Hava Durumu

#Giresun

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Giresun haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Giresun haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kâmil Koç'un Her Birimi Çözüm Odaklı Becerilerle Donanmış Haber

Kâmil Koç'un Her Birimi Çözüm Odaklı Becerilerle Donanmış

ELEKTRONİKTEN BELEDİYEYE, BELEDİYEDEN KÂMİL KOÇ'A 1975 yılında Tirebolu'da doğdum. Evliyim, bir kız çocuğum var. Elektrik-Elektronik bölümü mezunuyum. Mezuniyet sonrasında araçların elektronik beyin yapıları ve ön konsol sistemleri üzerine çip tasarım süreçlerinde görev aldım; teknik dünyanın içinde geçirdim o yılları. Daha sonra İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde çalışmaya başladım. Orada hem işletme kademelerinde görev üstlendim hem de Anadolu yakasında belediye otobüslerinde şoförlük yaptım. Direksiyonun arkasında geçirdiğim o yıllar, yolcu taşımacılığını sahadan tanımamı sağladı; bu deneyim ilerleyen süreçte işletmecilik anlayışımın temel taşlarından biri oldu. Belediyedeki görevimin ardından İstanbul Anadolu yakasında iki noktada Kâmil Koç acenteciliği aldık. Emeklilik hakkım gelince içimde net bir his oluştu: memlekete dönmek ve buradaki insanlara hizmet etmek. "Bu insanlarla bağ kurmak istiyorum, burada bir şeyler üretmek istiyorum" dedim ve Giresun işletmeciliğini devraldım. On dört yıldır aralıksız devam ediyorum. KÂMİL KOÇ AİLESİNDE OLMAKTAN ÇOK MUTLUYUM On dört yıllık işletmecilik sürecimde Kâmil Koç ile ilgili şunu net olarak söyleyebilirim: bu şirket çözüm üretmek üzerine kurulmuş. Yolcuya değer veriyor mu? Kesinlikle evet. Bir yolcuda şikâyet varsa, bunun kaynağı Kâmil Koç'un yapısından değil, işletme düzeyindeki bir aksaklıktan kaynaklandığını düşünüyorum. Kâmil Koç'un her birimi çözüm odaklı becerilerle donanmış; ihtiyaç duyduğumuzda her türlü desteği alabiliyoruz. Dijitalleşme konusunda da çok ilerideyiz. Kâmil Koç'ta her süreç artık yazılım tabanlı yürüyor; bu altyapının tüm imkânlarından eksiksiz yararlanıyoruz. Bilet satışından sefer takibine, yolcu bilgilendirmesinden operasyonel raporlamaya kadar sistemin gücü sahaya doğrudan yansıyor. Bu teknolojik destek, işletmeyi çok daha verimli yönetmemizi sağlıyor. SABAH 7.30'DAN GECE 23.00’A, SON ARAÇ GEÇENE KADAR BURADAYIZ Giresun'da işletmeciliği sadece bir ofis işi olarak görmüyoruz. Her sabah saat 7.30'da yazıhaneyi açıyoruz; son aracımız geçene kadar, bazen gece 23.00'e kadar sahadayız. Gerektiğinde köylere kadar çıkıp yolcularla yüz yüze konuştuğumuz dahi oluyor. Iğdır'dan gelen aracımız gibi uzun hat araçları için geç saatlerde nöbet tutuyoruz; yolcuyu karşılıyor, uğurluyoruz ancak o son araç kapıdan çıktıktan sonra evimize gidebiliyoruz. Bu tempoda çalışmak yorucu ama anlamlı. Her uğurlanan yolcu, her çözülen sorun bu işin gerçek karşılığını hissettiriyor. Kâmil Koç'un bayrağını bu şehirde layıkıyla taşımak, benim için bir sorumluluk olduğu kadar bir onur meselesi de. 14 YIL BOYUNCA ÖDEME NOKTASINDA HİÇ MAĞDUR OLMADIK On dört yıllık bu yolculukta Kâmil Koç ile ödeme konusunda hiçbir ciddi sorun yaşamadık. Paramız her zaman gününde hesabımıza geçti. Zaman zaman sistemsel bir aksaklıkla olduğunda bile gün sona ermeden ödeme gerçekleşti. On dört yılda mağduriyet yaşamak ne demek, bilmiyoruz… Bu güven, uzun soluklu bir işletme yürütmek için temel bir ihtiyaç. İşletme giderleri, personel ödemeleri, operasyonel maliyetler... Tüm bunların karşılanabilmesi için nakit akışının düzenli işlemesi şart. Kâmil Koç bu güvenceyi hiç sekteye uğratmadan sağladı. Bu da bize "iyi ki bu çatı altında devam ettik" dedirtiyor. KÂMİL ABİNİN ARABASI GELİYOR! Kâmil Koç'la olan bağım aslında çok daha eskiye dayanıyor; çocukluğuma kadar uzanıyor. Rahmetli babam bireysel otobüsçülük yapardı; 302 Mercedes'i vardı. Zaman zaman beni de sefere götürürdü yanında. O günlerden birini hiç unutmuyorum. Hendek taraflarında otobüs arıza yaptı. O yıllarda yoldan geçen araç sayısı bugünkü gibi değil; otobüste 17 yolcu var, babam telâşla gelen geçen araçlara el sallamaya çalışıyor ama kimse durmuyor. Yolun kenarında bekleyip duruyoruz. Derken, ta uzaktan bir Kâmil Koç arabası göründü. Babam, "Oh be, Kâmil abinin arabası! Kâmil Koç geliyor" dedi. Ben içimden, "Durup durmayacağı belli değil ki, çok uzakta" dedim ama araba yaklaştıkça selektör yandı. Babam el kaldırınca dörtlükleri yaktı ve yavaşladı. Kaptan indi, "Geçmiş olsun, bir ihtiyacın var mı?" diye sordu; ellerini sıktılar. Sonra, "Yolcu mu var gidecek? Harem'e kadar ben götürürüm, hiç sorun değil" dedi. Babam da bana döndü: "Oğlum, arabanın ne zaman düzeleceği belli değil. Sen Harem'e git, oradan ablanı aratırlar." O yıllarda cep telefonu yoktu; yazıhanedeki çevirmeli telefonlardan ablama haber gönderildi, eniştemle birlikte gelip beni aldılar. O güne kadar Kâmil Koç'u yalnızca uzaktan tanıyordum. O kaptan, yolun ortasında arızalı bir otobüsün yanında durup yardım eli uzattığında bu markanın ne anlama geldiğini çocuk yaşta hissettim. Yıllar sonra, işte o bayrağın altında işletmeci olarak duruyorum. Gurur mu duyuyorum? Her geçen gün biraz daha.

Kâmil Koç Demek Sürdürülebilirlik Demektir Haber

Kâmil Koç Demek Sürdürülebilirlik Demektir

KARADENİZ'DE KÂMİL KOÇ BAYRAĞINI İLK BİZ TAŞIDIK. 1979 yılında Ordu'nun Fatsa ilçesinde doğdum. Uzun yıllardır birbirinden farklı bir çok alanda ticaret yapıyorum. Farklı sektörlerde çalışmak, bakış açımı genişletti ama on beş yıldır en büyük gurur kaynağım Kâmil Koç'u Karadeniz'de temsil etmek. O dönemde Karadeniz'de Kâmil Koç yoktu. Görüşmelerimiz neticesinde Kamil Koç ile masaya oturduk. Olumlu karşıladılar; gelip bölgeyi incelediler ve Ordu, Giresun, Trabzon ve Rize'yi kapsayan bir hat kuruldu. O günden bu yana faaliyetlerimiz kesintisiz devam ediyor. Karadeniz'de Kâmil Koç'un ilk tohumunu birlikte attık; bugün o tohumun nasıl büyüdüğünü görmek ayrı bir duygu. KÂMİL KOÇ, 100 YILI AŞMIŞ ENDER FİRMALARDAN BİRİDİR Markamız yüz yılı aşkın bir geçmişe sahip. Bugünün iş dünyasında sürdürülebilirlik, tüm şirketlerin en temel önceliği hâline geldi ama bir markayı gerçekten sürdürülebilir kılmak kolay değil. Türkiye'de üçüncü nesle taşınabilen, yüz yılı deviren şirket sayısı on ya da yirmiyi geçmez. Kâmil Koç bu nadir isimlerden biri; zorlu dönemlerin her birini atlatarak bugüne gelmiş ve hâlâ büyümeye devam ediyor. Çoğu marka yüzüncü yılına yaklaşırken durağanlaşır ya da küçülür. Kâmil Koç ise tam tersini yaptı: yüzüncü yılına bir atılımla girdi. Bu durum, şirkete olan güvenimi her geçen yıl daha da pekiştiriyor. Kâmil Koç'u birkaç cümleyle tanımlamanız mı gerekiyor? Benim için tek kelime yeterli: sürdürülebilirlik. Yüz yıllık bir başarı hikâyesi zaten bu kelimenin en güçlü kanıtı. ORDU'NUN GÜCÜ, FINDIK, HEMŞEHRİLİK VE 2,5 MİLYON ORDULU Karadeniz ve Ordu, taşımacılık açısından kendine özgü bir dinamiğe sahip. Ordu'nun nüfusu 750.000 ama Türkiye genelinde ve dünyada yaklaşık 2,5 milyon Ordulu yaşıyor.İstanbul'da en kalabalık yaşayan üçüncü il nüfusu Ordulular. Bu gerçek, hemşehrilerimizin memlekete dönüş yolculuklarını canlı bir taşımacılık pazarına dönüştürüyor. Bölgemizin en güçlü mevsimsel motoru fındık hasadı. Ağustos ayında başlayan fındık sezonu ile birlikte Türkiye'nin ve dünyanın dört bir yanında yaşayan Ordulular memlekete akın ediyor. Bu dönem hem gidiş hem dönüş hareketliliğiyle sektörümüzün en yoğun dönemine dönüşüyor. Okulların kapanmasıyla ivme kazanan bu hareketlilik, fındıkla birlikte zirveye ulaşıyor. Eylül ayında başlayan dönüşlerle sezon yumuşak bir şekilde kapanıyor.Karadeniz'de taşımacılık talepleri yalnızca tatil dönemleriyle sınırlı değil; bu bölgeye özgü ekonomik ve sosyal bağlar, talebi yıl boyunca canlı tutuyor. Bu da bize diğer bölgelerden farklı, daha sürekli bir yolcu tabanı sunuyor. TÜRKİYE'NİN ÜÇTE İKİSİNE ERİŞEN GENİŞ BİR HAT AĞIMIZ BULUNUYOR Ordu ve Karadeniz'den Türkiye'nin pek çok noktasına sefer düzenliyoruz. Batıda İzmir'den doğu illerine, Akdeniz kıyılarına kadar uzanan geniş bir ağ var. Şu an hem giriş hem çıkış dahil 60'ın üzerinde günlük seferimiz mevcut. Bu rakam yazın ilave seferlerle 80 ila 100'e kadar yükseliyor. Zaman zaman hava ve doğa koşulları bazı seferlerin iptaline yol açabiliyor; Karadeniz'in iklim yapısı bunu beraberinde getiriyor ama genel tablo, Türkiye'nin üçte ikisine erişen köklü bir ulaşım ağını yansıtıyor. ÖDEME SİSTEMİNİN MÜKEMMEL İŞLEYİŞİ BİZE GÜVEN VERİYOR Kâmil Koç ile çalışma modelinin en güçlü yanlarından biri, şüphesiz ödeme ve takip sisteminin mükemmel işleyişi. Faturayı kestiğiniz gün ödemenin hesabınıza gireceğini biliyorsunuz ve o gün, gerçekten o para geliyor. Bugüne kadar tek bir aksaklık yaşamadık. Bunun ötesinde dijital altyapı da son derece güçlü. Kaç yolcu taşıdığımızı, günlük gelir tablomuzu, sefer durumlarını kimseyi aramadan, sistem üzerinden anlık olarak görebiliyoruz. Bu şeffaflık hem operasyonel takibi kolaylaştırıyor hem de iş ortağımıza duyduğumuz güveni pekiştiriyor. Türkiye'deki pek çok ticari ilişkide bu netliği bulmak mümkün değil; Kâmil Koç bu konuda gerçek anlamda fark yaratıyor. BU BAYRAĞI DAHA İLERİYE TAŞIMAK İÇİN BURADAYIZ Türkiye’nin yüz yıldır yol arkadaşı olan bu ekibin bir parçası olmak, Samsun ve Ankara bölge ekipleri başta olmak üzere tüm Kamil Koç ekibi ile omuz omuza çalışmak bize ayrı bir güç veriyor. Her yeni günde bir kez daha Türkiye'nin en fazla yolcusu olan şirketi olarak yol arkadaşlarımıza en iyi hizmeti sunmak için verilen bu mücadelenin içinde yer almak, gerçek bir onur. Bu markayı bölgemizde en iyi şekilde temsil etmek, onu aldığı yerden çok daha ileri taşımak en büyük hedefimiz. Bu birliktelik tesadüf değil; uzun soluklu, karşılıklı güvene dayalı bilinçli bir tercih. Başlayıp bitirme niyetiyle girmedik bu yola; sağlığımız el verdiği, şartlar müsaade ettiği sürece Kâmil Koç bayrağını Karadeniz'de dalgalandırmaya devam edeceğiz. Çalışanlardan yöneticilere, bölge müdürlerinden genel müdüre, bu markayı bugünlere taşıyan herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bizim görevimiz bu birikimi devralmak ve bir adım daha ileriye götürmek. Bunun için elimizden gelen her gayreti sarf etmeye devam edeceğiz.

Sektörün En Büyük Sorunu Artık Personel Bulmak Haber

Sektörün En Büyük Sorunu Artık Personel Bulmak

1993’TEN BERİ YOLLARDAYIZ Ben Selim Karataş, 1984 Giresun doğumluyum. 19 yaşına kadar Giresun’da büyüdüm; ilkokul, ortaokul ve lise eğitimimi orada tamamladım. Sonrasında, firmamızın merkezi İstanbul’da olduğu için 2003 yılında 19 yaşındayken İstanbul’a geldim. Firmamız 1993 yılının Nisan ayında kuruldu. Dedem ve babam o yıllarda hem taşımacılık yapıyor hem de memlekette kasaplıkla uğraşıyorlardı. Babam, Sema Karataş, 1993’te kendi firmasını kurarak taşımacılığı profesyonel bir yapıya kavuşturdu. O günden bu yana Sema Turizm olarak faaliyetlerimizi aralıksız sürdürüyoruz. O dönemlerde sektör bugüne kıyasla çok daha hareketliydi. Uçak yolculukları bu kadar yaygın değildi, özel araç sayısı da oldukça azdı. Firmamız o yıllarda ağırlıklı olarak Karadeniz hattında faaliyet gösteriyordu ve İstanbul–Karadeniz seferleri oldukça yoğun geçiyordu. Kurulduğumuz günden bu yana da işimizi sevgiyle, özveriyle ve istikrarla yapıyoruz. ARTAN FİYATLARA RAĞMEN YATIRIMLARA ARA VERMİYORUZ Pandemi öncesinde bir otobüsün fiyatı yaklaşık 5 milyon lirayken bugün bu rakam 20 milyon lira seviyesine ulaştı. Yani neredeyse dört katlık bir artış söz konusu. Buna rağmen biz yatırımlarımıza ara vermedik. 2024’ün sonunda 3 adet, 2025’in başında ise 4 adet sıfır araç alımı gerçekleştirdik. Bu yatırımları hem bölgemize daha iyi hizmet verebilmek hem de sektöre katkı sağlamak amacıyla yaptık. Önümüzdeki dönemde de yatırımlarımız devam edecek. 2026 yılında yeni araç alımı planlıyoruz; 2027’de de sıfır araç yatırımlarımız olacak. Ayrıca 2026’nın Mart ayından sonra memleketimizden 2–3 yeni hat açmayı hedefliyoruz. Bu sayede hem bölgemizde daha aktif hale gelmeyi hem de farklı güzergâhlarda büyümeyi amaçlıyoruz. Şu an filomuzda özmal olarak 8 aracımız bulunuyor, ayrıca bünyemizde 1 bireysel otobüsçü de yer alıyor. Sema Turizm ailesi, yaklaşık 60–70 kişilik güçlü bir ekipten oluşuyor. 2026’DA FAİZLERİN DÜŞECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM Bu yıl bölgemizde fındık hasadı yüksek rakımlarda neredeyse hiç olmadı. Bu durum, işlerimizi doğrudan etkiledi. Normalde 3–4 ay süren yoğun dönem, bu yıl 2 aya kadar düştü. Yaklaşık %30 oranında bir daralma yaşadık. Umuyoruz ki 2026 yılı hem sektör hem de bölgemiz açısından daha verimli geçer. Herkes “kriz var” diyor ama ben önümüzdeki yıl faizlerin düşeceğini düşünüyorum çünkü otobüs piyasasına baktığımızda 2024 ve 2025 yıllarındaki gibi fahiş fiyat artışları artık yok. Şu anda piyasa oldukça durgun. Birçok kişi aracını satışa çıkardığında uzun süre alıcı bulamıyor; hatta çoğu zaman piyasanın %10–20 altında fiyatlarla satış yapmak zorunda kalıyor. Bu durum da hem sıfır araç fiyatlarına hem de sektörün genel dinamiklerine doğrudan yansıyor. Dolayısıyla 2026’da faizlerin düşeceğini ve piyasanın biraz daha hareketleneceğini öngörüyorum. “NİTELİKLİ” KAPTAN BULMAK ARTIK ÇOK ZOR Şu anda en büyük sıkıntımız kaptan eksikliği. Eskiden araç almak zordu; şimdi krediyle bir şekilde araç alınabiliyor ama aracı çalıştıracak nitelikli personel bulmak her geçen gün daha zor hale geldi. Üstelik kaptan kalitesi de geçmiş yıllardaki gibi değil. Son 10 yıldır nitelikli, deneyimli kaptan bulmak sektörün en büyük problemi haline geldi. Eskiden parça 5 lirayken işçilik 1 liraydı; şimdi parça hâlâ 5 lira ama işçilik 5 lira oldu. Eğer yan geliriniz veya ek bir işiniz yoksa, otobüsleri yürütmek gerçekten zor. Kısacası, bugün sektörün en büyük problemi finansman değil, insan kaynağı. Artık en değerli yatırım, iyi yetişmiş personel bulmak ve onları sektörde tutabilmek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.