Hava Durumu

TTDER Genel Sekreteri İTO Meclis Üyesi Mehmet Öksüz: Kazaların Panzehiri Refah ve İstirahattir

Haber Giriş Tarihi: 03.09.2021 12:56
Haber Güncellenme Tarihi: 03.09.2021 12:56
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.haberulasim.com/
TTDER Genel Sekreteri İTO Meclis Üyesi Mehmet Öksüz: Kazaların Panzehiri Refah ve İstirahattir

Toplam kazaların yüzde 1’ine ancak karışıyorlar. Ancak toplu ulaşım araçları oldukları için kaza/ölüm oranı biraz daha yüksek oluyor. Bu yaz sezonunda da maalesef istenmeyen otobüs kazaları oldu. Bir kısım medyanın önyargısının da etkisiyle, koca bir sektör birkaç kaza nedeniyle toptan suçlu ilan edildi. Elbette kazaların üzerinde durmak, nedenlerine inmek ve bu nedenleri ortadan kaldırmak gerekiyor. Ve keşke otobüs kazalarını sayfalarına, internet sitelerine taşıyanlar kazaların nedenlerine de inebilse. Turizm Taşımacıları Derneği (TTDER) Genel Sekreteri İTO Meclis Üyesi Mehmet Öksüz, kazaların nedenleri ve alınması gereken tedbirlerle alakalı olarak yıllardır fikirlerini çeşitli platformlarda dile getiriyor. Aynı zamanda çekirdekten otobüs kaptanı da olan Mehmet Öksüz, son yaşanan kazaların ardından gazetemize bir açıklama yaptı. İşte Mehmet Öksüz’ün açıklamaları:

Ben, gerek Haber Ulaşım’da olsun, gerekse de diğer sektör yayınlarında sık sık kaptanların sıkıntılarını dile getiriyor, kazaların önlenmesi için neler yapılabileceği konusunda tecrübelerime dayalı fikirlerimi paylaşıyorum. Maalesef bu yaz sezonunda da istemediğimiz, ölümlü otobüs kazaları oldu. Bunların üzerine bir kez daha bu konuyu ele alma ihtiyacı duydum. 

Peşinen söyleyeyim; Hiç kimse kaza durumunda personelde hata aramasın. Çünkü kazaların nedeni nihai olarak hiçbir zaman belli olmamıştır. Temele inip kazaların nedenine ışık tutmaya çalışacağım...

Ülkemizde tüm insanlar eğitim sistemine tabii. Bu eğitim sistemi 6 yaşında başlayıp, 23 yaşına kadar devam eder. İnsanlar bu yaşlarına kadar kendilerini geliştirmek adına kitaplar okuyor, bilgiler alıp aynı zamanda hayattan da dersler çıkarıyorlar. Meslek liselerinde staj dönemleri tecrübe edinme açısından çok önemli. Ancak öğrenci staja gitse de, gitmese de ‘geldi’ imzası atıyorlar. Hal böyle olunca, tecrübe kısmı havada kalıyor. İsmi üzerinde; meslek lisesi! Yani mesleği atölyede öğrenmen gerekiyor...

Şoförlük konusuna gelince... Kendimden yola çıkarsam: Benim babamın otobüsü vardı. 13 yaşında otobüste çalışmaya başladım. Üç yıl içerisinde araç kullanmayı öğrendim. Ve daha sonrasında tecrübelenerek kaptan oldum. Tabii ki ehliyetimi almış olarak... Bu açıdan baktığınızda, ben çekirdekten bir otobüs kaptanıyım. O dönemde otobüs kaptanlarının neredeyse tamamı benim gibi kaptanlık mesleğine atılırdı. Fakat bugün ne yazık ki çekirdekten yetişme kavramı kalmadı. Önceden babası oğlunu yetiştirdi, oğlu, evladını, bu şekilde ilerler idi. Eskiden yollar bozuk idi, araçlar kara düzene sahip olmakla beraber yetersizdi. Buna rağmen kaza oranı günümüze kıyasla çok düşük durumda. Günümüzde otobüslerin üzerinde kaza önleyici, şoföre asistanlık yapabilecek her türlü cihaz, teknoloji mevcuttur. Risk minimuma indi. Yollarımız güzelleşti. Fakat ne yazık ki eğitim eksikliğimiz mevcut. Bu teknolojilerden faydalanamamaktayız.

İnsanlar önceden şoför olabilmek için önceden muavinlik yapardı. Oysa günümüzde insanlar, muavinliği geçiş süreci mesleği olarak görüyor. Kendini geliştirme çabasında bulunmuyor, niye yapsın ki zaten kazanç oranı şoföre yakın. Önceden biz vardığımız ilde bir gün kalıp geri dönüyorduk, tekrar yatara kalıyor, tekrardan yola çıkıyorduk. Günümüzde ise, sabah yola çıkıyor, akşam varıyor, tekrar geri çıkıyor. Bazı kaptanlar günde yaklaşık 2000 km yol yapmak durumunda kalabiliyor. Bir kaptan bu çalışma sistemini 15-20 gün boyunca sürdürebiliyor. Bu insanların araç içerisinde dinlendikleri alan belli. Hangi can buna dayanabilir?

Ben arkadaşlara çağrıda bulunmak istiyorum. Avrupa’daki gibi araçlardan yatağı kaldıralım. Araç yola çıksın, vardığı yerde kaptan değişikliği olsun, başka kaptan getirsin aracı. Gelen kaptan da dinlenip öyle yola çıksın; bu şekilde bir zincir sistemi oluşturalım.

Ekonomik durum, burada en belirleyici hususlardan birisi. Kaptanların alım gücü ve yaşam kalitesi istikrarlı şekilde düşüyor. Öyle ki kaptanların yüzde 90’ının kredi kartı borcu var. Bu durumdan ötürü sigorta talep etmeyip, ücret talep eden kaptanlar var. Ortada çok ciddi geçim sıkıntısı söz konusu.

Bakın otobüs kazalarının yüzde 95’i şehirlerarası çalışan araçlarda meydana gelmektedir. Turizm kısmında bu oran çok düşüktür; çünkü şoför, grubu bırakır, otel odasında dinlenir, grubu gezdirir, tekrar dinlenir. Her daim kaptanlarımız dinç durumdadır. Turizm firması sahiplerine de buradan sesleniyorum: Antalya’ya kiraya gönderdiğiniz araçların kaptanları, neden araçların yataklarında istirahat ediyorlar? Gecenin bir vakti transfer yapmamalısınız! Kaptanlar odalarında dinlenmeli! Şoförlerimiz dinlendirilmelidir! Lütfen bu konu bizim kırmızı çizgimiz olsun...

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.