Hava Durumu

#Ankara

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Ankara haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ankara haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’nin Araç Arıza Haritası Belli Oldu Haber

Türkiye’nin Araç Arıza Haritası Belli Oldu

Arıza vakalarının yüzde 25’i üç büyük ilde Verilere göre, Türkiye genelinde araç arızasından kaynaklı toplam 150 binin üzerinde yol yardım hizmeti verildi. Arıza vakalarının en yoğun olduğu şehir İstanbul oldu. İstanbul’da gerçekleşen 36 bin 663 arıza vakası, tek başına toplam vakaların yaklaşık dörtte birini oluşturdu. İstanbul’u sırasıyla Ankara (16.545), İzmir (10.576), Antalya (7.361) ve Bursa (6.016) izledi. Bu tablo, araç sayısının ve günlük kullanım yoğunluğunun yüksek olduğu büyükşehirlerde arıza riskinin de paralel biçimde arttığını ortaya koyuyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Tur Assist CEO’su Timur Selçuk Turan, şehir bazlı yoğunluğun yalnızca araç sayısıyla açıklanmayacağını vurgulayarak şunları söyledi: “Büyükşehirlerde araçlar hem daha uzun süre trafikte kalıyor hem de dur-kalk yoğunluğu nedeniyle mekanik ve elektriksel aksamlar daha hızlı yıpranıyor. Özellikle İstanbul gibi metropollerde bu durum, arıza istatistiklerine doğrudan yansıyor.” En büyük pay motor ve elektrik arızalarında Arıza türlerine bakıldığında, motor arızaları açık ara ilk sırada yer aldı. Toplam vakaların yüzde 42,9’u motor kaynaklı sorunlardan oluştu. Bu oran, motor bakımının ihmal edilmesinin ya da araçların yaş ortalamasının yükselmesinin ciddi bir risk faktörü olmaya devam ettiğini gösteriyor. Motor arızalarını yüzde 29,7 ile elektrik sistemi arızaları izledi. Modern araçlarda artan elektronik donanım, konfor ve güvenliği artırırken; elektrik ve sensör kaynaklı problemlerin de daha sık görülmesine neden oluyor. Diğer dikkat çeken arıza türleri ise şu şekilde sıralandı: • Akü arızaları: %9,5 • Yürüyen aksam ve süspansiyon: %6,5 • Aktarma/şanzıman: %4,1 • Fren sistemi: %1,4 Bu dağılım, özellikle akü ve elektrik sistemlerinin mevsim geçişlerinde ve yoğun kullanımda sürücüler için kritik bir zayıf halka olmaya devam ettiğini ortaya koyuyor. Akü ve elektrik sorunları mevsimsel riskler taşıyor Diğer yandan Turan, akü ve elektrik arızalarına özel bir parantez açarak “Akü ve elektrik sistemleri, özellikle ani sıcaklık değişimlerinden çok hızlı etkileniyor. Sürücüler çoğu zaman araç çalışana kadar bir sorun olmadığını düşünüyor ancak zayıflayan aküler, yolda kalmanın en yaygın nedenlerinden biri. Basit bir kontrolle önlenebilecek arızalar, ciddi zaman ve maliyet kaybına yol açabiliyor.” değerlendirmesinde bulundu. Türkiye araç parkının yaşlanması arızaları tetikliyor Uzmanlara göre, Türkiye’de araç parkının yaş ortalamasının yüksek olması, motor ve yürüyen aksam arızalarının bu kadar ön planda olmasının temel nedenlerinden biri. Periyodik bakım aralıklarının uzatılması, düşük kaliteli yedek parça kullanımı ve yetkisiz servis müdahaleleri de arıza oranlarını artıran faktörler arasında yer alıyor. Tur Assist verileri, düzenli bakım yaptırılan araçlarda arıza kaynaklı yol yardım ihtiyacının belirgin şekilde düştüğünü gösteriyor. Bu durum hem bireysel sürücüler hem de filo yöneticileri için önleyici bakımın önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Yol yardım hizmetleri güvenli sürüşün ayrılmaz parçası Artan araç sayısı ve karmaşıklaşan otomotiv teknolojileriyle birlikte, yol yardım hizmetleri artık yalnızca “acil durum” değil, güvenli ve kesintisiz mobilitenin ayrılmaz bir parçası olarak konumlanıyor. 30 yıldır yol yardım ve asistans hizmeti verdiklerini aktaran Turan, önümüzdeki döneme ilişkin beklentileri şu sözlerle özetledi: “Veri odaklı analizler sayesinde, hangi bölgede hangi arızaların öne çıktığını net biçimde görebiliyoruz. Bu da hem sürücülere önleyici bakım konusunda rehberlik etmemizi hem de yol yardım operasyonlarımızı daha hızlı ve etkin şekilde planlamamızı sağlıyor.” Bakımsızlığın maliyeti arızada katlanarak artıyor Açıklanan veriler, sürücüler için net bir mesaj içeriyor: düzenli bakım, doğru servis tercihi ve basit kontroller; yolda kalma riskini ciddi ölçüde azaltıyor. Türkiye’nin araç arıza haritası hem bireysel kullanıcılar hem de sektör paydaşları için güçlü bir yol gösterici niteliği taşıyor.

Bu İşin Geleceği Artık Kalmadı Haber

Bu İşin Geleceği Artık Kalmadı

İNSANLAR ARTIK ESKİSİ GİBİ SEYAHAT EDEMİYOR Niğde doğumluyum. Bu sektöre çok küçük yaşlarda girdim. 14–15 yaşlarındayken Ankara Otogarı’nda işe başladım. Ankara garajında yaklaşık sekiz sene çalıştım, ardından askere gittim. Askerlikten sonra Bursa’ya geldim. Niğde, Ankara, Bursa üçgeninde büyüdük diyebilirim. Bursa’ya gelmemin sebebi burada köylülerimizin, çevremizin olmasıydı. Ayrıca iş imkânı da burada olduğu için Bursa’da yazıhane alarak bu işe devam ettik. Maşallah 32–33 senedir de Bursa’dayım, bu sektörün içindeyim. İnan ailesi olarak Türkiye genelinde yaklaşık 110–120 kişiye istihdam sağlıyoruz. Bu da ciddi bir katma değer demek ancak sektör genelinde işler hiç iyi gitmiyor. Son yıllar savaşlarla başladı, savaşlarla devam etti. Ekonomi kötü, enflasyon yüksek. Fiyat uygulamaları artık vatandaşı da zorluyor. İnsanlar haklı olarak seyahat edemiyor. UÇAKLA NASIL REKABET EDELİM… Eskiden işler iyiydi. Bu kadar araba yoktu, herkesin elinde araç yoktu. İş vardı. Şimdi filomuzda 16 tane aracımız var. Araçlarımız tek model değil, farklı modeller var. 2015 modelden başlayıp 2025 modele kadar uzanan bir filomuz var. Marka olarak ağırlığımız Mercedes-Benz otobüslerinde. Yaklaşık yüzde 90’ı Mercedes. Bunun sebebi de net: ustası var, parçası var, bakımı daha kolay ve daha uygun. Otobüsle uçak arasındaki fiyat makası bazı dönemlerde çok açılıyor. İşin yoğun olduğu zaman uçak beş kat pahalı oluyor, işin olmadığı zaman kafa kafaya geliyor. Bizim uçakla rekabet etme şansımız yok çünkü Saatlerce gittiğim yere uçak bir saatte ulaşıyor. NE DERNEKLER NE DE FEDERASYONLAR YETERİNCE GÜÇLÜ DEĞİL Sektörün ciddi bir sahipsizliği var. Dernekler, federasyonlar yeterince güçlü değil. Firma sahiplerinin bir araya gelmesi gerekiyor ama artık herkes son aşamaya gelmiş durumda. Şu an birçok firma bitme noktasında. Kimse bu şartlarda uzun süre ayakta kalamaz. Rekabet de bitti artık. Kimsenin ne fiyat kıracak gücü kaldı ne de havaya para atacak hali. Şu anda Ankara, İstanbul, Mersin, Bursa, Çanakkale ve Bandırma hatlarında çalışıyoruz. Batı Anadolu ağırlıklı bir çalışma düzenimiz var. Doluluk oranları ise artık eski anlamını yitirdi. Eskiden yaz sezonunda Mersin ve Niğde yolcusu çok olurdu. Şimdi araba başına 15–20 direkt yolcu bile bulmak zorlaştı. Direkt yolcu neredeyse kalmadı. ÖNÜMÜZÜ GÖREMEDİĞİMİZ BİR ORTAMDA YATIRIM YAPMAK MANTIKLI DEĞİL Otobüs yatırımı konusunda şu an çok temkinliyiz. Yeni araç almayı düşünmüyoruz çünkü sektörün nereye gittiğini göremiyoruz. Önümüzü göremediğimiz bir yerde yatırım yapmak istemiyoruz. Elimizdekiyle ayakta kalmaya çalışıyoruz. 2024 biraz daha iyiydi ama 2025 daha da kötü geçti. İş beklemediğimiz bir dönemde yeni yatırım yapmak bize mantıklı gelmiyor. Bugün bilet fiyatları hâlâ çok düşük. Milyonluk araçlar, yüksek otogar ücretleri, personel maliyetleri var ama bilet fiyatı artmıyor. Uçak yazın 8–9 bin liraya çıkıyor, biz aynı fiyata satamıyoruz. Rekabet etme gücümüz yok. Sezon dediğimiz şey de artık 45 günü geçmiyor. TÜM MALİYETLER BİZİM SIRTIMIZDA Personel maliyetleri çok ağır. Bir personelin toplam maliyeti neredeyse 60 bin lirayı buluyor. Üstelik personel bulmak da çok zor. Çalışanların hacizleri, cezaları, kaptanların yolda yaptığı ihlaller, hepsi dönüp dolaşıp bize yansıyor. Bunlarla uğraşmak için neredeyse iki personel sadece evrak ve ceza takibi yapıyor. Bu da ayrı bir maliyet. Otogar çıkış ücretleri, kiralar ve ortak giderler sürekli artıyor. Bursa çıkışı 975 lirayken 1.250 liraya çıktı. Otogarların verdiği hizmetle aldıkları paralar arasında ciddi bir dengesizlik var. Bu yük tamamen esnafın sırtına biniyor. YOLCUYA CEVAP VEREN, SORUNLARA ÇÖZÜM ÜRETEN YAZIHANEDİR! Yazıhane işletmeciliği tarafında da durum iç açıcı değil. Bugün hiçbir yazıhane gerçekten para kazanamıyor. İnsanlar yıllardır bu işi yaptığı için bırakamıyor. Başka bir iş yapma şansı da yok. Benim yaşım 59–60. Bundan sonra ne iş yapabilirim? Zaten bu yüzden çocuklarıma bu işi yaptırmak istemiyorum. Bu mesleğin geleceği kalmadı. Bu sektörün ayakta kalması için tek çözüm var: Yazıhaneci, firma sahibi ve internet bilet sistemi birlikte düşünülmeli. Yazıhanesiz olmaz, firması olmadan da olmaz. Herkesin pastadan adil bir pay alması gerekiyor. Yazıhaneci sadece bilet satan kişi değildir. Kaza olduğunda, arıza olduğunda, yolcu mağdur olduğunda sahada olan yazıhanecidir. Yolcuya cevap veren, çözüm üreten yine yazıhanedir. BU İŞİN NEREYE GİDECEĞİNİ KESTİREMİYORUM Bayramların kışa gelmesi biraz nefes aldırabilir. Ocak, şubat, mart bizim en zor dönemimiz. Bu dönemlerde birkaç gün bile hareket olması bizi rahatlatır. Üniversitelerin çoğalması da yolcu dağılımını bozdu. Eskiden birkaç okul için dolu otobüsler kalkardı, şimdi herkes dağılmış durumda. Açık konuşayım, ben seneye ne olacağını bilmiyorum. Nereye gideceğimizi bilmiyoruz. Ama bu şartlarla bu işin uzun süre devam etmesi çok zor.

Yolcu Sayılarımız Her Ay Düzenli Bir Şekilde Artıyor Haber

Yolcu Sayılarımız Her Ay Düzenli Bir Şekilde Artıyor

DEDEMİZDEN BİZE, BİZDEN DE ÇOÇUKLARIMIZA… Bursa Orhangazi’nin Narlıca beldesinde doğdum. Bursalıyım. Bu sektörde üçüncü kuşağım. Dördüncü kuşak olarak çocuklarım da şu an işin içinde, sahada çalışıyorlar. Dedelerimiz zamanında başlayan bu işi, dededen babaya, babadan bize, bizden de çocuklara taşımış durumdayız. Biz bu işe arabacılık olarak başladık. Ben de lise bittikten sonra sektöre muavinlik yaparak girdim. Muavinlikten şoförlüğe, şoförlükten yazıhane işletmeciliğine geçtik. Kademe kademe, adım adım geldik. Narlıca bizim eskiden kooperatifimizdi. Kooperatif hâlâ aktif ama ticari faaliyet yürütmüyor. 2025 yılının 15 Ocak’ında Narlıca’yı şirket bünyesinde yeniden faaliyete geçirdik. Tescilimizi aldık, belgelerimizi tamamladık ve kendimize yeni bir yol çizdik. SEFER SAYILARIMIZI ARTIRARAK YATIRIMLARIMIZLA HİZMET AĞIMIZI GENİŞLETECEĞİZ İlk etapta Bursa–Sakarya ekspres seferleriyle başladık. Sabah 7’den akşam 21’e kadar her saat karşılıklı sefer yapıyoruz. Şu anda 35 aracımız var. Yatırımlarımız da devam ediyor. Mart ayında iki adet Travego, yine iki adet sıfır Tourismo teslim alacağız. Haziran ayında dört araç daha geliyor. 2026 için sekiz araçlık yatırım planımız var. Hem filoyu yeniliyoruz hem de firmayı büyütüyoruz. Hâlihazırda Sakarya’ya saat başı sefer yapıyoruz. Bolu–Ankara hattımız var. Zonguldak’a başladık. Çanakkale–Zonguldak hattında ilk etapta üç servisle başlıyoruz. Bartın’ı da planlıyoruz. İnegöl’den kalkışlı araçlarımız var. Ankara’dan günde sekiz servisimiz bulunuyor. Yaz aylarında Ayvalık, Küçükkuyu, Çeşme, Didim, Bodrum ve Marmaris hatlarını da devreye almayı planlıyoruz. KÖPRÜ MALİYETLERİ YÜKSEK AMA ZAMAN KAZANIYORUZ Şu an filomuzda bireyselci yok. Çok talep var ama baştan işi sıkı tutmak istiyoruz. Kısa mesafelerde bile araçlarımız üç ikramla gidiyor. Yolcularımız zamandan kazanıyor. Güzergâh olarak Bursa–Gebze–İzmit–Sakarya hattını kullanıyoruz. Köprü geçişleri nedeniyle maliyet yüksek ama zaman ciddi şekilde kısalıyor. Yolcumuz rahat etsin diye bu maliyetin altına girdik. Alt yoldan talep olduğu için Zonguldak ve Bolu tarafına giden araçlarımızı alt yoldan yönlendireceğiz. Saat başı olan seferler ekspres, uzun mesafe olanlar alt yoldan gidecek şekilde planladık. Yeni güzergâhla eski yol arasında yaklaşık bir saat fark var. Alt yoldan 3–3,5 saatte gidilen yolculuklar bizim ekspreslerde 2 saatte tamamlanıyor. BU MALİYETLER KARŞISINDA REKABETLE KİMSE KAZANAMAZ Maliyetler çok ciddi şekilde arttı. Personel maliyetleri, kiralar, sigortalar, lastikler, akaryakıt… Her şeye zam geldi ama bilet fiyatlarına aynı oranda zam yapamıyoruz. En büyük gider kalemimiz akaryakıt, otoban ve köprü geçişleri ile garaj çıkış ücretleri. Bursa otogarından çıkan bir araç geceden kalmışsa minimum 1.300 lira ödüyor. Transit araçlar bile ciddi bedeller ödüyor. Bugün bir otobüs 24–25 milyon lira bandında. Bu araçların sigortası, personeli, bakımı derken yatırımın karşılığı eskisi gibi alınamıyor. Firmalar zararına taşımaya devam ederse bu işin sonu kapatmaya gider. Rekabetle kazananı bugüne kadar görmedik. ZAMANI SATIN ALMAK MÜMKÜN DEĞİL Nartur Narlıca olarak ciddi bir istihdam sağlıyoruz. Sadece Bursa bölgesinde şoför, host, yazıhane dahil 120–230 kişi arasında bir istihdam var. Bu insanların hepsi evine ekmek götürüyor. Bu yüzden bugün zararına da olsa ayakta kalmaya çalışıyoruz. Firmayı kurarken gördüğümüz eksiklik şuydu: Yolcular zaman kaybından şikâyetçiydi. Biz de maliyeti göze alarak üst yoldan, durmadan giden, ekspres bir konsept oluşturduk. Zaman satın alınamıyor. İnsanlar rahat etsin, dinlenerek gitsin istedik. ARAÇ İÇİ İKRAM KONUSUNDA İDDİALIYIZ Araçlarımızda ikram konusunda çok iddialıyız. Sıcak–soğuk içecekler, kahve çeşitleri, çaylar, ikramlar sürekli veriliyor. Yolcu aç biniyor, tok iniyor. Hatta bunu özellikle söyleyen yolcularımız oluyor. İstediği kadar alabiliyor, bir sınır koymuyoruz. Yolcu geri dönüşleri çok olumlu. Sosyal medya ve mail üzerinden gelen tüm geri dönüşleri takip ediyor, hepsine cevap veriyoruz. Bir kere bizi tercih eden yolcunun devamı geliyor. ÖNÜMÜZDEKİ SÜREÇTEN UMUTLUYUZ AMA… Filomuzda Man ve Mercedes ağırlıklı çalışıyoruz. Sakarya hattında 2024 model ve üzeri araçlarımız var. 2026 yılı zor bir yıl olacak gibi görünüyor. Maliyetler yüksek, piyasada fiyat dengesizliği var. Kimisi 600 liraya bilet kesiyor, kimisi 1.000 liraya. Bu sürdürülebilir değil. Devletin bazı konularda taşımacıya destek vermesi gerekiyor. Yolcu sayılarında ise her ay artışımız var. Yeni hatlar ve yeni şehirlerle bu artış daha da devam edecek. Önümüzde 15 tatil var, umutluyuz. Ramazan’a kadar biraz durgunluk olur ama Ramazan Bayramı ile birlikte sezon açılır. Bayramların kışa gelmesi de bizim sektör için biraz nefes aldırıyor. İnşallah önümüzdeki dönem daha dengeli, daha sürdürülebilir bir tablo olur.

Hayallerimizi Kâmil Koç ile Gerçekleştirdik Haber

Hayallerimizi Kâmil Koç ile Gerçekleştirdik

MERDİVENLERİ TEK TEK ÇIKARAK BU NOKTAYA GELDİM 1982 yılında Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde doğdum. Çocukluğumdan itibaren karayolu taşımacılık sektörünün içindeyim. Bu iş bizim için sadece bir meslek değil; baba mesleği, dede mesleği. Eskiden kendi firmamız vardı. İlkokulu bitirdiğim dönemlerden itibaren yaz tatillerinde otogarda bilet keserek işe başladım. Sonra yazıhanede çalıştım, muavinlik yaptım. Bugün işletmeciliğini yaptığım işi gerçekten en dipten, en tabandan başlayarak öğrendim. Merdivenleri tek tek çıkarak bu noktaya geldim. Şu anda Kütahya’da Kâmil Koç işletmeciliğini yürütüyorum. KÜTAHYA’DA UZUN YILLARDIR HİZMET VERİYORUZ İlk şirket ismimiz Tavşanlı Tur’du. Sonra büyüyerek Kütahya Lider adını aldık. Uzun yıllar boyunca Kütahya Lider markasıyla İstanbul, Ankara, Antalya gibi şehirlere seferler düzenledik. Ancak zamanla sektörde yaşanan sıkıntılar, maliyetler ve rekabet bizi küçülmeye zorladı. O süreçte yerel firma olarak elimizden geleni yaptık fakat bazı noktalarda büyük bir markanın gücüne ihtiyaç olduğunu fark ettik. KÂMİL KOÇ’A KATILAN İLK İLÇE İŞLETMECİSİYİZ Kâmil Koç ile aslında bağlantımız yıllardır vardı. Tavşanlı’dan Bursa’ya çok sık sefer yaptığımız için Bursa Bölge Müdürü Aydın Tokatlı ile tanışma fırsatımız oldu. Kendisiyle zaman zaman istişare ederdik. O dönem bize özgüven kazandıran, cesaret veren de odur. Kendi öz malımız olan otobüsleri ve yazıhaneleri Kâmil Koç markasıyla buluşturmaya karar verdik. Kütahya Astur’dan ayrıldık ve Kâmil Koç çatısı altında Hisarcık, Emet, Tavşanlı ve Kütahya’daki tüm yazıhanelerde hizmet vermeye başladık. 2017 yılında Kâmil Koç’a ilk katılan ilçe işletmecisi biz olduk. İlçe yazıhaneleri bize aitti, şehir merkezindeki işletmeciliği ise Kâmil Koç yürütüyordu. Pandemi döneminde Kütahya yazıhanesinin işletmesi de bize devredildi. O günden bu yana tek çatı altında ilerliyoruz. KÂMİL KOÇ’UN KURUMSAL ALTYAPISINI KULLANMAK BİZİM İŞLERİMİZİ KOLAYLAŞTIRIYOR Kurumsal bir yapının altyapısını kullanmak çok büyük konfor. Yerel firma ile çalışırken yaşadığımız en büyük sıkıntılardan biri servis ağının zayıflığıydı. İstanbul’a giden yolcu, “Oğlum şu semte servisiniz yokmuş, kızım gelmek zorunda kaldı” diye şikâyet ederdi. Kurumsal yapı sayesinde bu sorunlar tamamen ortadan kalktı. Ayrıca İnternet sitesi düzgün çalışıyor, yolcu online işlemlerini sorunsuz yapıyor. Çağrı merkezi güçlü, yolcu sorununu direkt çözüyor. Servis ağı çok geniş, özellikle İstanbul’da en dip noktalara bile ulaşabiliyor. Sefer sayıları arttı, artık istediğimiz saatleri ekleyebiliyoruz. Yerel firmanın asla yapamayacağı şeyleri bugün Kâmil Koç çatısında rahatlıkla yapabiliyoruz. HAYALLERİMİZİ KÂMİL KOÇ İLE GERÇEKLEŞTİRDİK Çocukken hep düşünürdüm: “Bizim ilçeden neden sadece Ankara ve İstanbul’a araba kalkıyor? Hiç mi başka şehre direkt sefer olmayacak?” Kâmil Koç’la bu hayali gerçekleştirdik. Bugün Tavşanlı’dan çıkan bir otobüs Van’a kadar gidiyor. 24–25 saatlik direkt sefer yaptık. Bartın’a, Amasra’ya, Rize’ye, Trabzon’a, Samsun’a direkt araç gönderiyoruz. Hatta Tavşanlı’dan Sivas’a bile çalıştık. Van seferi başladığında Van’daki işletmeci bize, “Sizin ilçeden Van’a ne yolcusu çıkar?” diye sormuştu. Sonradan öğrendik ki Tavşanlı’da tamamen Vanlıların yaşadığı bir mahalle varmış. Bu yolcu potansiyelinin farkına ancak çalışınca vardık. Amasra’ya ilk seferleri düzenlediğimizde oranın turistik potansiyelini bizzat gördük. İnsanlar tatil için gerçekten gidiyormuş; yıllardır fark etmemişiz. BURADA ÇALIŞMAK “DENEYİP GÖREBİLME CESARETİ” SAĞLIYOR Kâmil Koç ile çalışmamızın en büyük avantajı: “Deneyip görebilme cesareti.” Ulusal marka olunca “Bu sefer tutar mı, tutmaz mı?” kaygısı olmuyor. Projeyi aklında kuruyorsun, birkaç gün içinde hayata geçirebiliyorsun. Bartın’a ilk seferi yaptığımızda yıllardır o hatta çalışıyormuşuz gibi tuttu. Teknoloji çağında her şey dijital artık. Yolcu telefonundan bilet alıyor, çağrı merkezi her sorunu çözüyor, lastik, akü, ikram gibi giderlerde toplu alım avantajı var. Örneğin, piyasada 1000 TL olan bir lastiği biz Kâmil Koç’un alım gücü sayesinde 850 TL’ye alıyoruz. Aynı marka, aynı ürün. Bu bile tek başına büyük avantaj. İkram maliyetleri bireysel alımda iki katına çıkar ama biz firmadan çok uygun fiyata alıyoruz. Bu yüzden yolcuya gönül rahatlığıyla daha fazla ikram verebiliyoruz. ÖDEMELERİMİZ, AYIN 16’SINA BİLE KALMAZ Paramız hiçbir ay 16’sına kalmaz. Ödemeler her ayın 15’inde, öğleden sonra tıkır tıkır hesabımıza yatar. Bu düzen sayesinde biz de tedarikçilerimize rahatlıkla söz verebiliyoruz. Diğer işletmeci arkadaşlarımız “1 hafta paramızı alamıyoruz, kartla mazot çekiyoruz” gibi sorunlar yaşarken biz bunlarla hiç uğraşmıyoruz. GÜNÜN HER SAATİ İLETİŞİM KURABİLİYORUZ Yönetimle iletişimimiz inanılmaz güçlü. Host biriminden teknik ekibe, çağrı merkezinden bölge müdürüne kadar herkesle istediğimiz saatte iletişim kurabiliyoruz. En üst yönetici Çağatay Kepek’i bile gece 23.00’te arasak telefonumuzu açar. Bölge müdürleriyle günde üç kez konuştuğumuz olur. Güney Marmara Bölge Müdürlüğü bizim için çok kritik. Yeni projelerde 10–15 kez görüşüp saat saat seferleri birlikte planlıyoruz. İş gerçekten birlikte yönetiliyor. BÖLGEMİZDEKİ YOLCU SİRKÜLASYONU ÇOK YÜKSEK Yazın günlük 120–130, kışın ise 90–100 araç geçiyor buradan. Direkt olarak Kütahya’dan İstanbul, Ankara, Eskişehir, Rize, Trabzon, Samsun, İzmir, Bartın, Amasra gibi birçok ile sefer yapıyoruz. Kütahya bir öğrenci ve asker şehri olduğu için 9 ay boyunca yoğun bir yolcu sirkülasyonu var. Plakalarımızın 43 olması güzel bir avantaj. 43 plakalı araçla, Kütahyalı personelle seyahat ediyor. Özellikle küçük ilçelerde bu çok önemli. İnsanlar çocuğunu, annesini tanıdığı güvendiği birine emanet etmek istiyor. Kamil Koç logosu ile tanıdık işletmeci bir araya geldiğinde güven de tam anlamıyla sağlanmış oluyor. OPERASYON YÖNETİMİ NOKTASINDA HIZLI AKSİYON ALABİLİYORUZ. Buradaki en önemli avantajlardan biri de operasyonun çok iyi yönetilmesi. En alt seviyeden en üst seviyeye kadar herkes işin hızlı ve doğru yürümesinin önemini biliyor. Saat planlaması, yolcu profili, aktarma noktaları, hepsi istişareyle belirleniyor. Bugün gece 03.00’te Kütahya’dan İzmir’e ekspres sefer yapıyoruz ve inanılmaz talep görüyor. Çünkü yolcu şunu diyor: “Niye 2 saat daha fazla yolda kalayım? Gecenin ikisinde binip daha erken varırım.” Yolcu artık bilinçli, beklentisi yüksek. Biz de hem hizmet kalitemiz hem kurumsal altyapı hem de doğru planlamayla bu beklentiye tam karşılık veriyoruz.

Otokar'a "Ortak Yarınlar" Programından  Prestijli Ödül Haber

Otokar'a "Ortak Yarınlar" Programından Prestijli Ödül

Koç Topluluğu şirketlerinden Otokar'ın SATSO Motorlu Araçlar Teknolojisi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile hayata geçirdiği "Otokar ile Güçlü Yarınlar" projesi, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu'nun (TİSK) düzenlediği Ortak Yarınlar Ödül Programı'nda "İşimizin Yarını" kategorisinde ödüle layık görüldü. Ankara ATO Congresium'da gerçekleştirilen tören Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'ın katılımıyla gerçekleşti. İLK YILINDA 550 ÖĞRENCİNİN GELECEĞİNE DEĞER KATTI Geçen yıl başlatılan ve ilk yılında 550 öğrenciye ulaşan Otokar ile Güçlü Yarınlar projesi, elektrikli araç teknolojileri alanında uzman işgücünün yetişmesine öncülük ediyor. Türkiye'nin ilk elektrikli araç eğitim merkezlerinden biri olan Elektrikli Araçlar Atölyesi'nin kurulması ile başlayan proje, öğrencilere staj imkânı, burs desteği ve sektörel eğitimler sunuyor. Proje kapsamında 11. sınıf öğrencileri Otokar tesislerinde uygulamalı derslere katılırken, atölyede öğrenciler güncel teknolojilere ulaşma imkânı buluyor. 2024-2025 eğitim-öğretim döneminde 106 öğrenci "Temel Sıkma Teknikleri" eğitimi aldı, 26 öğrenci elektrikli araç bakım ve güvenlik konusunda 1E Eğitimi ile yetki belgesi elde etti. Ayrıca 190 öğrenciye Otokar İş Güvenliği uzmanları tarafından otomotiv sektöründe İSG eğitimi verildi. Geçen yıl 12 öğrenciye sağlanan burs desteğinin bu yıl 15 öğrenci ile devam etmesi planlanıyor. Kız öğrencilerin teknik alanlara yönelmesini desteklemek için burs desteğinde kız öğrenciler önceliklendiriliyor. "GELECEĞİ ŞEKİLLENDİRECEK OLAN, BUGÜN DOĞRU YETKİNLİKLERLE DONANMIŞ GENÇLERİMİZ" Düzenlenen törende ödülü teslim alan Otokar İnsan, Kültür ve Dönüşüm Lideri Ali Katipoğlu, "60 yılı aşkın süredir Türkiye'nin otomotiv sanayisine yön veren bir kurum olarak, üretim kadar insan kaynağına da yatırım yapmayı önceliğimiz olarak görüyoruz. 'Otokar ile Güçlü Yarınlar' projesiyle öğrencilerin sadece teorik bilgiyle değil, sektörel uygulamalarla da gelişimini destekliyoruz. Elektrikli araç teknolojileri artık bir tercih değil, sektörün yeni standardı. Bu dönüşümde ülke olarak rekabet gücümüzü artırmanın yolu, gençlerimizi bugünden bu alanda yetkin kılmaktan geçiyor" dedi. Gençlerin kazanacağı her yetkinliğin Türkiye'nin elektrikli araç ekosistemindeki gücünü artıracağını belirten Katipoğlu; "Otokar olarak bu sürecin parçası olmaktan, gençlerimizi desteklemekten, onları geleceğe hazırlamaktan gurur duyuyoruz. TİSK'in Ortak Yarınlar Ödül Programı'nda 'İşimizin Yarını' kategorisinde ödüle layık görülmemiz, projemizin yarattığı değerin görünür kılınması açısından son derece anlamlı. Bu ödül, mesleki eğitime verdiğimiz desteğin ve geleceğe yatırım yapma kararlılığımızın bir yansıması. Bizi bu kıymetli ödüle layık gören başta TİSK yöneticileri olmak üzere, herkese teşekkür ederiz" açıklamasını yaptı. ORTAK YARINLAR 13 YILDIR SOSYAL SORUMLULUK PROJELERİNE IŞIK TUTUYOR TİSK tarafından düzenlenen Ortak Yarınlar Ödül Programı, kurumsal sosyal sorumluluk alanında farkındalık yaratmayı ve sosyal fayda üreten projeleri görünür kılmayı amaçlıyor. Bugüne kadar 1.000'e yakın kurumun 1.500'e yakın projesi ile başvuru yaptığı programda ödüllendirilen projeler aracılığıyla 20 milyon kişiye ulaşıldı. "İşimizin Yarını" kategorisi, iş, iş kültürü ve işgücü dönüşümünün, sektörlerin geleceğin meslekleri ve yetkinlikleri kapsamında güçlendirilmesine yönelik projeleri değerlendiriyor. Otokar'ın teknoloji alanında yetkinliklerin attırılmasına odaklanan "Otokar ile Güçlü Yarınlar" projesi, geleceğin iş gücüne yaptığı yatırım ve mesleki eğitime sağladığı katkıyla bu kategoride ödüle layık görüldü.

Mercedes-Benz Türk’ün Bayi Ağı ve Yetkili Servis Yeniden Yapılanma Süreci Koluman Ankara ile Tam Gaz Devam Ediyor Haber

Mercedes-Benz Türk’ün Bayi Ağı ve Yetkili Servis Yeniden Yapılanma Süreci Koluman Ankara ile Tam Gaz Devam Ediyor

Mercedes-Benz Türk, müşteri deneyimini güçlendirmeyi merkezine alan bayi ve yetkili servis ağı yeniden yapılanmasınıyeni yatırımlarla sürdürüyor. Bu kapsamda Koluman Ankara Tesisi görünüm açısında Daimler Truck’ın yeni global kurumsal kimlik dönüşümünü hayata geçirirken, aynı zamanda kamyon ve otobüs müşterilerinin ihtiyaçlarına göre yeniden tasarlandı. Gölbaşı’nda Ankara – Konya ana güzergahı üzerinde yer alan tesis; geniş servis alanı, modern mimarisi, operasyonel verimliliği artıran yapısı ve ağır ticari araç müşterilerinin beklentilerini merkeze alan planlamasıyla öne çıkıyor. Mercedes-Benz Türk Bayi Ağı ve İş Geliştirme Direktörü Can Balaban konuyla ilgili yaptığı açıklamada: “Mercedes-Benz Türk olarak bayi ağımızla birlikte 9.000’i aşkın çalışana istihdam sağlıyoruz. Satıştan, satış sonrası hizmetlere kadar her alanda daha da uzmanlaşmış, daha da hızlı hizmet ağı için büyük bir yatırım atağı içindeyiz. Yeniden yapılanma sürecimizyalnızca fiziki yenilemeden ibaret değil; hizmet süreçlerimizin, ekip yapılanmalarımızın ve müşteri temas noktalarımızın geleceğin ihtiyaçlarına göre yeniden tasarlanmasını kapsayan bütünsel bir yaklaşım. Kamyon ve otobüs müşterilerinin beklentileri oldukça net: hızlı hizmet, doğru teşhis, uzman ekip ve kesintisiz operasyon desteği. Koluman Ankara Tesisi, modern altyapısı ve ağır ticari araç odaklı hizmet modeliyle bu beklentilere yanıt verecek şekilde kurgulandı. Ankara’daki bu yatırımın, bölgedeki taşımacılık ekosistemine ve müşteri memnuniyetine önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz” dedi. Koluman Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Ticari Araçlar Direktörü Ali Türkay Saltık ise: “Koluman Holding 1965 yılında Ankara’da kuruldu. Bugün 60 yılda 2.000 çalışan, 20 lokasyon ile 5 ülkede hizmet veriyoruz. Mercedes-Benz Türk bayi ağında İstanbul, Ankara, Aksaray, Mersin ve Gaziantep olmak üzere 5 lokasyonda faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Müşterilerimize ulaşmanın, müşterilerimizin beklentilerini anlamanın her zamankinden daha değerli olduğu bir dönemdeyiz. Yeniden yapılanma süreci kamyon ve otobüs müşterilerimizin beklentilerine daha da fazla odaklanan bir hizmet modeli sunmamızı sağlıyor. Mercedes-Benz Türk’ün bayi ve yetkili servis ağında yeniden yapılanma vizyonu ile uyumlu şekilde tasarlanan Koluman Ankara bayimiz, 36 bin metrekarelik geniş alanı ve 6 bin metrekarelik kapalı bölümüyle müşterilerimize modern, fonksiyonel ve verimli bir yapı sunuyor. Ankara bayimiz yeniden yapılanma sürecimizin ilk tamamlanan lokasyonu olması açısından da bizim için çok özel. Bu süreçte hem mimari hem iç tasarım anlamında her detayı yeniden ele aldık ve tesisimizi Mercedes-Benz Türk standartlarında ağır ticari araç müşterilerimizin ihtiyaçlarına göre şekillendirdik. Koluman Holding olarak 60 yıla yakın süredir Mercedes-Benz Türk markasıyla yan yana büyüdük; bugün de yeniden yapılanma süreci ile birlikte müşterilerimize daha da güçlü bir deneyim sunmaktan gurur duyuyoruz” dedi. Yeni mimari yapılanmasıyla hizmete başlayan Koluman Ankara, Mercedes-Benz Türk’ün Türkiye genelinde sürdürdüğü bayi ağı yeniden yapılanma sürecinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Program kapsamında yenileme çalışmaları, yıl içinde Mersin, Gaziantep, İstanbul ve Aksaray’daki diğer Koluman bayi lokasyonlarında tamamlanarak devreye alınacak. Mercedes-Benz Türk, bu yatırımlarla birlikte ağır ticari araç segmentindeki hizmet ağını daha da güçlendirirken, müşterilerine her noktada aynı kaliteyi ve uzmanlığı sunma hedefini sürdürüyor.

Mercedes-Benz Türk’ün Sağlık Bakım Tırı 6 Etkinlikte 2.775 Şoföre Ulaştı Haber

Mercedes-Benz Türk’ün Sağlık Bakım Tırı 6 Etkinlikte 2.775 Şoföre Ulaştı

Kamyon şoförlerine ücretsiz sağlık ve kişisel bakım hizmetleri sunmak amacıyla Mercedes-Benz Türk tarafından hayata geçirilen Sağlık Bakım Tırı Projesi, yaz döneminin ardından yeniden yollara çıktı. Proje, Eylül itibarıyla Gaziantep, Ankara ve Mersin’de düzenlenen etkinliklerle yeni sezona hızlı bir başlangıç yaptı. Bu yılın sonuna kadar Antalya, İzmir, İstanbul ve Habur Sınır Kapısı’nda gerçekleşecek etkinliklerle devam edecek proje, şimdiye kadar 6 farklı lokasyonda toplam 2.775 şoföre ulaştı. Mercedes-Benz Türk’ün Türkiye genelinde yürüttüğü ödüllü projesi, kamyon şoförlerinin hem fiziksel hem de ruhsal sağlığına destek olmayı sürdürüyor. Proje kapsamında şoförlere iç hastalıkları uzmanı ve psikolog tarafından temel sağlık kontrolleri ücretsiz olarak sunulurken, fizyoterapist tarafından ise araç içinde yapılabilecek egzersizler uygulamalı olarak gösteriliyor. Bu sayede şoförlerin uzun yolculuklarda sağlıklı kalmaları ve kas-iskelet sistemlerini korumaları hedefleniyor. 23 Ödülle Taçlanan Proje Sağlık Bakım Tırı, bugüne kadar Kristal Elma ve Felis gibi sektörün en prestijli organizasyonlarında toplam 23 ödül kazanarak sosyal sorumluluk alanındaki başarısını kanıtladı. Her yıl hizmet kapsamını genişleten Mercedes-Benz Türk, bu yıl projeye yeni bir boyut kazandırdı. Artık her lokasyonda gerçekleştirilen etkinliklerde şoförler için eğitici video içerikleri hazırlanıyor ve bu içerikler etkinliğe katılamayan şoförlerle de sosyal medya üzerinden paylaşılıyor. Bu yenilik sayesinde proje yalnızca yüz yüze etkinliklerle sınırlı kalmıyor, dijital platformlar üzerinden çok daha geniş bir şoför kitlesine ulaşıyor. Böylece Mercedes-Benz Türk, yalnızca kamyon ve otobüs üreticisi kimliğiyle değil, toplumsal faydaya öncülük eden bir marka olarak da öne çıkıyor. Yıl Sonuna Kadar Dört Yeni Durak 2025 sezonunda şimdiye kadar 6 farklı şehirde etkinlik düzenleyen Sağlık Bakım Tırı, yıl sonuna kadar Antalya, İzmir, İstanbul ve Habur Sınır Kapısı duraklarında şoförlerle buluşacak. Şoförlerin sağlık ve refahını artırmayı amaçlayan proje, aynı zamanda onların sosyal yaşamlarına dokunarak sektör genelinde farkındalık yaratmaya devam ediyor. Bu etkinliklerde sadece sağlık kontrolleri değil, aynı zamanda motivasyon artırıcı etkinlikler, eğitim seminerleri ve sürücügüvenliğine yönelik bilgilendirmeler de yapılıyor. Proje, yıl sonu itibarıyla toplam erişim sayısını önemli ölçüde artırarak sektörün sosyal sorumluluk bilincini güçlendirmeyi hedefliyor

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.