Hava Durumu

#Menzil

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Menzil haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Menzil haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mercedes-Benz eCitaro Yakıt Hücreli Otobüs, “2026 Elektrikli Yakıt Hücreli Otobüs Şampiyonu” Seçildi Haber

Mercedes-Benz eCitaro Yakıt Hücreli Otobüs, “2026 Elektrikli Yakıt Hücreli Otobüs Şampiyonu” Seçildi

Mercedes-Benz eCitaro yakıt hücreli otobüs, ekonomi dergisi Omnibusspiegel tarafından düzenlenen uluslararası elektrikli otobüs karşılaştırma testinde bir kez daha zirveye yerleşerek “2026 Elektrikli Yakıt Hücreli Otobüs Şampiyonu” ilan edildi. Böylece prestijli ödül, üst üste üçüncü kez Mercedes-Benz yıldızını taşıyan bir otobüse verilmiş oldu. Bu başarı, eCitaro yakıt hücreli otobüs için de önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyor. Aynı güç aktarım teknolojisine sahip beş aracın değerlendirildiği testte Mercedes-Benz eCitaro yakıt hücreli otobüs, açık ara birinciliğe ulaştı. Yakıt hücreli teknolojiyle daha yüksek menzil Mercedes-Benz eCitaro yakıt hücreli otobüs, elektrikli güç aktarma sistemini menzili artıran yakıt hücresi teknolojisiyle bir araya getirdi. Yakıt hücresi, sürüş sırasında sürekli elektrik üreterek bu enerjiyi yüksek voltajlı bataryalara aktarıyor. Bu sayede araç, yalnızca batarya ile çalışan elektrikli otobüslere kıyasla daha yüksek işletme menziline ulaşabiliyor. Yerel ölçekte CO₂ emisyonu olmadan çalışan eCitaro yakıt hücreli otobüs, özellikle uzun çalışma süreleri ve yoğun kullanım döngülerine sahip şehir içi hatlar için güçlü bir çözüm sunuyor. Başarı serisi devam ediyor Daimler Buses, 2023 yılında Mercedes-Benz eCitaro solo modeliyle, 2024 yılında ise eCitaro G körüklü versiyonuyla “Elektrikli Otobüs Şampiyonu” unvanını elde etmişti. Mercedes-Benz eCitaro yakıt hücreli otobüsün kazandığı bu son ödülle birlikte Daimler Buses, elektrikli şehir içi ulaşım alanındaki başarı serisini sürdürerek toplu taşımada elektrifikasyon konusundaki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koydu.

MAN Bir Yılda 1.300 Elektrikli Kamyon Üretti Haber

MAN Bir Yılda 1.300 Elektrikli Kamyon Üretti

Elektrikli kamyonların seri üretiminin başlamasının üzerinden bir yıl geçen MAN Truck & Bus, bu süreçte yaklaşık 1.300 ağır sınıf elektrikli kamyonun seri üretimini gerçekleştirdi. Münih tesisindeki üretimle birlikte elektrikli kamyonlar, MAN’ın seri üretim faaliyetlerinin ayrılmaz bir parçası haline geldi. Elektrikli kamyonlar, aynı zamanda MAN'ın yerel emisyonsuz yük taşımacılığına yönelik dönüşümünün de temel yapı taşlarından biri hâline geldi. Karma üretimde bir yıllık deneyim Bir yıl önce tamamen yeni bir üretim yaklaşımıyla başlayan süreç, kısa sürede sağlam bir endüstriyel konsept olarak kendini kanıtladı. Münih'teki merkez fabrikada MAN TGS ve TGX kamyon modellerinin elektrikli ve dizel versiyonları, tek bir hat üzerinde tamamen entegre karma üretim sistemiyle üretiliyor. Bu esnek yapı sayesinde araçlar, tahrik sisteminden bağımsız olarak müşteri siparişlerine ve pazar ihtiyaçlarına göre üretilebiliyor. MAN'ın Münih tesisinde günlük üretim kapasitesi, tahrik sistemi fark etmeksizin yaklaşık 100 kamyon seviyesinde bulunuyor. MAN Truck & Bus Üretimden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Michael Kobriger, ilk yılın değerlendirmesinde şunları söyledi: "Elektrikli ve dizel kamyonların tek bir hat üzerinde üretilmesi, seri üretimin ilk yılında başarısını kanıtladı. Bu yapı, MAN'a talep yönetimi, model çeşitliliği ve teslimat performansı açısından yüksek esneklik sağlıyor. İddialı kalite standartlarımız doğrultusunda müşterilerimizi geleceğe giden yolda desteklemek için elimizden gelen her şeyi yapmaya devam edeceğiz." Üretim sürecinde dizel kamyonlara ilk aşamada akslar, yakıt depoları ve egzoz sistemleri takılırken, elektrikli modellere ise batarya paketleri ve elektrikli güç aktarma bileşenleri monte ediliyor. Bu dönüşüm kapsamında 5.000'den fazla çalışan yüksek gerilim teknolojisi alanında özel olarak eğitildi. Münih Fabrika Müdürü Axel Karnasch ise şunları kaydetti: "Elektrikli kamyonlar ile geleneksel tahrik sistemine sahip araçların aynı hatta üretimi, Münih fabrikasının olağanüstü yetkinliklerini bir kez daha ortaya koyuyor. Hassasiyet, tutku ve mükemmeliyetçilik burada günlük çalışmalarımızın ayrılmaz temelini oluşturuyor. Her zaman kaliteyi ve bunun müşterilerimize sağladığı faydayı ön planda tutuyoruz." MAN’ın elektrikli ürün gamı genişliyor MAN, ürün portföyünün elektrifikasyonunu sürdürürken, aynı zamanda yılın ilerleyen dönemlerinde Polonya’nın Kraków kentindeki tesisinde hafif ve orta sınıf elektrikli kamyonların seri üretimine başlamayı amaçlıyor. Bu kapsamda, üretim ekibi ilk eTGL ve eTGM modellerinin seri üretimi için hazırlıklarına devam ediyor. 12 tonluk MAN eTGL'nin seri üretiminin kısa süre içinde başlaması planlanırken, MAN’ın tanıtımını yaptığı yeni 16 tonluk elektrikli modeli eTGM de Kraków'da üretilecek. Böylece MAN’ın elektrikli kamyon ürün gamı, 12 ila 50 ton aralığını kapsayacak şekilde tamamlanacak. Öte yandan Nürnberg tesisi de önemli bir dönüşüm geçirdi. MAN'ın burada kendi bünyesinde batarya üretimine başlamasıyla birlikte tesis, yalnızca motor üretim merkezi olmaktan çıkarak, hem en son teknoloji dizel motorlar hem de alternatif tahrik sistemi çözümleri için bir geliştirme ve üretim merkezine dönüştü. MAN’ın elektrikli dönüşümünde ayrıca, otobüs üretim tesisleri de öncü bir rol üstleniyor. Polonya'daki Starachowice tesisi, 2020 yılında MAN Lion's City E şehir otobüsünün üretimiyle birlikte elektrikli araç üretimine geçen ilk MAN tesisi oldu. MAN Lion's Explorer E modeli ise iki yıldır Güney Afrika’daki Olifantsfontein kentinde üretiliyor. Ayrıca elektrikli şehir otobüslerinin seri üretimi yakın zamanda Ankara tesisine de taşındı. Avrupalı bir üretici tarafından geliştirilen ilk tamamen elektrikli şehirlerarası otobüs olan MAN Lion's Coach E’nin de gelecekte Ankara’da üretilmesi planlanıyor. İlk araçların ise bu yılın sonunda teslim edilmesi hedefleniyor. Elektrikli ‘Aslan’ yollarda Üretim hacmindeki artışa paralel olarak pazar talebi de olumlu yönde büyümeye devam ediyor. MAN elektrikli kamyonları bugün dağıtım taşımacılığından otomotiv lojistiğine, inşaat sahalarından uzun yol operasyonlarına kadar birçok farklı alanda başarıyla kullanılıyor. Bununla birlikte MAN elektrikli kamyonları, belediye hizmetleri veya itfaiye aracı olarak da yapılandırılabiliyor. Kullanım amacına bağlı olarak farklı şekillerde yapılandırılabilen MAN kamyonları, yedi batarya ve 623 kWh brüt kapasiteyle ara şarj gerektirmeden 830 kilometreye kadar menzil sunabiliyor. Bu başarılı performansın arkasında ise MAN'ın Nürnberg tesisinde geliştirip ürettiği batarya paketleri bulunuyor. Farklı taşımacılık ihtiyaçlarına göre özelleştirilebilen bu paketler, MAN’ın elektrikli araç teknolojilerindeki uzmanlığını ortaya koyuyor. MAN'ın karbonsuzlaşmasının anahtarı: Elektrifikasyon MAN'ın toplam sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 95'i, satılan araçların kullanım aşamasında ortaya çıkıyor. Bu nedenle MAN araç portföyünün elektrifikasyonu, şirketin iklim hedeflerine ulaşması açısından kritik önem taşıyor. Münih tesisinde tamamen elektrikli eTGX ve eTGS kamyonlarının seri üretiminin başlamasıyla birlikte MAN, test aşamalarını geride bırakarak endüstriyel ölçekte üretime geçişini tamamladı. Seri üretimin ilk yılının sonunda elektrikli kamyonlar artık bir pilot proje olmaktan çıkıp, müşteriler ve pazarlar açısından giderek daha fazla önem kazanan, emisyon azaltımına doğrudan katkı sağlayan bir seri üretim ürünü haline geldi. MAN'ın sıfır emisyon stratejisinin bir diğer ayağını ise kendi taşımacılık süreçlerinin karbonsuzlaştırılması oluşturuyor. Şirket, gelen lojistik süreçlerinde elektrikli kamyon kullanımını artırmaya devam ederken, 2025 yılında lojistik ağında yılda 165 milyon kilometreye kadar hizmet verecek tamamen elektrikli kamyonların devreye alınması için gerekli ihaleleri tamamladı. Bu araçlar, yılın başından bu yana düzenli operasyonlarda kullanılmaya başlandı.

Volvo Trucks, 700 km Menzile Ulaşabilen Elektrikli Çekici ve Kamyonlarını Tanıttı! Haber

Volvo Trucks, 700 km Menzile Ulaşabilen Elektrikli Çekici ve Kamyonlarını Tanıttı!

Ağır ticari araç sektöründeki en geniş elektrikli çekici ve kamyon ürün ailesine sahip Volvo Trucks, yeni modelleri ile menzil standartlarını yeniden belirliyor. Volvo Trucks’ın uzun menzilli yeni elektrikli çekicisi Volvo FH Aero Electric, tek şarjla 700 km’ye kadar* yol kat edebiliyor. İkinci olarak; esneklik, verimlilik, sürüş konforunda önemli iyileştirmeler sunan ve 470 km’ye kadar menzile sahip* yeni nesil ağır hizmet tipi Volvo FH, FM ve FMX Elektrikli kamyonlar, daha fazla taşımacılık görevi için elektrikli kamyon kullanımına geçmeyi mümkün kılıyor. Marubeni Dağıtım ve Servis Ticari Araçlar COO’su Kıvanç Kızılkaya; “Volvo Trucks her zaman ‘en iyiyi nasıl yapabiliriz’ hedefiyle çalışıyor. Elektrikli kamyonlarda ilk seri üretime geçen marka Volvo Trucks olurken, Türkiye pazarına 16 ton üstü ilk elektrikli çekiciyi sunan şirket de Volvo Trucks oldu. Türkiye, Volvo Trucks markasını temsil eden 90 ülke içinde elektrikli çekici teslimatı yapılan ilk 3 ülkeden biri konumunda. Türkiye pazarına sunduğumuz ilk elektrikli Volvo Trucks çekiciler yollarımızda aktif olarak çalışmaya devam ediyor. 700 kilometreye kadar elektrikli menzil sunabilen yeni Volvo FH Aero Electric ile ağır ticari araç sektöründe yeni bir seviyeye ulaştık” dedi. Volvo FH Aero Electric: 700 km’ye kadar menzil, megawatt şarj ve yüksek taşıma kapasitesi Yeni uzun menzilli çekici Volvo FH Aero Electric, yeni bir tahrik sistemi teknolojisi olan e-aks sayesinde tek şarjla 700 km’ye kadar yol kat edebiliyor ve bu da araçta önemli ölçüde daha fazla batarya kapasitesi için yer açıyor. Kamyon, yeni MCS (Megawatt Şarj Sistemi) standardına uyarlanarak, 8 bataryanın %20’den %80’e kadar şarj edilebilmesi yaklaşık 50 dakika sürüyor. Bu da, şarj süresinin AB’deki kamyon sürücüleri için yasal olarak belirlenen dinlenme süresi içinde yapılabileceği ve böylece yüksek verimliliğe katkı sağlanılabileceği anlamına geliyor. Volvo Trucks Başkanı Roger Alm; “Geliştirdiğimiz ve genişlettiğimiz ürün yelpazemizde taşımacılık görevleri için sunduğumuz elektrikli çözümlerimize; 700 km’ye kadar menzile sahip son teknoloji ürünü bir elektrikli çekiciyi de ekliyoruz. Dünya genelindeki kamyon taşımacılığının büyük bir bölümünün gelecekte elektrikli araçlar tarafından gerçekleştirileceğine olan inancımızda kararlıyız. Yeni kamyonlarımızın muhteşem performansı göz önüne alındığında, bunun nedenini anlamak kolay. Sektörün en iyisi konumuna gelen uzun yol elektrikli kamyonlarımız olağanüstü menzili, yüksek yük taşıma kapasitesi, hızlı şarj ve mükemmel sürüş konforuyla birleştiriyor. Bu kamyonla müşterilerimiz, dizel kamyonlarla aynı verimlilikle, gerçekten uzun mesafeler kat edebilir ve tüm iş günü boyunca çalışabilirler” dedi. Yeni Volvo FH, FM, FMX kamyonlar: 470 km’ye kadar menzil Yeni Volvo FH, FM ve FMX elektrikli kamyonlar, farklı uygulamalarda maksimum esneklik sağlamak üzere tasarlanan, tamamen yeni bir tahrik sistemine sahip. Mükemmel sürüş performansı sunan bu sistem, sürücünün kamyonu sürerken beton mikseri, kancalı kaldırma platformu veya çöp toplama ünitesi gibi yardımcı ekipmanlara ekstra motor veya eklentiye ihtiyaç duymadan, güç sağlayacak şekilde tasarlandı. Bu, sürüş sırasında kullanım imkanı sağlayan, artırılmış işlevselliğe sahip entegre bir şanzıman güç çıkışı (PTO) sayesinde mümkün oluyor. Kamyonlar 470 km’ye kadar menzile sahip olabiliyor ve yaklaşık 65 dakikada %20’den %80’e kadar şarj edilebiliyor. Volvo Trucks Başkanı Roger Alm; “Yeni nesil Volvo FH, FM ve FMX Electric, yeni ve akıllı fonksiyonlarla donatılmış olup, sürücüye büyük konfor sunuyor ve çok çeşitli taşımacılık görevleri için sıfır egzoz emisyonlu ulaşımı mümkün kılıyor” dedi. Tüm kamyonlarda pürüzsüz vites geçişleri Yeni Volvo FH, FM ve FMX Electric ve 700 km menzile ulaşabilen Volvo FH Aero Electric, daha akıcı ve kontrollü performans sağlamak için çift elektrikli motorla senkronize edilen bir şanzıman ile donatılıyor. Yeni Volvo FH, FM ve FMX Electric’te 8 vitesli; Volvo FH Aero Electric’te 6 vitesli olan yeni Powershift şanzımanlar, pürüzsüz vites geçişi sunuyor ve daha konforlu bir çalışma günü için daha az gürültü ve titreşim üretiyor. Fosil Yakıtsız Ulaşıma Doğru Volvo Trucks, 2040 yılına kadar net sıfır emisyon hedefine ulaşmak için fosil yakıtsız ulaşıma geçişe odaklanıyor. Bu geçiş, bataryalı elektrikli, yakıt hücreli elektrikli ve yeşil hidrojen, biyogaz, biyodizel veya HVO (hidrojene işlenmiş bitkisel yağ) gibi yenilenebilir yakıtlarla çalışan içten yanmalı motorlara dayalı üç yollu bir teknoloji stratejisi kullanılarak gerçekleştiriliyor.

MAN Etgm’nin Dünya Prömiyeri  Transpotec Logitec Fuarında Gerçekleşti Haber

MAN Etgm’nin Dünya Prömiyeri Transpotec Logitec Fuarında Gerçekleşti

MAN Truck & Bus, yeni MAN eTGM ile tamamen elektrikli kamyon portföyünü genişleterek orta menzilli dağıtım segmentindeki ürün gamını güçlendirdi. 480 kilometreye kadar menzil sunan 16 tonluk yeni kamyon, 13 Mayıs 2026'da Milano'daki Transpotec Logitec ticari araç fuarında dünya prömiyerini gerçekleştirdi. Yeni MAN eTGM, hafif MAN eTGL ile ağır hizmet tipi eTGX ve eTGS modelleri arasındaki boşluğu doldurdu. MAN fuarda, 12 ila 50 ton arasındaki, modüler ve seriler arası bir teknoloji konseptine dayanan istikrarlı, tek tip eTruck portföyünü de ilk kez sergiledi. 16,01 ton (opsiyonel olarak 16,5 ton) azami ağırlığa ve yaklaşık 10,6 tona kadar şasi yük kapasitesine sahip MAN eTGM, farklı üstyapı uygulamaları için önemli bir kapasite rezervi sunuyor. Ayrıca 16 ton üzeri segmentte tamamen elektrikli bir kamyon olarak, birçok Avrupa pazarında önemli geçiş ücreti avantajları sağlıyor. MAN eTGM, filoların emisyonlarını önemli ölçüde azaltırken, nakliye şirketlerinin ağır ticari araçlara yönelik AB CO₂ filo hedefleri gibi yasal gereklilikleri karşılamasına da katkıda bulunuyor. Şehir içi ve bölgesel taşımacılık için tasarlandı MAN eTGM, kentsel ve bölgesel dağıtım taşımacılığının ihtiyaçlarına uygun olarak tasarlandı. Artan enerji fiyatları, sıkılaşan emisyon düzenlemeleri ve yükselen gürültü kısıtlamaları, elektrikli ticari araçları özellikle şehir içi kullanımda hem ekonomik hem de ekolojik açıdan cazip bir alternatif haline getiriyor. Yüksek yük kapasitesi ve 33 tona kadar brüt kombinasyon ağırlığıyla römorklu kullanım imkânı veren yeni eTGM, özellikle büyük operasyonel esneklik ve verimli elektrikli güç aktarma sistemiyle tüm ihtiyaçlara güçlü bir çözüm sunuyor. MAN Truck & Bus Satış ve Müşteri Çözümleri Yönetim Kurulu Üyesi Friedrich Baumann, yeni modelle ilgili şunları söyledi: “MAN eTGM ile şehir içi ve bölgesel dağıtım taşımacılığı için ideal elektrikli çözümü yollara çıkarıyoruz. Bu model, eTruck portföyümüzün doğal bir devamı niteliğinde ve MAN'ı batarya ile çalışan ticari araçlarda tam kapsamlı gerçek bir tedarikçi haline getiriyor.” Geniş bir uygulama alanı için geliştirilmiş tek tip eTruck konsepti MAN eTGM, markanın diğer ağır hizmet modellerinde olduğu gibi standartlaştırılmış, modüler BEV sistemine dayanıyor. Merkezi tahrik ünitesi, akü sistemleri, yüksek voltaj mimarisi ve termal yönetim sistemleri, eTGX ve eTGS modellerinde uyarlanarak orta segment için uyarlandı. MAN eCD210 elektrikli tahrik, MAN TipMatic 2 şanzımanla birlikte 210 kW (285 hp) güç ve 800 Nm maksimum tork üretiyor. Yüksek enerji geri kazanım performansı sayesinde özellikle dur-kalk sürüşlerde yüksek enerji verimliliği sağlıyor. İki ila dört batarya paketiyle sunulan sistem, toplamda 320 kWh'ye kadar kullanılabilir kapasite sunuyor. Bu modüler batarya sistemi, kullanım senaryosuna göre optimize edilerek gereksiz maliyet ve ağırlığın önüne geçiliyor. Konfigürasyona bağlı olarak, 480 kilometreye kadar menzil elde edilebiliyor. Yüksek çeşitlilik, tam montaj kolaylığı MAN, geliştirme sürecinde üstyapı üreticilerini erken aşamada sürece dahil ederek farklı uygulamalara uyumu ön planda tuttu. Üstyapı dostu arayüzler, optimize edilmiş dingil mesafeleri ve rekabet ortamında gerçek bir satış argümanı olan mekanik güç aktarma mili (mPTO) sayesinde, karmaşık ayarlamalara gerek kalmadan yaygın seri tasarımların kullanılmasını sağlıyor. MAN eTGM'nin başlıca kullanım alanları arasında gıda ve perakende lojistiği, belediye hizmetler, inşaat ve atık yönetimi ile bölgesel dağıtım taşımacılığı yer alıyor. MAN eTGM'nin piyasaya sürülmesiyle MAN Truck & Bus, doğru zamanda doğru ürünle nakliye sektörünün dönüşümünü aktif olarak ilerletme yolunda ilerlemeye devam ediyor. MAN, yeni ürün ve hizmetleriyle fuarda büyük ilgi gördü MAN Truck & Bus, Milano'da düzenlenen ticari araç fuarı Transpotec Logitec 2026'da ağır hizmet uzun yol taşımacılığından dağıtım operasyonlarına, inşaattan uygulamalarından hafif ticari araçlara ve yolcu taşımacılığına kadar uzanan geniş ürün gamını sergiledi. Fuarda özellikle ağır hizmet uzun yol taşımacılığına yönelik MAN eTGX modeli ve MCS teknolojisine sahip yüksek performanslı şarj altyapısı öne çıktı. MAN, ayrıca karbon salımını azaltmayı destekleyen danışmanlık, dijital çözümler ve servis hizmetlerinden oluşan kapsamlı ekosistemini de tanıttı. Elektrikli ürün gamının yanı sıra MAN TGX D30 ve özel Individual Lion S modelleri gibi verimli geleneksel araçlarda fuarda yer aldı. Bununla birlikte MAN, fuarda inşaat uygulamaları için geliştirilen çok yönlü TGS, dağıtım taşımacılığına yönelik TGL ve MAN TGE tabanlı özel amaçlı araç ve minibüs çözümlerini sergiledi. MAN’ın fuar sergisinde ayrıca, sıfır emisyonlu MAN Lion’s City 12 E LE şehir otobüsü ve verimli MAN Lion’s Intercity R60 Hybrid de yer aldı. MAN’ın TopUsed hizmetinin yanı sıra her tür aktarma organı için geniş bir hizmet, finansman, bağlantı ve destek çözümleri yelpazesiyle tamamlayan sergi, MAN’ı sürdürülebilir mobilite için kapsamlı bir ortak olarak konumlandırıyor.

Yenilenen Fiat Topolino Türkiye’de Haber

Yenilenen Fiat Topolino Türkiye’de

FIAT’ın şehir içi mobiliteye farklı bir bakış açısı getiren tamamen elektrikli modeli Topolino, yenilenen versiyonuyla Türkiye yollarına çıktı. İlk kez 2024 yılında pazara sunulan ve bugüne kadar 1.748 adetlik satış başarısına ulaşan model, yeni serisinde daha canlı, daha sezgisel ve daha dikkat çekici bir kullanıcı deneyimi sunuyor. Kompakt ölçüleri ve ikonik tasarım diliyle öne çıkan Fiat Topolino, şehir içi ulaşımda pratikliği ön plana çıkarırken, tamamen elektrikli yapısıyla çevreci karakterini sürdürüyor. Günlük kullanım ihtiyaçlarına uyum sağlayan model, özellikle kısa mesafeli yolculuklar için erişilebilir bir mobilite çözümü sunuyor. Yeni Topolino, Türkiye’de 584.900 TL’den başlayan kampanyalı fiyatlarla satışa sunuluyor. Topolino Plus versiyonu ise 629.900 TL’den başlayan avantajlı fiyatlarla yeni sahiplerini bekliyor. Bununla birlikte kullanıcılar, 250.000 TL’ye kadar 12 ay vadeli yüzde 0 faizli kredi imkanından yararlanabiliyor. Daha renkli ve kullanıcı dostu bir deneyim Yenilik operasyonuyla birlikte Topolino’nun karakterini güçlendiren güncellemeler dikkat çekiyor. Bu yeniliklerin başında gelen Mercan Turuncusu (Corallo) renk seçeneği, modelin enerjik ve sıcak tasarımını daha belirgin hale getirirken, şehir içinde kolayca ayırt edilmesine katkı sağlıyor. Mevcut renk seçeneklerine eklenen bu yeni ton, Topolino’nun kişiselleştirme olanaklarını da artırıyor. Modelde öne çıkan bir diğer gelişme ise yenilenen dijital gösterge paneli oluyor. Daha büyük, daha yalın ve daha anlaşılır bir yapıya kavuşan panel, hız, batarya durumu, menzil ve şarj bilgileri gibi temel verileri sürücüye daha net bir şekilde aktarıyor ve kullanım deneyimini ileri taşıyor. Model, tasarımının yanında, Türkiye'de B1 ehliyetiyle 16 yaşından itibaren kullanılabilmesiyle, şehir içi ulaşımda ideal çözümü sunuyor, ailelerin de ulaşım ihtiyaçlarını karşılamalarına olanak sağlıyor. Şehir içi mobiliteye pratik ve sürdürülebilir çözüm Tamamen elektrikli Topolino, şehir içi kullanım odaklı teknik altyapısıyla dikkat çekmeye devam ediyor. 5,4 kWh kapasiteli lityum-iyon bataryasıyla yaklaşık 75 kilometre menzil sunan model, günlük kullanım senaryolarında yeterli bir performans ortaya koyuyor. 45 km/saat azami hıza ulaşabilen araç, kompakt yapısı sayesinde dar sokaklarda kolay hareket kabiliyeti sağlıyor. Batarya ise uygu koşullarda yaklaşık 3,5 saatte yüzde 80 doluluğa ulaşabiliyor. Tamamen elektrikli yapısı, pratik kullanımı ve ulaşılabilir fiyat avantajıyla öne çıkan FIAT Topolino, şehir içi ulaşımda yeni bir alternatif oluştururken, sürdürülebilir mobilite anlayışını daha geniş kitlelerle buluşturmayı sürdürüyor.

Anadolu Isuzu, BUS2BUS 2026’da Yeni Nesil Novociti Volt’u Tanıttı Haber

Anadolu Isuzu, BUS2BUS 2026’da Yeni Nesil Novociti Volt’u Tanıttı

Türkiye’nin ticari araç markası Anadolu Isuzu, 15–16 Nisan 2026 tarihlerinde Berlin’de düzenlenen BUS2BUS Fuarı’nda, “Geleceğin Mobilitesi” vizyonu doğrultusunda geliştirdiği Novociti Volt 2. Nesil modelini sergiledi. İki yılda bir gerçekleştirilen ve otobüs endüstrisinin önemli buluşmaları arasında yer alan BUS2BUS’ta Anadolu Isuzu, %100 elektrikli Novociti Volt platformunun geliştirilmiş versiyonu olan bu modeliyle çevreci ulaşım çözümlerini uluslararası platforma taşıdı. Yeni nesil Novociti Volt sürdürülebilirlik, verimlilik ve konforu bir arada sunuyor Çevre dostu ulaşım çözümlerine odaklanan Anadolu Isuzu, elektrikli araç alanındaki yetkinliğini yeni nesil ürünlerle güçlendirmeyi sürdürüyor. Avrupa’da özellikle yerel yönetimlerin yoğun ilgi gösterdiği Novociti Volt platformu üzerine geliştirilen yeni nesil Novociti Volt, şehir içi ulaşımda sürdürülebilirlik, verimlilik ve konforu bir arada sunuyor. Dar şehir sokakları ve orta yoğunluklu hatlar için optimize edilen model, artırılmış yolcu konforu, geliştirilmiş enerji verimliliği ve güçlü şarj altyapısıyla öne çıkıyor. Yeni nesil Novociti Volt, 211 kWh ve 268 kWh kapasiteli batarya seçenekleriyle şehir içi ulaşımda sessiz ve verimli bir sürüş deneyimi yaşatıyor. Bu bataryalar tek şarjla 400 km'ye kadar menzil sağlarken, 270 kW güç ve 2500 Nm tork üreten motoru besleyerek yüksek performans sunuyor. Geleceğin ulaşımı BUS2BUS’ta ele alındı BUS2BUS, Messe Berlin ve Almanya’da yaklaşık 3.000 özel otobüs işletmecisini temsil eden Alman Otobüs ve Otobüs İşletmecileri Birliği (BDO) tarafından düzenleniyor. 19 ülkeden 140’tan fazla şirketin katılımıyla gerçekleştirilen BUS2BUS 2026’da şehir içi ve şehirler arası ulaşımın geleceğine dair yenilikçi yaklaşımlar paylaşıldı. Otobüs üreticileri ve tedarikçilerin en yeni ürün ve teknolojilerini sergilediği fuarda, bu yıl özellikle dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve yeni nesil mobilite çözümleri öne çıktı.

Mercedes-Benz Türk’ten Akcan Holding’e Mercedes-Benz eActros 600 ve eActros 300 Teslimatı Haber

Mercedes-Benz Türk’ten Akcan Holding’e Mercedes-Benz eActros 600 ve eActros 300 Teslimatı

Mercedes-Benz Türk, 1942 yılından bu yana yedi farklı sektörde faaliyetlerini sürdüren Akcan Holding’e Mercedes-Benz eActros 600 çekici ve Mercedes-Benz eActros 300 kamyon teslim etti. Teslim edilen Mercedes-Benz eActros 600 çekici; gelişmiş aktif güvenlik ve sürüş destek sistemleri, sürücü konforunu önceliklendiren donanımları ve 600 kWh kullanılabilir kapasiteye sahip uzun ömürlü LFP batarya performansıyla uzun yol taşımacılığı için tasarlanmış yeni nesil bir batarya elektrikli çekici olarak dikkat çekiyor. Akcan Holding’e teslim edilen araç; Gaziantep, Adana, Denizli, İstanbul ve Ankara arasında gerçekleştirilecek uzun mesafeli lojistik operasyonlarda görev alacak. Filoya katılan bir diğer araç olan Mercedes-Benz eActros 300 ise 300 kWh batarya kapasitesi ve yüklü halde yaklaşık 300 km menzil kapasitesiyle Gaziantep ve çevre şehirler arasında madeni yağ taşımacılığı faaliyetlerinde kullanılacak. Teslimat töreninde bulunan Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Direktörü Alper Kurt, Akcan Holding ile sürdürdükleri iş birliğinin bu yeni teslimatla daha da güçlenmesinden duydukları memnuniyeti ifade ederek yeni araçlarının Akcan Holding’e hayırlı olmasını diledi. Akcan Holding’e gerçekleştirilen bu teslimatın ağır ticari araçlarda elektrikli dönüşümün önemli adımlarından biri olduğuna inandıklarını belirten Mercedes-Benz Türk Kamyon Ürün ve Pazar Yönetimi Grup Müdürü Serra Yeşilyurt “Mercedes-Benz Türk olarak, Mercedes-Benz eActros 600 portföyümüzle elektrifikasyon alanında attığımız kararlı adımlarla emisyonsuz lojistiğin dönüşümünde öncü olmayı hedefliyoruz. Özellikle uzun yol taşımacılığı için geliştirilen Mercedes-Benz eActros 600 çekicimiz, 800 V tasarım mimarisine sahip yüksek verimlilik sunan uzun ömürlü LFP batarya teknolojisi ve tam yüklü koşullarda 500 kilometreye varan* menziliyle sektörde yeni bir dönemi temsil ediyor. Bu teslimatın, Akcan Holding ile yürüttüğümüz iş birliğini daha da güçlendireceğine inanıyor, önümüzdeki dönemde ortak çalışmalarımızın artarak devam etmesini temenni ediyorum.” dedi. Akcan Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Özcan Akcan ise “Akcan Holding olarak 1942 yılından bu yana faaliyet gösterdiğimiz tüm sektörlerde yenilikçi, sürdürülebilir ve verimli iş modelleri geliştirmeye öncelik veriyoruz. Bugün filomuza dahil ettiğimiz Mercedes-Benz eActros 600 çekici ve eActros 300 kamyon ile lojistik operasyonlarımızda hem çevresel sürdürülebilirliği hem de operasyonel verimliliği daha da ileri taşımayı hedefliyoruz. Mercedes-Benz Türk’ün güçlü teknolojisi ve satış sonrası hizmetleriyle bu yatırımın operasyonlarımıza önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz.” dedi.

Yeni Tamamen Elektrikli Mercedes-Benz VLE Yeni Bir Çağda Mekânı Baştan Tanımlıyor Haber

Yeni Tamamen Elektrikli Mercedes-Benz VLE Yeni Bir Çağda Mekânı Baştan Tanımlıyor

Mercedes-Benz, yeni tamamen elektrikli VLE ile yeni bir çağın kapılarını açıyor. Yeni geliştirilen modüler, esnek ve ölçeklenebilir Van Mimarisi üzerine inşa edilen ilk araç olarak, sonuç tamamen baştan tanımlanmış bir Grand Limousine. Diğer özelliklerinin yanı sıra, olağanüstü akıllı Mercedes-Benz İşletim Sistemi’nin (MB.OS) avantajlarından da yararlanıyor. VLE, iki dünyanın en iyilerini bir araya getiriyor; bir limuzinin sürüş konforu ve yol tutuşu ile bir MPV'nin ferahlığı, çok yönlülüğü ve esnekliği. Verimliliği, yeni 800 volt teknolojisi ve yüksek performanslı şarj özelliği sayesinde VLE, her yolculuk için ideal bir seçim. Tasarımı, Mercedes-Benz'in kendine özgü “Welcome home.” hissini yeni bir seviyeye taşıyan olağanüstü mekân deneyimi kadar etkileyici. VLE, globalde sekiz, Türkiye’de ise 6 koltuk kapasitesi ile geniş alanın konforunu ve çok yönlülüğünü yeniden tanımlıyor. Seviye kontrolü özelliğine sahip yeni AIRMATIC, her yolculuğu olağanüstü sakin bir deneyime dönüştürüyor. Ayrıca, arka aks yönlendirme VLE'yi olağanüstü çevik ve atik hale getirerek dar yollarda ve çok katlı otoparklarda kolayca manevra yapmasını sağlıyor. Tamamen yeni elektrikli VLE’nin, Mercedes-Benz’in 140 yıllık başarılı otomotiv tarihinde bir sonraki önemli dönüm noktası oluşturduğunu söyleyen Mercedes-Benz Group AG CEO’su Ola Källenius “Öncü ruhumuzla şekillendirilen bu model, alan ve konfor kavramlarını yeniden tanımlıyor ve oyunun kurallarını değiştiren çok yönlülük ve yenilikçilik seviyesi ekliyor. Ayrıca, sunduğu 700 km'den fazla menzil ile de sınıfının lideri.” diyerek VLE’nin çok çeşitli müşteri ihtiyaçlarını karşılamak ve her yaşam tarzına uyum sağlamak için tasarlanan yeni Van Mimarisi üzerine inşa edilen ilk model olduğunu belirtti. Hayat kadar sürpriz dolu: VLE gerçekten biçimden biçime giriyor Yeni Grand Limousine, çok çeşitli ihtiyaçlara ve yaşam tarzlarına kolayca uyum sağlıyor. Tasarım, kaplama, işlevsellik ve sürüş konforu, bireysel gereksinimlere göre özelleştirilebiliyor. VLE, geniş ürün yelpazesine, çeşitli varyantlara ve farklı ihtiyaçlara göre özelleştirilmiş bireysel konfigürasyonlara sahip. Güvenilir çok yönlü araç: 2,5 tona kadar çekme kapasitesine sahip VLE, karavanları, tekneleri veya at römorklarını kolayca çekebiliyor. 300 kW’ın üzerindeki güce sahip elektrikli sürüş ünitesi ve 4MATIC dört tekerlekten çekiş sistemi, optimum güç ve maksimum çekiş gücü sağlıyor. Türkiye’de öncelikli olarak 203 kW motor gücüne sahip 4x2 varyant satışa sunulacak. Özel Transfer aracı: Modern zarafet ve sürükleyici mekân deneyimini bir araya getiren VLE, premium beklentileri karşılıyor. Mekanik olarak ayarlanabilir koltuklarla karşılıklı oturma dahil olmak üzere birçok konfigürasyon mümkün. İki standart elektrikli kayar kapı, her iki taraftan da rahat giriş ve çıkış sağlıyor. Mercedes-Benz Group AG Hafif Ticari Araçlar Başkanı Thomas Klein, tamamen yeni VLE’nin Mercedes-Benz için yeni bir dönemin başlangıcını temsil ettiğini belirterek “Tamamen yeni VLE, müşterilerimizin bildiği ve sevdiği tüm özellikleri bir üst seviyeye taşıyor. MPV benzeri çok yönlülüğü, limuzin seviyesinde sürüş konforu ve etkileyici bir mekânsal deneyimle bir araya getirerek, sekiz koltuğa kadar kapasitesiyle benzeri olmayan bir araç ortaya koyuyor. Elektrikli VLE, birçok farklı kullanım ihtiyaçlarına hitap ettiği için dünya genelinde büyük beğeni toplayacak.” dedi. Ayırt edici tasarımın yeni dönemi Çarpıcı bir ifade: üstün aerodinamikle buluşan yenilikçi estetik İlk bakışta VLE’nin yeni bir dönemi müjdelediği açıkça görülüyor. Yeni Van Mimarisi, form ile işlevi zamansız bir şekilde bir araya getiren tamamen yeni bir tasarıma olanak tanıyor. Bunun sonucu olarak 0,25’lik cd değeriyle olağanüstü aerodinamik performans elde ediliyor. Ön çıkıntı VLE’ye güçlü bir duruş kazandırırken, gergin şekilde uzanan tavan çizgisi yumuşakça yuvarlatılmış arka bölüme akıcı biçimde bağlanıyor. Cesur görünüm: ikonik ızgara ve ön ve arkada çarpıcı ışık imzası Kaputtaki iki belirgin güç kubbesi, cesur görünümü pekiştiriyor. Ön kısım, yeniden yorumlanmış, markayı tanımlayan ızgarayla karakterize ediliyor. Donanım serisine bağlı olarak, aydınlatmalı bir çerçeve, farları birbirine bağlayan kesintisiz bir ışık şeridi, DIGITAL LIGHT ile yıldız şekilli gündüz farları ve kaputta dik duran bir yıldız veya entegre bir merkezi yıldız bulunuyor. Arka kısımda öne çıkan özellik ise aerodinamik spoyler dudağına entegre edilmiş yay tasarımlı arka lambalar. Işık şeridi, arka kısmı ters U şeklinde çerçeveliyor ve tüm ışık fonksiyonlarını entegre ederek, anında göze çarpan, benzersiz bir ışık imzası yaratıyor. Olağanüstü iç mekân: Sky View panoramik tavan, ortam aydınlatması ve benzersiz bir kapsama etkisi VLE'nin dışı kadar etkileyici olan olağanüstü iç mekân deneyimi, Mercedes-Benz'in tanıdık “Welcome home.” hissini yeni bir seviyeye taşıyor. Bu Grand Limousine, etkileyici boyutlarda bir Sky View panoramik tavana sahip. Tek parça sabit cam tavan, B direğinden arkaya kadar kesintisiz bir şekilde uzanıyor ve benzeri görülmemiş bir ferahlık ve özgürlük hissi ile güvenlik ve huzur veriyor. Ayrı olarak açılabilen arka cam dahil tüm arka camlarda olduğu gibi, bu tavanda da elektrikli güneşlik bulunuyor. Çevreleyen ortam aydınlatması, cam tavanı çarpıcı bir şekilde ortaya çıkarıyor. Ortam aydınlatması, kokpitten üçüncü koltuk sırasına kadar VLE'nin tamamında merkezi bir rol oynuyor. Genel iç tasarımın bir parçası olarak, çok sayıda kişiselleştirme seçeneği içeren şık, mobilya esintili iç tasarımla birlikte, bu da benzersiz bir sarma etkisi yaratıyor. Eşsiz konfor ve çok yönlülük: her zevke ve ihtiyaca göre Arkaya kolay erişim: elektrikli açılır camlara sahip iki sürgülü kapı ve ayrı açılabilen arka cam Konfor deneyimi araca biner binmez başlıyor. VLE, her iki yanında opsiyonel HANDS-FREE ACCESS özellikli elektrikli sürgülü kapılara sahip. Böylece yolcular aracı dolaşmak zorunda kalmadan ve sürücünün çevresini dönmesine gerek kalmadan hızlı ve güvenli şekilde inip binebiliyor. Bu özellik özellikle dar sokaklarda büyük avantaj sağlıyor. Sürgülü kapılar tamamen aşağı inebilen camlara ve akıllı durdurma mekanizmasına sahip. Sensörler bir engel algıladığında, kapılar yaralanmaları önlemek için kapanmayı anında durduruyor. Kapılar kadar pratik bir diğer detay ise kendi bagaj erişimine sahip, ayrı açılabilen arka cam. Bu çözüm, büyük bagaj kapağını açmak için yeterli alan olmayan dar park yerleri için ideal. Ek olarak elektrikli EASY-PACK bagaj kapağı da Türkiye’de standart olarak sunulacak. Herkes için alan: her zamankinden daha fazla çok yönlülük VLE, çok yönlülük ve konforun vücut bulmuş hâli. Oturma konsepti, her zevke ve ihtiyaca uyum sağlayacak benzersiz bir esneklik sunuyor. Koltuk düzeni farklı kombinasyonla yapılandırılabiliyor. Arka bölüm için yeni geliştirilen üç farklı bağımsız koltuk tipi bulunuyor: Comfort Seat (manuel), Premium Comfort Seat (elektrikli) ve ek yastık, kablosuz şarj, masaj fonksiyonlu bel desteği ve baldır desteği (elektrikli) içeren Grand Comfort Seat. Katlanabilir masalar arka yolcuların konforunu daha da artırıyor. Tek koltukların yanı sıra, iki adet üç kişilik konforlu oturma sırası da (manuel veya elektrikli) bulunuyor. Türkiye’de ise 5+1 bağımsız koltuk konfigürasyonuyla satışa sunulacak. Kusursuz iklim konforu: araca bindikten kısa süre sonra ideal sıcaklık 35 derece ya da -10 derece olsun, VLE dünyanın her yerinde yıl boyunca konforlu bir iç ortam sağlıyor. Üç klima kontrol sistemi sayesinde Grand Limousine’in arka bölümü dâhil olmak üzere yalnızca birkaç dakika içinde ideal sıcaklığa ulaşılıyor. Esnek oturma düzeni: manuel Roll & Go veya uzaktan kumandalı “seat ballet” Yeni Roll & Go konsepti, manuel olarak çalıştırılan koltukların taşınmasını ve çıkarılmasını son derece kolay hâle getiriyor. Koltuklar ve sıralar minimum güçle ileri geri hareket ettirilebiliyor, katlanabiliyor ve istenilen konuma kilitlenebiliyor. Ayrıca her konumdayken sökülebiliyorlar. Böylece ihtiyaca göre hızlıca geniş bir yükleme alanı oluşturulabiliyor. Çıkarıldıklarında, entegre dört tekerlekleri sayesinde kolayca taşınabiliyor. Bu segmentte benzersiz bir diğer özellik ise koltukların uzaktan yapılandırılabilmesi. MB.OS sayesinde, elektrikli ayarlanabilen tüm arka koltuklar ve oturma sırası; multimedya ekranı, yan paneldeki koltuk kumandaları veya Mercedes-Benz uygulaması üzerinden adeta bir bale koreografisi yapar gibi hareket ettirilebiliyor. “Remote Variable Rear Space” adı verilen bu özellik, alanın akıllı kullanımını yeniden tanımlıyor. Dört ön tanımlı yapılandırma bulunuyor: Baggage modu, maksimum bagaj hacmi için tüm koltukları olabildiğince öne alıyor. Alışveriş veya spor ekipmanları için ideal. “Executive”, ilk arka sırada maksimum diz mesafesi sağlamak için koltukları mümkün olan en arkaya çekiyor. VIP transferler için mükemmel. “People & Baggage”, hem geniş bagaj alanı hem de iki arka sırada konforlu diz mesafesi sunan dengeli bir ayar. E-Serisi yolcularının alışık olduğu konforu sağlıyor. “Standard”, tüm koltukları standart konumuna geri getiriyor. Seçilen donanıma bağlı olarak, tüm manuel olarak kontrol edilen koltuklar çıkarıldığında 4.078 litreye kadar alan elde edilir. Bu da valiz veya spor ekipmanları için fazlasıyla yeterli. Sayısız kişiselleştirme seçeneği: geniş donanım paketleri ve orta konsol alternatifleri Geniş paket yelpazesi ve opsiyon sayesinde müşteriler VLE’nin iç ve dış tasarımını yaşam tarzlarına göre şekillendirebiliyor. Dört tasarım konsepti (Standart, AMG Tasarım Konsepti, AMG Tasarım Konsepti Plus, EXCLUSIVE), dört opsiyon paketi (Advanced, Advanced Plus, Premium, Premium Plus) ve çok sayıda bireysel seçenek sunuluyor. Ayrıca üç farklı orta konsol alternatifi bulunuyor. Gösterge panelinin altındaki kompakt standart konsol, bir veya opsiyonel olarak iki kablosuz şarj pedi ve entegre bardaklık sunuyor. Arkaya rahat geçiş sağlıyor. Bu da özellikle ailelerin çok sevdiği bir özellik. Daha uzun bir orta konsol da bulunuyor. İki kablosuz şarj pedi, klasik kelebek kapakların altında saklama alanı ve büyük çantalar için uygun alt açık raf içeriyor. Üçüncü varyant ise daha seçkin taleplere sesleniyor: sıcaklık kontrollü iki saklama gözü (soğutmalı veya ısıtmalı), UV dezenfeksiyon, AIR-BALANCE koku sistemi, iki kablosuz şarj alanı, ortam aydınlatması ve zarif kaplama detayları. 2,5 tona kadar çekme kapasitesi: her macera için güçlü destek VLE, frenli olarak 2,5 tona kadar römork çekebiliyor; bu da karavanlar, tekneler veya at römorkları için ideal. Ek olarak uygun taşıma aparatıyla, elektrikli bisiklet taşınmasına imkân tanıyor. ESP® römork dengeleme sistemi ve Trailer Manoeuvring Assist, römorklu Grand Limousine’in kullanımını daha kolay ve güvenli hâle getiriyor. Üstün sürüş: gerçek bir premium limuzinin çevikliği ve uzun yol konforu Yolda zahmetsiz: dikkat çekici derecede düşük tüketim ve etkileyici menzil Seriye ilk olarak katılan VLE 300 elektrikli modelini VLE 400 4MATIC elektrikli takip edecek. WLTP’ye göre 700 kilometrenin üzerindeki etkileyici menziliyle VLE 300 elektrikli (203 kW), uzun mesafeli yolculukların üstesinden rahatlıkla geliyor. Daha sonra, 300 kW’ın üzerindeki güce sahip VLE 400 4MATIC elektrikli en üst performans versiyonu olarak konumlanacak ve 0’dan 100 km/s hıza yalnızca 6,5 saniyede ulaşacak. Her iki model de 115 kWh kullanılabilir enerji kapasitesine sahip yeni NMC batarya teknolojisine sahip. Önümüzdeki yıl ise globalde 80 kWh kullanılabilir enerji sunan lityum-demir-fosfat katotlu (LFP) bataryalara sahip iki model daha seriye eklenecek. Mercedes-Benz VLE elektrikli | geçici değerler: karma enerji tüketimi: 20.4-18.6 kWh/100 km | karma CO₂ emisyonları: 0 g/km | CO₂ sınıfı: A[1] Mercedes-Benz VLE 400 4MATIC elektrikli | geçici değerler: karma enerji tüketimi: 21.1 kWh/100 km | karma CO₂ emisyonları: 0 g/km | CO₂ sınıfı: A4 800 volt teknolojisi: 355 kilometrelik menzil için kısa bir kahve molası yeterli 800 volt teknolojisi, yeni batarya nesliyle birlikte verimliliği ve performansı en üst düzeye çıkarırken şarj sürelerini önemli ölçüde kısaltıyor. Sadece 15 dakikada, 355 kilometreye kadar menzil (WLTP) için şarj edilebiliyor. Stuttgart'tan Roma'ya yaklaşık 1.100 kilometrelik uzun mesafeli bir yolculukta VLE’ye sadece iki kez 15 dakikalık kısa şarj molası yeterli oluyor. 300 kW güçle hızlı DC şarj da mümkün; opsiyonel DC dönüştürücü sayesinde 400 voltluk hızlı şarj istasyonlarında da şarj edilebiliyor. Ayrıca VLE, çift yönlü şarj için de donanıma sahip. Elektrikli güç üniteleri: yüzde 93 verimlilikle akıllı güç Elektrikli güç ünitesi, önde kalıcı mıknatıslı senkron motor (PSM) içeriyor. Uzun mesafelerde bataryadan tekerleğe enerji verimliliği yüzde 93. Dört tekerlekten çekişli modellerde ayrıca arkada güçlü bir elektrik motoru bulunuyor. Bu motor, sürüş durumuna veya seçilen programa bağlı olarak yalnızca ek güç ya da çekiş gerektiğinde devreye giriyor. Bu görev, Mercedes-Benz’in bu segmentte ilk kez kullandığı Disconnect Unit (DCU) tarafından yönetiliyor. Özellikle verimli enerji kullanımı için her iki güç ünitesi de silikon karbür invertörlü yüksek performanslı güç elektroniğiyle donatılmış. Akustik ve titreşim konforu: olağanüstü pürüzsüz ve sessiz VLE, bir Grand Limousine olarak, üst düzey akustik konfor sunuyor. Ayrıca son derece rijit bir gövde yapısına sahip. Bunun yanı sıra önden arkaya kapsamlı ses yalıtımı uygulanırken süspansiyon ile gövde arasına titreşimleri ayıran elastomer bağlantılar yerleştirilmiş ve çekiş sistemi de gövdeden izole edilmiş. Akıllı sönümleme ve seviye kontrolüne sahip AIRMATIC: süzülmekten bile daha yumuşak Akıllı süspansiyon kontrolüne sahip yeni AIRMATIC, yolculukları son derece sakin bir deneyime dönüştürüyor. Yeni havalı süspansiyon, araç yüksekliği yönetiminde de daha akıllı. İlk kez Google Maps verilerini kullanarak aracı mümkün olduğunca uzun süre en alçak konumda tutuyor; böylece aerodinamik sürtünme ve buna bağlı enerji tüketimi azaltılıyor. AIRMATIC havalı süspansiyon sayesinde araç yüksekliği, yoldaki yükseltilerden kolay geçme veya kolay giriş-çıkış için 40 milimetre artırılıp azaltılabiliyor. Arka aks yönlendirme: daha fazla çeviklik ve şaşırtıcı derecede küçük dönüş çapı Arka aks yönlendirme sistemi ve ön akstaki daha direkt yönlendirme oranı sayesinde VLE hem son derece çevik hem de oldukça dengeli. Arka aksın yönlendirme açısı yedi derece. Bu sayede kaldırımdan kaldırıma dönüş çapı 10,9 metreye düşüyor. Böylece VLE, yeni Mercedes-Benz CLA ile karşılaştırılabilir bir dönüş çapına sahip. Ayrıca daha direkt yönlendirme oranı sayesinde sürücünün tam dönüş yapmak için daha az direksiyon çevirmesi yeterli. Olağanüstü akıllı: üst düzey dijital deneyim MB.OS ile desteklenen VLE: olağanüstü akıllı Mercedes-Benz’in kendi bünyesinde geliştirdiği, yapay zekâ destekli MB.OS, Mercedes-Benz deneyimini bambaşka bir seviyeye taşıyor. Sürüş destek sistemlerinden bilgi-eğlenceye, sürüş performansından park fonksiyonlarına kadar tüm alanlara güç veriyor. Tüm sistemleri tek bir akıllı ekosistemde birleştirerek MB.DRIVE, park destek sistemleri ve MBUX için adeta beyin görevini üstleniyor. Mercedes-Benz Intelligent Cloud ile bağlantılı olan sistem, birçok araç fonksiyonu için kablosuz uzaktan güncellemeleri mümkün kılıyor; böylece VLE her zaman güncel ve geleceğe hazır kalıyor. MB.DRIVE: gelişmiş sürüş ve park destek sistemleri VLE, Mesafe Yardımcısı DISTRONIC, Şerit Değiştirme Asistanı, Çarpışma Önleyici Manevra Desteği ve geri görüş kamerası gibi kapsamlı güvenlik ve destek sistemleriyle standart olarak sunuluyor. Her araçta, ileri seviye sürüş destekleri için 10 kamera, beş radar sensörü ve 12 ultrasonik sensörden oluşan kapsamlı bir sensör paketi bulunuyor[2]. Tüm bu sistemler, gelecekteki fonksiyonlar ve düzenli kablosuz güncellemeler için yeterli güç rezervine sahip, su soğutmalı yüksek performanslı bir bilgisayara bağlı. Donanım paketine bağlı olarak MB.DRIVE; yönlendirme, frenleme, hızlanma ve park etme süreçlerinde sürücüye destek oluyor. Öncü opsiyonel yardım fonksiyonları arasında MB.DRIVE ASSIST PLUS ve MB.DRIVE ASSIST PRO da yer alıyor. Bu Grand Limousine, en güncel güvenlik teknolojileriyle sıfırdan geliştirildi. Sürücü destek sistemleri çok çeşitli kazaların önlenmesine yardımcı olabiliyor. PRE-SAFE® sayesinde Mercedes-Benz araçları, bir kaza gerçekleşmeden önce tehlikelere tepki verebiliyor. Olası bir kaza durumunda ise çarpışma bölgeleri, son derece sağlam yolcu hücresi ve emniyet sistemleri, kazadan kaynaklanacak sonuçları mümkün olan en düşük seviyede tutmaya yardımcı oluyor. Bunlara; arkadaki dış koltuklar dahil olmak üzere ayarlanabilir baş destekleri, emniyet kemerleri ve kuvvet sınırlayıcılarıyla birlikte toplamda 11’e kadar hava yastığı da dahil. MBUX Superscreen: sürücü için net bilgiler, ön yolcu için kişisel eğlence VLE’nin kokpiti üst düzey bir dijital deneyim sunuyor. Opsiyonel, görsel olarak havada süzülüyormuş izlenimi veren MBUX Superscreen, iç mekânın tüm genişliği boyunca uzanıyor. Geniş cam yüzeyin arkasında 26 cm (10,25 inç) sürücü ekranı, 35,6 cm (14 inç) merkezi ekran ve opsiyonel olarak ön yolcu için ek 35,6 cm (14 inç) ekran yer alıyor. Sürücü net ve odaklı bilgilere erişirken, ön yolcu video izleme, oyun oynama veya uygulamalar gibi kişiselleştirilmiş eğlence deneyiminin keyfini çıkarabiliyor. Ön yolcu ekranı tercih edilmediğinde bu alan yıldız desenli bir tasarımla görsel olarak zenginleştiriliyor. MBUX Superscreen, en yeni yüksek performanslı mikroişlemcilerle çalışıyor ve Unity Game Engine üzerinden gerçek zamanlı grafikler sunuyor. Bir diğer donanım ise artırılmış navigasyon özellikli head-up display. Sürücü, aracın yaklaşık dört metre önünde süzülüyormuş gibi görünen 58,7 cm (23,1 inç) sanal görüntü sayesinde en önemli sürüş bilgilerini doğrudan görüş hattında takip edebiliyor. MBUX Rear Space Experience: arka bölüm sinema, oyun merkezi ya da ofise dönüşüyor VLE, yolcularını opsiyonel MBUX Rear Space Experience ile etkiliyor. Sürücü ve ön yolcu üzerindeki tavan döşemesine gizlenmiş, açılır kapanır 79 cm (31,3 inç) panoramik ekran, bölünmüş ekran fonksiyonuna sahip. Örneğin sadece “Hey Mercedes, sinema deneyimini başlat” demek yeterli. Ekran yerinden süzülerek çıkarken cam perdeleri de aynı anda kapanıyor. Böylece ekran, aracın içini film ve oyun merkezi, konser salonu, mobil ofis ya da huzurlu bir dinlenme alanına dönüşebilen kişisel bir ortama çeviriyor. 8K çözünürlüğe sahip panoramik ekran, videoları ve oyunları olağanüstü netlikte sunuyor. Opsiyonel Burmester® 3D Surround Ses Sistemi ise 22 hoparlör ve Dolby Atmos teknolojisiyle müziği etkileyici bir üç boyutlu ses deneyimine dönüştürüyor. Entegre 8 megapiksellik kamera, örneğin “Meetings” uygulamasıyla yapılan görüntülü toplantılara yeni bir kişisel boyut kazandırıyor. Sürekli genişleyen Mercedes-Benz bilgi-eğlence portföyü 40’tan fazla uygulama[3] sunuyor. Bunlar arasında müzik, görüntülü konferans, Disney+ ve Sony Pictures Entertainment’tan RIDEVU gibi video platformları ile Boosteroid bulut oyun sağlayıcısı üzerinden sunulan AAA seviye oyunlar da yer alıyor. En son MBUX: yapay zekâ ile son derece sezgisel ve kişisel VLE, MB.OS destekli dördüncü nesil MBUX ile sunuluyor. Sistem; ChatGPT, Microsoft Bing ve Google Gemini yapay zekâlarını bir araya getirerek çoklu AI ajanlarını tek platformda buluşturuyor. Bu teknoloji sayesinde yeni MBUX Sanal Asistanı, araç ile içindeki herkes arasındaki ilişkiyi baştan tanımlıyor. Kullanıcılar; üretken yapay zekâ, çok adımlı diyaloglar ve kısa süreli hafıza sayesinde daha sezgisel ve kişisel bir dijital yol arkadaşı deneyimliyor. MBUX Sanal Asistan, MBUX Sıfır Katman üzerinde dinamik renkler ve animasyonlarla yaşayan bir avatar olarak karşımıza çıkıyor. Google Maps tabanlı akıllı navigasyon VLE’de navigasyon deneyimi Google Maps üzerine kurulu. Google ve Mercedes-Benz iş birliği kapsamında geliştirilen bu çözüm, Google Cloud’un araç içi konuşma hizmetleri için yeni Automotive AI Agent’ının Google Maps ile ilk entegrasyonlarından biri olma özelliğini taşıyor. Electric Intelligence özellikli Mercedes-Benz Navigasyon, şarj durakları dahil olmak üzere birçok faktöre dayanarak en hızlı ve en konforlu rotayı planlıyor. MBUX Surround Navigation ile görsel iletişim de yeni bir boyuta taşınıyor: sürücü ekranında çevrenin 3D gösterimi, rota yönlendirmesi ve sürüş destek sistemlerinden gelen bilgiler gerçek zamanlı olarak bir araya geliyor. Böylece sürücüler, VLE’nin “gördüğünü” görerek daha yüksek durumsal farkındalık kazanıyor. VLE’nin neden Grand Limousine’i baştan tanımladığını açıklayan 10 neden Yeni modüler ve esnek Van Mimarisi, büyüleyici yenilikçi estetik: Yeni VLE, alçak, aerodinamik silueti ve ikonik estetiği ile tamamen yeni bir tasarımı bünyesinde barındırıyor. Bu, sahip olduğu sadece 0,25'lik bir sürtünme katsayısı ile olağanüstü aerodinamik özellikler sağlıyor. Son derece esnek oturma düzeni, manuel Roll & Go veya uzaktan “seat ballet”: Manuel olarak ayarlanabilen koltuklar, entegre dört tekerleğe sahip ve kolayca ileri geri hareket ettirilebiliyor, istenilen konumda kilitlenebiliyor ya da kolayca sökülerek bagaja itilerek taşınabiliyor. Elektrikli ayarlanabilen koltuklar ise uygulama ve multimedya ekranı üzerinden rahatlıkla hareket ettirilebiliyor (Remote Variable Rear Space). Yeni geliştirilen koltuklar, stilinizi ve konfor seviyenizi seçin: Yeni mekanik ve elektrikli tekil koltuklar ve sıralar birçok farklı şekilde yapılandırılabiliyor. En önemli özellik, ek yastık, kablosuz şarj, bel desteği, masaj fonksiyonu ve baldır desteği ile elektrikli Grand Comfort Koltuk. Eşsiz MBUX Rear Space Experience, her yolculuğu sürükleyici bir maceraya dönüştürüyor: Arka 1. sıra koltukların üzerindeki tavan döşemesinde gizlenmiş, 8K çözünürlüklü, bölünmüş ekran işlevine ve sekiz megapiksel kameraya sahip, 79 santimetre (31,3 inç) boyutunda panoramik bir ekran bulunuyor. 8K çözünürlük ve entegre sekiz megapiksel kamera ile iç mekân, eğlence veya video konferans dahil verimli çalışma için büyüleyici bir deneyim dünyasına dönüşüyor. Üstün sürüş, gerçek bir premium limuzin gibi çevik ve konforlu: 40 mm seviye kontrolüne sahip AIRMATIC havalı süspansiyonu, her yolculuğu olağanüstü sakin bir deneyim haline getiriyor. VLE, yedi derecelik arka aks yönlendirmesi ile olağanüstü çevik ve sadece 10,9 metrelik olağanüstü küçük bir kaldırımdan kaldırıma dönüş çapına sahip. 700 kilometreden fazla WLTP[4] menzili, menzil endişesi olmadan uzun mesafeli konfor sağlıyor: Uzun yolculuklarda VLE, 800 voltluk teknoloji ve 115 kWh kullanılabilir enerji içeriğine sahip yeni bataryası sayesinde sadece 15 dakika içinde 355 kilometreye kadar (WLTP)[5] menzil için şarj edilebiliyor. Mercedes-Benz VLE elektrikli | geçici değerler: karma enerji tüketimi: 20.4-18.6 kWh/100 km | karma CO₂ emisyonları: 0 g/km | CO₂ sınıfı: A[6] Olağanüstü iç mekân deneyimi, Sky View panoramik tavan: , Etkileyici cam tavan, benzersiz bir rahatlık ve özgürlük hissi ile huzur veriyor. Ortam aydınlatması, tavanı çarpıcı bir şekilde ortaya çıkarıyor. Elektrikli güneşlik, aşırı güneş ışığından koruyor. Birinci sınıf dijital zekâ. VLE, sürüş deneyiminizi daha kişisel ve akıllı hale getiriyor: VLE, AI destekli Mercedes-Benz İşletim Sistemi (MB.OS) sayesinde, sezgisel ve kişisel kontrol sunan en yeni MBUX'ı sunuyor. Ayrıca, çoklu ajanlı üretken AI kullanan ve hafızasıyla karmaşık konuşmaları anlayan, bilgili bir arkadaş gibi yanıt veren MBUX Sanal Asistan’dan da yararlanıyor. Kablosuz güncellemeler VLE'yi güncel tutuyor ve müşterinin servise gitmesine gerek kalmadan yeni özellikler ekliyor. Dijital kokpit – MBUX Superscreen: Geniş bir cam yüzeyin arkasında üç ekran bulunuyor; 26 santimetre (10,25 inç) sürücü ekranı, 35,6 santimetre (14 inç) merkezi ekran ve 35,6 santimetre (14 inç) ön yolcu ekranı. Sürücü net ve odaklı bilgilerden yararlanırken, ön yolcu video, oyun veya uygulamalar gibi kişiselleştirilmiş bir eğlence deneyiminin keyfini çıkarabiliyor.

MAN Truck & Bus’tan Türkiye’de Dev Adım:  Ankara Fabrikası’nda Elektrikli Otobüs Seri Üretimine Başladı Haber

MAN Truck & Bus’tan Türkiye’de Dev Adım: Ankara Fabrikası’nda Elektrikli Otobüs Seri Üretimine Başladı

MAN Truck & Bus, sürdürülebilir ulaşım vizyonu doğrultusunda Türkiye’deki üretim tesisinde elektrikli mobiliteye geçişte önemli bir aşamayı tamamladı. Eylül ayı başında ilk MAN Lion’s City E’nin banttan indirilmesiyle başlatılan sürecin ardından, tüm test ve hazırlıklar başarıyla tamamlanarak seri üretime geçildi. MAN Lion’s City E’nin seri üretimiyle birlikte Ankara, şirketin bataryalı elektrikli otobüs üretiminde en önemli yetkinlik merkezlerinden biri konumuna taşındı. Barbaros Oktay: "Müşteri taleplerine daha esnek ve hızlı yanıt vereceğiz" MAN Truck & Bus Otobüs Birimi Başkanı Barbaros Oktay, Ankara’da elektrikli otobüs üretiminin başlamasıyla birlikte sıfır emisyon yolunda çok önemli bir adım attıklarını belirterek şunları söyledi: “Ankara’da başlattığımız yeniden yapılanma, MAN’ın sürdürülebilir geleceğe doğru dönüşüm sürecinin ayrılmaz bir parçasını oluşturuyor. Burada attığımız adımlar ve yaptığımız yatırımlarla, uzun vadede yüksek adetlerde ve üstün kalitede emisyonsuz mobilite çözümleri sunmanın temelini attık. Bugün de bu çalışmaların bir sonucu olarak Ankara’da elektrikli otobüs üretimine başlamamız, MAN’ın e-mobilite yolculuğunda önemli bir kilometre taşıdır. Bu yatırımla birlikte otobüs üretim ağımızı güçlendiriyor, emisyonsuz şehir içi ulaşım çözümlerine yönelik artan küresel talebi daha etkin şekilde karşılayabiliyoruz. Elektrikli otobüs üretimin Türkiye lokasyonunu da kapsayacak şekilde genişletilmesi, müşteri taleplerine daha esnek yanıt vermemizi ve teslimat sürelerini optimize etmemizi sağlayacak.” Mehmet Şermet: “Ankara, MAN’ın önemli e-mobilite merkezlerinden biri haline geldi” MAN Türkiye A.Ş. CEO’su Mehmet Şermet ise MAN’ın küresel üretim ağında Ankara’nın stratejik öneminin arttığına dikkat çekerek şunları kaydetti: “MAN için Türkiye her zaman ayrı bir yere sahip oldu. MAN’ın Almanya dışındaki ilk üretim tesisi olan fabrikamızda, bugün de yeni bir ilki hayata geçirmenin gururunu yaşıyoruz. Tamamen elektrikli şehir otobüsü MAN Lion’s City E’nin seri üretimiyle birlikte Ankara, şirketin önemli e-mobilite merkezlerinden biri haline geldi. Çalışanlarımızın üstün yetkinliği ve son iki yılda altyapı ile ekipmana yaptığımız ciddi yatırımlar sayesinde bu dönüşümü başarıyla gerçekleştirdik. Tüm elektrikli ve konvansiyonel otobüsleri aynı bantta üretebilen esnek yapımızla, geleceğin teknolojisini Ankara’dan dünyaya ihraç edeceğiz.” Gelecekte “Lion’s Coach E” de Ankara’da Üretilecek Sıfır emisyonlu ulaşım çözümlerine yönelik önemli yatırımlar yapan MAN’ın şehir içi otobüslerinin yarısından fazlası halihazırda elektrikli olarak üretim bandından iniyor. Bu artan talebi karşılamak amacıyla Ankara’daki üretim altyapısı ve çalışanlar, son aylarda e-mobilitenin gerekliliklerine uygun şekilde hazırlandı ve tesis kademeli olarak dönüştürüldü. MAN Lion’s City E’nin yanı sıra, gelecekte elektrikli şehirlerarası otobüsler ile seyahat sektörü için geliştirilen yeni MAN Lion’s Coach E’nin de Türkiye’de üretilmesi hedefleniyor. Ankara, MAN’ın e-Mobilite Dönüşümünde Kilit Rol Üstleniyor Elektrikli şehir otobüsü MAN Lion’s City E, 2020 yılında seri üretime başlayan Polonya’daki Starachowice Fabrikası’nın ardından artık Ankara’da da üretiliyor. Her iki tesiste de tüm elektrikli ve konvansiyonel otobüsler aynı üretim hattında esnek bir şekilde imal edilebiliyor. Güvenilirlik, menzil ve sürdürülebilirlik özellikleriyle öne çıkan MAN Lion’s City E; 10 metrelik kompakt versiyonlardan, yüksek yolcu kapasiteli 18 metrelik körüklü modellere ve şehirlerarası kullanım için geliştirilen Low-Entry (Alçak Girişli) varyantlara kadar uzanan geniş bir ürün gamı sunuyor. Ayrıca Lion’s Chassis E ile Avrupa dışındaki pazarlara da çözüm sağlanıyor. Bu entegrasyonun başarısı için son yıllarda önemli yatırımlar yapıldığını vurgulayan Barbaros Oktay, “Hedefimiz, Ankara’nın da tıpkı Starachowice gibi MAN otobüs işinin e-mobilite dönüşümünde kilit bir rol üstlenmesidir” dedi. Avrupa’da sattığı şehir otobüslerinin yarısı elektrikli modellerden oluştu 2019 yılındaki lansmanından bu yana güçlü bir başarı hikâyesine dönüşen MAN Lion’s City E, bugün Avrupa yollarında performansını kanıtlamış durumda. Şu anda Avrupa genelinde 3.000’in üzerinde MAN eBus aktif olarak hizmet veriyor. 2025 yılında 1300’den fazla elektrikli otobüs satışı gerçekleştiren MAN’ın, Avrupa'da sattığı şehir otobüslerinin %50'si elektrikli modellerden oluştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.