Hava Durumu

#Sektör Temsilcileri

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Sektör Temsilcileri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sektör Temsilcileri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa’da Taşımacılık Sektörü Cezalarla Boğuşuyor: “Denetim Var, Çözüm Yok” Haber

Bursa’da Taşımacılık Sektörü Cezalarla Boğuşuyor: “Denetim Var, Çözüm Yok”

Sektör temsilcileri ise denetimlerin gerekli olduğunu kabul etmekle birlikte, uygulamaların sahadaki çalışma şartları ve taşımacılığın gerçekleri dikkate alınmadan yürütüldüğünü, bunun da firmalar açısından ciddi ekonomik ve idari sonuçlar doğurduğunu ifade ediyor. Özellikle Bursa’da faaliyet gösteren bazı taşımacılık firmaları, yapılan kontroller sonucunda çok sayıda tutanak ve cezai işlemle karşı karşıya kaldıklarını dile getirirken, “İğneden ipliğe her konu denetim gerekçesi haline geliyor” şeklinde tepki gösteriyor. BİR SEFERİN DAKİKASI, BİR FİRMANIN GELECEĞİNİ ETKİLEYEBİLİYOR Şehirlerarası taşımacılıkta otogar giriş-çıkış saatlerinden sefer planlamasına, takograf kayıtlarından bilet tarifelerine kadar birçok farklı mevzuat başlığı bulunuyor. Ancak sektör temsilcilerine göre, kâğıt üzerinde basit görünen bazı zamanlama ve uygulama farklılıkları sahada yüksek tutarlı yaptırımlara dönüşebiliyor. Özellikle otogar giriş ve çıkışlarında yaşanan trafik yoğunluğu, terminal içerisindeki beklemeler, yolcu işlemleri ve seferlerin karayolu üzerindeki değişken şartları dikkate alındığında, planlanan saat ile gerçekleşen saat arasındaki küçük farklılıkların dahi firmalar açısından ciddi sonuçlar doğurabildiği belirtiliyor. TAKOGRAF DENETİMLERİ DE SEKTÖRÜN ÖNEMLİ GÜNDEM MADDESİ Otobüs işletmeciliğinde sürücülerin çalışma, dinlenme ve araç kullanma süreleri takograf sistemi üzerinden takip ediliyor. Ancak sektörün itirazı, mevzuata uygunluk denetiminin yapılmasına değil; uygulamanın ölçüsüne ve sahadaki koşulların ne kadar dikkate alındığına yönelik. Firmalar, bir taraftan artan maliyetlerle, diğer taraftan personel ve kaptan sıkıntısıyla mücadele ederken, peş peşe uygulanan cezaların işletmelerin üzerindeki ekonomik yükü daha da artırdığını ifade ediyor. CEZA PUANLARI BAŞKA BİR RİSKİ BERABERİNDE GETİRİYOR Sorunun yalnızca şirketlerin ödediği para cezalarından ibaret olmadığına da dikkat çekiliyor. Denetimler sonucunda sürücüler açısından oluşan ceza puanları, zaten ciddi bir kaptan ve nitelikli sürücü sorunu yaşayan sektörde yeni bir risk oluşturuyor. Tecrübeli kaptanların çeşitli yaptırımlar nedeniyle çalışma imkanlarının etkilenmesi, firmaların mevcut personel açığını daha da ağırlaştırabilecek bir sonuç olarak değerlendiriliyor. Öte yandan firmalar açısından da art arda uygulanan yaptırımların, yetki belgeleri ve taşımacılık faaliyetlerinin sürdürülebilirliği bakımından önemli sonuçlar doğurabileceği belirtiliyor. SEKTÖRÜN BEKLENTİSİ: CEZA DEĞİL, HAKKANİYETLİ DENETİM Taşımacılık sektörünün temsilcileri, denetimlerin tamamen kaldırılmasını değil, denetimlerin adil, ölçülü ve sektörün çalışma koşullarını dikkate alan bir anlayışla yapılmasını istiyor. Özellikle Bursa’da son dönemde yoğunlaştığı ifade edilen kontrollerin ardından sektör içerisinde şu soru gündeme geliyor: Amaç taşımacılık sektöründe mevzuata uyumu sağlamak mı, yoksa uygulanan yaptırımlar üzerinden firmaları giderek daha ağır bir mali ve idari yükün altına sokmak mı? Firmalar, her bir ihlalin ayrı ayrı değerlendirilmesi, kasıt ile teknik veya operasyonel aksaklıkların birbirinden ayrılması ve itiraz süreçlerinin etkin şekilde işletilmesi gerektiğini savunuyor. Çünkü bugün yüksek miktarlı cezalarla karşı karşıya kalan bir firma, yarın sefer sayısını azaltmak, personel kaybetmek veya faaliyetini yeniden değerlendirmek zorunda kalabilir. Bunun sonucunda ortaya çıkacak tablo ise yalnızca taşımacılık şirketlerini değil, otobüs kaptanından terminal çalışanına, bilet satış personelinden yolcuya kadar sektörün tamamını etkileyebilir. Sektörün beklentisi açık: Denetim olsun, ancak denetim; taşımacılığı sürdürülemez hale getiren bir ceza mekanizmasına değil, kurallara uyumu sağlayan adil ve öngörülebilir bir sisteme dönüşsün.

TREDER, Karayolu Can Güvenliği Arama Konferansı Düzenledi Haber

TREDER, Karayolu Can Güvenliği Arama Konferansı Düzenledi

TREDER, 23 Haziran 2026 tarihinde Wyndham Ankara Hotel’de "Karayolu Can Güvenliği Arama Toplantısı" gerçekleştirdi. Toplantıya Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Otomotiv Sanayi Daire Başkanı Hasan Semiz ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Ulaştırma Hizmetleri Daire Başkanı Sinan Oğuz liderliğindeki bakanlık yetkililerinin yanı sıra; Türk Standardları Enstitüsü (TSE) Taşımacılık Sektör Grup Başkanı Öncü Alper’in yanı sıra sektörün dernekleri ve sivil toplum kuruluşları adına Ağır Nakliyeciler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Yönetim Kurulu Üyesi Emre Ekin ile Doğan Çaylak, Tüm Araç Proje Mühendisleri ve sektör temsilcileri masada yer aldı. Ev sahibi TREDER heyetinde ise Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Arslan, Başkan Yardımcısı Kartal Erköy, Genel Sekreter Göktan Güçlü, Teknik Komite Başkanı Fuat Erdem, TSE Römork Alt Komite Başkanı ve TREDER Teknik Komite Başkan Yardımcısı Tanver Talas, Teknik Komite Üyesi Mehmet Pek ile Basın Danışmanı Hasan Karakurt hazır bulundu. TREDER Başkanı Arslan: "Amacımız Ortak akılla daha güvenli bir gelecek inşa etmek" Toplantının açılış konuşmasını yapan TREDER Başkanı Seyit Arslan, kamu kurumlarının sektöre verdiği desteğin önemine dikkat çekerek, bu güven ve vizyonla Türkiye'ye çok daha güçlü bir şekilde hizmet etme fırsatı bulduklarını vurguladı. Arslan, şunları kaydetti: "Bugün Türkiye’nin karayollarını kullanan milyonlarca insanımız için daha güvenli bir gelecek inşa etmek adına bir araya geldik. Sayın Cumhurbaşkanımızın bizlere işaret ettiği hedefler doğrultusunda; yollarımızı daha güvenli, yüklerimizi daha emniyetli ve en önemlisi canımızı çok daha korunaklı hale getirmek en büyük gayemizdir. İşte bu büyük hedef doğrultusunda; kamu kurumlarımız, denetim mercilerimiz, üreticilerimiz ve tedarikçilerimizle, kısacası tüm kesimlerle 'ortak bir akıl' oluşturmak için bu salondayız." TSE Taşımacılık Sektör Grup Başkanı Öncü Alper, ADR standartlarının ugulanmasındaki başarılı sürecin karayolundaki can güvenliği projesinde de yürütüleceğine inandığını kaydetti. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Otomotiv Sanayi Daire Başkanı Hasan Semiz de bakanlık olarak sektörün ve ülkenin faydasına olan bu projede beraber hareket edeceklerini belirterek, geliştirilecek eylem planına göre görevlendirileceklerini söyledi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Ulaştırma Hizmetleri Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Sinan Oğuz ise Bakanlık olarak; bu başlıkta süre gelen çalışmalara destek olabileceklerini ve bu proje kapsamında var olan araçlarla ilgili olarak kurumlarla koordineli olarak çalışabileceklerini söyledi. Regülasyonların öncüsü olmalıyız TREDER Başkan Yardımcısı Kartal Erköy, sektörde yaşanan hızlı teknolojik ve çevresel değişimin altını çizdi. Almanya’dan sonra Türkiye’nin ikinci büyük treyler üreticisi olduklarının altını çizen Erköy, artık regülasyonları uygulamadan öte sahiplenen öncü bir ülke olabileceklerini vurguladı. Bir araç tüm toplumu riske atar TREDER Genel Sekreteri Göktan Güçlü de “Güvenli olmayan araç yalnızca sürücüsünü değil, tüm toplumu riske atar" uyarısında bulunarak, her kazanın aslında bir insan, aile ve ekonomi meselesi olduğunun altını çizdi. Güçlü, güvenlik zafiyetlerinin can kayıpları ve yaralanmaların yanı sıra; taşınan yük zararlarına, sigorta maliyetlerinde artışa ve tedarik zincirinde kırılmalara yol açtığını belirtti. Yeni teknolojilerden yararlanmalıyız TREDER Teknik Komite Başkanı Fuat Erdem ise karayolu can güvenliğini sağlamak için Piyasa Gözetim Denetimleri ile Yol Kenarı Denetimleri’nin işlevsel hale getirilmesi gerektiğini aktardı. Erdem, otobüslerde kullanılan kamera ve alkolmetre gibi yeni teknolojilerin de ağır vastılar için de kullanılabileceğine dikkat çekti. Ayrıca TPMS gibi yeni teknolojilerin araç muayenelerinde denetlenmesi gerektiğini dile getiren Erdem, bu konuda yapılabilecekleri sıraladı. Yarı römorkların %62,4'ü regülasyonları karşılamıyor TREDER Teknik Komite Başkan Yardımcısı Tanver Talas tarafından yapılan sunumda, Türkiye yollarındaki araçların yarısından fazlasının güncel tampon regülasyonları gibi yeni güvenlik regülasyanlarına uymadığına dikkat çekilerek, son 20 yılda değişen standartlar hakkında bilgi verdi. TREDER, karayolu taşımacılığında güvenliği merkeze alarak, yollarda yalnızca mevzuata tam uyumlu ve güvenli treylerlerin bulunması gerektiğini vurgulayan Talas, “2025 yılı itibarıyla taşıma yetki belgesi alan firmalara ait yarı römork sayısı 327.061 adet olarak kaydedildi. Arka koruma sisteminin daha dayanıklı olmasını sağlayan yeni tampon regülasyonuna (ECE R58.03) uygun olduğu düşünülen araç sayısı yalnızca 122.825 adet (%37,6). Geriye kalan 204.236 adet (%62,4) yarı römorkun ise hala eski regülasyonların dayanım sınırlarında olduğu düşünülüyor.” şeklinde konuştu. 5 ve 15 yaş üzeri araçlar için neler yapılmalı? Tanver Talas, piyasadaki var olan treylerlerin 5 ve 15 yaş üzeri olarak iki ayrı kategoride değerlendirmesi gerektiğini belirterek derneğin önerilerini ve görüşlerini şöyle aktardı: “5 yaş üzeri araçlar için teknik düzenlemelere uygun hale getirilmeleri ve gerekli denetimlerin artırılması gerekiyor. 15 yaş üzeri araçlar yani ekonomik ömrünü tamamlamış bu araçlar için şehir içi kullanım yasakları gibi kısıtlamalar, ek vergi uygulamaları, şasi için zorunlu Tahribatsız Muayene (NDT) testleri ve genel muayenelerde yapısal bütünlük kontrolleri yapılması gerekiyor.” Yük Güvenliğinde Avrupa standartları şart Sunumda, yük güvenliğinin yalnızca taşınan yükün değil, onu taşıyan treylerin de güvenli olmasıyla sağlanabileceği vurgulandı. TREDER, araç üstyapısının yük taşımaya elverişliliğini denetleyen Avrupa Birliği mevzuatı EU 2014/47 sayılı yönetmeliğin, Türkiye'deki tüm perdeli treylerler için zorunlu hale getirilmesini öneriyor.

KOTAB İftar Buluşması Pilavcı Otomotiv Sponsorluğunda Gerçekleşti Haber

KOTAB İftar Buluşması Pilavcı Otomotiv Sponsorluğunda Gerçekleşti

Kocaeli’de 4 Mart 2026 tarihinde Workinn Hotel’de gerçekleştirilen iftar organizasyonuna sektörün önde gelen isimleri yoğun katılım sağladı. Programa KOTAB Başkanı Bilal Cem Acar başta olmak üzere Yönetim Kurulu üyeleri Yekta Türker, Raşit Arslan, Önder Kara, Kani Furkan Kaçar, Nail Gülhan, Metin Çakmak ve Dursun Özdemir katıldı. İftar davetinde ayrıca Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Hasan Soba, Gebze Ticaret Odası Başkanı Abdurrahman Aslantaş, İSTAB Başkanı Aziz Baş ve yönetim kurulu üyeleri de yer aldı. Sektör temsilcileri tarafında ise TEMSA Yurtiçi Satış Direktörü Baybars Dağ, Midibüs Yurtiçi Satış Yöneticisi Fatih Demirel, Bölge Satış Yöneticileri Mehmet Akiz ve Ali Acıbadem, Pilavcı Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Pilavcı, Çavuşoğlu Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Abdurrahman Çavuşoğlu ile Pilavcı Otomotiv Otobüs Satış Müdürü Murat Korkmaz programa katılan isimler arasında yer aldı. Samimi ve sıcak bir atmosferde gerçekleşen iftar buluşmasında sektör temsilcileri Ramazan ayının birlik ve beraberlik ruhunu aynı sofrada paylaştı. Programda konuşan KOTAB Başkanı Bilal Cem Acar, organizasyonun gerçekleşmesine katkı sağlayan tüm paydaşlara teşekkür ederek özellikle iftar programına destek veren Pilavcı Otomotiv’e katkılarından dolayı teşekkür etti. Acar, sektör temsilcileri arasındaki dayanışma ve iş birliğinin güçlenmesinin önemine vurgu yaptı. Sektör temsilcilerinin yoğun ilgi gösterdiği iftar organizasyonu, toplu taşımacılık sektöründe birlik ve beraberliğin güçlenmesine katkı sağlayan önemli bir buluşma olarak değerlendirildi.

Antalya’da Şehir İçi Yolcu Servisleri 1 Mart İtibarıyla Kaldırıldı Haber

Antalya’da Şehir İçi Yolcu Servisleri 1 Mart İtibarıyla Kaldırıldı

SERVİS GİDERLERİ ANA MALİYET KALEMLERİNDEN BİRİ Şehir içi yolcu servisleri; yakıt, personel, araç amortismanı, bakım ve sigorta giderleriyle birlikte firmalar için önemli bir operasyon maliyeti oluşturuyor. Özellikle yüksek enflasyon ortamında artan akaryakıt fiyatları, servis araçlarının günlük operasyon maliyetlerini ciddi seviyelere taşıdı. Aylık bazda bakıldığında toplamda 750.000 - 1.000.000 TL arasında bir maliyeti olduğu ve bu maliyetin her ay düzenli bir şekilde arttığı firma yetkilileri tarafından dile getirildi. Sektör temsilcileri, şehir içi servis uygulamasının bilet fiyatlarına doğrudan yansıtılamayan bir maliyet kalemi olduğunu vurgularken bu yükün sürdürülebilirliğinin zorlaştığını ifade ediyor. Antalya özelinde bakıldığında; geniş şehir coğrafyası, turistik bölgelerin merkeze uzaklığı ve dağınık yerleşim yapısı servis maliyetlerini daha da artıran unsurlar arasında gösteriliyor. SEZON ÖNCESİ “KONTROLLÜ TASARRUF” DÖNEMİ Yaz sezonu öncesinde talep artışı beklense de firmalar belirsiz ekonomik koşullar nedeniyle temkinli hareket etmeyi tercih ediyor. 1 Mart itibarıyla şehir içi servislerin kaldırılması kararı; operasyonel maliyetleri düşürme, sezon öncesi finansal dengeyi koruma amacıyla alınmış bir önlem olarak değerlendiriliyor. YOLCUYA YANSIMASI NE OLACAK? Servis hizmetinin kaldırılmasıyla birlikte yolcuların terminal ulaşımını kendi imkanlarıyla sağlaması gerekecek. Bu durum kısa vadede yolcu tarafında ek bir ulaşım maliyeti doğurabilecek ancak sektör temsilcileri, servis maliyetlerinin bilet fiyatlarına yansıtılmaması adına bu adımın zorunlu hale geldiğini belirtiyor. Aksi durumda bilet fiyatlarında daha yüksek oranlı artışların kaçınılmaz olabileceği ifade ediliyor. SEKTÖRDE YENİ BİR DÖNEMİN İŞARETİ Mİ? Antalya’daki uygulamanın, diğer büyük şehirlerde de benzer kararların habercisi olabileceği konuşuluyor. Artan maliyet baskısı, şehirlerarası taşımacılıkta “ek hizmetlerin yeniden yapılandırılması” sürecini hızlandırabilir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.