Hava Durumu

#Sigorta

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Sigorta haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sigorta haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tofaş Satış Sonrasında Geleceğin Müşteri Deneyimini İnşa Ediyor! Haber

Tofaş Satış Sonrasında Geleceğin Müşteri Deneyimini İnşa Ediyor!

Türkiye'nin öncü ve lider mobilite şirketlerinden Tofaş, otomotiv sektöründe yaşanan elektrifikasyon, dijitalleşme ve bağlantılı araç dönüşümünü müşteri deneyimi odağında yeniden şekillendiriyor. Satış öncesinden satış sonrasına, finansmandan sigortaya, ikinci elden bağlantılı araç hizmetlerine kadar uzanan müşteri yolculuğunu uçtan uca yöneten Tofaş, güçlü satış sonrası organizasyonu, yaygın servis ağı, dijital çözümleri ve yeni nesil hizmet modelleriyle müşterilerine araç sahipliği sürecinin her aşamasında kesintisiz destek sunuyor. Türkiye'nin en güçlü satış sonrası organizasyonu! Yaklaşık 7 milyon araç parkı ve kusursuz müşteri memnuniyeti ile kullanıcılarına hizmet veren Tofaş; 130’u elektrikli araçlara da hizmet veren 369 yetkili servis noktası, 38 bölgesel ve 2 merkezi yedek parça deposu, 8 bini aşkın servis çalışanı, 2 bin araçlık ikame araç filosu ve yılda yaklaşık 600 bin müşteri temasını yöneten Müşteri İlgi Merkezi ile Türkiye'nin en kapsamlı satış sonrası organizasyonlarından birini sürdürüyor. Otomotiv sektörünün çok büyük bir dönüşüm içerisinde olduğunu söyleyen Tofaş Satış Sonrası ve Yedek Parça Direktörü Hüseyin Şahin, “Elektrifikasyondan dijitalleşmeye, bağlantılı araçlardan yeni mobilite çözümlerine kadar sektörümüzde çok önemli bir dönüşüm yaşanıyor. Buna paralel olarak müşteri beklentileri de dönüşüyor. Ancak değişmeyen tek konu müşteri deneyiminin önemi. Biz de Tofaş olarak satış öncesinden satış sonrasına kadar müşterimizin tüm yolculuğunu uçtan uca ele alıyor, yatırımlarımızı ve organizasyonumuzu bu anlayış doğrultusunda geliştiriyoruz” dedi. Türkiye'de otomobil ve hafif ticari araç parkının hızla büyümeye devam ettiğini vurgulayan Hüseyin Şahin, şöyle devam etti: “Bu büyüme, satış sonrası hizmetlerin öneminin her geçen gün arttığı anlamını taşıyor. Bugün Türkiye'de toplam araç parkı 24 milyon adede ulaşırken, araçların yaklaşık yüzde 41'ini 16 yaş ve üzerindeki araçlar oluşturuyor. 20 yaşın üzerindeki araç sayısı ise 7,6 milyonu aşmış durumda. Yaklaşık 9 milyar Euro büyüklüğe ulaşan satış sonrası pazarı, otomotiv sektörünün en stratejik alanlarından biri olmayı sürdürüyor. Biz de Tofaş olarak araç parkında FIAT, Alfa Romeo, Jeep, Maserati, Peugeot, Citroën, Opel ve DS Automobiles markalarıyla birlikte yaklaşık 7 milyon büyüklüğe sahibiz. Bu dev parka hizmet verebilmek için Türkiye genelindeki 369 yetkili servis noktası, 8 bini aşkın servis çalışanı ve yüzde 98 seviyesindeki servis kapsama oranıyla müşterilerimize kesintisiz satış sonrası hizmet sunuyoruz. Bursa ve İzmir'deki ana dağıtım merkezlerimizin yanı sıra Türkiye'nin yedi bölgesine yayılmış 38 bölgesel yedek parça deposundan oluşan güçlü lojistik ağımız sayesinde günlük 151 farklı noktaya sevkiyat gerçekleştiriyor, aylık yaklaşık 2 milyon parçayı servis ağıyla buluşturuyoruz. Böylece bir yandan müşterilerimizin ihtiyaç duyduğu yedek parçalara en kısa sürede ulaşması sağlanırken diğer taraftan da satış sonrası hizmetlerde hız ve süreklilik de desteklenmiş oluyor.” Müşteri yolculuğu uçtan uca yönetiliyor! Tofaş, müşteri deneyimini yalnızca araç satın alma veya servis ziyareti olarak değerlendirmiyor. Müşterinin araç satın alma fikrinin oluştuğu ilk andan başlayarak araştırma, finansman, sigorta, teslimat, kullanım, bakım, onarım, ikinci el değerleme ve yeniden araç tercihine kadar uzanan tüm süreçleri tek bir müşteri yolculuğu olarak ele alıyor. Bu kapsamda müşteriler hem fiziksel hem de dijital kanallar üzerinden ihtiyaç duydukları hizmetlere kolaylıkla ulaşabiliyor. Araçlarını showroom'da incelemek isteyen müşteriler fiziksel deneyimi tercih ederken, dijital kanalları kullanmak isteyen müşteriler de teklif alma, bilgi edinme ve birçok işlemi online olarak gerçekleştirebiliyor. Müşteriler diledikleri noktada fiziksel ve dijital deneyimler arasında kesintisiz geçiş yapabiliyor. Tofaş’ın “Müşteri 360” yaklaşımı sayesinde ise müşterilerin bayi, servis ve diğer temas noktalarındaki deneyimleri bütünsel olarak değerlendiriliyor. Böylece müşterilerin ihtiyaçları daha hızlı analiz edilirken, kişiselleştirilmiş çözümler sunulabiliyor. Koç Stellantis Finansman, Koç Stellantis Sigorta gibi iştirakler ve Uzatılmış Garanti, Full Servis, Acil Yol Yardım Ekstra Paketi, Marka Kasko ve CareMagic gibi ürün ve hizmetler de müşterilerin araç sahipliği maliyetlerini daha öngörülebilir hale getirirken, araçların performansını ve ikinci el değerini korumaya katkı sağlıyor. Peugeot, Opel, Citroen ve DS Automobiles markalarının da Tofaş çatısı altında birleşmesi ile birlikte müşterilerine olan sorumluluklarının daha da arttığını belirten Hüseyin Şahin, Tofaş’ın 58 yıllık endüstriyel, AR-GE, ürün ve hizmet tecrübesini tüm markalara yaygınlaştırmak için yoğun bir çalışma gerçekleştirdiklerini belirtti. Elektrikli araçlara güçlü altyapı! Elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte satış sonrası hizmetlerde de yeni uzmanlık alanları oluşuyor. Tofaş, yaklaşık altı yıldır sürdürdüğü yatırımlarla elektrikli araçlara yönelik servis altyapısını sürekli güçlendiriyor. Bugün itibarıyla Tofaş bünyesindeki 319 yetkili servis elektrikli araçların periyodik bakım ve onarım hizmetlerini verebilir seviyeye ve 211 servis de batarya değişimi ve yüksek voltaj sistemlerini kapsayan ileri seviye onarım yetkinliğine sahip olmak için yatırımlarını tamamlamış durumda. Elektrikli araç servis standartlarını belirleyen TSE K646 kapsamında ise 130 yetkili servis gerekli sertifikasyon süreçlerini tamamladı. Tofaş, elektrikli araç kullanıcılarına yalnızca bakım ve onarım hizmeti sunmakla kalmıyor; şarj çözümleri, ev tipi şarj ünitesi veya mobil şarj hizmetleri ile farklı mobilite çözümlerini kapsayan özel hizmet paketleriyle de müşterilerinin elektrikli araç kullanım deneyimini destekliyor. Müşteri İlgi Merkezi çözüm odaklı yaklaşımıyla dikkat çekiyor! Tofaş'ın müşteri deneyimi stratejisinin merkezinde Bursa'da faaliyet gösteren Müşteri İlgi Merkezi yer alıyor. Yaklaşık 180 kişilik uzman ekip tarafından yönetilen merkez, yılda yaklaşık 600 bin müşteri temasını yönetirken; satış öncesinden satış sonrasına, sigortadan yedek parçaya, ikinci el hizmetlerinden bağlantılı araç teknolojilerine kadar uzanan geniş bir ekosisteme destek veriyor. Müşteri İlgi Merkezi'nin klasik çağrı merkezi anlayışının ötesinde bir yaklaşımla yapılandırıldığını belirten Hüseyin Şahin, "Müşterilerimize bu kadar önem verirken ve müşteri deneyimini işimizin merkezine koyarken, yalnızca talepleri kayıt altına alan bir çağrı merkezi anlayışıyla ilerlemek istemedik. Bu nedenle 2016 yılında yaklaşımımızı tamamen değiştirerek çözüm odaklı çalışan Müşteri İlgi Merkezi yapısını oluşturduk. Bugün hedefimiz, müşterilerimizin ihtiyaçlarını mümkün olan en kısa sürede karşılamak, anlık çözüm üretemediğimiz durumlarda ise süreci yakından takip ederek en hızlı şekilde geri dönüş sağlamak. Müşteri İlgi Merkezimiz sadece destek veren değil, aynı zamanda müşterilerimizi ürün ve hizmetlerimizle buluşturan önemli bir temas noktası olarak faaliyet gösteriyor." dedi. Mobiliteyi kesintisiz hale getiren hizmetler! Tofaş, satış sonrası hizmetlerde müşterilerin günlük yaşamının kesintiye uğramamasını öncelikleri arasında görüyor. Özellikle garanti kapsamındaki araç onarımlarında aynı gün teslim edilemeyen araçlar için müşterilerine ikame araç desteği sunan şirket, bugün bayileri aracılığıyla yaklaşık 2 bin araçlık ikame araç filosunu yönetiyor. Yol yardım hizmetlerinden mobilite çözümlerine kadar uzanan destekler sayesinde müşterilerin araçları serviste bulunduğu süre boyunca günlük yaşamlarına kesintisiz devam edebilmesi hedefleniyor. Eurorepar Car Service hız kesmiyor! Tofaş'ın bağımsız satış sonrası pazarındaki markası Eurorepar Car Service ise marka ve model ayrımı gözetmeden tüm otomobil ve hafif ticari araç kullanıcılarına hizmet sunmaya devam ediyor. Türkiye'de yaklaşık 22,7 milyon araçlık parka hitap eden yapı, son yıllarda ulaştığı servis ağı, müşteri sayısı ve büyüme performansıyla dikkat çekiyor. 2021 yılında 85 servis noktasıyla faaliyet gösteren Eurorepar Car Service, bugün 72 şehirde 380 servis noktasıyla hizmet veriyor. Aynı dönemde yıllık servis girişleri 70 binden 250 bine yükselirken, Euro bazında cirosu da son dört yılda sekiz kat büyüdü. Eurorepar Car Service'in Türkiye'deki büyümesini değerlendiren Hüseyin Şahin, “Türkiye'de araç parkı büyüyor ve yaşlanıyor. Bu durum bağımsız satış sonrası pazarı için de önemli fırsatlar oluşturuyor. Eurorepar Car Service'i, marka, modeli ya da yaşı ne olursa olsun tüm araç sahiplerine kaliteli ve güvenilir hizmet sunan güçlü bir servis ağı olarak konumlandırıyoruz. Son dört yılda hem servis ağımızı hem de müşteri sayımızı önemli ölçüde artırdık. Bugün Avrupa'nın en güçlü Eurorepar Car Service organizasyonlarından birine sahibiz. Hedefimiz, yıl sonuna kadar 80 şehirde 450'nin üzerinde servis noktasına ulaşarak daha fazla müşteriyi Eurorepar Car Service kalite ve güvencesiyle buluşturmak.” diye konuştu.

Ucuz Parça ve İşçiliğin Peşine Düşenler Uzun Vadede Pişman Oluyor Haber

Ucuz Parça ve İşçiliğin Peşine Düşenler Uzun Vadede Pişman Oluyor

VAN'DAN İSTANBUL'A, ÇIRAKLIKTAN USTALIĞA GİDEN 40 YILLIK BİR YOLCULUK 1984'ten bu yana bu işin içindeyim. Çıraklıktan ustalığa kadar her aşamasını bizzat yaşadım. Ailede bu işi yapan kimse yoktu; tamamen sahada yetiştim. İlk yıllarımda Van'da TEMSA-MAN servislerinde çalışarak sektöre adım attım. Ardından Mercedes-Benz servislerinde ustalık dönemimi geçirdim. Askerlik sonrasında Vangölü Motorlu Araçlar bünyesinde yine Mercedes servisinde görev yaptım. 1995 yılında İstanbul otogarı serüveni başladı. 2000 yılında Van'a dönerek kendi özel servis işletmemi kurdum ve bu işletmeyi 2020'ye kadar sürdürdüm. Ustalıkla birlikte otobüs işletmeciliğini de öğrendim. Otobüs de sürdüm, yazın oturup bilet de kestim. Bu işin hem tamir tarafını hem işletme tarafını bizzat yaşayarak biliyorum.Sektörü yalnızca teknik açıdan değil, operasyonel ve ekonomik açıdan da içinden tanıyan biri olarak konuşuyorum. OTOBÜSÇÜ 12 AYIN HESABINI YAPMYOR; EN BÜYÜK YANLIŞ BU Bugün otobüsçülük sektörü ciddi bir maliyet baskısı altında. Artan sigorta, lastik, bakım ve köprü geçiş ücretleri işletmeleri gerçekten çok zorluyor ama bence asıl sorun bu maliyetlerin hesaplanma biçiminde. Otobüsçü 12 ayın hesabını yapmıyor, sadece sezonu düşünüyor. En büyük yanlış bu. Sezon geldiğinde para var, sezon geçince hesap kapalı ama sigorta yıllık, lastik mevsimlik, bakım periyodik, köprü ücretleri sürekli. Bunların tamamını 12 aylık bir tabloya oturtmadan doğru bir hareket planı oluşturulamaz. Gelir-gider kalemlerini 12 ayın hesabına göre planlamak, bu işte ayakta kalmanın temel koşuludur. SEKTÖRDE ARTIK BAYRAMLAR BİLE KISA SÜRÜYOR Son yıllarda taşımacılık sektörü ciddi bir daralma yaşıyor. Yolcu talebi azaldı, bayram ve tatil süreleri kısaldı, öğrenci hareketliliği ve genel anlamda şehirlerarası hareketlilik düştü. Eskiden bayramlar sektörün can damarıydı; şimdi o yoğunluk bile çok kısa sürüyor. Maliyetler ise tam tersine ciddi biçimde arttı. Bu iki trendin aynı anda yaşanması, işletmeleri gerçekten çok zor bir denklemin içine sokuyor. KALİTEDEN TAVİZ VERİLİNCE SİSTEM BOZULUYOR Sektördeki en büyük sorunlardan biri, maliyet baskısı altında kalitenin feda edilmesi. Biz hiçbir zaman kaliteden taviz vermedik ama piyasada ucuz işin peşine düşülüyor. Bu da sistemi bozuyor. Yedek parça seçiminde ucuz ve kalitesiz ürünler kullanılması, uzun vadede çok daha büyük arızalara zemin hazırlıyor. Özellikle turbo ve bağlantı parçalarında yanlış ürün tercihi, ciddi motor riskleri oluşturuyor. Ucuz işçilik kısa vadede karlı gözükse de uzun vadede araç yakar. Bu hesabı yapmadan yaklaşan her işletmeci er ya da geç ağır bir bedel ödüyor. YENİLENMİŞ MOTOR HİZMETİMİZLE OTOBÜSÇÜNÜN HER ZAMAN YANINDAYIZ Şehirlerarası otobüsler hiç durmadan çalışıyor; çok fazla kilometre yapıyorlar. Bu süreçte motorlar kaçınılmaz olarak yıpranıyor ve yenilenmesi gerekiyor. 2017 yılından bu yana yeni nesil motorlar üzerinde yoğun biçimde çalıştık ve kendimizi geliştirdik. Sadece arıza onarımı değil, motorun tamamen revizyonu ve yenilenmesi alanında ciddi bir birikim edindik. Motoru söküp yeniden toplama, arızayı doğru analiz etme ve sistemi tekrar sağlıklı biçimde devreye alma konusunda önemli işler yaptık. Bugün servisimizde yenilenmiş motorlar hazır bekliyor. Otobüsçü günlerce serviste tamir ya da yeni motor beklemek zorunda kalmıyor. Bir gün içinde takılan yenilenmiş motorlar, servisimizde bakım süreçleri yürütülmesi kaydıyla garanti kapsamında. Bu hizmet, özellikle seferden kalmak istemeyen işletmeciler için gerçek bir çözüm sunuyor. NECMİ USTA OTOMOTİV OLARAK 300 METREKARE ALANDA 6 ÇALIŞANIMIZ İLE HİZMET VERİYORUZ Van'da başlayan bir çıraklık hikâyem, İstanbul otogarlarında ustalığa, oradan kendi işletmesini kuran bir girişimcilik yolculuğuna dönüştü. Büyük İstanbul Otogarı Zemin Kat Tamirhaneler Bölümü No:16'da 300 metrekarelik bir alanda 6 çalışanımızla hizmet veriyoruz. Yedek parça stoklarımızı online sistem üzerinden takip ediyoruz; böylece hem stok güncelliğini hem de müşteriye hızlı yanıt vermeyi sağlıyoruz. Bu işi sadece teknik bir meslek olarak görmedim hiçbir zaman. Otobüsçülüğün değişen ekonomik yapısını içeriden yaşadım, tanıklık ettim. Hem tamir ustası hem işletmeci kimliğiyle edindiğim bu birikim, servisimize gelen her otobüsçüye aktardığım en değerli şey. ARSLAN BAYRAM ABİMİN ÜZERİMDE EMEĞİ ÇOKTUR Uzun yıllar boyunca Best Van Turizm’de otobüs çalıştırdım; hâlen farklı bir firmada da araç işletmeye devam ediyorum. Best Van Turizm sürecinde firma sahibi Arslan Bayram Abi'nin büyük desteğini gördüm. Arslan Bayram Abi egoyu hiç işine katmamış bir insandır. Doğal yaşar, gösterişten uzak bir yapısı vardır. Çalışanlarına ve çevresine karşı samimi ve dengeli bir yönetim anlayışı sergiler. Bu sektörde nadir rastlanan bir duruş. Sizlerin vasıtasıyla kendisine özel teşekkür etmek isterim.

Takas Desteği Olmadan Sıfır Araç Satışı İstenilen Düzeye Ulaşamaz Haber

Takas Desteği Olmadan Sıfır Araç Satışı İstenilen Düzeye Ulaşamaz

ÇOCUKLUĞUMDA ÖĞRENDİĞİM HER ŞEY BUGÜNKÜ İŞ ANLAYIŞIMIN TEMELLERİNİ OLUŞTURDU 1995 yılında İzmir'in Ödemiş ilçesinde doğdum. Evliyim, iki çocuk babasıyım. Okul hayatımın tamamı Ödemiş'te geçti; lise mezunuyum. Üniversiteye gitmedim, çünkü sektöre olan tutkum her şeyin önüne geçti. Bu işi seçmedim aslında; bu iş beni seçti diyebilirim. Zira ailemiz dört kuşaktır bu sektörün içinde. Dedemin babası sektöre ilk adımı atan kişi. Oradan dedeme, dedemden babama, babamdan bana aktarılan bu miras, şimdi beş buçuk yaşındaki oğluma da taşınmaya devam ediyor. 2001 yılında, Ödemiş'in eski otogarında para toplayarak başladım bu sektöre. Okula gitmeden önce arabanın içinde koşuşturur, ayakkabılarımı çıkarıp çorapla koltuktan koltuğa atlayarak yolculardan para toplardım. On altı, on yedi yaşıma kadar hatlarda muavinlik yaptım. O yıllarda öğrendiğim her şey, bugünkü iş anlayışımın temelini oluşturuyor. Dedem dolmuşçu ve taşımacıydı. Babam Halil Karakaş ise 1997 yılında vergi levhasını açarak galericiliğe başladı. O günden bu yana levhamız hiç kapanmadı. 2017 yılına kadar şahıs şirketi olarak faaliyet gösterdik; o yıl Karakaşoğlu Otomotiv Limited Şirketi'ni kurarak kurumsal bir yapıya geçtik. 2024 yılında ise Isuzu bayiliğini alarak bir kez daha önemli bir adım attık. SATIŞ YAPMADIĞIMIZ İL YA DA İLÇE KALMADI! 2024 yılına gelindiğinde Karakaşoğlu Otomotiv, ikinci el araç satışında Türkiye'nin 81 ilinin tamamında tanınan bir firma hâline gelmişti. Satış yapmadığımız bir il ya da ilçe kalmadı. Bu büyüme tesadüf değil; babamın yıllar içinde biriktirdiği çevre, dürüst ticaret anlayışı ve hiçbir zaman müşteriyi geri çevirmemek ilkesiyle mümkün oldu. Takas konusunda hiçbir zaman kapı kapatmadık. Buraya araç almaya gelen boş çıkmadı. Müşteriye 'Hayır' demek bizim sözlüğümüzde yer almıyor. Bu güven, zamanla Türkiye genelinde bilinirliğimizi artırdı ve 2023 yılında Isuzu fabrika yöneticileri bizi buldu. "Böyle bir iş birliğini düşünür müsünüz?" diye teklif geldi. ISUZU’NUN KUŞAĞINDAN RENGİNE KADAR HER DETAYINI EZBERE BİLİRİM Isuzu benim için yalnızca bir marka değil; bir çocukluk hikâyesidir. Beş yaşındayken Isuzu'nun her modelini, koltuk rengini, kuşağını ezbere bilirdim. Bilmediğim olduğunda babamdan azar işitirdim. Bu marka adeta evin bir parçasıydı. Dolayısıyla teklif geldiğinde kararımız çok zor olmadı. 2024 yılında resmi bayilik faaliyetlerimize başladık. İzmir'de daralmaya başlayan Isuzu pazarını canlandırmak için agresif bir takas politikası izledik. Yeri geldi, iki sıfır araç verdim, sekiz araç takas aldım; yalnızca Isuzu'yu piyasaya yeniden sokmak ve markayı canlandırmak için. Çanakkale'de de kapsamlı çalışmalar yürüttük ve somut sonuçlar aldık. 2025 yılında İzmir bayisi olarak Türkiye'nin 41 iline satış gerçekleştirdik. Bu rakam, başlangıç için son derece güçlü bir ivme göstergesi aslında. ANKARA'DAKİ YENİ ŞUBEMİZ İLE İSTİKRARLI BİR ŞEKİLDE BÜYÜMEYE DEVAM EDİYORUZ Türkiye genelindeki ikinci el satış hacmimiz ve Isuzu bayiliğindeki büyümemiz, Ankara'ya açılmayı kaçınılmaz kıldı. Ankara büyük bir pazar; Türkiye'nin merkezi olması her anlamda stratejik bir konum sunuyor ancak bayiliklerde şunu net gördük: takas desteği olmadan sıfır araç satışı asla istenen seviyeye ulaşmıyor. Sıfır satışı büyük ölçüde ikinci el ve takas gücüne bağlı. Fabrika bize yeniden seslendi: "Ankara'ya takas desteği olan, piyasada aktif bir yapı gerekiyor." Babam Halil Karakaş ile bir hafta boyunca değerlendirdik. Sonunda hem bizim için hem de Isuzu için doğru adım olduğuna karar verdik. Yer mülkiyetini satın alarak yatırımımızı gerçekleştirdik. Ankara Pursaklar Saray Mahallesi'nde, ana yol üzerinde, havaalanına yakın, ulaşımı kolay ve geniş otoparka sahip mevcut yerimizi bulduk. Şu an 800 metrekarelik plazamıza ek olarak yanına aldığımız 2.000 metrekarelik alanla ilerideki büyüme hedeflerimiz için güçlü bir zemin oluşturduk. KARAKAŞOĞLU OTOMOTİV OLARAK TAŞIMACILIK SEKTÖRÜNÜN HER ALANINDA FAALİYET GÖSTERİYORUZ Karakaşoğlu Otomotiv yalnızca otomobil alım satımıyla sınırlı değil; taşımacılık ve turizm alanında da köklü bir geçmişe sahip. 2011 yılına kadar Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde araçlarımızı kiraya vererek turizm sektöründe aktif rol oynadık. 2011'de Ulaştırma Bakanlığı'ndan D2 yetki belgemizi aldık; bu belgeyle düğün, dernek, özel gün ve gezilerde araç tedarik etmeye başladık. 2017'de D2 belgemizi B2'ye çevirerek yurt dışı turlara adım attık. 2019'da ise Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı TÜRSAB belgemizi alarak turizm seyahat acenteciliğine başladık. Bugün acentemiz kültür turları, okul gezileri ve bölgesel turlar düzenlemeye devam ediyor. Aynı zamanda meslektaş acentelere araç kiralama hizmeti veriyoruz. D1 ve D4 yetki belgelerimizle Ödemiş-Salihli arasında daha önce mevcut olmayan yolcu hatlarını kurduk. Bu hatlarda çalışan araçlarımız için kendimize katı bir şartname belirledik: en fazla iki yaşında araç. 2026 yılında filomuzun en eski aracı 2025 model. Taşımacılık kolunda şu an 51'e yakın aracımız faaliyet gösteriyor. BİZİM SİSTEMİMİZ “ÖZMAL” ÜZERİNE KURULUDUR Karakaşoğlu Otomotiv'de her şey özmal üzerine kuruludur. Araçlar bizim, belgeler bizim, yakıt bizim. Ödemiş Bozdağ'da kurduğumuz Opet-Sunpet istasyonuyla yakıt ihtiyacımızı büyük ölçüde kendi kaynaklarımızdan karşılıyoruz. Bunun yanı sıra sigorta şirketimiz aracılığıyla araçlarımızın trafik sigortası ve kaskolarını da bünyemizde yönetiyoruz. Bu bütünleşik yapı bize hem maliyet avantajı hem de operasyonel bağımsızlık sağlıyor. Bu avantajı müşterilerimize yansıtıyoruz: rakiplerimizle kıyaslandığında çok daha uygun fiyatlarla turlar düzenliyor, insanları her köşeye taşımayı başarıyoruz. Ödemiş merkezde 7.500 metrekarelik showroomumuzda 80 ila 120 araç arasında değişen sürekli bir stok tutuyoruz; 80'in altına düşmüyoruz. Aktif 54 personelimizle hem İzmir'e hem de Ankara'ya hizmet vermeye devam ediyoruz. Kaptanlarımız ve ekibimiz yıllardır bizimle. Sürekli değişen bir kadromuz yok; bu istikrar, hizmet kalitemizin en güçlü güvencesi. Dört kuşaktan bu yana taşınan bir değerler zinciri var Karakaşoğlu'nda. Büyüme hedeflerimiz güçlü ama temeli asla sarsmadan, dürüstlükten ve kaliteden ödün vermeden büyümeye devam edeceğiz.

Engelsiz Showroom’da Engel Yok, Destek Var! Haber

Engelsiz Showroom’da Engel Yok, Destek Var!

ÖZEL AVANTAJLAR SUNULUYOR Otomotiv sektöründe 20 yılı aşkın deneyime sahip Koçaslanlar Motorlu Araçlar, engelli bireylerin araç satın alma ve kullanım süreçlerinde karşılaştığı zorluklara çözüm sunmak amacıyla geliştirdiği “Engelsiz Showroom” projesini hayata geçirdi. Renault Dacia yetkili satıcı ve servisi olarak Bursa İnegöl ve Kestel’de faaliyet gösteren şirket, bu proje ile erişilebilir, bütüncül ve sürdürülebilir bir mobilite deneyimi sunmayı hedefliyor. Proje kapsamında engellilere özel dizayn edilen showroom ve sağlanan özel hizmetlerin yanında, müşterilere Medicana Bursa Hastanesi’nde özel indirimler sunuluyor. YETKİLİ SERVİSTE YÜZDE 20 İNDİRİM Koçaslanlar Motorlu Araçlar tarafından Bursa-Kestel’de açılan Renault Dacia Showroom’u, Engelsiz Showroom Projesi kapsamında ÖTV muaf müşterilere özel müşteri danışmanı, öncelikli servis randevusu alma imkanı, engelli dostu ulaşım desteği, vale ve araç teslim hizmeti sağlıyor. Ayrıca ücretsiz araç check-up hizmeti, servis ve işçilikte yüzde 20 indirim, yedek parçada özel fiyatlar, Koçaslanlar Sigorta Marka Kasko İndirimi, estetik ve oto kuaförde yüzde 15 indirim gibi pek çok avantaj sunuyor. ARACINIZ KOÇASLANLAR’A SAĞLIĞINIZ MEDICANA’YA EMANET Koçaslanlar Motorlu Araçlar , Engelsiz Showroom projesi kapsamında sağlık alanında da önemli bir iş birliğine imza attı. Özel Medicana Bursa Hastanesi ile hayata geçirilen anlaşma doğrultusunda, ÖTV muafiyetli müşterilere ve birinci derece yakınlarına çeşitli sağlık ayrıcalıkları sunulacak. Bu sayede, Koçaslanlar müşterilerinin sağlık hizmetlerine daha kolay ve avantajlı koşullarda erişmesi hedefleniyor. “AYRICALIKLAR SUNUYORUZ” ÖTV muafiyetiyle araç sahibi olmanın önemli bir devlet desteği olduğunu belirten Koçaslanlar Motorlu Araçlar Genel Müdürü Didem Aras, söz konusu araçların mevzuat gereği 10 yıl boyunca satılamadığını hatırlattı. Aras, araçların bu sürede değerini koruması ve sorunsuz şekilde kullanılabilmesi için yetkili servis desteğinin büyük önem taşıdığının altını çizerken, “Koçaslanlar Motorlu Araçlar olarak, Engelsiz Showroom mottosu ve hizmet anlayışıyla; satış ve satış sonrası süreçlerde ÖTV muafiyetinden yararlanan müşterilerimize önemli ayrıcalıklar sunuyoruz” ifadelerini kullandı.

Ortak Şehir İçi Servis Sistemimiz, Sektörümüz İçin Adeta Bir Can Suyudur Haber

Ortak Şehir İçi Servis Sistemimiz, Sektörümüz İçin Adeta Bir Can Suyudur

OTOGAR HAYATINA 1998 YILINDA BAŞLADIM 1982 yılında Erzurum’da doğdum. Otogar hayatına 1998 yılında Büyük İstanbul Otogarı’nda 59–60 numaralı yazıhanede çalışarak başladım. 2008 yılında merhum Süleyman Hamurcu ve oğlu Rahmi Hamurcu tarafından kurulan Süha Turizm’in faaliyete geçmesiyle birlikte firmanın işletmeciliğini üstlendim. Yaklaşık 17 yıldır bu görevi yürütüyorum. Zaman içerisinde özellikle servis hizmetlerinde firmaların büyük zorluklar yaşadığını fark ettim. Her firmanın kendi servis ağını kurmasının sürdürülebilir bir model olmadığını gördüm. Bu ihtiyacı öngörerek 2015 yılında servis aracı yatırımı yaptım ve otogarda firmalara ücretsiz servis hizmeti sunmaya başladım. Daha sonra kardeşlerimle birlikte farklı firmaların da işletmeciliğini üstlendik. Eskilerin güzel bir sözü vardır: “Kötü ev sahibi kiracıyı mal sahibi yapar.” Biz de zaman içinde yaşadığımız bazı tecrübelerden sonra artık kiracı değil mal sahibi olma yolunu tercih ettik ve yatırımlarımızı bu doğrultuda büyüttük. SEKTÖRDE BU KADAR FARKLI OTOBÜS FİRMASINI TEK ÇATI ALTINDA BULUŞTURAN TEK SERVİS TAŞIMACISIYIZ Uzun yıllardır Esenler Otogarı’nda yazıhane işletmeciliği yapıyorum. Bunun yanında bir süredir şehirlerarası firmaların servis taşımacılığı işlerini de yürütüyorum. Bugün geldiğimiz noktada İstanbul’da ve hatta Türkiye genelinde bu kadar firmayı aynı çatı altında toplayarak şehir içi servis hizmeti sunan tek taşıma firması konumundayız. Esenler Otogarı’nda aktif olarak çalıştırdığımız 5 adet yazıhanemiz bulunuyor. Bu yazıhanelerde 11 farklı firmanın komisyonculuğunu yapıyoruz. Bunun dışında Alibeyköy Cep Otogarı’nda 3 yazıhanemiz hizmet veriyor. Ayrıca Anadolu Yakası’nda da 2 adet terminalimiz bulunuyor. Bugün itibarıyla bu terminallerde çalışan 38 adet servis aracımız var. Bunların 12 tanesi 27’lik diye tabir edilen midibüs, geri kalan araçlarımız ise minibüslerden oluşuyor. Minibüslerimizin tamamı Ford Transit, midibüslerimiz ise Otokar Sultan marka araçlardan oluşuyor. ÇALIŞANLARIMIZIN HAKLARINI HER ZAMAN TESLİM ETTİK Uğur Taşımacılık olarak en hassas olduğumuz konulardan biri çalışanlarımızın haklarıdır. Sigortasız hiçbir personel çalıştırmıyoruz. Tüm çalışanlarımızın sigorta girişleri yapılmadan işbaşı yapmalarına izin vermiyoruz. Bugün 78 kişilik bir kadroyla İstanbul’da hem yazıhane işletmeciliği hem de servis faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Şirketlerimizin kurulduğu günden bu yana 1 lira dahi vergi veya SGK borcumuz bulunmamaktadır. Güçlü sermaye yapımızla ülkemize katma değer sağlayarak ve istihdama öncelik vererek yolumuza devam ediyoruz. ORTAK SERVİS SİSTEMİYLE FİRMALARIN MALİYETİNİ YÜZDE 90’A YAKIN DÜŞÜRDÜK Şehirlerarası taşımacılık yapan firmaların en büyük maliyet kalemlerinden birinin şehir içi servis hizmetleri olduğunu sektörde herkes bilir. Birçok firma bu servisler nedeniyle ciddi zarar ediyor. Ulusal ölçekte çok büyük sefer ağı olan birkaç firma doğal olarak kendi servislerini kullanabiliyor ancak diğer firmalar için bu model sürdürülebilir olmaktan çıkmış durumda. Bu nedenle firmalar hızla servislerini birleştirme yoluna gidiyor. Biz de burada devreye giriyoruz. Tüm ekiplerimizle birlikte 7 gün 24 saat çalışarak yazıhanelerimizde biletleme hizmeti veriyor ve şehir içi yolcuların taşınmasını organize ediyoruz. Eskiden her firma kendi servisini kullanıyordu. Aynı güzergâha giden yolcular için 20 farklı firmanın 20 ayrı servisi yola çıkıyordu ama bu araçların yolcu kapasitesini topladığınızda aslında 5 aracın taşıyacağı kadar yolcu çıkıyordu. Yani 15 araç boş boş trafikte dolaşıyordu. Bu durum hem firmalara ciddi maliyet getiriyordu hem de yakıt tüketimi nedeniyle çevreyi kirletiyor, aynı zamanda trafik yoğunluğunu artırıyordu. Bizim geliştirdiğimiz ortak servis sistemi sayesinde bugün yaklaşık 40 firmaya kendi araçlarımızla ortak servis hizmeti veriyoruz. Bu sayede firmaların servis maliyetlerini %90’a yakın düşürmüş durumdayız. Bu oran gerçekten çok ciddi bir tasarruftur. Yıllık maliyet hesaplandığında firmalar için adeta can suyu niteliğinde bir destek anlamına geliyor. Eskiden 40 otobüsü olan firmanın da servisi vardı, 3 otobüsü olan firmanın da servisi vardı. Şimdi ise ortak servis sistemiyle hem maliyetler düşüyor hem de kaynaklar çok daha verimli kullanılıyor. SERVİS ÜCRETLERİNİ MİNİMUM SEVİYEDE TUTARAK SEKTÖRE DESTEK OLUYORUZ Bugün İstanbul’da bir servis aracının aylık maliyeti ortalama 275 bin liradan aşağı değildir. Yakıtı, personeli, bakımı, sigortası derken ciddi bir maliyet ortaya çıkıyor. Buna rağmen biz servis ücretlerini mümkün olan en düşük seviyede tutmaya çalışıyoruz çünkü amacımız sadece ticaret yapmak değil, aynı zamanda bu sektöre destek olmak. Firmalar zaten çok zor şartlarda ayakta kalmaya çalışıyor. Bu nedenle biz de elimizden geldiğince sektöre katkı sağlamak adına fiyatlarımızı piyasa şartlarının oldukça altında tutuyoruz ve firmalarımıza sorunsuz hizmet vermeye devam ediyoruz. EFE TUR İSTANBUL İŞLETMECİLİĞİNİ BÜNYEMİZE KATTIK Yakın zamanda Efe Tur yönetimi ile yaptığımız görüşmeler sonucunda Esenler, Alibeyköy ve Dudullu işletmelerini bünyemize kattık. Bu süreçte ciddi bir yatırım yaptık. Efe Tur yazıhanesini büyüterek diğer firmalarımızı da bu yapının içine dahil ettik. Yazıhane ve peron kullanımını daha pratik ve daha verimli hale getirdik. Operasyonlarımızın yönetimi açısından da bu bizim için oldukça iyi bir lokasyon oldu. Efe Tur’u bünyemize katmamızla birlikte bugün günlük ortalama 60 otobüs seferinin organizasyonunu düzenli bir şekilde yürütüyoruz. ANADOLU YAKASI’NDA OTOGAR SORUNU ARTIK KANGREN HALİNE GELDİ Bugün sektörün en büyük sorunlarından biri Anadolu Yakası’nda gerçek bir otogarın olmamasıdır. Anadolu Yakası’nda terminaller dağınık şekilde faaliyet gösteriyor ve bu sorun yıllardır çözülemiyor. Ne yazık ki devlet yeterince destek olmuyor, belediyeler yeterince destek olmuyor, sektör kuruluşları da bu konuda yetersiz kalıyor. Bugün firmaların Anadolu Yakası’nda terminallere ödediği kira bedelleriyle aslında çoktan modern bir otogar yapılabilirdi. Orada çok ciddi maliyetler ödeniyor ama kalıcı bir çözüm üretilemiyor. Sultanbeyli Otogarı’nın kaldırılıp Paşaköy gişeleri yakınlarında yeni bir otogar yapılacağı açıklandı ancak oradaki esnaf arkadaşlarla konuştuğumuzda yeni otogarın şehir merkezine oldukça uzak olacağı ve servis konusunda ciddi sıkıntılar yaşanacağı ifade ediliyor. Açık konuşmak gerekirse, o bölgede bir otogar yapılsa bile yolcuların bu noktayı ne kadar tercih edeceği konusunda ciddi soru işaretleri var. TEK BAŞINA YAZIHANECİLİK DÖNEMİ ARTIK BİTMİŞTİR Bugün sektörde açıkça söylemek gerekiyor ki tek başına yazıhanecilik dönemi artık bitmiştir. Bir yazıhanede genellikle 3 ya da 4 firma birlikte çalışıyor. Her firmanın ayrı işletmecisi, ayrı personeli var. Bu yapı artık sürdürülebilir olmaktan çoktan çıktı. Eğer bir yazıhanedeki 3 firma bir araya gelip ortak bilet kesemiyorsa ve servis organizasyonunu birlikte yönetemiyorsa, o işletmelerin ayakta kalması artık çok zor. Bugün otogarlarda ayakta kalmanın başka bir yolu kalmadı. Eğer herkes rakiplik anlayışını ve birbirini çekememe durumunu bir kenara bırakmazsa, çok kısa bir süre içinde iflasların yaşanması kaçınılmaz olacaktır. Burada yapılması gereken en doğru şey şudur: Aynı yazıhanede çalışan işletmeciler birleşmeli ve maliyetlerini ortak yönetmelidir. Biz bugün 40 firmanın servis organizasyonunu ve 10’dan fazla firmanın işletmeciliğini tek çatı altında nasıl topladıysak, yazıhaneci arkadaşlarımızın da artık ciddi şekilde oturup düşünmeleri gerekiyor. Bugün yazıhaneci dostlarımız arasında araçlarını sigorta yaptıramayan işletmeler olduğunu görüyoruz. Durum gerçekten çok ciddi bir noktaya geldi. Ben buradan tüm meslektaşlarıma açık bir çağrı yapıyorum: Birleşmenin yollarını bulun. Bu maliyetlerle tek başına ayakta kalma şansı artık yok.

Paylaşım Ekonomisinin Lojistikteki Yansıması: Parça Eşya Taşımacılığı ile Tanışın Haber

Paylaşım Ekonomisinin Lojistikteki Yansıması: Parça Eşya Taşımacılığı ile Tanışın

Özellikle İstanbul gibi sürekli göç alan, öğrenci nüfusunun yoğun olduğu, kentsel dönüşümün hız kesmeden devam ettiği metropollerde, tam kapasite bir evden eve nakliyat hizmetine ihtiyaç duymayan büyük bir kitle bulunuyor. Çeyiz eşyalarını yeni evine göndermek isteyenler, yazlık evine birkaç beyaz eşya yollayanlar, internet üzerinden ikinci el mobilya satın alanlar veya memleketine dönen öğrenciler... Tüm bu senaryolarda geleneksel nakliye yöntemleri hem bütçeyi sarsıyor hem de kaynak israfına neden oluyor. İşte tam bu noktada, modern lojistiğin parlayan yıldızı olan parça eşya taşımacılığı devreye giriyor. Bu kapsamlı rehberimizde, parça eşya taşımanın ne olduğunu, nasıl çalıştığını, bütçenize sağladığı katkıları ve Türkiye'nin dört bir yanına uzanan modern nakliye ağlarının avantajlarını derinlemesine inceliyoruz. Parça Eşya Taşımacılığı Nedir? Geleneksel Nakliyeden Farkı Ne? Parça eşya taşımacılığı (parsiyel taşımacılık), en basit tabiriyle, bir nakliye aracını tam olarak doldurmayacak hacimdeki eşyalarınızın, aynı güzergaha giden farklı müşterilerin eşyalarıyla aynı araç içerisinde paylaşımlı olarak taşınması sistemidir. Havayolu taşımacılığında bir uçağın koltuklarını paylaşmak veya kargo şirketlerinin aynı araca yüzlerce farklı paket koyması mantığıyla aynı temele dayanır. Geleneksel evden eve nakliyatta, bir kamyon sadece sizin eşyalarınız için tahsis edilir ve araçta boş yer kalsa bile o alanın maliyetini siz ödersiniz. Parça eşya sisteminde ise, yalnızca eşyanızın araç içerisinde kapladığı metreküp (hacim) kadar ücret ödersiniz. Bu durum, taşımacılık maliyetlerini inanılmaz derecede düşürür. Üstelik bu işlem, profesyonel ambalajlama, de-montaj, montaj ve asansörlü taşıma gibi standart lojistik hizmetlerinden hiçbir taviz verilmeden gerçekleştirilir. Güvenlik Endişelerini Aşmak: "Eşyalarım Başkasınınkiyle Karışır mı?" Parça eşya taşıma fikriyle ilk kez karşılaşan tüketicilerin aklına gelen ilk ve en büyük soru şudur: "Benim eşyalarım diğer kişilerin eşyalarıyla aynı kamyona yüklenirse kaybolmaz mı veya karışmaz mı?" Bu son derece haklı bir endişedir ancak kurumsal lojistik firmalarının uyguladığı ileri teknoloji sistemler sayesinde bu risk matematiksel olarak sıfıra indirilmiştir. Günümüzde profesyonel nakliyat operasyonları, gelişmiş bir barkodlama ve envanter yönetim sistemiyle çalışır. Süreç şu şekilde işler: Etiketleme ve Barkodlama: Eşyalarınız teslim alınmadan önce özel ambalaj malzemeleriyle sarılır ve her bir parçanın üzerine size özel bir renk kodu veya barkod etiketi yapıştırılır. Fiziksel İzolasyon: Kamyonun kasası, modüler bölmeler veya sağlam ayırıcı paneller ile ayrılır. A müşterisinin eşyası ile B müşterisinin eşyası fiziksel olarak birbirine temas etmez. Güzergah Optimizasyonu: Eşyalar kamyona yüklenirken, indirilecek sıraya göre (ilk indirilecek eşya en son yüklenir) stratejik bir istifleme yapılır. Bu sayede eşyaların indirilmesi sırasında diğer eşyaların gereksiz yere hareket ettirilmesi önlenir. Sigorta Güvencesi: Tıpkı tam ev eşyası taşımacılığında olduğu gibi, parça eşyalarınız da araca yüklendiği andan teslim edildiği ana kadar tam kapsamlı nakliyat sigortası ile güvence altına alınır. Şehiriçi Dinamikler: İstanbul'un Dar Sokaklarında Minivan Çözümleri İstanbul'un lojistik altyapısı, tarihi yarımada, dar sokaklar, yokuşlar ve park sorunu gibi çok ciddi engellerle doludur. Devasa bir nakliye kamyonunu Beşiktaş'ın dar sokaklarına sokmak veya Kadıköy Moda'da park edecek yer bulmak saatler sürebilir. Bu noktada parça eşya operasyonları için özel olarak dizayn edilmiş "Minivan" ve "Panelvan" tipi hafif ticari araç filoları devreye girmektedir. Anadolu Yakası'nın hızla büyüyen ve kentsel dönüşümün merkezlerinden olan Pendik, Tuzla, Kurtköy, Kartal ve Maltepe hattında bu hızlı müdahale araçları adeta can kurtarıcıdır. Küçük hacimli eşyalar (örneğin bir buzdolabı, bir çamaşır makinesi ve birkaç koli), büyük kamyonların giremediği sokaklara bu araçlarla hızla ulaştırılır. İstanbul trafiğine takılmadan, köprü geçiş saatlerine kısıtlı kalmadan "Ateş Hızında" teslimat yapılması, şehiriçi parça taşımacılığının en büyük avantajıdır. Kurumsal çözümler ve tüm nakliye süreçleriyle ilgili detaylı vizyonumuzu incelemek isterseniz, sektörün öncü markalarından Ateşnak anasayfasını ziyaret edebilirsiniz. E-Ticaret ve İkinci El Piyasasının Lojistik Motoru Son yıllarda Letgo, Sahibinden, Dolap gibi ikinci el eşya alım satım platformlarının kullanımındaki patlama, şehiriçi lojistik ihtiyacını tamamen değiştirdi. Pendik'te yaşayan bir öğrenci, Başakşehir'den uygun fiyata bir L koltuk veya gardırop bulduğunda, bunu kendi binek aracıyla taşıması imkansızdır. Bir kamyonet kiralamak istediğinde ise eşyanın değerinden daha yüksek bir nakliye bedeliyle karşılaşabilmektedir. İşte parça eşya taşıma hizmeti, bu ikinci el ekonomisinin can damarıdır. Satın alınan eşya, uzman ekipler tarafından satıcının evinde profesyonelce sökülür (de-montaj), darbelere karşı havalı naylonlarla ambalajlanır, güvenli araçlara yüklenir ve alıcının evinde tekrar kurularak teslim edilir. Böylece hem satıcı hem de alıcı büyük bir lojistik zahmetten, uygun bütçelerle kurtulmuş olur. Şehirler Arası Köprüler: Türkiye'yi Birbirine Bağlayan Rotalar Parça eşya taşımacılığının asıl büyük ekonomik faydası şehirler arası operasyonlarda ortaya çıkmaktadır. Örneğin, İstanbul'dan İzmir'e sadece birkaç parça eşya göndermek için özel bir araç tutmanın maliyeti on binlerce lirayı bulabilir. Ancak kurumsal firmaların oluşturduğu "Güzergah Paylaşım Sistemi" sayesinde bu maliyet onda birine kadar düşmektedir. Lojistik ağlarının en yoğun çalıştığı temel rotalar şunlardır: İstanbul - Ankara Hattı: Özellikle memur atamaları, öğrenci transferleri ve şirketlerin ofis taşımaları nedeniyle yılın 365 günü hareketli olan bu rotada, her gün düzenli seferler yapılmaktadır. İstanbul - İzmir & Ege Hattı: Özellikle yaz aylarında yazlıklara giden eşyalar veya tersine göç dalgalarıyla parça eşya taşımacılığının zirve yaptığı rotadır. İstanbul - Antalya & Akdeniz Hattı: Turizm sektöründe çalışanların mevsimsel eşya transferleri ve otel lojistik ihtiyaçları bu hat üzerinden yönetilir. İstanbul - Adana & Gaziantep Hattı: Anadolu'nun ticaret merkezleriyle İstanbul arasındaki ticari parça yükler, numuneler ve bireysel eşyalar bu rotada güvenle taşınır. Bu uzun rotalarda eşyalar, kapalı çelik kasalı, hava şartlarından etkilenmeyen ve süspansiyon sistemleri eşya taşıma için özel olarak modifiye edilmiş tır ve büyük kamyonlarla taşınmaktadır. Lüks ve Değerli Eşyalar Parça Taşımacılığa Uygun mu? Halk arasında parça eşya taşımanın sadece eski veya ucuz eşyalar için kullanılabileceği gibi yanlış bir algı vardır. Aksine, bir antika piyano, yüksek maddi değere sahip bir tablo, değerli bir ofis kasası veya tıbbi bir cihaz da parça eşya statüsünde taşınabilir. Üst segment lojistik hizmetlerinde, bu tür hassas eşyalar için özel ahşap sandıklama (crating) yöntemleri kullanılır. Eşya, kendi boyutlarına göre hazırlanan koruyucu bir kalkanın içine yerleştirilir ve araç içerisinde özel bağlama (spanset) sistemleriyle sabitlenir. Bu sayede binlerce kilometrelik şehirler arası yolculuklarda bile eşyanın sarsıntıdan etkilenmesi engellenir. Nakliye Fiyatlarını Belirleyen Temel Unsurlar ve Bütçe Planlaması Nakliyat sektöründe en büyük şikayetlerin başında şeffaf olmayan fiyatlandırma politikaları gelir. Özellikle merdiven altı çalışan firmaların telefonda düşük fiyat verip kapıya gelince fiyatı artırması bilinen bir taktikken; kurumsal markalar tamamen şeffaf ve analitik fiyatlandırma yöntemleri kullanır. Parça eşya taşıma fiyatlarını belirleyen ana faktörler şunlardır: Hacim ve Ağırlık: Eşyanızın araçta kapladığı metreküp (m3) en temel fiyat belirleyicisidir. Mesafe: Alım noktası ile teslimat noktası arasındaki kilometre farkı ve yakıt maliyeti. Hizmet Kapsamı: Eşyaların de-montaj/montajının kimin yapacağı, ambalajlama talepleri ve asansör sisteminin kurulup kurulmayacağı. Esneklik (Tarih): Eğer eşyanızın gitmesi gereken gün konusunda esnekseniz, firma sizi uygun bir rotaya dahil edeceği için çok daha ekonomik fiyatlar alabilirsiniz. Ancak "yarın kesin orada olmalı" derseniz bu ekspres hizmete girer. Dijitalleşen lojistik firmaları, müşterilerini bu karmaşadan kurtarmak için akıllı hesaplama modülleri geliştirmiştir. Taşınma maliyetinizi önceden ve sürpriz yaşamadan öğrenmek istiyorsanız, arama motorlarında markamızla entegre çalışan "nakliye ücreti hesaplama" sistemlerini aratarak anında gerçekçi bütçelere ulaşabilirsiniz. Zaman Yönetimi ve Depolama Entegrasyonu Bazen eşyalarınızın gönderileceği adres henüz hazır olmayabilir. Örneğin, İstanbul'dan memleketinize birkaç koli ve mobilya gönderdiniz ancak evinizin tadilatı bitmedi. Kurumsal lojistik ekosistemleri, sadece taşımacılık değil, aynı zamanda depolama hizmetleri de sunar. Parça eşyalarınız gideceği şehirdeki veya başlangıç noktasındaki akıllı depolarda, 7/24 güvenlik kameralarıyla korunan, rutubetsiz ortamlarda dilediğiniz süre boyunca misafir edilebilir. İhtiyacınız olduğu anda ise son teslimat noktasına sevk edilir. Bu entegre sistem, müşteriye inanılmaz bir esneklik ve zaman yönetimi avantajı sağlar. Sonuç: Akılcı, Ekonomik ve Çevre Dostu Bir Tercih Sonuç olarak, tam kapasite bir araca ihtiyacınız olmadığında koca bir kamyonun masrafını üstlenmek mantıklı değildir. Parça eşya taşımacılığı, kaynakların verimli kullanıldığı, karbon ayak izinin azaltıldığı (aynı rotaya giden 5 farklı araç yerine tek bir aracın kullanılması) çevre dostu bir yaklaşımdır. Hem bütçenizi korur hem de eşyalarınızı kurumsal güvence altına alır. Siz de sadece ihtiyacınız olan alan kadar ödeme yaparak, eşyalarınızı profesyonel ellere teslim etmek istiyorsanız, süreçlerin nasıl işlediğini ve hizmet detaylarını görmek için bu bağlantıyı inceleyebilirsiniz. Pendik merkezli güçlü operasyonel altyapısı ile Ateşnak, Türkiye'nin her noktasına uzanan hizmet ağımız ve "Ateş Hızında" teslimat prensibimizle, evden eve nakliyatta olduğu gibi parça taşımacılıkta da en güvenilir çözüm ortağınız olmaya devam ediyoruz. Eşyalarınızın boyutu ne olursa olsun, bizim için taşıdıkları değer hep aynıdır!

Mercedes-Benz Türk’te 40 Yıla Yaklaşan Adanmışlık, Türk Sanayisine Kalıcı Katkı: Türk Otomotiv Sanayisinin Duayen İsimlerinden Süer Sülün Emekliliğe Hazırlanıyor Haber

Mercedes-Benz Türk’te 40 Yıla Yaklaşan Adanmışlık, Türk Sanayisine Kalıcı Katkı: Türk Otomotiv Sanayisinin Duayen İsimlerinden Süer Sülün Emekliliğe Hazırlanıyor

Süer Sülün; ardında güçlü bir organizasyon, sürdürülebilir bir başarı hikâyesi ve ilham veren bir liderlik vizyonu bırakırken, Mercedes-Benz Türk güçlü bir mirasla yeni dönemine hazırlanıyor. Finans’tan Zirveye Uzanan Yolculuk Süer Sülün kariyerine 1988 yılında Hazine, Nakit Yönetimi ve Banka İlişkileri alanında başladı. Kısa sürede Finans ve Kontrol, Muhasebe ve Vergi fonksiyonlarında artan sorumluluklar üstlenerek Mercedes-Benz Türk Finans & Muhasebe, Vergi ve Sigorta Yönetimi’nden sorumlu üst düzey görevler yürüttü. 2002 yılında Hafif Ticari Araçlar Pazarlama & Satış ve Bayi Yönetimi sorumluluğunu üstlenmesi, kariyerinde yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Müşteri odaklı yaklaşımı ve saha gücüne dayalı büyüme stratejileri, onu satış ve pazarlama alanında güçlü bir lider olarak konumlandırdı. 19 Yıl Satış & Pazarlama Direktörlüğü ve İcra Kurulu Üyeliği, 10 Yıl İcra Kurulu Başkanlığı Sülün, 2007–2014 yılları arasında Mercedes-Benz Türk Kamyon, Otobüs, Otomobil ve Hafif Ticari Araçlarda tüm iş birimleri için Satış & Pazarlama Direktörü olarak görev yaptı. Bu 7 yıllık dönemde, Mercedes-Benz Türk’ün sektördeki lider konumuna ve başarısına yön verirken aynı zamanda İcra Kurulu Üyeliği görevini sürdürdü. 2007 yılında başladığı İcra Kurulu Üyeliği’ni, CEO’luk görevi süresince de sürdürerek toplam 19 yıl boyunca İcra Kurulu Üyesi olarak şirket yönetiminde aktif rol aldı. Sülün, 2016 yılında Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı & CEO’su olarak atandı. 2016–2026 yılları arasında ise 10 yıl boyunca İcra Kurulu Başkanı olarak şirketin en üst düzey yöneticiliğini yürüttü. Stratejik Güç, Küresel Etki Süer Sülün yüksek çalışma disiplini ve güçlü liderliği ile Mercedes-Benz Türk’ün Türkiye’deki ağır ticari araç pazar liderliğini tartışmasız hale getirirken, aynı zamanda Daimler Truck AG ve Daimler Buses ağında önemli bir üretim üssü olma konumunu güçlendirdi. Bununla birlikte Sülün, bugün Mercedes-Benz Türk’ün Türkiye’nin en güçlü otomotiv bayi ve yetkili servis ağlarından birine sahip olmasında belirleyici bir rol üstlendi. Güçlü Bir Miras Kırk yıla yaklaşan kariyeri boyunca attığı her adım, yalnızca Mercedes-Benz Türk’ün değil, Türkiye otomotiv sanayisinin gelişimine katkı sağlayan Süer Sülün, ardında güçlü bir organizasyon, sürdürülebilir bir başarı hikâyesi ve ilham veren bir liderlik mirası bırakıyor. Süer Sülün’ün emeklilik sürecinin 31.07.2026 itibarıyla tamamlanması planlanırken, Mercedes-Benz Türk yeni İcra Kurulu Başkanı dönemine sağlam bir miras ve güçlü bir organizasyonel altyapı ile hazırlanıyor. Planlanan liderlik geçiş süreci titizlikle yürütülmekte olup, ilgili görevi devralacak yeni İcra Kurulu Başkanı’na ilişkin bilgilendirme önümüzdeki dönemde ayrıca kamuoyu ile paylaşılacaktır.

Koçaslanlar’dan Bursa’ya Yeni Yatırım Haber

Koçaslanlar’dan Bursa’ya Yeni Yatırım

İKİNCİ BAYİ FAALİYETE GEÇTİ 2006 yılından bu yana İnegöl’de, Türkiye’nin en çok tercih edilen otomobil markası Renault ve sektörde önemli bir yere sahip Dacia’nın yetkili satış ve servis hizmetini başarıyla sürdüren Koçaslanlar Motorlu Araçlar, yeni yatırım ile kente değer katıyor. Renault, Dacia, renew markalarını tek çatı altında buluşturan Koçaslanlar Motorlu Araçlar, yeni showroomunda müşterilerini ağırlamaya başladı. YENİ ÜRÜN MODELLERİ SERGİLENECEK Renault ve Dacia’nın yeni tasarım anlayışıyla yaklaşık 10 bin metrekarelik alanda inşa edilen showroomda, Renault ve Dacia’nın yeni ürün gamı otomobil severlere sunulacak. Renault’nun küresel perakende dönüşüm vizyonuyla, teknoloji ve estetiği bir araya getiren yeni showroomunda ayrıcalıklı bir müşteri deneyimi sunuluyor. FİLO KİRALAMA, SİGORTA, İKİNCİ EL Koçaslanlar Holding bünyesinde faaliyet gösteren Koçaslanlar Motorlu Araçlar, 2026 yılına yatırımla başlarken, yetkili satış ve servisin yanı sıra ikinci el satış, filo kiralama, sigorta ile satışı yapılan araçlara yönelik yedek parça ve aksesuar satış hizmetlerini de sağlıyor. ÇITAYI DAHA DA YÜKSELTİYOR 20 yıldır, İnegöl’de yüksek müşteri memnuniyeti ile hizmet veren Bursa merkezli şirket, geniş yelpazede sunduğu finansman avantajları ile dikkat çekiyor. Koçaslanlar Motorlu Araçlar Genel Müdürü Didem Aras, yüksek standartlara sahip hizmet anlayışıyla hizmet verdiklerinin altını çizerken, Kestel bayisi ile çıtayı daha da yükselteceklerini vurguladı. ÖNCELİK MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ Aras, ‘’Renault ve Dacia markalarının yeni ürün gamını İnegöl’ün ardından bu yıl Kestel’de açılan yeni showroomumuzda da kullanıcı ile buluşturacak olmanın heyecanını yaşıyoruz. Bu zamana kadar merkezimize hep müşterilerimizi koyduk. Temsil ettiğimiz markaların satış ve satış sonrası hizmet kalitesini sürekli yukarı taşıdık. Bize yön veren müşterilerimiz ve onların beklentileriydi. Birbirimizi iyi anladık ve bunu sürdürmeye devam edeceğiz. ‘’ ifadelerini kullandı. SİGORTA HİZMETİ DE VAR Renault ve Dacia markalarının satış, servis ve yedek parça hizmetlerinin yanı sıra renew markası ile ikinci el araç satışı gerçekleştirmekte olduklarını belirten Didem Aras, 30’a yakın acente ile kasko ve sigorta hizmetlerini de misafirlerine sunduklarını sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.