Hava Durumu

#Otomotiv

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Otomotiv haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Otomotiv haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

IVECO Türkiye’nin Yeni Ülke Müdürü Mehmet Karal Oldu Haber

IVECO Türkiye’nin Yeni Ülke Müdürü Mehmet Karal Oldu

Hafif, orta ve ağır ticari araç segmentlerinde faaliyet gösteren İtalyan ticari araç markası IVECO, Türkiye organizasyonunda üst düzey bir atama gerçekleştirdi. Mehmet Karal, 28 Eylül 2026 tarihi itibarıyla IVECO Türkiye Ülke Müdürü olarak görevine başladı. Yeni görevinde Karal, geniş ürün gamı ve güçlü küresel konumuyla ticari araç sektörünün öncü markalarından biri olan IVECO’nun Türkiye’deki ticari faaliyetlerinin yönetimi ve stratejik gelişiminden sorumlu olacak. 20 yılı aşkın uluslararası otomotiv deneyimi Mehmet Karal, kariyerinin önemli bölümünü Daimler Truck ve Mercedes-Benz bünyesinde geçirdi. Satış, satış sonrası hizmetler ve ticari operasyonlar alanlarında çeşitli yönetim görevleri üstlenen Karal, Türkiye'nin yanı sıra Orta Doğu, Afrika, Asya ve Avustralya-Pasifik pazarlarında çalıştı. Bu süreçte pazar geliştirme, bayi ağı ve müşteri yönetimi, satış organizasyonları ile uluslararası ticari operasyonlar konusunda kapsamlı bir birikim edindi. Kamyon, otobüs ve hafif ticari araçlardan oluşan geniş bir ürün yelpazesinde satış ve satış sonrası organizasyonlarının geliştirilmesi, müşteri deneyiminin güçlendirilmesi ve sürdürülebilir büyüme alanlarında çalışmalar yürüttü. Deneyimini IVECO’nun Türkiye hedeflerine taşıyacak Global ticari araç sektöründe lider konuma sahip IVECO; hafif, orta ve ağır ticari araçlardan özel görev araçlarına kadar uzanan geniş ürün portföyüyle dünyanın birçok pazarında faaliyet gösteriyor. IVECO Türkiye Ülke Müdürü olarak yeni görevinde, markanın Türkiye'deki tüm ticari operasyonlarının yönetimini üstlenecek olan Mehmet Karal, uluslararası pazarlarda edindiği deneyimi, IVECO'nun marka gücü, ürün çeşitliliği ve Türkiye'deki yaygın organizasyon yapısıyla buluşturarak markanın pazardaki büyüme stratejisine liderlik edecek.

2026’da Ertelenen Talep 2027’de Karşımıza Çıkacak Haber

2026’da Ertelenen Talep 2027’de Karşımıza Çıkacak

OTOMOTİVE GEÇİŞİM BİR GAZETE İLANIYLA BAŞLADI 1971 yılında İstanbul’da doğdum. Doğma büyüme İstanbulluyum, aslen Erzincan Kemaliyeliyim. İstanbul Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü mezunuyum. İş hayatına 1995 yılında Ülker’de bilgisayar satışı yaparak başladım. Satışçılıkla ilk ciddi temasım da burada oldu. 1995-1997 yılları arasında Ülker’de çalıştım. Ardından bir gazetede Temsa’nın bölge satış sorumlusu aradığını gördüm. O dönemde otomotiv sektörüne geçmek istiyordum; otobüslere karşı da özel bir ilgim vardı. Yolda yeni bir otobüs gördüğümde mutlaka incelerdim. Temsa’daki görüşmelere giderken yaşadığım bir anıyı hâlâ gülümseyerek hatırlıyorum. İstanbul Seyahat’in bulunduğu bölgede aracımı bırakmıştım; aşağıdan Temsa’yı görüyordum ama otogar konusunda o kadar acemiydim ki otomobille oraya nasıl gideceğimi bilemedim. Sonunda arabayı İstanbul Seyahat’te bırakıp merdivenlerden yürüyerek Temsa’ya gittim. 1997-2003 yılları arasında Temsa’da görev yaptım. 2003 yılında ise kariyerime Otokar’da devam ettim. Bölge yöneticisi olarak başladığım Otokar’daki yolculuğum; şeflik, müdürlük ve son olarak satış direktörlüğü görevleriyle devam etti. 2022 yılının Aralık ayında da emekli oldum. İLK SATTIĞIM OTOBÜSÜ HÂLÂ UNUTMADIM İlk sattığım araç hala aklımdadır. 1997 yılında, 1998 model olarak bir Prenses sattım. Balıkesir’de Hüseyin ağabey vardı; ilk aracımı ona sattım. O yıllarda model değişimleri bugünkü gibi yılbaşında gerçekleşmiyordu. Yeni model yılı, ağustos ayıyla birlikte İzmir Fuarı döneminde başlardı. Bu nedenle 1997’de 1998 model araç satışı o dönemin normal uygulamalarından biriydi. Temsa’daki yolculuğum 2003 yılına kadar devam etti. EMEKLİLİK SADECE 15 GÜN SÜRDÜ İş hayatından kopmak kolay değil. Emekli olduktan yaklaşık 15 gün sonra MKC Otomotiv ve Enke Otomotiv’de Genel Müdür olarak yeniden göreve başladım. Ben gelmeden önce de her iki şirketin başarılı bir geçmişi vardı. MKC Otomotiv, Otokar tarafında; Enke Otomotiv ise Isuzu tarafında güçlü bayilik süreçlerine sahipti. Benim amacım var olan başarıyı devam ettirmek ve yıllar içinde edindiğim saha, satış ve yönetim tecrübesiyle bu yapıya katkı sağlamaktı. Bunu yalnızca ticari başarı olarak görmüyorum. Çalışma arkadaşlarıma tecrübelerimi aktarmaya da önem veriyorum. Burada gerçekten bir aile ortamımız var. Amir-çalışan ilişkisinden ziyade, aynı hedefe doğru birlikte hareket eden bir ekip anlayışıyla çalışıyoruz. SATIŞTA BAŞARININ SIRRI MÜŞTERİYE YAKIN OLMAK Bence satışta başarının sırrı çok basit: Müşteriye yakın olmak. Müşterinin ihtiyacını anlayabilmek ve kendinizi onun yerine koyabilmek gerekiyor. Bizim açımızdan bir araç satışı ticari bir işlem olabilir; fakat müşteri için o araç çok daha büyük bir yatırım. O parayı nasıl kazandığını, hangi şartlarda çalıştığını ve hangi zorluklarla yatırım yaptığını anlamanız gerekiyor. Kendinizi müşterinin yerine koyduğunuzda ona daha doğru çözümler sunabiliyorsunuz. Satışçılığın özünde de bu var: Müşteriye tek bir seçenek dayatmak yerine alternatif üretebilmek. Vade seçenekleri, takas imkânları ve finansman alternatifleriyle müşterinin ihtiyacına uygun çözümü bulmaya çalışıyoruz. TAKASSIZ SATIŞ NEREDEYSE YOK İkinci el tarafında gerçekten ciddi bir operasyon yürütüyoruz. Bünyemizde yaklaşık 800 araçlık bir ikinci el portföyü bulunuyor. Bunun önemli bir bölümü sıfır araç satışları sırasında aldığımız takaslardan oluşuyor. Bizim için “takassız satış” neredeyse yok. Müşteri ne getiriyorsa değerlendirmeye çalışıyoruz. Bazen bir sıfır araç karşılığında üç aracı birden takasa aldığımız dahi oluyor. Buradaki temel yaklaşım, müşterinin elindeki aracı satışın önünde engel hâline getirmemek ve mümkün olduğunca çözüm üretmek. İKİNCİ ELDE ARACI OLDUĞU GİBİ SATMIYORUZ Takasla aldığımız araçları olduğu gibi yeni müşteriye sunmuyoruz. Boya, koltuk ve mekanik aksam başta olmak üzere ihtiyaç duyulan tüm işlemleri kendi bünyemizde gerçekleştiriyoruz. Gerekli bakımları ve yenilemeleri tamamladıktan sonra aracı daha düzgün, güven veren ve kullanıma hazır bir seviyeye getiriyoruz. Bunun da müşteri memnuniyetini ciddi ölçüde artırdığını görüyoruz. İkinci el aslında sürekli devam eden bir döngü. Bir araç satılıyor, karşılığında başka bir takas geliyor. O araç yeni bir müşteriye gidiyor, onun da başka bir takası oluşuyor. Bu zincir düşük kilometreli araçlardan daha yaşlı araçlara kadar devam ediyor. İkinci el operasyonu bu nedenle yalnızca stok yönetimi değil, sürekli hareket eden bir ticaret ve müşteri ilişkisi sistemi. 2026’YA İYİ BAŞLADIK, SONRA PAZAR TEMKİNLİLEŞTİ 2026 yılına iyi başladık. Özellikle ilk çeyrek oldukça hareketliydi. Sattığımız sıfır araçların önemli bir bölümü de ilk çeyrekte aldığımız bağlantılardan geldi ancak daha sonra bölgedeki gelişmeler, petrol fiyatlarındaki yükseliş, beklenen faiz indirimlerinin gerçekleşmemesi ve finansman maliyetlerinin yüksek kalması müşterilerin daha temkinli davranmasına neden oldu. Turizmin de beklentilerin altında kalması yatırımların ertelenmesinde etkili oldu. Biz buradan doğrudan Antalya’ya araç satmıyor olabiliriz; fakat müşterimiz o aracı Antalya’da çalıştırıyor. Antalya’daki iş iyi gitmiyorsa o müşteri yeni araç yatırımını erteliyor. Dolayısıyla ticari araç pazarı, aracın çalıştığı sektörlerin ve bölgelerin performansından da doğrudan etkileniyor. Bugün daha çok yenileme pazarına hizmet ediyoruz. MİDİBÜS PAZARI BÜYÜMÜYOR, PANELVAN TİPİ ARAÇLAR ÖNE ÇIKIYOR Midibüs pazarının büyüdüğü görüşüne çok katılmıyorum; hatta bir miktar küçülüyor. Buna karşılık panelvan tipi araçların pazarı genişliyor. Sprinter ve Crafter gibi 19-20 kişilik araçlar hem personel taşımacılığında hem transfer hem de turizm tarafında giderek daha fazla tercih ediliyor. Bu dönüşümü takasa gelen araçlarımızda da açık biçimde görüyoruz. Bir midibüs sattığımızda karşılığında çoğu zaman panelvan tipi araçlar takasa geliyor. Bu da pazarın hangi yöne hareket ettiğini sahada gösteren önemli işaretlerden biri. Bu eğilimin önümüzdeki dönemde de devam edeceğini düşünüyorum. 2027’DE ERTELENEN TALEBİN ETKİLERİNİ GÖRECEĞİZ 2026 yılında gerçekleşmeyen talebin bir bölümünün 2027’ye sarkacağını düşünüyorum. Her yıl belli bir pazar ve yatırım ihtiyacı var. O yıl gerçekleşmeyen yatırım bir sonraki yıla öteleniyor; o yıl da gerçekleşmezse sonraki döneme taşınıyor. Bir anlamda kar topu gibi biriken bir talep oluşuyor. Bence 2026’da ötelenen yatırımların önemli bir bölümü 2027’de yeniden karşımıza çıkacak. Eğer kamu yatırımları da artarsa pazarın daha iyi bir seviyeye gelebileceğini düşünüyorum ancak bunun olmazsa olmazlarından biri finansman maliyetlerinin aşağı gelmesi. FİNANSMAN MALİYETİ SATIŞIN ÖNÜNDEKİ EN ÖNEMLİ KONULARDAN BİRİ Bizim müşterimiz çoğunlukla finansman ihtiyacıyla yola çıkıyor. Bu nedenle buraya geldiğimde yapmak istediğim ilk çalışmalardan biri, özellikle ikinci el araçlarda müşterinin finansmana erişimini kolaylaştırmaktı. İkinci el araçlarımız için kredi kampanyaları düzenlemeye başladık. Anlaşmalı olduğumuz bankalarla müşterilerimize daha avantajlı finansman seçenekleri sunmaya çalışıyoruz. Şu anda Kuveyt Türk ve DenizBank ile bu çalışmaları yürütüyoruz. Bugün finansman maliyeti satışın önündeki en önemli konulardan biri. Müşteriye uygun finansman alternatifi sunduğunuzda satın alma kararını da kolaylaştırabiliyorsunuz. Bu nedenle araç, takas ve finansmanı birbirinden ayrı değil, aynı çözüm paketinin parçaları olarak görüyoruz. BİREYSEL TAŞIMACILIK UZUN VADEDE AZALABİLİR Büyük filolar yatırımlarını büyüterek devam ediyor. Asıl üzerinde düşünülmesi gereken kesim bireysel taşımacılar. Bunların önemli bir bölümü bizim ikinci el müşterimiz. Yıllardır bu işi yapan, bazen babasından kalan araçla mesleği sürdüren insanlar var. Hayatlarını bu işten kazanıyorlar. Bu müşteriler araçlarını mümkün olduğunca uzun süre kullanmaya çalışıyor. Eğer borçlanarak kendilerini yenileyebiliyorlarsa yeniliyorlar; bazen de daha eski bir araca geçerek faaliyetlerini sürdürüyorlar. Ancak uzun vadede bireysel taşımacılığın azalacağını düşünüyorum. Şehir içi taşımacılıkta bireysel otobüsçülük nasıl azaldıysa, bizim sektörde de benzer bir dönüşüm yaşanabilir çünkü işi yapmak giderek zorlaşıyor; araçlar pahalı, yatırımlar büyüyor ve bireysel yatırımcının bu yükü taşıma gücü azalıyor. SIFIR İLE İKİNCİ EL ARASINDAKİ MAKAS ARAÇ YENİLEMEYİ ZORLAŞTIRIYOR Eskiden ikinci el araçların değer kaybı daha öngörülebilirdi. Bir yaşındaki araç belirli bir oranda değer kaybeder, sonraki yıllarda bu düşüş belli bir düzen içinde devam ederdi. Bugün ise sıfır araç fiyatları ile ikinci el araç fiyatları arasındaki makas ciddi biçimde açılmış durumda. Eskiden iki-üç yaşındaki bir aracı verip üzerine belirli bir fark koyarak sıfır araca geçmek mümkünken, bugün müşterinin karşılaması gereken fark çok daha yüksek. Bu durum araç yenilemeyi zorlaştırıyor. Dolayısıyla sektörün önündeki önemli başlıklardan biri; sıfır araç fiyatları, ikinci el değerleri ve finansman maliyetleri arasındaki dengenin yeniden kurulması. İŞİN TEMELİNDE İNSAN VAR, Yıllardır otomotiv ve satış sektörünün içinde olan biri olarak başarının temelinde insan olduğuna inanıyorum. Müşteriyi anlamak, onun yerine kendinizi koyabilmek ve ihtiyacına uygun çözümü sunmak gerekiyor. Ürün elbette önemli; fakat güven, insan ilişkileri ve müşteriye yakın olmak en az ürün kadar belirleyici. Doğru çözüm sunduğunuz ve satış sonrasında da müşterinin yanında olduğunuzda uzun yıllara yayılan bir iş ilişkisi oluşuyor. Biz de bugün MKC Otomotiv ve Enke Otomotiv’de bu anlayışla çalışıyor; yalnızca araç satmayı değil, takastan finansmana kadar çözüm üreten ve uzun vadeli güven sağlayan bir yapı olmayı hedefliyoruz.

Petlas’tan Latin Amerika Pazarında Güçlü Büyüme Hamlesi! Haber

Petlas’tan Latin Amerika Pazarında Güçlü Büyüme Hamlesi!

Kuruluşunun 50'nci yılında üretim, Ar-Ge, mühendislik ve ihracat odaklı büyümesini kararlılıkla sürdüren Petlas, dünyanın önde gelen organizasyon ve fuarlarına katılarak sektörün en yeni teknolojilerini tüketici ve iş ortaklarına tanıtmaya devam ediyor. Uluslararası pazarlardaki etkinliğini her geçen yıl artıran Petlas, bu kapsamda Panama City’deki Panama Convention Center’da düzenlenen Latin Tyre & Auto Parts Expo 2026’ya katıldı. Bu yıl 16’ncı kez gerçekleştirilen organizasyon; lastik, oto parça ve madeni yağ sektörlerinin üreticilerini, distribütörlerini, toptancılarını, perakendecilerini, filo yöneticilerini ve ithalatçılarını aynı çatı altında buluşturdu. Latin Amerika’da yeni iş birliklerine odaklandı! Sektörün ticari geleceğine yönelik yeni iş birliklerinin ele alındığı fuarda aynı zamanda lastik endüstrisinin bugünü ve geleceğine ilişkin konferans ve değerlendirme oturumları da gerçekleştirildi. 130’dan fazla ülkeye ihracat gerçekleştiren Petlas, Latin Amerika pazarındaki mevcut ürün ve müşteri yapılanması doğrultusunda fuarda özellikle zirai ve iş makinesi lastiklerine ağırlık verdi. Farklı çalışma koşulları, zeminler ve kullanım ihtiyaçları için geliştirdiği ürünlerini bölgedeki sektör profesyonelleriyle buluşturan Petlas, Latin Amerika’daki dağıtım ağını genişletmeye yönelik yoğun bir görüşme programı gerçekleştirdi. Fuar süresince Latin Amerika’nın farklı ülkelerinden 10 mevcut bayi iş ortağı ile bir araya gelen Petlas, mevcut iş birliklerini geliştirmeye yönelik görüşmeler yaptı. Marka, bölgedeki yeni pazarlara ulaşmak ve bayi yapılanmasını daha da güçlendirmek amacıyla 50’nin üzerinde yeni bayi adayı firma ile de birebir toplantı gerçekleştirdi. Petlas, Latin Tyre & Auto Parts Expo 2026’da gerçekleştirdiği temaslarla Latin Amerika’daki ticari varlığını güçlendirmeyi, yeni distribütör ve bayilerle iş birlikleri geliştirmeyi ve Türkiye’de geliştirdiği lastik teknolojilerini bölgedeki daha geniş bir kullanıcı kitlesiyle buluşturmayı hedefliyor. Zirai ve iş makinesi lastiklerinde güçlü ürün gamı! Binek araçlardan hafif ticari araçlara, kamyon ve otobüslerden traktörlere, iş makinelerinden askeri araç ve hava araçlarına kadar çok farklı kullanım alanlarına yönelik lastikler geliştiren Petlas, 300 farklı desen ve 3 bin 500 farklı ebatta ürününü dünya pazarlarıyla buluşturuyor. Petlas’ın Latin Amerika büyüme stratejisinde ise zirai ve iş makinesi lastikleri önemli bir yer tutuyor. Tarım sektörünün farklı ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilen Petlas zirai lastikleri; dayanıklılık, çekiş gücü, verimlilik ve toprağın korunmasına yönelik teknolojileriyle öne çıkıyor. Petlas’ın zirai ürün ailesinde yer alan TA 110 Plus ve TA 130 Plus, ağır arazi koşullarında yüksek dayanıklılık ve verimli çalışma hedefiyle geliştirilirken; PT Haul ve PT Flot gibi radyal römork lastikleri de hassas tarım uygulamalarının ihtiyaçlarına cevap veriyor. Geniş taban izi ve özel tasarımlarıyla yüksek yük taşıma kapasitesini destekleyen bu ürünler, aynı zamanda toprak sıkışmasının azaltılmasına ve toprağın doğal yapısının korunmasına katkı sağlıyor. Petlas’ın zirai lastik teknolojilerindeki uzun yıllara dayanan mühendislik ve üretim deneyimi, markanın Latin Amerika gibi tarımsal üretimin büyük önem taşıdığı pazarlardaki büyüme potansiyelini de destekliyor. 50 yıllık üretim gücünü dünya pazarlarına taşıyor! 2026 yılında kuruluşunun 50’nci yılını kutlayan Petlas, Kırşehir’deki üretim tesislerinde geliştirdiği ürünleri 130’dan fazla ülkeye ulaştırıyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) 2025 Yılı Türkiye’nin İlk 1000 İhracatçısı Araştırması’na göre 266,5 milyon dolarlık ihracat gerçekleştiren Petlas, ihracatını bir önceki yıla göre yüzde 6 artırdı. Şirket, Türkiye’nin en büyük ihracatçıları arasında 109’uncu, otomotiv sektöründe ise 23’üncü sırada yer aldı. Küresel ölçekte ürün çeşitliliğini, bayi ve distribütör ağını geliştirmeyi sürdüren Petlas, Latin Amerika’daki mevcut iş ortaklıklarını güçlendirirken yeni pazarlara açılmayı da hedefliyor. Marka, Türkiye’de geliştirdiği mühendislik ve lastik teknolojilerini dünya pazarlarına taşımaya ve global erişimini artırmaya devam ediyor.

Tofaş Satış Sonrasında Geleceğin Müşteri Deneyimini İnşa Ediyor! Haber

Tofaş Satış Sonrasında Geleceğin Müşteri Deneyimini İnşa Ediyor!

Türkiye'nin öncü ve lider mobilite şirketlerinden Tofaş, otomotiv sektöründe yaşanan elektrifikasyon, dijitalleşme ve bağlantılı araç dönüşümünü müşteri deneyimi odağında yeniden şekillendiriyor. Satış öncesinden satış sonrasına, finansmandan sigortaya, ikinci elden bağlantılı araç hizmetlerine kadar uzanan müşteri yolculuğunu uçtan uca yöneten Tofaş, güçlü satış sonrası organizasyonu, yaygın servis ağı, dijital çözümleri ve yeni nesil hizmet modelleriyle müşterilerine araç sahipliği sürecinin her aşamasında kesintisiz destek sunuyor. Türkiye'nin en güçlü satış sonrası organizasyonu! Yaklaşık 7 milyon araç parkı ve kusursuz müşteri memnuniyeti ile kullanıcılarına hizmet veren Tofaş; 130’u elektrikli araçlara da hizmet veren 369 yetkili servis noktası, 38 bölgesel ve 2 merkezi yedek parça deposu, 8 bini aşkın servis çalışanı, 2 bin araçlık ikame araç filosu ve yılda yaklaşık 600 bin müşteri temasını yöneten Müşteri İlgi Merkezi ile Türkiye'nin en kapsamlı satış sonrası organizasyonlarından birini sürdürüyor. Otomotiv sektörünün çok büyük bir dönüşüm içerisinde olduğunu söyleyen Tofaş Satış Sonrası ve Yedek Parça Direktörü Hüseyin Şahin, “Elektrifikasyondan dijitalleşmeye, bağlantılı araçlardan yeni mobilite çözümlerine kadar sektörümüzde çok önemli bir dönüşüm yaşanıyor. Buna paralel olarak müşteri beklentileri de dönüşüyor. Ancak değişmeyen tek konu müşteri deneyiminin önemi. Biz de Tofaş olarak satış öncesinden satış sonrasına kadar müşterimizin tüm yolculuğunu uçtan uca ele alıyor, yatırımlarımızı ve organizasyonumuzu bu anlayış doğrultusunda geliştiriyoruz” dedi. Türkiye'de otomobil ve hafif ticari araç parkının hızla büyümeye devam ettiğini vurgulayan Hüseyin Şahin, şöyle devam etti: “Bu büyüme, satış sonrası hizmetlerin öneminin her geçen gün arttığı anlamını taşıyor. Bugün Türkiye'de toplam araç parkı 24 milyon adede ulaşırken, araçların yaklaşık yüzde 41'ini 16 yaş ve üzerindeki araçlar oluşturuyor. 20 yaşın üzerindeki araç sayısı ise 7,6 milyonu aşmış durumda. Yaklaşık 9 milyar Euro büyüklüğe ulaşan satış sonrası pazarı, otomotiv sektörünün en stratejik alanlarından biri olmayı sürdürüyor. Biz de Tofaş olarak araç parkında FIAT, Alfa Romeo, Jeep, Maserati, Peugeot, Citroën, Opel ve DS Automobiles markalarıyla birlikte yaklaşık 7 milyon büyüklüğe sahibiz. Bu dev parka hizmet verebilmek için Türkiye genelindeki 369 yetkili servis noktası, 8 bini aşkın servis çalışanı ve yüzde 98 seviyesindeki servis kapsama oranıyla müşterilerimize kesintisiz satış sonrası hizmet sunuyoruz. Bursa ve İzmir'deki ana dağıtım merkezlerimizin yanı sıra Türkiye'nin yedi bölgesine yayılmış 38 bölgesel yedek parça deposundan oluşan güçlü lojistik ağımız sayesinde günlük 151 farklı noktaya sevkiyat gerçekleştiriyor, aylık yaklaşık 2 milyon parçayı servis ağıyla buluşturuyoruz. Böylece bir yandan müşterilerimizin ihtiyaç duyduğu yedek parçalara en kısa sürede ulaşması sağlanırken diğer taraftan da satış sonrası hizmetlerde hız ve süreklilik de desteklenmiş oluyor.” Müşteri yolculuğu uçtan uca yönetiliyor! Tofaş, müşteri deneyimini yalnızca araç satın alma veya servis ziyareti olarak değerlendirmiyor. Müşterinin araç satın alma fikrinin oluştuğu ilk andan başlayarak araştırma, finansman, sigorta, teslimat, kullanım, bakım, onarım, ikinci el değerleme ve yeniden araç tercihine kadar uzanan tüm süreçleri tek bir müşteri yolculuğu olarak ele alıyor. Bu kapsamda müşteriler hem fiziksel hem de dijital kanallar üzerinden ihtiyaç duydukları hizmetlere kolaylıkla ulaşabiliyor. Araçlarını showroom'da incelemek isteyen müşteriler fiziksel deneyimi tercih ederken, dijital kanalları kullanmak isteyen müşteriler de teklif alma, bilgi edinme ve birçok işlemi online olarak gerçekleştirebiliyor. Müşteriler diledikleri noktada fiziksel ve dijital deneyimler arasında kesintisiz geçiş yapabiliyor. Tofaş’ın “Müşteri 360” yaklaşımı sayesinde ise müşterilerin bayi, servis ve diğer temas noktalarındaki deneyimleri bütünsel olarak değerlendiriliyor. Böylece müşterilerin ihtiyaçları daha hızlı analiz edilirken, kişiselleştirilmiş çözümler sunulabiliyor. Koç Stellantis Finansman, Koç Stellantis Sigorta gibi iştirakler ve Uzatılmış Garanti, Full Servis, Acil Yol Yardım Ekstra Paketi, Marka Kasko ve CareMagic gibi ürün ve hizmetler de müşterilerin araç sahipliği maliyetlerini daha öngörülebilir hale getirirken, araçların performansını ve ikinci el değerini korumaya katkı sağlıyor. Peugeot, Opel, Citroen ve DS Automobiles markalarının da Tofaş çatısı altında birleşmesi ile birlikte müşterilerine olan sorumluluklarının daha da arttığını belirten Hüseyin Şahin, Tofaş’ın 58 yıllık endüstriyel, AR-GE, ürün ve hizmet tecrübesini tüm markalara yaygınlaştırmak için yoğun bir çalışma gerçekleştirdiklerini belirtti. Elektrikli araçlara güçlü altyapı! Elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte satış sonrası hizmetlerde de yeni uzmanlık alanları oluşuyor. Tofaş, yaklaşık altı yıldır sürdürdüğü yatırımlarla elektrikli araçlara yönelik servis altyapısını sürekli güçlendiriyor. Bugün itibarıyla Tofaş bünyesindeki 319 yetkili servis elektrikli araçların periyodik bakım ve onarım hizmetlerini verebilir seviyeye ve 211 servis de batarya değişimi ve yüksek voltaj sistemlerini kapsayan ileri seviye onarım yetkinliğine sahip olmak için yatırımlarını tamamlamış durumda. Elektrikli araç servis standartlarını belirleyen TSE K646 kapsamında ise 130 yetkili servis gerekli sertifikasyon süreçlerini tamamladı. Tofaş, elektrikli araç kullanıcılarına yalnızca bakım ve onarım hizmeti sunmakla kalmıyor; şarj çözümleri, ev tipi şarj ünitesi veya mobil şarj hizmetleri ile farklı mobilite çözümlerini kapsayan özel hizmet paketleriyle de müşterilerinin elektrikli araç kullanım deneyimini destekliyor. Müşteri İlgi Merkezi çözüm odaklı yaklaşımıyla dikkat çekiyor! Tofaş'ın müşteri deneyimi stratejisinin merkezinde Bursa'da faaliyet gösteren Müşteri İlgi Merkezi yer alıyor. Yaklaşık 180 kişilik uzman ekip tarafından yönetilen merkez, yılda yaklaşık 600 bin müşteri temasını yönetirken; satış öncesinden satış sonrasına, sigortadan yedek parçaya, ikinci el hizmetlerinden bağlantılı araç teknolojilerine kadar uzanan geniş bir ekosisteme destek veriyor. Müşteri İlgi Merkezi'nin klasik çağrı merkezi anlayışının ötesinde bir yaklaşımla yapılandırıldığını belirten Hüseyin Şahin, "Müşterilerimize bu kadar önem verirken ve müşteri deneyimini işimizin merkezine koyarken, yalnızca talepleri kayıt altına alan bir çağrı merkezi anlayışıyla ilerlemek istemedik. Bu nedenle 2016 yılında yaklaşımımızı tamamen değiştirerek çözüm odaklı çalışan Müşteri İlgi Merkezi yapısını oluşturduk. Bugün hedefimiz, müşterilerimizin ihtiyaçlarını mümkün olan en kısa sürede karşılamak, anlık çözüm üretemediğimiz durumlarda ise süreci yakından takip ederek en hızlı şekilde geri dönüş sağlamak. Müşteri İlgi Merkezimiz sadece destek veren değil, aynı zamanda müşterilerimizi ürün ve hizmetlerimizle buluşturan önemli bir temas noktası olarak faaliyet gösteriyor." dedi. Mobiliteyi kesintisiz hale getiren hizmetler! Tofaş, satış sonrası hizmetlerde müşterilerin günlük yaşamının kesintiye uğramamasını öncelikleri arasında görüyor. Özellikle garanti kapsamındaki araç onarımlarında aynı gün teslim edilemeyen araçlar için müşterilerine ikame araç desteği sunan şirket, bugün bayileri aracılığıyla yaklaşık 2 bin araçlık ikame araç filosunu yönetiyor. Yol yardım hizmetlerinden mobilite çözümlerine kadar uzanan destekler sayesinde müşterilerin araçları serviste bulunduğu süre boyunca günlük yaşamlarına kesintisiz devam edebilmesi hedefleniyor. Eurorepar Car Service hız kesmiyor! Tofaş'ın bağımsız satış sonrası pazarındaki markası Eurorepar Car Service ise marka ve model ayrımı gözetmeden tüm otomobil ve hafif ticari araç kullanıcılarına hizmet sunmaya devam ediyor. Türkiye'de yaklaşık 22,7 milyon araçlık parka hitap eden yapı, son yıllarda ulaştığı servis ağı, müşteri sayısı ve büyüme performansıyla dikkat çekiyor. 2021 yılında 85 servis noktasıyla faaliyet gösteren Eurorepar Car Service, bugün 72 şehirde 380 servis noktasıyla hizmet veriyor. Aynı dönemde yıllık servis girişleri 70 binden 250 bine yükselirken, Euro bazında cirosu da son dört yılda sekiz kat büyüdü. Eurorepar Car Service'in Türkiye'deki büyümesini değerlendiren Hüseyin Şahin, “Türkiye'de araç parkı büyüyor ve yaşlanıyor. Bu durum bağımsız satış sonrası pazarı için de önemli fırsatlar oluşturuyor. Eurorepar Car Service'i, marka, modeli ya da yaşı ne olursa olsun tüm araç sahiplerine kaliteli ve güvenilir hizmet sunan güçlü bir servis ağı olarak konumlandırıyoruz. Son dört yılda hem servis ağımızı hem de müşteri sayımızı önemli ölçüde artırdık. Bugün Avrupa'nın en güçlü Eurorepar Car Service organizasyonlarından birine sahibiz. Hedefimiz, yıl sonuna kadar 80 şehirde 450'nin üzerinde servis noktasına ulaşarak daha fazla müşteriyi Eurorepar Car Service kalite ve güvencesiyle buluşturmak.” diye konuştu.

Ali Osman Ulusoy, Forbes Türkiye'nin En İyi İşverenleri Araştırmasında Ulaşım Sektörünün Zirvesinde Haber

Ali Osman Ulusoy, Forbes Türkiye'nin En İyi İşverenleri Araştırmasında Ulaşım Sektörünün Zirvesinde

Yaklaşık 10 bin çalışanın katıldığı gizli anket çalışmasıyla hazırlanan araştırmada, Türkiye genelinde 250 ve üzeri çalışanı bulunan şirketler değerlendirildi. Çalışan memnuniyeti, kurum kültürü, işveren itibarı ve çalışanların şirketlerini tavsiye etme eğilimleri gibi kriterlerin esas alındığı araştırmada Ali Osman Ulusoy, ulaşım sektörünün en yüksek puan alan şirketi olarak öne çıktı. Ulaşım Sektöründe Birincilik 1937 yılından bu yana karayolu yolcu taşımacılığı alanında faaliyet gösteren Ali Osman Ulusoy, sahip olduğu köklü geçmişi, hizmet kalitesi ve çalışan odaklı yönetim anlayışıyla sektörün öncü markaları arasında yer alıyor. Forbes Türkiye ve Statista tarafından hazırlanan araştırmada elde edilen birincilik, şirketin işveren markası alanındaki başarısını da ortaya koydu. Genel Sıralamada İlk 30'da Araştırma kapsamında farklı sektörlerden yüzlerce şirket değerlendirilirken, Ali Osman Ulusoy genel sıralamada 29. sırada yer alarak Türkiye'nin önde gelen işverenleri arasındaki konumunu güçlendirdi. Şehirlerarası yolcu taşımacılığının yanı sıra turizm, otomotiv, akaryakıt, lastik, sigorta ve lojistik alanlarında da faaliyet gösteren Ali Osman Ulusoy Şirketler Grubu, çalışan deneyimini geliştirmeye yönelik uygulamaları ve kurumsal gelişime verdiği önemle büyümesini sürdürüyor. Elde edilen sonuçlar, şirketin yalnızca operasyonel başarılarıyla değil, çalışan memnuniyeti ve kurumsal kültür alanındaki çalışmalarıyla da sektöründe örnek gösterilen markalar arasında yer aldığını ortaya koyuyor.

Ticari Araç Üstyapı Üreticileri ve Tedarikçileri Derneği Başkanı Yine Murat Arslan Oldu Haber

Ticari Araç Üstyapı Üreticileri ve Tedarikçileri Derneği Başkanı Yine Murat Arslan Oldu

Ticari Araç Üstyapı Üreticileri ve Tedarikçileri Derneği (TÜSTED), Bursa’da gerçekleştirilen genel kurulu ile sektördeki temsil gücünü perçinledi. TÜSTED Genel Kurulu’na İSTAB Başkanı Aziz Baş, Başkan Vekili Bülent Doğmuş, Başkan Yardımcısı Ahmet Akgenç, Genel Sekreter Esat Yıldırım, Yönetim Kurulu Üyesi Vahit Kaya, Alber Turizm şirket ortakları Berkant Durukan, Erdem Bayrak ’da katıldı. Sektör paydaşlarının yoğun katılım gösterdiği kurulda, TÜSTED Başkanı Murat Arslan, sektörün yaşadığı zorlu süreçlerden ancak "ortak irade" ile çıkılabileceğinin altını çizdi. "Rekabetten Önce İş Birliği Gerekiyor" Başkan Murat Arslan, yaptığı konuşmada özellikle NVR (Tip Onayı) sürecinde yaşanan üretim duruşlarına ve maliyet artışlarına dikkat çekerek şunları söyledi: "Onlarca yıllık emekle büyütülmüş firmalar, ilk kez gelecek kaygısını bu kadar güçlü hissetti. O günlerin bize öğrettiği en önemli gerçek şuydu: Rekabetten önce iş birliği gerekiyor. Tek başına mücadele dönemi geride kaldı. TÜSTED, bu ihtiyacın bir sonucu olarak doğdu." Sektörün Türkiye ekonomisi için stratejik bir öneme sahip olduğunu belirten Arslan, bakanlıklar ve ilgili kamu otoriteleriyle kurulan yapıcı diyaloğun meyvelerini vermeye başladığını ifade etti. "Dünya Standartlarında Bir Hikâye Yazıyorsunuz" Genel Kurulda konuşan BTSO Başkanı İbrahim Burkay, sektörün yazdığı başarı hikayesini takdirle karşıladıklarını belirterek iş birliği çağrısında bulundu. Konuşmasında TÜSTED üyelerinin Türkiye ekonomisine sunduğu katma değere vurgu yapan İbrahim Burkay şunları ifade etti: "Birçok şirketinizi ziyaret ettim ve gördüm ki; siz gerçekten üst yapıda bir hikâye yazıyorsunuz. Bu hikâye tüm dünya tarafından takdir ediliyor. Türkiye’yi bu alanda ön tarafa çıkartarak büyük bir başarıya imza atıyorsunuz." Dünyadaki ekonomik zorluklara değinen Burkay, "Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır" diyerek, sektörün aynı çatı altında toplanmasının sorunların çözümünde anahtar rol oynayacağını belirtti. Başkan Burkay, sektör temsilcilerine BTSO bünyesindeki teknolojik imkanları kullanma çağrısı yaptı: AR-GE ve İnovasyon: Firmaların özellikle kompozit malzemeler ve ileri teknoloji alanındaki AR-GE çalışmaları için BTSO merkezlerini birer üs olarak kullanmaları tavsiye edildi. Baran Çelik: "Türkiye’nin Şampiyon Sektörünün Temsilcilerisiniz" Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB) Koordinatör Başkanı Baran Çelik, otomotiv sektörünün Türkiye ihracatındaki sarsılmaz liderliğine dikkat çekerek TÜSTED üyelerine seslendi: "Türkiye’nin son 20 yılının 18’inde şampiyon olmuş, ihracatın lider sektörünün temsilcilerisiniz. Otomotiv endüstrisi, 273 milyar dolarlık toplam ülke ihracatının yaklaşık 35,5 milyar dolarını tek başına gerçekleştiriyor. Bu başarının içinde minibüs ve ticari araç üst yapı grubunun 4 milyar dolara yaklaşan payı hayati önem taşıyor. Birçok bağımsız sektörden daha fazla ihracat yapan bu dev yapının Bursa merkezli bir dernekle güç birliği yapması gurur verici." "Açık İletişim Kurum Kültürümüzdür" TSE Bursa Bölge Koordinatörü Burak Turna, ulaşım sistemleri ve lojistik sektörü temsilcilerinin bir araya geldiği organizasyonda katılımcılara hitap etti. Konuşmasında kurumsal şeffaflık ve iş birliği mesajları veren Turna, Bursa’daki bu buluşmanın sektörün geleceği açısından kıymetli olduğunu belirtti. TSE’nin hizmet anlayışında diyaloğun önemine dikkat çeken Burak Turna, "Kurum olarak en büyük önceliğimiz, paydaşlarımızla olabildiğince açık ve net bir iletişim kurmak. Bugün burada, Bursa’da böylesine geniş katılımlı bir organizasyonda yer almaktan memnuniyet duyuyoruz. Belediye Başkanımızın da katılımıyla güçlenen bu birliktelik, ortak hedeflerimize ulaşmada büyük önem taşıyor," dedi. Sektörel Sorumluluk ve İş Birliği Vurgusu İletişim kanallarını her zaman açık tutacaklarını ifade eden Turna, konuşmasına şöyle devam etti: "Bugünden itibaren sektör temsilcilerimizle olan bağlarımızı en güçlü ve nitelikli şekilde korumaya devam edeceğiz. Sektörün sorumluluğunu omuzlarımızda hissediyoruz ve her türlü görüş alışverişine açık olduğumuzu tekrar ifade etmek istiyorum. Bu büyük ailenin bir araya gelmesi, ortak başarımız için itici bir güç olacaktır." "Ekonomiye Katkı Sağlamaya Hazırız" Süreçlerin yürütülmesinde tüm meslek gruplarının ve paydaşların desteğinin kritik olduğunu hatırlatan Turna, "Elimizden gelen tüm desteği sizlere sunmaya gayret ediyoruz. Temel amacımız, yürütülen tüm çalışmaların ülke ekonomisine katma değer sağlamasıdır. Bu vesileyle organizasyonda emeği geçenlere teşekkür ediyor, başarılarımızın devamını diliyorum," diyerek sözlerini noktaladı. Aziz Baş: “Üst yapı noktasında yaşadığımız sorunların TÜSTED Yönetimiyle Çözüleceğine İnanıyoruz” İstanbul Taşımacılar Birliği Derneği Başkanı Aziz Baş ve yönetim kurulu üyeleri, TÜSTED Genel Kurulu’na katılım sağladı. Seçimlerin ardından konuşma yapan Aziz Baş, yeni yönetime başarı dileklerini iletti. TÜSTED Başkanlığı’na seçilen Murat Arslan ve yönetim kurulunu tebrik eden Baş, sektörün önemli sorunlarının çözümü konusunda yeni yönetime güvendiklerini ifade etti. Aziz Baş, özellikle kamera ve panik butonu zorunluluğu konusunda Bakanlık nezdinde yoğun görüşmeler gerçekleştirdiklerini dile getirdi. Hafif ticari araç segmentinde üst yapıya yönelik zorunlulukların sektörü zorladığını ifade eden Baş, özellikle okul taşıtı revizyonlarında son dönemde ciddi sıkıntılar yaşandığını kaydetti. Aziz Baş, “Birçok kez Bakanlık nezdinde sorunların çözümüne yönelik görüşmelerde bulunduk. Ama sizlerin bu yükü omuzlarımızdan alacağınıza ve Sayın Başkan Murat Arslan liderliğinde çözüme kavuşacağına inanıyoruz. Tüm yönetim kurulumuz adına davetiniz için teşekkür ediyoruz. Yolunuz açık olsun” ifadelerini kullandı. TÜSTED’in Yeni Yönetim Kadrosu Şekillendi Genel kurulun ardından derneğin yeni yönetim ve denetim kurulları da resmiyet kazandı. Sektörün tecrübeli isimlerinden oluşan yeni liste şu şekilde: Yönetim Kurulu (Asil): Murat Arslan, Savaş Keskin, Bahtiyar Yenizağra, Bayram Taşocak, Yusuf Can Aydın, Serhat Akpınarlı, İlker Yıldırım. Yönetim Kurulu (Yedek): Eşref Kurtuluş, Rasim Gür, Gürcan Gültekin, İlhami Bozkuş, Sacit Köken, Mehmet Meydan, Mustafa İmir, Osman Çelik. Denetim Kurulu (Asil): Mesut Erduman, Mustafa Bayrak, Ali Acar. Denetim Kurulu (Yedek): Uğur Sönmezyuva, Meryem Canbaz, Kenan Mutlu. Hedef: Daha Görünür Bir Sektör 70 üye firmaya ulaşan TÜSTED, önümüzdeki dönemde mevzuat süreçlerinde daha aktif rol almayı, teknik çalışma grupları kurmayı ve sektörün ihracat kapasitesini uluslararası arenada daha görünür kılmayı hedefliyor. TÜSTED Genel Kurul’da seçimlerin ardından İSTAB Başkanı Aziz Baş, Başkan Vekili Bülent Doğmuş, Başkan Yardımcısı Ahmet Akgenç, Genel Sekreter Esat Yıldırım, Yönetim Kurulu Üyesi Vahit Kaya, Alber Turizm şirket ortakları Berkant Durukan, Erdem Bayrak, TÜSTED Başkanı Murat Arslan, Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Can Aydın ve Yüksel Dizayn Yönetim Kurulu Üyesi Talat Aydın ile biraraya geldi.

Made in Türkiye İmzalı Yeni Opel Vivaro Kamyonet Satışa Sunuldu! Haber

Made in Türkiye İmzalı Yeni Opel Vivaro Kamyonet Satışa Sunuldu!

Opel, elektrifikasyon çağında geliştirdiği yeni nesil modellerle otomotiv sektöründeki öncü rolünü sürdürürken, yalnızca binek araçlarda değil hafif ticari segmentte de iddiasını güçlendirmeye devam ediyor. Markanın Türkiye’de Tofaş tarafından üretilen yeni hafif ticari modeli Vivaro Kamyonet, dayanıklı yapısı, fonksiyonel yükleme çözümleri ve zengin standart donanımıyla farklı iş kollarının ihtiyaçlarına pratik ve verimli çözümler sunuyor. Tüm opsiyonlar lansman hediyesi! Opel’in hızla genişleyen hafif ticari araç ürün gamının en yeni üyesi Vivaro Kamyonet, 1 milyon 715 bin TL’lik anahtar teslim fiyatıyla dikkat çekiyor. Lansmana özel olarak cazip finansman ve donanım avantajlarıyla birlikte sunulan yeni araç, 750.000 TL için 12 ay 0 faiz veya 1.300.000 TL için 12 ay yüzde 1,66 faiz kredi seçenekleriyle sunuyor. Kredi kullanmak istemeyen müşteriler için ise 80.000 TL nakit alım indirimi uygulanıyor. Ayrıca lansman dönemine özel olarak tüm opsiyonlar ücretsiz olacak sunuluyor. Yeni Vivaro Kamyonet ile hafif ticari araç pazarına yeni bir çözüm sunduklarını söyleyen Opel Marka Direktörü Yiğit Yantaç, “Türkiye’de Tofaş tarafından üretilen yeni modelimiz ile marka olarak çok önemsediğimiz hafif ticari araç pazarındaki varlığımızı güçlendirmeyi sürdürüyoruz. Sağlam şasi yapısı ve optimize edilmiş kasa ölçüleriyle dikkat çeken yeni Vivaro Kamyonet, şehir içi ve şehirler arası kullanımda yüksek verimlilik sağlarken, kullanıcı dostu özellikleriyle günlük iş operasyonlarını da kolaylaştırıyor” dedi. Fonksiyonel tasarım ve güçlü altyapı! Vivaro Kamyonet, yaklaşık 1.200 kilogram taşıma kapasitesi ve yaklaşık 2.754 mm yükleme alanı uzunluğu ile geniş ve verimli bir taşıma hacmi sunuyor. Araçta kullanılan çelik konstrüksiyon kasa, alüminyum kasa kanatları ve plywood kaplama, dayanıklılığı üst seviyeye taşıyarak zorlu iş koşullarına uygun bir yapı ortaya koyuyor. Modelde tabanda 8 adet yükleme kancası, kasa altında 220 litre bagaj alanı ve entegre iç dikiz aynalı camlı ara bölme gibi detaylar da kullanım kolaylığını artıran önemli unsurlar arasında yer alıyor. 2+1 oturma düzenine sahip Vivaro Kamyonet, hem yük taşıma hem de operasyonel mobiliteyi bir arada sunarak; inşaat, lojistik, hizmet ve saha operasyonları gibi farklı sektörler için ideal bir çözüm olarak konumlanıyor. Dayanıklı yapısı, geniş yükleme kapasitesi ve zengin standart donanımıyla Vivaro Kamyonet, Opel’in ticari araçlardaki “iş ortağı” yaklaşımını bir adım ileri taşıyor. Zengin güvenlik donanımı standart! Yeni Opel Vivaro Kamyonet, güvenlik tarafında segmentinde güçlü bir standart donanım listesiyle geliyor: Elektronik Stabilite Programı (ESP), Anti Blokaj Fren Sistemi (ABS), Elektronik Fren Gücü Dağılımı (EBD), Yokuşta Kalkış Desteği (HSA), Şerit takip sistemi, trafik işareti tespit sistemi, sürücü yorgunluk tespit sistemi (kamera ile), çarpışma uyarısı ve acil durum fren sistemi (AEBS) ve lastik basınç izleme sistemi. Bu donanımlar sayesinde araç, hem sürüş güvenliğini hem de operasyonel güvenilirliği üst seviyeye taşıyor. Vivaro Kamyonet, iş odaklı yapısını destekleyen konfor ve teknoloji özellikleriyle de öne çıkıyor. Araçta sunulan halojen farlar ve gündüz farları, uzun far asistanı, hız sabitleyici, yükseklik ve derinlik ayarlı direksiyon, 6 yönlü sürücü koltuğu, otomatik ön camlar, klima, yağmur ve far sensörü, ısıtmalı ve katlanır yan aynalar, geri görüş kamerası, 5’’ siyah-beyaz dokunmatik radyo, dijital gösterge paneli ile Bluetooth ve 4 hoparlör gibi özellikler, sürüş sırasında temel bağlantı ve kullanım ihtiyaçlarını karşılıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.