Hava Durumu

#Üretim

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mercedes-Benz Türk 2025’te 1,6 Milyar Avroluk İhracat Gerçekleştirdi Haber

Mercedes-Benz Türk 2025’te 1,6 Milyar Avroluk İhracat Gerçekleştirdi

Türkiye’de 58 yılı geride bırakan Mercedes-Benz Türk, üretim, ihracat ve mühendislik faaliyetleriyle ağır ticari araçsektöründeki lider konumunu sürdürmeye devam ediyor. Daimler Buses ağı içindeki en büyük entegre otobüs üretim tesislerinden biri olan Hoşdere Otobüs Fabrikası ve Daimler Truck AG’nin önemli üretim merkezlerinden Aksaray Kamyon Fabrikası ile faaliyet gösteren şirket, Türkiye ekonomisine sağladığı katkıyı her geçen yıl artırıyor. Mercedes-Benz Türk, Türkiye’den ihraç edilen her 10 kamyondan 7’sine ve her 5 otobüsten 2’sine imza atarken; üretimden ihracata, AR-GE’den satış sonrası hizmetlere uzanan geniş faaliyet alanıyla global Daimler Truck ve Daimler Buses ağında stratejik bir rol üstleniyor. Şirket, AR-GE, bilgi teknolojileri ve satın alma başta olmak üzere 29 farklı iş alanında global ağa hizmet ihracatıgerçekleştiriyor. Bu kapsamda beyaz yaka çalışanlarının yaklaşık yüzde 46’sı global hizmet kapsamlarında görev alıyor. Kuruluşundan bu yana Türkiye’de bugünkü değerle 4,5 milyar Avro yatırım gerçekleştiren Mercedes-Benz Türk, 2025 yılında da yatırımlarını sürdürdü. Şirket, bayi ağı yeniden yapılanmasıkapsamında Türkiye’nin yedi bölgesinde bayi ve yetkili servisleriyle birlikte 4 milyar TL’yi aşkın yatırım gerçekleştirdi. Süer Sülün: “Mercedes-Benz Türk global ağda stratejik bir rol üstleniyor” Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün, şirketin 2025 yılı performansını değerlendirirken şunlarısöyledi: “Mercedes-Benz Türk bugün yalnızca güçlü üretim hacmiyle öne çıkan bir sanayi kuruluşu değil; aynı zamanda Daimler Truck ve Daimler Buses için önemli bir mühendislik ve hizmet merkezi konumunda. 2025 yılında otobüs ihracatından yaklaşık 759 milyon Avro, kamyon ihracatından 676 milyon Avro, AR-GE ve diğer alanlardaki hizmet ihracatından ise 113 milyon Avro’nun üzerinde gelir elde ettik. Böylece toplamda 1,6 milyar Avro ihracat geliri ile yılı tamamladık. Global ağdaki sorumluluk alanlarımızın genişlemesi, Türkiye’nin uluslararası değer zincirindeki rolünüde güçlendirmeye devam ediyor.” Türkiye ağır ticari araç pazarında güçlü performans 2025 yılında daralan kamyon pazarına rağmen satışperformansını koruyan Mercedes-Benz Türk, söz konusu yılda da en çok kamyon ve çekici satışına imza atan marka oldu. Şirket, şehirler arası ve şehir içi otobüs segmentlerinde de güçlüperformans sergiledi. Mercedes-Benz Türk bu sonuçlarla şehirler arası otobüs pazarındaki liderliğini sürdürdü. “Tek Noktada Tam Hizmet” yaklaşımıyla ikinci el faaliyetlerini TruckStore ve BusStore markaları altında yürüten şirket, 2025 yılında da ikinci el operasyonlarıyla müşterilerinin operasyonel verimliliğine katkı sağlamaya devam etti. Bayi ve servis ağında yatırım hamlesi 27 bayi ve 45 servis lokasyonuyla Türkiye’nin yedi bölgesinde hizmet veren Mercedes-Benz Türk, bayi ve yetkili servis ağındaki yeniden yapılanma sürecini sürdürüyor. Bu kapsamda 2025 yılında Dilovası, Nakkaş, Şanlıurfa, Kayseri ve Konya’daki tesislerin açılışları gerçekleştirildi. Şirket, müşteri deneyimini güçlendirmeyi hedefleyen bu dönüşüm sürecini 2026 yılında tamamlamayı planlıyor. Üretimde önemli kilometre taşları 2025 yılında 30. kuruluş yılını kutlayan Hoşdere Otobüs Fabrikası, 4.460 adetlik üretimle tarihinin en yüksek üretim seviyesine ulaştı. Fabrika aynı yıl 3.855 otobüs ihraç ederek, ihracata başladığı günden bu yana 76 bini aşkın otobüsü dünya pazarlarına gönderdi. Üretilen otobüslerin yüzde 86’sı ihraç edilirken, Hoşdere Fabrikası Daimler Buses’ın dünyadaki en büyük entegre üretim tesislerinden biri olmayı sürdürüyor. Mercedes-Benz Türk, Daimler Buses ve Otokar arasında imzalanan anlaşma kapsamında Mercedes-Benz Conecto şehir içi otobüsleri 2026 yılından itibaren Sakarya’da üretilecek. Bu iş birliği Türkiye’deki üretim ekosistemine katkı sağlamayıhedefliyor. 2025 yılında Aksaray Kamyon Fabrikası 18.943 adet üretim gerçekleştirdi. Aynı yıl 7.107 kamyon ihracatı gerçekleştiren fabrika, ihracata başladığı günden bu yana toplam 130 bin kamyon ihracatına ulaştı. Satış sonrası hizmetlerde güçlü altyapı Mercedes-Benz Türk, satış sonrası hizmetler alanında da yatırımlarını sürdürüyor. Şirket bünyesinde bulunan 34.500 metrekarelik yedek parça dağıtım merkezi, Türkiye otomotiv sektörünün en büyük lojistik merkezlerinden biri olarak hizmet veriyor. Şirket ayrıca Omniplus On ve Fleetboard gibi dijital çözümlerle müşterilerinin operasyonel süreçlerini desteklemeye devam ediyor. Sosyal fayda çalışmaları devam ediyor Mercedes-Benz Türk, “Türkiye’nin #DaimaYanında, birlikte #Daimaİleri” mottosuyla eğitim, kültür-sanat, spor ve çevre alanlarında sosyal fayda projelerini sürdürüyor. 2025 yılında Çukurova Üniversitesi iş birliğiyle 2.500 metrekarelik yeni bir hizmet binası ve 24 odalı konuk evi inşa edilmesi için hazırlıklara başlandı. Bunun yanında deprem bölgesine odaklanan Sanatçı Destek Programı kapsamında desteklenen sanatçıların eserleri ilk kez bir sergiyle sanatseverlerle buluştu.

Mercedes-Benz Türk’ten  İlham Veren Kampanya: “İşin Cinsiyeti Yok” Haber

Mercedes-Benz Türk’ten İlham Veren Kampanya: “İşin Cinsiyeti Yok”

Mercedes-Benz Türk, kadınların iş ve eğitim hayatında fırsat eşitliğine erişebilmeleri için yıllardır çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Şirket, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında hayata geçirdiği iletişim çalışmalarıyla kadın istihdamına ve fırsat eşitliğine verdiği önemi bir kez daha vurguluyor. “İşin Cinsiyeti Yok” mottosuyla yürütülen kampanya; eğitimden üretim sahasına, yenilikçi fikirlerin hayata geçirilmesinden teknolojiye, sosyal faydadan yönetime kadar her alanda kadınların varlığını ve gücünü görünür kılmayı amaçlıyor. 8 Mart’a özel hazırlanan reklam filminde; üretimde, teknolojide, direksiyonda ve karar alma mekanizmalarında aktif rol alan kadınların sektördeki güçlü varlığına dikkat çekiliyor. Film; otomotiv sektörü başta olmak üzere iş dünyasının her alanında, cinsiyet ayrımı gözetmeksizin sinerji içerisinde çalışmanın sürdürülebilir başarının anahtarı olduğunu somut örneklerle gözler önüne seriyor. Mercedes-Benz Türk üretimde ve yönetimde kadınların imzasını artırmaya devam ediyor Erkek egemen olarak varsayılan otomotiv sektöründe, son yıllarda kadın istihdamını artırmaya yönelik adımlar giderek hız kazanıyor. Mercedes-Benz Türk bu dönüşümün öncülerinden biri olarak, kadınların sektörde daha güçlü şekilde temsil edilmesi için somut ve ölçülebilir hedeflerle ilerliyor. Şirketin üretim sahasındaki kadın istihdam oranı artmaya devam ediyor. Aksaray Kamyon Fabrikası ve Hoşdere Otobüs Fabrikası’nda hayata geçirilen “Kadın Kaynak Operatörlüğü Meslek Edindirme Programları” ile son üç yılda her iki fabrikada da kadın saha çalışanı oranı iki katından fazla arttı. Şirketin ofis çalışanları ve yönetim kadrolarındaki tablosu da sektördeki öncü konumunu pekiştiriyor. Ofis çalışanları içerisindeki yaklaşık yüzde 35’lik kadın çalışan oranı ile, Türkiye otomotiv sektör ortalamasının üzerinde istihdam sağlamaya devam ediyor. Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu’ndaki kadın üye oranı ise yüzde 25. Fırsat eşitliğinde somut ve sürdürülebilir projeler Mercedes-Benz Türk, ağır ticari araç sektöründe kadın istihdamını artırmayı stratejik bir öncelik olarak ele alıyor ve eğitimden istihdama bütüncül projeler yürütüyor. 22 yıldır devam eden “Her Kızımız Bir Yıldız” programı ile bugüne kadar 7 bine yakın lise ve üniversite seviyesindeki kız öğrenciye ve “Mühendisliğin Yıldızları” programı ile 40’a yakın kadın mühendis adayına burs ve eğitim desteği sağlandı. Genç yetenek programları kapsamında, Summer Stars Kısa Dönem Zorunlu Yaz Staj Programı’nın yüzde 42’si ve uzun dönem staj programı PEP (Professional Experience Program) kapsamındaki her 2 katılımcıdan biri kadın öğrencilerden oluşuyor. “Benzersiz Kadınlar” projesiyle kadınlar direksiyon başına geçiyor Mercedes-Benz Türk, “5 Yılda 5 Bin Kadın Sürücü” hedefi doğrultusunda hayata geçirilen “Benzersiz Kadınlar” projesiyle de kamyon ve otobüs segmentlerinde kadın sürücü istihdamının artırılmasına yönelik somut destekler sunuyor. 10 kadın kamyon sürücüsü ve 10 kadın otobüs sürücüsünün sürücü kursu, ehliyet, SRC belgesi, psikoteknik değerlendirme ve ilgili yasal süreçlerine destek sağlanacak olan proje kapsamında kadın sürücü adayları için ileri sürüş teknikleri eğitimleri de düzenlenecek. Son olarak, Kadınlar Günü kapsamında, projeye dahil olan kadın sürücü adaylarına özel bir oturumla, Mercedes-Benz Türk’te “İşin cinsiyeti yok” temalı bir panel gerçekleştirdi. Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün: “Mercedes-Benz Türk olarak fırsat eşitliğini yalnızca bir söylem olarak değil, somut adımlarla desteklediğimiz temel bir kurum değeri olarak ele alıyoruz.” 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajında; çeşitlilik, hakkaniyet ve kapsayıcılık ile fırsat eşitliğini kurum kültürünün vazgeçilemez unsurları olarak benimsediklerini söyleyen Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün, “Kadının her alanda hak ettiği güce kavuşması, eğitimlerinin desteklenmesi ve sosyal-ekonomik hayatta fırsat eşitliğinin sağlanması konusunu öncelikli hedef olarak belirledik. Eğitimin, özellikle de kız çocuklarımızın eğitiminin, ülkemizin geleceğine yapılacak en değerli yatırım olduğuna inanıyorum. 22 yıldır sürdürdüğümüz “Her Kızımız Bir Yıldız” programımız ve “Mühendisliğin Yıldızları” programımız ile kızlarımızın yalnızca eğitim hayatlarına değil, gelecek vizyonlarına da katkı sunmayı amaçlıyoruz. Mercedes-Benz Türk olarak fırsat eşitliğini yalnızca bir söylem olarak değil, somut adımlarla desteklediğimiz temel bir kurum değeri olarak ele alıyoruz. Ofis çalışanları ve yönetim kadrolarındaki kadın çalışan oranımız güçlü bir seviyede olsa da, asıl hedefimiz ve yoğun emek verdiğimiz alan, üretim sahalarındaki kadın çalışan sayısını artırmak. Son üç yılda fabrikalarımızda sahadaki kadın çalışan oranını iki katından fazla artırdık ve bu artışı sürdürülebilir kılmak için, bir gün değil her gün kararlılıkla çalışıyoruz. Bu vesileyle kadınları istihdama katılmaya tekrar davet ediyor ve tüm kadınların, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum” dedi. Mercedes-Benz Türk bu kampanya ile kalıplaşmış yargıları yıkarak, işin yapılabilirliğinin cinsiyetten bağımsız olduğunu vurguluyor. Farklı birimlerdeki yöneticilerden saha çalışanlarına kadar geniş bir kapsamda kadınların iz bırakan çalışmalarını paylaşarak, tüm kadınlara ilham vermeyi amaçlıyor.

Otokar, 17. Kez Üst Üste Türkiye Otobüs Pazarının Lideri Oldu Haber

Otokar, 17. Kez Üst Üste Türkiye Otobüs Pazarının Lideri Oldu

Türkiye'de 60 yılı aşkın süredir otomotiv sektörünün öncü ismi olan Otokar, 2025 yılında Türkiye otobüs pazarında 17. kez liderliği elde ederken Avrupa'da otonom teknoloji ve stratejik üretim iş birlikleriyle küresel konumunu güçlendirdi. 6 metreden 21 metreye uzanan geniş ürün gamı, alternatif yakıt teknolojileri ve güçlü Ar-Ge altyapısıyla şirket, sürdürülebilir ulaşım dönüşümünde öncü rol üstlenmeye devam etti. KÜRESEL ÜRETİM GÜCÜNDE STRATEJİK ORTAKLIK Otokar, 2025 yılında Avrupa'nın önde gelen otobüs üreticilerinden Daimler Buses ile stratejik bir üretim anlaşması imzaladı. Anlaşma kapsamında Mercedes-Benz Conecto model otobüsleri Otokar'ın Sakarya fabrikasında üretilmeye başlayacak. Bu iş birliğiyle Otokar, kendisinin de aralarında olduğu Avrupa'nın en büyük beş otobüs üreticisinden ikisine daha üretim yapar hale gelerek küresel otomotiv değer zincirindeki konumunu pekiştirdi. AVRUPA’DAKİ AÇILIMINI SÜRDÜRÜYOR Sakarya'dan 60'tan fazla ülkeye gerçekleştirdiği ihracatla Türk mühendisliğini dünyaya taşıyan Otokar, 2025 yılında küresel ayak izini genişletmeye devam etti. Fransa, İtalya ve Almanya gibi ana pazarlarındaki konumunu korurken, İsveç'e gerçekleştirdiği ilk ihracat ve Jersey Adası'nda hizmete giren sağdan direksiyonlu otobüsleriyle yeni pazarlarda yerini aldı. Busworld Ödülleri kapsamında e-Territo modeliyle "Ekoloji Ödülü"nü kazanan şirket, çevre dostu ulaşım çözümlerindeki yetkinliğini uluslararası otoriteler nezdinde tescilledi. Otokar, İtalya'da hizmete başlayan 60'a yakın alternatif yakıtlı otobüsü ve Fransa'da e-Territo'nun ilk satışıyla düşük ve sıfır emisyonlu araçlardaki başarılı performansını sürdürdü. OTONOM TEKNOLOJİDE TÜRK MÜHENDİSLİĞİ İMZASI Otonom sürüş yetkinliklerini bir üst seviyeye taşıyan Otokar, tamamen kendi mühendislik ve yazılım kaynaklarıyla geliştirdiği Otonom e-Centro ile Avrupa'da bir ilki gerçekleştirdi. Macaristan'da TÜV Rheinland tarafından 30 gün boyunca 148 farklı senaryoda 600'ün üzerinde teste tabi tutulan araç, bu kapsamlı süreci başarıyla tamamlayan ilk Türk otonom aracı unvanını kazandı. Test başarısının ardından İspanya'nın Madrid şehrindeki Mercamadrid akıllı kentsel alanında yolcu taşımaya başlayan Otonom e-Centro, Otokar'ın gelecek nesil mobilite çözümlerindeki iddialı konumunu simgeliyor. “MÜHENDİSLİK BİRİKİMİMİZİ KÜRESEL BAŞARIYA DÖNÜŞTÜRÜYORUZ” Şirketin 2025 yılı performansıyla ilgili değerlendirmede bulunan Otokar Ticari Araçlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Kerem Erman; “17 yıldır aralıksız sürdürdüğümüz liderlik, müşterilerimizin Otokar'a duyduğu güvenin en somut göstergesi. Uzun yıllardır lider oluşumuz bize her zaman daha iyisini yapma yönünde sorumluluk yüklüyor ve motive ediyor. Türkiye otobüs pazarının büyüme sergilediği 2025 yılında, toplu taşımadaki artan ihtiyaç sebebiyle özellikle belediye/halk otobüsü segmentinde büyüme gerçekleşti. Otokar olarak biz de bu alanda önemli teslimatlara imza atmamızın yanı sıra turizm ve servis alanında da Sultan aracımızla uzun süredir devam eden satış başarımızı pekiştirdik” dedi. Daimler Buses ile gerçekleştirilen stratejik üretim iş birliğine değinen Erman: "Otokar’ın da aralarında olduğu Avrupa'nın en büyük otobüs üreticilerinden ikisine daha üretim yapacak olmamız, mühendislik yetkinliğimizin ve üretim kalitemizin dünya çapında takdir gördüğünü gösteriyor" açıklamasını yaptı. Otonom teknoloji ve sürdürülebilirlik yatırımlarını da değerlendiren Kerem Erman şunları söyledi: "Otonom e-Centro projemiz, Türk mühendisliğinin teknoloji ihracatında ulaştığı noktayı kanıtlıyor. TÜV Rheinland tarafından test edilen ilk Türk otonom aracı olması ve ardından İspanya’da toplu taşımada kullanılmaya başlaması bizim için büyük bir gurur kaynağı. Bu araç sadece bir otobüs değil; yazılım ve otonom teknolojilerde Türkiye'nin küresel sahneye çıkışının sembolü. 2050 yılına kadar karbon nötr olma hedefiyle ilerleyen Koç Holding Karbon Dönüşüm Programı’nın aktif bir parçası olarak elektrikli ve alternatif yakıtlı araç portföyümüzü genişletmeye devam ediyoruz. e-Territo ile kazandığımız Busworld Ekoloji Ödülü bu alandaki kararlılığımızın bir yansıması. 2026 yılında Avrupa'daki varlığımızı yeni nesil elektrikli araç ailesiyle genişleterek sürdürülebilir mobilite alanındaki öncü rolümüzü güçlendireceğiz." TİCARİ ARAÇLARDA DİĞER GELİŞMELER Ar-Ge ve mühendislik gücüyle geçen yıl ürün çeşitliliğini artıran Otokar, hafif kamyon pazarında 7-15 ton segmentinde adet bazında satışlarını 2024 yılına oranla yüzde 21 artırdı. Kendi satış ağıyla Avrupa'ya resmi olarak ihracat yapabilen tek hafif kamyon üreticisi olan şirket, yurt dışındaki distribütörleriyle ihracat faaliyetlerine devam etti. Pick-up pazarına ise 2024'ün son çeyreğinde Foton Tunland modeliyle giriş yapan Otokar, 2025 yılında bu segmentte başarılı bir performans sergiledi. Hibrit motor seçeneği, yüksek konfor seviyesi ve gelişmiş teknolojik donanımıyla öne çıkan Foton Tunland V9'un satışlarıyla ürün gamını genişleten şirket, yıl sonunda 4x2 versiyonunu da ürün ailesine ekledi.

MAN Truck & Bus’tan Türkiye’de Dev Adım:  Ankara Fabrikası’nda Elektrikli Otobüs Seri Üretimine Başladı Haber

MAN Truck & Bus’tan Türkiye’de Dev Adım: Ankara Fabrikası’nda Elektrikli Otobüs Seri Üretimine Başladı

MAN Truck & Bus, sürdürülebilir ulaşım vizyonu doğrultusunda Türkiye’deki üretim tesisinde elektrikli mobiliteye geçişte önemli bir aşamayı tamamladı. Eylül ayı başında ilk MAN Lion’s City E’nin banttan indirilmesiyle başlatılan sürecin ardından, tüm test ve hazırlıklar başarıyla tamamlanarak seri üretime geçildi. MAN Lion’s City E’nin seri üretimiyle birlikte Ankara, şirketin bataryalı elektrikli otobüs üretiminde en önemli yetkinlik merkezlerinden biri konumuna taşındı. Barbaros Oktay: "Müşteri taleplerine daha esnek ve hızlı yanıt vereceğiz" MAN Truck & Bus Otobüs Birimi Başkanı Barbaros Oktay, Ankara’da elektrikli otobüs üretiminin başlamasıyla birlikte sıfır emisyon yolunda çok önemli bir adım attıklarını belirterek şunları söyledi: “Ankara’da başlattığımız yeniden yapılanma, MAN’ın sürdürülebilir geleceğe doğru dönüşüm sürecinin ayrılmaz bir parçasını oluşturuyor. Burada attığımız adımlar ve yaptığımız yatırımlarla, uzun vadede yüksek adetlerde ve üstün kalitede emisyonsuz mobilite çözümleri sunmanın temelini attık. Bugün de bu çalışmaların bir sonucu olarak Ankara’da elektrikli otobüs üretimine başlamamız, MAN’ın e-mobilite yolculuğunda önemli bir kilometre taşıdır. Bu yatırımla birlikte otobüs üretim ağımızı güçlendiriyor, emisyonsuz şehir içi ulaşım çözümlerine yönelik artan küresel talebi daha etkin şekilde karşılayabiliyoruz. Elektrikli otobüs üretimin Türkiye lokasyonunu da kapsayacak şekilde genişletilmesi, müşteri taleplerine daha esnek yanıt vermemizi ve teslimat sürelerini optimize etmemizi sağlayacak.” Mehmet Şermet: “Ankara, MAN’ın önemli e-mobilite merkezlerinden biri haline geldi” MAN Türkiye A.Ş. CEO’su Mehmet Şermet ise MAN’ın küresel üretim ağında Ankara’nın stratejik öneminin arttığına dikkat çekerek şunları kaydetti: “MAN için Türkiye her zaman ayrı bir yere sahip oldu. MAN’ın Almanya dışındaki ilk üretim tesisi olan fabrikamızda, bugün de yeni bir ilki hayata geçirmenin gururunu yaşıyoruz. Tamamen elektrikli şehir otobüsü MAN Lion’s City E’nin seri üretimiyle birlikte Ankara, şirketin önemli e-mobilite merkezlerinden biri haline geldi. Çalışanlarımızın üstün yetkinliği ve son iki yılda altyapı ile ekipmana yaptığımız ciddi yatırımlar sayesinde bu dönüşümü başarıyla gerçekleştirdik. Tüm elektrikli ve konvansiyonel otobüsleri aynı bantta üretebilen esnek yapımızla, geleceğin teknolojisini Ankara’dan dünyaya ihraç edeceğiz.” Gelecekte “Lion’s Coach E” de Ankara’da Üretilecek Sıfır emisyonlu ulaşım çözümlerine yönelik önemli yatırımlar yapan MAN’ın şehir içi otobüslerinin yarısından fazlası halihazırda elektrikli olarak üretim bandından iniyor. Bu artan talebi karşılamak amacıyla Ankara’daki üretim altyapısı ve çalışanlar, son aylarda e-mobilitenin gerekliliklerine uygun şekilde hazırlandı ve tesis kademeli olarak dönüştürüldü. MAN Lion’s City E’nin yanı sıra, gelecekte elektrikli şehirlerarası otobüsler ile seyahat sektörü için geliştirilen yeni MAN Lion’s Coach E’nin de Türkiye’de üretilmesi hedefleniyor. Ankara, MAN’ın e-Mobilite Dönüşümünde Kilit Rol Üstleniyor Elektrikli şehir otobüsü MAN Lion’s City E, 2020 yılında seri üretime başlayan Polonya’daki Starachowice Fabrikası’nın ardından artık Ankara’da da üretiliyor. Her iki tesiste de tüm elektrikli ve konvansiyonel otobüsler aynı üretim hattında esnek bir şekilde imal edilebiliyor. Güvenilirlik, menzil ve sürdürülebilirlik özellikleriyle öne çıkan MAN Lion’s City E; 10 metrelik kompakt versiyonlardan, yüksek yolcu kapasiteli 18 metrelik körüklü modellere ve şehirlerarası kullanım için geliştirilen Low-Entry (Alçak Girişli) varyantlara kadar uzanan geniş bir ürün gamı sunuyor. Ayrıca Lion’s Chassis E ile Avrupa dışındaki pazarlara da çözüm sağlanıyor. Bu entegrasyonun başarısı için son yıllarda önemli yatırımlar yapıldığını vurgulayan Barbaros Oktay, “Hedefimiz, Ankara’nın da tıpkı Starachowice gibi MAN otobüs işinin e-mobilite dönüşümünde kilit bir rol üstlenmesidir” dedi. Avrupa’da sattığı şehir otobüslerinin yarısı elektrikli modellerden oluştu 2019 yılındaki lansmanından bu yana güçlü bir başarı hikâyesine dönüşen MAN Lion’s City E, bugün Avrupa yollarında performansını kanıtlamış durumda. Şu anda Avrupa genelinde 3.000’in üzerinde MAN eBus aktif olarak hizmet veriyor. 2025 yılında 1300’den fazla elektrikli otobüs satışı gerçekleştiren MAN’ın, Avrupa'da sattığı şehir otobüslerinin %50'si elektrikli modellerden oluştu.

Maxion, Çelik Kamyon Jantlarını  Yeniden Tanımlıyor Haber

Maxion, Çelik Kamyon Jantlarını Yeniden Tanımlıyor

Çelik kamyon jantları, ağırlık ve dayanım dengesinin en önemli unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Maxion Wheels, bu dengeyi daha ileri taşımak için yürüttüğü çalışmalarda, standart 22.5 x 9.00 ölçüsündeki çelik kamyon jantının ağırlığını 41 kilogramdan 32 kilograma düşürmeyi başarmıştı. Son geliştirmelerle birlikte bu ağırlık, ilk kez 30 kilogram sınırının altına inerek çelik jantlarda hafiflik açısından yeni bir referans noktası oluşturdu. Ağırlık azaltımı güvenlik, kalite ve performanstan ödün vermeden, daha yüksek taşıma kapasitesi ve yakıt verimliliği anlamına geliyor. Daha hafif jant tasarımı, aynı zamanda daha az hammadde kullanımı anlamına geliyor. Üretim kaynaklı karbondioksit emisyonlarının yüzde 75–85’inin hammaddeden kaynaklandığı dikkate alındığında, daha az malzeme kullanımı karbon ayak izinin azaltılmasında belirleyici bir rol oynuyor. Yaşam döngüsü analizlerine göre, geleneksel çelik kamyon jantları üretimde jant başına 133,45 kg karbondioksit salımı yaratırken, bu değer yeni nesil jantların üretiminde 44,9 kg’a kadar düşüyor. Elektrikli Kamyonlara Uygun Gelecek Teknolojileri Tam elektrikli kamyonların yaygınlaşması, jant tasarımında yeni gereksinimleri de beraberinde getiriyor. Elektrikli bir çekicinin dizel versiyona göre yaklaşık dört ton daha ağır olduğu göz önünde bulundurulduğunda, yük taşıma kapasitesi yüksek, hafif ve dayanıklı jant çözümleri, elektrikli ticari araçların verimliliği ve menzili açısından kritik bir rol üstleniyor. Elektrikli kamyonların artan aks yükleri ve aerodinamik gereksinimleri doğrultusunda Maxion Wheels, ağırlık artışı olmadan 250 kg ek yük kapasitesi sunan, 4.250 kg toplam taşıma kapasitesine sahip yeni nesil 22.5x900 ölçüsünde kamyon jantlarını geliştirdi. Elektrikli araçlarda fren soğutma ihtiyacının azalması ise daha küçük havalandırma açıklıklarıyla daha aerodinamik jant tasarımlarını mümkün kılıyor.

Sertel Grup Lojistik, Aksaray Kamyon Fabrikası’nda Üretilen 400 Bininci Kamyonu Filosuna Ekledi Haber

Sertel Grup Lojistik, Aksaray Kamyon Fabrikası’nda Üretilen 400 Bininci Kamyonu Filosuna Ekledi

Mercedes-Benz Türk, Aksaray Kamyon Fabrikası’nda banttan inen 400 bininci kamyon olan Mercedes-Benz Actros L 1848 LS’i Sertel Grup Lojistik’e teslim etti. 1993 yılından bu yana yurt içi ve uluslararası nakliye alanında hizmet veren Sertel Grup Lojistik’in filosunun tamamına yakını Mercedes-Benz kamyon ve çekicilerden oluşuyor. Mercedes-Benz Türk Aksaray Kamyon Fabrikası’nda düzenlenen teslimat törenine; Mercedes-Benz Türk Aksaray Kamyon Fabrikası Direktörü / İcra Kurulu Üyesi Pedro Machado Afonso, Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Direktörü Alper Kurt, Mercedes-Benz Türk Kamyon Ürün Yönetimi Grup Müdürü Berat Çağdaş Özen, Mercedes-Benz Türk Pazarlama İletişimi ve Müşteri İlişkileri Grup Müdürü Serra Yeşilyurt, Sertel Grup Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Sert ve Sertel Grup Lojistik Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Sert katıldı. Aksaray Kamyon Fabrikası’nda üretilen 400 bininci kamyonun teslimatının gururunu yaşadıklarını söyleyen Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Direktörü Alper Kurt “Önümüzdeki yıl 40. yılını kutlayacak olan Aksaray Kamyon Fabrikamızda 400 bininci kamyonumuzu üretmiş olmanın gurur ve mutluluğunu yaşıyoruz. Bu önemli üretim kilometre taşının, uzun yıllardır güvene dayalı iş birliği yürüttüğümüz Sertel Grup Lojistik’e yapılan özel bir teslimatla anlam kazanması ise bizim için ayrı bir memnuniyet kaynağı. Bu özel kamyonumuzun araçlarımıza güvenip, 15 yılı aşkın süredir iş ortağımız olan Sertel Grup Lojistik’e hayırlı olmasını diliyor; bu başarıda emeği bulunan tüm çalışma arkadaşlarımıza ve iş ortaklarımıza teşekkür ediyorum. Önümüzdeki dönemde de Sertel Grup Lojistik ile iş birliğimizin güçlenerek devam edeceğine olan inancımız tam" dedi. Sertel Grup Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Sert ise “Mercedes-Benz Türk’ün ürettiği 400 bininci kamyonun şirketimize teslim edilmesi bizim için bir araç teslimatından öte, markamız için önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyor. Yıllardır filomuzu Mercedes-Benz kamyonlarıyla güçlendiren bir şirket olarak, bu özel aracı teslim almanın gururunu yaşıyoruz. Mercedes-Benz kamyonları; dayanıklılığı, yüksek performansı ve sürücülerimize sunduğu konforla operasyonlarımızda kritik bir rol üstleniyor. Bu iş birliğini, uzun vadeli güvene, güçlü iletişime ve iki kurum arasında oluşan değerli bağlara dayalı bir ortaklık olarak görüyoruz. Bu teslimatı bizim için özel kılan bir diğer unsur ise merhum Yönetim Kurulu Başkanımız Mustafa Kemal Sert’in anısına yapılan 400 fidan bağışı. Bu anlamlı bağış, şirketimiz ve ailemiz için son derece kıymetli ve duygusal bir değer taşıyor. Mercedes-Benz Türk ailesine bu anlamlı jest için içten teşekkür ediyoruz. Biz de Sertel Grup Lojistik olarak Aksaray Hatıra Ormanı’na 400 fidan bağışında bulunarak bu anlamlı katkıya ortak olmaktan memnuniyet duyuyoruz. Karşılıklı güvene dayalı iş birliğimizin uzun yıllar aynı güçle devam edeceğine inanıyoruz” dedi. Mustafa Kemal Sert anısına anlamlı bir bağış Geçtiğimiz mart ayında vefat eden Sertel Grup Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kemal Sert, lojistik sektörüne yaptığı katkılar ve kurum kültürüne bıraktığı değerli mirasla anılmaya devam ediyor. Bu çerçevede Mercedes-Benz Türk, merhum Mustafa Kemal Sert’in anısına Aksaray’da bulunan Hatıra Ormanı’na 400 adet fidan bağışında bulundu. Bağışı temsilen hazırlanan sertifika; Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Direktörü Alper Kurt tarafından merhum Mustafa Kemal Sert’in oğlu Sertel Grup Lojistik Yönetim Kurulu üyesi Fatih Sert’e teslim edildi. Sertel Grup Lojistik de bu anlamlı katkıya kendi desteğini ekleyerek 400 fidan da kendilerinin bağışlayacağını açıkladı. Teslimat töreninde duyurulan, iki şirket tarafından Aksaray’daki Hatıra Ormanı’na bağışlanan toplam 800 fidanla yapılan bu anlamlı katkı, iki şirket arasındaki güçlü ilişkinin altını çizdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.