Hava Durumu

#Otomotiv

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Otomotiv haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Otomotiv haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Made in Türkiye İmzalı Yeni Opel Vivaro Kamyonet Satışa Sunuldu! Haber

Made in Türkiye İmzalı Yeni Opel Vivaro Kamyonet Satışa Sunuldu!

Opel, elektrifikasyon çağında geliştirdiği yeni nesil modellerle otomotiv sektöründeki öncü rolünü sürdürürken, yalnızca binek araçlarda değil hafif ticari segmentte de iddiasını güçlendirmeye devam ediyor. Markanın Türkiye’de Tofaş tarafından üretilen yeni hafif ticari modeli Vivaro Kamyonet, dayanıklı yapısı, fonksiyonel yükleme çözümleri ve zengin standart donanımıyla farklı iş kollarının ihtiyaçlarına pratik ve verimli çözümler sunuyor. Tüm opsiyonlar lansman hediyesi! Opel’in hızla genişleyen hafif ticari araç ürün gamının en yeni üyesi Vivaro Kamyonet, 1 milyon 715 bin TL’lik anahtar teslim fiyatıyla dikkat çekiyor. Lansmana özel olarak cazip finansman ve donanım avantajlarıyla birlikte sunulan yeni araç, 750.000 TL için 12 ay 0 faiz veya 1.300.000 TL için 12 ay yüzde 1,66 faiz kredi seçenekleriyle sunuyor. Kredi kullanmak istemeyen müşteriler için ise 80.000 TL nakit alım indirimi uygulanıyor. Ayrıca lansman dönemine özel olarak tüm opsiyonlar ücretsiz olacak sunuluyor. Yeni Vivaro Kamyonet ile hafif ticari araç pazarına yeni bir çözüm sunduklarını söyleyen Opel Marka Direktörü Yiğit Yantaç, “Türkiye’de Tofaş tarafından üretilen yeni modelimiz ile marka olarak çok önemsediğimiz hafif ticari araç pazarındaki varlığımızı güçlendirmeyi sürdürüyoruz. Sağlam şasi yapısı ve optimize edilmiş kasa ölçüleriyle dikkat çeken yeni Vivaro Kamyonet, şehir içi ve şehirler arası kullanımda yüksek verimlilik sağlarken, kullanıcı dostu özellikleriyle günlük iş operasyonlarını da kolaylaştırıyor” dedi. Fonksiyonel tasarım ve güçlü altyapı! Vivaro Kamyonet, yaklaşık 1.200 kilogram taşıma kapasitesi ve yaklaşık 2.754 mm yükleme alanı uzunluğu ile geniş ve verimli bir taşıma hacmi sunuyor. Araçta kullanılan çelik konstrüksiyon kasa, alüminyum kasa kanatları ve plywood kaplama, dayanıklılığı üst seviyeye taşıyarak zorlu iş koşullarına uygun bir yapı ortaya koyuyor. Modelde tabanda 8 adet yükleme kancası, kasa altında 220 litre bagaj alanı ve entegre iç dikiz aynalı camlı ara bölme gibi detaylar da kullanım kolaylığını artıran önemli unsurlar arasında yer alıyor. 2+1 oturma düzenine sahip Vivaro Kamyonet, hem yük taşıma hem de operasyonel mobiliteyi bir arada sunarak; inşaat, lojistik, hizmet ve saha operasyonları gibi farklı sektörler için ideal bir çözüm olarak konumlanıyor. Dayanıklı yapısı, geniş yükleme kapasitesi ve zengin standart donanımıyla Vivaro Kamyonet, Opel’in ticari araçlardaki “iş ortağı” yaklaşımını bir adım ileri taşıyor. Zengin güvenlik donanımı standart! Yeni Opel Vivaro Kamyonet, güvenlik tarafında segmentinde güçlü bir standart donanım listesiyle geliyor: Elektronik Stabilite Programı (ESP), Anti Blokaj Fren Sistemi (ABS), Elektronik Fren Gücü Dağılımı (EBD), Yokuşta Kalkış Desteği (HSA), Şerit takip sistemi, trafik işareti tespit sistemi, sürücü yorgunluk tespit sistemi (kamera ile), çarpışma uyarısı ve acil durum fren sistemi (AEBS) ve lastik basınç izleme sistemi. Bu donanımlar sayesinde araç, hem sürüş güvenliğini hem de operasyonel güvenilirliği üst seviyeye taşıyor. Vivaro Kamyonet, iş odaklı yapısını destekleyen konfor ve teknoloji özellikleriyle de öne çıkıyor. Araçta sunulan halojen farlar ve gündüz farları, uzun far asistanı, hız sabitleyici, yükseklik ve derinlik ayarlı direksiyon, 6 yönlü sürücü koltuğu, otomatik ön camlar, klima, yağmur ve far sensörü, ısıtmalı ve katlanır yan aynalar, geri görüş kamerası, 5’’ siyah-beyaz dokunmatik radyo, dijital gösterge paneli ile Bluetooth ve 4 hoparlör gibi özellikler, sürüş sırasında temel bağlantı ve kullanım ihtiyaçlarını karşılıyor.

Üstyapı Üreticileriyle Buluşan TEMSA, Fuso Canter Ekosistemini Güçlendiriyor Haber

Üstyapı Üreticileriyle Buluşan TEMSA, Fuso Canter Ekosistemini Güçlendiriyor

Türkiye otomotiv ana sanayinin önde gelen oyuncularından TEMSA, Üst Yapı Üreticileri Toplantısı’nda sektör temsilcileriyle buluştu. Kıbrıs’ta gerçekleşen etkinlikte 29 farklı üst yapı firmasından toplam 56 temsilci ve Fuso Canter yetkili satıcıları katıldı. Katılımcılar, mevcut iş ortaklıklarını güçlendirmenin yanı sıra geleceğe dönük gelişme alanlarını değerlendirme fırsatı buldu. Program boyunca TEMSA-bayi-üst yapı ekseninde iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik ortak çalışma süreçleri değerlendirildi. Sahadan gelen veriler, ürün geliştirme süreçlerinde etkin rol oynuyor Etkinlik kapsamında Fuso Canter ve eCanter ürün ailesinin kullanım alanları detaylı şekilde paylaşıldı. Üst yapı uygulamalarına yönelik ürün kabiliyetleri, teknik uyumluluklar ve geliştirme fırsatları sektör temsilcileriyle birlikte masaya yatırıldı. Toplantılarda ayrıca sektördeki dönüşüm süreci, müşteri beklentileri ve rekabet dinamikleri ele alınırken, sahadan gelen geri bildirimler paylaşılarak ürün geliştirme süreçlerine yönelik somut veriler oluşturuldu. Sürdürülebilir mobilite odağında çevreci teknolojisiyle öne çıkan eCanter özelinde ise elektrikli araçların üst yapı uygulamalarındaki güncel gelişmeler ve potansiyel kullanım alanları gündeme alındı. Kamu kullanımına yönelik üst yapı çözümleri ve iş birliği modelleri de etkinliğin diğer önemli başlıkları arasında yer aldı. Fuso Canter: Geleceğin taşımacılık çözümleri Operasyonel süreçlerde fark yaratan özellikleriyle dikkat çeken Fuso Canter, geniş ürün yelpazesiyle sektöre özel çözümler sunuyor. Fuso Canter’in ürün gamı, taşıma kapasitelerine ve enerji ihtiyaçlarına göre çeşitleniyor. Dizel motorlu modeller, 7,5 ton ve 8,5 ton segmentlerinde kullanıcıların beklentilerini karşılıyor. Elektrikli eCanter ise 4,25 ton, 6 ton, 7,5 ton ve 8,5 tonluk alternatifleriyle özellikle şehir içi taşımacılıkta sürdürülebilir ve verimli bir çözüm olarak öne çıkıyor. Farklı üst yapı uygulamalarına esnek uyum Fuso Canter, yüksek manevra kabiliyeti sayesinde dar sokaklarda dahi kolay kullanım imkanı sunarken; ergonomik sürücü kabini, körüklü koltuk yapısı ve modern iç tasarımıyla konforu artırıyor. Dayanıklı ve delikli şasi yapısı ile farklı üst yapı uygulamalarına hızlı ve esnek uyum sağlayabiliyor, düşük boş ağırlığı sayesinde ise daha yüksek yük taşıma kapasitesine imkan tanıyor. Yakıt ekonomisi ile işletme maliyetlerini optimize eden Fuso Canter, aynı zamanda ABA6 (Gelişmiş Acil Durum Fren Sistemi) gibi gelişmiş teknolojileriyle sürücü ve çevre güvenliğini üst seviyeye taşıyor. Yeni nesil eCanter ise çevreci teknolojisi ve modern tasarımıyla dikkat çekerken, tüm Fuso Canter ailesi üstün güvenlik ve yüksek verimlilik standartlarını kullanıcılarıyla buluşturuyor.

Takas Desteği Olmadan Sıfır Araç Satışı İstenilen Düzeye Ulaşamaz Haber

Takas Desteği Olmadan Sıfır Araç Satışı İstenilen Düzeye Ulaşamaz

ÇOCUKLUĞUMDA ÖĞRENDİĞİM HER ŞEY BUGÜNKÜ İŞ ANLAYIŞIMIN TEMELLERİNİ OLUŞTURDU 1995 yılında İzmir'in Ödemiş ilçesinde doğdum. Evliyim, iki çocuk babasıyım. Okul hayatımın tamamı Ödemiş'te geçti; lise mezunuyum. Üniversiteye gitmedim, çünkü sektöre olan tutkum her şeyin önüne geçti. Bu işi seçmedim aslında; bu iş beni seçti diyebilirim. Zira ailemiz dört kuşaktır bu sektörün içinde. Dedemin babası sektöre ilk adımı atan kişi. Oradan dedeme, dedemden babama, babamdan bana aktarılan bu miras, şimdi beş buçuk yaşındaki oğluma da taşınmaya devam ediyor. 2001 yılında, Ödemiş'in eski otogarında para toplayarak başladım bu sektöre. Okula gitmeden önce arabanın içinde koşuşturur, ayakkabılarımı çıkarıp çorapla koltuktan koltuğa atlayarak yolculardan para toplardım. On altı, on yedi yaşıma kadar hatlarda muavinlik yaptım. O yıllarda öğrendiğim her şey, bugünkü iş anlayışımın temelini oluşturuyor. Dedem dolmuşçu ve taşımacıydı. Babam Halil Karakaş ise 1997 yılında vergi levhasını açarak galericiliğe başladı. O günden bu yana levhamız hiç kapanmadı. 2017 yılına kadar şahıs şirketi olarak faaliyet gösterdik; o yıl Karakaşoğlu Otomotiv Limited Şirketi'ni kurarak kurumsal bir yapıya geçtik. 2024 yılında ise Isuzu bayiliğini alarak bir kez daha önemli bir adım attık. SATIŞ YAPMADIĞIMIZ İL YA DA İLÇE KALMADI! 2024 yılına gelindiğinde Karakaşoğlu Otomotiv, ikinci el araç satışında Türkiye'nin 81 ilinin tamamında tanınan bir firma hâline gelmişti. Satış yapmadığımız bir il ya da ilçe kalmadı. Bu büyüme tesadüf değil; babamın yıllar içinde biriktirdiği çevre, dürüst ticaret anlayışı ve hiçbir zaman müşteriyi geri çevirmemek ilkesiyle mümkün oldu. Takas konusunda hiçbir zaman kapı kapatmadık. Buraya araç almaya gelen boş çıkmadı. Müşteriye 'Hayır' demek bizim sözlüğümüzde yer almıyor. Bu güven, zamanla Türkiye genelinde bilinirliğimizi artırdı ve 2023 yılında Isuzu fabrika yöneticileri bizi buldu. "Böyle bir iş birliğini düşünür müsünüz?" diye teklif geldi. ISUZU’NUN KUŞAĞINDAN RENGİNE KADAR HER DETAYINI EZBERE BİLİRİM Isuzu benim için yalnızca bir marka değil; bir çocukluk hikâyesidir. Beş yaşındayken Isuzu'nun her modelini, koltuk rengini, kuşağını ezbere bilirdim. Bilmediğim olduğunda babamdan azar işitirdim. Bu marka adeta evin bir parçasıydı. Dolayısıyla teklif geldiğinde kararımız çok zor olmadı. 2024 yılında resmi bayilik faaliyetlerimize başladık. İzmir'de daralmaya başlayan Isuzu pazarını canlandırmak için agresif bir takas politikası izledik. Yeri geldi, iki sıfır araç verdim, sekiz araç takas aldım; yalnızca Isuzu'yu piyasaya yeniden sokmak ve markayı canlandırmak için. Çanakkale'de de kapsamlı çalışmalar yürüttük ve somut sonuçlar aldık. 2025 yılında İzmir bayisi olarak Türkiye'nin 41 iline satış gerçekleştirdik. Bu rakam, başlangıç için son derece güçlü bir ivme göstergesi aslında. ANKARA'DAKİ YENİ ŞUBEMİZ İLE İSTİKRARLI BİR ŞEKİLDE BÜYÜMEYE DEVAM EDİYORUZ Türkiye genelindeki ikinci el satış hacmimiz ve Isuzu bayiliğindeki büyümemiz, Ankara'ya açılmayı kaçınılmaz kıldı. Ankara büyük bir pazar; Türkiye'nin merkezi olması her anlamda stratejik bir konum sunuyor ancak bayiliklerde şunu net gördük: takas desteği olmadan sıfır araç satışı asla istenen seviyeye ulaşmıyor. Sıfır satışı büyük ölçüde ikinci el ve takas gücüne bağlı. Fabrika bize yeniden seslendi: "Ankara'ya takas desteği olan, piyasada aktif bir yapı gerekiyor." Babam Halil Karakaş ile bir hafta boyunca değerlendirdik. Sonunda hem bizim için hem de Isuzu için doğru adım olduğuna karar verdik. Yer mülkiyetini satın alarak yatırımımızı gerçekleştirdik. Ankara Pursaklar Saray Mahallesi'nde, ana yol üzerinde, havaalanına yakın, ulaşımı kolay ve geniş otoparka sahip mevcut yerimizi bulduk. Şu an 800 metrekarelik plazamıza ek olarak yanına aldığımız 2.000 metrekarelik alanla ilerideki büyüme hedeflerimiz için güçlü bir zemin oluşturduk. KARAKAŞOĞLU OTOMOTİV OLARAK TAŞIMACILIK SEKTÖRÜNÜN HER ALANINDA FAALİYET GÖSTERİYORUZ Karakaşoğlu Otomotiv yalnızca otomobil alım satımıyla sınırlı değil; taşımacılık ve turizm alanında da köklü bir geçmişe sahip. 2011 yılına kadar Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde araçlarımızı kiraya vererek turizm sektöründe aktif rol oynadık. 2011'de Ulaştırma Bakanlığı'ndan D2 yetki belgemizi aldık; bu belgeyle düğün, dernek, özel gün ve gezilerde araç tedarik etmeye başladık. 2017'de D2 belgemizi B2'ye çevirerek yurt dışı turlara adım attık. 2019'da ise Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı TÜRSAB belgemizi alarak turizm seyahat acenteciliğine başladık. Bugün acentemiz kültür turları, okul gezileri ve bölgesel turlar düzenlemeye devam ediyor. Aynı zamanda meslektaş acentelere araç kiralama hizmeti veriyoruz. D1 ve D4 yetki belgelerimizle Ödemiş-Salihli arasında daha önce mevcut olmayan yolcu hatlarını kurduk. Bu hatlarda çalışan araçlarımız için kendimize katı bir şartname belirledik: en fazla iki yaşında araç. 2026 yılında filomuzun en eski aracı 2025 model. Taşımacılık kolunda şu an 51'e yakın aracımız faaliyet gösteriyor. BİZİM SİSTEMİMİZ “ÖZMAL” ÜZERİNE KURULUDUR Karakaşoğlu Otomotiv'de her şey özmal üzerine kuruludur. Araçlar bizim, belgeler bizim, yakıt bizim. Ödemiş Bozdağ'da kurduğumuz Opet-Sunpet istasyonuyla yakıt ihtiyacımızı büyük ölçüde kendi kaynaklarımızdan karşılıyoruz. Bunun yanı sıra sigorta şirketimiz aracılığıyla araçlarımızın trafik sigortası ve kaskolarını da bünyemizde yönetiyoruz. Bu bütünleşik yapı bize hem maliyet avantajı hem de operasyonel bağımsızlık sağlıyor. Bu avantajı müşterilerimize yansıtıyoruz: rakiplerimizle kıyaslandığında çok daha uygun fiyatlarla turlar düzenliyor, insanları her köşeye taşımayı başarıyoruz. Ödemiş merkezde 7.500 metrekarelik showroomumuzda 80 ila 120 araç arasında değişen sürekli bir stok tutuyoruz; 80'in altına düşmüyoruz. Aktif 54 personelimizle hem İzmir'e hem de Ankara'ya hizmet vermeye devam ediyoruz. Kaptanlarımız ve ekibimiz yıllardır bizimle. Sürekli değişen bir kadromuz yok; bu istikrar, hizmet kalitemizin en güçlü güvencesi. Dört kuşaktan bu yana taşınan bir değerler zinciri var Karakaşoğlu'nda. Büyüme hedeflerimiz güçlü ama temeli asla sarsmadan, dürüstlükten ve kaliteden ödün vermeden büyümeye devam edeceğiz.

Vtr Turizm Filosunu Volkswagen Crafter ile Güçlendirdi Haber

Vtr Turizm Filosunu Volkswagen Crafter ile Güçlendirdi

Volkswagen Ticari Araç, taşımacılık ve turizm sektörünün öncü firmalarıyla iş birliklerini sürdürmeye devam ediyor. Bu kapsamda VTR Turizm, araç filosunu Volkswagen Crafter modelleriyle genişletti. Volkswagen Doğuş Finans (vdf) iş birliğiyle sunulan avantajlı finansman koşullarından yararlanan şirket, düzenlenen törenle 10 adet Volkswagen Crafter Servis modelini teslim aldı. VTR Turizm’in Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Şahin ve Genel Müdürü Oğuz Çoban’ın katıldığı teslimat töreninde, Volkswagen Yetkili Satıcısı Başaran Otomotiv’in Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Cumhur Tekin ve Satış Müdürü Deniz Kocaoğlu ile Volkswagen Ticari Araç Filo Satış Yöneticisi Onurcan Tosun hazır bulundu. Törenin ardından, Volkswagen Ticari Araç adına, iş birliğini temsilen Oğuzhan Şahin’e bir plaket sunuldu. VTR Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Şahin, sektörde kalitesi, güvenliği, konforu ve ekonomisiyle iddiasını koruyan Volkswagen Crafter’ı turizm taşımacılığına uygun geniş bagaj hacmi, yüksek teknolojisi, düşük yakıt tüketimi, konforu ve yüksek ikinci el değeri gibi özellikleri nedeniyle tercih ettiklerini belirtti. Araç parklarında kalite standartlarını Volkswagen odağında yükseltmeyi hedeflediklerini belirten Şahin, filoları dahilindeki Volkswagen Ticari Araç sayısını artırmaya yönelik çalışmalarının sürdüğünü ifade etti.

Kia Türkiye Genel Müdürlüğü’ne Şafak Savcı Atandı Haber

Kia Türkiye Genel Müdürlüğü’ne Şafak Savcı Atandı

Otomotiv dünyasında 20 yılı aşkın bir deneyime sahip olan Savcı; Kia Türkiye’nin stratejik yönetimini üstlenerek, markanın Türkiye pazarındaki konumunu güçlendirecek adımlardan sorumlu olacak. Savcı; kurumsal dönüşüm, ticari performans yönetimi ve ekosistem geliştirme odaklı bir yönetim anlayışıyla organizasyonu ileriye taşıyacak. İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü'nden mezun olan Savcı, yüksek lisans eğitimini Koç Üniversitesi İşletme (MBA) programında tamamladı. Kariyerine 2004 yılında satış alanında başlayan Savcı; pazarlama, ürün yönetimi, iş geliştirme ve filo yönetimi alanlarında çeşitli görevler üstlendi. Ağustos 2016’da Anadolu Grubu şirketlerinden Çelik Motor bünyesinde Kia Türkiye Satış Direktörü olarak görev alan Savcı, 2021 yılında araç kiralama markası Garenta’nın Genel Müdürü olarak atandı. 2026 yılında kurulan Praticar’ın Genel Müdürlüğü görevini de eş zamanlı olarak üstlenen Savcı, görev süresi boyunca Çelik Motor bünyesinde hayata geçirilen çeşitli markaların kuruluş, yönetim ve büyüme süreçlerine liderlik etmiş; operasyonel yapıların güçlendirilmesine önemli katkılar sağlamıştır. Şafak Savcı, 1 Nisan 2026 itibarıyla üstlendiği yeni görevinde; stratejik vizyonu ve sektör deneyimiyle Kia Türkiye’nin otomotiv pazarındaki yolculuğuna liderlik ederken, rekabet gücünü daha ileriye taşımayı hedeflemektedir.

Mercedes-Benz Otomotiv’de Üst Düzey Görev Değişikliği Haber

Mercedes-Benz Otomotiv’de Üst Düzey Görev Değişikliği

Mercedes-Benz Otomotiv İcra Kurulu ve Otomobil Grubu Başkanı olarak görev yapan Şükrü Bekdikhan, emekli olarak görevini 30 Haziran 2026’da Şenol Bayrak’a devrediyor. 1992 yılından bu yana Mercedes-Benz’in Türkiye operasyonundaki çeşitli görevleri başarıyla yürüten Şükrü Bekdikhan, pek çok global ve bölgesel gelişmelerin yaşandığı bir dönemde Türkiye’de Premium segmentte Mercedes-Benz’in liderlik yolculuğuna öncülük etti. Görev yaptığı dönemde Türkiye, elde ettiği pazar payıyla çok önemli bir Mercedes-Benz lokasyonu olarak dünya pazarları içerisinde yer aldı. Gerek elektrifikasyona dönüşüm ve gerekse Geleceğin Perakendesi, Acentelik modeliyle online ve fiziksel satış sistemlerinin harmanlandığı yeni satış sisteminin hayata geçirilmesinde liderlik rolünü başarıyla üstlenen Bekdikhan, yarattığı pozitif kurum kültürü, marka değerlerine olan güçlü bağlılığı ve perakende organizasyonunu da bütünleştiren güçlü takım çalışmasıyla Mercedes-Benz’in sektördeki gücünü ve etkisini artırarak sürdürdü. 1 Temmuz 2026 itibarıyla Mercedes-Benz Otomotiv İcra Kurulu ve Otomobil Grubu Başkanlığı görevini devralacak olan Şenol Bayrak, Mercedes-Benz bünyesinde 20 yılı aşkın süredir görev yapmakta olup kariyerine 2004 yılında smart markasında başladı. Ürün ve Proje Yönetimi alanlarındaki çeşitli görevlerinden sonra 2013’te Pekin’e transfer oldu. Beijing Mercedes-Benz Sales & Service Co.’da Ürün Yönetiminden Sorumlu Başkan Yardımcısı olarak görev alan Bayrak, 2021’de Stuttgart’a dönerek EQS lansmanına destek verdi ve aynı yıl içinde Mercedes-Benz ABD’ye Satıştan Sorumlu Başkan Yardımcısı olarak atandı. Bu görevinde EQ satışlarının büyümesine liderlik ederek üst segmentte rekor satışlara ulaşılmasını sağladı ve Mercedes-Benz ABD satış ağının bayi grubu odaklı bir yapıya dönüşümünü gerçekleştirdi. 2024 yılının sonlarından bu yana, Stuttgart’taki Mercedes-Benz Genel Merkezinde Satış Operasyonları’nı yöneten Şenol Bayrak bugüne kadar farklı pazarlarda edindiği uluslararası deneyimi, sonuç odaklı yaklaşımı ve ekiplerle güçlü iş birliğine dayanan liderlik anlayışıyla yeni görevinde Mercedes-Benz Otomotiv’in stratejik hedeflerine katkı sağlamaya devam edecek.

Ford Otosan’dan Finansal Entegrasyon Hamlesi: Koçfinans Satın Alımıyla Otomotiv Değer Zincirinde Yeni Dönem Haber

Ford Otosan’dan Finansal Entegrasyon Hamlesi: Koçfinans Satın Alımıyla Otomotiv Değer Zincirinde Yeni Dönem

Bu stratejik yatırım ile Ford Otosan; finansman yetkinliğini kendi organizasyonu içinde konumlandırarak araç satışından satış sonrası hizmetlere, ikinci el ticaretinden sigorta çözümlerine kadar uzanan otomotiv değer zincirini daha da güçlendirmeyi ve daha entegre bir mobilite ekosistemi oluşturmayı hedefliyor. Bu kapsamda Ford Otosan, Koçfinans’ın Koç Holding (%50), Arçelik (%47) ve diğer Koç Topluluğu şirketlerine (%3) ait hisselerini, kapanış düzeltmelerine bağlı olarak yaklaşık 137 milyon ABD doları bedelle devralacak. Ford Otosan satış finansmanında entegrasyonu güçlendiriyor Koçfinans uzun yıllardır Türkiye’de Ford Otosan’ın perakende finansman partneri olarak faaliyet gösteriyor ve finansman çözümleriyle araç satışlarını destekleyen önemli bir rol üstleniyor. Finansman sektöründeki öncü konumu, güçlü teknolojik altyapısı, 50 milyar TL’yi aşan bilanço büyüklüğüyle Koçfinans artık Ford Otosan bünyesine katılıyor. Şirketin müşteri odaklı yaklaşımı ile dijital ve veri odaklı yetkinliklerinin Ford Otosan ekosistemine entegre edilerek müşteri deneyiminin daha da ileri taşınması hedefleniyor. Koçfinans’ın Ford Otosan bünyesine katılmasıyla birlikte, müşterilerin ihtiyaçlarına daha esnek finansman çözümleri sunulacak; araç satın alma süreçleri daha entegre bir yapıya kavuşacak ve mobilite hizmetlerine daha kolay erişim sağlanacak. Bu adımın, araç satın alma sürecinden finansman ve sigorta çözümlerine kadar uzanan uçtan uca mobilite deneyimini daha da güçlendirmesi bekleniyor. Güven Özyurt: “Mobilite artık araçtan finansmana uzanan bir ekosistem” Ford Otosan Genel Müdürü Güven Özyurt, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Ford Otosan olarak müşterilerimize sunduğumuz deneyimi yalnızca araç üretimiyle sınırlı görmüyoruz. Mobilite artık araçtan finansmana ve satış sonrası hizmetlere uzanan bütüncül bir ekosistem. Koçfinans’ın bünyemize katılması, müşterilerimize daha güçlü ve entegre finansman çözümleri sunmamızı sağlayacak. Bu yatırım aynı zamanda binek, ticari araç ve kamyon işimizdeki büyümeyi destekleyecek önemli bir adım olacak.” Gül Ertuğ: “Değer zincirinde daha fazla katma değer yaratacağız”, Ford Otosan Mali İşler Lideri (CFO) Gül Ertuğ ise satın almaya ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Koçfinans’ın Ford Otosan bünyesine katılması, satış finansmanı alanındaki güçlü iş birliğimizi daha entegre bir yapıya taşıyor. Bu yatırım sayesinde otomotiv değer zincirinde daha fazla katma değer yaratmayı ve müşterilerimize daha esnek finansman çözümleri sunmayı hedefliyoruz. Güçlü bilanço yapımız ve disiplinli finansal yaklaşımımızla bu satın almanın şirketimizin sürdürülebilir büyüme stratejisine önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz.” Yeşim Pınar Kitapçı: “Finansal teknolojilerdeki uzmanlığımızla mobilite dünyasının geleceğini şekillendirmekte Ford Otosan’a güç katmaya kararlıyız.”, Koçfinans Genel Müdürü Yeşim Pınar Kitapçı, Ford Otosan bünyesine stratejik bir iştirak olarak katılmalarının yaratacağı sinerjiyi şu sözlerle değerlendirdi: "Koçfinans olarak finansman sektöründe standartları belirleyen öncü kimliğimizi ve teknolojik yetkinliğimizi, bugün Ford Otosan’ın küresel vizyonuyla birleştiriyoruz. Ford Otosan ailesinin bir parçası olarak güçlü bağlarımızı bu pay devri ile yeni bir seviyeye taşımanın heyecanını yaşıyoruz. Sektördeki oyun kurucu ve vizyoner yapımızı, Ford Otosan değer zincirine entegre ederek; güçlü büyümemizi devam ettirmekte, finansal teknolojilerdeki uzmanlığımızla mobilite dünyasının geleceğini şekillendirmekte Ford Otosan’a güç katmaya kararlıyız." Yeni büyüme alanları ve iş fırsatları Koçfinans yalnızca Ford araçlarına değil, farklı otomotiv markalarına da finansman hizmeti sunuyor. Ford markası Koçfinans portföyünde önemli bir yer tutarken diğer otomotiv markalarına sağlanan finansmanlar da benzer şekilde portföyde bulunuyor. Satın alma sonrasında Koçfinans’ın bu çeşitlendirilmiş müşteri portföyünü koruyarak finansman faaliyetlerini sürdürmesi planlanıyor. Bu satın alma ile birlikte Ford Otosan’ın binek araçlardan hafif ve ağır ticari araçlara kadar uzanan ürün portföyü genelinde yeni büyüme fırsatlarının ortaya çıkması bekleniyor. Özellikle ikinci el araç; binek, ticari araç ve kamyon segmentlerinde finansman çözümlerinin genişletilmesi; Ford ve Ford Trucks markalarına erişimin kolaylaşmasına katkı sağlayarak Ford Otosan’ın büyüme stratejisinde önemli bir rol oynayacak.

Yeni Tamamen Elektrikli Mercedes-Benz VLE Yeni Bir Çağda Mekânı Baştan Tanımlıyor Haber

Yeni Tamamen Elektrikli Mercedes-Benz VLE Yeni Bir Çağda Mekânı Baştan Tanımlıyor

Mercedes-Benz, yeni tamamen elektrikli VLE ile yeni bir çağın kapılarını açıyor. Yeni geliştirilen modüler, esnek ve ölçeklenebilir Van Mimarisi üzerine inşa edilen ilk araç olarak, sonuç tamamen baştan tanımlanmış bir Grand Limousine. Diğer özelliklerinin yanı sıra, olağanüstü akıllı Mercedes-Benz İşletim Sistemi’nin (MB.OS) avantajlarından da yararlanıyor. VLE, iki dünyanın en iyilerini bir araya getiriyor; bir limuzinin sürüş konforu ve yol tutuşu ile bir MPV'nin ferahlığı, çok yönlülüğü ve esnekliği. Verimliliği, yeni 800 volt teknolojisi ve yüksek performanslı şarj özelliği sayesinde VLE, her yolculuk için ideal bir seçim. Tasarımı, Mercedes-Benz'in kendine özgü “Welcome home.” hissini yeni bir seviyeye taşıyan olağanüstü mekân deneyimi kadar etkileyici. VLE, globalde sekiz, Türkiye’de ise 6 koltuk kapasitesi ile geniş alanın konforunu ve çok yönlülüğünü yeniden tanımlıyor. Seviye kontrolü özelliğine sahip yeni AIRMATIC, her yolculuğu olağanüstü sakin bir deneyime dönüştürüyor. Ayrıca, arka aks yönlendirme VLE'yi olağanüstü çevik ve atik hale getirerek dar yollarda ve çok katlı otoparklarda kolayca manevra yapmasını sağlıyor. Tamamen yeni elektrikli VLE’nin, Mercedes-Benz’in 140 yıllık başarılı otomotiv tarihinde bir sonraki önemli dönüm noktası oluşturduğunu söyleyen Mercedes-Benz Group AG CEO’su Ola Källenius “Öncü ruhumuzla şekillendirilen bu model, alan ve konfor kavramlarını yeniden tanımlıyor ve oyunun kurallarını değiştiren çok yönlülük ve yenilikçilik seviyesi ekliyor. Ayrıca, sunduğu 700 km'den fazla menzil ile de sınıfının lideri.” diyerek VLE’nin çok çeşitli müşteri ihtiyaçlarını karşılamak ve her yaşam tarzına uyum sağlamak için tasarlanan yeni Van Mimarisi üzerine inşa edilen ilk model olduğunu belirtti. Hayat kadar sürpriz dolu: VLE gerçekten biçimden biçime giriyor Yeni Grand Limousine, çok çeşitli ihtiyaçlara ve yaşam tarzlarına kolayca uyum sağlıyor. Tasarım, kaplama, işlevsellik ve sürüş konforu, bireysel gereksinimlere göre özelleştirilebiliyor. VLE, geniş ürün yelpazesine, çeşitli varyantlara ve farklı ihtiyaçlara göre özelleştirilmiş bireysel konfigürasyonlara sahip. Güvenilir çok yönlü araç: 2,5 tona kadar çekme kapasitesine sahip VLE, karavanları, tekneleri veya at römorklarını kolayca çekebiliyor. 300 kW’ın üzerindeki güce sahip elektrikli sürüş ünitesi ve 4MATIC dört tekerlekten çekiş sistemi, optimum güç ve maksimum çekiş gücü sağlıyor. Türkiye’de öncelikli olarak 203 kW motor gücüne sahip 4x2 varyant satışa sunulacak. Özel Transfer aracı: Modern zarafet ve sürükleyici mekân deneyimini bir araya getiren VLE, premium beklentileri karşılıyor. Mekanik olarak ayarlanabilir koltuklarla karşılıklı oturma dahil olmak üzere birçok konfigürasyon mümkün. İki standart elektrikli kayar kapı, her iki taraftan da rahat giriş ve çıkış sağlıyor. Mercedes-Benz Group AG Hafif Ticari Araçlar Başkanı Thomas Klein, tamamen yeni VLE’nin Mercedes-Benz için yeni bir dönemin başlangıcını temsil ettiğini belirterek “Tamamen yeni VLE, müşterilerimizin bildiği ve sevdiği tüm özellikleri bir üst seviyeye taşıyor. MPV benzeri çok yönlülüğü, limuzin seviyesinde sürüş konforu ve etkileyici bir mekânsal deneyimle bir araya getirerek, sekiz koltuğa kadar kapasitesiyle benzeri olmayan bir araç ortaya koyuyor. Elektrikli VLE, birçok farklı kullanım ihtiyaçlarına hitap ettiği için dünya genelinde büyük beğeni toplayacak.” dedi. Ayırt edici tasarımın yeni dönemi Çarpıcı bir ifade: üstün aerodinamikle buluşan yenilikçi estetik İlk bakışta VLE’nin yeni bir dönemi müjdelediği açıkça görülüyor. Yeni Van Mimarisi, form ile işlevi zamansız bir şekilde bir araya getiren tamamen yeni bir tasarıma olanak tanıyor. Bunun sonucu olarak 0,25’lik cd değeriyle olağanüstü aerodinamik performans elde ediliyor. Ön çıkıntı VLE’ye güçlü bir duruş kazandırırken, gergin şekilde uzanan tavan çizgisi yumuşakça yuvarlatılmış arka bölüme akıcı biçimde bağlanıyor. Cesur görünüm: ikonik ızgara ve ön ve arkada çarpıcı ışık imzası Kaputtaki iki belirgin güç kubbesi, cesur görünümü pekiştiriyor. Ön kısım, yeniden yorumlanmış, markayı tanımlayan ızgarayla karakterize ediliyor. Donanım serisine bağlı olarak, aydınlatmalı bir çerçeve, farları birbirine bağlayan kesintisiz bir ışık şeridi, DIGITAL LIGHT ile yıldız şekilli gündüz farları ve kaputta dik duran bir yıldız veya entegre bir merkezi yıldız bulunuyor. Arka kısımda öne çıkan özellik ise aerodinamik spoyler dudağına entegre edilmiş yay tasarımlı arka lambalar. Işık şeridi, arka kısmı ters U şeklinde çerçeveliyor ve tüm ışık fonksiyonlarını entegre ederek, anında göze çarpan, benzersiz bir ışık imzası yaratıyor. Olağanüstü iç mekân: Sky View panoramik tavan, ortam aydınlatması ve benzersiz bir kapsama etkisi VLE'nin dışı kadar etkileyici olan olağanüstü iç mekân deneyimi, Mercedes-Benz'in tanıdık “Welcome home.” hissini yeni bir seviyeye taşıyor. Bu Grand Limousine, etkileyici boyutlarda bir Sky View panoramik tavana sahip. Tek parça sabit cam tavan, B direğinden arkaya kadar kesintisiz bir şekilde uzanıyor ve benzeri görülmemiş bir ferahlık ve özgürlük hissi ile güvenlik ve huzur veriyor. Ayrı olarak açılabilen arka cam dahil tüm arka camlarda olduğu gibi, bu tavanda da elektrikli güneşlik bulunuyor. Çevreleyen ortam aydınlatması, cam tavanı çarpıcı bir şekilde ortaya çıkarıyor. Ortam aydınlatması, kokpitten üçüncü koltuk sırasına kadar VLE'nin tamamında merkezi bir rol oynuyor. Genel iç tasarımın bir parçası olarak, çok sayıda kişiselleştirme seçeneği içeren şık, mobilya esintili iç tasarımla birlikte, bu da benzersiz bir sarma etkisi yaratıyor. Eşsiz konfor ve çok yönlülük: her zevke ve ihtiyaca göre Arkaya kolay erişim: elektrikli açılır camlara sahip iki sürgülü kapı ve ayrı açılabilen arka cam Konfor deneyimi araca biner binmez başlıyor. VLE, her iki yanında opsiyonel HANDS-FREE ACCESS özellikli elektrikli sürgülü kapılara sahip. Böylece yolcular aracı dolaşmak zorunda kalmadan ve sürücünün çevresini dönmesine gerek kalmadan hızlı ve güvenli şekilde inip binebiliyor. Bu özellik özellikle dar sokaklarda büyük avantaj sağlıyor. Sürgülü kapılar tamamen aşağı inebilen camlara ve akıllı durdurma mekanizmasına sahip. Sensörler bir engel algıladığında, kapılar yaralanmaları önlemek için kapanmayı anında durduruyor. Kapılar kadar pratik bir diğer detay ise kendi bagaj erişimine sahip, ayrı açılabilen arka cam. Bu çözüm, büyük bagaj kapağını açmak için yeterli alan olmayan dar park yerleri için ideal. Ek olarak elektrikli EASY-PACK bagaj kapağı da Türkiye’de standart olarak sunulacak. Herkes için alan: her zamankinden daha fazla çok yönlülük VLE, çok yönlülük ve konforun vücut bulmuş hâli. Oturma konsepti, her zevke ve ihtiyaca uyum sağlayacak benzersiz bir esneklik sunuyor. Koltuk düzeni farklı kombinasyonla yapılandırılabiliyor. Arka bölüm için yeni geliştirilen üç farklı bağımsız koltuk tipi bulunuyor: Comfort Seat (manuel), Premium Comfort Seat (elektrikli) ve ek yastık, kablosuz şarj, masaj fonksiyonlu bel desteği ve baldır desteği (elektrikli) içeren Grand Comfort Seat. Katlanabilir masalar arka yolcuların konforunu daha da artırıyor. Tek koltukların yanı sıra, iki adet üç kişilik konforlu oturma sırası da (manuel veya elektrikli) bulunuyor. Türkiye’de ise 5+1 bağımsız koltuk konfigürasyonuyla satışa sunulacak. Kusursuz iklim konforu: araca bindikten kısa süre sonra ideal sıcaklık 35 derece ya da -10 derece olsun, VLE dünyanın her yerinde yıl boyunca konforlu bir iç ortam sağlıyor. Üç klima kontrol sistemi sayesinde Grand Limousine’in arka bölümü dâhil olmak üzere yalnızca birkaç dakika içinde ideal sıcaklığa ulaşılıyor. Esnek oturma düzeni: manuel Roll & Go veya uzaktan kumandalı “seat ballet” Yeni Roll & Go konsepti, manuel olarak çalıştırılan koltukların taşınmasını ve çıkarılmasını son derece kolay hâle getiriyor. Koltuklar ve sıralar minimum güçle ileri geri hareket ettirilebiliyor, katlanabiliyor ve istenilen konuma kilitlenebiliyor. Ayrıca her konumdayken sökülebiliyorlar. Böylece ihtiyaca göre hızlıca geniş bir yükleme alanı oluşturulabiliyor. Çıkarıldıklarında, entegre dört tekerlekleri sayesinde kolayca taşınabiliyor. Bu segmentte benzersiz bir diğer özellik ise koltukların uzaktan yapılandırılabilmesi. MB.OS sayesinde, elektrikli ayarlanabilen tüm arka koltuklar ve oturma sırası; multimedya ekranı, yan paneldeki koltuk kumandaları veya Mercedes-Benz uygulaması üzerinden adeta bir bale koreografisi yapar gibi hareket ettirilebiliyor. “Remote Variable Rear Space” adı verilen bu özellik, alanın akıllı kullanımını yeniden tanımlıyor. Dört ön tanımlı yapılandırma bulunuyor: Baggage modu, maksimum bagaj hacmi için tüm koltukları olabildiğince öne alıyor. Alışveriş veya spor ekipmanları için ideal. “Executive”, ilk arka sırada maksimum diz mesafesi sağlamak için koltukları mümkün olan en arkaya çekiyor. VIP transferler için mükemmel. “People & Baggage”, hem geniş bagaj alanı hem de iki arka sırada konforlu diz mesafesi sunan dengeli bir ayar. E-Serisi yolcularının alışık olduğu konforu sağlıyor. “Standard”, tüm koltukları standart konumuna geri getiriyor. Seçilen donanıma bağlı olarak, tüm manuel olarak kontrol edilen koltuklar çıkarıldığında 4.078 litreye kadar alan elde edilir. Bu da valiz veya spor ekipmanları için fazlasıyla yeterli. Sayısız kişiselleştirme seçeneği: geniş donanım paketleri ve orta konsol alternatifleri Geniş paket yelpazesi ve opsiyon sayesinde müşteriler VLE’nin iç ve dış tasarımını yaşam tarzlarına göre şekillendirebiliyor. Dört tasarım konsepti (Standart, AMG Tasarım Konsepti, AMG Tasarım Konsepti Plus, EXCLUSIVE), dört opsiyon paketi (Advanced, Advanced Plus, Premium, Premium Plus) ve çok sayıda bireysel seçenek sunuluyor. Ayrıca üç farklı orta konsol alternatifi bulunuyor. Gösterge panelinin altındaki kompakt standart konsol, bir veya opsiyonel olarak iki kablosuz şarj pedi ve entegre bardaklık sunuyor. Arkaya rahat geçiş sağlıyor. Bu da özellikle ailelerin çok sevdiği bir özellik. Daha uzun bir orta konsol da bulunuyor. İki kablosuz şarj pedi, klasik kelebek kapakların altında saklama alanı ve büyük çantalar için uygun alt açık raf içeriyor. Üçüncü varyant ise daha seçkin taleplere sesleniyor: sıcaklık kontrollü iki saklama gözü (soğutmalı veya ısıtmalı), UV dezenfeksiyon, AIR-BALANCE koku sistemi, iki kablosuz şarj alanı, ortam aydınlatması ve zarif kaplama detayları. 2,5 tona kadar çekme kapasitesi: her macera için güçlü destek VLE, frenli olarak 2,5 tona kadar römork çekebiliyor; bu da karavanlar, tekneler veya at römorkları için ideal. Ek olarak uygun taşıma aparatıyla, elektrikli bisiklet taşınmasına imkân tanıyor. ESP® römork dengeleme sistemi ve Trailer Manoeuvring Assist, römorklu Grand Limousine’in kullanımını daha kolay ve güvenli hâle getiriyor. Üstün sürüş: gerçek bir premium limuzinin çevikliği ve uzun yol konforu Yolda zahmetsiz: dikkat çekici derecede düşük tüketim ve etkileyici menzil Seriye ilk olarak katılan VLE 300 elektrikli modelini VLE 400 4MATIC elektrikli takip edecek. WLTP’ye göre 700 kilometrenin üzerindeki etkileyici menziliyle VLE 300 elektrikli (203 kW), uzun mesafeli yolculukların üstesinden rahatlıkla geliyor. Daha sonra, 300 kW’ın üzerindeki güce sahip VLE 400 4MATIC elektrikli en üst performans versiyonu olarak konumlanacak ve 0’dan 100 km/s hıza yalnızca 6,5 saniyede ulaşacak. Her iki model de 115 kWh kullanılabilir enerji kapasitesine sahip yeni NMC batarya teknolojisine sahip. Önümüzdeki yıl ise globalde 80 kWh kullanılabilir enerji sunan lityum-demir-fosfat katotlu (LFP) bataryalara sahip iki model daha seriye eklenecek. Mercedes-Benz VLE elektrikli | geçici değerler: karma enerji tüketimi: 20.4-18.6 kWh/100 km | karma CO₂ emisyonları: 0 g/km | CO₂ sınıfı: A[1] Mercedes-Benz VLE 400 4MATIC elektrikli | geçici değerler: karma enerji tüketimi: 21.1 kWh/100 km | karma CO₂ emisyonları: 0 g/km | CO₂ sınıfı: A4 800 volt teknolojisi: 355 kilometrelik menzil için kısa bir kahve molası yeterli 800 volt teknolojisi, yeni batarya nesliyle birlikte verimliliği ve performansı en üst düzeye çıkarırken şarj sürelerini önemli ölçüde kısaltıyor. Sadece 15 dakikada, 355 kilometreye kadar menzil (WLTP) için şarj edilebiliyor. Stuttgart'tan Roma'ya yaklaşık 1.100 kilometrelik uzun mesafeli bir yolculukta VLE’ye sadece iki kez 15 dakikalık kısa şarj molası yeterli oluyor. 300 kW güçle hızlı DC şarj da mümkün; opsiyonel DC dönüştürücü sayesinde 400 voltluk hızlı şarj istasyonlarında da şarj edilebiliyor. Ayrıca VLE, çift yönlü şarj için de donanıma sahip. Elektrikli güç üniteleri: yüzde 93 verimlilikle akıllı güç Elektrikli güç ünitesi, önde kalıcı mıknatıslı senkron motor (PSM) içeriyor. Uzun mesafelerde bataryadan tekerleğe enerji verimliliği yüzde 93. Dört tekerlekten çekişli modellerde ayrıca arkada güçlü bir elektrik motoru bulunuyor. Bu motor, sürüş durumuna veya seçilen programa bağlı olarak yalnızca ek güç ya da çekiş gerektiğinde devreye giriyor. Bu görev, Mercedes-Benz’in bu segmentte ilk kez kullandığı Disconnect Unit (DCU) tarafından yönetiliyor. Özellikle verimli enerji kullanımı için her iki güç ünitesi de silikon karbür invertörlü yüksek performanslı güç elektroniğiyle donatılmış. Akustik ve titreşim konforu: olağanüstü pürüzsüz ve sessiz VLE, bir Grand Limousine olarak, üst düzey akustik konfor sunuyor. Ayrıca son derece rijit bir gövde yapısına sahip. Bunun yanı sıra önden arkaya kapsamlı ses yalıtımı uygulanırken süspansiyon ile gövde arasına titreşimleri ayıran elastomer bağlantılar yerleştirilmiş ve çekiş sistemi de gövdeden izole edilmiş. Akıllı sönümleme ve seviye kontrolüne sahip AIRMATIC: süzülmekten bile daha yumuşak Akıllı süspansiyon kontrolüne sahip yeni AIRMATIC, yolculukları son derece sakin bir deneyime dönüştürüyor. Yeni havalı süspansiyon, araç yüksekliği yönetiminde de daha akıllı. İlk kez Google Maps verilerini kullanarak aracı mümkün olduğunca uzun süre en alçak konumda tutuyor; böylece aerodinamik sürtünme ve buna bağlı enerji tüketimi azaltılıyor. AIRMATIC havalı süspansiyon sayesinde araç yüksekliği, yoldaki yükseltilerden kolay geçme veya kolay giriş-çıkış için 40 milimetre artırılıp azaltılabiliyor. Arka aks yönlendirme: daha fazla çeviklik ve şaşırtıcı derecede küçük dönüş çapı Arka aks yönlendirme sistemi ve ön akstaki daha direkt yönlendirme oranı sayesinde VLE hem son derece çevik hem de oldukça dengeli. Arka aksın yönlendirme açısı yedi derece. Bu sayede kaldırımdan kaldırıma dönüş çapı 10,9 metreye düşüyor. Böylece VLE, yeni Mercedes-Benz CLA ile karşılaştırılabilir bir dönüş çapına sahip. Ayrıca daha direkt yönlendirme oranı sayesinde sürücünün tam dönüş yapmak için daha az direksiyon çevirmesi yeterli. Olağanüstü akıllı: üst düzey dijital deneyim MB.OS ile desteklenen VLE: olağanüstü akıllı Mercedes-Benz’in kendi bünyesinde geliştirdiği, yapay zekâ destekli MB.OS, Mercedes-Benz deneyimini bambaşka bir seviyeye taşıyor. Sürüş destek sistemlerinden bilgi-eğlenceye, sürüş performansından park fonksiyonlarına kadar tüm alanlara güç veriyor. Tüm sistemleri tek bir akıllı ekosistemde birleştirerek MB.DRIVE, park destek sistemleri ve MBUX için adeta beyin görevini üstleniyor. Mercedes-Benz Intelligent Cloud ile bağlantılı olan sistem, birçok araç fonksiyonu için kablosuz uzaktan güncellemeleri mümkün kılıyor; böylece VLE her zaman güncel ve geleceğe hazır kalıyor. MB.DRIVE: gelişmiş sürüş ve park destek sistemleri VLE, Mesafe Yardımcısı DISTRONIC, Şerit Değiştirme Asistanı, Çarpışma Önleyici Manevra Desteği ve geri görüş kamerası gibi kapsamlı güvenlik ve destek sistemleriyle standart olarak sunuluyor. Her araçta, ileri seviye sürüş destekleri için 10 kamera, beş radar sensörü ve 12 ultrasonik sensörden oluşan kapsamlı bir sensör paketi bulunuyor[2]. Tüm bu sistemler, gelecekteki fonksiyonlar ve düzenli kablosuz güncellemeler için yeterli güç rezervine sahip, su soğutmalı yüksek performanslı bir bilgisayara bağlı. Donanım paketine bağlı olarak MB.DRIVE; yönlendirme, frenleme, hızlanma ve park etme süreçlerinde sürücüye destek oluyor. Öncü opsiyonel yardım fonksiyonları arasında MB.DRIVE ASSIST PLUS ve MB.DRIVE ASSIST PRO da yer alıyor. Bu Grand Limousine, en güncel güvenlik teknolojileriyle sıfırdan geliştirildi. Sürücü destek sistemleri çok çeşitli kazaların önlenmesine yardımcı olabiliyor. PRE-SAFE® sayesinde Mercedes-Benz araçları, bir kaza gerçekleşmeden önce tehlikelere tepki verebiliyor. Olası bir kaza durumunda ise çarpışma bölgeleri, son derece sağlam yolcu hücresi ve emniyet sistemleri, kazadan kaynaklanacak sonuçları mümkün olan en düşük seviyede tutmaya yardımcı oluyor. Bunlara; arkadaki dış koltuklar dahil olmak üzere ayarlanabilir baş destekleri, emniyet kemerleri ve kuvvet sınırlayıcılarıyla birlikte toplamda 11’e kadar hava yastığı da dahil. MBUX Superscreen: sürücü için net bilgiler, ön yolcu için kişisel eğlence VLE’nin kokpiti üst düzey bir dijital deneyim sunuyor. Opsiyonel, görsel olarak havada süzülüyormuş izlenimi veren MBUX Superscreen, iç mekânın tüm genişliği boyunca uzanıyor. Geniş cam yüzeyin arkasında 26 cm (10,25 inç) sürücü ekranı, 35,6 cm (14 inç) merkezi ekran ve opsiyonel olarak ön yolcu için ek 35,6 cm (14 inç) ekran yer alıyor. Sürücü net ve odaklı bilgilere erişirken, ön yolcu video izleme, oyun oynama veya uygulamalar gibi kişiselleştirilmiş eğlence deneyiminin keyfini çıkarabiliyor. Ön yolcu ekranı tercih edilmediğinde bu alan yıldız desenli bir tasarımla görsel olarak zenginleştiriliyor. MBUX Superscreen, en yeni yüksek performanslı mikroişlemcilerle çalışıyor ve Unity Game Engine üzerinden gerçek zamanlı grafikler sunuyor. Bir diğer donanım ise artırılmış navigasyon özellikli head-up display. Sürücü, aracın yaklaşık dört metre önünde süzülüyormuş gibi görünen 58,7 cm (23,1 inç) sanal görüntü sayesinde en önemli sürüş bilgilerini doğrudan görüş hattında takip edebiliyor. MBUX Rear Space Experience: arka bölüm sinema, oyun merkezi ya da ofise dönüşüyor VLE, yolcularını opsiyonel MBUX Rear Space Experience ile etkiliyor. Sürücü ve ön yolcu üzerindeki tavan döşemesine gizlenmiş, açılır kapanır 79 cm (31,3 inç) panoramik ekran, bölünmüş ekran fonksiyonuna sahip. Örneğin sadece “Hey Mercedes, sinema deneyimini başlat” demek yeterli. Ekran yerinden süzülerek çıkarken cam perdeleri de aynı anda kapanıyor. Böylece ekran, aracın içini film ve oyun merkezi, konser salonu, mobil ofis ya da huzurlu bir dinlenme alanına dönüşebilen kişisel bir ortama çeviriyor. 8K çözünürlüğe sahip panoramik ekran, videoları ve oyunları olağanüstü netlikte sunuyor. Opsiyonel Burmester® 3D Surround Ses Sistemi ise 22 hoparlör ve Dolby Atmos teknolojisiyle müziği etkileyici bir üç boyutlu ses deneyimine dönüştürüyor. Entegre 8 megapiksellik kamera, örneğin “Meetings” uygulamasıyla yapılan görüntülü toplantılara yeni bir kişisel boyut kazandırıyor. Sürekli genişleyen Mercedes-Benz bilgi-eğlence portföyü 40’tan fazla uygulama[3] sunuyor. Bunlar arasında müzik, görüntülü konferans, Disney+ ve Sony Pictures Entertainment’tan RIDEVU gibi video platformları ile Boosteroid bulut oyun sağlayıcısı üzerinden sunulan AAA seviye oyunlar da yer alıyor. En son MBUX: yapay zekâ ile son derece sezgisel ve kişisel VLE, MB.OS destekli dördüncü nesil MBUX ile sunuluyor. Sistem; ChatGPT, Microsoft Bing ve Google Gemini yapay zekâlarını bir araya getirerek çoklu AI ajanlarını tek platformda buluşturuyor. Bu teknoloji sayesinde yeni MBUX Sanal Asistanı, araç ile içindeki herkes arasındaki ilişkiyi baştan tanımlıyor. Kullanıcılar; üretken yapay zekâ, çok adımlı diyaloglar ve kısa süreli hafıza sayesinde daha sezgisel ve kişisel bir dijital yol arkadaşı deneyimliyor. MBUX Sanal Asistan, MBUX Sıfır Katman üzerinde dinamik renkler ve animasyonlarla yaşayan bir avatar olarak karşımıza çıkıyor. Google Maps tabanlı akıllı navigasyon VLE’de navigasyon deneyimi Google Maps üzerine kurulu. Google ve Mercedes-Benz iş birliği kapsamında geliştirilen bu çözüm, Google Cloud’un araç içi konuşma hizmetleri için yeni Automotive AI Agent’ının Google Maps ile ilk entegrasyonlarından biri olma özelliğini taşıyor. Electric Intelligence özellikli Mercedes-Benz Navigasyon, şarj durakları dahil olmak üzere birçok faktöre dayanarak en hızlı ve en konforlu rotayı planlıyor. MBUX Surround Navigation ile görsel iletişim de yeni bir boyuta taşınıyor: sürücü ekranında çevrenin 3D gösterimi, rota yönlendirmesi ve sürüş destek sistemlerinden gelen bilgiler gerçek zamanlı olarak bir araya geliyor. Böylece sürücüler, VLE’nin “gördüğünü” görerek daha yüksek durumsal farkındalık kazanıyor. VLE’nin neden Grand Limousine’i baştan tanımladığını açıklayan 10 neden Yeni modüler ve esnek Van Mimarisi, büyüleyici yenilikçi estetik: Yeni VLE, alçak, aerodinamik silueti ve ikonik estetiği ile tamamen yeni bir tasarımı bünyesinde barındırıyor. Bu, sahip olduğu sadece 0,25'lik bir sürtünme katsayısı ile olağanüstü aerodinamik özellikler sağlıyor. Son derece esnek oturma düzeni, manuel Roll & Go veya uzaktan “seat ballet”: Manuel olarak ayarlanabilen koltuklar, entegre dört tekerleğe sahip ve kolayca ileri geri hareket ettirilebiliyor, istenilen konumda kilitlenebiliyor ya da kolayca sökülerek bagaja itilerek taşınabiliyor. Elektrikli ayarlanabilen koltuklar ise uygulama ve multimedya ekranı üzerinden rahatlıkla hareket ettirilebiliyor (Remote Variable Rear Space). Yeni geliştirilen koltuklar, stilinizi ve konfor seviyenizi seçin: Yeni mekanik ve elektrikli tekil koltuklar ve sıralar birçok farklı şekilde yapılandırılabiliyor. En önemli özellik, ek yastık, kablosuz şarj, bel desteği, masaj fonksiyonu ve baldır desteği ile elektrikli Grand Comfort Koltuk. Eşsiz MBUX Rear Space Experience, her yolculuğu sürükleyici bir maceraya dönüştürüyor: Arka 1. sıra koltukların üzerindeki tavan döşemesinde gizlenmiş, 8K çözünürlüklü, bölünmüş ekran işlevine ve sekiz megapiksel kameraya sahip, 79 santimetre (31,3 inç) boyutunda panoramik bir ekran bulunuyor. 8K çözünürlük ve entegre sekiz megapiksel kamera ile iç mekân, eğlence veya video konferans dahil verimli çalışma için büyüleyici bir deneyim dünyasına dönüşüyor. Üstün sürüş, gerçek bir premium limuzin gibi çevik ve konforlu: 40 mm seviye kontrolüne sahip AIRMATIC havalı süspansiyonu, her yolculuğu olağanüstü sakin bir deneyim haline getiriyor. VLE, yedi derecelik arka aks yönlendirmesi ile olağanüstü çevik ve sadece 10,9 metrelik olağanüstü küçük bir kaldırımdan kaldırıma dönüş çapına sahip. 700 kilometreden fazla WLTP[4] menzili, menzil endişesi olmadan uzun mesafeli konfor sağlıyor: Uzun yolculuklarda VLE, 800 voltluk teknoloji ve 115 kWh kullanılabilir enerji içeriğine sahip yeni bataryası sayesinde sadece 15 dakika içinde 355 kilometreye kadar (WLTP)[5] menzil için şarj edilebiliyor. Mercedes-Benz VLE elektrikli | geçici değerler: karma enerji tüketimi: 20.4-18.6 kWh/100 km | karma CO₂ emisyonları: 0 g/km | CO₂ sınıfı: A[6] Olağanüstü iç mekân deneyimi, Sky View panoramik tavan: , Etkileyici cam tavan, benzersiz bir rahatlık ve özgürlük hissi ile huzur veriyor. Ortam aydınlatması, tavanı çarpıcı bir şekilde ortaya çıkarıyor. Elektrikli güneşlik, aşırı güneş ışığından koruyor. Birinci sınıf dijital zekâ. VLE, sürüş deneyiminizi daha kişisel ve akıllı hale getiriyor: VLE, AI destekli Mercedes-Benz İşletim Sistemi (MB.OS) sayesinde, sezgisel ve kişisel kontrol sunan en yeni MBUX'ı sunuyor. Ayrıca, çoklu ajanlı üretken AI kullanan ve hafızasıyla karmaşık konuşmaları anlayan, bilgili bir arkadaş gibi yanıt veren MBUX Sanal Asistan’dan da yararlanıyor. Kablosuz güncellemeler VLE'yi güncel tutuyor ve müşterinin servise gitmesine gerek kalmadan yeni özellikler ekliyor. Dijital kokpit – MBUX Superscreen: Geniş bir cam yüzeyin arkasında üç ekran bulunuyor; 26 santimetre (10,25 inç) sürücü ekranı, 35,6 santimetre (14 inç) merkezi ekran ve 35,6 santimetre (14 inç) ön yolcu ekranı. Sürücü net ve odaklı bilgilerden yararlanırken, ön yolcu video, oyun veya uygulamalar gibi kişiselleştirilmiş bir eğlence deneyiminin keyfini çıkarabiliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.