Hava Durumu

#Karayolu Taşımacılığı

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Karayolu Taşımacılığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Karayolu Taşımacılığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TAİD, 8. Ağır Vasıta Ve Treyler Zirvesi’nde Taşımacılığın Geleceğini Masaya Yatırdı Haber

TAİD, 8. Ağır Vasıta Ve Treyler Zirvesi’nde Taşımacılığın Geleceğini Masaya Yatırdı

TAİD ve TREDER iş birliğiyle düzenlenen 8. Ağır Vasıta ve Treyler Zirvesi, ağır ticari araç, treyler, lojistik ve yan sanayi ekosisteminin önde gelen temsilcilerini bir araya getirdi. “Dijitalleşme ve Otonom Teknolojiler Işığında Treylerin Yeni Yolculuğu” temasıyla gerçekleştirilen zirvede; sektörün dönüşüm süreci, bağlantılı araç teknolojileri, sürdürülebilirlik hedefleri ve geleceğin lojistik modelleri kapsamlı şekilde ele alındı. TAİD (Ağır Ticari Araçlar Derneği) Başkanı Burak Hoşgören zirvenin açılış konuşmasında, ağır ticari araçların veri üreten, öğrenen ve lojistik süreçlerin tamamına değer katan bağlantılı sistemlere dönüşerek sektörün geleceğini şekillendirdiğini vurguladı; “Artık taşımacılık dünyasında yalnızca araçlardan, motorlardan, treylerlerden ya da filolardan bahsetmiyoruz. Birbirine bağlı, veri üreten, öğrenen ve karar süreçlerini etkileyen büyük bir teknolojik ekosistemden söz ediyoruz. Araçlarımız, sadece birer taşıma aracı değil; dijitalleşen, bağlantılı ve akıllı bir ekosistemin aktif üyeleri haline geliyor.” Burak Hoşgören, ağır ticari araç sektöründeki dönüşümün merkezinde otonom sürüş teknolojileri ile bağlantılı araç sistemlerinin yer aldığını belirtti. Ağır ticari araç dünyasında elde edilen her verimlilik artışının yalnızca araç performansını değil, tüm lojistik zincirinin hızını, güvenliğini ve maliyet yapısını doğrudan etkilediğine dikkat çeken Hoşgören; “Uzun yıllar otonomiyi geleceğin konusu olarak değerlendirdik. Ancak bugün çok net görüyoruz ki otonomi artık uzak bir gelecek senaryosu değil; bugünün ve yakın geleceğin en kritik ihtiyaçlarından biri. Bununla birlikte, bağlantılı araç teknolojileri ve büyük veri yönetimi sayesinde sektörümüzde adeta yeni bir dönem başladı. Bugün filolarımızdaki araçlardan elde ettiğimiz veriler sayesinde, arızaları gerçekleşmeden öngörebiliyor, uzaktan müdahale edebiliyor ve operasyonel kesintileri minimuma indirebiliyoruz. Önümüzdeki dönemde otonom araç mevzuatları, akıllı yol altyapıları, veri güvenliği, bağlantılı araç standartları ve yeni nesil lojistik modelleri sektörümüzün ortak gündeminde yer alacak. Rekabetin kuralları değişiyor. Geleceği; teknolojiyi doğru okuyan, veriyi doğru kullanan, birlikte hareket edebilen ve dönüşüme bugünden hazır olanlar şekillendirecek. Bu nedenle sektörün tüm paydaşlarının hem insan hem de teknoloji yatırımlarına odaklanması büyük önem taşıyor” açıklamasında bulundu. Bu yıl sekizincisi düzenlenen zirvede TAİD tarafından gerçekleştirilen “Değişen Taşımacılık Ekosistemi ve Ortak Gelecek” başlıklı panelde ise sektörün elektrifikasyon, bağlantılı araç teknolojileri, otonom sürüş, sürdürülebilirlik ve yeni regülasyonların sektöre etkileri kapsamlı şekilde değerlendirildi. Artan maliyetler, altyapı eksiklikleri ve uyumlanması gereken yeni regülasyonlar sektörün öncelikli gündem maddeleri olarak öne çıktı. TAİD Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Taş moderatörlüğünde gerçekleşen panelde; TAİD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İffet Türken, TAİD Yönetim Kurulu Üyeleri Semih Pala ve Kıvanç Kızılkaya ile Koluman Otomotiv Endüstri Ar-Ge Müdürü Erhan Biçer konuşmacı olarak yer aldı. Panelde sektörün dönüşüm sürecindeki temel başlıklar ile taşımacılık ekosisteminin ortak geleceği ve sürdürülebilirlik hedefleri değerlendirildi. "Lojistiğin ve ihracatın omurgası karayolu taşımacılığı" Panelin açılışında Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine de dikkat çeken Kerem Taş, otomotiv ihracatının 2025 yılında %12 artışla 41,5 milyar dolar seviyesine ulaştığını hatırlattı. Taş, “Lojistik pazarı küresel ölçekte 11,5 trilyon doları aşarak toplam ticaret hacminin üçte birini oluşturur hale geldi. Türkiye’de ise 100 milyar doların üzerine çıkan bu pazarın %58’lik kısmı, ihracatımızda da olduğu gibi karayolları ile gerçekleştiriliyor. Sektör küresel ticaretin omurgası konumunda ancak yüksek karbon emisyonu ve enerji tüketimi gibi sürdürülebilirlik zorluklarıyla da karşı karşıya” ifadelerini kullandı. “Dönüşümün merkezinde bağlantılı araçlar yer alıyor” Ağır ticari araçlardaki teknolojik dönüşümü değerlendiren TAİD Yönetim Kurulu Üyesi Kıvanç Kızılkaya, ağır ticari araç sektöründe aynı anda elektrifikasyon, otonom sürüş ve bağlantılı araç teknolojilerinin geliştirildiğine dikkat çekti. Kızılkaya, “Bu üç teknolojiyi aynı anda hayata geçirmek kolay değil, bir önceliklendirme gerektiriyor. Şu an Avrupa ve Türkiye dahil tüm dünyada üreticiler önceliği 'bağlantılı araçlara vermiş durumda” diye belirtti. Kızılkaya, araçların birbiriyle haberleştiği ve verilerin anlık işlendiği yeni dönemin hız kazandığını söyledi. Otonom sürüş uygulamalarının ise maden ve liman gibi kontrollü alanlarda test edilmeye devam ettiğini aktardı. "Artık sadece mekanik değil, yaşayan araçlar üretiyoruz" Koluman Otomotiv Endüstri Ar-Ge Müdürü Erhan Biçer ise değişen ekosistemin tasarım ve mühendislik süreçlerinde yarattığı devrime değindi. Araçların artık sadece mekanik bir ürün olmaktan çıktığını belirten Biçer, veri, yazılım ve enerji yönetiminin araç tasarımının merkezine yerleştiğini ifade etti; “Enerjiyi, veriyi ve yazılımı birlikte konumlandırdığımız sistemler geliştiriyoruz. İçten yanmalı motorlara göre dizayn edilen şaselerde artık bataryaları nereye konumlandıracağımızı, ölçek ekonomisinden sapmadan modüler sistemleri nasıl kuracağımızı planlıyoruz. Araçlar teslim edildiğinde işimiz bitmiyor; veri üreten, uzaktan teşhis ve öngörücü bakım ile güncellenen 'yaşayan ürünler' tasarlıyoruz. Öte yandan artık müşteri taleplerinden ziyade regülasyonlar tasarımı şekillendiriyor.” Avrupa’nın sıfır emisyon hedefinde altyapı vurgusu TAİD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İffet Türken ise Avrupa’nın sıfır emisyon hedeflerine ulaşabilmesi için altyapı ve teşvik mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Şarj altyapısındaki eksiklikler, ülkeler arası uyumsuz regülasyonlar ve araç boyut-kütle standartlarına ilişkin belirsizliklerin sektörün önündeki temel engeller olduğunu ifade eden Türken, dönüşümün ancak ortak altyapı, teşvik ve regülasyon politikalarıyla mümkün olacağını söyledi; “Avrupa, teknoloji ve mühendislik anlamında hazır. Sıfır emisyon araçları kullananlar yakıt tasarrufundan ve operasyonel verimlilikten memnun. Ancak Avrupa'da ülkeler arası bu dönüşümü sağlayacak altyapı, teşvik ve uyumluluk eksik. Şarj istasyonları yetersiz, teşvikler belirsiz. Kütle ve boyutlar konusundaki direktifler, örneğin Almanya gibi altyapısı 40 tonun üzerine izin vermeyen ülkelerin itirazları nedeniyle hala sonuçlanamadı. Treyler tarafında hafiflik ve aerodinamik tasarımlarla ciddi bir dönüşüm var ancak araçları ülkeler arası geçiremediğinizde ve ortak bir tabanınız olmadığında sorun yaşıyorsunuz. Bu dönüşüm; altyapı, teşvik ve regülasyonların koordinasyonuyla mümkün olacaktır.” “Türk sanayisinin ikinci başarı hikâyesi lojistik koridorlarıyla yazılacak" TAİD Yönetim Kurulu Üyesi Semih Pala ise Türk ağır vasıta ve treyler sektörünün yıllardır sanayi tutkusu ve devlet destekleriyle büyüdüğünü belirtti. Semih Pala,"Türkiye kalkınacaksa bunun yolu belliydi: Türk çeliğini alıp bir çekiciye, bir treylere dönüştürme sanatı.Bu mükemmel çelik, aynı zamanda çelikten bir irade gerektiriyordu. 60'ların, 70'lerin, 80'lerin ustalarından aldığımız bu sanayi tutkusu, işimizin en büyük motivasyon kaynağı oldu." şeklinde dile getirdi. Üretimdeki bu tutkunun, ihracat pazarlarında devletin sunduğu imkanlarla desteklendiğinin altını çizen Pala, büyükelçiliklerin ve ticari ataşelerin sektörün yurt dışı açılımlarında kritik bir rol oynadığını belirtti: "Yeni pazarlar araştırırken ticari ataşelerimiz ve büyükelçiliklerimiz en büyük destekçimiz oldu. Bununla birlikte Eximbank'ın sunduğu programlar, bu yeni pazarlardaki başarımızı hızlandırdı. O köklü sanayi tutkusu ile devletin bu programlı desteği birleştiğinde, Türk çeliğini katma değerli bir yatırım malı haline getirip tüm dünyaya sunabildik. Bu başarı öykümüzün birinci perdesiydi; lojistik koridorlarıyla şekillenecek ikinci perde ise henüz yeni başlıyor." “Yeni dönemde insan kaynağı dönüşecek” Kıvanç Kızılkaya, otonom teknolojilerle birlikte sektördeki insan kaynağının yaşayacağı dönüşüme dikkat çekti. Otonom teknolojilerin sürücüsüz bir taşımacılık anlamına gelmediğini belirten Kızılkaya; "Nakliye sektörü sürücüsüz kalmayacak, sürücü profili değişecek. Sadece aracı kullanan sürücüler yerine; tüm ekosistemi, elektrifikasyon süreçlerini ve veriyi uçtan uca yönetebilen, yeni nesil teknolojilere adapte olmuş bir insan kaynağı ortaya çıkacak. Nakliye sektörünü bu yeni jenerasyon için daha cazip hale getirmeliyiz." ifadelerini kullandı. "Mekanik dönem bitti, çevik Ar-Ge ve yazılım dönemi başladı" Sektördeki baş döndürücü teknolojik hızın Ar-Ge departmanlarını da kabuk değiştirmeye zorladığını vurgulayan Koluman Otomotiv Endüstri Ar-Ge Müdürü Erhan Biçer, geleneksel metotların artık yetersiz kaldığını belirtti. Avrupalı ve Uzak Doğulu rakiplerle rekabet edebilmek için "hızlı yanılıp, hızlı öğrenen" (fail fast, learn fast) çevik Ar-Ge yapılarına ihtiyaç duyulduğuna değinen Biçer, şunları kaydetti: "Artık sadece şasiyi veya üstyapıyı tasarlayan ayrı gruplar yerine; yazılımı, veriyi ve siber güvenliği birlikte düşünen ortak çalışma gruplarına ihtiyacımız var. Araçlar sahada sürekli veri üretiyor. Bu nedenle Ar-Ge kadrolarımızda yazılım mühendislerinin ve veri bilimcilerinin sayısı artmak zorunda. İnovasyonu yakalamak için Ar-Ge’yi kapalı ortamlardan çıkarıp sahaya indirmeli ve üniversite-sanayi iş birlikleriyle ekosistemi genişletmeliyiz." Başarı öyküsünün ikinci perdesi: demiryolları ve lojistik koridorlar Türk sanayicisinin tutkusu ve devletin stratejik destekleriyle otomotiv ile treyler sektöründe büyük bir başarı hikayesi yazıldığını hatırlatan TAİD Yönetim Kurulu Üyesi Semih Pala, bu başarının "ikinci perdesinin" lojistik altyapıdaki devrimle yazılacağını belirtti. Türkiye'deki Organize Sanayi Bölgelerinin (OSB) sayısının 400'e ulaştığına dikkat çeken Pala, "Artık OSB'lerin demiryollarıyla limanlara bağlanması devletimizin resmi programına girmiş durumda. Tren yolu bağlantıları arttıkça lojistik küçülmeyecek, tam aksine zenginleşecek. Hicaz Demiryolu, Kalkınma Yolu ve Orta Koridor gibi projeler, Türkiye'nin kombine taşımacılık kapasitesini en üst seviyeye çıkaracak. Geçmişteki tutkumuzu koruyarak bu koridor mantığını iyi yönettiğimizde hem yerel üretimi hem de lojistik hacmimizi çarpan etkisiyle büyüteceğiz" şeklinde konuştu. “Sınırda karbon düzenlemeleri sektörü yeniden şekillendirecek” Avrupa Birliği standartlarının ve sürdürülebilirlik regülasyonlarının sektöre etkilerini değerlendiren TAİD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İffet Türken, Türkiye'nin bu küresel dönüşümün dışında kalamayacağının altını çizdi. Yakın gelecekte uygulanacak "Sınırda Karbon Vergisi"ne dikkat çeken Türken, konuşmasını şu sözlerle noktaladı: "Dijitalleşme, otonom teknolojiler ve sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmak sadece teknolojik bir mesele değildir. Emisyonların düşürülmesi, verimlilik ve güvenlik adına 'çekici' ve 'treylerin' uyumlu bir şekilde, bir bütün olarak hareket etmesi gerekiyor. Bu dönüşüm kendiliğinden gerçekleşmeyecek; ortak vizyon, koordinasyon ve geniş paydaş katılımıyla Türkiye, bu ekosistemin merkezinde yer alacaktır."

1 Milyon km’lik Performans Yeni Yatırımı Getirdi: İstanbul Lojistik’e 20 Adet Renault Trucks T480 Çekici Haber

1 Milyon km’lik Performans Yeni Yatırımı Getirdi: İstanbul Lojistik’e 20 Adet Renault Trucks T480 Çekici

2004 yılında uluslararası taşımacılık alanında faaliyetlerine başlayan İstanbul Lojistik, 20 yılı aşkın süredir Renault Trucks ile iş birliğini sürdürüyor. Yeni teslim aldığı 20 adet T480 çekici ile Avrupa operasyonlarını güçlendiren şirketin, daha önce filosuna kattığı Renault Trucks araçları 1 milyon kilometreye ulaşan performans sergiliyor. Yeni araçların teslimatı; İstanbul Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Cihan Tasar, Renault Trucks Türkiye Satış Direktörü Yusuf Adıgüzel, Renault Trucks Türkiye Filo Müşterilerinden Sorumlu Ülke Müdürü Cihan Kayan, Koçaslanlar Holding Yönetim Kurulu Üyesi Lokman Koçaslan, Koçaslanlar Otomotiv Genel Müdürü Mesut Süzer ve Filo Satış Direktörü Ahmet Sezer’in katılımlarıyla gerçekleştirildi. Türkiye ile Avrupa arasında güçlü bir lojistik ağına sahip olan İstanbul Lojistik; Almanya, Belçika ve Hollanda başta olmak üzere geniş bir coğrafyada karayolu taşımacılığı hizmeti sunuyor. Şirket, yüzde 90 oranında parsiyel taşımacılık operasyonlarıyla bilişim, kimya ve tekstil başta olmak üzere farklı sektörlerin lojistiğini üstleniyor. İstanbul Halkalı ve Erenköy’deki antrepolarının yanı sıra Almanya’daki depoları ile depolama, toplama ve dağıtım süreçlerini kapsayan entegre çözümler sunuyor. İstanbul Lojistik, 2026 yılında Dilovası’nda hizmete almayı planladığı yeni deposuyla operasyonel kapasitesini daha da artırmayı hedefliyor. Toplamda 82 araçlık bir filoya sahip olan İstanbul Lojistik, yeni yatırımıyla birlikte Renault Trucks araçlarının filodaki ağırlığını artırırken, uzun yıllara dayanan marka deneyimini T480 modellerle güncelliyor. Konuyla ilgili açıklamada bulunan İstanbul Lojistik Genel Müdürü Cihan Tasar; “Operasyonlarımızda verimlilik ve sürdürülebilirlik, önceliklerimizin başında geliyor. Renault Trucks araçlarının uzun hizmet ömrü, yüksek performansı, düşük bakım maliyetleri ve sürücülerimizden aldığımız olumlu geri bildirimler, bu yatırımı gerçekleştirmemizde etkili oldu. Büyüme stratejimizde cirodan ziyade parsiyel taşımalarımızın hacmini artırmaya odaklanıyoruz. Bu doğrultuda tercih ettiğimiz Renault Trucks çekiciler, beklentilerimizi tam anlamıyla karşılıyor.” Renault Trucks Türkiye Satış Direktörü Yusuf Adıgüzel, teslimata ilişkin değerlendirmesinde; “Bugün lojistikte fark yaratan yalnızca araç değil; o aracın sunduğu toplam performans. İstanbul Lojistik ile uzun yıllara dayanan iş birliğimizin en güçlü tarafı da bu sürdürülebilir performans. T480 çekicilerimizle müşterilerimize sadece bir araç değil; daha düşük maliyet, daha yüksek operasyonel verimlilik ve kesintisiz hizmet sunuyoruz. 1 milyon kilometreyi aşan kullanım deneyimi, bu güvenin sahadaki karşılığı. Bu teslimatın, İstanbul Lojistik’in Avrupa’daki rekabet gücünü daha da ileri taşıyacağına inanıyoruz” diye belirtti. Renault Trucks araçlarının 1 milyon kilometreye varan performansla sorunsuz şekilde kullanılabilmesi, İstanbul Lojistik’in yatırım kararlarında önemli bir kriter olarak öne çıkarken, Avrupa genelinde yaygın servis ağı ve kapsamlı satış sonrası hizmetleri de operasyonel sürekliliği destekliyor. İstanbul Lojistik’in araçlarını Renault Trucks Excellence Bakım Sözleşmesi ile tercih ettiklerini dile getiren Koçaslanlar Holding Yönetim Kurulu Üyesi Lokman Koçaslan şu şekilde belirtti; “İstanbul Lojistik, Excellence bakım sözleşmesi ile toplam sahip olma maliyetini optimize ediyor. Bu paket kapsamında Renault Trucks’ın diğer satış sonrası bakım sözleşmelerinde olduğu gibi Kişiselleştirilmiş Bakım Programı ile filoya özel bakım programı belirliyoruz. Onarım kısmında kullanıcıdan kaynaklanmayan parçaların değişimini yapıyoruz. Bu sözleşmeyi özel kılan nokta ise aşınma parçalarının da sözleşme kapsamında yer alması oluyor. Doğası gereği aşınan fren balatası, fren diski, debriyaj baskısı gibi parçaların da değişimi paket kapsamda yapılıyor. Ayrıca Excellence sözleşmesi, uluslararası ölçekte geçerli olduğundan müşterimiz, herhangi bir durumda bulunduğu ülkedeki yetkili Renault Trucks servislerinden kesintisiz hizmet alabiliyor.”

Anadolu Isuzu’nun Yeni Modeli Grand Toro XL İspanya’da Yılın Midibüsü Seçildi Haber

Anadolu Isuzu’nun Yeni Modeli Grand Toro XL İspanya’da Yılın Midibüsü Seçildi

Madrid’de düzenlenen Yılın En İyi Ticari Araçları Ödül Töreni’nde, Viajeros ve Transporte 3 (Grupo Editec) dergileri tarafından verilen prestijli ödül, Anadolu Isuzu’nun İspanya distribütörü ITT ISUZUBUS adına Satış Müdürü Álvaro Fillat Murt’a takdim edildi. Anadolu Isuzu’nun uluslararası pazarlarda izlediği güçlü büyüme stratejisi, yerel distribütörlerle yürütülen yakın işbirlikleri ve inovatif çözümleri, markanın ihracattaki ivmesini artırarak Avrupa başta olmak üzere birçok pazarda tercih edilen bir marka olmasını sağlıyor. Kısa ve orta mesafeli servis hizmetleri, turizm ve havaalanı taşımacılığı için ideal Türkiye’nin ticari araç markası Anadolu Isuzu, elektrikli araçlarla geleceğe yatırım yaparken, içten yanmalı motorlu modelleriyle bugünün ihtiyaçlarını karşılamaya devam ediyor. Anadolu Isuzu bu kapsamda tanınmış modeli Grand Toro'yu, özel ihtiyaçları karşılamak üzere yeniden ölçeklendirip yeni özellikler ekleyerek Grand Toro XL’ı geliştirdi. Yeni Grand Toro XL’da yolcu kapasitesi 41'e çıkarıldı, bagaj kapasitesi artırıldı. Kısa ve orta mesafeli servis hizmetleri, turizm ve havaalanı taşımacılığı için ideal olan araç, düşük emisyonlu çevre dostu motoru, gelişmiş güvenlik gibi özellikleriyle rakiplerinden ayrılıyor. İspanya’da, sektörün önde gelen profesyonelleri ve yük ve yolcu taşımacılığı şirketlerinin operatörleri tarafından verilen Yılın En İyi Ticari Araçları Ödüllerinde modeller, tamamı karayolu taşımacılığı alanında çalışan 886 üyeli jüri tarafından değerlendirildi.

Kâmil Koç 2025 Yılı Verilerini Açıkladı: 10 Milyondan Fazla Yolculuk Hikâyesine Ortak Oldu Haber

Kâmil Koç 2025 Yılı Verilerini Açıkladı: 10 Milyondan Fazla Yolculuk Hikâyesine Ortak Oldu

Türkiye’nin köklü seyahat markası Kâmil Koç, 2025 yılına ilişkin verileri açıkladı. 1926 yılında Türkiye’nin ilk seyahat firması olarak çıktığı yolda 100. yılına giren Kâmil Koç; yüksek hizmet kalitesiyle 2025 yılında da eşsiz yolculukların tercih edilen markası oldu. Kamil Koç’un yaptığı seferler dünyanın çevresini 100 kere turladı 1 Ocak–31 Aralık 2025 dönemini kapsayan verilere göre Kâmil Koç’un, yıl boyunca Türkiye’nin dört bir yanına sefer yapanotobüslerinin kat ettiği toplam mesafe, Türkiye’deki kara yolu ağını 57 kez kaplayabilecek, dünyanın çevresini neredeyse 100 kez turlayabilecek ve yaklaşık 10 kez Ay’a ulaşabilecek büyüklüğe karşılık geldi. Aynı otobüsler yan yana dizildiğinde ise Türkiye’nin yüz ölçümünü yaklaşık 12 kez, Avrupa kıtasını bir kez ve Marmara Denizi’ni tam 868 kez kaplayacak bir operasyonel gücü temsil etti. Yılın favori rotası bir kez daha Bursa-İstanbul hattı oldu Kâmil Koç bu yıl da milyonlarca farklı yolculuk hikayesininyazılmasını sağladı. Ancak yılın favori hattı yine değişmedi. İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya başta olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanında hizmet veren Kâmil Koç’un en çok tercih edilen hattı yine Bursa–İstanbul oldu. Bunu Ankara–İstanbul ve Ankara–Kayseri güzergâhları izledi. Bu hatlar, yılın tamamına yayılan düzenli talebin yanı sıra yoğun seyahat dönemlerinde de en yüksek yolcu hareketliliğinin yaşandığı güzergâhlar olarak öne çıktı. Bayram ve sömestr tatillerinde yoğun talep yaşandı Kâmil Koç, uygun bilet fiyatlarıyla bayram ve tatil dönemlerinde de yolcuların tercihi oldu. Firmayı kullanan yolcuların bu dönemdeki güzergâh tercihleri bir önceki yılla benzerlik gösterdi. Ramazan Bayramı süresince Ankara–İstanbul, Bursa–İstanbul ve Ankara–Kayseri hatlarında en fazla yoğunluk yaşanırken; Kurban Bayramı’nda da Bursa–İstanbul (Avrupa), Ankara–İstanbul (Avrupa) ve Ankara–Kayseri güzergâhları yolcuların en çok kullandığı hatlar oldu. Öğrenci hareketliliğinin üst seviyeye çıktığı sömestr tatilinde ise Bursa–İstanbul (Avrupa), Ankara–İstanbul (Avrupa) ve İstanbul Avrupa–İzmir en çok yoğun ilgi gören hatlar arasında yer aldı. Seyahat ağı yeni iş birlikleriyle daha da genişledi 2025 yılı, Kâmil Koç için yalnızca yolcu sayılarıyla değil, operasyonel büyüme ve iş birlikleriyle de öne çıkan bir yıl oldu. Kâmil Koç, bu dönemde global iş ortağı Flix’in de desteğiyle seyahat ağına yeni duraklar eklemeye devam etti. Kahta Petrol iş birliği ile Adıyaman’da, Can Diyarbakır iş birliği ile Diyarbakır’da ve Mersin Seyahat iş birliği ile Mersin’de operasyonlargüçlendirilirken, Kâmil Koç tarihinde ilk kez Iğdır seferlerini başlatarak hizmet ağını en uç noktalara taşıdı. “Nesilden nesile, ‘100 Yıldır Yol Arkadaşınız’” Kâmil Koç Genel Müdürü Çağatay Kepek, şirketin yıl genelindeki performansına ve gelecek dönem hedeflerine ilişkin şunları söyledi: “Türkiye’nin ilk seyahat firması olarak, tam bir asır önce başladığımız yolculuğun 100. yılına yaklaşmanın gururunu yaşıyoruz Geride bıraktığımız yıllar boyunca milyonlarca anıyı ve insanı birbirine bağladık, sektörümüzde sayısız ilke ve yeniliğe imza attık. Bugün geldiğimiz noktada, bu köklü mirası geleceğe taşımanın sorumluluğu ve heyecanı içindeyiz. 2025 yılı, Kâmil Koç için hem operasyonel hem de marka gücü açısından son derece verimli geçti. Müşteri memnuniyetini daha ileri bir seviyeye taşıdığımız bu dönemde, başarımızı The ONE Awards gibi prestijli bir ödülle taçlandırdık. Karayolu Taşımacılığı kategorisinde halk jürisi tarafından üst üste dördüncü kez ‘Yılın İtibarlısı’ seçilmek, yolcularımızın bize duyduğu güvenin en güçlü göstergesi oldu. Türkiye karayolu yolcu taşımacılığının lider markası olarak seyahat ağımızı ülkemizin dört bir yanında ve Avrupa’da yeni duraklarla genişletmeye devam ettik. Bu kapsamda, serhat şehirleri Kars ve Iğdır’a karşılıklı seferlerimizi başlatırken, yine yıl içinde küresel iş ortağımız Flix’in desteğiyle Bulgaristan’ın önemli turizm ve liman kenti Varna’ya direkt otobüs seferlerimizi hayata geçirdik. Avrupa’ya bağlanan hatlarımızı 2026’da daha da artırarak, Kâmil Koç markasını uluslararası arenada daha güçlü bir konuma taşımayı amaçlıyoruz. Büyüttüğümüz seyahat ağımızda, aynı zamanda yolcularımıza zamandan tasarruf sağlamak adına Lüleburgaz–İstanbul arasında ekspres seferlerimizin startını verdik. Ekspres hatlarımıza yeni dönemde İzmir–İstanbul, Sakarya–Bursa ve Eskişehir–İstanbul hatlarını da eklemeyi planlıyoruz. 2025 yılında, ayrıca filomuzu çevreci, modern ve yeni nesil otobüslerle güçlendirdik. Yolcularımıza daha yüksek konfor sunmak amacıyla filomuza 20 adet Mercedes-Benz Türk Tourismo otobüs kattık. Gerçekleştirdiğimiz tüm bu yatırımlar sayesinde 2025 yılında ‘yol arkadaşlığı’ vizyonumuzu bir adım öteye taşıyarak milyonlarca yolculuk hikayesine ortak olduk. Şimdi ise rotamızı, bu köklü mirası taçlandıracağımız 100. gurur yılımıza çeviriyoruz. 2026’da asırlık tecrübemizi Flix’in uluslararası vizyonu ve geniş ekosistemiyle birleştirerek; sadece Türkiye’de değil, Avrupa’da da sektöre değer katan projeler üretmeyi hedefliyoruz. Modern araç filomuz, liyakat sahibi uzman kadromuz ve kullanıcı dostu dijital altyapımızla her yolcumuzun seyahatini konforlu, kaliteli ve ayrıcalıklı bir deneyime dönüştürmeyi amaçlıyoruz. Kâmil Koç olarak, 2026 yılında ‘100 Yıldır Yol Arkadaşınız’ mottosuyla; nesilden nesile aktarılan sarsılmaz güven duygusunu Türkiye’nin her yerine ve Avrupa’nın kalbinde yeni yolculuk hikâyeleriyle yaşatmayı sürdüreceğiz.”

Akran Grup, Filosunu Yeniden Renault Trucks T480 İle Gençleştiriyor Haber

Akran Grup, Filosunu Yeniden Renault Trucks T480 İle Gençleştiriyor

Lojistiğin her alanında hizmet sunan Akran Grup, filosunu 50 adet Renault Trucks T480 çekici ile genişletti. Son olarak 2022 ve 2023 yıllarında Renault Trucks yatırımlarından elde edilen yüksek operasyonel performans nedeniyle yapılan yeni alımların teslimat töreni Bursa’da gerçekleştirildi. Yeni araçlar Akran Grup Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Korkmaz, Yönetim Kurulu Üyesi Efe Korkmaz ve İcra Kurulu Başkanı Ahmet Uğur’a, Renault Trucks Türkiye Başkanı Sebastian Delepine, Renault Trucks Türkiye Satış Direktörü Yusuf Adıgüzel, Koçaslanlar Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Koçaslan ile Koçaslanlar Otomotiv Genel Müdürü Mesut Süzer tarafından teslim edildi. 2000 yılında Bursa’da kurulan Akran Grup, bugün uluslararası ve yurt içi taşımacılıktan liman hizmetlerine, konteyner taşımadan depolama, denizcilik ve gümrük işlemlerine kadar geniş bir alanda faaliyet gösteriyor. Bursa, İstanbul, İzmir ve İzmit merkezli yapılanmalarıyla hizmet veren şirket, 320 adet çekicinin bulunduğu genç filosu ile dikkat çekiyor. Filosunun yaklaşık üçte biri Renault Trucks çekicilerden oluşan Akran Grup, sektörde örnek gösterilen entegre lojistik modeli ile ayrışıyor. Avrupa karayolu taşımacılığında da kısa zamanda önemli bir hacme ulaşan Akran, Türkiye’nin birçok lider markasına sunduğu çok yönlü lojistik hizmetleriyle tercih edilen bir çözüm ortağı hâline gelmiş durumda. Türkiye’nin önde gelen entegre lojistik yapılarından biri Akran Grup Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Korkmaz, törendeki açıklamasında sektörün rekabet koşullarına dikkat çekti; “Lojistik alanında antrepo hizmetleri dışında tüm hizmetleri sunabiliyoruz. Konteyner taşıma ve depolamadan, ülkeler arası deniz aşırı işlemlerin yapması gibi çok geniş hizmet skalamız müşterilerimiz için tercih sebebi oluyor. Bu kadar geniş bir hizmet yelpazesinde müşterilerimizin birçok talebine yanıt verebildiğimiz için rekabet gücümüzü arttırıyoruz. Karayolu taşımacılığı alanında da kaliteli hizmetin temel unsurlarının doğru ekipman, genç filo, uzman kadro ve iyi yönetilen süreçler olduğuna inanıyoruz. Sahada bunu karşılayabildiğimiz için büyüyoruz. Renault Trucks ile iş birliğimiz uzun yıllardır sürüyor ve aldığımız sonuçlar, beklentimizi en ideal şekilde karşılıyor.” Korkmaz, 2025’te yaklaşık %20 oranında cirosal bir büyümeye ulaştıklarını, 2026 hedeflerinin ise yeni yatırımlarla daha ileri taşındığını da ekliyor. Sebastian Delepine’den iş birliğine dair değerlendirme Renault Trucks Türkiye Başkanı Sebastian Delepine, teslimatın önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Akran Grup ile uzun yıllara dayanan güçlü bir iş birliğimiz bulunuyor. Filolarını yeniden Renault Trucks ile büyütmeleri, araçlarımızın sunduğu performans, verimlilik ve toplam sahip olma maliyetindeki avantajların somut bir göstergesi. Akran Grup’un operasyonlarına değer katmaktan ve gelişen faaliyetlerinde güvenilir bir çözüm ortağı olmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Bundan sonrasında da iş birliğimizi daha güçlendirerek devam ettirmeyi hedefliyoruz.” Stratejik tercih: Renault Trucks T480 Akran Grup ve Renault Trucks iş birliğinin temeli 2010’lu yıllara dayanıyor. Yeni teslimatla birlikte grup filosunun yaklaşık üçte biri Renault Trucks modellerinden oluşuyor. Akran Grup’un tercih ettiği Renault Trucks T480 çekiciler, yakıt verimliliği, gelişmiş sürüş teknolojileri, uzun yol operasyonlarına uygun dayanıklı yapısı ve sürücü konforunu artıran kabin özellikleriyle filolara önemli avantajlar sağlayan bir model olarak öne çıkıyor.

CEVA Logistics, Türkiye'deki büyüme potansiyelini güçlendirerek Borusan Lojistik'i satın aldı Haber

CEVA Logistics, Türkiye'deki büyüme potansiyelini güçlendirerek Borusan Lojistik'i satın aldı

Özel bir şirket olan Borusan Holding, Borusan Tedarik hisselerinin %69,47'sini satarken, geri kalan %30,53'lük kısım halka açık Borusan Yatırım'a aitti. Satın alma anlaşması ilk olarak 26 Nisan 2025 tarihinde kamuya açıklanmıştı. CEVA, Borusan Lojistik'in lojistik faaliyetlerinin yanı sıra, yurtdışındaki iştirakleri ve Türkiye'deki iştirakler eTA ve Bukoli'yi de yönetecektir. Daha önceden Borusan Lojistik markası altında faaliyet gösteren Borusan Liman faaliyetleri ise Borusan Holding'de kalıyor. Satın alma sürecinin tamamlanmasıyla CEVA, Türkiye iç pazarında en büyük 3PL (üçüncü taraf lojistik hizmetleri) şirketi olma konumunu daha da sağlamlaştırmak için Borusan Lojistik'in entegrasyon ve marka dönüşüm sürecini başlatacaktır. Kontrat lojistiği alanında CEVA, şu anda ülkede yaklaşık 1.190.000 metrekare depo alanını yönetmektedir. Karayolu taşımacılığı açısından, bu birleşme yılda yaklaşık 1 milyon adet yurt içi FTL (tam yük) taşımacılığı anlamına gelirken, Borusan Lojistik'in LTL (parsiyel yük) faaliyetleri, Avrupa bağlantıları da dahil olmak üzere CEVA'nın mevcut ağını daha da güçlendirecektir. CEVA, Borusan Lojistik'in faaliyetleri sayesinde hem bitmiş araç lojistiği alanında hem de havayolu ve denizyolu taşımacılığında lider bir konuma sahip olacaktır. CEVA Logistics CEO'su Mathieu Friedberg konuyla ilgili olarak şunları kaydetti: “Türkiye ekonomisi ve yurtiçi lojistik pazarı dinamik bir yapıya sahip. Ülkenin Hindistan, Orta Doğu ve Avrupa Koridoru kıyısındaki stratejik konumu ile birlikte değerlendirildiğinde, bu büyüme yeni ölçek ve kapsamdaki lojistik çözümlerimiz için çok yönlü bir fırsatlar yelpazesi sunuyor. Birleşen faaliyetlerimiz sayesinde Türkiye, CEVA'nın brüt gelir açısından üçüncü en büyük ülkesi konumuna geldi.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.