Hava Durumu

#Van

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Van haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Van haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kargo Firması Değiliz; Önceliğimiz Yolcu Haber

Kargo Firması Değiliz; Önceliğimiz Yolcu

GIDADAN OTOBÜSÇÜLÜĞE GİDEN BİR YOL 1976 yılında Van'ın Güveçli köyünde doğdum. On iki, on üç yaşıma kadar Van'da büyüdüm; ardından İstanbul'a geldim. Evliyim, dört çocuk babasıyım. İstanbul'da büyük bir gıda firmasında yöneticilik yaptım ama otobüsçülük hiç yabancı olmadı bana; ailemizde bireysel otobüsçülük zaten vardı, abim de o dönem bu işi yapıyordu. 2007 yılında gıda sektöründen ayrılarak yolcu taşımacılığına geçtim. Önce bir Van firmasında bireysel otobüsçülük yaptım, ardından ulusal bir markaya geçtim ve orada da aynı şekilde devam ettim. Bu süreçte Van Tur adıyla faaliyet gösteren firmaya önce yatırımcı olarak dahil oldum. Bir süre sonra ortaklık sona erdi; kısa bir süre önce ise firmayı komple satın aldım. Satın alır almaz Van Tur ismini Özlem Van Turizm olarak değiştirdik. Yeni ismimizle, yeni bir anlayışla yola çıktık. BU YOLLARIN ARABASI MERCEDES-BENZ TOURISMO Filomuzda 18 adet Mercedes-Benz araç var. Şirketi devraldıktan hemen sonra yatırım çalışmalarımıza başladık ve ilk etapta 3 adet Mercedes-Benz Tourismo sipariş verdik; teslimatlarını gerçekleştirdik. Amacımız, filomuzun tamamını kademeli olarak Tourismo'ya dönüştürmek. Mercedes-Benz dışında başka bir marka almak aklımızın köşesinden bile geçmiyor. Neden Tourismo? Çünkü bizim güzergâhlarımız uzun ve zorlu. Van'dan çıkan bir araç bazen 20 saati aşan yolculuklar yapıyor. Bu mesafelerde araçtan beklentimiz çok yüksek: düşük yakıt tüketimi, bakım kolaylığı, düşük işletme maliyeti ve her şeyden önemlisi yolcu konforu. Tourismo, bu kriterlerin tamamını karşılıyor. Yolcularımız uzun yolculuklarda kendilerini iyi hissetmeli; bunu sağlayacak araç bizim için Tourismo. KARGO YÜZÜNDEN VALİZLERE ZARAR VERMEK KABUL EDİLEBİLİR BİR TABLO DEĞİL Bu bölgede otobüsçülüğü farklı yapmak için yola çıktık. Misyonumuz net: Van halkına gerçekten yakışır, kaliteli ve onurlu bir seyahat hizmeti sunmak. Otobüslerimiz yolcu taşımak için var; kargo taşımacılığına araçlarımızı açmak gibi bir politikamız asla olmayacak. Bagaj meselesine bakışım da bu ilkeden besleniyor. Yolcumuz zaten uzun bir yolculuğa çıkıyor; varış saatini, aktarmasını, gideceği yeri hesaplıyor. Her terminalde personelin yolcu bagajı yerine kargo paketleriyle uğraşması, bu süreyi gereksiz uzatıyor. Bagaj ücreti için pazarlık yapılması, valiz üstüne valiz istiflenip çantalara zarar verilmesi kabul edilebilir bir tablo değil. Ben her zaman kendimi yolcunun yerine koyarım. Empati bu işin temelidir; hizmet sektöründeyseniz empati kurmak zorundasınız. Gözünüzün önünde valiziniz arka sıralar arasına sıkıştırılsa ve yanınıza birkaç lira için kargo doldurulsa ne hissederdiniz? Kendinize yapılmasını istemediğiniz bir muameleyi başkasına yapamazsınız. Şirketimizde öncelik her zaman yolcunun kendi bagajıdır. Acil durumlarda küçük bir emanete yardımcı olabiliriz ama bu hiçbir zaman sürekli bir kargo ticaretine dönüşmeyecek. Fahiş bagaj ücretlerine de karşıyım. Yolcu biletini almış, yanında bir parça fazla eşya getirmiş; o yolcudan orantısız paralar talep ediliyor. Bu yolcuyu üzmektir. Kimsenin buna hakkı yok. Makul bir ücret talep edilebilir ama bu, yolcuyu cezalandırmaya dönüşmemeli. DOĞRU PLANLANMIŞ 2 SEFER, ZARARLI 10 SEFERDEN İYİDİR Rekabet her zaman iyidir; hizmette kaliteyi yükseltir, yolcuya seçenek sunar ama rekabet uğruna zararına sefer üstüne sefer koymak, sektörü çökerten bir anlayıştır. Zararına 10 sefer yapmaktansa, iyi planlanmış, adam gibi işleyen 2 sefer çok daha değerlidir. Bunu sürdürebildiğimiz sürece bu şekilde devam edeceğiz. Eğer sürdüremeyeceksek, işi ehline bırakıp çekilmek en dürüst karar olur. Şu an İzmir, Bursa, İstanbul ve Malatya hatlarımız aktif. Ankara'ya sefer açmayı şimdilik düşünmüyoruz ancak ciddi talepler geliyor, onları değerlendiriyoruz. Hat açmak kolaydır ama biz hız yerine sağlamlığı tercih ediyoruz. Bölge yatırımcıları ve acentelerle titiz bir değerlendirme sürecinden geçerek, doğru adımlarla ilerlemeyi esas alıyoruz. 500 kişilik bir aileyiz; her bir çalışanımız şirketimizin görünen yüzüdür ve hepsine içtenlikle teşekkür ediyorum. VAN BİLETİ 3.500 LİRA OLMALI İKEN REKABET 2.000'E İNDİRİYOR Akaryakıt fiyatları ve artan işletme giderleri, maliyetlerimizi ciddi ölçüde zorluyor. Gerçekçi bir hesap yapıldığında Van biletinin bugünkü koşullarda en az 3.500 lira olması gerekiyor ama rekabet baskısıyla biletler 2.000 liraya kesiliyor. Bu fiyatla zarar etmeyen firma yok; herkes gün sonunda hesabına eksi yazıyor. Bu tablo daha ne kadar sürdürülebilir, belli değil. Zarar büyüdükçe hizmet kalitesi düşüyor; düşük kaliteli hizmet yolcuyu mağdur ediyor. Araç bakımlarını zamanında yaptırmayan firmalar yüzünden yolcular saatler boyunca yolda mahsur kalabiliyor. Biz fırsatçılık yapmak için bu işe girmedik; ama gerçekçi fiyatlandırmanın da savunuculuğunu yapmak zorundayız. Olmayacak düşük fiyatlarla bilet kesmek yalnızca kendi firmamıza zarar verir ve zarar büyüdükçe hizmet kalitesi kaçınılmaz olarak erir. KÜÇÜK ÖLÇEKLİ FİRMALAR DESTEKLENMELİ Online satış komisyonları, işletme yükümüzü ağırlaştıran önemli bir kalem. Büyük ölçekli firmalar yüksek yolcu kapasiteleri sayesinde bu maliyeti toplam içinde eritebiliyor ancak bizim gibi büyüme sürecindeki küçük ölçekli firmalar için komisyon yükü çok daha belirleyici. Küçük firmalar desteklenirse önünü daha net görür, yatırımlarına hız verir, hizmet kalitesini artırabilir. Büyüklerin yanında küçüklerin de ayakta kalabilmesi, sektörün çeşitliliği ve rekabeti açısından şarttır. Bu desteğin sağlanması hem yolcular hem de sektörün uzun vadeli sağlığı için doğru bir adım olacaktır.

Mercedes-Benz Türk’ün Bayi ve Yetkili Servis Ağı Yeniden Yapılanma Sürecindeki Yeni Yatırımı Gelecek Erzurum Haber

Mercedes-Benz Türk’ün Bayi ve Yetkili Servis Ağı Yeniden Yapılanma Sürecindeki Yeni Yatırımı Gelecek Erzurum

Mercedes-Benz Türk’ün bayi ve yetkili servisi Gelecek Otomotiv, Erzurum’da hayata geçirdiği yeni tesis yatırımıyla bölgedeki satış ve satış sonrası hizmet altyapısını daha da güçlendirdi. 10.200 metrekare arsa üzerine kurulu 3.000 metrekare kapalı alana sahip yeni tesis, 800 metrekare büyüklüğündeki atölye alanında günlük 30 araca hizmet verme kapasitesine sahip. Mercedes-Benz Türk’ün güncel kurumsal kimlik ve operasyonel standartlarına uygun olarak tasarlanan tesis, bölgedeki ağır ticari araç müşterilerine daha da hızlı ve verimli hizmet sunmayı hedefliyor. Bölgesel Taşımacılıkta Stratejik Konum Erzurum Kuzey Çevre Yolu üzerinde konumlanan yeni tesis; Erzincan, Kars, Ardahan, Iğdır, Ağrı ve Van illerine uzanan ulaşım aksı üzerinde ve sınır kapısı güzergâhında bulunması sayesinde taşımacılık faaliyetleri açısından stratejik bir konumda yer alıyor. Hizmet Ağımızı Her Noktada Daha da Güçlendiriyoruz Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün, yeni tesisin açılışına ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Mercedes-Benz Türk olarak müşterilerimize sunduğumuz satış ve satış sonrası hizmetlerin kalitesini daima ileri taşımaya büyük önem veriyoruz. Türkiye’nin dört bir yanında güçlü ve sürdürülebilir bir hizmet ağı ile faaliyetlerimizi sürdürmek markamızın en temel önceliklerinden biri. Bayi ve yetkili servislerimizin yeniden yapılanma sürecimizde gerçekleştirdiği yatırımlar da bu vizyonun önemli bir parçasını oluşturuyor. Gelecek Otomotiv 2004 yılında Diyarbakır’da başlattığı bayi ve yetkili servis faaliyetlerine 2008 yılında Erzurum’u da ekledi. 18 yıldır bayi ve yetkili servis ağımızda yer alan Gelecek Erzurum, bugün hayata geçirdiği yeni tesisteki modern servis altyapısı ve operasyonel kapasitesiyle faaliyetlerini daha da güçlendiriyor. 15’i teknisyenden oluşan yaklaşık 70 kişilik uzman ekibi ile yeni tesisimiz bölgedeki kullanıcılarımıza daha da hızlı daha da verimli hizmet sağlayacak. Ağır ticari araç müşterilerimiz için bakım ve servis süreçlerinin hızlı, güvenilir ve kesintisiz yürütülmesi büyük önem taşıyor. Yeni tesisimiz de Türkiye’nin doğu-batı lojistik koridorlarının kesişiminde konumlanan Erzurum’un bölgesel taşımacılık rolünü destekleyen önemli bir yatırım niteliği taşıyor. ”dedi. Bölge Taşımacılık Açısından Potansiyele Sahip Gelecek Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Beşir Acar yeni yatırımın bölge için önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Gelecek Otomotiv olarak 22 senedir Mercedes-Benz Türk bayi ve yetkili servis ağında müşterilerimize hizmet veriyoruz. Faaliyetlerimizi her geçen yıl istikrarlı biçimde büyüttük ve hizmet kapsamımızı genişlettik. Gelecek Otomotiv olarak Erzurum ve Diyarbakır’da yer alan bayi ve yetkili servislerimiz ile yaklaşık 130 kişiye istihdam sağlıyoruz. Bugün, Mercedes-Benz Türk standartlarına uygun altyapısı, geniş servis kapasitesi ve modern teknolojik donanımıyla tasarlanan tesisimizi açmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Yeni tesisimizin müşterilerimize çok daha hızlı ve etkin hizmet sunacağına inanıyoruz. Ağır ticari araç müşterilerimizin ihtiyaçlarını dikkate alarak oluşturduğumuz sürücü dinlenme ve konaklama alanları ise uzun yol taşımacılığı yapan müşterilerimizin servis süreçlerini daha konforlu hale getirecek önemli bir yenilik niteliğinde. Yeni tesisimizin hem müşterilerimize hem de Erzurum ve çevresindeki ticari faaliyetlere önemli katkılar sunacağına inanıyoruz.”

Birlikten Güç Doğar Dedik, Kâmil Koç’la Yola Çıktık Haber

Birlikten Güç Doğar Dedik, Kâmil Koç’la Yola Çıktık

BU İŞE BODRUM’DA BİR MİNİBÜSLE BAŞLADIK 1985 Diyarbakır doğumluyum. Bodrum’a gelişimiz 2009 yılına dayanıyor. O dönem tek bir minibüsle Bodrum’da taşımacı bir firmaya kiralık olarak çalışmaya başladık. Açıkçası o zamanlar bu işin bizi bu noktalara getireceğini düşünmüyorduk. Kendi firmamız yoktu, tamamen taşıma işi yapıyorduk. Turizm taşımacılığıyla tanışmamız da o yıllara denk geliyor. Bodrum gibi maliyetlerin yüksek, rekabetin sert olduğu bir yerde ayakta kalmak kolay değil ama biz başından beri günü kurtarmayı değil, kalıcı olmayı hedefledik. 2016 yılında kendi firmamı kurarak turizm taşımacılığına resmen başladım. Bozkaplan Turizm olarak faaliyet gösterdik. 2019 yılında Agenda’yı açtım. Bu süreçte hem sahayı öğrendik hem de Bodrum’un gerçeklerini daha iyi gördük. 2025 yılına geldiğimizde ise Mavi Bodrum Seyahat’i kurduk. Yani bugün gelinen nokta bir anda olmadı; adım adım, sabırla ve ciddi emekle oluştu. BODRUM GİBİ ZOR BİR PAZARDA KISA SÜREDE HIZLA ÖNEMLİ BİR YER EDİNDİK Son üç–dört yıldır turizm sektöründe ciddi bir daralma görüyoruz. Bu durum bizi de ciddi şekilde etkiledi. Araçlar yatıyor ama masraflar yatmıyor. Sigorta, bakım, personel giderleri devam ediyor. Minibüsleri sürekli yatırmak istemedik. Bu yüzden şehirlerarası taşımacılıkta bir boşluk ve potansiyel gördük. Bu alana tamamen yabancı değildim. Daha önce bireysel işletmeci olarak çalışmışlığım vardı. Şehirlerarası taşımacılığın mutfağını bilen biriyim. Bu tecrübeyle otobüs yatırımlarına yöneldik. 2025 yılında Mavi Bodrum Seyahat’i kurduk. Bir yıl boyunca ciddi emek verdik. Bodrum gibi zor bir pazarda firmanın kısa sürede tutulması bizim için önemli bir göstergedir. Doğru zamanda doğru bir karar verdiğimizi düşünüyorum. KURUMSAL BİR YAPININ İÇİNDE OLMAK DAHA DOĞRU BİR KARAR Kâmil Koç’la yollarımız Ege Bölge Müdürü Orhan Bey sayesinde kesişti. Bodrum’da karşılaştık, sohbet ettik, çay içtik. Daha sonra İzmir’de kendisinin misafiri oldum. Uzun uzun konuştuk, dertleştik. Sektörün nereye gittiğini, firmaların nasıl ayakta kalabileceğini değerlendirdik. Bana “Kâmil Koç’a katılmayı düşünür müsün?” dedi. Ben de “Neden olmasın?” dedim. Böyle bir dönemde tek başına hareket etmektense güçlü ve kurumsal bir yapının içinde olmanın daha doğru olacağını düşündüm. Yaklaşık sekiz ay boyunca istişare ettik. Bizim eksiklerimiz, onların beklentileri, sistemleri, operasyon yapıları… Hepsini masaya yatırdık. Şartlarımızı netleştirdik, ortada buluştuk. Ankara’da yapılan görüşmelerden sonra bu işe onay verdik ve Kâmil Koç bünyesine dahil olduk. Bu süreç kolay olmadı ama doğru bir karardı. KÂMİL KOÇ GÜVEN, SİSTEM VE RAHATLIK DEMEK Kâmil Koç benim için büyük, güçlü ve güven veren bir marka. Türkiye’nin çok büyük bir kısmını taşıyan, köklü bir firma. Personel yapısı, operasyon gücü ve sistemi çok sağlam. Bu da sahada bize ciddi bir rahatlık sağlıyor. Bodrum’daki yazıhaneyi devraldıktan sonra ilk iş olarak personelle toplu bir toplantı yaptım. Hiçbir eski personeli çıkarmadım. Sadece nasıl çalışmak istediğimi, hangi düzeni görmek istediğimi anlattım. Bireysel işletmeci olduğum dönemden kalan bazı alışkanlıkları geride bırakmak gerekiyordu. Bu konuda ciddi yol aldık. Zaten bunu sahada herkes hissetti. Geçen gün Erzurum seferinden gelen bir kaptan “Abi yazıhane mi değişti?” dedi. Bu küçük gibi görünen detaylar aslında çok şey anlatır. Kâmil Koç Bodrum’da daha önce günlük 5–6 sefer yapıyordu. Kısa sürede bu sayıyı 17–18 sefere çıkardık. Yaz sezonunda hedefimiz günlük 45–50 sefer. Ankara, Eskişehir, İstanbul, Erzurum, Yozgat hatlarımız var. Mersin, Hatay ve Van için de çalışmalar sürüyor. ÖDEMELERİMİZ ERTESİ GÜN HESABIMIZA GEÇİYOR Ödeme sistemi benim için en kritik konulardan biriydi. Kâmil Koç’ta ödemeler ertesi gün saat 15.00’te hesabımıza geçiyor. Bunu özellikle ben istedim. Aylık çalışan da var ama ben günlük ödemeyi tercih ettim. Çünkü nakit akışı bizim işimizde çok önemli. Lastik, bakım, akü, ikram, personel… Bunlar beklemez. Kamil Koç bu konuda işletmecinin tercihine göre düzenleme sağlıyor. Bu da bizim için büyük kolaylık demek. Destek tarafı da çok güçlü. Geçen gün İzmir’de bir aracımızın lastiği yolda patladı. Kâmil Koç’un sistemi üzerinden anında müdahale edildi, araç kısa sürede tekrar yola çıktı. Müşteri ilişkileri, çağrı merkezi ve operasyon tamamen merkezden yönetiliyor. Yolcuyla ilgili hemen hemen her konu profesyonel ekiplerce hızlı ve başarılı bir şekilde yönetiliyor. Böylece biz sahada sadece işimize odaklanıyoruz. İŞLERİMİZİN İYİ İLERLEMESİ İÇİN CİDDİ EMEK HARCIYORUZ Ben bu işin mutfağından geldim. Bireysel işletmecilik yaptım, yazıhanede çalıştım, kaptanın ne yaşadığını da çok iyi bilirim. O yüzden gelen kaptanı buyur ederim, çayını, kahvesini ikram ederim. Gerekirse yemeğini yer, dinlenir. İnsan yoruluyor bu işte. Bunu bilmeden yönetici olunmaz. Bodrum’da esnafla ilişkilerimiz çok güçlü. İnsanlar bizi tanıyor, güveniyor. Bilet almak isteyen arayıp bize soruyor. Ofisimiz şehir merkezinde olmadığı için acentelerle de görüşüyoruz. Son bir ayda yolcu artışını net şekilde hissediyoruz. Biz attığımız adımın sonuçlarından oldukça memnunuz. Yolcularımıza da bekledikleri kalitede, güvenli hizmeti sunmak için tüm personelimizle birlikte elimizden geleni yapıyoruz. Umarım Kamil Koç ile birlikte nice uzakları yakın yapmaya yıllar boyunca devam edeceğiz. İnşallah hem bizim hem de sektörümüz için çok daha güzel günleri birlikte yaşayacağız.

Hayallerimizi Kâmil Koç ile Gerçekleştirdik Haber

Hayallerimizi Kâmil Koç ile Gerçekleştirdik

MERDİVENLERİ TEK TEK ÇIKARAK BU NOKTAYA GELDİM 1982 yılında Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde doğdum. Çocukluğumdan itibaren karayolu taşımacılık sektörünün içindeyim. Bu iş bizim için sadece bir meslek değil; baba mesleği, dede mesleği. Eskiden kendi firmamız vardı. İlkokulu bitirdiğim dönemlerden itibaren yaz tatillerinde otogarda bilet keserek işe başladım. Sonra yazıhanede çalıştım, muavinlik yaptım. Bugün işletmeciliğini yaptığım işi gerçekten en dipten, en tabandan başlayarak öğrendim. Merdivenleri tek tek çıkarak bu noktaya geldim. Şu anda Kütahya’da Kâmil Koç işletmeciliğini yürütüyorum. KÜTAHYA’DA UZUN YILLARDIR HİZMET VERİYORUZ İlk şirket ismimiz Tavşanlı Tur’du. Sonra büyüyerek Kütahya Lider adını aldık. Uzun yıllar boyunca Kütahya Lider markasıyla İstanbul, Ankara, Antalya gibi şehirlere seferler düzenledik. Ancak zamanla sektörde yaşanan sıkıntılar, maliyetler ve rekabet bizi küçülmeye zorladı. O süreçte yerel firma olarak elimizden geleni yaptık fakat bazı noktalarda büyük bir markanın gücüne ihtiyaç olduğunu fark ettik. KÂMİL KOÇ’A KATILAN İLK İLÇE İŞLETMECİSİYİZ Kâmil Koç ile aslında bağlantımız yıllardır vardı. Tavşanlı’dan Bursa’ya çok sık sefer yaptığımız için Bursa Bölge Müdürü Aydın Tokatlı ile tanışma fırsatımız oldu. Kendisiyle zaman zaman istişare ederdik. O dönem bize özgüven kazandıran, cesaret veren de odur. Kendi öz malımız olan otobüsleri ve yazıhaneleri Kâmil Koç markasıyla buluşturmaya karar verdik. Kütahya Astur’dan ayrıldık ve Kâmil Koç çatısı altında Hisarcık, Emet, Tavşanlı ve Kütahya’daki tüm yazıhanelerde hizmet vermeye başladık. 2017 yılında Kâmil Koç’a ilk katılan ilçe işletmecisi biz olduk. İlçe yazıhaneleri bize aitti, şehir merkezindeki işletmeciliği ise Kâmil Koç yürütüyordu. Pandemi döneminde Kütahya yazıhanesinin işletmesi de bize devredildi. O günden bu yana tek çatı altında ilerliyoruz. KÂMİL KOÇ’UN KURUMSAL ALTYAPISINI KULLANMAK BİZİM İŞLERİMİZİ KOLAYLAŞTIRIYOR Kurumsal bir yapının altyapısını kullanmak çok büyük konfor. Yerel firma ile çalışırken yaşadığımız en büyük sıkıntılardan biri servis ağının zayıflığıydı. İstanbul’a giden yolcu, “Oğlum şu semte servisiniz yokmuş, kızım gelmek zorunda kaldı” diye şikâyet ederdi. Kurumsal yapı sayesinde bu sorunlar tamamen ortadan kalktı. Ayrıca İnternet sitesi düzgün çalışıyor, yolcu online işlemlerini sorunsuz yapıyor. Çağrı merkezi güçlü, yolcu sorununu direkt çözüyor. Servis ağı çok geniş, özellikle İstanbul’da en dip noktalara bile ulaşabiliyor. Sefer sayıları arttı, artık istediğimiz saatleri ekleyebiliyoruz. Yerel firmanın asla yapamayacağı şeyleri bugün Kâmil Koç çatısında rahatlıkla yapabiliyoruz. HAYALLERİMİZİ KÂMİL KOÇ İLE GERÇEKLEŞTİRDİK Çocukken hep düşünürdüm: “Bizim ilçeden neden sadece Ankara ve İstanbul’a araba kalkıyor? Hiç mi başka şehre direkt sefer olmayacak?” Kâmil Koç’la bu hayali gerçekleştirdik. Bugün Tavşanlı’dan çıkan bir otobüs Van’a kadar gidiyor. 24–25 saatlik direkt sefer yaptık. Bartın’a, Amasra’ya, Rize’ye, Trabzon’a, Samsun’a direkt araç gönderiyoruz. Hatta Tavşanlı’dan Sivas’a bile çalıştık. Van seferi başladığında Van’daki işletmeci bize, “Sizin ilçeden Van’a ne yolcusu çıkar?” diye sormuştu. Sonradan öğrendik ki Tavşanlı’da tamamen Vanlıların yaşadığı bir mahalle varmış. Bu yolcu potansiyelinin farkına ancak çalışınca vardık. Amasra’ya ilk seferleri düzenlediğimizde oranın turistik potansiyelini bizzat gördük. İnsanlar tatil için gerçekten gidiyormuş; yıllardır fark etmemişiz. BURADA ÇALIŞMAK “DENEYİP GÖREBİLME CESARETİ” SAĞLIYOR Kâmil Koç ile çalışmamızın en büyük avantajı: “Deneyip görebilme cesareti.” Ulusal marka olunca “Bu sefer tutar mı, tutmaz mı?” kaygısı olmuyor. Projeyi aklında kuruyorsun, birkaç gün içinde hayata geçirebiliyorsun. Bartın’a ilk seferi yaptığımızda yıllardır o hatta çalışıyormuşuz gibi tuttu. Teknoloji çağında her şey dijital artık. Yolcu telefonundan bilet alıyor, çağrı merkezi her sorunu çözüyor, lastik, akü, ikram gibi giderlerde toplu alım avantajı var. Örneğin, piyasada 1000 TL olan bir lastiği biz Kâmil Koç’un alım gücü sayesinde 850 TL’ye alıyoruz. Aynı marka, aynı ürün. Bu bile tek başına büyük avantaj. İkram maliyetleri bireysel alımda iki katına çıkar ama biz firmadan çok uygun fiyata alıyoruz. Bu yüzden yolcuya gönül rahatlığıyla daha fazla ikram verebiliyoruz. ÖDEMELERİMİZ, AYIN 16’SINA BİLE KALMAZ Paramız hiçbir ay 16’sına kalmaz. Ödemeler her ayın 15’inde, öğleden sonra tıkır tıkır hesabımıza yatar. Bu düzen sayesinde biz de tedarikçilerimize rahatlıkla söz verebiliyoruz. Diğer işletmeci arkadaşlarımız “1 hafta paramızı alamıyoruz, kartla mazot çekiyoruz” gibi sorunlar yaşarken biz bunlarla hiç uğraşmıyoruz. GÜNÜN HER SAATİ İLETİŞİM KURABİLİYORUZ Yönetimle iletişimimiz inanılmaz güçlü. Host biriminden teknik ekibe, çağrı merkezinden bölge müdürüne kadar herkesle istediğimiz saatte iletişim kurabiliyoruz. En üst yönetici Çağatay Kepek’i bile gece 23.00’te arasak telefonumuzu açar. Bölge müdürleriyle günde üç kez konuştuğumuz olur. Güney Marmara Bölge Müdürlüğü bizim için çok kritik. Yeni projelerde 10–15 kez görüşüp saat saat seferleri birlikte planlıyoruz. İş gerçekten birlikte yönetiliyor. BÖLGEMİZDEKİ YOLCU SİRKÜLASYONU ÇOK YÜKSEK Yazın günlük 120–130, kışın ise 90–100 araç geçiyor buradan. Direkt olarak Kütahya’dan İstanbul, Ankara, Eskişehir, Rize, Trabzon, Samsun, İzmir, Bartın, Amasra gibi birçok ile sefer yapıyoruz. Kütahya bir öğrenci ve asker şehri olduğu için 9 ay boyunca yoğun bir yolcu sirkülasyonu var. Plakalarımızın 43 olması güzel bir avantaj. 43 plakalı araçla, Kütahyalı personelle seyahat ediyor. Özellikle küçük ilçelerde bu çok önemli. İnsanlar çocuğunu, annesini tanıdığı güvendiği birine emanet etmek istiyor. Kamil Koç logosu ile tanıdık işletmeci bir araya geldiğinde güven de tam anlamıyla sağlanmış oluyor. OPERASYON YÖNETİMİ NOKTASINDA HIZLI AKSİYON ALABİLİYORUZ. Buradaki en önemli avantajlardan biri de operasyonun çok iyi yönetilmesi. En alt seviyeden en üst seviyeye kadar herkes işin hızlı ve doğru yürümesinin önemini biliyor. Saat planlaması, yolcu profili, aktarma noktaları, hepsi istişareyle belirleniyor. Bugün gece 03.00’te Kütahya’dan İzmir’e ekspres sefer yapıyoruz ve inanılmaz talep görüyor. Çünkü yolcu şunu diyor: “Niye 2 saat daha fazla yolda kalayım? Gecenin ikisinde binip daha erken varırım.” Yolcu artık bilinçli, beklentisi yüksek. Biz de hem hizmet kalitemiz hem kurumsal altyapı hem de doğru planlamayla bu beklentiye tam karşılık veriyoruz.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.