Kazım Dağlıoğlu: Çocukluk Hayallerini Gerçekleştiren Genç Müteşebbis
Kazım Dağlıoğlu: Çocukluk Hayallerini Gerçekleştiren Genç Müteşebbis
Haber Giriş Tarihi: 06.02.2018 00:00
Haber Güncellenme Tarihi: 06.02.2018 00:00
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.haberulasim.com/
Tantürk’ün kuruluş hikayesi, geçmişi ve şu anki durumunu takipçilerimizle paylaşır mısınız?
Tantürk Transport, 2005 yılında kuruldu. Önce Budapeşte daha sonra İstanbul ofisimiz hizmete girmiştir. İlk faaliyet yıllarımızda yük komisyonculuğu yaparken 2008’den itibaren araç yatırımlarımıza başladık. En büyük atılımımız 2011’de gerçekleşti ve o sene 7 adet aracı filomuza kattık ve filomuz 10 araca ulaşmış oldu. O tarihteki büyük bir müşterimizin Macaristan’dan Türkiye’ye yapacağı taşımayı üstlenmek adına böyle bir girişim gerçekleştirdik. Büyük bir plastik tedarikçisi olan müşterimizin aylık yüklerini taşımak adına giriştiğimiz bu yatırım firmamızın gelişmesine büyük katkı sağladı. Yine 2011’de şirketin tamamı Günay Gümrük Müşavirliği tarafından satın alındı. Böylece Günay Grup bünyesine dahil olmuş olduk. Yine aynı yıl Türkiye ve Macaristan arası parsiyel taşımacılığa yöneldik. Akabinde Otomotiv sektöründe Dünya markalarının yedek parçalarını Macaristan ve Slovakya’dan ülkemize sevk etmeye başladık. Almanya pazarının büyük olmasına karşın büyük oyunculara sahip oluşu bizim o lokasyona yönelmeme kararı almamıza sebep oldu. Tantürk Transport kontrolsüz büyümektense, butik taşımacılık yapma tercihinde bir firma olagelmiştir. 2014’te ise 4 araçlık bir yatırım daha gerçekleştirildi. 2015’te yaptığımız bir adetlik alımla beraber 15 araçlık bir filoya eriştik. Öz mal araçlarımız dışında yabancı ve Türk plakalı araçlar olmak üzere totalde 25 araçlık bir filo yönetiyoruz. Günümüzde ise Macaristan-Türkiye hattında hizmet vermekteyiz. Odağımızı Macaristan hattına vermemiz neticesinde de bugün hizmet denince söz edilecek ilk üç firmanın içerisinde yer edinmiş olduk. Bu da bizim ‘butik işletmecilik’ anlayışımıza ve hizmette rekabet ilkemize paralellik göstermektedir.
Kazım Dağlıoğlu kimdir, sizin kelimelerinizle tanımak isteriz?
1988, Aydın Nazilli doğumluyum. Babam tır şoförüdür. Beni yakından tanıyan herkes de bilir; bu iş bende bir hastalıktır adeta. Elbette para kazanmak arzusuyla fakat çocukluk hayallerimi gerçekleştirmenin verdiği mutlulukla çalışıyorum. 2011’den beri hayalimi gerçekleştiriyorum. Benim bu yolculuğumda da başta kıymetli babam ardından da her biri fevkalade tecrübeli kaptan kadromuzun katkısının da altını çizmeden geçmek istemiyorum.
Tantürk Transport’un kara yollarında ve gümrük kapılarında yaşadığı sıkıntılar neler?
Evvela çok fazla oyuncuyla oynamak demek mümkündür. Kara nakliyesinde sermaye yapan herkes pastadan pay alma gayretine giriyor. Şahsen bu işi nakliyecilik yapma hedefinde olan müteşebbislerin yapması doğru olur diye düşünüyorum. Kapılarda ise sorun yaşama olasılığımız memura bağlı daha ziyade. Hangi memur tabiri caizse ‘gününde değil’ ise o gün o tarafta sıkıntı yaşıyoruz. Kuyruklar da elbette bizim önümüzdeki sıkıntılardan birisi. Kapılar da belki bir noktada yetersiz kalmakta. Örnek olarak İpsala’yı konuşmak isterim, düzenli kullanamıyoruz. Bulgaristan’a açılan kapıya tırlar için bir kulvar daha eklenebilir örneğin.
Türkiye’nin depolama-yükleme-gümrükleme sistemi Avrupa’ya nazaran nasıl işlemektedir?
Türkiye’nin sistemini Avrupa’yla kıyaslamak çok sağlıklı olmayacaktır. Avrupa’da serbest dolaşım sistemi esas. Bu vesile ile de kırtasiyecilik yok denecek seviyede, işler çok seri işliyor. Ancak ülkemizin AB üyesi olmaması bizim sistemimizin farklı olmasına neden oluyor. Esasen tabloya uzaktan baktığımızda bu serbest pazarın dışında kalmamız devletimiz açısından büyük bir gelir kapısı oluşturuyor. Ayrıyeten bu sayede ülkemizde dış ticaret ve gümrükleme alanında bir istihdam sağlanıyor. Yakın gelecekte de bir AB üyeliğinin imkan dışı gözükmesi de bu sistemle devam edeceğimizi gözler önüne seriyor.
Filonuzda yabancı plakalı araçlar bulunuyor. Yabancı plakalı araçların avantaj/dezavantajları nelerdir?
Bizim işe başladığımız süreçte ilk aracımız Türk, ikinci aracımız Macar plakalı idi. O dönemki hesaplarımıza göre Türkiye’den Macaristan’a 30 sefer yapan Türk plakalı çekicimiz sadece ayak bastı parası olarak 12.000 Euro para ödemekte idi Romanya, Bulgaristan ve Macaristan’a. Bu güzergahtaki polislerin ise Türk plakalı araçları nasıl bir gelir kapısı olarak gördüğünü ise artık duymayan kalmamıştır. İşte bu mülahazalar ile Macaristan plakalı araçlar ile çalışmaya başladık. Gönül ister ki devletimiz bu meseleleri halletsin ve biz araçlarımızın üstüne olabildiğince büyük puntolarla yazdırdığımız ‘TANTÜRK’ ismini TR plaka ile taçlandıralım.
Tenteli taşımacılık hariç bir taşıma türü planlıyor musunuz?
Macaristan’daki lokal firmalar, daha ziyade ilaç firmaları dikkatimizi cezbediyor. Posta taşımak için kapalı kasa projemiz de mevcut. Önümüzdeki yıllarda frigo, askılı/kapalı kasa taşımacılık yapmak üzere yatırım yapacağımızı da buradan dile getirmek isterim.
Malumunuz son yıllarda coğrafyamızda yaşanan gelişmeler Türkiye’yi bir ‘göç dalgası’nın içerisinde bıraktı. Tırlar da Avrupa’ya geçmek isteyen göçmenlerin denediği metodlardan birisi haline geldi. Bu noktada Tantürk Transport ne gibi önlemlere başvurdu?
Haklısınız, geçtiğimiz dönem itibarıyla göçmen/kaçaklarla alakalı sıkıntı yaşamayan bir firma kalmamıştır sektörümüzde. Maalesef bunun önüne bizler geçemiyoruz. Keza buna imkan da yok. Şoförlerimiz her an her dakika aracın özellikle dorsenin hakimi olamıyorlar. Brandalarımız kesilerek araç kasalarında saklanmaya teşebbüs ediyorlar. Bizim bu noktada elimiz bağlandı, üreteceğimiz bir çözüm yok. Üstelik kaçak yakalandığı vakit, aracın şoförünün kaçakçılıkla alakası olmadığının anlaşılmasına kadar geçen sürede araçlarımız yola gidemiyor ki bu da bizim için büyük vakit ve nakit kayıplarına sebep oluyor.
Türkiye’deki lojistik yatırımlarını nasıl değerlendirirsiniz?
Maalesef yeterli diyemeyeceğim. Avrupa standartlarında ki lojistik parkların sayısı ülkemizde çok sınırlı. Ankara’daki Lojistik Üssü gibi projelerin ivedi şekilde artırılması gerektiğini savunuyorum. Keza Serbest Bölge sayımızın da artması ihtiyacı doğmuştur. Halkalı Gümrüğü’nün park alanı keza çok yetersiz. Ülkemizin bu büyük ticaret potansiyelini maalesef yetersiz altyapıya, plansız yatırımlara ve bürokrasimize kurban ediyoruz. Öyle ki ülkemiz içerisinde boğuştuğumuz kuyruklar yüzünden, Avrupa’daki büyük firmaların sipariş iptallerini duyduk geride bıraktığımız senelerde. Yetkililer, ülkemize doğrudan döviz akışını sağlayan bu sektörün işlerliğini sağlamalı, önündeki engelleri bir bir kaldırmalıdır.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Kazım Dağlıoğlu: Çocukluk Hayallerini Gerçekleştiren Genç Müteşebbis
Tantürk’ün kuruluş hikayesi, geçmişi ve şu anki durumunu takipçilerimizle paylaşır mısınız?
Tantürk Transport, 2005 yılında kuruldu. Önce Budapeşte daha sonra İstanbul ofisimiz hizmete girmiştir. İlk faaliyet yıllarımızda yük komisyonculuğu yaparken 2008’den itibaren araç yatırımlarımıza başladık. En büyük atılımımız 2011’de gerçekleşti ve o sene 7 adet aracı filomuza kattık ve filomuz 10 araca ulaşmış oldu. O tarihteki büyük bir müşterimizin Macaristan’dan Türkiye’ye yapacağı taşımayı üstlenmek adına böyle bir girişim gerçekleştirdik. Büyük bir plastik tedarikçisi olan müşterimizin aylık yüklerini taşımak adına giriştiğimiz bu yatırım firmamızın gelişmesine büyük katkı sağladı. Yine 2011’de şirketin tamamı Günay Gümrük Müşavirliği tarafından satın alındı. Böylece Günay Grup bünyesine dahil olmuş olduk. Yine aynı yıl Türkiye ve Macaristan arası parsiyel taşımacılığa yöneldik. Akabinde Otomotiv sektöründe Dünya markalarının yedek parçalarını Macaristan ve Slovakya’dan ülkemize sevk etmeye başladık. Almanya pazarının büyük olmasına karşın büyük oyunculara sahip oluşu bizim o lokasyona yönelmeme kararı almamıza sebep oldu. Tantürk Transport kontrolsüz büyümektense, butik taşımacılık yapma tercihinde bir firma olagelmiştir. 2014’te ise 4 araçlık bir yatırım daha gerçekleştirildi. 2015’te yaptığımız bir adetlik alımla beraber 15 araçlık bir filoya eriştik. Öz mal araçlarımız dışında yabancı ve Türk plakalı araçlar olmak üzere totalde 25 araçlık bir filo yönetiyoruz. Günümüzde ise Macaristan-Türkiye hattında hizmet vermekteyiz. Odağımızı Macaristan hattına vermemiz neticesinde de bugün hizmet denince söz edilecek ilk üç firmanın içerisinde yer edinmiş olduk. Bu da bizim ‘butik işletmecilik’ anlayışımıza ve hizmette rekabet ilkemize paralellik göstermektedir.
Kazım Dağlıoğlu kimdir, sizin kelimelerinizle tanımak isteriz?
1988, Aydın Nazilli doğumluyum. Babam tır şoförüdür. Beni yakından tanıyan herkes de bilir; bu iş bende bir hastalıktır adeta. Elbette para kazanmak arzusuyla fakat çocukluk hayallerimi gerçekleştirmenin verdiği mutlulukla çalışıyorum. 2011’den beri hayalimi gerçekleştiriyorum. Benim bu yolculuğumda da başta kıymetli babam ardından da her biri fevkalade tecrübeli kaptan kadromuzun katkısının da altını çizmeden geçmek istemiyorum.
Tantürk Transport’un kara yollarında ve gümrük kapılarında yaşadığı sıkıntılar neler?
Evvela çok fazla oyuncuyla oynamak demek mümkündür. Kara nakliyesinde sermaye yapan herkes pastadan pay alma gayretine giriyor. Şahsen bu işi nakliyecilik yapma hedefinde olan müteşebbislerin yapması doğru olur diye düşünüyorum. Kapılarda ise sorun yaşama olasılığımız memura bağlı daha ziyade. Hangi memur tabiri caizse ‘gününde değil’ ise o gün o tarafta sıkıntı yaşıyoruz. Kuyruklar da elbette bizim önümüzdeki sıkıntılardan birisi. Kapılar da belki bir noktada yetersiz kalmakta. Örnek olarak İpsala’yı konuşmak isterim, düzenli kullanamıyoruz. Bulgaristan’a açılan kapıya tırlar için bir kulvar daha eklenebilir örneğin.
Türkiye’nin depolama-yükleme-gümrükleme sistemi Avrupa’ya nazaran nasıl işlemektedir?
Türkiye’nin sistemini Avrupa’yla kıyaslamak çok sağlıklı olmayacaktır. Avrupa’da serbest dolaşım sistemi esas. Bu vesile ile de kırtasiyecilik yok denecek seviyede, işler çok seri işliyor. Ancak ülkemizin AB üyesi olmaması bizim sistemimizin farklı olmasına neden oluyor. Esasen tabloya uzaktan baktığımızda bu serbest pazarın dışında kalmamız devletimiz açısından büyük bir gelir kapısı oluşturuyor. Ayrıyeten bu sayede ülkemizde dış ticaret ve gümrükleme alanında bir istihdam sağlanıyor. Yakın gelecekte de bir AB üyeliğinin imkan dışı gözükmesi de bu sistemle devam edeceğimizi gözler önüne seriyor.
Filonuzda yabancı plakalı araçlar bulunuyor. Yabancı plakalı araçların avantaj/dezavantajları nelerdir?
Bizim işe başladığımız süreçte ilk aracımız Türk, ikinci aracımız Macar plakalı idi. O dönemki hesaplarımıza göre Türkiye’den Macaristan’a 30 sefer yapan Türk plakalı çekicimiz sadece ayak bastı parası olarak 12.000 Euro para ödemekte idi Romanya, Bulgaristan ve Macaristan’a. Bu güzergahtaki polislerin ise Türk plakalı araçları nasıl bir gelir kapısı olarak gördüğünü ise artık duymayan kalmamıştır. İşte bu mülahazalar ile Macaristan plakalı araçlar ile çalışmaya başladık. Gönül ister ki devletimiz bu meseleleri halletsin ve biz araçlarımızın üstüne olabildiğince büyük puntolarla yazdırdığımız ‘TANTÜRK’ ismini TR plaka ile taçlandıralım.
Tenteli taşımacılık hariç bir taşıma türü planlıyor musunuz?
Macaristan’daki lokal firmalar, daha ziyade ilaç firmaları dikkatimizi cezbediyor. Posta taşımak için kapalı kasa projemiz de mevcut. Önümüzdeki yıllarda frigo, askılı/kapalı kasa taşımacılık yapmak üzere yatırım yapacağımızı da buradan dile getirmek isterim.
Malumunuz son yıllarda coğrafyamızda yaşanan gelişmeler Türkiye’yi bir ‘göç dalgası’nın içerisinde bıraktı. Tırlar da Avrupa’ya geçmek isteyen göçmenlerin denediği metodlardan birisi haline geldi. Bu noktada Tantürk Transport ne gibi önlemlere başvurdu?
Haklısınız, geçtiğimiz dönem itibarıyla göçmen/kaçaklarla alakalı sıkıntı yaşamayan bir firma kalmamıştır sektörümüzde. Maalesef bunun önüne bizler geçemiyoruz. Keza buna imkan da yok. Şoförlerimiz her an her dakika aracın özellikle dorsenin hakimi olamıyorlar. Brandalarımız kesilerek araç kasalarında saklanmaya teşebbüs ediyorlar. Bizim bu noktada elimiz bağlandı, üreteceğimiz bir çözüm yok. Üstelik kaçak yakalandığı vakit, aracın şoförünün kaçakçılıkla alakası olmadığının anlaşılmasına kadar geçen sürede araçlarımız yola gidemiyor ki bu da bizim için büyük vakit ve nakit kayıplarına sebep oluyor.
Türkiye’deki lojistik yatırımlarını nasıl değerlendirirsiniz?
Maalesef yeterli diyemeyeceğim. Avrupa standartlarında ki lojistik parkların sayısı ülkemizde çok sınırlı. Ankara’daki Lojistik Üssü gibi projelerin ivedi şekilde artırılması gerektiğini savunuyorum. Keza Serbest Bölge sayımızın da artması ihtiyacı doğmuştur. Halkalı Gümrüğü’nün park alanı keza çok yetersiz. Ülkemizin bu büyük ticaret potansiyelini maalesef yetersiz altyapıya, plansız yatırımlara ve bürokrasimize kurban ediyoruz. Öyle ki ülkemiz içerisinde boğuştuğumuz kuyruklar yüzünden, Avrupa’daki büyük firmaların sipariş iptallerini duyduk geride bıraktığımız senelerde. Yetkililer, ülkemize doğrudan döviz akışını sağlayan bu sektörün işlerliğini sağlamalı, önündeki engelleri bir bir kaldırmalıdır.
En Çok Okunan Haberler