DAE Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Turgut Coşkun; Otobüsçülük, Benim Hayat Damarım
DAE Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Turgut Coşkun; Otobüsçülük, Benim Hayat Damarım
Haber Giriş Tarihi: 14.11.2022 14:55
Haber Güncellenme Tarihi: 15.11.2022 08:58
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.haberulasim.com/
Haber Ulaşım: Söyleşimize sizi ve DAE Turizm’i tanıyarak başlamak isteriz. Turgut Coşkun kimdir?
Coşkun: 1963 yılından beri taşımacılık sektöründe bir fiil hizmet vermekteyim. Dile kolay dolu dolu geçen 59 yıl… Sektör içerisinde kendimi yetiştirmeye çalışan, yetiştirmiş bir insanım. Şu anda da tahmin ediyorum ki benim yaşıma yakın olup da sektör içerisinde aktiflik gösteren bireysel yatırımcı bulunmamaktadır. Biz DAE Turizm olarak çok yönlü bir şirketiz. Son 4 yıldır şehirler arası tarifeli taşımacılık alanında daha aktif bir şekilde hizmet vermekteyiz. Bunun yanı sıra devlet kamu ihale işlerimiz mevcut. Uzun yılların vermiş olduğu bilgi birikimi kapsamında sektörümüze bakış açımız çok farklı. Yapmış olduğumuz yatırımlarda da doğru kararlar verdiğimizi düşünmekteyim.
Yaptığımız ticaretin büyük bir kısmı otobüs taşımacılığı içerisinde gelişti. Otobüsçülük, benim hayatımın dönüm noktalarından bir tanesi oldu. Turizm taşımacılığı alanında hizmet verdik. Kamu ihalelerinin taşımacılığı mevcut. Şehirler arası tarifeli taşımacılık işlerimiz var. Bir tek servis taşımacılığı alanında hizmet vermedik. DAE Turizm bünyesinde bölge işletmeciliği ve yazıhane işletmeciliği de mevcut. Bodrum’da yaşamaktayım. Bodrum bölgesi dahilindeki Kâmil Koç Turizm işletmeciliği tarafımıza aittir. Bünyemizdeki 90 kişilik bir ekip ile iş ortaklarımıza hizmet vermekteyiz. 90 kişilik ekibimizi aileleri ile hesaplar isek 300 kişilik bir katma değer sağlamaktayız. Bu durum da bizim en büyük motivasyon kaynağımızdır.
Haber Ulaşım: Bu yıl ciddi bir oranda filo yatırımı dahilinde Temsa Maraton alımı gerçekleştirdiniz. Bu yatırımı yapma sebebiniz nedir, DAE Turizm olarak kaç araçlık bir filo ile hizmet vermektesiniz?
Coşkun Filomuzda, toplamda 20 aracımız mevcut. 15 tane aracımızın yatırımını ise bu yıl gerçekleştirdik. Filomuzda geçtiğimiz yıl 43 adet araç mevcuttu. 2021 yılında yapmış olduğumuz yoğun işten kaynaklı araçlarımızı yenileme gereksiniminde bulunduk. Bakım maliyetlerinde, arızalardan kaynaklı zaman kayıplarında artık tahammülümüz kalmamıştı. Yatırım planlamamız kapsamında, filomuzda daralmaya giderek 20 araca düştük. Ancak daralmamız dahilinde filo yaş ortalamamızı oldukça küçülttük. Yıl sonuna kadar 5 araç daha filomuza katmayı hedeflemekteyiz. Daha genç filo ile daha efektif hizmet vermeyi planlamaktayız. Bu yıl yatırım tercihimizin tamamını Temsa’nın amiral gemisi olan Maraton modelinden yana kullandık. Elbette Maraton’u tercih etmemizin sebepleri vardı. Sahip olma bedelinde sunmuş olduğu fırsatlar ile işletme modelimiz dahilinde, hizmetimizi geliştirebileceğimiz bir araç olduğundan kaynaklı bu yatırımları gerçekleştirdik. Satış sonrası hizmetlerde problemlerimiz kolaylıkla çözümlenebilmekte, satış sözleşmemiz kapsamında 3 yıllık bir bakım paketimiz mevcut. Yolcularımızdan almış olduğumuz geri bildirimler ve kaptanlarımızın aktarmış olduğu bilgiler doğrultusunda yatırımımızdan oldukça mutluyuz. Bundan sonraki ticari hayatımızda, otobüs işletmeciliğimizi sürdürecek isek kesinlikle Temsa grubu ile yatırımlarımızı sürdüreceğiz. Huzurlarınızda Temsa Satış Yöneticisi Baybars Dağ Bey’e sunmuş olduğu tüm imkanlardan kaynaklı şükranlarımı sunuyorum.
Haber Ulaşım: Krizlerin patlak verdiği 2022 yılında, sizleri yatırıma iten ışık ne oldu?
Coşkun: Benim uzun yıllardır deneyimlediğim tecrübem dahilinde ülkemiz, her zaman için yaratıcı insanlar ile var olmuş bir ülkedir. Kriz dönemlerinde ise krizleri lehine çevirip kullanabilen insanlar için bu dönemler bir devrim olmuştur. Krizler, pek çok insan için parlama yıllarıdır. Krizin ve pandemi sürecinde doğan sıkıntıların ileride neler doğurabileceğini gördüğümüz için biz otobüs işine önem verdik. Ben bu yatırımlara yöneldiğim zaman, oğlum Barış, hata yaptığımızı bana belirtti. Dönem içerisindeki araç hesaplarımızı incelediğinde, yatırımın mümkünatının olmadığını belirtti. Yapıldığı taktirde ise mucizelere emanet olduğumuzu dillendirmiş idi. Yatırımımızı yaptık, yaz sezonunu tamamladık, oğlum ile bir araya geldiğimde maalesef bana belirtiyor ki; baba, saygıyla önünde eğiliyorum, sen doğru bir karar verdin.
Kazançtan ziyade artık sektör çok belli. Artık, bireysel otobüsçünün sektörde var olabilmesi mümkün değil çünkü araç maliyetleri oldukça yüksek seviyelerde. Tüm dünya geneli araç fiyatları sabit ancak ülkemizdeki enflasyon algısından kaynaklı fiyatlar oldukça fahiş rakamlara ulaşmış durumda. İnsanların, gereken paranın bir bölümünü peşin olarak verip kalan kısmını ise kredilendirerek yatırım yapmasının mümkünatı yok. Çünkü, faiz oranları da çok yüksek seviyelere gelmiş durumda. Son iki yıldır turizm taşımacılığı yapılmamakta idi. Yerli ve yabancı gruplar dahilinde talep patlaması meydana geldi. Ülkemizdeki şehirler arası araçlar üst modeller ile çalıştığı için düşük modelli araçlar turizme endekslendi. Ancak, 2023 yılında her iki alana da araç yetmesi mümkün değil. Arz-talep söz konusu. Dolayısıyla talebin olacağını düşündük ve haklı olduğumuzu şu anda da görüyoruz. Evet, işsizlik var. Rekabet ortamına girdiğimiz bir süreç içerisindeyiz ama bu rekabet ortamı çaresizliğin göstergesidir. Komisyoner arkadaşların, otobüsleri pembe tablolar çizerek yollara göndermesinden kaynaklı bu sorunlar gün yüzüne çıkıyor. Bir otobüsçünün cebindeki kredi kartını döndürebilmesi için yola gitmesi, 40-50 gün vadeli mazot alıp mazot parasını kullanarak hayatını idame ettirmesi kadar sakıncalı bir durum yok. Ancak, maalesef ki bireyselcilerimizin şu an, düşük fiyatlar ile çalışan firmalar içerisinde yaşama şansları yok. Günü kurtarıyorlar, yarınlarının bir garantisi yok. Sektörün, 2023 yılında hem turizm kısmında hem de şehirler arası kısımda çok korkunç bir problem ile karşılaşacağı aşikardır. Olacak işe karşılık çalıştırılabilecek otobüs, önümüzdeki yıl bulunamayacak. Bizim yatırımımızı yapmamızdaki en büyük sebepte budur. Aynı zamanda bölge işletmesi ve şirketin işletme ortağı olduğumuz için, kendimize daha faydalı olacağını düşünerek bu yatırımı gerçekleştirdik.
Haber Ulaşım: Sektör, personel eksikliğinden yana dert yanmakta. Bu konu ile alakalı sizin problemleriniz mevcut mu?
Coşkun: Bizim herhangi bir personel sıkıntımız yok. Çalışmış olduğunuz insanlara kaliteli cevap verirseniz, insana insan gibi değer verirseniz, insanların vermiş olduğu değerlerin anlamını görürseniz işler yolunda gider. Ben bunu canı gönülden belirtmek isterim ki, bizim kaptanlarımızın hakkını ödeyebilme gibi bir imkânımız yok. Bu insanlar bir fiil canları ile hizmet vermekteler. Ancak, sektörümüz içerisinde en son görülen kitle konumundalar. Biz şirket olarak kaptanlarımızın tamamını en ön planda görmekteyiz. Onlar bizim şoförümüz değil, mesai arkadaşlarımız, ailemiz. Tüm samimiyetim ile dile getirmek isterim ki, ülkemizde kaptanlara en yüksek ücreti veren şirket biziz. Kamu kurumlarında düzen nasıl işliyorsa, bizim işletmemizde de bu şekilde işlemekte. Hiçbir kaptanımıza aykırı bir söz kullanmayız. Biz aile çerçevesinde çalışmaktayız. Bu yüzden kimse kimseye herhangi bir kötü söz kullanamaz. Eskiden, şehirlerde kaptanlara sonsuz hürmet mevcuttu. Maalesef sektör öyle bir hale geldi ki, kaptanlar en güvenilmez insanlar haline geldi. Biz şirket olarak bu sorunu aşmak istiyoruz. Bu doğrultuda çalışmalarımızı sürdürmekteyiz.
Haber Ulaşım: İşletme kısmında da faaliyet gösterdiğinizi belirttiniz. İşletmeler, dijitalleşme ile bir tehdit altındalar. Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?
Coşkun: İşletmecilik kısmını çok iç açıcı bulmuyorum. Çünkü işletme sahipleri aynı zamanda bireysel otobüsçülerden güç almaktaydı. Sektör dahilinde bireysel otobüsçülerin yerini toplu filo taşımacıları alınca işletmecilik, oldukça zayıf bir hale geldi. Platformların almış olduğu komisyon tutarları verilen hangi hizmete karşılık bu tutarlara ulaşmış, anlayabilmiş değilim. Hiçbir F1 belge sahibi yazıhanecinin mevcut durum içerisinde daralmaya gitmeyeceğini, aksine çoğunun ikinci, üçüncü yazıhaneler için girişim içerisinde bulunacağını düşünüyorum. Ancak, sistem dahilinde şehir içi acentelerde ciddi bir şekilde kan kaybı olacağını da öngörüyorum.
Sektör sıkışmasından doğan patlamaların başında gelmekte, araç içi hizmetler. Araç yenileyemeyenler, yolcuyu ellerinde tutabilmek adına, tabiri caiz ise yolcuyu aç bindirip tok olarak indirmekteler. Bunun yanı sıra şehir içi servis hizmetleri sunmaktalar. Bence, bu hizmetlerden ziyade fiyatları düşürsek daha doğru bir hizmet anlayışına sahip olmuş oluruz.
Haber Ulaşım: Son dönemde Kamilkoç yazıhaneleri ve otobüslerinde ‘Flixbus’ etiketleri etkinlik göstermekte. Konu ile alakalı düşünceleriniz ne yöndedir?
Coşkun: Hizmet verdiğimiz bünye dahilinde şirketimizin asıl sahipleri Flixbus. Bölgesel işletmeci olarak burada araçlarımızdaki ‘Flixbus’ ibaresini ilk talep eden işletmeci biziz. Hizmet verdiğimiz bölge, tatil beldeleri olduğundan kaynaklı son derece yüksek sayıda yabancı turist taşımaktayız. Tatil planlarını önceden yapan turistler, biletleme işlemlerini kendi evlerinde yaparak teminat altına almak istiyorlar. Bu noktada da tüm Avrupa’nın hâkimi olan bir Flixbus güvencesi mevcut. Araçlara binmeye gelen yolcular otogarlarda Flixbus ibaresi göremeyince bu sefer ortada bir anlam karmaşası meydana geliyor. Görüşmeler neticesinde günlük 1 araç dolusu yolcu, Flixbus tabelası vasıtasıyla bizleri tercih etmekteler.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
DAE Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Turgut Coşkun; Otobüsçülük, Benim Hayat Damarım
Haber Ulaşım: Söyleşimize sizi ve DAE Turizm’i tanıyarak başlamak isteriz. Turgut Coşkun kimdir?
Coşkun: 1963 yılından beri taşımacılık sektöründe bir fiil hizmet vermekteyim. Dile kolay dolu dolu geçen 59 yıl… Sektör içerisinde kendimi yetiştirmeye çalışan, yetiştirmiş bir insanım. Şu anda da tahmin ediyorum ki benim yaşıma yakın olup da sektör içerisinde aktiflik gösteren bireysel yatırımcı bulunmamaktadır. Biz DAE Turizm olarak çok yönlü bir şirketiz. Son 4 yıldır şehirler arası tarifeli taşımacılık alanında daha aktif bir şekilde hizmet vermekteyiz. Bunun yanı sıra devlet kamu ihale işlerimiz mevcut. Uzun yılların vermiş olduğu bilgi birikimi kapsamında sektörümüze bakış açımız çok farklı. Yapmış olduğumuz yatırımlarda da doğru kararlar verdiğimizi düşünmekteyim.
Yaptığımız ticaretin büyük bir kısmı otobüs taşımacılığı içerisinde gelişti. Otobüsçülük, benim hayatımın dönüm noktalarından bir tanesi oldu. Turizm taşımacılığı alanında hizmet verdik. Kamu ihalelerinin taşımacılığı mevcut. Şehirler arası tarifeli taşımacılık işlerimiz var. Bir tek servis taşımacılığı alanında hizmet vermedik. DAE Turizm bünyesinde bölge işletmeciliği ve yazıhane işletmeciliği de mevcut. Bodrum’da yaşamaktayım. Bodrum bölgesi dahilindeki Kâmil Koç Turizm işletmeciliği tarafımıza aittir. Bünyemizdeki 90 kişilik bir ekip ile iş ortaklarımıza hizmet vermekteyiz. 90 kişilik ekibimizi aileleri ile hesaplar isek 300 kişilik bir katma değer sağlamaktayız. Bu durum da bizim en büyük motivasyon kaynağımızdır.
Haber Ulaşım: Bu yıl ciddi bir oranda filo yatırımı dahilinde Temsa Maraton alımı gerçekleştirdiniz. Bu yatırımı yapma sebebiniz nedir, DAE Turizm olarak kaç araçlık bir filo ile hizmet vermektesiniz?
Coşkun Filomuzda, toplamda 20 aracımız mevcut. 15 tane aracımızın yatırımını ise bu yıl gerçekleştirdik. Filomuzda geçtiğimiz yıl 43 adet araç mevcuttu. 2021 yılında yapmış olduğumuz yoğun işten kaynaklı araçlarımızı yenileme gereksiniminde bulunduk. Bakım maliyetlerinde, arızalardan kaynaklı zaman kayıplarında artık tahammülümüz kalmamıştı. Yatırım planlamamız kapsamında, filomuzda daralmaya giderek 20 araca düştük. Ancak daralmamız dahilinde filo yaş ortalamamızı oldukça küçülttük. Yıl sonuna kadar 5 araç daha filomuza katmayı hedeflemekteyiz. Daha genç filo ile daha efektif hizmet vermeyi planlamaktayız. Bu yıl yatırım tercihimizin tamamını Temsa’nın amiral gemisi olan Maraton modelinden yana kullandık. Elbette Maraton’u tercih etmemizin sebepleri vardı. Sahip olma bedelinde sunmuş olduğu fırsatlar ile işletme modelimiz dahilinde, hizmetimizi geliştirebileceğimiz bir araç olduğundan kaynaklı bu yatırımları gerçekleştirdik. Satış sonrası hizmetlerde problemlerimiz kolaylıkla çözümlenebilmekte, satış sözleşmemiz kapsamında 3 yıllık bir bakım paketimiz mevcut. Yolcularımızdan almış olduğumuz geri bildirimler ve kaptanlarımızın aktarmış olduğu bilgiler doğrultusunda yatırımımızdan oldukça mutluyuz. Bundan sonraki ticari hayatımızda, otobüs işletmeciliğimizi sürdürecek isek kesinlikle Temsa grubu ile yatırımlarımızı sürdüreceğiz. Huzurlarınızda Temsa Satış Yöneticisi Baybars Dağ Bey’e sunmuş olduğu tüm imkanlardan kaynaklı şükranlarımı sunuyorum.
Haber Ulaşım: Krizlerin patlak verdiği 2022 yılında, sizleri yatırıma iten ışık ne oldu?
Coşkun: Benim uzun yıllardır deneyimlediğim tecrübem dahilinde ülkemiz, her zaman için yaratıcı insanlar ile var olmuş bir ülkedir. Kriz dönemlerinde ise krizleri lehine çevirip kullanabilen insanlar için bu dönemler bir devrim olmuştur. Krizler, pek çok insan için parlama yıllarıdır. Krizin ve pandemi sürecinde doğan sıkıntıların ileride neler doğurabileceğini gördüğümüz için biz otobüs işine önem verdik. Ben bu yatırımlara yöneldiğim zaman, oğlum Barış, hata yaptığımızı bana belirtti. Dönem içerisindeki araç hesaplarımızı incelediğinde, yatırımın mümkünatının olmadığını belirtti. Yapıldığı taktirde ise mucizelere emanet olduğumuzu dillendirmiş idi. Yatırımımızı yaptık, yaz sezonunu tamamladık, oğlum ile bir araya geldiğimde maalesef bana belirtiyor ki; baba, saygıyla önünde eğiliyorum, sen doğru bir karar verdin.
Kazançtan ziyade artık sektör çok belli. Artık, bireysel otobüsçünün sektörde var olabilmesi mümkün değil çünkü araç maliyetleri oldukça yüksek seviyelerde. Tüm dünya geneli araç fiyatları sabit ancak ülkemizdeki enflasyon algısından kaynaklı fiyatlar oldukça fahiş rakamlara ulaşmış durumda. İnsanların, gereken paranın bir bölümünü peşin olarak verip kalan kısmını ise kredilendirerek yatırım yapmasının mümkünatı yok. Çünkü, faiz oranları da çok yüksek seviyelere gelmiş durumda. Son iki yıldır turizm taşımacılığı yapılmamakta idi. Yerli ve yabancı gruplar dahilinde talep patlaması meydana geldi. Ülkemizdeki şehirler arası araçlar üst modeller ile çalıştığı için düşük modelli araçlar turizme endekslendi. Ancak, 2023 yılında her iki alana da araç yetmesi mümkün değil. Arz-talep söz konusu. Dolayısıyla talebin olacağını düşündük ve haklı olduğumuzu şu anda da görüyoruz. Evet, işsizlik var. Rekabet ortamına girdiğimiz bir süreç içerisindeyiz ama bu rekabet ortamı çaresizliğin göstergesidir. Komisyoner arkadaşların, otobüsleri pembe tablolar çizerek yollara göndermesinden kaynaklı bu sorunlar gün yüzüne çıkıyor. Bir otobüsçünün cebindeki kredi kartını döndürebilmesi için yola gitmesi, 40-50 gün vadeli mazot alıp mazot parasını kullanarak hayatını idame ettirmesi kadar sakıncalı bir durum yok. Ancak, maalesef ki bireyselcilerimizin şu an, düşük fiyatlar ile çalışan firmalar içerisinde yaşama şansları yok. Günü kurtarıyorlar, yarınlarının bir garantisi yok. Sektörün, 2023 yılında hem turizm kısmında hem de şehirler arası kısımda çok korkunç bir problem ile karşılaşacağı aşikardır. Olacak işe karşılık çalıştırılabilecek otobüs, önümüzdeki yıl bulunamayacak. Bizim yatırımımızı yapmamızdaki en büyük sebepte budur. Aynı zamanda bölge işletmesi ve şirketin işletme ortağı olduğumuz için, kendimize daha faydalı olacağını düşünerek bu yatırımı gerçekleştirdik.
Haber Ulaşım: Sektör, personel eksikliğinden yana dert yanmakta. Bu konu ile alakalı sizin problemleriniz mevcut mu?
Coşkun: Bizim herhangi bir personel sıkıntımız yok. Çalışmış olduğunuz insanlara kaliteli cevap verirseniz, insana insan gibi değer verirseniz, insanların vermiş olduğu değerlerin anlamını görürseniz işler yolunda gider. Ben bunu canı gönülden belirtmek isterim ki, bizim kaptanlarımızın hakkını ödeyebilme gibi bir imkânımız yok. Bu insanlar bir fiil canları ile hizmet vermekteler. Ancak, sektörümüz içerisinde en son görülen kitle konumundalar. Biz şirket olarak kaptanlarımızın tamamını en ön planda görmekteyiz. Onlar bizim şoförümüz değil, mesai arkadaşlarımız, ailemiz. Tüm samimiyetim ile dile getirmek isterim ki, ülkemizde kaptanlara en yüksek ücreti veren şirket biziz. Kamu kurumlarında düzen nasıl işliyorsa, bizim işletmemizde de bu şekilde işlemekte. Hiçbir kaptanımıza aykırı bir söz kullanmayız. Biz aile çerçevesinde çalışmaktayız. Bu yüzden kimse kimseye herhangi bir kötü söz kullanamaz. Eskiden, şehirlerde kaptanlara sonsuz hürmet mevcuttu. Maalesef sektör öyle bir hale geldi ki, kaptanlar en güvenilmez insanlar haline geldi. Biz şirket olarak bu sorunu aşmak istiyoruz. Bu doğrultuda çalışmalarımızı sürdürmekteyiz.
Haber Ulaşım: İşletme kısmında da faaliyet gösterdiğinizi belirttiniz. İşletmeler, dijitalleşme ile bir tehdit altındalar. Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?
Coşkun: İşletmecilik kısmını çok iç açıcı bulmuyorum. Çünkü işletme sahipleri aynı zamanda bireysel otobüsçülerden güç almaktaydı. Sektör dahilinde bireysel otobüsçülerin yerini toplu filo taşımacıları alınca işletmecilik, oldukça zayıf bir hale geldi. Platformların almış olduğu komisyon tutarları verilen hangi hizmete karşılık bu tutarlara ulaşmış, anlayabilmiş değilim. Hiçbir F1 belge sahibi yazıhanecinin mevcut durum içerisinde daralmaya gitmeyeceğini, aksine çoğunun ikinci, üçüncü yazıhaneler için girişim içerisinde bulunacağını düşünüyorum. Ancak, sistem dahilinde şehir içi acentelerde ciddi bir şekilde kan kaybı olacağını da öngörüyorum.
Sektör sıkışmasından doğan patlamaların başında gelmekte, araç içi hizmetler. Araç yenileyemeyenler, yolcuyu ellerinde tutabilmek adına, tabiri caiz ise yolcuyu aç bindirip tok olarak indirmekteler. Bunun yanı sıra şehir içi servis hizmetleri sunmaktalar. Bence, bu hizmetlerden ziyade fiyatları düşürsek daha doğru bir hizmet anlayışına sahip olmuş oluruz.
Haber Ulaşım: Son dönemde Kamilkoç yazıhaneleri ve otobüslerinde ‘Flixbus’ etiketleri etkinlik göstermekte. Konu ile alakalı düşünceleriniz ne yöndedir?
Coşkun: Hizmet verdiğimiz bünye dahilinde şirketimizin asıl sahipleri Flixbus. Bölgesel işletmeci olarak burada araçlarımızdaki ‘Flixbus’ ibaresini ilk talep eden işletmeci biziz. Hizmet verdiğimiz bölge, tatil beldeleri olduğundan kaynaklı son derece yüksek sayıda yabancı turist taşımaktayız. Tatil planlarını önceden yapan turistler, biletleme işlemlerini kendi evlerinde yaparak teminat altına almak istiyorlar. Bu noktada da tüm Avrupa’nın hâkimi olan bir Flixbus güvencesi mevcut. Araçlara binmeye gelen yolcular otogarlarda Flixbus ibaresi göremeyince bu sefer ortada bir anlam karmaşası meydana geliyor. Görüşmeler neticesinde günlük 1 araç dolusu yolcu, Flixbus tabelası vasıtasıyla bizleri tercih etmekteler.
Röportaj: Rafi Candan
Fotoğraf: Recep Yalamacılar
En Çok Okunan Haberler