Hava Durumu

#Ulaştırma Bakanlığı

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Ulaştırma Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ulaştırma Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İzmir Otogarı'nda Tahliye ve Ecrimisil Krizi: İZOTAŞ'tan Hukuki Süreç ve Finansal Tutarsızlık Açıklaması Haber

İzmir Otogarı'nda Tahliye ve Ecrimisil Krizi: İZOTAŞ'tan Hukuki Süreç ve Finansal Tutarsızlık Açıklaması

İzmir Şehirlerarası Otobüs Terminali'nin işletme süreci, uygulanan ecrimisil bedelleri ve tahliye taleplerine ilişkin İZOTAŞ tarafından kapsamlı bir açıklama yapıldı. Ulaştırma sektöründe genellikle belediyelerce işletilen otogarların aksine, İzmir Otogarı'nın Türkiye'de ilk ve tek olarak Yap-İşlet-Devret modeliyle hayata geçirildiği hatırlatıldı. Finansman giderleri dahil yaklaşık 80 milyon dolara mal olan dev tesisin, belediyenin kasasından tek kuruş çıkmadan tamamlandığı ve 25 yıllık işletme süresince elde edilen brüt cironun yüzde 20'sinin (yaklaşık 28 milyon dolar) belediyeye ödendiği belirtildi. Fiziki yapısında uzun süre ciddi bir aksaklık yaşanmayan otogarın, 2018 yılında dönemin Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun talebiyle kapsamlı bir projeye tabi tutulduğu ifade edildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin 2030 yılı projeksiyonlarına uygun olarak hazırlanan yaklaşık 20 milyon Euro maliyetli yenileme projesinin, yatırımın karşılanabilmesi için 24 yıllık ek süre veya 10'ar yıllık kiralama formülleriyle sunulmasına rağmen bugüne kadar belediyeden olumlu bir yanıt alınamadığı kaydedildi. Pandemi Dönemindeki Ağır Bilanço ve Yargı Süreci Covid-19 salgını döneminde getirilen kısıtlamalar ve Ulaştırma Bakanlığı'nın terminal hizmet bedellerinde üçte iki oranında kesintiye gitmesiyle İZOTAŞ'ın büyük ciro kayıpları yaşadığı vurgulandı. Bilirkişi raporlarında, pandemi sürecinde otogarda 314.000 adet otobüsün eksik giriş-çıkış yaptığı ve geçmiş dönemin rakamlarıyla 70 milyon TL (güncel değerle yaklaşık 500 milyon TL) tutarında gelir kaybı oluştuğu tespit edildi. Ancak zararın tazmini için açılan uyarlama davasının kaybedildiği ve eksik incelemeler ile adil yargılanma hakkı ihlali gerekçesiyle maddi hatanın düzeltilmesi talebinin Yargıtay'a taşındığı bildirildi. "Tahliye Talebi Yasaya ve Hukuka Aykırı" Açıklamada, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin 2886 sayılı yasanın 75. maddesine dayanarak otogarın 15 gün içinde boşaltılmasını talep etmesinin hukuki olmadığı savunuldu. Tesisin 3996 sayılı Yap-İşlet-Devret yasasına göre ihalesiz ve encümen kararıyla inşa edildiği hatırlatılarak, bu tür durumlarda Türk Borçlar Kanunu'nun kira hükümlerinin geçerli olduğu ve tahliye için genel mahkemelerden kesinleşmiş karar alınması gerektiğinin altı çizildi. Ayrıca süreç boyunca Büyükşehir Belediye Başkanı'ndan defalarca randevu talep edilmesine rağmen görüşme sağlanamadığı, başkanın bürokratları tarafından geçmiş ödemeler ve proje çalışmaları hakkında yanlış bilgilendirildiği iddia edildi. Fahiş Ecrimisil ve Finansal Tutarsızlıklar Mahkemenin verdiği ihtiyati tedbir kararına rağmen belediyenin İZOTAŞ aleyhine 2024 ve 2025 yılları için fahiş oranlarda ecrimisil tahakkuk ettirdiği açıklandı. Belediyenin talep ettiği miktarların, şirketin finansal gerçekleriyle açık bir tezat oluşturduğu belirtilerek şu tablo paylaşıldı: Yıl Brüt Ciro (TL) Yıllık Kâr (TL) Sözleşmeye Göre Ödenmesi Gereken Bedel (TL) Belediyenin Tahakkuk Ettirdiği Ecrimisil (TL) 2023 7.500.000,00 2024 252.972.049,68 49.684.610,00 33.634.965,25 305.093.693,00 2025 382.184.541,28 99.029.546,24 54.041.411,67 508.591.244,56 Toplam borç bedelinin 95.176.376,92 TL olduğu, 20.08.2026 tarihine kadar bunun 77.000.000,00 TL'sinin ödendiği ve kalan 18.176.376,92 TL'lik kısmın ise 15 gün içinde kapı gelirlerinden karşılanacağı belirtildi. Bu tablodaki öne çıkan finansal tutarsızlıklar ise şu şekilde sıralandı: Ciro Aşımı: 2024 yılında tahakkuk ettirilen ecrimisil, şirketin o yılki toplam brüt cirosunu dahi geride bırakmıştır. Katlanan Fark: 2025 yılında da benzer bir eğilim devam etmiş; belediyenin talep ettiği tutar, şirketin brüt cirosunu ve kârını fahiş oranda aşmıştır. Her iki yılda da talep edilen ecrimisil bedelleri, masa başı üretilmiş cironun bile yaklaşık 2 katı düzeyindedir. 75 Milyon TL'lik Hasılat Haczedildi İzmir Büyükşehir Belediyesi icra memurları tarafından yürütülen takipler neticesinde bugüne kadar İZOTAŞ'ın yaklaşık 74-75 milyon TL tutarındaki hasılatının fiilen haczedildiği ve işlemlerin sürdüğü açıklandı. Ecrimisil tahakkuklarına karşı açılan iptal davalarının devam ettiği, ancak yürütmenin durdurulması kararı henüz çıkmadığı için haciz işlemlerinin engellenemediği kaydedildi. İZOTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Niyazoğlu tarafından kamuoyuna sunulan açıklamanın sonunda, uygulanan bu adımların belediyenin işletmeyi ekonomik olarak tasfiye etme iradesini gösterdiği vurgulandı.

IVECO BUS’tan, Azerbaycan’da Kapsamlı  Toplu Taşıma Yenileme Programına Destek İmzası Haber

IVECO BUS’tan, Azerbaycan’da Kapsamlı Toplu Taşıma Yenileme Programına Destek İmzası

Azerbaycan’da XALİQ FAİQOĞLU tarafından işletilen IVECO BUS araçlarının yenileme çalışmaları başarıyla devam ediyor. Ulaştırma Bakanlığı’nın mevcut toplu taşıma kaynaklarının daha verimli kullanılmasına yönelik girişimi kapsamında hayata geçirilen program, araçların performansını, güvenliğini ve operasyonel güvenilirliğini koruyarak hizmet ömürlerinin önemli ölçüde uzatılmasını sağlıyor. Yenileme çalışmaları, Az-Tex-Import yetkili servis merkezinde, eğitimli ve sertifikalı teknisyenler tarafından yürütülüyor. Bu sayede araçlar, uzun yıllar boyunca yüksek performans, güvenilirlik ve operasyonel verimlilik sunmaya devam ediyor. Proje kapsamında Az-Tex-Import ile XALİQ FAİQOĞLU arasında 5 yıllık bir servis ve bakım anlaşması imzalandı. IVECO BUS, bu proje aracılığıyla araç yaşam döngüsünün tamamını kapsayan sürdürülebilir mobilite vizyonunu bir kez daha ortaya koyuyor. Teknik uzmanlığı, güçlü yerel varlığı ve yüksek kalite standartlarını bir araya getiren marka, güvenilir bir iş ortağı olarak toplu taşıma ağlarının uzun vadeli performansını ve güvenilirliğini desteklemeyi sürdürüyor. Bu iş birliği, mevcut filonun kullanım ömrünü uzatmaya yönelik ekonomik, güvenilir ve sorumluluk odaklı çözümler sunarak Azerbaycan’da toplu taşıma hizmetlerinin sürdürülebilir şekilde geliştirilmesine katkı sağlıyor. XALİQ FAİQOĞLU adına konuşan Faig Seyidov, IVECO BUS ve Az-Tex-Import temsilcilerine katkılarından dolayı teşekkür etti. Seyidov, IVECO BUS araçlarının yeniden toplu taşıma hizmetlerinde kullanılmaya başlanmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, markanın tasarım kalitesi ve Azerbaycan’daki güçlü varlığına vurgu yaptı. Ayrıca, Ulaştırma Bakanlığı tarafından güçlü biçimde desteklenen bu önemli projenin bir parçası olmaktan gurur duyduklarını ifade etti. IVECO BUS AMEA Ticari Operasyonlar Direktörü Sascha Kaehne ise şunları söyledi: “Bu proje, müşterilerimizi uzun vadede destekleme konusundaki kararlılığımızın ve onların operasyonel ile ekonomik önceliklerine uygun somut çözümler sunma yaklaşımımızın güçlü bir göstergesidir. Yerel iş ortağımızın sahadaki yakınlığı ve IVECO BUS’ın uzmanlığından yararlanarak, yüksek performanslı araçların yeniden hizmete dönmesini sağlıyor ve daha sürdürülebilir mobilite hedeflerine katkıda bulunuyoruz.” IVECO BUS Asya Satış Sonrası Hizmetler Bölge Direktörü Serkan Ayaz ise projeye destek vermekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, şirketin satış sonrası hizmetlerdeki uzun vadeli yaklaşımını şu sözlerle ifade etti: “Bu proje, IVECO BUS’ın müşterilerini araçlarının tüm yaşam döngüsü boyunca destekleme konusundaki kararlılığını açık şekilde ortaya koyuyor. Araçlarımız yıllar boyunca hizmet vermeye devam ederken, IVECO BUS satış sonrası desteği de aynı şekilde güçlenerek sürüyor.” Az-Tex-Import ve yetkili IVECO BUS Azerbeycan Yetkili Satış ve Servis Temsilcisi Samir İbadullayev de şirket olarak projeye en başından itibaren güçlü bir inançla yaklaştıklarını belirtti. İbadullayev, XALİQ FAİQOĞLU ile birlikte kendilerine emanet edilen önemli sorumluluğun bilincinde olduklarını vurgulayarak, Azerbaycan’da gerçekleştirilen önemli yatırımların bu proje sayesinde somut sonuçlar vermeye başladığını ifade etti.

Mart Kapıdan Baktırır, Kazma Kürek Yaktırır Haber

Mart Kapıdan Baktırır, Kazma Kürek Yaktırır

2026’DAKİ UMUT KIVILCIMIMIZ SAVAŞA DÖNÜŞTÜ! Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır. Eskilerin bu sözü, beklenmedik sarsıntıların habercisi olmuştur. 2025 ve 2026 yıllarında bu söz, sektörümüz için gerçek anlamda bir öğüde dönüştü. Mart ayı hem ekonomik hem de siyasi açıdan derin iz bırakan gelişmelerin fitilini ateşledi ve bu iki yılda yaşananlar, karayolu yolcu taşımacılığı sektörünü derinden sarstı. 2025 yılının Mart ayında ülkemizin siyasi dengesini etkileyen gelişmeler başladı. Bu belirsizlik, ekonomiyi de kaçınılmaz biçimde sarstı; özenle hazırlanan planlar sekteye uğradı, beklentiler yerini kaygılara bıraktı. 2026 yılı ise bir umut kıvılcımıyla açıldı. Beklentiler olumluya dönmeye başlamışken yine bir Mart darbesi geldi: komşumuz bir ülkede tırmanan savaş, ülkemize siyasi, ekonomik ve psikolojik açıdan ağır bir yük bindirdi. Bu yükün en fazla hissedildiği alanlardan biri de bizim sektörümüz oldu. BELİRSİZLİK, SEKTÖRÜMÜZÜN EN AĞIR YÜKLERİNDEN BİRİ Belirsizlik, bir sektör için yıkıcıdır çünkü yatırımı durdurur, planlamayı felç eder ve en önemlisi güveni yerinden eder. Şu an sektörümüz tam da böyle bir süreçten geçiyor. Otuz dakika sonrasını tahmin etmenin neredeyse imkânsız olduğu bir ortamda uzun vadeli karar almak büyük cesaret istiyor. Sektörümüz 2024 yılının ikinci yarısından itibaren ciddi bir maliyet enflasyonuyla boğuşmaktaydı. Bu maliyetleri dengeleyecek önlemler henüz tam anlamıyla alınamamışken 2026 yılının başında tüm olumsuzluklar bir anda üst üste yığıldı. Akaryakıt fiyatlarındaki dengesizlik, Ulaştırma Bakanlığı'nın yayımladığı genelgeler, trafik denetimlerinde uygulanan ağır cezalar ve buna ek olarak döviz kurundaki oynaklık... Bu etkenler bir araya gelince sektör, kendini bir bataklığın içinde bulmakta gecikmedi. Bu bataklıktan söz ederken kastettiğim şu: her adımda zemin kayıyor, her çıkış denemesi yeni bir engele çarpıyor. Kârlılık neredeyse ortadan kalktı. Sektörün olağan akışı bozuldu. İşletmeciler günü kurtarmaya çalışırken geleceğe yatırım yapma fırsatını yitiriyor. YÜKSEK FAİZ VE ENFLASYON ALTINDA İKİ YILDIR EZİLİYORUZ Uygulanan ekonomik program çerçevesinde sektörümüz iki yıldır yüksek faiz baskısıyla karşı karşıya. Bu faiz ortamı, işletme maliyetlerini ciddi ölçüde artırdı. Araç finansmanından başlayarak yakıt alımına, personel giderlerinden otogar kira bedellerine kadar her kalem şişti. Buna karşın bilet fiyatlarını aynı hızda artırmak mümkün değil çünkü yolcunun alım gücü de aynı baskı altında eriyor. Bu zorlu koşullara rağmen sektörümüzün hem araç yenilemesini hem de yeni araç yatırımını sürdürmesi gerçekten takdire değer bir direniş göstergesidir. Yüksek faizle kredi çekip otobüs alan işletmeciler, bir anlamda bu sektöre olan inançlarını ortaya koyuyorlar ama bu inancın sürdürülebilir olması için koşulların iyileşmesi şart; inanç tek başına, bir bilanço açığını kapatmıyor. CEZALAR, GENELGELER VE AKARYAKITTAKİ DENGESİZLİK… Sektörümüzü zorlayan etkenler yalnızca makroekonomik düzlemde kalmıyor; günlük operasyonun içine de sızıyor. Trafik denetimlerinde uygulanan ağır idari cezalar, işletmecileri her gün beklenmedik maliyetlerle yüz yüze getiriyor. Bu cezaların bir kısmının haklı gerekçeleri olsa da sistematik bir çözüm üretilmeden yalnızca yaptırım uygulamak, sorunu çözmez; işletmecileri daha da köşeye sıkıştırır. Akaryakıt fiyatlarındaki dengesizlik ise ayrı bir başlık. Sabah hesapladığınız maliyetle akşam sahaya çıkıyorsunuz ama gün içinde tablo değişmiş olabiliyor. Üstüne bir de Ulaştırma Bakanlığı'nın zaman zaman sektörle yeterince istişare edilmeden yayımlanan genelgeleri eklenince işletmeciler için öngörülemeyen bir yük daha oluşuyor. SORULAR VAR, CEVAPLAR HENÜZ YOK Bu yılın sezonu merakla bekleniyor. Herkes soruyor: sezon nasıl geçecek? Talep toparlanacak mı? Maliyetler dengelenebilecek mi? Ne var ki bu soruların hiçbirine şu an net bir yanıt vermek mümkün değil. Belirsizlik bu kadar yoğunken öngörü yapmak puslu havada yol haritası çizmeye benziyor. Sezon boyunca tablo netleşecek; Eylül ayına gelindiğinde kartlar yeniden dağıtılmış olacak. O nedenle Eylül öncesinde büyük hamleler yapmak, uzun vadeli yatırım kararları almak bana göre isabetli değil. Şu an için en akılcı strateji statükoyu korumak, eldeki kaynakları verimli kullanmak ve sezonu sağlıklı bir şekilde tamamlamaktır. EYLÜL AYI İKİNCİ KIRILMA NOKTASI OLACAK 2026 Eylül'ü bir kırılma noktası olarak görüyorum. O tarihten sonra sezonun yarattığı tablo netleşecek, ekonomik görünüm daha okunabilir bir hâl alacak ve sektörün önündeki yol biraz daha aydınlanacak. Yatırım kararları, genişleme planları, araç yenileme hamleleri; tüm bunlar için Eylül sonrasını beklemek en sağlıklı yaklaşım olacaktır. Sektörümüz güçlü bir geçmişe sahip. Defalarca zor dönemlerden geçti, her seferinde ayağa kalktı. Bu kez de kalkacak; ama bunun için doğru zamanlamaya, doğru analize ve panik yerine sabırla yönetilen bir strateji anlayışına ihtiyaç var.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.