Hava Durumu

#Hizmet

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Hizmet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hizmet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kâmil Koç’un Operasyon Gücü, Ufkunuzu Genişletiyor Haber

Kâmil Koç’un Operasyon Gücü, Ufkunuzu Genişletiyor

BİRİKİMİMİ, YATIRIMA ÇEVİRMEK İÇİN DOĞRU BİR ADIM ATTIM Karadeniz Ereğli doğumluyum. Uzun yıllar Ereğli’de yaşadım. Üniversite eğitimimle birlikte İstanbul’a geçtim. Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunuyum. Yaklaşık 25 yıldır doktorum. Mesleğim benim için sadece bir iş değil; disiplin, emek ve sorumluluk demek. Şirket tarafına gelirsek; Otobüsçülük bende bir heves değil, aslında bir aidiyet oldu çünkü ailemde bu iş var. Babam otobüsçüydü, kardeşlerim otobüsçüydü. Ben de bu bilgi birikimini değerlendirerek bu alana yatırım yapmak istedim. Yatırım dediğiniz şey sadece parayla ilgili değil; takip etmek, doğru planlamak, riski yönetmek, devamlılığı sağlamak… Ben de bu bakışla bu sektöre girdim. Kardeşlerim yanımda, benimle birlikteler; her zaman destek oluyorlar. Yani ben sahada yalnız değilim ama kararlarımı, hedefimi ve çizgimi her zaman net tutarım. KÂMİL KOÇ İLE KİMYAMIZ TUTTU VE GÜÇLÜ BİR BİRLİKTELİK KURDUK Otobüsçülükte geçmişimiz var. Daha önce de bireysel otobüs yatırımcılığı yaptık. Bize saha tecrübesi kazandıran, işi içeriden öğreten süreçlerdi. Sonrasında şartlar ve hedefler aynı noktada buluşunca Kâmil Koç’la güçlü bir birliktelik kurduk. Bugün geldiğimiz noktada Zonguldak ve Düzce’de işletmeci olarak sorumluluk alıyoruz. Bu da benim için önemli çünkü bir kadın olarak “işletmecilik” tarafını üstlenmek, sadece yatırım yapmak değil; sistemi kurmak, düzeni oturtmak, kaliteyi korumak demek. Kâmil Koç’la yol arkadaşlığımızın başlaması aslında bir süreç sonucu gerçekleşti diyebilirim. Birkaç kez görüşmenin ardından durumu 7-8 ay enine boyuna düşündük. Bu süreçte kafamızda olgunlaşan fikirlerle yeniden görüşmelere başladık ve 2 ay içinde değerlendirmelerimizi tamamlayıp, önce 1–2 aracı sisteme yazdık, çalışmaya başladık. Sonra baktık ki kimyamız tutuyor. Kâmil Koç zaten Türkiye’nin en büyük firması; bunu anlatmaya gerek bile yok. Hem sektörün içindeki bir paydaş olarak gördüklerimiz hem de geçmişte kısa süreli de olsa Kamil Koç ile yaptığımız birliktelik neticesinde daha güçlü şekilde yeniden başlamanın doğru olacağına inandık. İlk etapta 10 araçla başladık; Ereğli–Zonguldak projesi olarak yola çıktık. PLANSIZ DEĞİL, SAĞLAM ADIMLARLA İLERLİYORUZ Bu birliktelik çok hızlı büyüdü çünkü iki tarafta da enerji vardı. Biz Kâmil Koç’tan memnunuz, Kâmil Koç da bizden memnun. Bu kadar net. Daha sonra Kamil Koç yetkilileriyle birlikte Düzce projesini de yürüttük ve Düzce bölgesini de aldık. Şu an Düzce yazıhanesi, Ereğli yazıhanesi aktif. Bu ay sonunda açacağımız yeni yazıhanelerle de operasyonumuzu daha da büyüteceğiz. Araç sayımızı 16’ya çıkardık, 4 araç daha geliyor. 20 araçla Zonguldak hattından çıkan sıraların tamamını yapacak güce geliyoruz. Ben bu büyümeyi “gümbür gümbür” diye tarif ederim; çünkü plansız değil, sağlam adımlarla ilerliyoruz. 100 YILI DEVİRMİŞ KAÇ TANE FİRMA VAR Kİ! Kâmil Koç benim için ne ifade ediyor diye sorarsanız… Kâmil Koç 100. yılında gerçekten bir çınar. Cumhuriyetten sonra 100 yılı devirmiş ya da 100 yılı görmüş firma sayısı iki elin parmaklarını geçmez diye düşünüyorum. Kâmil Koç, rahmetli Kâmil Koç’tan bu yana Türkiye’de iz bırakmış, adını altın harflerle yazdırmış bir marka. Bayrak el değiştirdi ama hala ilk günkü gibi çok güçlü bir şekilde taşınıyor. FlixBus gibi küresel bir güçle birlikte bu bayrağın zirvede kalmaya devam edeceğine inanıyorum. Ben Kâmil Koç’a “bir yuva” gibi bakıyorum. Ailemi, çocuklarımı emanet edebileceğim; bir yerden bir yere giderken kendimi emanet edebileceğim bir yapı. Aynı zamanda değişik şehirlerin lezzetini, tadını görerek izlediğimiz bir yol arkadaşımız… Bu cümleyi özellikle seviyorum çünkü biz bu işte sadece araç çalıştırmıyoruz; insanları, hayatları, hikâyeleri taşıyoruz. OPERASYONUN HER NOKTASINA “KADIN ELİ” DEĞMESİ GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM Yazıhane tarafında da ben olaya biraz “kadın gözüyle” bakıyorum. Bizim yazıhanelerimizde önceliğimiz temizlik ve güler yüz. Bunlar her yerde söylenir ama ben bunu “politikamız” olarak görüyorum; esnetilemez, suistimal edilemez. Ayrıca bu bakış açısı doğrultusunda kadın çalışan istihdam etmeye de özellikle özen gösteriyoruz. Bilet satış görevlilerinde, yazıhane tarafında kısacası işimizin her noktasında kadın eli olsun istiyorum. Bu bölgede farklı bir tarz yaratmak hedefimiz. Bunun dışında araç sayımızla ve güzergâhlarımızla da sahada fark yaratıyoruz. Kadın çalışan ağırlığı konusunda da net bir hedefim var. Bu açıdan da Kamil Koç’un hedefleri ile ciddi bir uyum yakalıyoruz. Çünkü Kamil Koç sektörde kadın istihdamını desteklemek başta olmak üzere yaptığı sosyal sorumluluk projeleri ile yolcu deneyimine bakış açısı ile hemen hemen her noktada kadınları desteklemeyi görev edinmiş bir şirket. Özellikle erkek egemen olan kara yolu yolcu taşımacılığı sektöründe bu konuda da liderliği göğüsleyen bir şirket ile birlikte çalışmak benim için çok önemli. Biz de Kamil Koç’tan aldığımız ilhamla kadın hostes istihdamımızı arttırdık. Şu an dört hostesimiz kadın. Bir kadın otobüs şoförümüz var, ikincisi de yolda geliyor. Ben minimum beş kadın şoför olmasını istiyorum. Hostes kadromuzun da en az yüzde 50’sinin kadın olmasını hedefliyorum çünkü kadın eli bazı yerlerde hizmetin tonunu değiştiriyor; daha düzenli, daha nazik, daha özenli bir yaklaşım geliyor. ÖDEMELERDE “BİR KURUŞ” BİLE SAPMIYOR Ödeme tarafında şunu çok net söyleyebilirim: Kâmil Koç’ta ödeme problemi diye bir şey asla söz konusu değildir. Zaten Kâmil Koç bu konuda çok farklı bir firma. Kuruş sapmayan, 0.01’i bile hakkaniyetle hesap eden bir sistem var. Taahhüt edilen günlerde ödemelerimiz düzenli şekilde gelir. Biz de zaten bu düzen sayesinde kaliteli hizmet verebiliyoruz. Sonuçta para kazanmalıyız ki kaliteyi sürdürebilelim. Kalite bir gün olur, iki gün olur; asıl mesele bunu sürekli hale getirmek. Kâmil Koç’un sistemi bunu mümkün kılıyor. GÜNDE 20’Yİ AŞKIN SEFER DÜZENLİYORUZ Sefer tarafında da oldukça hareketliyiz. Zonguldak’tan Antalya var, karşılıklı gidip geliyor. Zonguldak–Marmaris, Zonguldak–Fethiye var. Zonguldak’tan yedi tane İstanbul seferimiz var. Zonguldak–Bodrum, Zonguldak–Kayseri, Zonguldak–Hatay var. Ereğli’den Ankara seferlerimiz var. Günde ortalama 23, bazen 24 sefer çıkışı yapıyoruz. Bu yoğunluk, doğru yönetilmezse zorlar; doğru yönetilirse büyütür. Biz de doğru yönetmeye çalışıyoruz. BÖLGE MÜDÜRLERİMİZLE KESİNTİSİZ İRTİBAT HALİNDEYİZ Yönetim kademesiyle iletişime gelince… Kâmil Koç’un en güzel taraflarından biri bu. Samimiyet ve ilgi gerçekten yüksek. İstanbul Bölge Müdürümüzle günde üç kere konuştuğumuz olur. Ankara’yla haftada bir mutlaka görüşürüz. 15 günde bir farklı vesilelerle bir araya geliriz. Biz aramasak onlar arar. Bazen o kadar arıyorlar ki “Acaba eksik bir şey mi yaptık?” diye kendimizi kontrol ediyoruz ama mesele eksik aramak değil; işi nasıl geliştirebiliriz diye sürekli istişare etmek. Ankara, Antalya, İzmir, İstanbul… Dört bölgeyle çalışıyoruz ve dördünden de güçlü bir enerji alıyoruz. Saatlerimiz, sefer sayılarımız bu yönlendirmelerle artıyor, güncelleniyor. Bu elektriği başka hiçbir yerde yok. Bence bu, Kâmil Koç’un ülkenin her noktasına ulaşan yapısıyla doğru orantılı. “BU SEKTÖRDEN KAÇIN” DİYENLER İNSANLARI YANLIŞ YÖNLENDİRİYOR Ben “Bu sektörden kaçın” denmesine çok karşıyım. İnsanlar bence yanlış yönlendiriliyor. Bu sektör yaz-kış dengesi olan bir sektör. Bir doktor olarak bunu çok net görüyorum. Mesleğimde de devamlılık önemlidir: hastaya ilgi gösterirsen seni daha sık tercih ederler böylece daha çok hastanın şifa bulmasına vesile olabilirsin. Burada da yolcuya ilgi gösterirsen seni tercih ederler böylece daha çok insanın yol arkadaşı olabilirsin. Devamlılık buradan gelir. Bir bölgede iki sefer açıp bir araçla gidip gelerek yolcuyu mutlu edemezsiniz. Yolcu geldiğinde maksimum iki saatte bir gideceği şehre araç bulmalı. Kâmil Koç’ta bu sistemi görebiliyorsunuz. Bir de Kâmil Koç’ta ufkunuz geniş. Şu an gitmediğimiz bölgeler var ama araç sayımız arttıkça Kâmil Koç’la yeni yollara açılabilirsiniz. Bugün Çorum’a da gitmek isterseniz gidebilirsiniz, Mardin’e de. Bunu birçok firmada yapamazsınız. Yerel firmalarla çalıştığınızda ufkunuz daha sınırlı olur. Kâmil Koç’un en büyük avantajı; her yola, her bölgeye, her çeşit yolcuya ulaşabileceğiniz bir sistem sunması. KÂMİL KOÇ OLARAK TERCİH EDİLEN BİR FİRMAYIZ Şoförlerimiz, hostlarımız, hosteslerimiz, bilet satış görevlilerimiz … Eğer yolcuya kaliteli hizmet sunarsak, yolcu mutlu olursa bizi tercih eder. Biz Kâmil Koç olarak her zaman yolcunun ilk tercihiyiz. Bu devamlılığı korumak da bizim elimizde. Sadece “bagaj taşımak” gibi düşünmemek lazım. Bu sektör lastikçisinden akaryakıtçısına, ikramcısından şoförüne kadar büyük bir ekosistem. Maliyetler arttı, doğru ama kaliteli hizmet verdiğiniz sürece bu sektör bitmez. Sektörün lideri olan Kâmil Koç ve Kâmil Koç gibi düşünen firmalar her zaman var olmaya devam eder.

İyi Hizmet Sunabilen Firmaların Bulma Derdi Olmaz Haber

İyi Hizmet Sunabilen Firmaların Bulma Derdi Olmaz

ÇOCUKLUKTAN BERİ SEKTÖRÜN İÇİNDEYİM İlkokul, ortaokul ve lise hayatım Ereğli'de geçti. Üniversite eğitimimi Doğu Akdeniz Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü'nde tamamladım. Askerlikten sonra babamla birlikte işin içine girdim. 1995 yılında Lüks Ereğli'yi kurdular. Anonim şirket olarak kuruldu. O günden bugüne babam devam etti. Ben 2014-2015 yıllarında otogardan ayrıldım. O zamana kadar otogardaydım, kendi işlerimi yaptım. 2020 yılında pandemiyle sektörün yaşadığı sıkıntılar nedeniyle tekrar otogara döndüm. 2020'den beri buradayım ve bir yıldır yönetim kurulu başkanı olarak devam ediyorum. TÜRKİYE’NİN HER YERİNE SEFER DÜZENLEMEYE ÇALIŞIYORUZ Şu an filomuzda 9 tane sözleşmeli aracımız bulunuyor. Toplam 25 araçla çalışıyoruz. Pandemiden önce 30 araçtık, sonra 25'e düşürdük. Otobüs sayısını artırmak elimizde olsa da belli bir potansiyeli koruyup daha iyi hizmet verebilmek için bu seviyeyi sürdürüyoruz. Lüks Ereğli, çalışanları, acenteleri ve aileleriyle birlikte 1.000’i aşkın insanın geçimini sağladığı bir kapı aslında. Biz de bu sorumluluğun bilincinde olarak çalışmalarımıza kesintisiz devam ediyoruz. Doğuda Erzurum, Erzincan, Elâzığ, Malatya gibi yerlere gidiyoruz. Onun haricinde Türkiye'nin her yerine gitmeye çalışıyoruz. Kalkışlarımız genelde Ereğli merkezli değil. Ereğli merkezli çıkan araçlarımız İstanbul ve Ankara'ya gidiyor. Diğer yerlerde İzmir, Adana, Balıkesir, Mersin gibi şehirlerden kalkış yapıyoruz. Ereğli bir geçiş güzergahıdır. Ülkemizin diğer yerlerindeki insanlar için biz bir ulusal firma gibi görülüyoruz. İnternetin artmasıyla yerel firma mantığı azaldı. İNTERNETİN YAYGINLAŞMASI FİRMAMIZ İÇİN DAHA İYİ OLDU Eskiden bir sefer açacağınızda araştırma yapar, yazıhane arardınız. İnternet satışlarının artması bizim için çok iyi oldu. Yazıhane bulma sorunu yaşamıyoruz, yolcu bulma sorunu yaşamıyoruz ancak elbette internet, kazançlarımızın belli bir kısmını götürüyor. Ulusal firmalarda internet bilet satışı oranı %75-80'lere çıktı. Bizim gibi yöresel firmalarda şu anda %60-70 civarında. Sezona göre değişiyor, sezon girdiğinde %70-75'leri buluyor. İYİ HİZMET SUNABİLEN FİRMALARIN YOLCU KAPMA DERDİ OLMAZ İyi hizmet sunan firmanın her zaman müşteri potansiyeli vardır. Sağlıklı müşteri senden beklediğini fazlasıyla aldığı için bir saat önce, yarım saat önce ya da bir gün önce aramaz. İnternetin bize artısı oldu. Teknolojinin herkese artısı olduğu gibi otobüsçülük sektörüne de çok artısı oldu. Evet, kazançlar eski kazançlar değil. Babamın dönemindeki kazançlara bakınca şimdiki kazançlar çok düşük ancak internetin artılarına dönünce bir yere servis açacağımızda araştırma derdimiz yok. Büyük firmalarda daha çok zarar oldu bana göre. Eskiden telefon numarası bilinirdi, şimdi herkes telefondan her firmanın biletini görüyor. Artısı bizim gibi firmalara oldu. Yılların firmasıyla yeni kurulan bir firma bile bir dakika içerisinde yan yana görünebiliyor. OTOGARLARDAN BİLET ALIMI CİDDİ ÖLÇÜDE DÜŞTÜ Bankada nasıl bankamatik varsa sektör de ona dönecek. Elbette bu durum yazıhaneciler için zor bir hal alacak. Aldıkları komisyonun yarısını internet alıyor zaten. Otobüslerin kazançları yakıt, lastik ve genel giderlerden dolayı yükseldiği için yazıhanelere artı kâr marjı iyileştirme imkânı kalmıyor. Yazıhaneciliğin gidişatı bana göre sıkıntılı. Yazıhaneci olmak şu an çok zor, kazançlar çok düştü. Ara duraklardan alınan biletlerin hepsi genelde internetten alınıyor. Devletimiz veya TOFED'in buna bir çözüm bulması gerekiyor, yazıhanecilerin gittiği durum iyi değil. BORÇLANMA STRATEJİMİZİ DEĞİŞTİRMEMİZ EN DOĞRU HAMLELERİMİZDEN BİRİYDİ Yatırım yapmak kadar borcunu rahat bir şekilde ödeyebilmek de önemli elbette. Şirkette 30 yıllık süreçte alınan otobüsler döviz cinsinden borçlanılıyordu. Krizlerde kur %100-120 artsa da hep sabit kalıyordu. 2016'da aldığımızda kur ortalama 3,28'di. 2020'de pandemi sürecinde euro artışına yakalandık, kuru 8,80'den sabitleyerek Türk Lirası'na döndük. Bu bizi kurtaran en büyük hamle oldu. Otobüslerimiz zamanla borcu ödedi. Pandemi sürecinde otogarlar kapatıldı, sessizliğe büründü, kepenkler kapandı, sokağa çıkma yasağı oldu ama borçlar devam etti. EURO 7 MOTORLU MERCEDES-BENZ OTOBÜSLERİN, İLK SAHİPLERİNDEN BİRİ OLACAĞIZ Tarihimizde hep sıfır araç aldık, 2-3 yaşına geçirmedik. Pandemide borçlu yakalandığımız için bu süreci yaşadık. Mercedes'le ve MAN'la görüşmeler yaptık. Mercedes-Benz ile 30 yılı aşkın birlikteliğimizi devam ettirmek istedik en son. 2023 araçlarını basamak olarak kullanıp 2028 Haziran gibi sıfır araçlarla düzeltme planı yaptık. Hedefimiz bu araçları almak. Satışlar, arz-talep dengesi, bozuk pahalılık nedeniyle büyük firmalar üretimi azalttı, karlılıklarını yükselttiler. Orta firmalar eziyet çekiyor. Mercedes 2026 satışlarını 2025'in 2. Çeyreğinde neredeyse bitirdi. Sıfır araç istedik ama veremediler. Bu yüzden 2023 modelleriyle 2028 yatırımını yaptık. Sektörde yenilik yapmazsan yok olursun. Enflasyon ortamında aldığın her şey değer kazanır. Yapabilirsek seneye yaz sonunda 2025'lerle değiştirme planı var. 2028'de Mercedes-Benz, Euro 7 motor çıkaracak, ilk müşterilerinden biri biz olacağız. ESKİ İŞLER HİÇBİR FİRMADA YOK İnternetle birlikte eskiden listeler bir ay öncesinden dolardı. İnsanların tek öğrenme yolu, biletimiz olup olmadığını görme yolu telefondu. Firmalar bir ay öncesinden ek seferleri belli ederdi. Şimdi listenin bir ay öncesinden dolması gibi bir şey yok. yarıyıl tatilinde okul kapandı, listeler 15-20 gün önceden doldu. Eski işler hiçbir firmada yok. Taşıdığımız yolcu oranı 700-800 bin bandındayken şimdi 800-900 bin bandında. Nüfus artışına göre 1.200.000-1.300.000 olması lazım ama artmamasının sebebi ekonomik darlık. Bu durum pandemiyle başladı, orta sınıf kalmadı. 2026 PİYASA OLARAK 2025’E BENZEYECEK 2025’te kış gibi kış olmadı, yaz gibi yaz olmadı. Yazın 10 lira kazanıyorsan kışın da 8,5-9 lira kazanıyorsun. Otobüsçülükte yazın 10 lira kar, kışın zarar oluyordu. 2025'te stabil gitti, yaz kazançları çok yüksek, kış da çok düşük değildi. Piyasaya göre kötü değiliz. İşimizin en iyi yanı peşin para olması, yolculuk başlamadan para alınması. 2026 benim bakış açıma göre 2025'ten çok farklı olmayacak. Bayramların ayrılması artı oldu ama genel ekonomik durum kötü olduğu için büyük hareket beklemiyorum. 10 sene önce cenazeye 10 kişi gelirdi, şimdi 1 kişi geliyor. Masraf yüksek, alım gücü düşük. Piyasaya baktığımız zaman yine de bugünümüze çok şükür diyoruz.

İşini Severek Yapıyorsan  En Doğru Tercih: Kâmil Koç! Haber

İşini Severek Yapıyorsan En Doğru Tercih: Kâmil Koç!

OTOGARIN SUYUNU İÇTİN Mİ BIRAKAMAZSIN Ben Orhan Şahin. Aslen Muş Malazgirtliyim ama Denizli’de doğup büyüdüm. 1982 doğumluyum. Evliyim, iki çocuğum var. 2010 yılından beri Kâmil Koç’ta yöneticilik yapıyorum. Aslında benim hikâyem Kâmil Koç’la 2008–2009 yıllarında, Denizli yazıhanesinde çalışmaya başlamamla başlıyor. Otobüsçülük bizim aile mesleğimiz. Babam ve amcam bu sektörün içindeydi. Yaklaşık 40–45 yıldır ailemiz Denizli Otogarı’nda faaliyet gösteriyor. Hâlâ Denizli Otogarı’nda 7–8 işletmemiz devam ediyor. Biz yazıhanecilikten gelmeyiz ama otogarın içinden geldik, o kültürle büyüdük. Ben ilkokuldan liseye kadar her yaz otogara gelirdim. Yardım ederdim, çalışırdım. O zaman büyükler derdi ki “Otogarın suyunu içtin mi bırakamazsın.” Gerçekten de öyle oldu. O dönem çok iyi bir basketbolcuydum. Spor hayatımın bir parçasıydı ama otogar da diğer parçasıydı. İnsanlara yardım etmeyi seviyordum. Hizmet sektörünü seviyordum. Otobüsçülük hoşuma gidiyordu. İnsanları bir yerden bir yere götürmek, onların hayatındaki en önemli anlara eşlik etmek… Üniversiteden dönen bir evladın mutluluğu da var, askere giden bir gencin hüznü de var. Hepsini bir arada yaşıyorsunuz. Bir de işin otomotiv tarafını hep sevdim. KÂMİL KOÇ BİR OKUL GİBİDİR Kâmil Koç’la tanışmamız acentelik süreciyle oldu. Acenteliğini yapıyorduk. İşimizi düzgün yaptık. Dürüst olduk. Kâmil Koç’un ahlakını, hizmet anlayışını benimsedik. Bizi sevdiler. 2010 yılının sonlarında süreç başladı, 2011’in ilk aylarında Denizli Otogarı’nda özmal yapıya geçerek birlikte çalışmaya devam ettik. O günden bugüne hâlâ buradayım. Denizli Otogar yöneticisi olarak başladım. Sonra otogar müdürü oldum. Ardından İzmir Otogar müdürlüğü geldi. Denizli devam ederken İzmir’i de üstlendim. Sonra bölge otogar müdürü, ardından bölge müdür yardımcısı ve bugün Ege Bölge Müdürü olarak görev yapıyorum. Kâmil Koç bir okuldur. Dürüst olursan, işini seversen, işi yaşarsan seni bir yerden alır başka bir yere taşır. Kamil Koç’ta eskiden beri liyakate çok önem verilir. Ekibe katılacak her bir personel özenle seçilir, ekibe dahil olan da içerideki ortamı, kendisine verilen değeri görünce bir daha ayrılmak istemez. Bu yapı geçmişten bu güne hiç değişmedi. Hala aynı gelenek sürüyor. O yüzden diyorum ki; işini düzgün yaparsan, Kâmil Koç seni emekli eder. EGE BÖLGESİ KÂMİL KOÇ’UN GÖZBEBEĞİDİR Şu anda Ege Bölgesi’nde 6 il ve 33 ilçe bana bağlı. Denizli ve İzmir özmal yapımız var. Denizli’de ve İzmir’de ekiplerimiz var. Bunun dışında host yönetimi, yer hizmetleri, yolcu ilişkileri, ikram birimi, kalite kontrol, özmal filo yapısı ve kaptan kadroları var. Her birimin ayrı yöneticisi var ama Ege’de hep birlikte tek hedef için çalışıyoruz: “Yol Arkadaşlarımızı” güvenli, kaliteli ve konforlu şekilde istedikleri yere ulaştırmak. Ege Bölgesi coğrafi olarak çok güçlü bir bölge. İstanbul’dan, Bursa’dan, Karadeniz’den gelen herkes İzmir üzerinden sahillere akıyor. Bodrum, Marmaris, Çeşme, Alaçatı, Kuşadası… Hepsi İzmir için geçiş noktası. İzmir artık sektörde adeta Afyon gibi bir merkez konumuna geldi. O yüzden Ege Bölgesi Kâmil Koç için her zaman ilk sıralardadır. Yıllardır bu bölgeye yatırım yapılır, kaliteli acentelerle çalışılır, güçlü araç yapısı ve personel kalitesi korunur. EGE’DE KEMİKLEŞMİŞ BİR YOLCU KİTLEMİZ VAR Ege Bölgesi’nde Kâmil Koç’un çok güçlü bir marka algısı var. İzmir’de, Aydın’da, Manisa’da, Denizli’de kemikleşmiş bir yolcu kitlesi bulunuyor. Üç ana yolcu grubumuz var. Yetişkin yolcumuz var; Mart ayında gelir, Haziran’daki seyahatini planlar. Oturur, çayını içer, koltuk seçimini yapar. Güneşi hangi taraftan görmek istediğini bile hesaplar. Öğrenci ve turizm yolcumuz var. Yazın sahillere yoğun akış olur. Kışın öğrenci ağırlığı artar. Ekonomik şartlar tabi ki sektörümüzü de etkiledi ama sadık yolcumuz hâlâ bizimle. Yol arkadaşlarımız şunu bilir: Ne olursa olsun Kâmil Koç verdiği hizmetin arkasında durur. Herhangi bir Kamil Koç otobüsünün herhangi bir koltuğuna oturduğu andan itibaren yüz yıllık tecrübenin güvenini hisseder. Yolculuğa karar verdiği andan itibaren Kamil Koç’un yüzlerce kalifiye personeli sadece onun güvenliği ve konforu için çalışır… İşte bu güven duygusu Kamil Koç’un en kıymetli hazinesidir. 100 YILLIK TECRÜBE İLE OPERASYONLARIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ Bugün Türkiye’de yüzlerce firma var ama büyük bir kısmı Kâmil Koç’la çalışmak istiyor çünkü Kâmil Koç’un işi sadece yolcuyu taşımak değil. Arka planda raporlama, planlama, muhasebe, hukuk, insan kaynakları, yolcu ilişkileri, pazarlama, bilgi teknolojileri gibi departmanlardan oluşan çok güçlü bir yapı var. Üstelik bu yapı dünyanın her yerinde karayolu yolcu taşımacılığı dendiğinde akla ilk gelen şirket olan Flix’in global vizyonuna sahip. Biz 100 yıldır yollardayız ama asla sabit, yeniliklere kapalı bir şirket değiliz. Yüz yıldır sürekli üstüne koyarak edindiğimiz tecrübemizi Global otağımız Flix ile birleştirmemiz bunun en güzel göstergesi. İşte bu sayede Türkiye’nin Kamil Koç’u olabildik. Ege Bölgesi’nde de organik birleşmelerimiz oldu. İş ortaklarımızla aile ortamı kurarak çalışıyoruz. Şeffafız. Global ortağımız Flix de dahil olmak üzere dünyanın her yerinde yöneticilerimiz, bizler ve iş ortaklarımız… Hepimiz aynı değerleri, aynı vizyonu paylaşıyoruz. Bireysel otobüsçülerle sürekli iletişim halindeyiz. Sektörün iniş çıkışlarını birlikte değerlendiriyoruz. Zor dönemlerde iş ortaklarımızın olası zararlarını nasıl en aza indiririz, daha yoğun dönemleri nasıl daha verimli geçiririz, hep birlikte planlıyoruz. Bu yüzden Kâmil Koç her zaman büyümeye, yol arkadaşlarına en güvenli, konforlu ve kaliteli hizmeti sunmaya devam ediyor. Her zaman söylediğimiz gibi biz sadece insanları a noktasından b noktasına taşımıyoruz. 100 yıllık tecrübemizle güven inşa ediyor, global vizyonumuzla yol arkadaşlarımızın hikayelerine ortak oluyoruz.

Turizm Taşımacılar Federasyonu 2. Olağan Genel Kurulu Tamamlandı Haber

Turizm Taşımacılar Federasyonu 2. Olağan Genel Kurulu Tamamlandı

Genel Kurul sonrası açıklama yapan Necati Bilge, “Bu güne kadar verdiğimiz çaba ve uğraşın tek amacı mesleğimize değer katmak, sektörümüzün bilinir ve değer görür hale gelmesi için çalışmak olmuştur. Bundan sonraki süreçte de meslektaşlarımıza hizmet ve bu sektörü iyi yerlere getirmek için tüm çaba ve gayretimizle kararlılıkla ilerleyeceğiz” dedi. Bilge, yeni yönetime ve üyelere hayırlı olsun temennisinde bulunarak, genel kurula katılan, katılamayan ancak desteklerini esirgemeyen herkese yönetim kurulu ve üyeler adına teşekkür etti. Yeni Yönetim Kurulu şu isimlerden oluştu: Genel Başkan Necati Bilge (Eskişehir) Başkan Yardımcıları Aziz Ayhan (Şırnak) Galip Saraç (Isparta) Adem Çatalkaya (Muğla Marmaris) Mehmet Özgan (Eskişehir) Genel Sekreter Orhan Koptur (Eskişehir) Genel Sekreter Yardımcısı ve Başkan Vekili H. İbrahim Baydar (Eskişehir) Eğitim Birimi ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı Dr. Zekeriya Bingöl (Muğla) Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı Burak Bilge (Eskişehir) Mali İşler Daire Başkanı Mehmet Özgan (Eskişehir) Yönetim Kurulu Asil Üyeleri Burhan Duman (Isparta), M. Ramazan Ak (Eskişehir), Tarkan Duman (Isparta), Salih Sönmez (Kütahya), Ertuğrul Çalı (Kütahya), Sabit Ayhan (Şırnak), Abdülkadir Ayhan (Şırnak), Hüseyin Yılmaz (Eskişehir), Cengiz Yavuz (Eskişehir), Uğur Özdenk (Muğla Bodrum), İbrahim Demirkala (Eskişehir) Denetim Kurulu Yılmaz Yıldız (Kütahya), Rüştü Ayten (Aksaray), İsa Aslan (Isparta), M. Şükrü Gözüoğlu (Mersin) Federasyon yönetimi, turizm taşımacılığı sektörünün sorunlarına çözüm üretmek ve mesleğin itibarını yükseltmek için çalışmalarına hız kesmeden devam edeceğini belirtti.​​​​​​​

Mercedes-Benz Türk, Otomotiv Sektöründe En Çok Patent Tescili Alan Firma Oldu Haber

Mercedes-Benz Türk, Otomotiv Sektöründe En Çok Patent Tescili Alan Firma Oldu

Mercedes-Benz Türk, Turkishtime tarafından gerçekleştirilen AR-GE 500 Araştırması’nda elde ettiği sonuçlarla otomotiv sektöründe üst üste üçüncü kez patent lideri oldu. Genel sıralamada da ikinciliğe ulaşan şirket, 2024 yılında 126 patent tescili ve 73 patent başvurusu ile başarıya imza attı. Son dört yılda ise toplamda 300 tescil ve 482 başvuruya ulaşan Mercedes-Benz Türk, inovasyon ve AR-GE yatırımlarıyla Türkiye’nin mühendislik gücünü global ölçekte ortaya koymayı sürdürüyor. İstanbul ve Aksaray AR-GE Merkezlerinden Uluslararası Projelere Katkı Türkiye’deki iki güçlü AR-GE merkeziyle global sorumluluklar üstlenen Mercedes-Benz Türk, çalışmalarını İstanbul ve Aksaray’da sürdürüyor. 2009 yılında hizmet vermeye başlayan İstanbul’da Hoşdere Otobüs Fabrikası’nda bulunan AR-GE Merkezi, otobüs ve kamyon ürün gruplarına yönelik mühendislik çalışmalarının yürütüldüğü; tasarım ve yazılım geliştirme alanlarında uluslararası projelere katkı sağlanan bir merkez olarak öne çıkıyor. 2018 yılında kurulan Aksaray AR-GE Merkezi ise Daimler Truck AG’nin küresel ölçekteki test ve doğrulama süreçlerinin yürütüldüğü, çatı şirketin global ağı içerisinde tüm dünyaya kamyon yol testi onayı veren "Tek Merkez" olarak hizmet gösteriyor. Merkez, 2023 yılından bu yana elektrikli araçlar için de uzun yol testi onayı veren “Tek Merkez” konumunda yer alıyor. Her iki AR-GE merkezi de Mercedes-Benz Türk’ün global ölçekte bir yetkinlik merkezi olarak konumlanmasına ve Türkiye’den dünyaya teknoloji ihraç etmesine imkan sağlıyor. Türkiye’den Dünyaya Mühendislik Gücü Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “AR-GE ve inovasyona yaptığımız yatırımların bu denli güçlü sonuçlar vermesinden büyük gurur duyuyoruz. Üst üste 3. kez otomotiv sektöründe en çok patent tescili alan firma olmamız, AR-GE ve inovasyon yatırımlarına verdiğimiz önemin ve mühendislik gücümüzün en önemli göstergesidir. İstanbul ve Aksaray’daki AR-GE merkezlerimiz, uzman mühendis kadromuzla birlikte çatı şirketimiz Daimler Truck AG’nin global ağında ‘Yetkinlik Merkezi’ olarak hizmet veriyor. Ayrıca, Aksaray AR-GE Merkezimiz Daimler Truck global ağı içerisinde tüm dünyaya Mercedes-Benz kamyonları için yol testi onayı veren ‘Tek Merkez’ konumunda. Bu merkezlerimizde geliştirilen inovatif çözümlerle hem ülkemize hem de sektörümüzün geleceğine katkı sağlamayı sürdürüyoruz. İki AR-GE merkezimizdeki patent çalışmalarımız ile 2024 yılında da otomotiv sektöründe en çok patent tescili alan firma olduk. Son 10 yıllık süreçte gerçekleştirdiğimiz toplam patent başvuru sayısının yüzde 60’a yakınını son dört senede gerçekleştirdik. Bu başarıda emeği olan tüm ekip arkadaşlarımı tebrik ediyorum” dedi. Mercedes-Benz Türk, sadece araç üretiminde değil, aynı zamanda sürdürülebilir ve yenilikçi çözümler geliştirmede de sektöre yön vermeye devam ediyor. Otomotiv sektöründe patent tescil liderliğini üst üste 3 yıldır elinde tutan şirket, Türkiye’nin AR-GE ve inovasyon ekosistemine katkılarını artırarak sürdürmeyi hedefliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.