Hava Durumu

#Ankara

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Ankara haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ankara haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kâmil Koç, Türkiye'de Karayolu Ulaşımının Omurgasıdır Haber

Kâmil Koç, Türkiye'de Karayolu Ulaşımının Omurgasıdır

YOLCULUĞUM 11 YAŞINDA BAŞLADI 1986 Balıkesir doğumluyum, Ortaokulu Bandırma’da, liseyi Bursa’da yatılı olarak, üniversiteyi de Kocaeli’de bitirdim. Bunu neden söylüyor diye düşünebilirsiniz ama o dönemlerde sürekli Kâmil Koç ile seyahat ederdim. 11 yaşında bir seyahat ile başlayan bu yolculuğun gün gelip de seferlerini planlamak, yönetmek bambaşka bir hikâye oldu benim için. 2006 yılında stajyer olarak başladığım Kâmil Koç’ta işin mutfağından başlayıp adım adım buralara kadar geldim diyebilirim. Sırasıyla; Bursa, Kütahya, Konya, Samsun olmak üzere zaman içinde operasyonumuzun çeşitliliğini de gösteren farklı il ve bölgelerde görev aldım. 19 yıllık çalışma geçmişim ile Kâmil Koç tarihinin bu kadar farklı bölgesinde çalışan tek beyaz yakalı personeli olabilirim. 2022 yılının Ağustos ayından bu yana da İç Anadolu ve Karadeniz Bölge Koordinatörü olarak Ankara’da devam etmekteyim. KURUMSALLIĞI VE AİDİYET DUYGUSU BENİ ÇOK ETKİLEDİ Üniversiteden Otobüs Kaptanlığı bölümünden mezun olmuştum ve mezuniyet için staj yapmam gerekiyordu. Bunun için sektörün en iyisinde staj yapmam gerektiğini biliyordum. Staj için başvuru yaptım ve kabul edildim. İlk adımımı böyle attım Kâmil Koç’a. Zamanla kurumsallığı ve çalışanlarına kattığı aidiyet duygusu beni de içine aldı ve 19 yıldır ilk günkü heyecan ile burada çalışıyorum. Tabi artık görevlerimizden biri de bu heyecanı ve aidiyet duygusunu bir sonraki nesile aktarmak da var. Bence Kâmil Koç’ta çalışmak için birçok neden var ama en önemlisi kurumsal olması ve çalışanlarına verdiği değer. Örneğin; çalışanların sosyal haklarını her geçen yıl bir üst çıtaya taşınması, kişisel gelişim eğitimleri, motivasyon etkinlikleri vs. Kendinizi rahatça ifade edebileceğiniz kurumsallığı ve bir ailenin parçası gibi hissedeceğiniz samimiyeti ile sektörün en güçlü oyuncusu. GÜVEN, BU SEKTÖRÜN EN BÜYÜK DEĞERİDİR Karayolu yolcu taşımacılığı sektörünün en önemli değeri “güven”dir. Kâmil Koç’un da bu yıl 100. yılını kutlayarak sektörünün lideri olduğunu kanıtladığını düşünüyorum. Biz bu güvenin karşılığını hem yolcularımıza hem de iş ortaklarımıza tüm şeffaflığımızla yaklaşarak vermeye çalışıyoruz ve bunun karşılığını da alıyoruz. Kurum içindeki operasyon, muhasebe, finans, müşteri ilişkileri vb. her birimimizle şeffaf, inovatif ve sürdürülebilir değerlere sahip marka olmayı önemsiyor ve bunun için çalışıyoruz. Gelişen teknolojileri kullanarak ve geliştirerek iş ortaklarımıza pratik ve akılcı çözümler sunuyoruz. MÜŞTERİ MEMNUNİYETİNİ EN ÜST SEVİYEDE TUTMAK İÇİN ÇALIŞIYORUZ Her gün Türkiye’nin dört bir yanına yüzlerce sefer düzenliyor ve bunları optimal şekilde planlamaya, müşteri memnuniyetini en yüksek seviyede tutmak için küçük aksaklıkları bile takip etmeye, tüm bunlarla birlikte pazara yön vermek için yeni projeler üretmeye çalışıyoruz. Etki alanımız dışında gelişen sektörel zorluklara hızlı bir reaksiyonla şirketimize ve bize güvenen iş ortaklarımızı adapte etmek bizi motive eden en önemli konuların başında gelir. Ayrıca bu yıl özelinde bir asırdır sektörün öncü firması olmak ve bunu devam ettirmek en büyük motivasyon kaynağımız. YAŞANABİLECEK TÜM AKSİLİKLERE KARŞI HAZIRLIKLI OLMAK ZORUNDAYIZ Yakın geçmişte yaşanan pandemi sonucu gerçekleşen ekonomik zorluklar sektörümüzde konsolide olmanın ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha gün yüzüne çıkardı. Bu doğrultuda yaptığımız çalışmalar ile şirketimizi ve iş ortaklarımızı geleceğe taşımak için büyük bir sorumluluk üstleniyoruz. Sektör insan odaklı bir yapı ve tüm firmalar ilk önce yolcuların güvenliğini ve ekonomisini düşünerek adımlar atmalıdır. Tabi ki sektörde yaşanan zorluklar oluyor ama bu yolculukta yolumuzu aydınlatan iyi bir analiz ve raporlama birimimiz mevcuttur. Bunların yanı sıra destek birimlerimiz ile en güvenli sürüşü gerçekleştirecek dinamik operasyon ekibimiz var. ÇAĞRI MERKEZİMİZDEN WHATSAPP'A KADAR HER KANALDAN ULAŞILABİLİR BİR FİRMAYIZ Yüzyılı aşan firmamızın verdiği güven ve müşteri odaklılık bizim en büyük talep kaynağımız. Aynı zamanda çağımızın en büyük gerekliliği olan dijitalleşme, sefer ağı ve ulaşılabilirlik. Yol arkadaşlarımız istedikleri an mobil, Whatsapp, çağrı merkezi veya internet üzerinden firmamıza ulaşıp hızlıca çözüm üretebilirler. Güvenin yanı sıra müşteri odaklı olmamız da rakiplerimizden öne çıkmamızı sağlayan ana unsurlardan biri. Aynı zamanda geniş sefer ağı, modern araç filosu ve deneyimli ekibiyle her zaman bir adım önde olmayı başarmış bir markadır Kâmil Koç. Örneğin; tüm araçlarımızı yaşanabilecek aksaklıklara karşı 7/24 operasyon merkezimizden takip ediyoruz, müşteri memnuniyetimizi geliştirmek için geri bildirimler topluyoruz, kabin içi ekiplerimizi geliştirmek adına müşterilerimizle yakın iletişimi olan tüm personelimizle birebir ilgileniyor nasıl daha iyi olabiliriz diye beyin fırtınaları yapıyoruz. Bunlar ve sayamadığım birçok destek birimlerimiz ile memnuniyet çıtasını en üstte taşımaya, geliştirmeye devam edeceğiz. KÂMİL KOÇ DENİNCE AKLA GELEN İLK ŞEY “ŞEFFAFLIK” Kâmil Koç ile iş yapmak isteyen yatırımcılar için en temel artı yine güven ve şeffaflık. Kurumsallığı ve uzman birimleri sayesinde iş ortağı veya çalışan fark etmeden herkes her zaman en küçük önerisi, sorusu/sorunu için bir muhatap bulabilir. En dipten tepeye kadar ulaşılabilir bir firmayız. Günlük sefer planlarımızı oluştururken önceliğimiz iş ortaklarımızın sermayelerini korumak ve arttırmaktır. Firma olarak ihtiyaç duydukları pazarlama, reklam, finans, tedarik vb. her konuda akılcı çözümler ile destek oluyoruz. Örn: Yeni veya gelişen projelerimiz için reklam çalışmalarını profesyonel ekiplerle yürütüyoruz. Ayrıca iş ortaklarımızın operasyonlarını güvenli, kesintisiz sürdürebilmesi için 7/24 çalışan saha ve back office personellerimiz ile her zaman yanlarındayız. Pazarlama ekibimiz bu konudaki en büyük kazanımlardan biri çünkü gerçekten alanında uzman çok kaliteli bir ekibimiz var. Sektöre hakimiyetleri, anlık çözüm sunabilmeleri, Türkiye’nin her yerinde anında bir çalışmayı faaliyete geçirmeleri hem partnerlerimize hem de Kâmil Koç’a çok büyük fayda sağlıyor. Buna ek olarak Kâmil Koç olarak dijitalleşmeye pazarlamadan müşteri deneyimine bir bütün olarak bakıyor ve yatırımlarımızı bu doğrultuda sürekli geliştiriyoruz. Partnerlerimizin kendi ölçekleri dolayısıyla yapılamayacak birçok yatırım Kâmil Koç’un bu alandaki vizyoner yaklaşımı nedeniyle gerçekleşebiliyor. Bu rakiplerimizden ayrıldığımız en kıymetli noktalardan biri. BİR OTOBÜSÜMÜZÜ SÜNNET ARABASI HALİNE GETİRMİŞTİK 2017 yılında Konya’da görev yaparken bir e-posta aldım. Bu e-postada babasının iş seyahatleri nedeniyle otobüsleri çok seven bir çocuktan bahsediliyordu. Hatta öyle bir sevgi haline dönüşmüş ki; ailesi tahtadan bir otobüs maketi yaparak üzerine Kâmil Koç logosu giydirmiş ve o maketi yakında gerçekleşecek sünnet düğününde kullanmak istiyorlardı. Otobüsleri çok seven bu minik yol arkadaşımızın yakında gerçekleşecek sünnet düğününe bizleri davet ettiler. Biz de bu duruma kayıtsız kalamadık ve sünnet düğünü için bir otobüsümüzü balonlarla süsletip sünnet arabası haline getirerek minik yol arkadaşımıza unutulmaz bir anı bıraktık. TÜM YOL ARKADAŞLARIMIZA TEŞEKKÜR EDERİZ Flixbus ile olan iş ortaklığımız sayesinde uluslararası pazarda bilinirliği artan, bir asırlık tecrübesinin yanında gelişen teknolojiye hızlı adaptasyon, veri odaklı çalışan mükemmel operasyonu ve müşteri odaklılık ile Türkiye’de karayolu ulaşımının omurgası olarak görüyorum. Kâmil Koç olarak bir asırdır Türkiye’yi birbirine bağlarken, güveninizi ve desteğinizi her zaman yanımızda hissettik. Bu büyük yolculuğu mümkün kılan tüm çalışma arkadaşlarımıza emekleri için, bizimle birlikte olan tüm yol arkadaşlarımıza ise teveccühleri için yürekten teşekkür ederiz. Nice yolları birlikte aşacağımız, güvenle ve mutlulukla geçecek ikinci yüzyılımıza hoş geldiniz.

Otokoç Şubeleri, Başarı ve Kıdem Ödülleri’ne Damgasını Vurdu Haber

Otokoç Şubeleri, Başarı ve Kıdem Ödülleri’ne Damgasını Vurdu

Türkiye otomotiv perakendeciliğinin lideri Otokoç, Tofaş tarafından düzenlenen ödül töreninde satış ve satış sonrası kategorilerinde zirveye yerleşirken, yarım asrı deviren şubeleriyle de "kıdem" gururunu yaşadı. Ödül programı kapsamında Otokoç İstanbul Zincirlikuyu "Fiat Toplam Satış Birincisi" olurken, Otokoç İzmir "Servis Net Ciro Birincisi", Otokoç İstanbul İstinye "Jeep Toplam Satış Birincisi" ve Otokoç Bursa "D Grubu Perakende Satış Birincisi" ödüllerine layık görüldü. Sürdürülebilir Başarı ve Operasyonel Mükemmeliyet Şubelerin elde ettiği dereceler, tesadüfi olmayan birer istikrar tablosu çizdi. Otokoç İstanbul Zincirlikuyu Şubesi; bünyesindeki 7 markanın yarattığı sinerji ve paralelinde sağladığı yüksek müşteri memnuniyeti ile "Fiat Toplam Satış Birinciliği" ünvanını 20 yılı aşkın bir süredir koruyarak büyük bir başarıya imza attı. Aynı şekilde, 2022 yılındaki Satış Sonrası Performans Yönetimi Birinciliği veardından 2024 yılındaki Servis Net Ciro Birinciliği’ni kazanan Otokoç İzmir,2025 yılında da zirveyi bırakmadı. Bu istikrarlı liderlik, operasyonel mükemmeliyet kültürünün ve sektörde referans noktası olma vizyonunun bir yansıması olarak değerlendirildi. Son dört yılda üçüncü kez birincilik elde ederek disiplinli iş yapış modelini kanıtlayan Otokoç Bursa ise 2022 ve 2024 yıllarındaki grup birinciliklerini 2025 yılında "D Grubu Perakende Satış Birinciliği" ile taçlandırdı. Yarım Asırlık İstikrar Performans ödüllerinin yanı sıra şirketin köklü geçmişini simgeleyen kıdem ödülleri de törenin odak noktası oldu. İzmir, İstanbul Zincirlikuyu, Eskişehir, Adana ve Antalya şubeleri 55. Yıl Kıdem Ödülü alarak yarım asrı aşkın istikrarlarını taçlandırırken, Ankara Yenimahalle şubesi 35. Yıl Kıdem Ödülü’nün sahibi oldu. Otokoç Otomotiv Şirket Lideri İnan Ekici, elde edilen bu başarılara dair şu değerlendirmelerde bulundu: “Otokoç Otomotiv olarak, 100 yıla yaklaşan tecrübemizle Türkiye’nin dört bir yanında iz bırakmaya devam ediyoruz. Köklü temellere dayanan şirketimizi geleceğe taşımak için beraber değer üretmeye devam ediyoruz. Hem 55 ve 35 yıllık kıdem ödülleri hem de Tofaş başarı ödülleri; emeğin, azmin ve güçlü bir ekip ruhunun eseridir. Aldığımız her ödül, müşterilerimize sunduğumuz üstün hizmet kalitesinin ve Otokoç Otomotiv’in ulaştığı güçlü konumun birer yapı taşıdır. Bu başarıda emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyor, başarılarımızın artarak devam etmesini diliyorum.”

Kâmil Koç’un Operasyon Gücü, Ufkunuzu Genişletiyor Haber

Kâmil Koç’un Operasyon Gücü, Ufkunuzu Genişletiyor

BİRİKİMİMİ, YATIRIMA ÇEVİRMEK İÇİN DOĞRU BİR ADIM ATTIM Karadeniz Ereğli doğumluyum. Uzun yıllar Ereğli’de yaşadım. Üniversite eğitimimle birlikte İstanbul’a geçtim. Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunuyum. Yaklaşık 25 yıldır doktorum. Mesleğim benim için sadece bir iş değil; disiplin, emek ve sorumluluk demek. Şirket tarafına gelirsek; Otobüsçülük bende bir heves değil, aslında bir aidiyet oldu çünkü ailemde bu iş var. Babam otobüsçüydü, kardeşlerim otobüsçüydü. Ben de bu bilgi birikimini değerlendirerek bu alana yatırım yapmak istedim. Yatırım dediğiniz şey sadece parayla ilgili değil; takip etmek, doğru planlamak, riski yönetmek, devamlılığı sağlamak… Ben de bu bakışla bu sektöre girdim. Kardeşlerim yanımda, benimle birlikteler; her zaman destek oluyorlar. Yani ben sahada yalnız değilim ama kararlarımı, hedefimi ve çizgimi her zaman net tutarım. KÂMİL KOÇ İLE KİMYAMIZ TUTTU VE GÜÇLÜ BİR BİRLİKTELİK KURDUK Otobüsçülükte geçmişimiz var. Daha önce de bireysel otobüs yatırımcılığı yaptık. Bize saha tecrübesi kazandıran, işi içeriden öğreten süreçlerdi. Sonrasında şartlar ve hedefler aynı noktada buluşunca Kâmil Koç’la güçlü bir birliktelik kurduk. Bugün geldiğimiz noktada Zonguldak ve Düzce’de işletmeci olarak sorumluluk alıyoruz. Bu da benim için önemli çünkü bir kadın olarak “işletmecilik” tarafını üstlenmek, sadece yatırım yapmak değil; sistemi kurmak, düzeni oturtmak, kaliteyi korumak demek. Kâmil Koç’la yol arkadaşlığımızın başlaması aslında bir süreç sonucu gerçekleşti diyebilirim. Birkaç kez görüşmenin ardından durumu 7-8 ay enine boyuna düşündük. Bu süreçte kafamızda olgunlaşan fikirlerle yeniden görüşmelere başladık ve 2 ay içinde değerlendirmelerimizi tamamlayıp, önce 1–2 aracı sisteme yazdık, çalışmaya başladık. Sonra baktık ki kimyamız tutuyor. Kâmil Koç zaten Türkiye’nin en büyük firması; bunu anlatmaya gerek bile yok. Hem sektörün içindeki bir paydaş olarak gördüklerimiz hem de geçmişte kısa süreli de olsa Kamil Koç ile yaptığımız birliktelik neticesinde daha güçlü şekilde yeniden başlamanın doğru olacağına inandık. İlk etapta 10 araçla başladık; Ereğli–Zonguldak projesi olarak yola çıktık. PLANSIZ DEĞİL, SAĞLAM ADIMLARLA İLERLİYORUZ Bu birliktelik çok hızlı büyüdü çünkü iki tarafta da enerji vardı. Biz Kâmil Koç’tan memnunuz, Kâmil Koç da bizden memnun. Bu kadar net. Daha sonra Kamil Koç yetkilileriyle birlikte Düzce projesini de yürüttük ve Düzce bölgesini de aldık. Şu an Düzce yazıhanesi, Ereğli yazıhanesi aktif. Bu ay sonunda açacağımız yeni yazıhanelerle de operasyonumuzu daha da büyüteceğiz. Araç sayımızı 16’ya çıkardık, 4 araç daha geliyor. 20 araçla Zonguldak hattından çıkan sıraların tamamını yapacak güce geliyoruz. Ben bu büyümeyi “gümbür gümbür” diye tarif ederim; çünkü plansız değil, sağlam adımlarla ilerliyoruz. 100 YILI DEVİRMİŞ KAÇ TANE FİRMA VAR Kİ! Kâmil Koç benim için ne ifade ediyor diye sorarsanız… Kâmil Koç 100. yılında gerçekten bir çınar. Cumhuriyetten sonra 100 yılı devirmiş ya da 100 yılı görmüş firma sayısı iki elin parmaklarını geçmez diye düşünüyorum. Kâmil Koç, rahmetli Kâmil Koç’tan bu yana Türkiye’de iz bırakmış, adını altın harflerle yazdırmış bir marka. Bayrak el değiştirdi ama hala ilk günkü gibi çok güçlü bir şekilde taşınıyor. FlixBus gibi küresel bir güçle birlikte bu bayrağın zirvede kalmaya devam edeceğine inanıyorum. Ben Kâmil Koç’a “bir yuva” gibi bakıyorum. Ailemi, çocuklarımı emanet edebileceğim; bir yerden bir yere giderken kendimi emanet edebileceğim bir yapı. Aynı zamanda değişik şehirlerin lezzetini, tadını görerek izlediğimiz bir yol arkadaşımız… Bu cümleyi özellikle seviyorum çünkü biz bu işte sadece araç çalıştırmıyoruz; insanları, hayatları, hikâyeleri taşıyoruz. OPERASYONUN HER NOKTASINA “KADIN ELİ” DEĞMESİ GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM Yazıhane tarafında da ben olaya biraz “kadın gözüyle” bakıyorum. Bizim yazıhanelerimizde önceliğimiz temizlik ve güler yüz. Bunlar her yerde söylenir ama ben bunu “politikamız” olarak görüyorum; esnetilemez, suistimal edilemez. Ayrıca bu bakış açısı doğrultusunda kadın çalışan istihdam etmeye de özellikle özen gösteriyoruz. Bilet satış görevlilerinde, yazıhane tarafında kısacası işimizin her noktasında kadın eli olsun istiyorum. Bu bölgede farklı bir tarz yaratmak hedefimiz. Bunun dışında araç sayımızla ve güzergâhlarımızla da sahada fark yaratıyoruz. Kadın çalışan ağırlığı konusunda da net bir hedefim var. Bu açıdan da Kamil Koç’un hedefleri ile ciddi bir uyum yakalıyoruz. Çünkü Kamil Koç sektörde kadın istihdamını desteklemek başta olmak üzere yaptığı sosyal sorumluluk projeleri ile yolcu deneyimine bakış açısı ile hemen hemen her noktada kadınları desteklemeyi görev edinmiş bir şirket. Özellikle erkek egemen olan kara yolu yolcu taşımacılığı sektöründe bu konuda da liderliği göğüsleyen bir şirket ile birlikte çalışmak benim için çok önemli. Biz de Kamil Koç’tan aldığımız ilhamla kadın hostes istihdamımızı arttırdık. Şu an dört hostesimiz kadın. Bir kadın otobüs şoförümüz var, ikincisi de yolda geliyor. Ben minimum beş kadın şoför olmasını istiyorum. Hostes kadromuzun da en az yüzde 50’sinin kadın olmasını hedefliyorum çünkü kadın eli bazı yerlerde hizmetin tonunu değiştiriyor; daha düzenli, daha nazik, daha özenli bir yaklaşım geliyor. ÖDEMELERDE “BİR KURUŞ” BİLE SAPMIYOR Ödeme tarafında şunu çok net söyleyebilirim: Kâmil Koç’ta ödeme problemi diye bir şey asla söz konusu değildir. Zaten Kâmil Koç bu konuda çok farklı bir firma. Kuruş sapmayan, 0.01’i bile hakkaniyetle hesap eden bir sistem var. Taahhüt edilen günlerde ödemelerimiz düzenli şekilde gelir. Biz de zaten bu düzen sayesinde kaliteli hizmet verebiliyoruz. Sonuçta para kazanmalıyız ki kaliteyi sürdürebilelim. Kalite bir gün olur, iki gün olur; asıl mesele bunu sürekli hale getirmek. Kâmil Koç’un sistemi bunu mümkün kılıyor. GÜNDE 20’Yİ AŞKIN SEFER DÜZENLİYORUZ Sefer tarafında da oldukça hareketliyiz. Zonguldak’tan Antalya var, karşılıklı gidip geliyor. Zonguldak–Marmaris, Zonguldak–Fethiye var. Zonguldak’tan yedi tane İstanbul seferimiz var. Zonguldak–Bodrum, Zonguldak–Kayseri, Zonguldak–Hatay var. Ereğli’den Ankara seferlerimiz var. Günde ortalama 23, bazen 24 sefer çıkışı yapıyoruz. Bu yoğunluk, doğru yönetilmezse zorlar; doğru yönetilirse büyütür. Biz de doğru yönetmeye çalışıyoruz. BÖLGE MÜDÜRLERİMİZLE KESİNTİSİZ İRTİBAT HALİNDEYİZ Yönetim kademesiyle iletişime gelince… Kâmil Koç’un en güzel taraflarından biri bu. Samimiyet ve ilgi gerçekten yüksek. İstanbul Bölge Müdürümüzle günde üç kere konuştuğumuz olur. Ankara’yla haftada bir mutlaka görüşürüz. 15 günde bir farklı vesilelerle bir araya geliriz. Biz aramasak onlar arar. Bazen o kadar arıyorlar ki “Acaba eksik bir şey mi yaptık?” diye kendimizi kontrol ediyoruz ama mesele eksik aramak değil; işi nasıl geliştirebiliriz diye sürekli istişare etmek. Ankara, Antalya, İzmir, İstanbul… Dört bölgeyle çalışıyoruz ve dördünden de güçlü bir enerji alıyoruz. Saatlerimiz, sefer sayılarımız bu yönlendirmelerle artıyor, güncelleniyor. Bu elektriği başka hiçbir yerde yok. Bence bu, Kâmil Koç’un ülkenin her noktasına ulaşan yapısıyla doğru orantılı. “BU SEKTÖRDEN KAÇIN” DİYENLER İNSANLARI YANLIŞ YÖNLENDİRİYOR Ben “Bu sektörden kaçın” denmesine çok karşıyım. İnsanlar bence yanlış yönlendiriliyor. Bu sektör yaz-kış dengesi olan bir sektör. Bir doktor olarak bunu çok net görüyorum. Mesleğimde de devamlılık önemlidir: hastaya ilgi gösterirsen seni daha sık tercih ederler böylece daha çok hastanın şifa bulmasına vesile olabilirsin. Burada da yolcuya ilgi gösterirsen seni tercih ederler böylece daha çok insanın yol arkadaşı olabilirsin. Devamlılık buradan gelir. Bir bölgede iki sefer açıp bir araçla gidip gelerek yolcuyu mutlu edemezsiniz. Yolcu geldiğinde maksimum iki saatte bir gideceği şehre araç bulmalı. Kâmil Koç’ta bu sistemi görebiliyorsunuz. Bir de Kâmil Koç’ta ufkunuz geniş. Şu an gitmediğimiz bölgeler var ama araç sayımız arttıkça Kâmil Koç’la yeni yollara açılabilirsiniz. Bugün Çorum’a da gitmek isterseniz gidebilirsiniz, Mardin’e de. Bunu birçok firmada yapamazsınız. Yerel firmalarla çalıştığınızda ufkunuz daha sınırlı olur. Kâmil Koç’un en büyük avantajı; her yola, her bölgeye, her çeşit yolcuya ulaşabileceğiniz bir sistem sunması. KÂMİL KOÇ OLARAK TERCİH EDİLEN BİR FİRMAYIZ Şoförlerimiz, hostlarımız, hosteslerimiz, bilet satış görevlilerimiz … Eğer yolcuya kaliteli hizmet sunarsak, yolcu mutlu olursa bizi tercih eder. Biz Kâmil Koç olarak her zaman yolcunun ilk tercihiyiz. Bu devamlılığı korumak da bizim elimizde. Sadece “bagaj taşımak” gibi düşünmemek lazım. Bu sektör lastikçisinden akaryakıtçısına, ikramcısından şoförüne kadar büyük bir ekosistem. Maliyetler arttı, doğru ama kaliteli hizmet verdiğiniz sürece bu sektör bitmez. Sektörün lideri olan Kâmil Koç ve Kâmil Koç gibi düşünen firmalar her zaman var olmaya devam eder.

Volvo Trucks Hadımköy Servisi, Orta Doğu ve Türkiye’de Bronz Sertifika Alan İlk Distribütör Servisi Oldu! Haber

Volvo Trucks Hadımköy Servisi, Orta Doğu ve Türkiye’de Bronz Sertifika Alan İlk Distribütör Servisi Oldu!

Volvo Trucks’ın “Dealer Operating Standards-Yetkili Servis Standartları” ve “Lean Management-Yalın Yönetim” programları doğrultusunda gerçekleştirilen değerlendirme sürecinde Marubeni Dağıtım ve Servis’in Volvo Trucks Hadımköy Servisi; 5S, günlük yönetim toplantıları, sürekli iyileştirme kültürü ve operasyonel disiplin alanlarında gösterdiği performansla, “Bronz Sertifika” alarak önemli bir başarıya imza attı. Volvo Trucks Orta Doğu ve Türkiye bölgesi kapsamındaki sertifikasyon çalışmaları, “Volvo Trucks Operasyonel Mükemmellik Programı” çerçevesinde yürütülüyor. Bu süreçte İstanbul Hadımköy’ün yanı sıra Ankara, Mersin, İzmir ve Kayseri servislerinde de “Bronz Seviye” uygulamaları başlatıldı. Marubeni Dağıtım ve Servis Kamyon Satış Sonrası Hizmetler Ülke Müdürü Tolunay Kartaloğlu; “Volvo Trucks Türkiye olarak müşteri memnuniyetini, kaliteyi ve verimliliği sürekli geliştirmeyi hedefliyoruz. Hadımköy servisimizin elde ettiği bu başarı, yalnızca bir sertifika değil; aynı zamanda ekibimizin özverisi, disiplinli çalışması ve sürekli iyileştirme kültürünü sahiplenmesinin bir sonucudur” dedi. Sertifikasyon süreci kapsamında Volvo Trucks ekipleri, yalınlık uygulamaları, 5S standardizasyonu ve günlük yönetim süreçlerine yönelik eğitim ve değerlendirmelerden geçti. Süreç boyunca gösterilen yüksek performans, Hadımköy Servisi’nin küresel Volvo Trucks standartlarıyla tam uyum içinde olduğunu bir kez daha kanıtladı. Bu başarıyla birlikte Volvo Trucks Hadımköy Servisi, Volvo Trucks’ın dünya genelinde uyguladığı kalite ve operasyonel mükemmellik standartlarını karşılayan bir servis merkezi olarak tescillendi.

Ticari Araç Üst Yapı Sektörü TÜSTED Çatısı Altında Birleşti Haber

Ticari Araç Üst Yapı Sektörü TÜSTED Çatısı Altında Birleşti

Bursa merkezli kurulan Ticari Araç Üst Yapı Üreticileri ve Tedarikçileri Derneği (TÜSTED) faaliyete geçti. Kurulan dernek ile ticari araçlar üst yapı sektöründe faaliyet gösteren üretici ve tedarikçilerin tek çatı altında buluşturulduğu bildirildi. TÜSTED Yönetim Kurulu Başkanı Murat Arslan tarafından yapılan değerlendirmelerde, sektördeki dağınık yapının geride bırakılması gerektiği vurgulanarak, ticari araç üst yapı sektörünün hem Türkiye’de hem de uluslararası platformlarda güçlü ve ortak bir sesle temsil edileceği ifade edildi. Bursa’nın otomotiv ve yan sanayideki üretim gücünün bu alanda da önemli bir potansiyel barındırdığına dikkat çekilirken, Türkiye’de sektörün gelişimine öncülük edilmesinin amaçlandığı kaydedildi. Hedefin yalnızca üyeler arası dayanışmayı artırmak değil; sektörü kamu kurumları, özel sektör platformları ve uluslararası ağlar nezdinde en üst düzeyde temsil etmek olduğu aktarıldı. Üretici ve tedarikçilerin aynı çatı altında buluşmasının ortak sorunların daha güçlü şekilde dile getirilmesini sağlayacağı belirtilirken; özellikle mevzuat, standartlar, ihracat süreçleri ve finansmana erişim konularında çözüm odaklı bir yaklaşım izleneceğinin altı çizildi. Bilgi ve Dokümantasyon Merkezi Kurulacak Üyelerin rekabet gücünü artırmak amacıyla sektöre yönelik bir bilgi ve dokümantasyon merkezi oluşturulacağı, bilgiye erişimin günümüzde üretim kapasitesi kadar kritik olduğu vurgulandı. Ayrıca TÜSTED’in kamu kurum ve kuruluşlarıyla ortak projeler geliştirmesinin planlandığı, sektörün sorunlarının somut verilerle ilgili makamlara iletileceği ve dağınık yapı yerine kurumsal bir temsil anlayışının benimsendiği bildirildi. Uluslararası faaliyetlere de ağırlık verileceği, derneğin yurt dışındaki kuruluşlarla iş birliği geliştirerek üyelerin küresel sektörel ağlara erişim imkanını artıracağı belirtildi. Merkezi Bursa’da bulunan derneğin Türkiye genelindeki tüm üretici ve tedarikçilere açık olduğu hatırlatılarak; şeffaf ve katılımcı bir yapının kurulmasının hedeflendiği aktarıldı. Bursa'dan doğan girişimin kısa sürede Türkiye çapında referans alınan bir sektör örgütüne dönüştürülmesinin amaçlandığı ifade edilirken; halihazırda Antep, Ankara, Kırklareli, Balıkesir, İstanbul ve Denizli gibi illerden katılımların sağlandığı bilgisi paylaşıldı. Yurt dışına araç üretimi yapan firmalar ile bu alandaki ana sanayilerin dernek bünyesinde bulunmasının yapıya güç kattığı belirtildi. Grl Otomotiv’den Murat Arslan’ın Yönetim Kurulu Başkanlığını üstlendiği derneğin yönetim kurulunda; Güleryüz Karoseri’den Savaş Keskin, Anlaş Kalıp’tan Bahtiyar Yenizağra, Tekaydınlar’dan Bayram Taşocak, Yüksel Dizayn’dan Yusuf Can Aydın, Arobus’tan Serhat Akpınarlı ve İLES Otomotiv’den İlker Yıldırım’ın yer aldığı duyuruldu.

Aşkale Çimento Lojistik Gücünü  10 Yeni Nesil MAN TGS İle Perçinledi Haber

Aşkale Çimento Lojistik Gücünü 10 Yeni Nesil MAN TGS İle Perçinledi

Ağır ticari araç sektörünün köklü markası MAN, verimlilik ve dayanıklılığı bir araya getiren çözümleriyle Türkiye’nin dev projelerine eşlik etmeye devam ediyor. Çimento ve hazır beton sektörünün liderlerinden Aşkale Çimento, operasyonel gücünü artırma hedefi doğrultusunda filosuna 10 adet MAN TGS 18.480 BLS GA 4x2 çekici ekledi. MAN’ın Ankara Akyurt’taki tesisinde düzenlenen teslimat törenine Aşkale Çimento Yönetim Kurulu Başkanı Lütfü Yücelik ve şirket yöneticileri katılırken; MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş. adına Genel Müdür Tuncay Bekiroğlu, Kamyon Satış Direktörü Serkan Sara, Bölge Satış Koordinatörü Ersoy Öksüz, Satış Uzmanı Tuna Alaybeyoğlu ve Musfar’dan Çağdaş Bostan hazır bulundu. 1968 yılında temelleri atılan ve 1971’de Erzurum Aşkale’de kamu teşekkülü olarak faaliyete başlayan Aşkale Çimento, 1993 yılında ERÇİMSAN Holding bünyesine katıldı. Yatırımlarını ve pazar payını istikrarlı şekilde artıran şirket, Trabzon, Van, Gümüşhane ve Erzincan’daki çimento fabrikalarıyla bölgesinde güçlü bir üretim ağı oluşturarak, Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşları arasına girdi. “MAN hedeflerimize ulaşmada güçlü bir ortak” Teslimat töreninde konuşan Aşkale Çimento Yönetim Kurulu Başkanı Lütfü Yücelik, şunları söyledi: “Aşkale Çimento olarak, yarım asrı aşan tecrübemiz ve geniş üretim ağımızla Türkiye sanayisine değer katmayı sürdürüyoruz. Sektörümüzün öncü kuruluşlarından biri olarak, bu doğrultuda lojistik altyapımızı güçlendirmek ve hizmet kalitesini artırmak amacıyla filomuzu yeni yatırımlarla büyütüyoruz. Ağır ticari araç sektörünün küresel markası MAN da özellikle yüksek performans, dayanıklılık ve verimliliği bir arada sunan araçlarıyla hedeflerimize ulaşmamızda güçlü bir iş ortağı konumunda bulunuyor. Yeni araç yatırımlarımızla bir yandan verimliliğimizi artırmayı, diğer yandan operasyonel maliyetlerimizi optimize etmeyi hedefliyoruz. Her türlü ağır iş kollunda kendini kanıtlamış MAN araçlarının sahadaki gücümüze değer katacağına inanıyoruz.” Müşterilerimizin büyümesine katkı sunuyoruz” MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş. Genel Müdürü Tuncay Bekiroğlu konuşmasında şunları kaydetti: “Türkiye sanayisinin güçlü temsilcilerinden biri olan Aşkale Çimento ile iş birliğimizi bu teslimatla daha da güçlendirmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Bugün teslimatını gerçekleştirdiğimiz yeni nesil MAN çekiciler, üstün nitelikleriyle Aşkale Çimento’nun lojistik operasyonlarına uzun vadeli ve sürdürülebilir bir değer katacaktır. MAN olarak bizler, müşterilerimizin yalnızca bugünkü ihtiyaçlarına değil, gelecekteki büyüme hedeflerine de çözüm üreten bir yaklaşımı benimsiyoruz. Şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da güçlü ürün gamımız, ileri mühendislik altyapımız ve kapsamlı satış sonrası hizmet ağımızla iş ortaklarımızın operasyonel mükemmelliğini desteklemeyi sürdüreceğiz. Yeni araçlarımızın Aşkale Çimento ailesine hayırlı olmasını dileriz.”

MAN Truck & Bus’tan Türkiye’de Dev Adım:  Ankara Fabrikası’nda Elektrikli Otobüs Seri Üretimine Başladı Haber

MAN Truck & Bus’tan Türkiye’de Dev Adım: Ankara Fabrikası’nda Elektrikli Otobüs Seri Üretimine Başladı

MAN Truck & Bus, sürdürülebilir ulaşım vizyonu doğrultusunda Türkiye’deki üretim tesisinde elektrikli mobiliteye geçişte önemli bir aşamayı tamamladı. Eylül ayı başında ilk MAN Lion’s City E’nin banttan indirilmesiyle başlatılan sürecin ardından, tüm test ve hazırlıklar başarıyla tamamlanarak seri üretime geçildi. MAN Lion’s City E’nin seri üretimiyle birlikte Ankara, şirketin bataryalı elektrikli otobüs üretiminde en önemli yetkinlik merkezlerinden biri konumuna taşındı. Barbaros Oktay: "Müşteri taleplerine daha esnek ve hızlı yanıt vereceğiz" MAN Truck & Bus Otobüs Birimi Başkanı Barbaros Oktay, Ankara’da elektrikli otobüs üretiminin başlamasıyla birlikte sıfır emisyon yolunda çok önemli bir adım attıklarını belirterek şunları söyledi: “Ankara’da başlattığımız yeniden yapılanma, MAN’ın sürdürülebilir geleceğe doğru dönüşüm sürecinin ayrılmaz bir parçasını oluşturuyor. Burada attığımız adımlar ve yaptığımız yatırımlarla, uzun vadede yüksek adetlerde ve üstün kalitede emisyonsuz mobilite çözümleri sunmanın temelini attık. Bugün de bu çalışmaların bir sonucu olarak Ankara’da elektrikli otobüs üretimine başlamamız, MAN’ın e-mobilite yolculuğunda önemli bir kilometre taşıdır. Bu yatırımla birlikte otobüs üretim ağımızı güçlendiriyor, emisyonsuz şehir içi ulaşım çözümlerine yönelik artan küresel talebi daha etkin şekilde karşılayabiliyoruz. Elektrikli otobüs üretimin Türkiye lokasyonunu da kapsayacak şekilde genişletilmesi, müşteri taleplerine daha esnek yanıt vermemizi ve teslimat sürelerini optimize etmemizi sağlayacak.” Mehmet Şermet: “Ankara, MAN’ın önemli e-mobilite merkezlerinden biri haline geldi” MAN Türkiye A.Ş. CEO’su Mehmet Şermet ise MAN’ın küresel üretim ağında Ankara’nın stratejik öneminin arttığına dikkat çekerek şunları kaydetti: “MAN için Türkiye her zaman ayrı bir yere sahip oldu. MAN’ın Almanya dışındaki ilk üretim tesisi olan fabrikamızda, bugün de yeni bir ilki hayata geçirmenin gururunu yaşıyoruz. Tamamen elektrikli şehir otobüsü MAN Lion’s City E’nin seri üretimiyle birlikte Ankara, şirketin önemli e-mobilite merkezlerinden biri haline geldi. Çalışanlarımızın üstün yetkinliği ve son iki yılda altyapı ile ekipmana yaptığımız ciddi yatırımlar sayesinde bu dönüşümü başarıyla gerçekleştirdik. Tüm elektrikli ve konvansiyonel otobüsleri aynı bantta üretebilen esnek yapımızla, geleceğin teknolojisini Ankara’dan dünyaya ihraç edeceğiz.” Gelecekte “Lion’s Coach E” de Ankara’da Üretilecek Sıfır emisyonlu ulaşım çözümlerine yönelik önemli yatırımlar yapan MAN’ın şehir içi otobüslerinin yarısından fazlası halihazırda elektrikli olarak üretim bandından iniyor. Bu artan talebi karşılamak amacıyla Ankara’daki üretim altyapısı ve çalışanlar, son aylarda e-mobilitenin gerekliliklerine uygun şekilde hazırlandı ve tesis kademeli olarak dönüştürüldü. MAN Lion’s City E’nin yanı sıra, gelecekte elektrikli şehirlerarası otobüsler ile seyahat sektörü için geliştirilen yeni MAN Lion’s Coach E’nin de Türkiye’de üretilmesi hedefleniyor. Ankara, MAN’ın e-Mobilite Dönüşümünde Kilit Rol Üstleniyor Elektrikli şehir otobüsü MAN Lion’s City E, 2020 yılında seri üretime başlayan Polonya’daki Starachowice Fabrikası’nın ardından artık Ankara’da da üretiliyor. Her iki tesiste de tüm elektrikli ve konvansiyonel otobüsler aynı üretim hattında esnek bir şekilde imal edilebiliyor. Güvenilirlik, menzil ve sürdürülebilirlik özellikleriyle öne çıkan MAN Lion’s City E; 10 metrelik kompakt versiyonlardan, yüksek yolcu kapasiteli 18 metrelik körüklü modellere ve şehirlerarası kullanım için geliştirilen Low-Entry (Alçak Girişli) varyantlara kadar uzanan geniş bir ürün gamı sunuyor. Ayrıca Lion’s Chassis E ile Avrupa dışındaki pazarlara da çözüm sağlanıyor. Bu entegrasyonun başarısı için son yıllarda önemli yatırımlar yapıldığını vurgulayan Barbaros Oktay, “Hedefimiz, Ankara’nın da tıpkı Starachowice gibi MAN otobüs işinin e-mobilite dönüşümünde kilit bir rol üstlenmesidir” dedi. Avrupa’da sattığı şehir otobüslerinin yarısı elektrikli modellerden oluştu 2019 yılındaki lansmanından bu yana güçlü bir başarı hikâyesine dönüşen MAN Lion’s City E, bugün Avrupa yollarında performansını kanıtlamış durumda. Şu anda Avrupa genelinde 3.000’in üzerinde MAN eBus aktif olarak hizmet veriyor. 2025 yılında 1300’den fazla elektrikli otobüs satışı gerçekleştiren MAN’ın, Avrupa'da sattığı şehir otobüslerinin %50'si elektrikli modellerden oluştu.

Birlikten Güç Doğar Dedik, Kâmil Koç’la Yola Çıktık Haber

Birlikten Güç Doğar Dedik, Kâmil Koç’la Yola Çıktık

BU İŞE BODRUM’DA BİR MİNİBÜSLE BAŞLADIK 1985 Diyarbakır doğumluyum. Bodrum’a gelişimiz 2009 yılına dayanıyor. O dönem tek bir minibüsle Bodrum’da taşımacı bir firmaya kiralık olarak çalışmaya başladık. Açıkçası o zamanlar bu işin bizi bu noktalara getireceğini düşünmüyorduk. Kendi firmamız yoktu, tamamen taşıma işi yapıyorduk. Turizm taşımacılığıyla tanışmamız da o yıllara denk geliyor. Bodrum gibi maliyetlerin yüksek, rekabetin sert olduğu bir yerde ayakta kalmak kolay değil ama biz başından beri günü kurtarmayı değil, kalıcı olmayı hedefledik. 2016 yılında kendi firmamı kurarak turizm taşımacılığına resmen başladım. Bozkaplan Turizm olarak faaliyet gösterdik. 2019 yılında Agenda’yı açtım. Bu süreçte hem sahayı öğrendik hem de Bodrum’un gerçeklerini daha iyi gördük. 2025 yılına geldiğimizde ise Mavi Bodrum Seyahat’i kurduk. Yani bugün gelinen nokta bir anda olmadı; adım adım, sabırla ve ciddi emekle oluştu. BODRUM GİBİ ZOR BİR PAZARDA KISA SÜREDE HIZLA ÖNEMLİ BİR YER EDİNDİK Son üç–dört yıldır turizm sektöründe ciddi bir daralma görüyoruz. Bu durum bizi de ciddi şekilde etkiledi. Araçlar yatıyor ama masraflar yatmıyor. Sigorta, bakım, personel giderleri devam ediyor. Minibüsleri sürekli yatırmak istemedik. Bu yüzden şehirlerarası taşımacılıkta bir boşluk ve potansiyel gördük. Bu alana tamamen yabancı değildim. Daha önce bireysel işletmeci olarak çalışmışlığım vardı. Şehirlerarası taşımacılığın mutfağını bilen biriyim. Bu tecrübeyle otobüs yatırımlarına yöneldik. 2025 yılında Mavi Bodrum Seyahat’i kurduk. Bir yıl boyunca ciddi emek verdik. Bodrum gibi zor bir pazarda firmanın kısa sürede tutulması bizim için önemli bir göstergedir. Doğru zamanda doğru bir karar verdiğimizi düşünüyorum. KURUMSAL BİR YAPININ İÇİNDE OLMAK DAHA DOĞRU BİR KARAR Kâmil Koç’la yollarımız Ege Bölge Müdürü Orhan Bey sayesinde kesişti. Bodrum’da karşılaştık, sohbet ettik, çay içtik. Daha sonra İzmir’de kendisinin misafiri oldum. Uzun uzun konuştuk, dertleştik. Sektörün nereye gittiğini, firmaların nasıl ayakta kalabileceğini değerlendirdik. Bana “Kâmil Koç’a katılmayı düşünür müsün?” dedi. Ben de “Neden olmasın?” dedim. Böyle bir dönemde tek başına hareket etmektense güçlü ve kurumsal bir yapının içinde olmanın daha doğru olacağını düşündüm. Yaklaşık sekiz ay boyunca istişare ettik. Bizim eksiklerimiz, onların beklentileri, sistemleri, operasyon yapıları… Hepsini masaya yatırdık. Şartlarımızı netleştirdik, ortada buluştuk. Ankara’da yapılan görüşmelerden sonra bu işe onay verdik ve Kâmil Koç bünyesine dahil olduk. Bu süreç kolay olmadı ama doğru bir karardı. KÂMİL KOÇ GÜVEN, SİSTEM VE RAHATLIK DEMEK Kâmil Koç benim için büyük, güçlü ve güven veren bir marka. Türkiye’nin çok büyük bir kısmını taşıyan, köklü bir firma. Personel yapısı, operasyon gücü ve sistemi çok sağlam. Bu da sahada bize ciddi bir rahatlık sağlıyor. Bodrum’daki yazıhaneyi devraldıktan sonra ilk iş olarak personelle toplu bir toplantı yaptım. Hiçbir eski personeli çıkarmadım. Sadece nasıl çalışmak istediğimi, hangi düzeni görmek istediğimi anlattım. Bireysel işletmeci olduğum dönemden kalan bazı alışkanlıkları geride bırakmak gerekiyordu. Bu konuda ciddi yol aldık. Zaten bunu sahada herkes hissetti. Geçen gün Erzurum seferinden gelen bir kaptan “Abi yazıhane mi değişti?” dedi. Bu küçük gibi görünen detaylar aslında çok şey anlatır. Kâmil Koç Bodrum’da daha önce günlük 5–6 sefer yapıyordu. Kısa sürede bu sayıyı 17–18 sefere çıkardık. Yaz sezonunda hedefimiz günlük 45–50 sefer. Ankara, Eskişehir, İstanbul, Erzurum, Yozgat hatlarımız var. Mersin, Hatay ve Van için de çalışmalar sürüyor. ÖDEMELERİMİZ ERTESİ GÜN HESABIMIZA GEÇİYOR Ödeme sistemi benim için en kritik konulardan biriydi. Kâmil Koç’ta ödemeler ertesi gün saat 15.00’te hesabımıza geçiyor. Bunu özellikle ben istedim. Aylık çalışan da var ama ben günlük ödemeyi tercih ettim. Çünkü nakit akışı bizim işimizde çok önemli. Lastik, bakım, akü, ikram, personel… Bunlar beklemez. Kamil Koç bu konuda işletmecinin tercihine göre düzenleme sağlıyor. Bu da bizim için büyük kolaylık demek. Destek tarafı da çok güçlü. Geçen gün İzmir’de bir aracımızın lastiği yolda patladı. Kâmil Koç’un sistemi üzerinden anında müdahale edildi, araç kısa sürede tekrar yola çıktı. Müşteri ilişkileri, çağrı merkezi ve operasyon tamamen merkezden yönetiliyor. Yolcuyla ilgili hemen hemen her konu profesyonel ekiplerce hızlı ve başarılı bir şekilde yönetiliyor. Böylece biz sahada sadece işimize odaklanıyoruz. İŞLERİMİZİN İYİ İLERLEMESİ İÇİN CİDDİ EMEK HARCIYORUZ Ben bu işin mutfağından geldim. Bireysel işletmecilik yaptım, yazıhanede çalıştım, kaptanın ne yaşadığını da çok iyi bilirim. O yüzden gelen kaptanı buyur ederim, çayını, kahvesini ikram ederim. Gerekirse yemeğini yer, dinlenir. İnsan yoruluyor bu işte. Bunu bilmeden yönetici olunmaz. Bodrum’da esnafla ilişkilerimiz çok güçlü. İnsanlar bizi tanıyor, güveniyor. Bilet almak isteyen arayıp bize soruyor. Ofisimiz şehir merkezinde olmadığı için acentelerle de görüşüyoruz. Son bir ayda yolcu artışını net şekilde hissediyoruz. Biz attığımız adımın sonuçlarından oldukça memnunuz. Yolcularımıza da bekledikleri kalitede, güvenli hizmeti sunmak için tüm personelimizle birlikte elimizden geleni yapıyoruz. Umarım Kamil Koç ile birlikte nice uzakları yakın yapmaya yıllar boyunca devam edeceğiz. İnşallah hem bizim hem de sektörümüz için çok daha güzel günleri birlikte yaşayacağız.

Türkiye’nin Araç Arıza Haritası Belli Oldu Haber

Türkiye’nin Araç Arıza Haritası Belli Oldu

Arıza vakalarının yüzde 25’i üç büyük ilde Verilere göre, Türkiye genelinde araç arızasından kaynaklı toplam 150 binin üzerinde yol yardım hizmeti verildi. Arıza vakalarının en yoğun olduğu şehir İstanbul oldu. İstanbul’da gerçekleşen 36 bin 663 arıza vakası, tek başına toplam vakaların yaklaşık dörtte birini oluşturdu. İstanbul’u sırasıyla Ankara (16.545), İzmir (10.576), Antalya (7.361) ve Bursa (6.016) izledi. Bu tablo, araç sayısının ve günlük kullanım yoğunluğunun yüksek olduğu büyükşehirlerde arıza riskinin de paralel biçimde arttığını ortaya koyuyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Tur Assist CEO’su Timur Selçuk Turan, şehir bazlı yoğunluğun yalnızca araç sayısıyla açıklanmayacağını vurgulayarak şunları söyledi: “Büyükşehirlerde araçlar hem daha uzun süre trafikte kalıyor hem de dur-kalk yoğunluğu nedeniyle mekanik ve elektriksel aksamlar daha hızlı yıpranıyor. Özellikle İstanbul gibi metropollerde bu durum, arıza istatistiklerine doğrudan yansıyor.” En büyük pay motor ve elektrik arızalarında Arıza türlerine bakıldığında, motor arızaları açık ara ilk sırada yer aldı. Toplam vakaların yüzde 42,9’u motor kaynaklı sorunlardan oluştu. Bu oran, motor bakımının ihmal edilmesinin ya da araçların yaş ortalamasının yükselmesinin ciddi bir risk faktörü olmaya devam ettiğini gösteriyor. Motor arızalarını yüzde 29,7 ile elektrik sistemi arızaları izledi. Modern araçlarda artan elektronik donanım, konfor ve güvenliği artırırken; elektrik ve sensör kaynaklı problemlerin de daha sık görülmesine neden oluyor. Diğer dikkat çeken arıza türleri ise şu şekilde sıralandı: • Akü arızaları: %9,5 • Yürüyen aksam ve süspansiyon: %6,5 • Aktarma/şanzıman: %4,1 • Fren sistemi: %1,4 Bu dağılım, özellikle akü ve elektrik sistemlerinin mevsim geçişlerinde ve yoğun kullanımda sürücüler için kritik bir zayıf halka olmaya devam ettiğini ortaya koyuyor. Akü ve elektrik sorunları mevsimsel riskler taşıyor Diğer yandan Turan, akü ve elektrik arızalarına özel bir parantez açarak “Akü ve elektrik sistemleri, özellikle ani sıcaklık değişimlerinden çok hızlı etkileniyor. Sürücüler çoğu zaman araç çalışana kadar bir sorun olmadığını düşünüyor ancak zayıflayan aküler, yolda kalmanın en yaygın nedenlerinden biri. Basit bir kontrolle önlenebilecek arızalar, ciddi zaman ve maliyet kaybına yol açabiliyor.” değerlendirmesinde bulundu. Türkiye araç parkının yaşlanması arızaları tetikliyor Uzmanlara göre, Türkiye’de araç parkının yaş ortalamasının yüksek olması, motor ve yürüyen aksam arızalarının bu kadar ön planda olmasının temel nedenlerinden biri. Periyodik bakım aralıklarının uzatılması, düşük kaliteli yedek parça kullanımı ve yetkisiz servis müdahaleleri de arıza oranlarını artıran faktörler arasında yer alıyor. Tur Assist verileri, düzenli bakım yaptırılan araçlarda arıza kaynaklı yol yardım ihtiyacının belirgin şekilde düştüğünü gösteriyor. Bu durum hem bireysel sürücüler hem de filo yöneticileri için önleyici bakımın önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Yol yardım hizmetleri güvenli sürüşün ayrılmaz parçası Artan araç sayısı ve karmaşıklaşan otomotiv teknolojileriyle birlikte, yol yardım hizmetleri artık yalnızca “acil durum” değil, güvenli ve kesintisiz mobilitenin ayrılmaz bir parçası olarak konumlanıyor. 30 yıldır yol yardım ve asistans hizmeti verdiklerini aktaran Turan, önümüzdeki döneme ilişkin beklentileri şu sözlerle özetledi: “Veri odaklı analizler sayesinde, hangi bölgede hangi arızaların öne çıktığını net biçimde görebiliyoruz. Bu da hem sürücülere önleyici bakım konusunda rehberlik etmemizi hem de yol yardım operasyonlarımızı daha hızlı ve etkin şekilde planlamamızı sağlıyor.” Bakımsızlığın maliyeti arızada katlanarak artıyor Açıklanan veriler, sürücüler için net bir mesaj içeriyor: düzenli bakım, doğru servis tercihi ve basit kontroller; yolda kalma riskini ciddi ölçüde azaltıyor. Türkiye’nin araç arıza haritası hem bireysel kullanıcılar hem de sektör paydaşları için güçlü bir yol gösterici niteliği taşıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.