs modeliyle bir test sürüşü gerçekleştirildi. Almanya Federal Çalışma ve Sosyal İşler Bakanı Bärbel Bas, test sürüşü sırasında direksiyon başına geçerek yeni nesil eCoach’un sürüş dinamiklerini ve teknolojisini bizzat deneyimledi. MAN Truck & Bus SE adına ziyarette İnsan Kaynaklarından Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Hubert Altschäffl, Otobüs İş Birimi Başkanı Barbaros Oktay, Kurumsal İletişim Direktörü Manuel Hiermeyer ve Kamu İlişkileri Direktörü Christoph Schuler ile MAN Türkiye A.Ş. CEO’su Mehmet Şermet ve CFO’su Thomas Hakuba hazır bulundu. Ziyaret; uluslararası iş birliğinin, insan kaynağına ve inovasyona yapılan yatırımların yanı sıra sürdürülebilir sanayi anlayışının geleceğe yönelik önemini bir kez daha ortaya koydu.

Trafik Lambası Tuzağı, Kamu Adına Utanç Verici Bir Durum Haber

Trafik Lambası Tuzağı, Kamu Adına Utanç Verici Bir Durum

KIRTASİYECİLİKTEN OTOBÜSÇÜLÜĞE UZANAN BİR YOLCULUK BU 1979 yılında Aybastı'da doğdum. Otobüsçülük bizim baba mesleğimiz ama bu mesleğe giden yol ilginç bir dönüşümden geçti. Asıl mesleğimiz kırtasiyecilik ve kitapçılıktı. 1992 yılında üç ortaklı bir yapıyla kurulan Aybastı İtimat Firması, zamanla yalnızca bize kaldı. Ortaklar ayrılınca babam iki işten birine karar vermek zorunda kaldı: kırtasiye mi, otobüsçülük mü? Tercihi otobüsçülükten yana oldu. Güzel ve anlamlı bir meslek dedi; biz de o karara ortak olduk. 1999'da askere gittim, döndükten sonra kırtasiye ve diğer işleri devrettik. 2001'den bu yana şirketin başındayız. İlk on yılımı direksiyonun arkasında geçirdim; ardından şirket yönetimine geçtim. On altı yıl önce bayrağı babamın elinden devraldık. Şu an Ferda Şevketoğulları'nın çocukları olarak işimizin başındayız; bu 35 yıllık mirası ileri taşımak hem sorumluluğumuz hem de onurumuzdur. 35 YILLIK TECRÜBEMİZLE HEMŞEHRİLERİMİZİ TAŞIYORUZ Filomuzda 6 adet büyük otobüs ve 31 kişilik 7 araç olmak üzere toplam 13 araçlık bir park mevcuttur. Büyük araçlarımızla her gün İstanbul, Ankara ve Çerkezköy seferlerini düzenliyoruz; küçük araçlarımızla ise Ordu merkez ve yakın çevrelere seferler yapıyoruz. 50 kişilik ekibimizin her üyesi bu denkleme değer katıyor. Yolcularımızın büyük çoğunluğu bu bölgelerde yaşayan Aybastılı gurbetçiler. İstanbul'dan araç geldiğinde inen her yolcuyu tek tek tanıyorum; onlar da bizi tanıyor. Bu tanışıklık, yıllar içinde bir aile sıcaklığına dönüştü. 35 yıldır hizmet verilen bir firmaya duyulan güven, yolcuların gözündeki o samimi bağlılıkta kendini gösteriyor. Biz de bu güveni her seferinde en iyi şekilde karşılamaya çalışıyoruz. BABAMIZDAN BU YANA MERCEDES'TEN BAŞKA OTOBÜS KULLANMADIK Filo tercihimiz konusunda herhangi bir kararsızlık yaşamadık çünkü bu tercih bize babamızdan miras kaldı. V6, V8, 304, 403, Yeni Kasa, Travego ve Tourismo... Hepsi Mercedes-Benz. Başka bir marka aklımızın köşesinden bile geçmedi. Aybastı gibi zorlu, dik ve yer yer bozuk yollarda Mercedes'in güvenilirliği her zaman kendini kanıtladı. Bu güven bir alışkanlık değil, onlarca yıllık bir saha deneyiminin ürünü. YENİ HATLAR YOLDA, YOLCUMUZU GERİ ALACAĞIZ Önümüzdeki dönemde yeni hatlar açmayı planlıyoruz. Aslında bu adımı daha erken atmayı düşünüyorduk ancak son dönemdeki küresel gelişmeler ve ekonomik belirsizlik nedeniyle bu planı ertelemek zorunda kaldık. Projemiz kapsamında İzmir, Samsun, Havza, Merzifon, Tosya, Çankırı, Ankara, Eskişehir, Bursa, Balıkesir, Soma, Kırkağaç ve Akhisar hatlarını açmayı hedefliyoruz. Şu an bölgeden dışarıya giden öğrencilerimiz ve gurbetçilerimiz, sahil ilçelerine inen araçlara binerek seyahat etmek zorunda kalıyor. Bu onlar için hem zaman kaybı hem de ekstra bir yük. Biz seferlerimizi başlattığımızda bu yolcuları kendi aramıza katacağız. Onları zaten tanıyoruz; onlar da bize güveniyor. Doğru zamanda doğru adımı atmak yeterli olacak. SAHİL YOLU BİLETLERİNİN YÜZDE 90'I DİJİTAL ORTAMDA SATILIYOR Online satışlar işletmemize büyük bir katkı sağladı. Sahil yolu biletlerinin yüzde doksanı artık online kanallardan satılıyor. Bu dönüşüm hem yazıhane yükünü hafifletti hem de daha önce ulaşamadığımız yolculara erişim imkânı tanıdı. Dijitalleşmeye başından beri olumlu baktık ve bu kararın doğru olduğunu sahada her gün görüyoruz. 20 TONLUK OTOBÜSÜN IŞIK YÜZÜNDEN ANİ FREN YAPMASI NE KADAR MANTIKLI? Sektörümüzü derinden etkileyen ve kamuoyunun yeterince bilmediği bir sorundan söz etmek istiyorum: trafik lambalarındaki kasıtlı zamanlama değişikliği. Eskiden trafik lambalarında yeşilden sarıya, sarıdan kırmızıya geçişte belirli bir bekleme süresi vardı. Bu süre, 20 tonun üzerindeki araçların frenleme mesafesiyle uyumluydu ve güvenli geçişe imkân tanıyordu. Artık o geçiş süresi kaldırıldı. Lambalar beklemeksizin yeşilden doğrudan kırmızıya dönüyor. Yüksek tonajlı bir aracın ani fren yapması hem fiziksel olarak imkânsız hem de son derece tehlikeli. Bunu lamba sistemini tasarlayan ve ayarlayan mühendisler çok iyi biliyor. Sonuç: araçlarımız her geçişte yüz binlerce lira kırmızı ışık ihlali cezasıyla karşılaşıyor. Biz kural tanımaz sürücüler değiliz ancak fizik yasalarına aykırı biçimde kurulan bu sistem bizi suçlu durumuna düşürüyor. Bu durum, kamu eliyle otobüs sektörüne kurulmuş bir tuzaktır. Kamu adına utanç verici bir uygulama olarak nitelendiriyorum. Yetkililerin bu konuya acilen müdahale etmesini, trafik lambası geçiş sürelerinin ağır taşıt gerçeklerine uygun hâle getirilmesini ve bu haksız cezaların son bulmasını talep ediyorum. Sektörü temsil eden tüm kurumları ve ilgili mercileri bu soruna çözüm bulmaya davet ediyorum.

Takas Desteği Olmadan Sıfır Araç Satışı İstenilen Düzeye Ulaşamaz Haber

Takas Desteği Olmadan Sıfır Araç Satışı İstenilen Düzeye Ulaşamaz

ÇOCUKLUĞUMDA ÖĞRENDİĞİM HER ŞEY BUGÜNKÜ İŞ ANLAYIŞIMIN TEMELLERİNİ OLUŞTURDU 1995 yılında İzmir'in Ödemiş ilçesinde doğdum. Evliyim, iki çocuk babasıyım. Okul hayatımın tamamı Ödemiş'te geçti; lise mezunuyum. Üniversiteye gitmedim, çünkü sektöre olan tutkum her şeyin önüne geçti. Bu işi seçmedim aslında; bu iş beni seçti diyebilirim. Zira ailemiz dört kuşaktır bu sektörün içinde. Dedemin babası sektöre ilk adımı atan kişi. Oradan dedeme, dedemden babama, babamdan bana aktarılan bu miras, şimdi beş buçuk yaşındaki oğluma da taşınmaya devam ediyor. 2001 yılında, Ödemiş'in eski otogarında para toplayarak başladım bu sektöre. Okula gitmeden önce arabanın içinde koşuşturur, ayakkabılarımı çıkarıp çorapla koltuktan koltuğa atlayarak yolculardan para toplardım. On altı, on yedi yaşıma kadar hatlarda muavinlik yaptım. O yıllarda öğrendiğim her şey, bugünkü iş anlayışımın temelini oluşturuyor. Dedem dolmuşçu ve taşımacıydı. Babam Halil Karakaş ise 1997 yılında vergi levhasını açarak galericiliğe başladı. O günden bu yana levhamız hiç kapanmadı. 2017 yılına kadar şahıs şirketi olarak faaliyet gösterdik; o yıl Karakaşoğlu Otomotiv Limited Şirketi'ni kurarak kurumsal bir yapıya geçtik. 2024 yılında ise Isuzu bayiliğini alarak bir kez daha önemli bir adım attık. SATIŞ YAPMADIĞIMIZ İL YA DA İLÇE KALMADI! 2024 yılına gelindiğinde Karakaşoğlu Otomotiv, ikinci el araç satışında Türkiye'nin 81 ilinin tamamında tanınan bir firma hâline gelmişti. Satış yapmadığımız bir il ya da ilçe kalmadı. Bu büyüme tesadüf değil; babamın yıllar içinde biriktirdiği çevre, dürüst ticaret anlayışı ve hiçbir zaman müşteriyi geri çevirmemek ilkesiyle mümkün oldu. Takas konusunda hiçbir zaman kapı kapatmadık. Buraya araç almaya gelen boş çıkmadı. Müşteriye 'Hayır' demek bizim sözlüğümüzde yer almıyor. Bu güven, zamanla Türkiye genelinde bilinirliğimizi artırdı ve 2023 yılında Isuzu fabrika yöneticileri bizi buldu. "Böyle bir iş birliğini düşünür müsünüz?" diye teklif geldi. ISUZU’NUN KUŞAĞINDAN RENGİNE KADAR HER DETAYINI EZBERE BİLİRİM Isuzu benim için yalnızca bir marka değil; bir çocukluk hikâyesidir. Beş yaşındayken Isuzu'nun her modelini, koltuk rengini, kuşağını ezbere bilirdim. Bilmediğim olduğunda babamdan azar işitirdim. Bu marka adeta evin bir parçasıydı. Dolayısıyla teklif geldiğinde kararımız çok zor olmadı. 2024 yılında resmi bayilik faaliyetlerimize başladık. İzmir'de daralmaya başlayan Isuzu pazarını canlandırmak için agresif bir takas politikası izledik. Yeri geldi, iki sıfır araç verdim, sekiz araç takas aldım; yalnızca Isuzu'yu piyasaya yeniden sokmak ve markayı canlandırmak için. Çanakkale'de de kapsamlı çalışmalar yürüttük ve somut sonuçlar aldık. 2025 yılında İzmir bayisi olarak Türkiye'nin 41 iline satış gerçekleştirdik. Bu rakam, başlangıç için son derece güçlü bir ivme göstergesi aslında. ANKARA'DAKİ YENİ ŞUBEMİZ İLE İSTİKRARLI BİR ŞEKİLDE BÜYÜMEYE DEVAM EDİYORUZ Türkiye genelindeki ikinci el satış hacmimiz ve Isuzu bayiliğindeki büyümemiz, Ankara'ya açılmayı kaçınılmaz kıldı. Ankara büyük bir pazar; Türkiye'nin merkezi olması her anlamda stratejik bir konum sunuyor ancak bayiliklerde şunu net gördük: takas desteği olmadan sıfır araç satışı asla istenen seviyeye ulaşmıyor. Sıfır satışı büyük ölçüde ikinci el ve takas gücüne bağlı. Fabrika bize yeniden seslendi: "Ankara'ya takas desteği olan, piyasada aktif bir yapı gerekiyor." Babam Halil Karakaş ile bir hafta boyunca değerlendirdik. Sonunda hem bizim için hem de Isuzu için doğru adım olduğuna karar verdik. Yer mülkiyetini satın alarak yatırımımızı gerçekleştirdik. Ankara Pursaklar Saray Mahallesi'nde, ana yol üzerinde, havaalanına yakın, ulaşımı kolay ve geniş otoparka sahip mevcut yerimizi bulduk. Şu an 800 metrekarelik plazamıza ek olarak yanına aldığımız 2.000 metrekarelik alanla ilerideki büyüme hedeflerimiz için güçlü bir zemin oluşturduk. KARAKAŞOĞLU OTOMOTİV OLARAK TAŞIMACILIK SEKTÖRÜNÜN HER ALANINDA FAALİYET GÖSTERİYORUZ Karakaşoğlu Otomotiv yalnızca otomobil alım satımıyla sınırlı değil; taşımacılık ve turizm alanında da köklü bir geçmişe sahip. 2011 yılına kadar Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde araçlarımızı kiraya vererek turizm sektöründe aktif rol oynadık. 2011'de Ulaştırma Bakanlığı'ndan D2 yetki belgemizi aldık; bu belgeyle düğün, dernek, özel gün ve gezilerde araç tedarik etmeye başladık. 2017'de D2 belgemizi B2'ye çevirerek yurt dışı turlara adım attık. 2019'da ise Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı TÜRSAB belgemizi alarak turizm seyahat acenteciliğine başladık. Bugün acentemiz kültür turları, okul gezileri ve bölgesel turlar düzenlemeye devam ediyor. Aynı zamanda meslektaş acentelere araç kiralama hizmeti veriyoruz. D1 ve D4 yetki belgelerimizle Ödemiş-Salihli arasında daha önce mevcut olmayan yolcu hatlarını kurduk. Bu hatlarda çalışan araçlarımız için kendimize katı bir şartname belirledik: en fazla iki yaşında araç. 2026 yılında filomuzun en eski aracı 2025 model. Taşımacılık kolunda şu an 51'e yakın aracımız faaliyet gösteriyor. BİZİM SİSTEMİMİZ “ÖZMAL” ÜZERİNE KURULUDUR Karakaşoğlu Otomotiv'de her şey özmal üzerine kuruludur. Araçlar bizim, belgeler bizim, yakıt bizim. Ödemiş Bozdağ'da kurduğumuz Opet-Sunpet istasyonuyla yakıt ihtiyacımızı büyük ölçüde kendi kaynaklarımızdan karşılıyoruz. Bunun yanı sıra sigorta şirketimiz aracılığıyla araçlarımızın trafik sigortası ve kaskolarını da bünyemizde yönetiyoruz. Bu bütünleşik yapı bize hem maliyet avantajı hem de operasyonel bağımsızlık sağlıyor. Bu avantajı müşterilerimize yansıtıyoruz: rakiplerimizle kıyaslandığında çok daha uygun fiyatlarla turlar düzenliyor, insanları her köşeye taşımayı başarıyoruz. Ödemiş merkezde 7.500 metrekarelik showroomumuzda 80 ila 120 araç arasında değişen sürekli bir stok tutuyoruz; 80'in altına düşmüyoruz. Aktif 54 personelimizle hem İzmir'e hem de Ankara'ya hizmet vermeye devam ediyoruz. Kaptanlarımız ve ekibimiz yıllardır bizimle. Sürekli değişen bir kadromuz yok; bu istikrar, hizmet kalitemizin en güçlü güvencesi. Dört kuşaktan bu yana taşınan bir değerler zinciri var Karakaşoğlu'nda. Büyüme hedeflerimiz güçlü ama temeli asla sarsmadan, dürüstlükten ve kaliteden ödün vermeden büyümeye devam edeceğiz.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.