Hava Durumu

#Mercedes-Benz

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Mercedes-Benz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mercedes-Benz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mercedes-Benz eCitaro Yakıt Hücreli Otobüs, “2026 Elektrikli Yakıt Hücreli Otobüs Şampiyonu” Seçildi Haber

Mercedes-Benz eCitaro Yakıt Hücreli Otobüs, “2026 Elektrikli Yakıt Hücreli Otobüs Şampiyonu” Seçildi

Mercedes-Benz eCitaro yakıt hücreli otobüs, ekonomi dergisi Omnibusspiegel tarafından düzenlenen uluslararası elektrikli otobüs karşılaştırma testinde bir kez daha zirveye yerleşerek “2026 Elektrikli Yakıt Hücreli Otobüs Şampiyonu” ilan edildi. Böylece prestijli ödül, üst üste üçüncü kez Mercedes-Benz yıldızını taşıyan bir otobüse verilmiş oldu. Bu başarı, eCitaro yakıt hücreli otobüs için de önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyor. Aynı güç aktarım teknolojisine sahip beş aracın değerlendirildiği testte Mercedes-Benz eCitaro yakıt hücreli otobüs, açık ara birinciliğe ulaştı. Yakıt hücreli teknolojiyle daha yüksek menzil Mercedes-Benz eCitaro yakıt hücreli otobüs, elektrikli güç aktarma sistemini menzili artıran yakıt hücresi teknolojisiyle bir araya getirdi. Yakıt hücresi, sürüş sırasında sürekli elektrik üreterek bu enerjiyi yüksek voltajlı bataryalara aktarıyor. Bu sayede araç, yalnızca batarya ile çalışan elektrikli otobüslere kıyasla daha yüksek işletme menziline ulaşabiliyor. Yerel ölçekte CO₂ emisyonu olmadan çalışan eCitaro yakıt hücreli otobüs, özellikle uzun çalışma süreleri ve yoğun kullanım döngülerine sahip şehir içi hatlar için güçlü bir çözüm sunuyor. Başarı serisi devam ediyor Daimler Buses, 2023 yılında Mercedes-Benz eCitaro solo modeliyle, 2024 yılında ise eCitaro G körüklü versiyonuyla “Elektrikli Otobüs Şampiyonu” unvanını elde etmişti. Mercedes-Benz eCitaro yakıt hücreli otobüsün kazandığı bu son ödülle birlikte Daimler Buses, elektrikli şehir içi ulaşım alanındaki başarı serisini sürdürerek toplu taşımada elektrifikasyon konusundaki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koydu.

Bu Yolları Sadece Yıldızlı Otobüsler Çıkar Haber

Bu Yolları Sadece Yıldızlı Otobüsler Çıkar

BİR ARAÇLA BAŞLAYAN YOLCULUKALTI ARAÇLA DEVAM EDİYOR 1978 yılında Ordu'nun Aybastı ilçesinde doğdum. Otobüsçülük bizim baba mesleğimiz. 1993 yılında babam tek bir otobüsle bu sektöre adım attı. Birlikte çalışarak, adım adım büyüdük. O günlerden bugüne geldiğimizde filomuzda altı araç var, bünyemizde 48 personel çalışıyor: yazıhanecilerden kaptanlara, muavinlere kadar ve bu 48 kişinin tamamı kendi yöremizin insanları. Bu hem bir tercih hem de bir sorumluluk. Aybastı kalkışlı seferlerimizle İstanbul ve Ankara'ya taşımacılık yapıyoruz. Peki neden Aybastı'dan ana kalkış? Çünkü Aybastılı gurbetçiler İstanbul ve Ankara'da yoğun biçimde yaşıyor. Daha önce bu bölgede gerçek anlamda düzenli bir karayolu taşımacılığı yoktu. İnsanlar Fatsa'ya kadar jiplerle, kamyon kasalarıyla inerek oradan yolculuğa başlardı. Biz bu boşluğu doldurarak hem memlekete hizmet ettik hem de Aybastılı yolcuya onurlu bir seyahat imkânı sunduk. Bu, gurur duyduğumuz bir başlangıç noktası. SARP ARAZİDE TEK MARKA “MERCEDES-BENZ” Aybastı, rakım olarak oldukça yüksek konumda yer alıyor. Yollar dik, virajlar keskin ve yer yer ciddi biçimde bozuk. Neredeyse tek bir saat içinde sağanak yağış, sis, kar ve güneş; dört mevsimi bir arada yaşayabilirsiniz bu coğrafyada. Normal araçların dahi zorlandığı bu sarp arazilerde bizim için tek bir marka var: Mercedes-Benz. Diğer markalar hakkında olumsuz bir şey söylemek istemem; ama şunu net olarak ifade edebilirim: bu yolları güvenle ve sorunsuz çıkabilen tek marka Mercedes-Benz. Yıldızlı otobüsler bu arazinin hakkını veriyor. Hem motor gücü hem de araç stabilitesi açısından Aybastı gibi zorlu güzergâhlarda bu marka fark yaratıyor. Filo tercihimiz bu bilinçli kararın ürünü. AYBASTI'DAN İSTANBUL'A GÜNDE 3 SEFER DÜZENLİYORUZ Aybastı'dan İstanbul'a olan yolculuk molalar dahil ortalama 16 saat sürüyor. Bu mesafe kolay değil ama her gün düzenli olarak 2 ila 3 sefer kaldırıyoruz. Gündüz 12.00, 14.00 ve 15.00 kalkışlarımız mevcut. Yaz aylarında yoğunluğa göre bu saatler artıyor, ilave seferler devreye giriyor. İstanbul dönüşlerinde doluluk oranlarımız yüzde yüze ulaşıyor. Aybastı dönüşleri ise yüzde elli ila altmış bandında seyrediyor. Bu asimetri bölgeye özgü bir dinamiği yansıtıyor: gurbetçi nüfus memlekete dönmek için her zaman hazır ama dönüş yolculukları daha seyrek gerçekleşiyor. Yöre firması olmanın en büyük avantajı da bu tabloya çözüm üretebilmekte yatıyor. SAHİL YOLCUSUYLA YÖRE YOLCUSU UYUM İÇİNDE Yöre firması olmak bu sektörde gerçek bir avantaj sağlıyor. Yolcularımız bizi tanıyor, bize güveniyor; biz de onları tanıyoruz. Sahil yolcusu ile yöre yolcusu arasında hiçbir zaman ciddi bir uyumsuzluk yaşamadık. Herkes kendi yerine oturuyor, yolculuk uyum içinde geçiyor. Bu da ekibin ve işletmenin uzun yıllar birlikte çalışmasından doğan bir güven ortamının ürünü. Çalışanlarımızın tamamının yöre insanı olması bu uyumu pekiştiriyor. Yolcu ile personel arasında dil, kültür ve aidiyet ortaklığı var. Bu yakınlık hem hizmet kalitesine yansıyor hem de yolcuda güven duygusunu güçlendiriyor. Kurumsal firmaların üretmekte zorlandığı bu samimi bağ, yöre firmalarının en değerli birikimi. GEÇEN YIL FINDIK YOĞUNLUĞU YOKTU AMA BU YIL UMUTLUYUZ Bölgemizin en güçlü mevsimsel motoru fındık hasadı. Geçen yıl fındık verimi düşük olduğu için sektör ciddi bir durgunluk yaşadı. Gurbetçiler memlekete gelmiyor; bağ, bahçe işi yoksa hareket de olmuyor. Fındık mevsimi bu coğrafyada sadece bir tarım döngüsü değil; aile yolculuklarının, memleket özleminin ve ekonomik hareketliliğin tam ortasında duran bir olay. Bu yıl fındık hasadının iyi geçeceğini umuyoruz.Gurbetçiler hem fındık toplamak hem de ailesiyle vakit geçirmek için Aybastı'ya akın ediyor; herkesin bağı var, bahçesi var. Bu hareketlilik doğrudan seferlerimize yansıyor. Bayramın 9 gün olması da piyasayı normalden daha erken harekete geçirdi. Sezonun hayırlı ve bereketli geçmesini yürekten diliyorum. YAKIT MALİYETLERİ ARTTI, AYNI GÜN BİLETE ZAM YAPAMADIK Küresel krizler ve bölgesel çatışmaların etkisiyle yakıt maliyetleri sektörü derinden sarstı. Günlük aşırı zamlar geldi; ama biz aynı gün biletlerimize zam yapamadık. Bu, karayolu taşımacılığının yapısal bir handikabı. Diğer ticaret sektörlerinde anlık maliyet artışı anlık fiyat yansımasına dönüşebilir; bizde bu mümkün değil. Yolcu aldatılmış hisseder, bilet iptal eder; biz de zararı sineye çekeriz. Akaryakıt fiyatlarının görece dengelendiği son dönemde bir nefes aldık ama bu denge ne kadar sürer, belli değil. Sektörün fiyat esnekliğini artıracak bir mekanizmaya ihtiyaç var;maliyetlerdeki ani değişimlere karşı daha hızlı tepki verebilelim diye. Bu olmadığı sürece her kriz dalgası bizi gecikmeli ama ağır bir şekilde vurmaya devam edecek. FSM KÖPRÜSÜ VE CEZALAR BIKTIRDI, EN AZINDAN BİR ALTERNATİF BIRAKILSIN Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün otobüslere alternatif olarak açılmasını talep ediyoruz. Özellikle sabah erken saatlerde araçlarımız İstanbul'a girdiğinde trafik henüz yoğunlaşmamış oluyor. O saatte bir otobüs zaten trafiğin içine girmez ama en azından seçenek olsun. Yoğun saatlerde üçüncü köprüyü kullanan sürücüler, boş saatlerde ikinci köprüyü tercih ediyor. Tek bir seçeneğe mahkûm olmak hem maliyeti artırıyor hem de operasyonel esnekliği kısıtlıyor. Cezalar meselesine gelince: firmalara yansıyan cezalar son dönemde ciddi biçimde arttı. Bu cezaların bir kısmı son derece haksız ve orantısız. Sektörün bu konuda da yetkili mercilerle masaya oturması ve adil bir düzenlemenin hayata geçirilmesi şart. Elimizden gelen gayreti sarf ediyoruz ama önümüzdeki engeller kaldırılmadığı sürece yeterli olmayacak.

5-10 Yıl Sonra Bu Otobüsleri Kim Sürecek? Haber

5-10 Yıl Sonra Bu Otobüsleri Kim Sürecek?

HER ŞEYİMİZİ MADDİ İMKANSIZLIKLAR NEDENİYLE BAŞLADIĞIMIZ BU İŞTEN KAZANDIK Evliyim, iki çocuk sahibiyim. İstanbul Fatih'te doğdum; aslen Mardinliyim. Hayat bizi merdivenlerinden teker teker çıkardı. İlkokuldan sonra okuyamadım. Ailevi nedenler bizi sekiz dokuz yaşında Bayrampaşa'dan otogara getirdi. O yıllarda otogar, çevremizin fırsat kapısı olarak gördüğü yerdi. Biz de kendimizi orada bulduk. Beş kardeşiz; bir kız, dört erkek. Hepimiz bu işe dört elle sarıldık ve bugün her şeyimizi bu işten kazandık. Bunun için binlerce şükür. HALIYA İHTİYACI OLMAYAN DOSTLARIMIZ BİLE HALI ALMAYA GELİRDİ İş hayatıma oto halı sektöründe başladım; biraderimle birlikte çalıştık. Zamanla çalıştığımız yerden hisse istedik ama kabul görmedi. Bunun üzerine kendi iş yerimizi açmaya karar verdik. Dostlarımız, ağabeylerimiz bize kol kanat gerdi. Kimseyi kırmadan, hep gülerek ilerlemeye çalıştık. Mehmet Oto Halı serüveni de bu anlayışla başladı. Mehmet Oto Halı bana çok şey kattı. Sektörün içindeydik ama henüz kendi adımıza bilinmiyorduk. Dükkânı açtığımızda sevenlerin desteği inanılmazdı; halıya ihtiyacı olmadığı hâlde halı alan müşteriler bile oldu. Sonra Bağcılar'da bir galeri denemesi yaptık ama oranın sektörümüze uymadığını gördük. Asıl yerimizin otogar olduğunu o zaman anladık. Hem halı hem de otobüs yatırımına döndük. Ana işimiz halı; kırmızı çizgimiz o. TÜM FAALİYETLERİMİZİ “ATS GRUP” ADIYLA BİR ÇATI ALTINDA BİRLEŞTİRDİK Şu an farklı firmalarda çalışan 9 otobüsümüz var. Bunun yanı sıra uluslararası bir alanda ortağım Abdullah Koçakelçiile birlikte Almanya, Fransa ve Hollanda hatlarında faaliyet gösteriyoruz. Avrupa'da güçlü bir hat ağımız oluştu. Aynı zamanda halı işimiz, organizasyon şirketimiz ve otomotiv alandaki çalışmalarımız da sürüyor. Tüm bu yapıyı kurumsal bir çatı altında toplamak için ATS Grup adını koyduk; soyadımız Atış'tan geliyor. OTOBÜS MODELLERİ ARASINDAKİ YAKIT FARKINI EN ÇOK “ŞOFÖR” ETKİLİYOR Araç tercihlerinde bir şeyi sahada öğrendik: yakıt tüketimi markadan çok şoförün gazla ilişkisine bağlı. Tourismo ile Travego arasında 40 litre fark olduğunu gözlemledik; şoföre göre bu fark bazen 60-70 litreye kadar çıkabiliyor.Ege hatlarında çalışan araçlarımızda Tourismo daha verimliancak yüksek tavanlı araçların büyük bagaj avantajı da göz ardı edilemez. Avrupa hatlarımızda dingilli araçlar daha çok talep görüyor. Yenileme sürecini sürdürüyoruz; bu ay yeni bir teslimatımız daha var. Mercedes-Benz'in sektördeki belirleyici konumunu korumaya devam ettiğini görüyoruz; rekabetin bu alanda daha da güçlenmesi sektörün yararına olur. MALİYETLERİN YÜKÜNÜ İŞİN İÇİNE GİRMEDEN BİLEMEZSİNİZ Bu sektörün en acı gerçeği maliyetler. İçine girmeden anlayamazsınız. Firmalar komisyon kesintileri konusunda haklı kendi açılarından ama bu kalemler bireysel yatırımcı için ciddi bir yük. Araçları alt servislere indirdiğinizde lastikten tutun tüm bakım kalemlerinde fiyatlar uçuk. Kredi faizleri yüksek, erişim ise giderek zorlaşıyor. HOSTLUK SİSTEMİ DEVAM ETTİĞİ SÜRECE ŞOFÖR YETİŞTİREMEYİZ En kritik sorunumuz şoför ve muavin yetiştirememek. Şoförlerimizle aile gibi olmaya çalışıyoruz çünkü malımızı, mülkümüzü, canımızı teslim ediyoruz onlara ama yetişmiş şoför de yetişmiş muavin de kalmıyor. Büyük firmalarda hostluk sistemi yaygınlaştı ancak hosttan şoför çıkmaz. Şoför, muavinlikten yetişir. Muavin olarak başlayan biri aracı tanır, arıza anında ne yapacağını bilir, araç bakımını öğrenir. Bugün dışarıdan getirilen şoförlerin çoğu bu deneyimden yoksun. Yolda arıza, sürüş disiplini, basit bir teknik müdahale...Bunların hiçbirini bilmiyor. Büyük firmaların muavin yetiştirme programlarına acilen yatırım yapması şart. Beş on yıl sonra bu sektörde şoför bulamazsak, bu işi de yapamayız. Bu mesele hem sektörün hem devletin ortak sorumluluğu. ŞOFÖRÜN SİGORTASI AYNI GÜN AKTİF OLMALI Son olarak çok pratik ama çok önemli bir konuya değinmek istiyorum: takosu dolduğu için rotasyona giren şoförün yerine aynı gün yeni şoför koyduğumuzda, o kişinin sigorta girişi bir gün sonra aktif oluyor. Sistem bunu anlık işleyemiyor. U-ETDS denetimlerinde şoför kayıtlı görünmediği için ağır idari cezalarla karşılaşıyoruz. Yolda bekleyen araç var, aktarma yapılıyor, sefer aksıyor; üstüne bir de haksız ceza geliyor. Sigorta aktivasyonunun aynı gün, aynı saatte gerçekleşmesi için devletin acil bir düzenleme yapması şart. Bu sorunun çözümü hem işletmeciye hem yolcuya hem de sisteme büyük bir kolaylık sağlayacaktır.

Mercedes-Benz Hafif Ticari Araçlar, İSTAB Üyeleri İle Mercedes-Benz’in Onaylı Minibüs İmalatçısı Olan Arobus’a Ziyaret Gerçekleştirdi Haber

Mercedes-Benz Hafif Ticari Araçlar, İSTAB Üyeleri İle Mercedes-Benz’in Onaylı Minibüs İmalatçısı Olan Arobus’a Ziyaret Gerçekleştirdi

Mercedes-Benz Hafif Ticari Araçlar ve İSTAB (İstanbul Taşımacılar Birliği Derneği) üyesi Türkiye’nin en büyük turizm ve lojistik firmalarının 20 üst düzey yöneticisi Arobus’un Tuzla’daki üretim tesislerini ziyaret etti. Mercedes-Benz’in onaylı üstyapı ve dönüşüm imalatçısı olan Arobus fabrikasında bu yıl Mercedes-Benz Hafif Ticari Araçlar’ın 2025’teki satışlarının yüzde 63’ünü oluşturan Sprinter’in 50 bininci minibüs dönüşümü gerçekleştirildi. Tüm minibüs dönüşüm süreçlerinin Almanya’nın koyduğu standartlar çerçevesinde gerçekleştiğini ve bu şekilde Mercedes kalitesinin üstyapı dönüşümünde de sağlandığını belirten Mercedes-Benz Hafif Ticari Araçlar Pazarlama Müdürü Gökhan Yegin, Türk mühendislerinin çalışmaları ile eSprinter Minibüs dönüşümünün de Mercedes dünyasında ilk defa Türkiye’de gerçekleştiğini ifade etti. Mercedes-Benz Hafif Ticari Araçlar Satış Müdürü Serdar Yaprak ise “2025’te 100 bininci satışını gerçekleştiren Sprinter, Türkiye’de 30 yıldır modern hafif ticari araç segmentine ismini verdi ve birçok üstyapı çözümü sayesinde en fazla minibüs koltuk varyantlı ürün gamına sahip marka olduk” dedi. Arobus’ta 50 bininci Sprinter dönüşümü gerçekleştirildi Arobus’un eSprinter ve Sprinter dönüşümünde en önemli iş ortaklarından biri olduğunu da vurgulayan Yaprak, “Ticari araçların üstyapı çözümleri konusunda Türkiye’nin liderlerinden biri olan Arobus ile 2007 yılından bu yana iş birliği yapıyoruz. Geçtiğimiz günlerde bu tesisteki 50 bininci Sprinter dönüşümünü gerçekleştirdik.” dedi. Koçak: “Sektör, iş birlikleriyle güçleniyor” İSTAB üyelerinin bu marka iş birlikleriyle sektörlerinde güçlenerek rekabette öne çıktığını söyleyen İSTAB Koordinatörü Derya Koçak, “Mercedes-Benz araçların Arobus tarafından sektöre uygun bir şekilde dönüştürülmesi sektörümüzün sorunlarına farklı çözümler üretirken üyelerimizin de yeni fırsatlar yaratmalarına yardımcı oluyor. Ayrıca bu tür ziyaretler üyelerimizin sektördeki yenilikleri ve üretim süreçlerini daha iyi anlayabilmelerine de imkân veriyor.” diyerek üyelerinin araçlarından en iyi şekilde faydalanmalarının da yolunu açtığını söyledi.

Tamer Turizm 10 Adet Mercedes-Benz Tourismo ile Filosunu Genişletti Haber

Tamer Turizm 10 Adet Mercedes-Benz Tourismo ile Filosunu Genişletti

1968 yılından bu yana turizm taşımacılığı alanında faaliyet gösteren Tamer Turizm toplam 10 adetlik Mercedes-Benz Tourismo yatırımına imza attı. Mercedes-Benz Kamyon Finansman’ın sunduğu finansman desteğiyle hayata geçirilen yatırım, Tamer Turizm’in operasyonel kapasitesini güçlendirirken, şirketin müşterilerine sunduğu hizmet kalitesini daha da ileri taşımayı hedefliyor. Yeni araçların teslimatı için Mercedes-Benz Türk Otobüs Teslimat Holü’nde gerçekleştirilen tören, Tamer Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Mümtaz Er, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Erdem Er ve Ahmet Er, Yönetim Kurulu Üyeleri Tahsin Bartu Er, Tahir Can Er, Ecem Er, Ekin Er, Turizm Operasyon Yöneticisi Şenel Ayan, Gelecek Otomotiv Genel Müdürü Bekir Koman, Otobüs Satış Direktörü Cüneyt Ergün, Mercedes-Benz Türk Otobüs Pazarlama ve Satış Direktörü Osman Nuri Aksoy, Otobüs Filo Satış Grup Müdürü Burak Batumlu, Mercedes-Benz Kamyon Finansman Otobüs Satış ve İş Geliştirme Grup Müdürü Kemal Üşenmez’in olduğu kapsamlı bir katılımla gerçekleştirildi. Köklü iş ortaklığı yeni yatırımlarla büyüyor Temelleri 1968 yılına uzanan Tamer Turizm; turizm taşımacılığı, kültürel şehir turları, havalimanı transfer hizmetleri, VIP taşımacılık ve personel taşımacılığı alanlarında faaliyet gösteriyor. Tamer Turizm, yeni yatırımıyla büyüme yolculuğuna güçlü bir adım daha ekliyor. Tamer Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Mümtaz Er, teslimata ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Hasan Tahsin Er’in 1968 yılında temellerini attığı şirketimiz, uzun yıllardır turizm taşımacılığı sektöründe faaliyet gösteriyor. Bugün 60 adetlik modern ve konforlu araç filomuzun yanında eğitimli personelimiz ile şehir içi ve yurt içi kültürel turlar için taşımacılık yapıyoruz. “Yolculuğunuz Bizimle Güvende” mottomuzla müşterilerimize güvenli, konforlu ve yüksek standartlarda hizmet sunmayı her zaman önceliğimiz olarak görüyoruz. Sektörümüzde sürdürülebilir başarı elde etmenin yalnızca güçlü operasyon yönetimiyle değil, aynı zamanda doğru yatırımlarla mümkün olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle filomuzu geliştirirken kalite, güvenlik, konfor ve operasyonel verimlilik kriterlerini büyük bir hassasiyetle değerlendiriyoruz. Çünkü müşterilerimize sunduğumuz hizmet deneyiminin kalitesi, kullandığımız araçlarla doğrudan ilişkili. Biraz önce de ifade ettim “Yolculuğunuz Bizimle Güvende” diyoruz ve bu mottomuzu güçlü iş ortaklıkları ile yaşatıyoruz. Mercedes-Benz Türk ile sürdürdüğümüz iş ortaklığı da tam olarak bu anlayışımızla örtüşüyor. Bizim için bu iş ortaklığı yalnızca araç tedarikinden ibaret değil; güvene dayalı, uzun vadeli ve faaliyetlerimizi güçlendiren değerli bir iş ortaklığı anlamına geliyor. Mercedes-Benz Tourismo otobüslerin sunduğu kalite, dayanıklılık, güvenlik ve konfor standartları bizim için önemli bir tercih sebebi olurken, satış sonrası hizmet yaklaşımı ve süreç yönetimindeki güçlü destek de bu iş ortaklığını daha da değerli hale getiriyor. Operasyonel yapımızı güçlendirmeye, hizmet standartlarımızı yükseltmeye ve sektörümüzde sürdürülebilir büyümemizi devam ettirmeye kararlıyız. Bu süreçte bizlere destek olan Mercedes-Benz Türk, Gelecek Otomotiv ve Mercedes-Benz Kamyon Finansman ekibine teşekkür eder, araçlarımızın şirketimize hayırlı olmasını diliyorum. Önümüzdeki dönemde de ihtiyaçlarımız doğrultusunda yatırımlarımızı sürdürmeyi hedefliyoruz.” Gelecek Otomotiv Genel Müdürü Bekir Koman ise: “Gelecek Otomotiv olarak müşterilerimizle kurduğumuz ilişkiyi hiçbir zaman yalnızca araç satışıyla sınırlı görmüyoruz. Bizim için esas olan, müşterilerimizin ihtiyaçlarını doğru anlamak, kendileri için en doğru çözüm yapısını oluşturmak. Turizm taşımacılığının lider markalarından biri olan Tamer Turizm ile 5 yıllık bir iş ortaklığı geçmişiz var. Bugün gerçekleştirdiğimiz 10 adetlik Mercedes-Benz Tourismo teslimatı ile bu güçlü iş ortaklığını daha da pekiştiriyoruz. Müşterilerimizin her aşamada yanlarında olduğumuzu hissettirmek, hızlı ve çözüm odaklı şekilde destek sunmak bizim için büyük önem taşıyor. Tamer Turizm ile sürdürdüğümüz bu güçlü iş ortaklığının yeni yatırımlarla büyümesinden büyük mutluluk duyuyoruz. Bu kıymetli yatırımın Tamer Turizm’in operasyonel yapısına, hizmet kalitesine ve büyüme yolculuğuna önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz.” dedi. Mercedes-Benz Türk Otobüs Pazarlama ve Satış Direktörü Osman Nuri Aksoy ise, şunları söyledi: ” Tamer Turizm, turizm taşımacılığı alanında köklü geçmişi, güçlü operasyon yapısı ve yıllara dayanan hizmet anlayışıyla sektörün değerli markalarından biri. 58 yıllık köklü geçmişe sahip bir firmaya bugün 10 adetlik Mercedes-Benz Tourismo teslimatını gerçekleştirmek bizler için gurur verici. Mercedes-Benz Türk olarak ürünlerimizin sunduğu kaliteyi, güvenliği ve dayanıklılığı müşterilerimizin iş süreçlerine gerçek anlamda katkı sağlayacak şekilde konumlandırmaya büyük önem veriyoruz. Gerçekleştirilen bu yatırım sürecinde Tamer Turizm’in operasyonel yapısını, kullanım ihtiyaçlarını ve beklentilerini detaylı şekilde değerlendirdik. En uygun araç yapılandırmasının belirlenmesinden teslimat planlamasına kadar tüm süreci ekiplerimizle büyük bir titizlikle yönettik. Bugün ise 10 adet otobüsümüzü Tamer Turizm’e teslim ediyoruz. Yeni araçların Tamer Turizm’e hayırlı olmasını diliyorum.” Mercedes-Benz Türk Otobüs Filo Satış Grup Müdürü Burak Batumlu ise şöyle konuştu: “Turizm taşımacılığı; yüksek operasyon disiplini, kesintisiz hizmet anlayışı, güvenlik, konfor ve verimlilik gerektiren son derece dinamik ve hassas bir alan. Bu nedenle bu alanda faaliyet gösteren firmalar için kullanılan araçların performansı kadar, sunduğu güvenilirlik, dayanıklılık ve işletme verimliliği de büyük önem taşıyor. Mercedes-Benz Türk olarak müşterilerimize uçtan uca değer zinciri sunuyoruz. Araçlarımızın sunduğu kalite, güvenlik ve verimlilik avantajlarını yaygın servis ağımız, satış sonrası hizmet yaklaşımımız ve finansman çözümlerimizle desteklemeye devam ediyoruz. Tamer Turizm ile gerçekleştirdiğimiz bu süreçte de müşterimizin ihtiyaçlarını detaylı şekilde analiz ederek operasyonlarına en uygun çözüm yapısını oluşturmaya odaklandık. Bugün gerçekleştirilen 10 adetlik Mercedes-Benz Tourismo teslimatının Tamer Turizm’in operasyonel gücüne, hizmet kalitesine ve büyüme yolculuğuna önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Bu kıymetli iş ortaklığında emeği geçen tüm ekip arkadaşlarımıza, iş ortaklarımıza ve müşterimize teşekkür ediyor; Tourismo’ların Tamer Turizm’e hayırlı olmasını diliyorum.”

Otokar Üretimi İlk Mercedes-Benz Conecto Otobüs Banttan İndi Haber

Otokar Üretimi İlk Mercedes-Benz Conecto Otobüs Banttan İndi

Bu yıl 100. yılını kutlayan Koç Topluluğu bünyesindeki Otokar, Daimler Buses ve Mercedes-Benz Türk ile geçtiğimiz Eylül ayında imzalanan üretim anlaşması kapsamında ilk Mercedes-Benz Conecto otobüsünü tamamladı. Sakarya'daki fabrikada üretilen araç, Otokar ve Mercedes-Benz Türk çalışanlarının katıldığı bir törenle banttan indirildi. Pilot üretim sürecinin başarıyla tamamlanmasıyla birlikte seri üretim Eylül 2026'da başlayacak. Mercedes-Benz’in şehir içi otobüs modellerinden biri olan Conecto'nun Sakarya fabrikasında üretilmesi, Otokar’ın üretim kapasitesinin ve verimliliğinin artırılması açısından şirket için stratejik bir adım niteliği taşıyor. Gerçekleşen iş birliği, 60 yılı aşkın üretim deneyimiyle küresel pazarlarda güçlü bir konuma sahip olan Otokar'ın uluslararası üretim gücünü bir kez daha ortaya koyuyor. Daimler Buses ve Mercedes-Benz Türk ile kurulan iş ortaklığı kapsamında üretilen ilk otobüsü banttan indirmenin gururu ve memnuniyetini yaşadıklarını belirten Otokar Genel Müdürü Aykut Özüner; "Bu kıymetli iş birliğini; üretimimizi artırmak, fabrikamızın kapasitesini en verimli şekilde kullanmak ve küresel otobüs pazarındaki ağırlığımızı büyütmek açısından kritik bir adım olarak değerlendiriyoruz. 60 yıllık üretim tecrübemizi, Daimler Buses ve Mercedes-Benz Türk ile kurduğumuz bu güçlü iş birliğine taşıyoruz. Eylül 2026'da başlayacak seri üretimle birlikte global üretici kimliğimizi daha da güçlendireceğiz" dedi.

Trafik Lambası Tuzağı, Kamu Adına Utanç Verici Bir Durum Haber

Trafik Lambası Tuzağı, Kamu Adına Utanç Verici Bir Durum

KIRTASİYECİLİKTEN OTOBÜSÇÜLÜĞE UZANAN BİR YOLCULUK BU 1979 yılında Aybastı'da doğdum. Otobüsçülük bizim baba mesleğimiz ama bu mesleğe giden yol ilginç bir dönüşümden geçti. Asıl mesleğimiz kırtasiyecilik ve kitapçılıktı. 1992 yılında üç ortaklı bir yapıyla kurulan Aybastı İtimat Firması, zamanla yalnızca bize kaldı. Ortaklar ayrılınca babam iki işten birine karar vermek zorunda kaldı: kırtasiye mi, otobüsçülük mü? Tercihi otobüsçülükten yana oldu. Güzel ve anlamlı bir meslek dedi; biz de o karara ortak olduk. 1999'da askere gittim, döndükten sonra kırtasiye ve diğer işleri devrettik. 2001'den bu yana şirketin başındayız. İlk on yılımı direksiyonun arkasında geçirdim; ardından şirket yönetimine geçtim. On altı yıl önce bayrağı babamın elinden devraldık. Şu an Ferda Şevketoğulları'nın çocukları olarak işimizin başındayız; bu 35 yıllık mirası ileri taşımak hem sorumluluğumuz hem de onurumuzdur. 35 YILLIK TECRÜBEMİZLE HEMŞEHRİLERİMİZİ TAŞIYORUZ Filomuzda 6 adet büyük otobüs ve 31 kişilik 7 araç olmak üzere toplam 13 araçlık bir park mevcuttur. Büyük araçlarımızla her gün İstanbul, Ankara ve Çerkezköy seferlerini düzenliyoruz; küçük araçlarımızla ise Ordu merkez ve yakın çevrelere seferler yapıyoruz. 50 kişilik ekibimizin her üyesi bu denkleme değer katıyor. Yolcularımızın büyük çoğunluğu bu bölgelerde yaşayan Aybastılı gurbetçiler. İstanbul'dan araç geldiğinde inen her yolcuyu tek tek tanıyorum; onlar da bizi tanıyor. Bu tanışıklık, yıllar içinde bir aile sıcaklığına dönüştü. 35 yıldır hizmet verilen bir firmaya duyulan güven, yolcuların gözündeki o samimi bağlılıkta kendini gösteriyor. Biz de bu güveni her seferinde en iyi şekilde karşılamaya çalışıyoruz. BABAMIZDAN BU YANA MERCEDES'TEN BAŞKA OTOBÜS KULLANMADIK Filo tercihimiz konusunda herhangi bir kararsızlık yaşamadık çünkü bu tercih bize babamızdan miras kaldı. V6, V8, 304, 403, Yeni Kasa, Travego ve Tourismo... Hepsi Mercedes-Benz. Başka bir marka aklımızın köşesinden bile geçmedi. Aybastı gibi zorlu, dik ve yer yer bozuk yollarda Mercedes'in güvenilirliği her zaman kendini kanıtladı. Bu güven bir alışkanlık değil, onlarca yıllık bir saha deneyiminin ürünü. YENİ HATLAR YOLDA, YOLCUMUZU GERİ ALACAĞIZ Önümüzdeki dönemde yeni hatlar açmayı planlıyoruz. Aslında bu adımı daha erken atmayı düşünüyorduk ancak son dönemdeki küresel gelişmeler ve ekonomik belirsizlik nedeniyle bu planı ertelemek zorunda kaldık. Projemiz kapsamında İzmir, Samsun, Havza, Merzifon, Tosya, Çankırı, Ankara, Eskişehir, Bursa, Balıkesir, Soma, Kırkağaç ve Akhisar hatlarını açmayı hedefliyoruz. Şu an bölgeden dışarıya giden öğrencilerimiz ve gurbetçilerimiz, sahil ilçelerine inen araçlara binerek seyahat etmek zorunda kalıyor. Bu onlar için hem zaman kaybı hem de ekstra bir yük. Biz seferlerimizi başlattığımızda bu yolcuları kendi aramıza katacağız. Onları zaten tanıyoruz; onlar da bize güveniyor. Doğru zamanda doğru adımı atmak yeterli olacak. SAHİL YOLU BİLETLERİNİN YÜZDE 90'I DİJİTAL ORTAMDA SATILIYOR Online satışlar işletmemize büyük bir katkı sağladı. Sahil yolu biletlerinin yüzde doksanı artık online kanallardan satılıyor. Bu dönüşüm hem yazıhane yükünü hafifletti hem de daha önce ulaşamadığımız yolculara erişim imkânı tanıdı. Dijitalleşmeye başından beri olumlu baktık ve bu kararın doğru olduğunu sahada her gün görüyoruz. 20 TONLUK OTOBÜSÜN IŞIK YÜZÜNDEN ANİ FREN YAPMASI NE KADAR MANTIKLI? Sektörümüzü derinden etkileyen ve kamuoyunun yeterince bilmediği bir sorundan söz etmek istiyorum: trafik lambalarındaki kasıtlı zamanlama değişikliği. Eskiden trafik lambalarında yeşilden sarıya, sarıdan kırmızıya geçişte belirli bir bekleme süresi vardı. Bu süre, 20 tonun üzerindeki araçların frenleme mesafesiyle uyumluydu ve güvenli geçişe imkân tanıyordu. Artık o geçiş süresi kaldırıldı. Lambalar beklemeksizin yeşilden doğrudan kırmızıya dönüyor. Yüksek tonajlı bir aracın ani fren yapması hem fiziksel olarak imkânsız hem de son derece tehlikeli. Bunu lamba sistemini tasarlayan ve ayarlayan mühendisler çok iyi biliyor. Sonuç: araçlarımız her geçişte yüz binlerce lira kırmızı ışık ihlali cezasıyla karşılaşıyor. Biz kural tanımaz sürücüler değiliz ancak fizik yasalarına aykırı biçimde kurulan bu sistem bizi suçlu durumuna düşürüyor. Bu durum, kamu eliyle otobüs sektörüne kurulmuş bir tuzaktır. Kamu adına utanç verici bir uygulama olarak nitelendiriyorum. Yetkililerin bu konuya acilen müdahale etmesini, trafik lambası geçiş sürelerinin ağır taşıt gerçeklerine uygun hâle getirilmesini ve bu haksız cezaların son bulmasını talep ediyorum. Sektörü temsil eden tüm kurumları ve ilgili mercileri bu soruna çözüm bulmaya davet ediyorum.

3. Köprü Eziyetinden Ne Zaman Kurtulacağız? Haber

3. Köprü Eziyetinden Ne Zaman Kurtulacağız?

IĞDIR'DAN TÜRKİYE'NİN DÖRT BİR YANINA SEFER DÜZENLİYORUZ 1965 yılında Iğdır'da doğdum. O günden bu yana Iğdır'dayız. Otobüsçülük bizim aile mesleğimiz: önce babamız, sonra ağabeyimiz, ardından biz devraldık ve sürdürüyoruz. İstanbul, İzmir, Ankara, Bursa ve Antalya başta olmak üzere Türkiye'nin dört bir yanına seferlerimiz var. Yaz sezonunda 11'e çıkan araç sayımız, kış aylarında 6'da seyrediyor. Iğdır, merkez nüfusu 100.000, çevre köylerle birlikte 200.000 kişiyi aşan bir il. Uzak coğrafyasına karşın canlı bir yolcu potansiyeli barındırıyor. Ne var ki bu potansiyeli tam anlamıyla değerlendirmenin önünde ciddi engeller var ve bu engelleri her gün bizzat yaşıyoruz. UZUN MESAFE ÇALIŞTIĞIMIZ İÇİN OLUMSUZLUKLARDAN ÇOK DAHA FAZLA ETKİLENİYORUZ Türkiye genelinde sektör zor bir dönemden geçiyor; bu gerçeği açıkça söylemek gerekiyor. Yolculuk sürelerimiz ortalamanın çok üzerinde olduğu için her olumsuzluk bizi diğer illerden daha sert vuruyor. Uzun mesafeli seferlerde rekabet baskısı altında kâr etmek neredeyse imkânsız hâle geldi. Akaryakıt fiyatları özellikle bu dönemde büyük bir istikrarsızlık sergiledi. Savaş öncesinde litre başına 50 lira civarında aldığımız motorin, zaman zaman 75-80 liraya kadar fırladı; şu an 70-72 lira bandında seyrediyor. Yakıt maliyeti bu denli oynarken bilet fiyatları aynı yerinde saydı. Yolcu talebinde de belirgin bir daralma var. Yaz döneminin en fazla üç aylık canlanması dışında yılın büyük bölümü sıkıntılı geçiyor. İstanbul hattında örnek verecek olursam: bir dönem günde 4-5 sefer yapıyorduk; şimdi çoğu zaman 2 seferle idare ediyoruz. Iğdır'dan günlük toplam 18 otobüs kalkıyor ancak doluluk oranları oldukça düşük. Firmalar Kars, Erzurum ve Erzincan'dan ara yolcu alarak koltukları doldurmaya çalışıyor. Peki sonuç? Normalde 2.500 liraya taşıyacağımız yolcuyu, rekabet baskısıyla 1.500 liraya taşıyoruz. Bu fiyatla dolu gidip dolu gelsen bile kazanç kalmıyor. NAHÇİVAN KAPISI, KAYBOLAN BİR POTANSİYEL Iğdır'ın en kritik dezavantajlarından biri, Nahçıvan sınır kapısının otobüslere kapalı olması. Pandemi döneminde kapanan bu geçiş noktası, aradan beş altı yıl geçmesine rağmen hâlâ açılmadı. Kısa bir süre aralandı, ardından yeniden kapandı. Bu kapıdan önce ciddi bir yolcu akışı vardı. Azerbaycan'dan Nahçıvan'a gelen yolcular oradan Iğdır'a, oradan da Türkiye'nin diğer şehirlerine devam ediyordu. 250.000-300.000 nüfuslu Nahçıvan, bizim için gerçek bir yolcu kaynağıydı. Şimdi bu yolcular mecburen uçağa biniyor. Sınır kapısının yeniden ve kalıcı biçimde açılması, yalnızca Iğdır için değil bölge taşımacılığının tamamı için kritik bir adım olacaktır. MERCEDES-BENZ VE MAN İLE FİLO YENİLEME GÖRÜŞMELERİMİZ SÜRÜYOR Bu sezon filomuzda bazı eksiklikler var; bunları gidermek için aktif olarak çalışıyoruz. Mercedes-Benz ile ağustos-eylül teslimatı için araç alım görüşmelerimiz devam ediyor. Öte yandan MAN tarafında Mapar Otomotiv ile 10 araçlık bir görüşme yürütüyoruz; mayıs ayı sonu teslim hedefiyle müzakereler sürüyor. Her iki sürecin de olumlu sonuçlanmasını bekliyoruz. Filo yenileme kararları bu dönemin zor koşullarında büyük bir cesaret istiyor ama hizmet kalitesini ve güvenliği korumak için bu yatırımları ertelemek mümkün değil. Araç yaşı arttıkça bakım maliyetleri yükseliyor, arıza riski artıyor; uzun mesafeli seferlerde bu risk çok daha kritik bir anlam taşıyor. ACENTELER KAPANIYOR, KİRALAR KATLANDI Acente maliyetleri, son iki yılda katlanarak arttı. Geçen yıl 200.000 lira kira ödediğimiz yerlerde şimdi 400.000-500.000 lira isteniyor. Şehir merkezinde bulunan başlıca noktalarımızdan birinde ödediğimiz kira 1 milyon liradan 2 milyona fırladı. Bu rakamlar, ciddi bir yolcu kaybı yaşandığı dönemde sürdürülebilir olmaktan çıktı. Mecburen bazı acentelerimizi kapatma yoluna gidiyoruz. Bu kararı vermek kolay değil; yıllar içinde oluşturduğumuz fiziksel varlıktan geri adım atmak üzücü ama rakamlar ortada; kira ödemek için zarar etmek kabul edilebilir bir işletme modeli değil. ONLİNE SATIŞ KOMİSYONLARI %8'E ÇEKİLMELİ Pandemi, sektörümüzün dijital dönüşümünü büyük ölçüde hızlandırdı. Online satışlara karşı değiliz; aksine yolcu açısından son derece verimli bir uygulama olduğunu düşünüyoruz ancak platform komisyonlarının yeniden gözden geçirilmesi şart. Fiili olarak sahada çalışan fiziksel acentelerimize daha yüksek komisyon ödememiz anlaşılabilir; orada gerçek bir maliyet var, personel var, kira var ama online platformlar için komisyon oranının yüzde sekize çekilmesi, sektörün beklentisidir. Bu düzenlemenin hem fiziksel acenteler hem de online platformlarla bir araya gelinerek yapılması gerektiğini düşünüyorum. Tüm tarafların masaya oturduğu, adil ve dengeli bir komisyon yapısı kurulmalı. Bu bağlamda yakın zamanda hayata geçen abilet girişimini de takdirle karşılıyorum. Firma sahiplerinin online bilet satış platformunda yer alması son derece mantıklı bir adım. Rekabet, her zaman piyasayı sağlıklı tutar. Maliyetleri düşürmeye yönelik her girişimi desteklemek bizim yararımıza. FATİH SULTAN MEHMET KÖPRÜSÜ OTOBÜSLERE AÇILSIN" Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün açıldığı günden bu yana sektörümüzün maliyeti ciddi biçimde arttı. Yalnızca 3. köprü kaynaklı milyonlarca lira zarar ediyoruz. 2. köprüdeki trafik yoğunluğu artık eskisi gibi değil; şoförlerimiz yoğun saatlerde zaten oradan geçmek istemiyor. Kaptanlarımızın birincil hedefi en kısa yoldan gitmek ve yolcuları zamanında varış terminaline bırakmaktır. Bu hedefe en büyük engel, 3. köprüdeki maliyet yükü. Bu nedenle Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün otobüslere açılmasını talep ediyoruz. Bu konuda TÜMOYİD Derneği yönetimine özellikle teşekkür etmek istiyorum. Bazı STK'lar "bu iş olmaz" diyerek desteğini çekmiş olsa da TÜMOYİD, dur durak bilmeden her türlü girişimini sürdürüyor. Umarım yakın zamanda olumlu bir sonuç alırız. ÜCRETSİZ SERVİSLER BELEDİYENİN GÖREVİ, BİZE YIKILAMAZ Birçok ilde ücretsiz servis araçlarımız çalışıyor. Yıllar içinde bu hizmeti gönüllü olarak üstlendik çünkü belediyeler, ilçelere ulaşım için kendi araçlarını koymadı. Vatandaşların mağduriyetini gidermek amacıyla otogardan şehir içine ve ilçelere ücretsiz taşıma yaptık. Belediyeler bunu fırsat bilerek kendi yatırımlarını erteledi; bu yük giderek büyüyerek üzerimizde kaldı. Artık bu tablo sürdürülemez. Vatandaşı şehir içinde taşımak belediyenin görevidir; bu sorumluluk özel taşımacılara devredilemez. Ücretsiz servislerin kaldırılması için belediyelere gerekli baskının yapılmasını ve bu hizmetin belediye otobüsleriyle karşılanmasını talep ediyoruz. Bu adım hem sektörün mali yükünü hafifletecek hem de kamusal hizmet sorumluluğunu doğru adrese taşıyacaktır.

Mercedes-Benz Türk’ten DHL Supply Chain Türkiye’ye 3 Adet Mercedes-Benz eActros 600 Teslimatı Haber

Mercedes-Benz Türk’ten DHL Supply Chain Türkiye’ye 3 Adet Mercedes-Benz eActros 600 Teslimatı

Mercedes-Benz Türk, dünyanın lider lojistik firması DHL Group bünyesinde faaliyet gösteren DHL Supply Chain Türkiye’ye 3 adet Mercedes-Benz eActros 600 çekici teslim etti. Filoya katılan yeni araçlar, şirketin farklı lojistik operasyonlarında fabrika ve depolar arasında gerçekleştirilen taşımalarda görev alacak. DHL Supply Chain Türkiye, teslim aldığı yeni araçlarla birlikte düşük karbon emisyonlu taşımacılık hedefleri doğrultusunda batarya elektrikli ağır ticari araçların operasyonel kullanımını genişletmeyi amaçlıyor. Gelişmiş elektrikli güç aktarma sistemleri, 600 kWh kullanılabilir kapasiteye sahip uzun ömürlü LFP batarya teknolojisi ve uzun menzil performansıyla dikkat çeken Mercedes-Benz eActros 600 çekiciler, özellikle yoğun operasyonların yürütüldüğü lojistik hatlarda yüksek verimlilik ve sessiz sürüş avantajı sunuyor. Baştan sona elektrikli olarak tasarlanan “doğuştan elektrikli” çekici modeli Mercedes-Benz eActros 600, tam yüklü koşullarda 500 kilometreye varan* menziliyle şehirler arası ağır yük taşımacılığında yüksek verimlilik sunan bir alternatif olarak öne çıkarken, gelişmiş güvenlik ve konfor donanımlarıyla sürücü güvenliğini ve konforunu da ön planda tutuyor. Elektrikli Dönüşüm Hız Kazanıyor Teslimat töreninde değerlendirmelerde bulundan Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Direktörü Alper Kurt, DHL Supply Chain Türkiye’ye gerçekleştirilen 3 adet Mercedes-Benz eActros 600 teslimatının markayla olan iş birliklerini daha da ileriye taşıyacağına inandıklarını belirterek, yeni araçlarının DHL Supply Chain Türkiye’ye hayırlı olmasını diledi. Mercedes-Benz Türk Kamyon Ürün ve Pazar Yönetimi Grup Müdürü Serra Yeşilyurt ise teslimata ilişkin yaptığı açıklamada, “DHL Supply Chain Türkiye’ye gerçekleştirdiğimiz bu teslimat, ağır ticari araçlarda elektrikli dönüşümün lojistik sektöründe giderek daha güçlü bir karşılık bulduğunu gösteriyor. Mercedes-Benz Türk olarak geliştirdiğimiz yeni nesil batarya elektrikli araçlarımızla müşterilerimizin sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlıyor; süreç boyunca sunduğumuz operasyon analizi ve mobilite danışmanlığı gibi bütüncül çözümlerle elektrikli taşımacılığa geçişlerini desteklemeyi amaçlıyoruz. DHL Supply Chain Türkiye ile başlattığımız bu iş birliğinin önümüzdeki dönemde yeni projelerle daha da gelişmesini temenni ediyorum.” dedi. Operasyonlarımız Daha Verimli Hale Geliyor DHL Supply Chain Türkiye İş Birimi & Nakliye Direktörü Utku Uysal ise konuyla ilgili olarak şu değerlendirmeyi yaptı: “DHL Group 2030 Stratejisi kapsamında "Tercih Edilen Yeşil Lojistik" olmak önceliğimiz. DHL Supply Chain Türkiye olarak 2030 yılına kadar filomuzun çoğunluğunu elektrikli araçlarla güçlendirme hedefimiz var. Bu bağlamda 3 adet Mercedes-Benz eActros 600 çekiciyi bünyemize kazandırmaktan ve böylece Çevresel, Sosyal ve Yönetim ilkelerimiz doğrultusunda sürdürülebilir bir gelecek için attığımız adımları somutlaştırmaktan mutluluk duyuyoruz. Düşük karbon emisyonlu taşımacılık hedefimize emin adımlarla ilerlerken Mercedes-Benz Türk ile başlattığımız bu iş birliğinin önümüzdeki dönemde farklı projelerle daha da güçlenmesini temenni ediyoruz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.