Hava Durumu

#Mercedes-Benz

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Mercedes-Benz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mercedes-Benz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mercedes-Benz Müzesi’nde 20.000 Konuk S Serisi Sedan Modellerinin Geri Dönüşünü Kutladı Haber

Mercedes-Benz Müzesi’nde 20.000 Konuk S Serisi Sedan Modellerinin Geri Dönüşünü Kutladı

Carl Benz’in ilk otomobilin patent başvurusunu yapmasının üzerinden tam 140 yıl geçtikten sonra, 29 Ocak 2026’da bireysel mobilitenin öncüleri Carl ve Bertha Benz ile Gottlieb Daimler’in anısına Bertha, Carl ve Gottlieb olarak adlandırılan üç yeni Mercedes-Benz S-Serisi sedan dünya turuna çıktı. Dünyayı gezmelerinin ardından 17 Ekim’de kıtalararası yolculuklarının başladığı Mercedes-Benz Müzesi’ne geri döndüler. Yaklaşık dokuz ay süren yolculuk boyunca araçlar, günde ortalama 450 kilometre yol katederek 65 bin kilometreden fazla mesafe yaptı. Bertha ve Gottlieb, altı kıtada 55 ülkeyi kapsayan yolculukları sırasında zaman zaman farklı rotalarda ilerleyerek bir araya geldi. Yolculuk boyunca toplam 67 sınır geçişi gerçekleştirildi, saatler 28 kez yeniden ayarlandı ve S-Serisi sedan modellerinin klima sistemleri 13 farklı iklim bölgesine göre sıcaklığı düzenledi. “140 Years. 140 Places.” turu, Mercedes-Benz’in en iddialı faaliyetlerinden biriydi. Dokuz ay süren dünya turu markanın amiral gemisi ve inovasyon öncüsü S-Serisi sedan için de muhtemelen en zorlu dayanıklılık testi oldu. 140 durak arasında Stuttgart, İstanbul, Madrid, Paris, Brüksel, Rio de Janeiro, São Paulo, Montevideo, Buenos Aires, Santiago de Chile, Miami, New York, Toronto, Las Vegas, San Francisco, Seul, Pekin, Tokyo, Şanghay, Bangkok, Singapur, Katmandu, Yeni Delhi, Mumbai, Sidney, Melbourne, Auckland, Nairobi, Johannesburg, Cape Town, Kazablanka, Tunus, Viyana, Budapeşte, Bükreş, Amsterdam, Kopenhag, Vilnius, Riga, Tallinn, Brooklands, Hamburg, Bremen, Berlin ve Münih yer aldı. Tekerlekler üzerindeki efsaneler ve yeni Mercedes-AMG: “The 140 Festival” Üç S-Serisi sedanın geri dönüşü, “140 Years of Innovation” yıl dönümünün en önemli anını oluşturdu ve markanın geçmişini, bugününü ve geleceğini yollarda bir araya getiren bir festivalin düzenlenmesini sağladı. Mercedes-Benz, Bad Cannstatt'taki Mercedes-Benz Müzesi'nde düzenlenen “The 140 Festival” etkinliğini markanın sevenleri ve iş ortaklarının yanı sıra çalışanları, aileleri ve medya temsilcileriyle kutladı. Mercedes-Benz'in farklı dönemlere yayılan köklü tarihini temsil eden 140 araçlık konvoyda, 1886 tarihli Benz Patent-Motorwagen'in replikası, dünyanın en değerli otomobili olan Mercedes-Benz 300 SLR Uhlenhaut Coupé, Panton 220 S, fütüristik C 111 deneysel aracı, elektrikli G-Serisi, elektrikli C-Serisi, Mercedes-AMG GT 4 Kapı Coupé ve Mercedes-AMG CLE 646 Spezialanfertigung gibi modeller yer aldı. Bu araçlar, Bertha, Carl ve Gottlieb'e varış noktalarına uzanan son kilometrelerde eşlik etti. Heyecan verici anlarından biri de yeni Mercedes-AMG GT SUV'nin dünya prömiyeri oldu. Affalterbach merkezli şirketin tarihinde tamamen kendi bünyesinde geliştirdiği ilk büyük boyutlu SUV, AMG.EA yüksek performans mimarisini temel alan ikinci yeni model olarak SUV'ye özgü etkileyici duruşu, bir spor otomobilin heyecan verici sürüş deneyimiyle birleştiriyor. Performans, konfor ve günlük kullanımı sıra dışı bir bileşimle sunan Mercedes-AMG GT SUV, kendi segmentine yeni bir dinamizm kazandırıyor. Mercedes-AMG, kutlamayı aynı zamanda markanın 2027'deki 60’ıncı yıl dönümüne yönelik değerlendirmelerde bulunmak için de bir fırsat olarak kullandı. Akşam programı canlı konserle sona erdi. Pazar günü ise Mercedes-Benz Müzesi çevresinde düzenlenen asıl deneyim günü, ziyaretçileri tarihî ve güncel araçlar, uygulamalı etkinlikler, uzman söyleşileri ve özel buluşmalar aracılığıyla 140 yıllık otomobil tarihini keşfetmeye davet ediyor. Markanın amiral gemisi kendini kanıtlıyor: S-Serisi sedan tüm koşulların üstesinden güvenle ve konforla geldi Yeni Mercedes-Benz araçlarının aşırı sıcak ve soğuk koşullarda ve simülasyon odalarında düzenli olarak test edilmesine ek olarak, yeni S-Serisi sedanın dünya turu laboratuvar ortamında elde edilemeyecek bilgiler sağladı. Hindistan'daki Umling La dağ geçidinde araçlar, yaklaşık 5 bin 800 metre rakımda yolculuğu güvenle tamamlayarak güç sisteminin gücünü ve güvenilirliğini kanıtladı. S-Serisi sedan modelleri, muson sırasında ve Hindistan'da yer yer tamamen sular altında kalan yollarda da güvenli şekilde ilerledi. Kenya, Tanzanya ve Zambiya'da ise şasi ve konfor özellikleri, asfalt olmayan ve son derece engebeli yollarda kendini kanıtladı. ENERGIZING COMFORT gibi programlar, saatler süren yolculukların bile rahat bir şekilde tamamlanmasını sağlarken S-Serisi sedan, çok sayıda kaçınma manevrası sırasında olağanüstü manevra kabiliyetini ve çevikliğini sergiledi. Tur boyunca çöl ikliminden tropikal iklime uzanan güzergâhta sıcaklık farkı 50 derecenin üzerine çıktı. Klima ve filtre sistemi, yolculuk boyunca araç içinde sürekli konforlu bir ortam sağladı ve toz ile zararlı emisyonlara karşı koruma sundu. “140 Years of Innovation”: Yıl dönümüne özel deneyimler devam ediyor Üç S-Serisi sedan modelinin dünya turundan dönmesinin ardından da Mercedes-Benz, “140 Years of Innovation” yıl dönümü kapsamındaki etkinliklerini yıl sonuna kadar sürdürecek: · Sınırlı sayıda üretilen adidas Samba OG x Mercedes-Benz ayakkabı, 13 Ekim'den bu yana satışta. · Dünyanın farklı şehirlerinde bulunan Mercedes-Benz Studios, ziyaretçileri yıl dönümü hikâyesini ve markayı deneyimlemeye davet edecek. Kopenhag, Los Angeles, Sidney ve Delhi'nin de aralarında bulunduğu şehirlerin ardından başka noktalarda da yeni stüdyolar açılacak. · Yılbaşı döneminde, Mercedes-Benz acentesinin Münih Donnersbergerbrücke'deki yaklaşık 145 metre uzunluğundaki cam ön cephesi, Aralık’ta devasa bir yılbaşı takvimine dönüşecek. Otomobil meraklıları için uzaktan rahatça görülebilen ve Mercedes-Benz'in 140 yıllık yenilikçiliğini hayata geçiren bir cazibe merkezi olacak. · Sonbaharın sonlarına doğru müşteriler, “140 Years of Innovation” yıl dönümünün Mercedes-Benz araçlarının içinde nasıl bir kokuya sahip olduğunu da deneyimleyebilecek. Aromatik bir Japon turunçgili olan yuzu ve okaliptüs, “merak” ve “sorumluluk” kavramlarını ifade ediyor. Sandal ağacı ve vanilya notaları ise kokuyu tamamlıyor. · Markanın hayranlarını, üç dünya gezgininin kıtalararası yolculuğunu, güzergâh üzerindeki duraklarını ve karşılaşmalarını belgeleyen “140 Years. 140 Places.” adlı bir kitap bekliyor.

IVECO Türkiye’nin Yeni Ülke Müdürü Mehmet Karal Oldu Haber

IVECO Türkiye’nin Yeni Ülke Müdürü Mehmet Karal Oldu

Hafif, orta ve ağır ticari araç segmentlerinde faaliyet gösteren İtalyan ticari araç markası IVECO, Türkiye organizasyonunda üst düzey bir atama gerçekleştirdi. Mehmet Karal, 28 Eylül 2026 tarihi itibarıyla IVECO Türkiye Ülke Müdürü olarak görevine başladı. Yeni görevinde Karal, geniş ürün gamı ve güçlü küresel konumuyla ticari araç sektörünün öncü markalarından biri olan IVECO’nun Türkiye’deki ticari faaliyetlerinin yönetimi ve stratejik gelişiminden sorumlu olacak. 20 yılı aşkın uluslararası otomotiv deneyimi Mehmet Karal, kariyerinin önemli bölümünü Daimler Truck ve Mercedes-Benz bünyesinde geçirdi. Satış, satış sonrası hizmetler ve ticari operasyonlar alanlarında çeşitli yönetim görevleri üstlenen Karal, Türkiye'nin yanı sıra Orta Doğu, Afrika, Asya ve Avustralya-Pasifik pazarlarında çalıştı. Bu süreçte pazar geliştirme, bayi ağı ve müşteri yönetimi, satış organizasyonları ile uluslararası ticari operasyonlar konusunda kapsamlı bir birikim edindi. Kamyon, otobüs ve hafif ticari araçlardan oluşan geniş bir ürün yelpazesinde satış ve satış sonrası organizasyonlarının geliştirilmesi, müşteri deneyiminin güçlendirilmesi ve sürdürülebilir büyüme alanlarında çalışmalar yürüttü. Deneyimini IVECO’nun Türkiye hedeflerine taşıyacak Global ticari araç sektöründe lider konuma sahip IVECO; hafif, orta ve ağır ticari araçlardan özel görev araçlarına kadar uzanan geniş ürün portföyüyle dünyanın birçok pazarında faaliyet gösteriyor. IVECO Türkiye Ülke Müdürü olarak yeni görevinde, markanın Türkiye'deki tüm ticari operasyonlarının yönetimini üstlenecek olan Mehmet Karal, uluslararası pazarlarda edindiği deneyimi, IVECO'nun marka gücü, ürün çeşitliliği ve Türkiye'deki yaygın organizasyon yapısıyla buluşturarak markanın pazardaki büyüme stratejisine liderlik edecek.

Daimler Truck, IAA Transportation 2026’da Kamyonun 130 Yıllık Mirasını Geleceğin Taşımacılık Çözümleriyle Buluşturuyor Haber

Daimler Truck, IAA Transportation 2026’da Kamyonun 130 Yıllık Mirasını Geleceğin Taşımacılık Çözümleriyle Buluşturuyor

Mercedes-Benz Türk’ün çatı şirketi Daimler Truck, Hannover’de düzenlenen IAA Transportation 2026’da emisyonsuz taşımacılığın dönüşümüne yönelik ürün ve hizmetlerini sergiliyor. Kamyonun 130 yıllık gelişim yolculuğunu bugünün batarya elektrikli taşımacılık çözümleriyle bir araya getiren marka, fuarda Türkiye’de de teslimatlarına başlanan Mercedes-Benz eActros 600’ün yanı sıra yüksek hacimli taşımacılık uygulamaları için geliştirilen eActros Lowliner’ı ilk kez geniş bir kitleyle buluşturuyor. Batarya elektrikli taşımacılık çözümlerinden dijital hizmetlere, güvenlik teknolojilerinden şarj altyapısına kadar geniş bir ürün ve hizmet portföyünü sergileyen Daimler Truck’ın fuar programında ayrıca kamyonun 130. yılına özel sınırlı olarak üretilen seri, yeni nesil güvenlik sistemleri, Powerliner güç aktarma sistemi, TruckCharge ve dijital filo yönetimi çözümleri de yer alıyor. Daimler Truck’ın hidrojen yakıt hücreli araçlar teknolojisindeki çalışmalarının güncel örneği olan Mercedes-Benz NextGenH2 Truck da ziyaretçilerle buluşuyor. Mercedes-Benz eActros 600 gerçek müşteri operasyonlarında 160 milyon kilometreyi aştı Daimler Truck’ın uzun yol taşımacılığı için geliştirdiği batarya elektrikli Mercedes-Benz eActros 600, fuarın öne çıkan modelleri arasında yer alıyor. 2024 yılı sonunda seri üretimin başlamasından bu yana Avrupa’daki müşteri operasyonlarında 160 milyon kilometrenin üzerinde yol kat eden araç, emisyonsuz taşımacılığın günlük lojistik operasyonlarda başarıyla uygulanabilirliğini ortaya koyuyor. Baştan sona elektrikli mimariyle geliştirilen Mercedes-BenzeActros 600; 600 kWh kullanılabilir LFP batarya kapasitesi veyüksek enerji verimliliği sağlayan elektrik motorlu aks (eAxle) teknolojisiyle, ara şarj olmadan 500 kilometrelik menzil*sunuyor. Uygun şarj altyapısı ve yasal sürüş molaları sırasında gerçekleştirilen ara şarjlarla günlük 1.000 kilometrenin üzerindeki mesafeler de mümkün hale geliyor. Türkiye’de de müşteri teslimatları gerçekleştirilmeye başlanan Mercedes-Benz eActros 600, farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin emisyonsuz taşımacılığa geçiş sürecindekullanılmaya başlandı. Mercedes-Benz Türk, araç teslimatının ötesine geçen yaklaşımıyla müşterilerine operasyon ve rota analizi, sürücü eğitimleri ve satış sonrası hizmetleri kapsayan kapsamlı bir mobilite danışmanlığı desteği sunuyor. Mercedes-Benz Türk Aksaray Ar-Ge Merkezi de Türkiye yollarında gerçekleştirdiği uzun yol testleriyle Mercedes-Benz eActros 600’ün küresel geliştirme ve doğrulama süreçlerinde önemli bir rol üstleniyor. Merkez, 2023 yılından bu yana Daimler Truck organizasyonu içerisinde elektrikli araçlar için uzun yol testi onayı veren tek merkez konumunda bulunuyor ve sağladığı mühendislik katkısıyla elektrikli ağır ticari araçların geliştirilmesine destek veriyor. Fuarda Mercedes-Benz eActros 600’e, daha kısa menzil ihtiyacı bulunan ve yüksek faydalı yük kapasitesini önceliklendiren operasyonlar için geliştirilen Mercedes-Benz eActros 400 de eşlik ediyor. Böylece Daimler Truck, farklı kullanım profillerine yönelik emisyonsuz taşımacılık çözümlerini aynı platformda sunuyor. Kamyonun 130. yılına özel sınırlı olarak üretilen seri Daimler Truck, Gottlieb Daimler’in 1896 yılında kamyonu icat etmesinin 130. yılını, IAA Transportation 2026’da tanıttığı “130 Years Trucks Edition” ile kutluyor. Dünya genelinde yalnızca 400 adet üretilecek olan özel seri, Mercedes-Benz Actros L ve eActros 600 temel alınarak geliştirildi. Daimler Truck’ın ilk kez hem dizel motorlu hem de batarya elektrikli seçenekleriyle sunduğu özel seri; markanın tarihinden ilham alan tasarım unsurlarını ProCabin’in modern kabin yaklaşımıyla bir araya getiriyor. Yüksek hacimli taşımacılık için Mercedes-Benz eActros Lowliner Daimler Truck, yüksek hacimli taşımacılığa yönelik geliştirdiğiMercedes-Benz eActros Lowliner’ı IAA Transportation2026’da ilk kez geniş bir kitleye tanıtıyor. 4x2 çekici olarak sunulan modelde, optimize edilen batarya yerleşimi sayesinde beşinci teker yüksekliği korunurken, mega treylerlerle yasal araç yüksekliği sınırları içinde üç metreye kadar iç yükleme yüksekliği sağlanabiliyor. Model, eActros 600’de kullanılan elektrik motorlu aksteknolojisini, LFP batarya yapısını ve 800 volt elektrik mimarisini temel alıyor. İki batarya paketli Mercedes-Benz eActros 400 Lowliner daha yüksek faydalı yük kapasitesine odaklanırken, üç batarya paketli Mercedes-Benz eActros 600 Lowliner tam yüklü durumda yaklaşık 500 kilometre menzil*sunuyor. Mercedes-Benz eActros 600 ile 45 bin kilometrelik dünya turu Profesyonel kamyon sürücüsü ve içerik üreticisi Tobias Wagner, IAA Transportation 2026’nın ardından özel olarak modifiye edilmiş bir Mercedes-Benz eActros 600 ile dünya turuna çıkacak. Yaklaşık bir yıl sürmesi planlanan yolculukta beş kıtada yaklaşık 30 ülkeyi geçerek 45 bin kilometre yol kat edilmesi ve en fazla 80 şarj molası verilmesi hedefleniyor. Almanya’dan başlayacak rota Türkiye’den de geçerek Asya, Avustralya ve Amerika kıtalarına uzanacak. Proje, batarya elektrikli uzun yol taşımacılığının farklı iklim ve altyapı koşullarındaki kullanımını gözlemlemeyi, operasyonel deneyim toplamayı ve batarya elektrikli ağır ticari araçların uzun mesafelerdeki potansiyelini görünür kılmayı amaçlıyor. Emisyonsuz taşımacılıkta çoklu teknoloji yaklaşımı Daimler Truck’ın hidrojen yakıt hücreli taşımacılık alanındaki yeni adımı Mercedes-Benz NextGenH2 Truck da fuarda sergilenen yenilikler arasında yer alıyor. Müşteri operasyonlarında kullanılmak üzere 100 araçlık sınırlı bir ön seri üretim planlanan araç, Daimler Truck’ın emisyonsuz taşımacılığa yönelik çoklu teknoloji yaklaşımının önemli bir parçasını oluşturuyor. Güvenlik ve verimlilik odaklı yeni teknolojiler Daimler Truck, IAA Transportation 2026’da Aktif Çapraz Trafik Asistanı ve Aktif Yan Görüş Asistanı 3 (Frenleme Özellikli) gibi yeni nesil güvenlik destek sistemlerini de tanıtıyor. Özellikle kavşaklar ve dönüşler gibi kritik trafik senaryolarına odaklanan sistemler, kendi teknik sınırları dahilinde sürücüyü uyararak veya fren desteği sağlayarak olası çarpışmaların önlenmesine ya da etkilerinin azaltılmasına katkıda bulunuyor. Aktif Sürüş Asistanı 3 ve kamera tabanlı Yorgunluk Algılama Asistanı 2 ise gelişmiş sürüş desteği ve sürücü dikkat takibi özellikleriyle güvenliği daha ileri taşıyor. Daimler Truck, motor, şanzıman ve aksın entegre bir sistem olarak geliştirildiği yeni nesil Powerliner güç aktarma sistemini de sergiliyor. Artırılmış güç ve torku daha yüksek yakıt verimliliğiyle bir araya getirmesi hedeflenen sistemin; yüzde 4’e varan yakıt tasarrufu sağlayarak işletme maliyetlerinin ve CO₂ emisyonlarının azaltılmasına katkıda bulunması, sürüş performansını ve operasyonel verimliliği daha da ileri taşıması amaçlanıyor. Şarj, bağlantı ve dijital hizmetlerde bütüncül ekosistem TruckCharge; danışmanlık, şarj altyapısı planlaması, donanım, operasyon ve dijital çözümleri kapsayan hizmetleriyle şirketlere filo elektrifikasyonu yolculuğunun her aşamasında destek sunuyor. Daimler Truck’ın dijital hizmetleriyle entegre çalışan TruckCharge, araçları, şarj altyapısını ve filo operasyonlarını birbirine bağlayan bütüncül bir ekosistem oluşturuyor. My TruckPoint müşteri portalı, Fleetboard filo yönetim sistemive My TruckPoint portalı sayesinde erişilen ve aktif edilen TruckLive hizmetiyle kamyon müşterilerine araçlarını, bakım süreçlerini ve filo operasyonlarını dijital çözümlerle daha verimli yönetme imkânı sunuluyor. Türkiye’de aracın garanti süresi boyunca ücretsiz sunulan TruckLive ile bağlantılı araç hizmetlerini müşterileriyle buluşturan Mercedes-Benz Türk, Fleetboard’ın gelişmiş filo yönetim çözümleriyle işletmelerin operasyonel verimliliğini artırarak dijital dönüşümü filo yönetimine taşıyor. My TruckPoint, TruckLive ve Fleetboard ekosisteminin sunduğu entegre çözümler; araçlar, bağlantı hizmetleri, servis süreçleri ve filo yönetimini tek çatı altında buluşturarak müşterilere daha yüksek görünürlük ve operasyonel kontrol sağlıyor. Araç ve filo performansının anlık takibi ve optimize edilmiş bakım planlaması gibi özellikler sayesinde işletmelerin araç kullanılabilirliğini artırmaları ve filolarını daha verimli yönetmeleri destekleniyor.

Mercedes-Benz’den Eylül Ayı Finansman Kampanyaları Haber

Mercedes-Benz’den Eylül Ayı Finansman Kampanyaları

Mercedes-Benz Kasko güvencesiyle kurumsal müşterilere özel hazırlanan yeni hafif ticari araç finansman kampanyaları başladı. 30 Eylül 2026 tarihine kadar geçerli olan kampanyalar, 2025 ve 2026 model araçların tamamını kapsıyor. Tüm Vito modelleri de kampanya kapsamında yer alıyor. Otomobil ve hafif ticari araç satın alımlarında faiz oranları, kredi tutarı ve vadeye göre değişiklik gösteriyor. Kurumsal müşteriler için sunulan kampanya maddeleri şu şekilde: Vito: 1.000.000 TL krediye 8 ay vadede %0 faiz veya 36 ay vadede 1.000.000 TL krediye %2,49 faiz oranı Sprinter: 1.000.000 TL krediye 10 ay vadede %0 faiz veya 36 ay vadede 1.000.000 TL krediye %2,29 faiz oranı EQV: 1.000.000 TL krediye 8 ay vadede %0 faiz oranı eSprinter: 1.000.000 TL krediye 10 ay vadede %0 faiz oranı Mercedes-Benz Certified araçlar: 750.000 TL krediye 5 ay vadede %0 faiz oranı Söz konusu krediler Mercedes-Benz Finansman Türk A.Ş. tarafından sağlanıyor. Şirket, piyasa koşullarına göre faiz oranlarını değiştirme hakkını elinde bulunduruyor. Mercedes Benz Otomotiv Ticaret ve Hizmetler A.Ş.'nin ise kredi başvuru ve değerlendirme sürecinde söz ve sorumluluk sahibi olmadığı belirtiliyor. Kampanya detayları için kurumsal müşteriler www.mbfh.com.tr internet sayfasını ziyaret edebilir veya en yakın Mercedes-Benz acentesine danışabilirler. Ayrıca Mercedes-Benz Finansman Türk A.Ş. ve Mercedes-Benz Otomotiv Ticaret ve Hizmetler A.Ş. kampanya içeriğini değiştirme hakkını saklı tutuyor.

Mercedes-Benz Hafif Ticari Araçlar, Perakende ve Lojistik Dünyasının Paydaşlarıyla Perakende Zirvesi 2026’da Buluşuyor Haber

Mercedes-Benz Hafif Ticari Araçlar, Perakende ve Lojistik Dünyasının Paydaşlarıyla Perakende Zirvesi 2026’da Buluşuyor

Mercedes-Benz Hafif Ticari Araçlar, 9-10 Eylül tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenecek 17. Perakende Zirvesi'nin Ana Sponsorları arasında yer alıyor. Gıda ve içecekten kişisel bakıma, e-ticaret ve hızlı teslimattan mobiliteye uzanan farklı sektörlerin liderlerini aynı çatı altında buluşturan zirve; e-ticaretin büyümesi, tüketicilerin artan hız beklentisi ve maliyet baskılarıyla yeniden şekillenen perakende ve lojistik ekosisteminin güncel ihtiyaçlarını ele alıyor. Zirvede Mercedes-Benz Hafif Ticari Araçlar, Vito Mixto ve Sprinter Panelvan modellerini de ziyaretçilerle buluşturuyor. Sponsorluğa ilişkin değerlendirmede bulunan Mercedes-Benz Hafif Ticari Araçlar İcra Kurulu Üyesi Tufan Akdeniz, Perakende Zirvesi'nin Ana Sponsoru olarak, sektörün en kritik karar vericileriyle aynı çatı altında buluşmayı çok değerli bulduklarını belirterek “Bu yıl 17’ncisi düzenlenen Perakende Zirvesi’nde sektörün tüm paydaşlarıyla bir araya gelmek, değişen operasyonel ihtiyaçları ve beklentileri doğrudan kendilerinden dinlemek bizim için çok kıymetli. Perakende ve lojistikte artık yalnızca hız değil; şeffaflık, öngörülebilirlik, esneklik ve verimlilik de rekabetin temel unsurları arasında yer alıyor. Biz de müşterilerimizin yalnızca araç ihtiyacını değil, operasyonlarının tamamını anlamaya; araç seçiminden kullanım sürecine, satış sonrası hizmetlerden ikinci el değerine kadar her aşamada katma değer sunan bir iş ortağı olmaya odaklanıyoruz.” dedi. Mercedes-Benz Hafif Ticari Araçlar’dan Uçtan Uca Çözüm Yaklaşımı Türkiye’de 30 yıldır satışta olan ve 2025’te yüz bininci adedi satılan Sprinter’i farklı operasyonlara uyarlanabilen çok yönlü bir platform olarak konumlandırdıklarını belirten Tufan Akdeniz, Vito Mixto ile yük ve yolcu taşımacılığında sundukları çözüm yelpazesini genişlettiklerini ifade etti. Akdeniz, 2023 yılında geçtikleri online satış modeliyle satın alma deneyimini daha hızlı, şeffaf ve öngörülebilir hale getirdiklerini; online rezervasyonla başlayan hafif ticari araç satışlarının 2025’te toplam satışların yüzde 12,5’ine, 2026’da ise yüzde 15,8’ine ulaştığını belirtti

Ekmek Artık Aslanın Ağzında Değil Midesinde Haber

Ekmek Artık Aslanın Ağzında Değil Midesinde

PAZAR TEZGÂHINDAN OTOBÜS DİREKSİYONUNA UZANAN BİR HİKÂYE 1978 yılında Rize’de doğdum. Biz aslen Rizeliyiz. Babam memurdu; valilikte, istatistik alanında çalışıyordu. O yıllarda memur maaşıyla özellikle İstanbul gibi bir şehirde bir ailenin geçimini sağlamak kolay değildi. Babam memuriyeti bıraktıktan sonra ben de okul hayatına ara verip iş hayatına atıldım. Liseyi dışarıdan tamamladım ve ticarete gıda işiyle başladım. Pazarcılık yaptık; Üsküdar’da belediyenin katlı otoparkının altında ilk şarküterimizi açtık. Daha sonra yine gıda sektöründe devam ettim. Marmara Üniversitesi bünyesinde kantinler işlettim; bugün de bunlardan biri faaliyetini sürdürüyor. Kafe işletmeciliği yaptığımız dönemler de oldu. Çevremde “Kantinci” lakabıyla anılmamın sebebi de bu yıllardır ancak gönlümde her zaman otomobil ve otobüs merakı vardı. Ailemde babadan ya da dededen gelen bir otobüsçülük geçmişi yoktu; bu tamamen benim ilgim ve merakımdı. 1997’DE İLK OTOBÜSÜMÜ ALARAK SEKTÖRE ADIM ATTIM Otobüsçülük hikâyem 1997 yılında ilk otobüsümü almamla başladı. O dönemlerde V8’lerin Bursa’ya götürülüp kasa yenileme hikâyeleri çok konuşulurdu. Bizim ana işimiz gıda ve kantincilikti. “Yazın otobüsçülük yapar, hem de merakımızı gideririz; kışın kantin işiyle devam ederiz” düşüncesiyle bu işe girdik. Bir bakıma iki işi birbirini tamamlayan bir düzen içinde yürütmeye başladık. 1997’de aldığımız otobüsle turizm taşımacılığı yaptım. Piyasanın çok iyi olduğu dönemlerde bireysel otobüsçülük de yaptım. Uzun yıllar direksiyona çıktım. Zamanla şunu gördüm: Otobüsün direksiyonuna çıkmak bir taraftan kazandırırken başka taraftan daha fazlasını götürebiliyor; hem zaman hem de maliyet açısından ciddi yükü var. Bugün de ihtiyaç olduğunda ya da gerçekten gezmek istediğimde direksiyona çıkıyorum. REKABET DAHA ÖNCE HİÇ OLMADIĞI BİR SEVİYEYE ÇIKTI Şu anda bünyemizde 6 otobüs bulunuyor; bunların 5’i Mercedes-Benz, 1’i Neoplan. Mercedes-Benz’e ayrı bir sevgimiz var. Benim için bu yolların üzerine değer katan araçlardan biri Mercedes-Benz’dir; “Yıldız her yerde yıldız” diyorum. Fakat sektörün bugünkü koşulları geçmişten çok farklı. Yenikapı’ya gittiğinizde bekleyen otobüslerin durumunu görüyorsunuz; bir o kadar aracın da İstanbul’un farklı sokaklarında beklediğini düşünün. Bu kadar araca yetecek iş hacmi artık yok. Eskiden otobüsçüler arasında işi paylaşmak, birbirine iş paslamak daha yaygındı. Bugün rekabet çok daha sert. Ekmek artık aslanın ağzında değil, midesinde; işe ulaşmak gerçekten çok zorlaştı. YERLİ PİYASANIN YANINA AVRUPA’YI DA EKLEDİK Yurt dışı turlarını daha önce de dönem dönem yapıyordum ancak son iki yıldır Avrupa operasyonlarına daha fazla ağırlık verdik. Hem yerli piyasada hem yurt dışında çalışıyor, imkân oldukça otobüslerimizi Türkiye’nin ve dünyanın farklı noktalarına göndermeye gayret ediyoruz. Bu işin tek başına yapılabilecek bir iş olmadığını; güçlü bir ekip gerektirdiğini her gün yeniden görüyoruz. 6 OTOBÜS DEMEK, YEDEKLERİYLE BİRLİKTE 15 VİZELİ KAPTAN DEMEK Bugün 6 otobüsünüz varsa en az 12 şoföre ihtiyacınız var. İki-üç yedek kaptanı da hesaba kattığınızda yaklaşık 15 vizeli şoförden söz ediyoruz. Asıl sıkıntılardan biri, özellikle uzun yol ve Avrupa tecrübesi bulunan vizeli kaptan bulmak. Her ehliyeti olan sürücüyü doğrudan Avrupa hattına veremezsiniz. Şoför ihtiyacını çoğunlukla yıllardır tanıdığımız çevreden, tavsiye ve referansla çözmeye çalışıyoruz. Son dönemde yeşil pasaport sahibi şoför sayısı arttı. Çok tercih etmesem de ihtiyaç olduğunda referansını aldığımız isimlerle çalışıyoruz. Sürücülük kabiliyeti iyi olup güzergâh tecrübesi eksik olan arkadaşlarımızı da deneyimli kaptanların yanında yedekçi olarak görevlendiriyoruz. Örneğin kişi Bulgaristan ve Yunanistan’a gitmiş olabilir ama İtalya güzergâhını bilmiyorsa, önce bilen bir kaptanın yanında tecrübe kazanmasını sağlıyoruz. AVRUPA’DA EN KÜÇÜK HATA BİLE BÜYÜK MALİYETE DÖNÜŞEBİLİYOR Avrupa operasyonlarında çok daha seçici olmak zorundasınız çünkü yaptırımlar ve maliyetler Türkiye’ye göre oldukça ağır. En küçük cezanın dahi 3-5 bin avrolardan başlayabildiği bir ortamdan söz ediyoruz. Allah korusun bir kaza ya da ciddi bir arıza olduğunda mesele çok daha büyüyor. Araçlarımızın bakımına önem verdiğimiz için şimdiye kadar büyük arıza problemleri yaşamadık ancak bu sezon küçük kazalar, sürtmeler gibi hadiseler oldu. Bunların bile Avrupa’da çözümü ciddi bir organizasyon ve maliyet gerektiriyor. Bu nedenle hem araç hem de kaptan seçiminde işi baştan sıkı tutmak zorundasınız. TÜRKİYE’DE KALAN SON V8’LERDEN BİRİNİ FABRİKA AYARINDA YENİLİYORUZ Otobüs merakı benim için yalnızca ticaret değil. Şirketimizde 1996 çıkışlı özel seri bir V8 bulunuyor. Normal seri üretimin 1992’de sona erdiği biliniyor; ancak 1996 yılında yurt dışından gelen özel sipariş üzerine 10 araç daha üretildiğini biliyoruz. Bunların beşi yurt dışına gönderildi, beşi Türkiye’de kaldı. Benim aracım, bugün Türkiye’de yaşadığı bilinen son üç örnekten biri. Ruhsat çıkışı da 01.01.1996. Araç şu anda Bursa’da restorasyonun son aşamasında. Bunu para kazanmak için yaptığımız bir çalışma olarak görmüyorum. Zaten restorasyona harcadığımız maliyeti görseniz “Ne gereği var?” dersiniz ama bu biraz sevda işi. İşe başladığımız yılların otomobili olduğu için benim açımdan ayrı bir anlam taşıyor. Yıllarca yatmış bir araçtı. Yapmışken olabildiğince orijinal ve fabrika çıkışına yakın hâle getirmek istedim. O dönemin koltuk kumaşını yeniden diktirdik, boyasından diğer detaylarına kadar mümkün olduğunca özgün hâlini korumaya çalışıyoruz. İlk etapta Kapadokya turu, ardından da Yunanistan turu planlıyoruz. Acenteler de aracı bekliyor. Eski apoletli gömleklerimizi giyip dönemin atmosferini yeniden yaşatmak istiyoruz. Tam anlamıyla nostaljik bir proje olacak. BUGÜN 20-30 OTOBÜSLÜK BİR FİLOYU YÖNETMEK ÇOK BÜYÜK SORUMLULUK Otobüsçülüğü artık tek işim olarak görmüyorum çünkü bugün bir otobüse yaklaşık 22 milyon lira verip 20-30 araçlık bir filo kurduğunuzda yalnızca araç yatırımı yapmış olmuyorsunuz; şoförü, acentesi, operasyonu ve her gün değişen sorunlarıyla çok büyük bir yapıyı yönetmek zorunda kalıyorsunuz. Bu ölçekte bir işi doğru yönetmek gerçekten çok zor. Ben bir işi yapıyorsam en iyisini yapmaya çalışırım. Yapabileceğime inanıyorsam girerim. Çalıştırdığım ya da sattığım araçla ilgili insanların şikâyet etmesini istemem. Kendi ismimin ve markamın zedelenmesini istemem. Bu nedenle işi elimizden geldiğince doğru yapmaya, bu sektörden doğru ticaretle ekmek yemeye çalışıyoruz. KENDİMİN KULLANMAYACAĞI ARACI NE ALIRIM NE SATARIM Otobüs işletmeciliğinin yanında araç alım-satımı da yapıyoruz. İnsanlar artık bir araç alacak ya da satacak olduklarında bizi arıyor; “Şunu alır mısın, bunu verir misin?” diye danışıyorlar. Bizi Okutur Otomotiv yapan şeyin temelinde de bu güven var. Eski araçları da seviyorum ancak araç alırken nokta atışı seçim yapmaya çalışırım. Önce benim o aracı sevmem gerekir. Bir aracı aldığımızda hemen satışa çıkarmıyoruz. Önce eksiklerini gideriyor, emek veriyor ve olması gereken seviyeye getiriyoruz. Piyasada “Nasıl olsa satacağım, neden masraf edeyim?” anlayışı olabiliyor. Biz bu mantıkla hareket etmiyoruz. Sosyal medyanın sağladığı imkânla yaptığımız işleri de şeffaf biçimde göstermeye çalışıyoruz: “Bu aracı böyle aldık, şu işlemleri yaptık ve bu hâle getirdik” diyoruz. Bu şeffaflık zamanla güven ve tavsiye oluşturuyor. Siz bizden araç alıp memnun kaldığınızda bir arkadaşınıza söylüyorsunuz; böylece aile büyüyor. Tüm ticaretlerimizde temel prensibimiz çok net: Kendimizin kullanmayacağı aracı ne alırız ne satarız. Otobüs konusunda bu hassasiyetim daha da yüksek. Çalıştırıp gönül rahatlığıyla sefere gönderemeyeceğim bir otobüsü başkasına satmak vicdanıma sığmaz. Bu yüzden bazen araçlara piyasanın gerektirdiğinden daha fazla masraf yapıyoruz. Her zaman o masrafı doğrudan geri alamayabilirsiniz ama müşteri daha sonra “Okutur’dan araba aldım, beni üzmedi” dediğinde bence karşılığını almış oluyorsunuz. Belki üç kuruş fazla vermiştir ama hakkını aldığını biliyordur. Düşük kilometreli, geçmişini bildiğimiz ve tanıdığımız araçları tercih etmemizin sebebi de bu. ŞOFÖRLÜK SADECE YIL SAYISI DEĞİL, KENDİNİ GELİŞTİRME MESELESİ Bu sektör insana kendini sürekli geliştirmesi gerektiğini öğretiyor. Bir insan 80 yaşına gelmiş, yıllardır şoförlük yapmış olabilir ama yıllardır sadece aynı güzergâhta çalışıyorsa ona bir turizm otobüsü verip Uludağ’a ya da Kartalkaya’ya çıkmasını bekleyemezsiniz. Belki hayatında hiç zincir takmamıştır. Bu onu kötü şoför yapmaz; yaptığı işin niteliği farklıdır. Aynı şekilde 18-20 yaşındaki genç bir arkadaş da doğru eğitim ve doğru mentorlukla yılların tecrübesinden çok şey öğrenebilir. Mesele yalnızca yaş ya da kaç yıldır direksiyon başında olduğunuz değil; öğrenmeye açık olmak ve kendinizi geliştirmektir. HERKES YAZAR MUSTAFA OKUTUR “Herkes Yazar Mustafa Okutur” sözü de zamanla markamızla özdeşleşti. Düzceli bir arkadaşımız, burayı dekore ettiğimiz dönemde bize bir hediye göndermişti. Kargoyu açtığımızda üzerinde “Herkes Yazar Mustafa Okutur” yazan güzel bir neon tabela gördük. Çok hoşumuza gitti ve kısa sürede Okutur Otomotiv’e de tam oturdu. O günden beri “Herkes Yazar Mustafa Okutur” diyoruz. Bizim için mesele yalnızca bir araç satmak ya da bir otobüsü sefere göndermek değil. Nereden geldiğimizi unutmadan, yaptığımız işi doğru yaparak, insanlarda güven bırakarak ve bu aileyi büyüterek yolumuza devam etmek istiyoruz.

Ankara’daki Yolculuğumuzu İstanbul’a da Taşıyacağız Haber

Ankara’daki Yolculuğumuzu İstanbul’a da Taşıyacağız

HAYATIM 1980 YILINDA SANAYİDE KAROSERCİLİĞİ ÖĞRENMEKLE BAŞLADI 1967 yılında Ankara'nın Çamlıdere ilçesinde doğdum. Evliyim, iki çocuk babasıyım. Hayatım 1980 yılında sanayide karosercilik ile başladı. 1982'de Bursa'ya geçtim; dönemin ünlü ustası Fevzi Usta'nın yanında altı yıl boyunca gece gündüz çalıştım. O yıllar hem mesleğimi hem de bu işe bakışımı şekillendirdi. 1987'de askere gittim. Döndükten sonra Ankara'ya yerleştim ve 1990'a kadar karoserciliğe devam ettim. Ardından mavi bir Ford minibüs alarak taşımacılık işine girdim; Ankara'nın servis taşımacılığı yapan firmalarında bireysel arabacılık yaptım. 1993 yılında Çalıkıran Turizm'i kurdum. Şirketi anonim şirket yapana kadar durmadan çalıştım; zamanla turizm taşımacılığının yanına servis taşımacılığını da ekledik. OTOBÜSÇÜLÜK BİZDE BABA MESLEĞİ; İLK ÇIKAN V6'LARLA YOLA ÇIKTIK Otobüsçülük bizde baba mesleği. Babam Gazanfer Bilge Turizm bünyesinde bireysel otobüsçülük yapardı. İlk çıkan V6, ardından V8 araçlarla yıllarca taşımacılık yaptık. 2004 yılında 403 alarak peron taşımacılığına devam ettik. 2011'de acentemizi açarak turizm işine profesyonel olarak adım attık. Uzun yıllar kardeşlerimle birlikte hem turizm hem de servis taşımacılığını birlikte yürüttük. 2026 yılının başında şirketten ayrılarak Çalıkıran Seyahat ve Call Tur şirketlerini kurdum. Bu iki yapıyla yeni bir dönem başlattım; birikimimi, sektördeki ismimi ve kurumsal anlayışımı daha odaklı bir çerçevede hayata geçiriyorum. HİZMET KALİTESİ VE GÜVENLİKTE ASLA TAVİZ VERMİYORUZ Artık araç vermekle yetinmiyoruz; kendi turlarımızı kendimiz düzenliyoruz. Karadeniz, Güneydoğu, Ege günübirlik turları, butik organizasyonlar, Batum konaklamalı programlar, Balkan ve Avrupa turları portföyümüzde yer alıyor. Bunların yanı sıra uçak bileti satışı yapıyoruz; İtalya ve Dubai başta olmak üzere çeşitli yurt dışı turlar için anlaşmalarımız mevcut. Hizmet kalitesinde taviz vermiyoruz. Turlarımızda gittiğimiz bölgenin 5 yıldızlı otellerini tercih ediyoruz; 5 yıldız yoksa 4 yıldızdan aşağıya inmiyoruz çünkü Abdullah Çalıkıran olarak sektörde tanınan, güvenilen bir isim var ortada. Bu ismi hizmet kalitesiyle taşımak mecburiyetindeyiz; bu hem bir tercih hem de bir sorumluluk. ANKARA ARTIK BİZE DAR GELİYOR; İSTANBUL'DA CİDDİ POTANSİYEL GÖRÜYORUM Şu an 100'e yakın araçlık bir filoya sahibiz. Bu yıl içinde Mercedes-Benz Sprinter, Vito ve Tourismo; Temsa MD9; Isuzu Kendo ve MAN olmak üzere çeşitli markalardan araç alımlarımız gerçekleşti. Filomuz ciddi ölçüde hem yenilendi hem de büyüdü. 65 kişilik ekibimizle faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. İki oğlum şirket yönetiminde aktif rol üstlendi; bu bana hem moral hem de güç veriyor. Ankara'da 22 otobüsle çalışıyoruz ama Ankara artık bize dar gelmeye başladı. İstanbul'da ciddi bir potansiyel görüyorum ve bu potansiyeli değerlendirmek için Ataköy'de ofis açmayı planlıyoruz. Bunun yanı sıra 20 ila 30 araçlık bir binek araç filosuyla Rent A Car sektörüne de giriyoruz. Yakın zamanda büyük bir markanın bayiliğini bünyemize katıyoruz. Çalıkıran Seyahat büyümeye devam edecek. İŞLERİN AZ OLMASI FİYATLARIN CİDDİ ORANDA KIRILMASINA SEBEP OLUYOR Bu sezonu iyi göremiyorum; açık konuşmak gerekiyor. Her geçen yıl bir öncekinin altında kalıyoruz. Çalıştığımız acentelere bu sezon öncesine kadar 300 araç verirken, şu an 150 bile vermekte güçlük çekiyoruz. Sektörde yaklaşık yüzde elli oranında bir daralma var. Bu daralmanın ardında küresel dinamikler yatıyor. Devam eden savaşlar, ekonomik belirsizlik, altın fiyatlarındaki yükseliş... Bunların tamamı insanların seyahat kararlarını doğrudan etkiliyor. İnsanlar gezmeyi ertelerken, sektörümüz ağır bir yük taşıyor. Biz köklü ve mali yapısı sağlam bir firma olduğumuz için çarkı döndürmeye devam edebiliyoruz ama küçük bireysel işletmeciler için tablo çok daha ağır. Bireysel otobüsçüler şu an iş bulamadığı için fiyat kırmak zorunda kalıyor. Depodan mazot bitmeden gitmesi gereken iş 20-25 liraya karşılık, 15-20 liraya kabul ediliyor. Bu fiyat kırımı bir süre sonra bizim gibi kurumsal firmaları da etkisi altına alıyor. Piyasadaki bu kısır döngü kırılmadan, sektörün gerçek anlamda toparlanması mümkün değil. Bireysel işletmecinin ayakta kalması, bütün sektörün sağlığı açısından zorunludur.

Mercedes-Benz eCitaro Yakıt Hücreli Otobüs, “2026 Elektrikli Yakıt Hücreli Otobüs Şampiyonu” Seçildi Haber

Mercedes-Benz eCitaro Yakıt Hücreli Otobüs, “2026 Elektrikli Yakıt Hücreli Otobüs Şampiyonu” Seçildi

Mercedes-Benz eCitaro yakıt hücreli otobüs, ekonomi dergisi Omnibusspiegel tarafından düzenlenen uluslararası elektrikli otobüs karşılaştırma testinde bir kez daha zirveye yerleşerek “2026 Elektrikli Yakıt Hücreli Otobüs Şampiyonu” ilan edildi. Böylece prestijli ödül, üst üste üçüncü kez Mercedes-Benz yıldızını taşıyan bir otobüse verilmiş oldu. Bu başarı, eCitaro yakıt hücreli otobüs için de önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyor. Aynı güç aktarım teknolojisine sahip beş aracın değerlendirildiği testte Mercedes-Benz eCitaro yakıt hücreli otobüs, açık ara birinciliğe ulaştı. Yakıt hücreli teknolojiyle daha yüksek menzil Mercedes-Benz eCitaro yakıt hücreli otobüs, elektrikli güç aktarma sistemini menzili artıran yakıt hücresi teknolojisiyle bir araya getirdi. Yakıt hücresi, sürüş sırasında sürekli elektrik üreterek bu enerjiyi yüksek voltajlı bataryalara aktarıyor. Bu sayede araç, yalnızca batarya ile çalışan elektrikli otobüslere kıyasla daha yüksek işletme menziline ulaşabiliyor. Yerel ölçekte CO₂ emisyonu olmadan çalışan eCitaro yakıt hücreli otobüs, özellikle uzun çalışma süreleri ve yoğun kullanım döngülerine sahip şehir içi hatlar için güçlü bir çözüm sunuyor. Başarı serisi devam ediyor Daimler Buses, 2023 yılında Mercedes-Benz eCitaro solo modeliyle, 2024 yılında ise eCitaro G körüklü versiyonuyla “Elektrikli Otobüs Şampiyonu” unvanını elde etmişti. Mercedes-Benz eCitaro yakıt hücreli otobüsün kazandığı bu son ödülle birlikte Daimler Buses, elektrikli şehir içi ulaşım alanındaki başarı serisini sürdürerek toplu taşımada elektrifikasyon konusundaki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koydu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.