Hava Durumu

#Güven

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Güven haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güven haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kâmil Koç, Türkiye'de Karayolu Ulaşımının Omurgasıdır Haber

Kâmil Koç, Türkiye'de Karayolu Ulaşımının Omurgasıdır

YOLCULUĞUM 11 YAŞINDA BAŞLADI 1986 Balıkesir doğumluyum, Ortaokulu Bandırma’da, liseyi Bursa’da yatılı olarak, üniversiteyi de Kocaeli’de bitirdim. Bunu neden söylüyor diye düşünebilirsiniz ama o dönemlerde sürekli Kâmil Koç ile seyahat ederdim. 11 yaşında bir seyahat ile başlayan bu yolculuğun gün gelip de seferlerini planlamak, yönetmek bambaşka bir hikâye oldu benim için. 2006 yılında stajyer olarak başladığım Kâmil Koç’ta işin mutfağından başlayıp adım adım buralara kadar geldim diyebilirim. Sırasıyla; Bursa, Kütahya, Konya, Samsun olmak üzere zaman içinde operasyonumuzun çeşitliliğini de gösteren farklı il ve bölgelerde görev aldım. 19 yıllık çalışma geçmişim ile Kâmil Koç tarihinin bu kadar farklı bölgesinde çalışan tek beyaz yakalı personeli olabilirim. 2022 yılının Ağustos ayından bu yana da İç Anadolu ve Karadeniz Bölge Koordinatörü olarak Ankara’da devam etmekteyim. KURUMSALLIĞI VE AİDİYET DUYGUSU BENİ ÇOK ETKİLEDİ Üniversiteden Otobüs Kaptanlığı bölümünden mezun olmuştum ve mezuniyet için staj yapmam gerekiyordu. Bunun için sektörün en iyisinde staj yapmam gerektiğini biliyordum. Staj için başvuru yaptım ve kabul edildim. İlk adımımı böyle attım Kâmil Koç’a. Zamanla kurumsallığı ve çalışanlarına kattığı aidiyet duygusu beni de içine aldı ve 19 yıldır ilk günkü heyecan ile burada çalışıyorum. Tabi artık görevlerimizden biri de bu heyecanı ve aidiyet duygusunu bir sonraki nesile aktarmak da var. Bence Kâmil Koç’ta çalışmak için birçok neden var ama en önemlisi kurumsal olması ve çalışanlarına verdiği değer. Örneğin; çalışanların sosyal haklarını her geçen yıl bir üst çıtaya taşınması, kişisel gelişim eğitimleri, motivasyon etkinlikleri vs. Kendinizi rahatça ifade edebileceğiniz kurumsallığı ve bir ailenin parçası gibi hissedeceğiniz samimiyeti ile sektörün en güçlü oyuncusu. GÜVEN, BU SEKTÖRÜN EN BÜYÜK DEĞERİDİR Karayolu yolcu taşımacılığı sektörünün en önemli değeri “güven”dir. Kâmil Koç’un da bu yıl 100. yılını kutlayarak sektörünün lideri olduğunu kanıtladığını düşünüyorum. Biz bu güvenin karşılığını hem yolcularımıza hem de iş ortaklarımıza tüm şeffaflığımızla yaklaşarak vermeye çalışıyoruz ve bunun karşılığını da alıyoruz. Kurum içindeki operasyon, muhasebe, finans, müşteri ilişkileri vb. her birimimizle şeffaf, inovatif ve sürdürülebilir değerlere sahip marka olmayı önemsiyor ve bunun için çalışıyoruz. Gelişen teknolojileri kullanarak ve geliştirerek iş ortaklarımıza pratik ve akılcı çözümler sunuyoruz. MÜŞTERİ MEMNUNİYETİNİ EN ÜST SEVİYEDE TUTMAK İÇİN ÇALIŞIYORUZ Her gün Türkiye’nin dört bir yanına yüzlerce sefer düzenliyor ve bunları optimal şekilde planlamaya, müşteri memnuniyetini en yüksek seviyede tutmak için küçük aksaklıkları bile takip etmeye, tüm bunlarla birlikte pazara yön vermek için yeni projeler üretmeye çalışıyoruz. Etki alanımız dışında gelişen sektörel zorluklara hızlı bir reaksiyonla şirketimize ve bize güvenen iş ortaklarımızı adapte etmek bizi motive eden en önemli konuların başında gelir. Ayrıca bu yıl özelinde bir asırdır sektörün öncü firması olmak ve bunu devam ettirmek en büyük motivasyon kaynağımız. YAŞANABİLECEK TÜM AKSİLİKLERE KARŞI HAZIRLIKLI OLMAK ZORUNDAYIZ Yakın geçmişte yaşanan pandemi sonucu gerçekleşen ekonomik zorluklar sektörümüzde konsolide olmanın ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha gün yüzüne çıkardı. Bu doğrultuda yaptığımız çalışmalar ile şirketimizi ve iş ortaklarımızı geleceğe taşımak için büyük bir sorumluluk üstleniyoruz. Sektör insan odaklı bir yapı ve tüm firmalar ilk önce yolcuların güvenliğini ve ekonomisini düşünerek adımlar atmalıdır. Tabi ki sektörde yaşanan zorluklar oluyor ama bu yolculukta yolumuzu aydınlatan iyi bir analiz ve raporlama birimimiz mevcuttur. Bunların yanı sıra destek birimlerimiz ile en güvenli sürüşü gerçekleştirecek dinamik operasyon ekibimiz var. ÇAĞRI MERKEZİMİZDEN WHATSAPP'A KADAR HER KANALDAN ULAŞILABİLİR BİR FİRMAYIZ Yüzyılı aşan firmamızın verdiği güven ve müşteri odaklılık bizim en büyük talep kaynağımız. Aynı zamanda çağımızın en büyük gerekliliği olan dijitalleşme, sefer ağı ve ulaşılabilirlik. Yol arkadaşlarımız istedikleri an mobil, Whatsapp, çağrı merkezi veya internet üzerinden firmamıza ulaşıp hızlıca çözüm üretebilirler. Güvenin yanı sıra müşteri odaklı olmamız da rakiplerimizden öne çıkmamızı sağlayan ana unsurlardan biri. Aynı zamanda geniş sefer ağı, modern araç filosu ve deneyimli ekibiyle her zaman bir adım önde olmayı başarmış bir markadır Kâmil Koç. Örneğin; tüm araçlarımızı yaşanabilecek aksaklıklara karşı 7/24 operasyon merkezimizden takip ediyoruz, müşteri memnuniyetimizi geliştirmek için geri bildirimler topluyoruz, kabin içi ekiplerimizi geliştirmek adına müşterilerimizle yakın iletişimi olan tüm personelimizle birebir ilgileniyor nasıl daha iyi olabiliriz diye beyin fırtınaları yapıyoruz. Bunlar ve sayamadığım birçok destek birimlerimiz ile memnuniyet çıtasını en üstte taşımaya, geliştirmeye devam edeceğiz. KÂMİL KOÇ DENİNCE AKLA GELEN İLK ŞEY “ŞEFFAFLIK” Kâmil Koç ile iş yapmak isteyen yatırımcılar için en temel artı yine güven ve şeffaflık. Kurumsallığı ve uzman birimleri sayesinde iş ortağı veya çalışan fark etmeden herkes her zaman en küçük önerisi, sorusu/sorunu için bir muhatap bulabilir. En dipten tepeye kadar ulaşılabilir bir firmayız. Günlük sefer planlarımızı oluştururken önceliğimiz iş ortaklarımızın sermayelerini korumak ve arttırmaktır. Firma olarak ihtiyaç duydukları pazarlama, reklam, finans, tedarik vb. her konuda akılcı çözümler ile destek oluyoruz. Örn: Yeni veya gelişen projelerimiz için reklam çalışmalarını profesyonel ekiplerle yürütüyoruz. Ayrıca iş ortaklarımızın operasyonlarını güvenli, kesintisiz sürdürebilmesi için 7/24 çalışan saha ve back office personellerimiz ile her zaman yanlarındayız. Pazarlama ekibimiz bu konudaki en büyük kazanımlardan biri çünkü gerçekten alanında uzman çok kaliteli bir ekibimiz var. Sektöre hakimiyetleri, anlık çözüm sunabilmeleri, Türkiye’nin her yerinde anında bir çalışmayı faaliyete geçirmeleri hem partnerlerimize hem de Kâmil Koç’a çok büyük fayda sağlıyor. Buna ek olarak Kâmil Koç olarak dijitalleşmeye pazarlamadan müşteri deneyimine bir bütün olarak bakıyor ve yatırımlarımızı bu doğrultuda sürekli geliştiriyoruz. Partnerlerimizin kendi ölçekleri dolayısıyla yapılamayacak birçok yatırım Kâmil Koç’un bu alandaki vizyoner yaklaşımı nedeniyle gerçekleşebiliyor. Bu rakiplerimizden ayrıldığımız en kıymetli noktalardan biri. BİR OTOBÜSÜMÜZÜ SÜNNET ARABASI HALİNE GETİRMİŞTİK 2017 yılında Konya’da görev yaparken bir e-posta aldım. Bu e-postada babasının iş seyahatleri nedeniyle otobüsleri çok seven bir çocuktan bahsediliyordu. Hatta öyle bir sevgi haline dönüşmüş ki; ailesi tahtadan bir otobüs maketi yaparak üzerine Kâmil Koç logosu giydirmiş ve o maketi yakında gerçekleşecek sünnet düğününde kullanmak istiyorlardı. Otobüsleri çok seven bu minik yol arkadaşımızın yakında gerçekleşecek sünnet düğününe bizleri davet ettiler. Biz de bu duruma kayıtsız kalamadık ve sünnet düğünü için bir otobüsümüzü balonlarla süsletip sünnet arabası haline getirerek minik yol arkadaşımıza unutulmaz bir anı bıraktık. TÜM YOL ARKADAŞLARIMIZA TEŞEKKÜR EDERİZ Flixbus ile olan iş ortaklığımız sayesinde uluslararası pazarda bilinirliği artan, bir asırlık tecrübesinin yanında gelişen teknolojiye hızlı adaptasyon, veri odaklı çalışan mükemmel operasyonu ve müşteri odaklılık ile Türkiye’de karayolu ulaşımının omurgası olarak görüyorum. Kâmil Koç olarak bir asırdır Türkiye’yi birbirine bağlarken, güveninizi ve desteğinizi her zaman yanımızda hissettik. Bu büyük yolculuğu mümkün kılan tüm çalışma arkadaşlarımıza emekleri için, bizimle birlikte olan tüm yol arkadaşlarımıza ise teveccühleri için yürekten teşekkür ederiz. Nice yolları birlikte aşacağımız, güvenle ve mutlulukla geçecek ikinci yüzyılımıza hoş geldiniz.

Birlikten Güç Doğar Dedik, Kâmil Koç’la Yola Çıktık Haber

Birlikten Güç Doğar Dedik, Kâmil Koç’la Yola Çıktık

BU İŞE BODRUM’DA BİR MİNİBÜSLE BAŞLADIK 1985 Diyarbakır doğumluyum. Bodrum’a gelişimiz 2009 yılına dayanıyor. O dönem tek bir minibüsle Bodrum’da taşımacı bir firmaya kiralık olarak çalışmaya başladık. Açıkçası o zamanlar bu işin bizi bu noktalara getireceğini düşünmüyorduk. Kendi firmamız yoktu, tamamen taşıma işi yapıyorduk. Turizm taşımacılığıyla tanışmamız da o yıllara denk geliyor. Bodrum gibi maliyetlerin yüksek, rekabetin sert olduğu bir yerde ayakta kalmak kolay değil ama biz başından beri günü kurtarmayı değil, kalıcı olmayı hedefledik. 2016 yılında kendi firmamı kurarak turizm taşımacılığına resmen başladım. Bozkaplan Turizm olarak faaliyet gösterdik. 2019 yılında Agenda’yı açtım. Bu süreçte hem sahayı öğrendik hem de Bodrum’un gerçeklerini daha iyi gördük. 2025 yılına geldiğimizde ise Mavi Bodrum Seyahat’i kurduk. Yani bugün gelinen nokta bir anda olmadı; adım adım, sabırla ve ciddi emekle oluştu. BODRUM GİBİ ZOR BİR PAZARDA KISA SÜREDE HIZLA ÖNEMLİ BİR YER EDİNDİK Son üç–dört yıldır turizm sektöründe ciddi bir daralma görüyoruz. Bu durum bizi de ciddi şekilde etkiledi. Araçlar yatıyor ama masraflar yatmıyor. Sigorta, bakım, personel giderleri devam ediyor. Minibüsleri sürekli yatırmak istemedik. Bu yüzden şehirlerarası taşımacılıkta bir boşluk ve potansiyel gördük. Bu alana tamamen yabancı değildim. Daha önce bireysel işletmeci olarak çalışmışlığım vardı. Şehirlerarası taşımacılığın mutfağını bilen biriyim. Bu tecrübeyle otobüs yatırımlarına yöneldik. 2025 yılında Mavi Bodrum Seyahat’i kurduk. Bir yıl boyunca ciddi emek verdik. Bodrum gibi zor bir pazarda firmanın kısa sürede tutulması bizim için önemli bir göstergedir. Doğru zamanda doğru bir karar verdiğimizi düşünüyorum. KURUMSAL BİR YAPININ İÇİNDE OLMAK DAHA DOĞRU BİR KARAR Kâmil Koç’la yollarımız Ege Bölge Müdürü Orhan Bey sayesinde kesişti. Bodrum’da karşılaştık, sohbet ettik, çay içtik. Daha sonra İzmir’de kendisinin misafiri oldum. Uzun uzun konuştuk, dertleştik. Sektörün nereye gittiğini, firmaların nasıl ayakta kalabileceğini değerlendirdik. Bana “Kâmil Koç’a katılmayı düşünür müsün?” dedi. Ben de “Neden olmasın?” dedim. Böyle bir dönemde tek başına hareket etmektense güçlü ve kurumsal bir yapının içinde olmanın daha doğru olacağını düşündüm. Yaklaşık sekiz ay boyunca istişare ettik. Bizim eksiklerimiz, onların beklentileri, sistemleri, operasyon yapıları… Hepsini masaya yatırdık. Şartlarımızı netleştirdik, ortada buluştuk. Ankara’da yapılan görüşmelerden sonra bu işe onay verdik ve Kâmil Koç bünyesine dahil olduk. Bu süreç kolay olmadı ama doğru bir karardı. KÂMİL KOÇ GÜVEN, SİSTEM VE RAHATLIK DEMEK Kâmil Koç benim için büyük, güçlü ve güven veren bir marka. Türkiye’nin çok büyük bir kısmını taşıyan, köklü bir firma. Personel yapısı, operasyon gücü ve sistemi çok sağlam. Bu da sahada bize ciddi bir rahatlık sağlıyor. Bodrum’daki yazıhaneyi devraldıktan sonra ilk iş olarak personelle toplu bir toplantı yaptım. Hiçbir eski personeli çıkarmadım. Sadece nasıl çalışmak istediğimi, hangi düzeni görmek istediğimi anlattım. Bireysel işletmeci olduğum dönemden kalan bazı alışkanlıkları geride bırakmak gerekiyordu. Bu konuda ciddi yol aldık. Zaten bunu sahada herkes hissetti. Geçen gün Erzurum seferinden gelen bir kaptan “Abi yazıhane mi değişti?” dedi. Bu küçük gibi görünen detaylar aslında çok şey anlatır. Kâmil Koç Bodrum’da daha önce günlük 5–6 sefer yapıyordu. Kısa sürede bu sayıyı 17–18 sefere çıkardık. Yaz sezonunda hedefimiz günlük 45–50 sefer. Ankara, Eskişehir, İstanbul, Erzurum, Yozgat hatlarımız var. Mersin, Hatay ve Van için de çalışmalar sürüyor. ÖDEMELERİMİZ ERTESİ GÜN HESABIMIZA GEÇİYOR Ödeme sistemi benim için en kritik konulardan biriydi. Kâmil Koç’ta ödemeler ertesi gün saat 15.00’te hesabımıza geçiyor. Bunu özellikle ben istedim. Aylık çalışan da var ama ben günlük ödemeyi tercih ettim. Çünkü nakit akışı bizim işimizde çok önemli. Lastik, bakım, akü, ikram, personel… Bunlar beklemez. Kamil Koç bu konuda işletmecinin tercihine göre düzenleme sağlıyor. Bu da bizim için büyük kolaylık demek. Destek tarafı da çok güçlü. Geçen gün İzmir’de bir aracımızın lastiği yolda patladı. Kâmil Koç’un sistemi üzerinden anında müdahale edildi, araç kısa sürede tekrar yola çıktı. Müşteri ilişkileri, çağrı merkezi ve operasyon tamamen merkezden yönetiliyor. Yolcuyla ilgili hemen hemen her konu profesyonel ekiplerce hızlı ve başarılı bir şekilde yönetiliyor. Böylece biz sahada sadece işimize odaklanıyoruz. İŞLERİMİZİN İYİ İLERLEMESİ İÇİN CİDDİ EMEK HARCIYORUZ Ben bu işin mutfağından geldim. Bireysel işletmecilik yaptım, yazıhanede çalıştım, kaptanın ne yaşadığını da çok iyi bilirim. O yüzden gelen kaptanı buyur ederim, çayını, kahvesini ikram ederim. Gerekirse yemeğini yer, dinlenir. İnsan yoruluyor bu işte. Bunu bilmeden yönetici olunmaz. Bodrum’da esnafla ilişkilerimiz çok güçlü. İnsanlar bizi tanıyor, güveniyor. Bilet almak isteyen arayıp bize soruyor. Ofisimiz şehir merkezinde olmadığı için acentelerle de görüşüyoruz. Son bir ayda yolcu artışını net şekilde hissediyoruz. Biz attığımız adımın sonuçlarından oldukça memnunuz. Yolcularımıza da bekledikleri kalitede, güvenli hizmeti sunmak için tüm personelimizle birlikte elimizden geleni yapıyoruz. Umarım Kamil Koç ile birlikte nice uzakları yakın yapmaya yıllar boyunca devam edeceğiz. İnşallah hem bizim hem de sektörümüz için çok daha güzel günleri birlikte yaşayacağız.

İşini Severek Yapıyorsan  En Doğru Tercih: Kâmil Koç! Haber

İşini Severek Yapıyorsan En Doğru Tercih: Kâmil Koç!

OTOGARIN SUYUNU İÇTİN Mİ BIRAKAMAZSIN Ben Orhan Şahin. Aslen Muş Malazgirtliyim ama Denizli’de doğup büyüdüm. 1982 doğumluyum. Evliyim, iki çocuğum var. 2010 yılından beri Kâmil Koç’ta yöneticilik yapıyorum. Aslında benim hikâyem Kâmil Koç’la 2008–2009 yıllarında, Denizli yazıhanesinde çalışmaya başlamamla başlıyor. Otobüsçülük bizim aile mesleğimiz. Babam ve amcam bu sektörün içindeydi. Yaklaşık 40–45 yıldır ailemiz Denizli Otogarı’nda faaliyet gösteriyor. Hâlâ Denizli Otogarı’nda 7–8 işletmemiz devam ediyor. Biz yazıhanecilikten gelmeyiz ama otogarın içinden geldik, o kültürle büyüdük. Ben ilkokuldan liseye kadar her yaz otogara gelirdim. Yardım ederdim, çalışırdım. O zaman büyükler derdi ki “Otogarın suyunu içtin mi bırakamazsın.” Gerçekten de öyle oldu. O dönem çok iyi bir basketbolcuydum. Spor hayatımın bir parçasıydı ama otogar da diğer parçasıydı. İnsanlara yardım etmeyi seviyordum. Hizmet sektörünü seviyordum. Otobüsçülük hoşuma gidiyordu. İnsanları bir yerden bir yere götürmek, onların hayatındaki en önemli anlara eşlik etmek… Üniversiteden dönen bir evladın mutluluğu da var, askere giden bir gencin hüznü de var. Hepsini bir arada yaşıyorsunuz. Bir de işin otomotiv tarafını hep sevdim. KÂMİL KOÇ BİR OKUL GİBİDİR Kâmil Koç’la tanışmamız acentelik süreciyle oldu. Acenteliğini yapıyorduk. İşimizi düzgün yaptık. Dürüst olduk. Kâmil Koç’un ahlakını, hizmet anlayışını benimsedik. Bizi sevdiler. 2010 yılının sonlarında süreç başladı, 2011’in ilk aylarında Denizli Otogarı’nda özmal yapıya geçerek birlikte çalışmaya devam ettik. O günden bugüne hâlâ buradayım. Denizli Otogar yöneticisi olarak başladım. Sonra otogar müdürü oldum. Ardından İzmir Otogar müdürlüğü geldi. Denizli devam ederken İzmir’i de üstlendim. Sonra bölge otogar müdürü, ardından bölge müdür yardımcısı ve bugün Ege Bölge Müdürü olarak görev yapıyorum. Kâmil Koç bir okuldur. Dürüst olursan, işini seversen, işi yaşarsan seni bir yerden alır başka bir yere taşır. Kamil Koç’ta eskiden beri liyakate çok önem verilir. Ekibe katılacak her bir personel özenle seçilir, ekibe dahil olan da içerideki ortamı, kendisine verilen değeri görünce bir daha ayrılmak istemez. Bu yapı geçmişten bu güne hiç değişmedi. Hala aynı gelenek sürüyor. O yüzden diyorum ki; işini düzgün yaparsan, Kâmil Koç seni emekli eder. EGE BÖLGESİ KÂMİL KOÇ’UN GÖZBEBEĞİDİR Şu anda Ege Bölgesi’nde 6 il ve 33 ilçe bana bağlı. Denizli ve İzmir özmal yapımız var. Denizli’de ve İzmir’de ekiplerimiz var. Bunun dışında host yönetimi, yer hizmetleri, yolcu ilişkileri, ikram birimi, kalite kontrol, özmal filo yapısı ve kaptan kadroları var. Her birimin ayrı yöneticisi var ama Ege’de hep birlikte tek hedef için çalışıyoruz: “Yol Arkadaşlarımızı” güvenli, kaliteli ve konforlu şekilde istedikleri yere ulaştırmak. Ege Bölgesi coğrafi olarak çok güçlü bir bölge. İstanbul’dan, Bursa’dan, Karadeniz’den gelen herkes İzmir üzerinden sahillere akıyor. Bodrum, Marmaris, Çeşme, Alaçatı, Kuşadası… Hepsi İzmir için geçiş noktası. İzmir artık sektörde adeta Afyon gibi bir merkez konumuna geldi. O yüzden Ege Bölgesi Kâmil Koç için her zaman ilk sıralardadır. Yıllardır bu bölgeye yatırım yapılır, kaliteli acentelerle çalışılır, güçlü araç yapısı ve personel kalitesi korunur. EGE’DE KEMİKLEŞMİŞ BİR YOLCU KİTLEMİZ VAR Ege Bölgesi’nde Kâmil Koç’un çok güçlü bir marka algısı var. İzmir’de, Aydın’da, Manisa’da, Denizli’de kemikleşmiş bir yolcu kitlesi bulunuyor. Üç ana yolcu grubumuz var. Yetişkin yolcumuz var; Mart ayında gelir, Haziran’daki seyahatini planlar. Oturur, çayını içer, koltuk seçimini yapar. Güneşi hangi taraftan görmek istediğini bile hesaplar. Öğrenci ve turizm yolcumuz var. Yazın sahillere yoğun akış olur. Kışın öğrenci ağırlığı artar. Ekonomik şartlar tabi ki sektörümüzü de etkiledi ama sadık yolcumuz hâlâ bizimle. Yol arkadaşlarımız şunu bilir: Ne olursa olsun Kâmil Koç verdiği hizmetin arkasında durur. Herhangi bir Kamil Koç otobüsünün herhangi bir koltuğuna oturduğu andan itibaren yüz yıllık tecrübenin güvenini hisseder. Yolculuğa karar verdiği andan itibaren Kamil Koç’un yüzlerce kalifiye personeli sadece onun güvenliği ve konforu için çalışır… İşte bu güven duygusu Kamil Koç’un en kıymetli hazinesidir. 100 YILLIK TECRÜBE İLE OPERASYONLARIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ Bugün Türkiye’de yüzlerce firma var ama büyük bir kısmı Kâmil Koç’la çalışmak istiyor çünkü Kâmil Koç’un işi sadece yolcuyu taşımak değil. Arka planda raporlama, planlama, muhasebe, hukuk, insan kaynakları, yolcu ilişkileri, pazarlama, bilgi teknolojileri gibi departmanlardan oluşan çok güçlü bir yapı var. Üstelik bu yapı dünyanın her yerinde karayolu yolcu taşımacılığı dendiğinde akla ilk gelen şirket olan Flix’in global vizyonuna sahip. Biz 100 yıldır yollardayız ama asla sabit, yeniliklere kapalı bir şirket değiliz. Yüz yıldır sürekli üstüne koyarak edindiğimiz tecrübemizi Global otağımız Flix ile birleştirmemiz bunun en güzel göstergesi. İşte bu sayede Türkiye’nin Kamil Koç’u olabildik. Ege Bölgesi’nde de organik birleşmelerimiz oldu. İş ortaklarımızla aile ortamı kurarak çalışıyoruz. Şeffafız. Global ortağımız Flix de dahil olmak üzere dünyanın her yerinde yöneticilerimiz, bizler ve iş ortaklarımız… Hepimiz aynı değerleri, aynı vizyonu paylaşıyoruz. Bireysel otobüsçülerle sürekli iletişim halindeyiz. Sektörün iniş çıkışlarını birlikte değerlendiriyoruz. Zor dönemlerde iş ortaklarımızın olası zararlarını nasıl en aza indiririz, daha yoğun dönemleri nasıl daha verimli geçiririz, hep birlikte planlıyoruz. Bu yüzden Kâmil Koç her zaman büyümeye, yol arkadaşlarına en güvenli, konforlu ve kaliteli hizmeti sunmaya devam ediyor. Her zaman söylediğimiz gibi biz sadece insanları a noktasından b noktasına taşımıyoruz. 100 yıllık tecrübemizle güven inşa ediyor, global vizyonumuzla yol arkadaşlarımızın hikayelerine ortak oluyoruz.

Kâmil Koç, 100. Yılını Dev Bir Kampanyayla Karşılıyor: 2026 Boyunca Her Ay 100 Şanslı Yolcuya Ücretsiz Bilet Haber

Kâmil Koç, 100. Yılını Dev Bir Kampanyayla Karşılıyor: 2026 Boyunca Her Ay 100 Şanslı Yolcuya Ücretsiz Bilet

Türkiye karayolu taşımacılığının lider ve öncü markası Kâmil Koç, 100. kuruluş yıl dönümünü yolcularına bir teşekkür niteliği taşıyan özel bir projeyle karşılıyor. Yüz yıldır müşteri memnuniyetine verdiği değer sayesinde Türkiye’nin en başarılı karayolu seyahat şirketi olan Kamil Koç 1926’dan bu yana seyahat sektöründe kesintisiz devam eden köklü mirasını, bugün global iş ortağı Flix ile uluslararası hizmet standartlarına taşıyor. Firma 100 yaşını yolcuları ile birlikte kutlamak amacıyla 2026 yılı boyunca her ay düzenlenecek çekilişlerle yol arkadaşlarını ücretsiz biletlerle buluşturuyor. Kâmil Koç, 100. yıl iletişim projeleri kapsamında hayata geçirdiği bu kampanyayı yıl boyunca her ay düzenli olarak gerçekleştirmeyi planlıyor. Kullanıcı dostu dijitalleşme vizyonunu ön plana çıkaran marka, bir önceki ay içerisinde mobil uygulaması veya web sitesi üzerinden bilet alan tüm yolcularını otomatik olarak çekiliş havuzuna dahil ediyor. Yıl içinde diledikleri zaman ve güzergahta kullanabilecekler 100 yıllık köklü tecrübesini modern teknoloji ile birleştiren Kamil Koç her ayın başında gerçekleştirileceği çekilişleri dijital kanallar üzerinden duyuracak. Buna ek olarak Kazanan talihlilere e posta ve sms bildirimleri ile bilgilendirme yapılacak. Çekilişle belirlenen her ayın 100 kazananı, 1.000 TL tutarına kadar olan ücretsiz bilet haklarını 2026 yılı sonuna kadar, diledikleri tarihte ve Kâmil Koç’un Türkiye genelindeki geniş hizmet ağında kullanabilecek. Kazanan yolcuların biletleme işlemleri için yapmaları gereken tek şey, Kâmil Koç müşteri temsilcileriyle iletişime geçerek seyahat planlarını paylaşmak olacak. “Kampanya, yol arkadaşlarımıza 100. yıl teşekkürümüz” Kâmil Koç Genel Müdürü Çağatay Kepek, 100. yıla yeniliklerle başladıklarını belirterek, kampanyaya ilişkin şunları söyledi: “1926 yılında Cumhuriyetimizin ilk adımlarıyla başlayan yolculuğumuzda, bugün 100 yıllık köklü bir çınara dönüşmenin gururunu yaşıyoruz. Bizim için 2026 sadece bir takvim yılı değil; halkımızın güveniyle büyüyen bir başarı hikâyesinin de yeni yüzyılıdır. Kâmil Koç olarak, ‘100 Yıldır Yol Arkadaşınız’ diyerek başladığımız bu özel yılı yolcularımızla birlikte kutlamak istedik. İlk günden bugüne markamıza duydukları güvenle bizleri hiçbir zaman yalnız bırakmayan, bizi ülkemizin en çok tercih edilen seyahat markası haline getiren tüm yol arkadaşlarımıza teşekkür etmek amacıyla bu kampanyayı hayata geçirdik. Her ay hediye edeceğimiz 100 biletle bu güven bağını pekiştirmeyi; yol arkadaşlığımızı yeni hikâyelerle daha da büyütmeyi hedefliyoruz. 2025 yılında milyonlarca kişinin yol arkadaşı olabilmemizin nedeni her zaman güven ve konforu önceliklendiren anlayışımızdı. 100. yılımızda hizmet anlayışımızı geliştirirken yol arkadaşlarımızın gösterdiği bu teveccühe ücretsiz biletlerimizle teşekkür ederek, Kamil Koç’u birlikte daha güçlü bir geleceğe taşımayı amaçlıyoruz.” Bir asırlık güven, yeni yüzyıla taşınıyor Kâmil Koç’un, “100 Yıldır Yol Arkadaşınız” mottosuyla hayata geçirdiği bu kampanya, markanın nesilden nesile aktarılan güven anlayışını, yenilenen hizmet vizyonunu ve güçlü dijital altyapısını geleceğe taşıma hedefinin de ilk adımını oluşturuyor. Yıl boyunca hayata geçirilecek iletişim projeleri, kampanyalar ve özel uygulamalarla Kâmil Koç; geçmişten aldığı güçle yolcularıyla birlikte yeni bir yüzyıla ilerlemeyi hedefliyor.

Mars Logistics, Filosunu 150 Adet Mercedes-Benz Actros L ProCab ile Genişletti Haber

Mars Logistics, Filosunu 150 Adet Mercedes-Benz Actros L ProCab ile Genişletti

Mercedes-Benz Türk, lojistik sektöründeki iş ortaklıklarınıgüçlendirmeye devam ediyor. 35 yılı aşkın süredir uluslararasıtaşımacılık, depolama, dağıtım, hava ve deniz kargo, intermodal, demiryolu, proje taşımacılığı ve depolama hizmetleri sunan Mars Logistics, filosunu 150 adet Mercedes-Benz Actros L ProCab ile genişleterek araç parkındaki Mercedes-Benz marka araç sayısını artırdı. Filonun önemli bir bölümünü Mercedes-Benz marka araçlar oluştururken, teslimatı gerçekleştirilen yeni araçlar Mars Logistics’in uluslararası nakliye operasyonlarında aktif olarak kullanılacak. Mercedes-Benz Türk Aksaray Kamyon Fabrikası’nda üretilen Mercedes-Benz Actros L ProCab’ler, yüksek güvenlik donanımları, yakıt verimliliği, dayanıklılık ve operasyonel verimlilik avantajlarıyla Mars Logistics’in hizmet kalitesine doğrudan katkı sağlayacak. Teslimatın, takas desteğiyle ve Mercedes-Benz Kamyon Finansman (MBKF) kredisi kullanılarak gerçekleştirilmesi ise bu iş birliğinin en dikkat çekici unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Teslimat töreni, Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün, Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Direktörü Alper Kurt, 2. El Kamyon ve Otobüs Satış Direktörü Didem Daphne Özensel, Satış Sonrası Hizmetler Direktörü Tolga Bilgisu, Kamyon Filo Satış Grup Müdürü Çağdaş Özen, İletişim Müdürü Miray Demirel, Mercedes-Benz Kamyon Finansman CEO’su Gökmen Onbulak, Mars Logistics Yönetim Kurulu Başkanı Garip Sahillioğlu, Yönetim Kurulu Üyesi Gökşin Günhan, Filo Operasyonlarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Erkan Özyurt, Mars Logistics İş Geliştirme, Planlama ve Fiyatlandırmadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Önder Başboğa, Filo Yatırım ve Bakım Onarım Koordinatörü Kerem Karaduman, Kurumsal İletişim ve Marka Yönetimi Müdürü Kader Özal, Gelecek Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Beşir Acar, Gelecek Otomotiv CEO’su Ebubekir Koman, Gelecek Otomotiv Diyarbakır Genel Müdürü Serdar Ulağ ve Gelecek Otomotiv Filo Satış Müdürü Yusuf Odabaş’ın katılımıyla Çırağan Sarayı’nda gerçekleştirildi. Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Direktörü Alper Kurt törende yaptığı konuşmada “Mercedes-Benz Türk olarak her zaman müşterilerimizin operasyonel ihtiyaçlarına en uygun çözümleri sunmaya odaklanıyoruz. Aksaray Kamyon Fabrikamızda ürettiğimiz 150 adet Mercedes-Benz Actros L ProCab’in, yüksek güvenlik donanımları, yakıt verimliliği ve dayanıklılığıyla Mars Logistics’in uluslararası taşımacılık operasyonlarına önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Bu teslimat, iki şirket arasındaki iş birliğinin ne kadar sağlam temellere dayandığını da ortaya koyuyor. Mars Logistics ile 2021 yılında başlayan ve karşılıklı güvene dayanan iş birliğimizin önümüzdeki dönemde de güçlenerek devam etmesini temenni ediyorum.” dedi. Gelecek Otomotiv CEO’su Ebubekir Koman da şöyle konuştu: “Gelecek Otomotiv olarak uzun yıllardır sektöre kalite ve güven odaklı teslimatlar gerçekleştiriyoruz. Mars Logistics gibi sektörünün öncü firmalarından birine 150 adet Mercedes-Benz Actros L ProCab teslim etmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu araçların uluslararası nakliye operasyonlarında yüksek verimlilik sağlayacağına inanıyoruz. İş ortaklığımızın güçlenerek devam etmesini diliyoruz.” Mars Logistics Yönetim Kurulu Üyesi Gökşin Günhan ise “35 yılı aşkın süredir lojistiğin tüm alanlarında müşterilerimize güvenli ve kaliteli hizmet sunuyoruz. Bu hizmet anlayışımızın temelinde, operasyonlarımızda kullandığımız araçların performansı ve güvenilirliği yer alıyor. Bugün teslim aldığımız 150 adet Mercedes-Benz Actros L ProCab ile filomuzdaki Mercedes-Benz marka araç sayısı önemli bir paya sahip oldu. Yüksek ikinci el değeri, yaygın servis ağı, yedek parça bulunurluğu ve ihtiyaçlarımıza uygun servis sözleşmeleri operasyonlarımızda bize önemli avantajlar sağlıyor. Mercedes-Benz Türk ile yürüttüğümüz bu güçlü iş birliğinin önümüzdeki dönemde de artarak devam edeceğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

Kâmil Koç’a 100. Yılında Beş Yıldızlı İtibar Haber

Kâmil Koç’a 100. Yılında Beş Yıldızlı İtibar

Marketing Türkiye ve pazar araştırmaları şirketi AKADEMETRE iş birliğiyle bu yıl 12’ncisi düzenlenen The ONE Awards’ta; 70’in üzerinde kategoride markalar, performansları, itibarı artıran stratejileri ve tüketici algısı doğrultusunda değerlendirildi. 12 ilde toplam 1.200 kişiyle gerçekleştirilen yüz yüze görüşmeler sonucunda, yıl içinde itibarını en çok artıran markalar ödüllendirildi. Kâmil Koç, 2021 yılından bu yana sürdürdüğü liderlik serisini bozmayarak halkın oylarıyla aralıksız olarak beşinci kez zirvede yer aldı. Sektörlerinin en itibarlı markalarının ödüllendirildiği gecede, bu başarıyı üst üste beşinci kez elde eden Kâmil Koç, 100. yılında başarısını “Büyük Ödül” ile taçlandırdı. 100 yıllık yolculuğunda kalite, güven ve müşteri memnuniyetinden ödün vermeyen marka, bu özel yılda ulaştığı istikrarlı başarıyı anlamlı bir ödülle pekiştirmiş oldu. Kâmil Koç, ödülünü 3 Şubat’ta İstanbul’da düzenlenen törenle aldı. Gecede, yıl içinde itibarını en çok artıran markaların yanı sıra bu başarının önemli paydaşları olan reklam, medya planlama ve halkla ilişkiler ajansları da ödüllendirildi. Kâmil Koç’un PR ve sosyal medya ajansları GTC İletişim Danışmanlık ve Dijifabrik de bu özel gecede ödüle layık görüldü. “100. yılımıza beş yıldızlı bir gururla girdik” Kâmil Koç İcra Kurulu Üyesi ve Pazarlama ve Müşteri Deneyimi Direktörü Jan Sarıgül Işık, üst üste kazanılan beşinci ödülün markanın asırlık mirası açısından taşıdığı anlamı şu sözlerle değerlendirdi: “1926 yılında Cumhuriyetimizle birlikte başlayan yolculuğumuzda, halkımızın takdiri her zaman en büyük pusulamız oldu. 100. yılımızı kutladığımız bu tarihi yılda, ‘Yılın İtibarlısı’ unvanını beşinci kez üst üste kazanmak bizim için yalnızca bir ödül değil; bir asırlık güvenin tescilidir. Bu başarıyı eşsiz kılan, bizzat hizmetimizi deneyimleyen halk jürisi tarafından seçilmiş olmamızdır. Kâmil Koç’ta stratejik kararlarımızın odağında her zaman öncelikle güvenlik ve müşteri memnuniyeti var. Tüm süreçleri müşteri deneyiminin etrafında oluşturuyoruz. Bu yaklaşımımız bizi sektörün tartışmasız lideri konumuna taşırken 5 kez üst üste aldığımız yılın itibarlısı ödülüyle de yol arkadaşlarımızın taktirinin tescilli karşılığını görmüş oluyoruz. Nesilden nesile aktarılan bu değerli mirası, global ortağımız Flix’in teknolojik gücüyle daha da ileri taşımaya kararlıyız. Önümüzdeki dönemde de yol arkadaşlarımızdan aldığımız ilhamla kaliteyi ve itibarı daha yukarılara taşımaya ve 100. Yılımızda yol arkadaşlarımız için en iyiyi sunmaya devam edeceğiz.” Yerel tecrübe ve küresel teknolojiyle yeni yüzyılda yeni hedefler 1926 yılında Cumhuriyet’in ilk yıllarında temelleri atılan Kâmil Koç, bugün global iş ortağı Flix’in teknoloji gücünü, bir asırlık yerel tecrübesiyle harmanlayarak seyahat standartlarını yeniden tanımlıyor. “100 Yıldır Yol Arkadaşınız” mottosuyla hareket eden marka; dijitalleşme, rota optimizasyonu ve müşteri deneyimi odaklı yatırımlarıyla yol memnuniyetini her geçen yıl daha da pekiştiriyor. 2026 vizyonu kapsamında yapay zekâ destekli seyahat çözümleri, kişiselleştirilmiş yolcu deneyimi ve sürdürülebilirlik odaklı projelere ağırlık veren Kâmil Koç; 100. yılında bu köklü başarısını Türkiye’nin dört bir yanından Avrupa’nın kalbine uzanan geniş ağıyla geleceğe taşımayı hedefliyor.

Önemli Olan “Hat Almak” Değil, O Hattı Layığıyla Çalıştırabilmek Haber

Önemli Olan “Hat Almak” Değil, O Hattı Layığıyla Çalıştırabilmek

BABAMIZDAN BAYRAĞI DEVRALDIK 1979 yılında babamızın taşımacılık sektöründeki serüveni, o dönemki adıyla Lüks Siirt Seyahat ile başladı. 1994 yılında ise Topkapı Otogarı’nda yazıhanecilik esnaflığı yapan babamız Abdulbari Demir’den bayrağı devralarak bu yolculuğu sürdürdük. Her ne kadar firmacılığın tanımını ve dinamiklerini iyi biliyor olsak da bireysel otobüs işletmeciliğini adeta bir yeniden doğuş hikâyesi olarak ele alıyor ve bu süreci aynı özveriyle devam ettiriyoruz. Kardeşim Adem Demir ile birlikte bu yolculuğu kesintisiz bir şekilde sürdürüyor, babamızdan aldığımız tecrübe ve birikimle yıllardır otobüs yatırımcılığını devam ettiriyoruz. Bu iş dışarıdan bakıldığında “otobüs aldım, çalıştırıyorum” gibi görünebilir; ancak işin içinde olan herkes bilir ki hem mali açıdan oldukça ağır hem de operasyonel olarak sürekli takip ve disiplin gerektiren bir süreçtir. ULUSAL MARKALARIN GÜÇLÜ İŞ ORTAKLARI OLMA HEDEFİYLE YATIRIMLARIMIZA DEVAM EDİYORUZ Bireysel otobüs yatırımcısı olmak artık sektörde gerçekten ciddi bir mali yapıyla yapılabilir hale geldi çünkü bir otobüs yatırımının sadece alım maliyeti yok; peşinden gelen taksitler var, sigorta-kasko var, bakım giderleri var, personel maliyeti var, durduğu yerde bile devam eden masraflar var. Büyük firmaların filolarıyla yarışmamız elbette mümkün değil ancak bizler, yatırımlarımızla ulusal markaların iş ortakları ve güçlü yatırımcıları olarak faaliyetlerimize devam ediyoruz. Bu işte asıl hedef, büyük olmak değil; güvenilir olmak, sürdürülebilir olmak ve çalıştığınız markanın standardını her gün aynı seviyede tutabilmek. BU İŞ “BİR ANLIK HATA KALDIRMAYAN BİR İŞ” Araç yatırımı yapmak gerçekten sıkıntılı ve zahmetli bir iş. Milyonlarca lira değerinde otobüs almak, aylık taksitlerini düzenli ödemek, bu araçlara doğru personeli koymak ve her şeyiyle birlikte süreci yönetmek disiplin ister. Otobüsü satın aldığınız gün iş bitmiyor; asıl iş ondan sonra başlıyor. Çünkü taşıma sektörü “anlık hata kaldırmayan” bir iş. Bir gün aksama yaşarsanız sadece o gün değil, markanın algısı da etkilenir. Biz bunun bilinciyle hareket ediyoruz. Biz yaptığımız işin ne kadar zorlu ve ciddi olduğunu çok iyi biliyoruz. Bu sebeple araç parkımızı sürekli güncelleyerek hizmet verdiğimiz firmaların filo yaşlarına denk bir yapı kurmaya çalışıyoruz çünkü yolcunun beklentisi net: temiz, bakımlı, konforlu ve güvenli araç. Bizim de bu beklentiyi her seferde karşılamamız gerekiyor. Araçlarımızın temizliği, bakımları ve diğer tüm kontrolleri titizlikle yapılıyor. Servis bakımlarını mutlaka zamanında ve yetkili servislerde yaptırıyoruz. İşin en kritik tarafı da burada: bakım gecikirse maliyet büyür, risk artar, operasyon aksar. O yüzden “sonra yaparız” dediğiniz hiçbir şey bu sektörde size zaman tanımaz. BİZİM, ARAÇLARIMIZI OTOPARKA ÇEKMEK GİBİ BİR LÜKSÜMÜZ YOK Sistemin tıkır tıkır işlemesi için operasyon ekiplerimiz var gücüyle 7/24 çalışıyor çünkü taşımacılıkta planlama sadece sefer saatiyle bitmiyor. Aracın hazırlığı, personelin düzeni, güzergâh takibi, teknik kontroller, olağan dışı durumlara hızlı refleks… Bunların hepsi bir bütün. Biz de bu bütünün aksamaması için işi sıkı tutuyoruz. Bireysel otobüsçülükte araçların boşta kalması, yani “yatar” olması bizim için doğrudan gelir kaybı demektir. Özmal filolarda büyük firmalar dilerse aracı otoparka çekebilir, dönemsel olarak bekletebilir. Bizim böyle bir şansımız yok çünkü biz yatırımı birebir sırtlayan tarafız. Araç çalışmadığı gün masraf durmuyor; taksit durmuyor, giderler durmuyor. Bu yüzden biz, çalıştığımız firmaların en önde koşan öncüleriyiz. Yeri gelir ciddi zararlar da ederiz ama günün sonunda, çalıştığımız firmanın yüzünü yere eğdirmeden hizmet vermenin sevincini de yaşarız çünkü bizim için en kıymetlisi güven. Bu sektör güvenle büyür; güven sarsılırsa toparlamak çok daha zor olur. 2026 YILINDA YATIRIMLAMIZA DEVAM EDECEĞİZ Demirsoy Grup olarak araç parkımızda bulunan 5 adet modelli aracımıza ilave olarak 2 adet Man Lion’s Coach ve 1 adet Mercedes-Benz Tourismo olmak üzere 3 adet daha 2023 model otobüs kattık. Burada hedefimiz net: hizmet standardımızı yükseltmek, çalıştığımız markanın kalitesine uygun bir çizgiyi korumak ve yolcu memnuniyetini sürekli kılmak. Araç parkımızı iş durumuna göre yıl içerisinde artırmayı da hedefliyoruz ancak bizim için “büyümek” sadece sayıyla ölçülen bir şey değil; doğru zamanda, doğru yatırım ve doğru planlamayla büyümek esas. PAMUKKALE TURİZM’LE ÇALIŞMAK BİZİM İÇİN MEMNUNİYET VERİCİ Araçlarımızla şu an Pamukkale Turizm bünyesinde Manisa, Turgutlu ve Akhisar bölgesine seferler düzenliyoruz. Pamukkale Turizm bizlere güvenerek sağ olsun bu hatları bize verdi. Yaklaşık bir senedir devam eden bu hatlarda yolculardan da güzel geri dönüşler alıyoruz. Yolcu memnuniyeti bizim için çok önemli; çünkü yaptığınız işin gerçek sonucu, sahadan gelen yorumlarla belli olur. Biz de bu memnuniyete bağlı olarak araç sayılarımızı artırıp seferlerimize yenilerini eklemeyi planlıyoruz. Bireysel otobüsçü olarak Pamukkale Turizm’in iş ortağı olmak bizim için memnuniyet verici. Buradan özellikle teşekkürlerimi iletmek isterim. Biz de yatırımlarımızla destek olmaya devam edeceğiz çünkü iş ortaklığı dediğiniz şey sadece “hat almak” değil; o hattı her gün aynı ciddiyetle taşımak, markayı temsil etmek ve yolcuyu güvenle yerine ulaştırmaktır. Biz de bunun sorumluluğuyla hareket ediyoruz.

Hayallerimizi Kâmil Koç ile Gerçekleştirdik Haber

Hayallerimizi Kâmil Koç ile Gerçekleştirdik

MERDİVENLERİ TEK TEK ÇIKARAK BU NOKTAYA GELDİM 1982 yılında Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde doğdum. Çocukluğumdan itibaren karayolu taşımacılık sektörünün içindeyim. Bu iş bizim için sadece bir meslek değil; baba mesleği, dede mesleği. Eskiden kendi firmamız vardı. İlkokulu bitirdiğim dönemlerden itibaren yaz tatillerinde otogarda bilet keserek işe başladım. Sonra yazıhanede çalıştım, muavinlik yaptım. Bugün işletmeciliğini yaptığım işi gerçekten en dipten, en tabandan başlayarak öğrendim. Merdivenleri tek tek çıkarak bu noktaya geldim. Şu anda Kütahya’da Kâmil Koç işletmeciliğini yürütüyorum. KÜTAHYA’DA UZUN YILLARDIR HİZMET VERİYORUZ İlk şirket ismimiz Tavşanlı Tur’du. Sonra büyüyerek Kütahya Lider adını aldık. Uzun yıllar boyunca Kütahya Lider markasıyla İstanbul, Ankara, Antalya gibi şehirlere seferler düzenledik. Ancak zamanla sektörde yaşanan sıkıntılar, maliyetler ve rekabet bizi küçülmeye zorladı. O süreçte yerel firma olarak elimizden geleni yaptık fakat bazı noktalarda büyük bir markanın gücüne ihtiyaç olduğunu fark ettik. KÂMİL KOÇ’A KATILAN İLK İLÇE İŞLETMECİSİYİZ Kâmil Koç ile aslında bağlantımız yıllardır vardı. Tavşanlı’dan Bursa’ya çok sık sefer yaptığımız için Bursa Bölge Müdürü Aydın Tokatlı ile tanışma fırsatımız oldu. Kendisiyle zaman zaman istişare ederdik. O dönem bize özgüven kazandıran, cesaret veren de odur. Kendi öz malımız olan otobüsleri ve yazıhaneleri Kâmil Koç markasıyla buluşturmaya karar verdik. Kütahya Astur’dan ayrıldık ve Kâmil Koç çatısı altında Hisarcık, Emet, Tavşanlı ve Kütahya’daki tüm yazıhanelerde hizmet vermeye başladık. 2017 yılında Kâmil Koç’a ilk katılan ilçe işletmecisi biz olduk. İlçe yazıhaneleri bize aitti, şehir merkezindeki işletmeciliği ise Kâmil Koç yürütüyordu. Pandemi döneminde Kütahya yazıhanesinin işletmesi de bize devredildi. O günden bu yana tek çatı altında ilerliyoruz. KÂMİL KOÇ’UN KURUMSAL ALTYAPISINI KULLANMAK BİZİM İŞLERİMİZİ KOLAYLAŞTIRIYOR Kurumsal bir yapının altyapısını kullanmak çok büyük konfor. Yerel firma ile çalışırken yaşadığımız en büyük sıkıntılardan biri servis ağının zayıflığıydı. İstanbul’a giden yolcu, “Oğlum şu semte servisiniz yokmuş, kızım gelmek zorunda kaldı” diye şikâyet ederdi. Kurumsal yapı sayesinde bu sorunlar tamamen ortadan kalktı. Ayrıca İnternet sitesi düzgün çalışıyor, yolcu online işlemlerini sorunsuz yapıyor. Çağrı merkezi güçlü, yolcu sorununu direkt çözüyor. Servis ağı çok geniş, özellikle İstanbul’da en dip noktalara bile ulaşabiliyor. Sefer sayıları arttı, artık istediğimiz saatleri ekleyebiliyoruz. Yerel firmanın asla yapamayacağı şeyleri bugün Kâmil Koç çatısında rahatlıkla yapabiliyoruz. HAYALLERİMİZİ KÂMİL KOÇ İLE GERÇEKLEŞTİRDİK Çocukken hep düşünürdüm: “Bizim ilçeden neden sadece Ankara ve İstanbul’a araba kalkıyor? Hiç mi başka şehre direkt sefer olmayacak?” Kâmil Koç’la bu hayali gerçekleştirdik. Bugün Tavşanlı’dan çıkan bir otobüs Van’a kadar gidiyor. 24–25 saatlik direkt sefer yaptık. Bartın’a, Amasra’ya, Rize’ye, Trabzon’a, Samsun’a direkt araç gönderiyoruz. Hatta Tavşanlı’dan Sivas’a bile çalıştık. Van seferi başladığında Van’daki işletmeci bize, “Sizin ilçeden Van’a ne yolcusu çıkar?” diye sormuştu. Sonradan öğrendik ki Tavşanlı’da tamamen Vanlıların yaşadığı bir mahalle varmış. Bu yolcu potansiyelinin farkına ancak çalışınca vardık. Amasra’ya ilk seferleri düzenlediğimizde oranın turistik potansiyelini bizzat gördük. İnsanlar tatil için gerçekten gidiyormuş; yıllardır fark etmemişiz. BURADA ÇALIŞMAK “DENEYİP GÖREBİLME CESARETİ” SAĞLIYOR Kâmil Koç ile çalışmamızın en büyük avantajı: “Deneyip görebilme cesareti.” Ulusal marka olunca “Bu sefer tutar mı, tutmaz mı?” kaygısı olmuyor. Projeyi aklında kuruyorsun, birkaç gün içinde hayata geçirebiliyorsun. Bartın’a ilk seferi yaptığımızda yıllardır o hatta çalışıyormuşuz gibi tuttu. Teknoloji çağında her şey dijital artık. Yolcu telefonundan bilet alıyor, çağrı merkezi her sorunu çözüyor, lastik, akü, ikram gibi giderlerde toplu alım avantajı var. Örneğin, piyasada 1000 TL olan bir lastiği biz Kâmil Koç’un alım gücü sayesinde 850 TL’ye alıyoruz. Aynı marka, aynı ürün. Bu bile tek başına büyük avantaj. İkram maliyetleri bireysel alımda iki katına çıkar ama biz firmadan çok uygun fiyata alıyoruz. Bu yüzden yolcuya gönül rahatlığıyla daha fazla ikram verebiliyoruz. ÖDEMELERİMİZ, AYIN 16’SINA BİLE KALMAZ Paramız hiçbir ay 16’sına kalmaz. Ödemeler her ayın 15’inde, öğleden sonra tıkır tıkır hesabımıza yatar. Bu düzen sayesinde biz de tedarikçilerimize rahatlıkla söz verebiliyoruz. Diğer işletmeci arkadaşlarımız “1 hafta paramızı alamıyoruz, kartla mazot çekiyoruz” gibi sorunlar yaşarken biz bunlarla hiç uğraşmıyoruz. GÜNÜN HER SAATİ İLETİŞİM KURABİLİYORUZ Yönetimle iletişimimiz inanılmaz güçlü. Host biriminden teknik ekibe, çağrı merkezinden bölge müdürüne kadar herkesle istediğimiz saatte iletişim kurabiliyoruz. En üst yönetici Çağatay Kepek’i bile gece 23.00’te arasak telefonumuzu açar. Bölge müdürleriyle günde üç kez konuştuğumuz olur. Güney Marmara Bölge Müdürlüğü bizim için çok kritik. Yeni projelerde 10–15 kez görüşüp saat saat seferleri birlikte planlıyoruz. İş gerçekten birlikte yönetiliyor. BÖLGEMİZDEKİ YOLCU SİRKÜLASYONU ÇOK YÜKSEK Yazın günlük 120–130, kışın ise 90–100 araç geçiyor buradan. Direkt olarak Kütahya’dan İstanbul, Ankara, Eskişehir, Rize, Trabzon, Samsun, İzmir, Bartın, Amasra gibi birçok ile sefer yapıyoruz. Kütahya bir öğrenci ve asker şehri olduğu için 9 ay boyunca yoğun bir yolcu sirkülasyonu var. Plakalarımızın 43 olması güzel bir avantaj. 43 plakalı araçla, Kütahyalı personelle seyahat ediyor. Özellikle küçük ilçelerde bu çok önemli. İnsanlar çocuğunu, annesini tanıdığı güvendiği birine emanet etmek istiyor. Kamil Koç logosu ile tanıdık işletmeci bir araya geldiğinde güven de tam anlamıyla sağlanmış oluyor. OPERASYON YÖNETİMİ NOKTASINDA HIZLI AKSİYON ALABİLİYORUZ. Buradaki en önemli avantajlardan biri de operasyonun çok iyi yönetilmesi. En alt seviyeden en üst seviyeye kadar herkes işin hızlı ve doğru yürümesinin önemini biliyor. Saat planlaması, yolcu profili, aktarma noktaları, hepsi istişareyle belirleniyor. Bugün gece 03.00’te Kütahya’dan İzmir’e ekspres sefer yapıyoruz ve inanılmaz talep görüyor. Çünkü yolcu şunu diyor: “Niye 2 saat daha fazla yolda kalayım? Gecenin ikisinde binip daha erken varırım.” Yolcu artık bilinçli, beklentisi yüksek. Biz de hem hizmet kalitemiz hem kurumsal altyapı hem de doğru planlamayla bu beklentiye tam karşılık veriyoruz.

Çanakkale Ruhu Otogarda Yeniden Doğuyor Haber

Çanakkale Ruhu Otogarda Yeniden Doğuyor

“Burada İnsan Nefes Alırken Bile Tarihle Temas Eder” Çanakkale öyle bir şehir ki; insan burada nefes alırken bile tarihle temas eder. Burada yapılan her iş, bu toprakların ruhunu taşımalı. Yolcularımız bazen saatlerce bekliyor. Bu bekleyişin sadece zaman doldurmak değil, ruhu beslemek olmasını istedim. Böylece herkesin raflardan ücretsiz kitap alabileceği, ister burada okuyabileceği ister yolculuğunda yanında götürebileceği bir açık kütüphane kurduk. Halkın gösterdiği ilgi beklentimizin çok üzerinde oldu. Bu şehir kitapla barışıktır; biz sadece ona bir alan açtık. “Şehrimize Çok Yakıştı” Çanakkale insanı yeniliği hemen bağrına basmaz; önce dinler, tartar, ölçer… Ama bu uygulama ilk günden sevildi. Şehrimize çok yakıştı diyenler, çocuklarına kitap seçtiren aileler, hatta yolculuk sonrası tekrar gelip kitap bırakanlar var. Kısacası halk bunu sahiplendi; bu da bizi hem onurlandırdı hem daha iyisini yapmak için cesaretlendirdi. “Çanakkale, Atatürk’ün En Çok Hissedildiği Şehirdir” Çanakkale, Atatürk’ün en çok hissedildiği şehirdir. Burada bir köşe oluşturmak basit bir dekorasyon meselesi değil; bir saygı duruşudur. İnsanların gelip duygularını yazdığı bir hatıra defteri koyduk. Gelen mesajlar bazen hüzünlü, bazen umut dolu, bazen tarihle hesaplaşan, bazen geleceğe seslenen satırlar… Aslında bu defter, Çanakkale’nin yaşayan kalbi gibi oldu. Her not, bu şehrin ruhundan iz taşıyor. Çanakkale’ye gelen herkes daha ilk adımda nerede olduğunu fark etmeli. Atatürk fotoğraflarıyla cepheleri yeniden düzenledik. Bu sadece bir estetik dokunuş değil; bir karakter duruşudur. Burası Çanakkale’dir demenin en sade ve en güçlü yoludur. Halk fotoğraf çektiriyor, sosyal medyada paylaşıyor, ‘elinizde sağlık’ diye geri dönüş yapıyor. Demek ki doğru bir iş yaptık. “Amacımız Otogarı Sıradan Bir Transit Alan Olmaktan Çıkarmak” Burası artık insanların sadece gelip geçtiği değil, durup düşündüğü, nefes aldığı, bir şeyler hatırladığı bir yer olsun istedik. Çanakkale ruhu sıradanlığın üzerine kurulmaz; geçmişi, saygıyı, kültürü ve insanı merkeze yerleştirir. Bizim hedefimiz de tam olarak buydu. Yolcularımız bir otogardan değil, bir duygunun içinden geçsin. “Halkın İlgisi Bize Güven, Motivasyon ve Sorumluluk Olarak Döndü” Bize güven, motivasyon ve sorumluluk olarak döndü. Çanakkale halkı yapılanı görür, değerlendirir ve hakkını teslim eder. Bu ilgi sayesinde daha fazlasını yapmak, daha iyi dokunuşlar eklemek için çalışmaya devam edeceğiz. 15 Temmuz Çanakkale Demokrasi Otogarı, artık yalnızca yolculuğun başladığı nokta değil; Çanakkale ruhunun, kültürünün ve misafirperverliğinin görünür olduğu bir durak. Müdür Eyüp Özev’in attığı adımlar, hem yolcular hem de bölge halkı tarafından takdirle karşılanıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.