Hava Durumu

#Güven

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Güven haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güven haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sigortacılıkta Gerçek Fark Hasar Anında Ortaya Çıkar Haber

Sigortacılıkta Gerçek Fark Hasar Anında Ortaya Çıkar

21 YILLIK SEKTÖR TECRÜBEMİ 2016’DA KENDİ ACENTEME TAŞIDIM Sigortacılık sektörüne 2005 yılında, Türkiye’nin köklü sigorta şirketlerinden birinin acente satış biriminde adım attım. Bu yıl itibarıyla sektörde 21 yılı geride bırakmanın gururunu yaşıyorum. Kariyerim boyunca satıştan hasar yönetimine kadar sektörün farklı alanlarında görev alarak sigortacılığı bütün yönleriyle tanıma fırsatı buldum. Edindiğim bilgi ve tecrübeyi 2016 yılında kurduğum İsezer Sigorta’ya taşıdım. O günden bu yana müşterilerimize güven veren, çözüm odaklı ve sürdürülebilir bir hizmet anlayışıyla çalışıyoruz. SİGORTACILIK DOĞRU BİLGİ VE ZAMANINDA YÖNLENDİRME GEREKTİRİR Sigortacılık; sürekli gelişen, değişen ve yakından takip edilmesi gereken dinamik bir sektör. Bu nedenle doğru bilgiye zamanında ulaşmak, müşteriyi doğru yönlendirmek ve ihtiyaçlara uygun çözümler sunmak büyük önem taşıyor. Bizim anlayışımızda öncelik, müşterilerimizin risklerini doğru analiz ederek en uygun teminatları oluşturmak ve uzun yıllara dayanan güven ilişkileri kurmaktır çünkü sigortacılık, görünmeyen tarafında büyük emek, güçlü ekip çalışması ve yüksek sorumluluk gerektiren bir meslektir. MÜŞTERİ POLİÇEYLE BİRLİKTE GÜVEN VE HUZUR SATIN ALIR Sigortacılıkta gerçek fark hasar anında ortaya çıkar. Müşterilerimiz bir poliçe satın alırken aslında yalnızca bir belge değil; güven, huzur ve ihtiyaç duydukları anda yanlarında olacak bir çözüm ortağı satın alırlar. Bir hasar sonrasında ihbardan eksper sürecine, servis organizasyonundan onarımın tamamlanmasına kadar birçok aşamanın doğru biçimde yönetilmesi gerekir. Biz de hasar sürecinin her aşamasını yakından takip ediyor, müşterilerimizin mümkün olan en kısa sürede çözüme ulaşmalarını sağlıyor ve yaşadıkları zorlu süreçte her zaman yanlarında oluyoruz. OTOBÜSÇÜLÜKTE SİGORTA YALNIZCA POLİÇE DÜZENLEMEK DEĞİLDİR Otobüs taşımacılığı; yüksek sorumluluk, disiplin ve kesintisiz operasyon gerektiren stratejik bir sektördür. Bu nedenle sigortacılığı yalnızca poliçe düzenlemek olarak görmüyoruz. Şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapan işletmelerin ve filoların ihtiyaçlarını yakından analiz ediyoruz. Trafik sigortasından kaskoya, mali sorumluluk teminatlarından diğer kurumsal çözümlere kadar işletmelerin faaliyetlerine en uygun güvenceyi sunmaya özen gösteriyoruz. Amacımız yalnızca riskleri teminat altına almak değil; işletmelerin faaliyetlerini güvenle ve kesintisiz biçimde sürdürebilmelerine katkı sağlamaktır. KOLAY ULAŞILABİLEN VE HER ZAMAN ÇÖZÜM ÜRETEN BİR İŞ ORTAĞIYIZ Otobüs işletmelerinin operasyonları günün her saatinde devam ediyor. Böyle bir yapıda sigorta hizmetinin de yalnızca poliçenin düzenlendiği anla sınırlı kalmaması gerekir. Biz müşterilerimiz için kolay ulaşılabilen, süreci takip eden ve ihtiyaç duyulduğunda çözüm üreten bir iş ortağı olmayı önemsiyoruz. Riskin doğru değerlendirilmesi, uygun teminatların belirlenmesi ve olası bir hasarda sürecin yakından izlenmesi, işletmenin faaliyetlerine güvenle devam edebilmesi açısından birbirini tamamlayan unsurlardır. Bu nedenle hizmet anlayışımızı satış öncesinden hasar sonrasına kadar uzanan bütüncül bir yapı üzerine kuruyoruz. SİGORTACILIKTA EN BÜYÜK SERMAYE GÜVENDİR Yirmi bir yıllık meslek hayatım bana şunu öğretti: Sigortacılıkta en büyük sermaye güvendir. Bir poliçe birkaç dakika içinde düzenlenebilir, ancak güven yıllar içinde kazanılır. İlk günden bu yana müşterilerimizin yalnızca sigorta acentesi değil, ihtiyaç duydukları her an ulaşabilecekleri güvenilir bir çözüm ortağı olmayı hedefledik. Bundan sonra da aynı anlayışla sektörümüzdeki gelişmeleri yakından takip ederek en doğru hizmeti sunmaya, güven üretmeye ve değer katmaya devam edeceğiz.

Ödeme Sistemindeki Tutarlılık Yükümüzü Hafifletiyor Haber

Ödeme Sistemindeki Tutarlılık Yükümüzü Hafifletiyor

ON ÜÇ YAŞINDA BAŞLAYAN BİR YOLCULUKTU BENİM HİKAYEM 1964 yılında Trabzon'un Araklı ilçesinde doğdum. Trabzon'da doğup büyüdüm. On üç yaşına kadar okudum; ortaokuldan ayrıldıktan sonra muavinlik hayatına başladım. Ailede otobüsçü yoktu ama şoförlük hevesi çocukluğumdan beri içimde vardı. On üç yaşında 1975’te minibüslerde muavin olarak adım attım bu dünyaya. Tam 15 yıl… sonra 1990’da ise önce iki taksi sahibi oldum, ardından dolmuşçuluğa başladım; derken ilk otobüsümü satın aldım. 1990'dan 2013'e kadar ise tam yirmi üç yıl boyunca bireysel otobüsçülük yaptım. KÂMİL KOÇ’TA ÇALIŞMA HAYALİM “İŞLETMECİ” OLARAK GERÇEKLEŞTİ O yirmi üç yıl boyunca içimde sönmeyen bir kor vardı. Otobanlarda Kâmil Koç araçları önümden gelip geçerken içimden şunu derdim: "Allah'ım, bir gün bana da Kâmil Koç'ta çalışmayı nasip et." Otobüsçülük nasip olmadı ama işletmecilik nasip oldu. Belki de daha büyük bir nasip bu. 2013 yılında otobüslerimi satarak bireysel otobüsçülükten çıktım. O dönemde bir arkadaşım bana sordu: "Kâmil Koç'u Trabzon'a getirebilir misin?" "Neden olmasın?" dedim. Kâmil Koç genel merkeziyle görüşmeye gittik. O gün çok şaşırtıcı bir şey oldu ve Kamil Koç hiç beklemediğim bir teklifle geldi: "Sen bizde otobüsçü olarak değil, işletmede yetkili olarak çalış. İşin mutfağında geldin, sahayı tanıyorsun; Karadeniz kıyısında senden çok şey öğreneceğiz." Sırf bu söz bile beni çok etkiledi. Onlarca yıllık şirket ancak öğrenmeye, tanımaya açlar. Üstelik oldukça da pratik zekalı ve çevikler. İşte o gün beni etkilediler. O günden bu yana Kâmil Koç Trabzon İşletme Müdürüyüm. TRABZON'DAN 28 ANA KALKIŞLI SEFER DÜZENLİYORUZ Trabzon'dan düzenlediğimiz seferler, Türkiye'nin dört bir yanına uzanıyor. 28 ana kalkışlı seferimiz var; bir kısmı Rize'den, geri kalanı Trabzon'dan hareket ediyor. Fethiye, Marmaris, Antalya, Bodrum, İzmir, Çanakkale, Mersin, Balıkesir-Akçay, İstanbul, Alanya, Zonguldak, Gaziantep, Kahramanmaraş, Konya, Bursa, Gönen, Şanlıurfa, Diyarbakır, Kütahya, Karabük, Van ve Iğdır bu hatlar arasında. Filomuzda 4 şirket aracı var; geri kalanı bireysel otobüsçülerden oluşuyor. 9 kişilik ekibimizle Karadeniz'den Ege'ye, Akdeniz'den Doğu Anadolu'ya kesintisiz sefer düzenliyoruz. Trabzon halkı Kâmil Koç'u gerçekten benimsedi. Araçların kaliteli ve modern olması, hizmet anlayışının farkı hemen hissettirmesi yolcularda derin bir güven oluşturdu. Özellikle öğrenciler, ülkenin başka şehirlerinde tanıdıkları Kâmil Koç'u Trabzon'da görünce büyük bir sevinçle karşıladı. Onların bu samimi bağlılığı, Trabzon'da Kâmil Koç'un bugünlere taşınmasında çok büyük bir rol oynadı. Şimdilik 28 sıramız var ancak bunu arttırmayı her zaman hedefliyoruz. Bu hedefe ulaşacağımıza yürekten inanıyorum. KÂMİL KOÇ YÖNETİMİ, BİR DEDİĞİMİZİ İKİ ETMİYOR Kâmil Koç yönetimiyle ilişkimiz, iş ortaklığının çok ötesine geçti. Genel Müdürümüz Çağatay Bey ile, Operasyon Direktörümüz Mehmet Türkyılmaz ile, Bölge Koordinatörümüz Umut Özcan ile, Samsun'daki Aslan Bey ve Ali Bey ile iletişimimiz mükemmel. En ufak bir sıkıntıda hemen devreye giriyorlar. Trabzon'da araç yetmediğinde Ordu'dan, Giresun'dan, Samsun'dan destek geliyor; biz de elimizdeki yedek araçla karşılıklı yardım ediyoruz. Bu dayanışma, Karadeniz boyunca yolcuya kesintisiz hizmet sunmamızı sağlıyor. On üç yıldır bir ayrımız yok, bir gayrımız yok. Kâmil Koç bizim için sadece bir iş yeri değil; gerçek anlamda bir aile. Sıkıştığımız anlarda maddi manevi her türlü desteği eksiksiz aldık. Böyle bir güveni, iş ortamını, arkadaşlığı başka bir yerde bulmak mümkün değil. Bir dediğimizi iki etmiyorlar; sağ olsunlar, var olsunlar. DİJİTAL DÖNÜŞÜM İLE OPERASYON YÜKÜMÜZ AZALDI Kâmil Koç'un dijital altyapısı bu işi kökten değiştirdi. Eskiden yazıhaneler Vakfıkebir'i, Beşikdüzü'nü, Görele'yi, Trabzon'u tek tek arayıp yolcu sormalıydı. Şimdi o yük tamamen kalktı. Araçların içindeki yetkili personel, elindeki tablet ve telefonla yolcunun nerede olduğunu anlık olarak takip ediyor ve kaptana bildiriyor. Biz artık ara durak koordinasyonuyla uğraşmıyoruz. Bu da kendi işimize odaklanmamız için çok faydalı. Hostların elindeki tabletlerde durak bilgileri, yolcu listeleri, sefer durumları eksiksiz görünüyor. Kurumsal yapı bu yükü üstlendi ve araç içi personele devretti; sonuç, dört dörtlük bir hizmet… Türkiye'de bu düzeyde kurumsal çalışan, hizmet anlayışı bu kadar oturmuş başka bir firma yok. Kâmil Koç ailesinin bir parçası olmayı on üç yıldır aynı heyecanla seviyorum ve daha iyisine, daha büyüğüne ulaşmak için çalışmaya devam edeceğiz. ÖDEMEDEKİ TUTARLILIK VE SÜREKLİLİK KÂMİL KOÇ’TA YER ALMANIN EN BÜYÜK AVANTAJLARINDAN BİRİ Ödeme sisteminde Kâmil Koç'un tutarlılığı eşsiz. Trabzon'dan kalkan bir araç varış noktasına ulaştığında ve aynı gün döndüğünde, saat 16.30'da kaptan bankadan kartını sokar ve ödemesini eksiksiz alır. Kimsenin parasını şirkette tutmuyoruz; herkes kuruşu kuruşuna hakkını alıyor. İşletme olarak bizim komisyon ödemelerimiz her ayın yedisinde ve yirmisinde yapılıyor. O gün saat üçte param hesabımda. On üç yıldır tek bir aksaklık yaşamadık. Nakit sıkışıklığı yaşadığımız anlarda Kâmil Koç'un sunduğu finansal destek de bu güven tablosunun ayrılmaz bir parçası. İşletmeci olarak zor bir dönemden geçerken yanınızda böyle bir yapının olması, o yükü hafifletiyor ve bu hafifliği on üç yıldır her gün hissediyorum

Kâmil Koç'un Her Birimi Çözüm Odaklı Becerilerle Donanmış Haber

Kâmil Koç'un Her Birimi Çözüm Odaklı Becerilerle Donanmış

ELEKTRONİKTEN BELEDİYEYE, BELEDİYEDEN KÂMİL KOÇ'A 1975 yılında Tirebolu'da doğdum. Evliyim, bir kız çocuğum var. Elektrik-Elektronik bölümü mezunuyum. Mezuniyet sonrasında araçların elektronik beyin yapıları ve ön konsol sistemleri üzerine çip tasarım süreçlerinde görev aldım; teknik dünyanın içinde geçirdim o yılları. Daha sonra İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde çalışmaya başladım. Orada hem işletme kademelerinde görev üstlendim hem de Anadolu yakasında belediye otobüslerinde şoförlük yaptım. Direksiyonun arkasında geçirdiğim o yıllar, yolcu taşımacılığını sahadan tanımamı sağladı; bu deneyim ilerleyen süreçte işletmecilik anlayışımın temel taşlarından biri oldu. Belediyedeki görevimin ardından İstanbul Anadolu yakasında iki noktada Kâmil Koç acenteciliği aldık. Emeklilik hakkım gelince içimde net bir his oluştu: memlekete dönmek ve buradaki insanlara hizmet etmek. "Bu insanlarla bağ kurmak istiyorum, burada bir şeyler üretmek istiyorum" dedim ve Giresun işletmeciliğini devraldım. On dört yıldır aralıksız devam ediyorum. KÂMİL KOÇ AİLESİNDE OLMAKTAN ÇOK MUTLUYUM On dört yıllık işletmecilik sürecimde Kâmil Koç ile ilgili şunu net olarak söyleyebilirim: bu şirket çözüm üretmek üzerine kurulmuş. Yolcuya değer veriyor mu? Kesinlikle evet. Bir yolcuda şikâyet varsa, bunun kaynağı Kâmil Koç'un yapısından değil, işletme düzeyindeki bir aksaklıktan kaynaklandığını düşünüyorum. Kâmil Koç'un her birimi çözüm odaklı becerilerle donanmış; ihtiyaç duyduğumuzda her türlü desteği alabiliyoruz. Dijitalleşme konusunda da çok ilerideyiz. Kâmil Koç'ta her süreç artık yazılım tabanlı yürüyor; bu altyapının tüm imkânlarından eksiksiz yararlanıyoruz. Bilet satışından sefer takibine, yolcu bilgilendirmesinden operasyonel raporlamaya kadar sistemin gücü sahaya doğrudan yansıyor. Bu teknolojik destek, işletmeyi çok daha verimli yönetmemizi sağlıyor. SABAH 7.30'DAN GECE 23.00’A, SON ARAÇ GEÇENE KADAR BURADAYIZ Giresun'da işletmeciliği sadece bir ofis işi olarak görmüyoruz. Her sabah saat 7.30'da yazıhaneyi açıyoruz; son aracımız geçene kadar, bazen gece 23.00'e kadar sahadayız. Gerektiğinde köylere kadar çıkıp yolcularla yüz yüze konuştuğumuz dahi oluyor. Iğdır'dan gelen aracımız gibi uzun hat araçları için geç saatlerde nöbet tutuyoruz; yolcuyu karşılıyor, uğurluyoruz ancak o son araç kapıdan çıktıktan sonra evimize gidebiliyoruz. Bu tempoda çalışmak yorucu ama anlamlı. Her uğurlanan yolcu, her çözülen sorun bu işin gerçek karşılığını hissettiriyor. Kâmil Koç'un bayrağını bu şehirde layıkıyla taşımak, benim için bir sorumluluk olduğu kadar bir onur meselesi de. 14 YIL BOYUNCA ÖDEME NOKTASINDA HİÇ MAĞDUR OLMADIK On dört yıllık bu yolculukta Kâmil Koç ile ödeme konusunda hiçbir ciddi sorun yaşamadık. Paramız her zaman gününde hesabımıza geçti. Zaman zaman sistemsel bir aksaklıkla olduğunda bile gün sona ermeden ödeme gerçekleşti. On dört yılda mağduriyet yaşamak ne demek, bilmiyoruz… Bu güven, uzun soluklu bir işletme yürütmek için temel bir ihtiyaç. İşletme giderleri, personel ödemeleri, operasyonel maliyetler... Tüm bunların karşılanabilmesi için nakit akışının düzenli işlemesi şart. Kâmil Koç bu güvenceyi hiç sekteye uğratmadan sağladı. Bu da bize "iyi ki bu çatı altında devam ettik" dedirtiyor. KÂMİL ABİNİN ARABASI GELİYOR! Kâmil Koç'la olan bağım aslında çok daha eskiye dayanıyor; çocukluğuma kadar uzanıyor. Rahmetli babam bireysel otobüsçülük yapardı; 302 Mercedes'i vardı. Zaman zaman beni de sefere götürürdü yanında. O günlerden birini hiç unutmuyorum. Hendek taraflarında otobüs arıza yaptı. O yıllarda yoldan geçen araç sayısı bugünkü gibi değil; otobüste 17 yolcu var, babam telâşla gelen geçen araçlara el sallamaya çalışıyor ama kimse durmuyor. Yolun kenarında bekleyip duruyoruz. Derken, ta uzaktan bir Kâmil Koç arabası göründü. Babam, "Oh be, Kâmil abinin arabası! Kâmil Koç geliyor" dedi. Ben içimden, "Durup durmayacağı belli değil ki, çok uzakta" dedim ama araba yaklaştıkça selektör yandı. Babam el kaldırınca dörtlükleri yaktı ve yavaşladı. Kaptan indi, "Geçmiş olsun, bir ihtiyacın var mı?" diye sordu; ellerini sıktılar. Sonra, "Yolcu mu var gidecek? Harem'e kadar ben götürürüm, hiç sorun değil" dedi. Babam da bana döndü: "Oğlum, arabanın ne zaman düzeleceği belli değil. Sen Harem'e git, oradan ablanı aratırlar." O yıllarda cep telefonu yoktu; yazıhanedeki çevirmeli telefonlardan ablama haber gönderildi, eniştemle birlikte gelip beni aldılar. O güne kadar Kâmil Koç'u yalnızca uzaktan tanıyordum. O kaptan, yolun ortasında arızalı bir otobüsün yanında durup yardım eli uzattığında bu markanın ne anlama geldiğini çocuk yaşta hissettim. Yıllar sonra, işte o bayrağın altında işletmeci olarak duruyorum. Gurur mu duyuyorum? Her geçen gün biraz daha.

Kâmil Koç Demek Sürdürülebilirlik Demektir Haber

Kâmil Koç Demek Sürdürülebilirlik Demektir

KARADENİZ'DE KÂMİL KOÇ BAYRAĞINI İLK BİZ TAŞIDIK. 1979 yılında Ordu'nun Fatsa ilçesinde doğdum. Uzun yıllardır birbirinden farklı bir çok alanda ticaret yapıyorum. Farklı sektörlerde çalışmak, bakış açımı genişletti ama on beş yıldır en büyük gurur kaynağım Kâmil Koç'u Karadeniz'de temsil etmek. O dönemde Karadeniz'de Kâmil Koç yoktu. Görüşmelerimiz neticesinde Kamil Koç ile masaya oturduk. Olumlu karşıladılar; gelip bölgeyi incelediler ve Ordu, Giresun, Trabzon ve Rize'yi kapsayan bir hat kuruldu. O günden bu yana faaliyetlerimiz kesintisiz devam ediyor. Karadeniz'de Kâmil Koç'un ilk tohumunu birlikte attık; bugün o tohumun nasıl büyüdüğünü görmek ayrı bir duygu. KÂMİL KOÇ, 100 YILI AŞMIŞ ENDER FİRMALARDAN BİRİDİR Markamız yüz yılı aşkın bir geçmişe sahip. Bugünün iş dünyasında sürdürülebilirlik, tüm şirketlerin en temel önceliği hâline geldi ama bir markayı gerçekten sürdürülebilir kılmak kolay değil. Türkiye'de üçüncü nesle taşınabilen, yüz yılı deviren şirket sayısı on ya da yirmiyi geçmez. Kâmil Koç bu nadir isimlerden biri; zorlu dönemlerin her birini atlatarak bugüne gelmiş ve hâlâ büyümeye devam ediyor. Çoğu marka yüzüncü yılına yaklaşırken durağanlaşır ya da küçülür. Kâmil Koç ise tam tersini yaptı: yüzüncü yılına bir atılımla girdi. Bu durum, şirkete olan güvenimi her geçen yıl daha da pekiştiriyor. Kâmil Koç'u birkaç cümleyle tanımlamanız mı gerekiyor? Benim için tek kelime yeterli: sürdürülebilirlik. Yüz yıllık bir başarı hikâyesi zaten bu kelimenin en güçlü kanıtı. ORDU'NUN GÜCÜ, FINDIK, HEMŞEHRİLİK VE 2,5 MİLYON ORDULU Karadeniz ve Ordu, taşımacılık açısından kendine özgü bir dinamiğe sahip. Ordu'nun nüfusu 750.000 ama Türkiye genelinde ve dünyada yaklaşık 2,5 milyon Ordulu yaşıyor.İstanbul'da en kalabalık yaşayan üçüncü il nüfusu Ordulular. Bu gerçek, hemşehrilerimizin memlekete dönüş yolculuklarını canlı bir taşımacılık pazarına dönüştürüyor. Bölgemizin en güçlü mevsimsel motoru fındık hasadı. Ağustos ayında başlayan fındık sezonu ile birlikte Türkiye'nin ve dünyanın dört bir yanında yaşayan Ordulular memlekete akın ediyor. Bu dönem hem gidiş hem dönüş hareketliliğiyle sektörümüzün en yoğun dönemine dönüşüyor. Okulların kapanmasıyla ivme kazanan bu hareketlilik, fındıkla birlikte zirveye ulaşıyor. Eylül ayında başlayan dönüşlerle sezon yumuşak bir şekilde kapanıyor.Karadeniz'de taşımacılık talepleri yalnızca tatil dönemleriyle sınırlı değil; bu bölgeye özgü ekonomik ve sosyal bağlar, talebi yıl boyunca canlı tutuyor. Bu da bize diğer bölgelerden farklı, daha sürekli bir yolcu tabanı sunuyor. TÜRKİYE'NİN ÜÇTE İKİSİNE ERİŞEN GENİŞ BİR HAT AĞIMIZ BULUNUYOR Ordu ve Karadeniz'den Türkiye'nin pek çok noktasına sefer düzenliyoruz. Batıda İzmir'den doğu illerine, Akdeniz kıyılarına kadar uzanan geniş bir ağ var. Şu an hem giriş hem çıkış dahil 60'ın üzerinde günlük seferimiz mevcut. Bu rakam yazın ilave seferlerle 80 ila 100'e kadar yükseliyor. Zaman zaman hava ve doğa koşulları bazı seferlerin iptaline yol açabiliyor; Karadeniz'in iklim yapısı bunu beraberinde getiriyor ama genel tablo, Türkiye'nin üçte ikisine erişen köklü bir ulaşım ağını yansıtıyor. ÖDEME SİSTEMİNİN MÜKEMMEL İŞLEYİŞİ BİZE GÜVEN VERİYOR Kâmil Koç ile çalışma modelinin en güçlü yanlarından biri, şüphesiz ödeme ve takip sisteminin mükemmel işleyişi. Faturayı kestiğiniz gün ödemenin hesabınıza gireceğini biliyorsunuz ve o gün, gerçekten o para geliyor. Bugüne kadar tek bir aksaklık yaşamadık. Bunun ötesinde dijital altyapı da son derece güçlü. Kaç yolcu taşıdığımızı, günlük gelir tablomuzu, sefer durumlarını kimseyi aramadan, sistem üzerinden anlık olarak görebiliyoruz. Bu şeffaflık hem operasyonel takibi kolaylaştırıyor hem de iş ortağımıza duyduğumuz güveni pekiştiriyor. Türkiye'deki pek çok ticari ilişkide bu netliği bulmak mümkün değil; Kâmil Koç bu konuda gerçek anlamda fark yaratıyor. BU BAYRAĞI DAHA İLERİYE TAŞIMAK İÇİN BURADAYIZ Türkiye’nin yüz yıldır yol arkadaşı olan bu ekibin bir parçası olmak, Samsun ve Ankara bölge ekipleri başta olmak üzere tüm Kamil Koç ekibi ile omuz omuza çalışmak bize ayrı bir güç veriyor. Her yeni günde bir kez daha Türkiye'nin en fazla yolcusu olan şirketi olarak yol arkadaşlarımıza en iyi hizmeti sunmak için verilen bu mücadelenin içinde yer almak, gerçek bir onur. Bu markayı bölgemizde en iyi şekilde temsil etmek, onu aldığı yerden çok daha ileri taşımak en büyük hedefimiz. Bu birliktelik tesadüf değil; uzun soluklu, karşılıklı güvene dayalı bilinçli bir tercih. Başlayıp bitirme niyetiyle girmedik bu yola; sağlığımız el verdiği, şartlar müsaade ettiği sürece Kâmil Koç bayrağını Karadeniz'de dalgalandırmaya devam edeceğiz. Çalışanlardan yöneticilere, bölge müdürlerinden genel müdüre, bu markayı bugünlere taşıyan herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bizim görevimiz bu birikimi devralmak ve bir adım daha ileriye götürmek. Bunun için elimizden gelen her gayreti sarf etmeye devam edeceğiz.

Trafik Lambası Tuzağı, Kamu Adına Utanç Verici Bir Durum Haber

Trafik Lambası Tuzağı, Kamu Adına Utanç Verici Bir Durum

KIRTASİYECİLİKTEN OTOBÜSÇÜLÜĞE UZANAN BİR YOLCULUK BU 1979 yılında Aybastı'da doğdum. Otobüsçülük bizim baba mesleğimiz ama bu mesleğe giden yol ilginç bir dönüşümden geçti. Asıl mesleğimiz kırtasiyecilik ve kitapçılıktı. 1992 yılında üç ortaklı bir yapıyla kurulan Aybastı İtimat Firması, zamanla yalnızca bize kaldı. Ortaklar ayrılınca babam iki işten birine karar vermek zorunda kaldı: kırtasiye mi, otobüsçülük mü? Tercihi otobüsçülükten yana oldu. Güzel ve anlamlı bir meslek dedi; biz de o karara ortak olduk. 1999'da askere gittim, döndükten sonra kırtasiye ve diğer işleri devrettik. 2001'den bu yana şirketin başındayız. İlk on yılımı direksiyonun arkasında geçirdim; ardından şirket yönetimine geçtim. On altı yıl önce bayrağı babamın elinden devraldık. Şu an Ferda Şevketoğulları'nın çocukları olarak işimizin başındayız; bu 35 yıllık mirası ileri taşımak hem sorumluluğumuz hem de onurumuzdur. 35 YILLIK TECRÜBEMİZLE HEMŞEHRİLERİMİZİ TAŞIYORUZ Filomuzda 6 adet büyük otobüs ve 31 kişilik 7 araç olmak üzere toplam 13 araçlık bir park mevcuttur. Büyük araçlarımızla her gün İstanbul, Ankara ve Çerkezköy seferlerini düzenliyoruz; küçük araçlarımızla ise Ordu merkez ve yakın çevrelere seferler yapıyoruz. 50 kişilik ekibimizin her üyesi bu denkleme değer katıyor. Yolcularımızın büyük çoğunluğu bu bölgelerde yaşayan Aybastılı gurbetçiler. İstanbul'dan araç geldiğinde inen her yolcuyu tek tek tanıyorum; onlar da bizi tanıyor. Bu tanışıklık, yıllar içinde bir aile sıcaklığına dönüştü. 35 yıldır hizmet verilen bir firmaya duyulan güven, yolcuların gözündeki o samimi bağlılıkta kendini gösteriyor. Biz de bu güveni her seferinde en iyi şekilde karşılamaya çalışıyoruz. BABAMIZDAN BU YANA MERCEDES'TEN BAŞKA OTOBÜS KULLANMADIK Filo tercihimiz konusunda herhangi bir kararsızlık yaşamadık çünkü bu tercih bize babamızdan miras kaldı. V6, V8, 304, 403, Yeni Kasa, Travego ve Tourismo... Hepsi Mercedes-Benz. Başka bir marka aklımızın köşesinden bile geçmedi. Aybastı gibi zorlu, dik ve yer yer bozuk yollarda Mercedes'in güvenilirliği her zaman kendini kanıtladı. Bu güven bir alışkanlık değil, onlarca yıllık bir saha deneyiminin ürünü. YENİ HATLAR YOLDA, YOLCUMUZU GERİ ALACAĞIZ Önümüzdeki dönemde yeni hatlar açmayı planlıyoruz. Aslında bu adımı daha erken atmayı düşünüyorduk ancak son dönemdeki küresel gelişmeler ve ekonomik belirsizlik nedeniyle bu planı ertelemek zorunda kaldık. Projemiz kapsamında İzmir, Samsun, Havza, Merzifon, Tosya, Çankırı, Ankara, Eskişehir, Bursa, Balıkesir, Soma, Kırkağaç ve Akhisar hatlarını açmayı hedefliyoruz. Şu an bölgeden dışarıya giden öğrencilerimiz ve gurbetçilerimiz, sahil ilçelerine inen araçlara binerek seyahat etmek zorunda kalıyor. Bu onlar için hem zaman kaybı hem de ekstra bir yük. Biz seferlerimizi başlattığımızda bu yolcuları kendi aramıza katacağız. Onları zaten tanıyoruz; onlar da bize güveniyor. Doğru zamanda doğru adımı atmak yeterli olacak. SAHİL YOLU BİLETLERİNİN YÜZDE 90'I DİJİTAL ORTAMDA SATILIYOR Online satışlar işletmemize büyük bir katkı sağladı. Sahil yolu biletlerinin yüzde doksanı artık online kanallardan satılıyor. Bu dönüşüm hem yazıhane yükünü hafifletti hem de daha önce ulaşamadığımız yolculara erişim imkânı tanıdı. Dijitalleşmeye başından beri olumlu baktık ve bu kararın doğru olduğunu sahada her gün görüyoruz. 20 TONLUK OTOBÜSÜN IŞIK YÜZÜNDEN ANİ FREN YAPMASI NE KADAR MANTIKLI? Sektörümüzü derinden etkileyen ve kamuoyunun yeterince bilmediği bir sorundan söz etmek istiyorum: trafik lambalarındaki kasıtlı zamanlama değişikliği. Eskiden trafik lambalarında yeşilden sarıya, sarıdan kırmızıya geçişte belirli bir bekleme süresi vardı. Bu süre, 20 tonun üzerindeki araçların frenleme mesafesiyle uyumluydu ve güvenli geçişe imkân tanıyordu. Artık o geçiş süresi kaldırıldı. Lambalar beklemeksizin yeşilden doğrudan kırmızıya dönüyor. Yüksek tonajlı bir aracın ani fren yapması hem fiziksel olarak imkânsız hem de son derece tehlikeli. Bunu lamba sistemini tasarlayan ve ayarlayan mühendisler çok iyi biliyor. Sonuç: araçlarımız her geçişte yüz binlerce lira kırmızı ışık ihlali cezasıyla karşılaşıyor. Biz kural tanımaz sürücüler değiliz ancak fizik yasalarına aykırı biçimde kurulan bu sistem bizi suçlu durumuna düşürüyor. Bu durum, kamu eliyle otobüs sektörüne kurulmuş bir tuzaktır. Kamu adına utanç verici bir uygulama olarak nitelendiriyorum. Yetkililerin bu konuya acilen müdahale etmesini, trafik lambası geçiş sürelerinin ağır taşıt gerçeklerine uygun hâle getirilmesini ve bu haksız cezaların son bulmasını talep ediyorum. Sektörü temsil eden tüm kurumları ve ilgili mercileri bu soruna çözüm bulmaya davet ediyorum.

Güven Ortamı, İşletmemizi Güvenle Yönetmemizi Sağlıyor Haber

Güven Ortamı, İşletmemizi Güvenle Yönetmemizi Sağlıyor

EVİMİZDE ŞOFÖR OLMAYAN KİMSE YOK 1991 yılında Kırşehir'de doğdum. İlk ve orta öğrenimimi burada tamamladım; liseyi Ankara'da Hasanoğlan Öğretmen Lisesi'nde okudum. Ardından Balıkesir Üniversitesi Turizm İşletmeciliği Fakültesi'nden lisans diplomasıyla mezun oldum. Evliyim, bir kızım var. Otobüsçülük bizim ailemizde dede mesleğidir. 1972'den bu yana ailemizin otobüsü var. Sofra başında bile otobüs konuşulur bizim evde. Hayvancılık da yapıyoruz, tarım da ama otobüsçülük bırakamadığımız, bırakmak istemediğimiz bir meslek. Ailede şoför olmayan kimse yok; bu iş, kanımıza karışmış durumda. Dışarıda okusak da farklı şehirlerde bulunmuş olsak da sonunda hepimiz döndük ve işlerimizin başına geçtik. Şu an hem Kâmil Koç Kırşehir işletmecisiyim hem bireysel yatırımcıyım hem de gerektiğinde otobüs kullanabilen bir kaptanım. KABİN MEMURLUĞUNDAN İŞLETMECİLİĞE UZANAN BİR YOLCULUK BU 2014-2015 yılında Kâmil Koç Kırşehir'e girdiğinde ben de host olarak işe başladım. İşin nasıl yürüdüğünü içeriden görmek istedim. Yaklaşık bir buçuk ay hostluk yaptım. Daha sonra şoförlüğe geçtim çünkü dediğim gibi bu işi sürücü koltuğundan da tanımak gerekiyordu. Kâmil Koç'ta hem host hem şoför olarak görev yaptıktan sonra yatırım kararı verdik ve araç aldık. Şu an Kâmil Koç bünyesinde çalışan iki aracımız var. Yaklaşık iki buçuk yıl önce de Kırşehir merkez ve Mucur ilçesindeki yazıhane işletmelerini devraldık. Biz kendi memleketimizde, kendi firmamız gibi gördüğümüz Kâmil Koç'u daha yerel, daha sahici bir dokunuşla yönetmek istedik. Küçük şehirlerde otobüsçü denince akla gelen belli başlı aileler vardır; bizim ailemiz de onlardan biri. Dedem, babam, amcam, hepsini herkes tanır burada. Yeniden sıfırdan bir firma kurmak yerine Türkiye'nin en kurumsal markasıyla yol yürümeyi tercih ettik. Şu an üç yazıhanemiz ve toplam 21 çalışanımız var: yazıhane kadromuzda 13, iki araçta ise 8 personelimiz görev yapıyor. KAMİL KOÇ’U BU SEKTÖRÜN OMURGASI OLARAK GÖRÜYORUM. Kâmil Koç'u Türkiye'de bu sektörün omurgası olarak görüyorum. Büyük kurumsal firmalar piyasada var ama bir kısmında ciddi sorunlar yaşandığını biliyoruz: geciken ödemeler, eksik destekler, iletişimsizlik... Kâmil Koç'ta bunların hiçbirini yaşamadık. Yaklaşık yedi sekiz yıldır bireysel otobüsçüyüz, iki buçuk yıldır da yazıhane işletmecisiyiz. Bu süre zarfında tek bir sabah bile "Para gelecek mi?" diye endişeyle uyandığımı hatırlamıyorum. Ödemeler günü gününe, kuruşu kuruşuna hesabımıza yatıyor. Bu iş kolunda araçların her gün yola çıkabilmesi için nakit döngüsü şart. Şoförlerimiz aylık değil günlük ödeme alıyor; her gün binlerce lira sıcak paraya ihtiyacınız oluyor. Bu para aksamadan dönmediğinde hiçbir yapı buna uzun süre dayanamaz. Kâmil Koç bu güvenceyi bize eksiksiz sağlıyor. ALO DEDİĞİMDE KARŞIMDA MUHATAP BULABİLİYORUM Operasyonel süreçlerde müdürlerimizle ilişkimiz tam anlamıyla bir aile havası taşıyor. Müşteriden gelen bir şikâyet için bile aradığımızda telefon anında açılıyor. En üst kademedeki yöneticiye kadar alo dediğimizde karşımızda biri var. Bu erişilebilirlik, bu samimiyet, onları yalnızca kurumsal bir iş ortağı değil, gerçek anlamda güvendiğimiz aile büyüklerimiz olarak görmemizi sağlıyor. Ankara Bölgesi'ne bağlıyız. Bölge müdürlerimize, ekibimize çok teşekkür ederiz; bugüne kadar hiçbir zaman incinmedik. Bize söyledikleri her şeyi öz ağabeyimiz söylüyormuş gibi dinledik, uyguladık. Bu anlayış işletmemizin içine de sindi. 11 yazıhane personelimin hepsi işine patron gibi sahip çıkıyor. Bunun tek sebebi şu: ben maaşlarını zamanından önce yatırırım, hak ettikleri her şeyi eksiksiz öderim çünkü insanın işine sahip çıkması, önce onun hakkının sahiplenilmesiyle başlar. LASTİKTEN AKÜYE KADAR HER ŞEY “UYGUN FİYATA” Kâmil Koç'un tüm ayrıcalıklarını eksiksiz kullanıyorum. Dışarıdan aldığım en küçük bir ürün yok. Lastik alıyorum, piyasanın altında. Akü alıyorum, piyasanın altında. Bu nasıl mümkün oluyor? Kâmil Koç 1.000 lastik alırken pazarlığını yapıyor; benim alacağım 20 lastik, o toplu alımın gücünden yararlanıyor. Kurumsallığın bize sağladığı bu maliyet avantajını sonuna kadar kullanıyoruz. Araçlardaki ikramlar, şoförlerin tutumu, yazıhane düzeni... Her şeye güveniyorum. Bir kutu bisküvi bile eksik çıkmaz arabalardan. Hesaplarımıza paralar gününde yatıyor, hiçbir zaman yokluğa düşmedik. Bu güven ortamı, işletmeyi rahatça yönetmemi sağlıyor. KÂMİL KOÇ’TAKİ DİJİTAL ALTYAPI TAM ANLAMIYLA "10 NUMARA" Kâmil Koç'un dijital altyapısı gerçekten güçlü. Son dakika kestiğim bilet saniyeler içinde araçtaki hostun telefonuna düşüyor. Araç bir durağı geçtikten sonra o durağı sistem otomatik olarak kapatabiliyor; bu sayede yanlış bilet kesilmesinin önüne geçilmiş oluyor. Bir gün öncesinden araçtaki yolcu sayısını görebiliyorum. Evden kendi araçlarımı takip edebiliyorum; olası bir sıkıntıda aracın tam konumunu anında görüyorum. Yolcu deneyimi açısından da teknoloji tam anlamıyla çalışıyor. Araç perona girdiğinde yolcuya otomatik bilgilendirme mesajı gidiyor. Sefer gecikirse 45 dakika öncesinden uyarı mesajı iletiliyor; yolcu boşuna erken gelip beklemiyor. Bilet iptali gibi operasyonel işlemlerde Operasyon Merkezi'ni aradığımızda anında dönüş alıyoruz. Müşteri hizmetleri de aynı şekilde aktif ve hızlı. Sistem zamanla insan gücünü azaltıyor ama bu beni üzmüyor, tersine motive ediyor. Değişime ayak uydurmak, bu işin vazgeçilmez koşulu. Kâmil Koç olduğu sürece bu işe devam edeceğiz. KIRŞEHİR'DE KÂMİL KOÇ, ŞEHRİN YEREL FİRMASI HALİNE GELDİ Kâmil Koç, Kırşehir'de 2014'ten bu yana var. Bugün itibarıyla artık bu şehrin yerel firması hâline geldi. Günlük minimum 60, yazın 90-95 araç geçişiyle Kırşehir, Kâmil Koç'un önemli bir halkası. Bizim kendi araçlarımız bile ana kalkışlı değil; Mersin'den gelen araçlar Kırşehir'de duruyor, İzmir'e devam ediyor, dönüşte de aynı güzergâhı izliyor. Ara durak konumumuz, bize çok sayıda araçla hizmet verme imkânı tanıyor. Yüzde yüz memnuniyet mümkün mü? Hayır, hiçbir yerde mümkün değil ama biz bunu her zaman maksimumda tutmaya çalışıyoruz ve tuttuğumuzu da düşünüyorum. Parayı ikinci planda görüyoruz; asıl önemli olan Kırşehir'de Kâmil Koç'un varlığını sürdürmesi. Bu isim burada olduğu sürece biz de buradayız.

Kurumsal Yapının Rahatlığını Her Anımızda Hissediyoruz Haber

Kurumsal Yapının Rahatlığını Her Anımızda Hissediyoruz

OTOGARIN İÇİNDE BÜYÜDÜM 1974 yılında Salihli'de doğdum. Üç erkek evladım var. Otuz yıldır bu sektörün içindeyim; en alt basamağından, araç doldurmaya çalışarak girdim bu işe. O dönem pek çok kişinin gözünde sıradan bir iş görünüyordu ama ben o kalabalık otogarda bir şeyler öğrendiğimi, her geçen gün biraz daha olgunlaştığımı hissediyordum. Yıllar içinde sektörü içten tanıdım; nasıl çalıştığını, neyin önemli olduğunu, insanın bu işte nasıl ayakta kalabileceğini bizzat yaşayarak öğrendim. Uzun yıllar ve emekler sonucunda edindiğim bu tecrübeleri yaklaşık 13 yıldır Salihli Ticaret ve Sanayi Odası Meclisinde de dile getirme fırsatı buluyorum. Bu sayede sektörün ihtiyaç ve sorunlarını farklı komisyon ve yönetim kademelerinde ele alıyor sektörümüze değer katmak için elimizden geleni yapıyoruz. DİSİPLİN VE GÜVEN KELİMESİNİN ANLAMINI KÂMİL KOÇ İLE ÖĞRENDİK Kâmil Koç ile tanışıklığım otuz yıl öncesine dayanıyor. O yıllarda İzmir'de bir yazıhanede çalışıyordum. Geceleri saat 12.30'a kadar yazıhaneyi açık tutar, sabah 10'da ise Kâmil Koç'un İzmir'den kalkan dokuz aracını da biz kaldırırdık. O araçlara baktık, iyi çalıştırdık. Hem kendi işimizi hem de Kâmil Koç'un o hattını birlikte yürüttük. Bu süreç bize çok şey öğretti; kurumsal bir yapının nasıl işlediğini, disiplinin ve güvenilirliğin bu işte ne anlama geldiğini gördük. 2000'li yıllarda Allah nasip etti, cesaret ettik ve işletmeyi devraldık. O dönemde Kâmil Koç Salihli hattına girmiyordu. Biz yatırımlarımızı yaparak bu hattı başlattık. Salihli'yi Kâmil Koç güzergâhına dahil etmek kolay olmadı; emek isteyen, sabır isteyen bir süreçti ama zamanla hem şehir hem de yolcular bu ortaklığa alıştı ve benimsedi. SALİHLİ, TÜRKİYE'NİN KESİŞME NOKTALARINDAN BİRİ Salihli, coğrafi konumu itibarıyla önemli bir kavşak noktasında yer alıyor. Uşak, Afyon, Konya ve Ankara istikametinden gelen araçların büyük bölümü buradan geçiyor. Bunlara ek olarak Denizli, İstanbul bağlantılı seferlerimiz, Balıkesir ve Antalya hatlarımız da var. Afyon'dan sonraki en kritik kavşaklardan biri olma özelliğini taşıyor Salihli; bu da işletmemizin hem hacmini hem de sorumluluğunu büyütüyor. Şu an günlük 80 araç geçişi gerçekleşiyor; sezon açıldığında bu sayı 120'ye ulaşıyor. Kış aylarında dahi belirli bir doluluk oranını yakalamak, Salihli'nin bu stratejik konumundan aldığımız gücün göstergesi. Sezonda ise geçiş sayısındaki bu artış hem işletmenin kapasitesini hem de ekibin motivasyonunu doğrudan etkiliyor. BURADA LACİVERTİ AYRI SEVİYORUZ Kâmil Koç denilince aklıma ilk gelen kelimeler şunlar: itibar, prestij, liderlik ve güven ve vizyon. Bu marka otuz yıldır omuz omuza yürüdüğüm, hem mesleğimi hem de kimliğimi şekillendiren bir yapı. Burada lacivert ve maviyi ayrı seviyoruz; bu renkler bizim için yalnızca bir kurumsal kimlik değil gurur duyduğumuz bir aidiyet simgesi. 2019’da bu renklere bir de Flix’in yeşilini ekledik. Kamil Koç renklerinden duyduğumuz gururun yanına bir de Flix’in vizyonunun verdiği heyecan eklendi. Yolcularımızın Kâmil Koç'a bakışı da bunu yansıtıyor. Verdiğimiz saygının karşılığını eksiksiz alıyoruz. Yolcu, Kâmil Koç'a bindiğinde kendini güvende hissediyor. Bu his tesadüf değil, uzun yıllar boyunca titizlikle inşa edilmiş bir güvenin ürünü. Yolcunun markamıza duyduğu bu saygıyı görmek, hissetmek Kamil Koç olmanın sorumluluğunu ve bu işi sürdürme isteğimizi her gün yeniliyor. ÖDEME KISMINDA ENDİŞEYE MAHAL YOK Kâmil Koç gibi kurumsal bir firma ile çalışmanın en somut karşılığı, ödemeler konusunda yaşanan rahatlıkta kendini gösteriyor. Kâmil Koç'un ödeme sistemi düzenli, güvenilir ve şeffaf işliyor. Belirsizlik yok, gecikme endişesi yok. Bu düzen, işletmeciyi asıl işine yani yolcuya ve operasyona odaklanmaya bırakıyor. Para takibi yerine hizmet kalitesine enerji harcayabilmek kurumsal bir ortaklığın en değerli getirilerinden biri. Dijital altyapı da bu tabloya güç katıyor. Yolcularla ilgili her türlü sorun ve talep, 7/24 hizmet veren çağrı merkezi ve müşteri hizmetleri ekibi tarafından anında karşılanıyor. Bir araçla ilgili aksaklık olduğunda bir yolcunun bilgi ihtiyacı doğduğunda ya da herhangi bir şikâyet geldiğinde biz yolcuyu ilgili ekibe yönlendiriyoruz; oradan profesyonel ve hızlı bir şekilde çözüm üretiliyor. Bu destek yapısı, yolcularımıza çok daha güvenli ve kaliteli bir seyahat deneyimi sunmamızı sağlıyor. Otuz yıl önce bir garajda küçük bir görevle başlayan bu yolculuk bugün Salihli'nin en işlek kavşağında Kâmil Koç bayrağını dalgalandırmaya devam ediyor. Bu süreçte öğrendiğim en önemli şey şu: bu işte kalıcı olmak için iyi bir marka kadar, o markaya yakışır bir duruş da şart.

120. Yılda Sarsılmaz İş Birliği: Otokoç ve Fenerbahçe, "Göğsümüzde Güven, Kalbimizde Fenerbahçe" Diyerek İmzaları Attı Haber

120. Yılda Sarsılmaz İş Birliği: Otokoç ve Fenerbahçe, "Göğsümüzde Güven, Kalbimizde Fenerbahçe" Diyerek İmzaları Attı

- Türkiye dahil 9 ülkede mobilite faaliyetlerini sürdüren ve 1928’de kurulmuş olan Otokoç Otomotiv’in otomotiv perakendeciliği alanındaki markası “Otokoç” ile büyük ve köklü spor kulübü Fenerbahçe arasında gerçekleştirilen forma göğüs iş birliği anlaşması, Chobani Stadyumu, Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Spor Kompleksi, 1907 Tribünü’nde düzenlenen basın toplantısı ile duyuruldu. Toplantıya; Otokoç Otomotiv Şirket Lideri İnan Ekici, Fenerbahçe Spor Kulübü Başkan Vekili Murat Salar, Fenerbahçe Spor Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi Burçin Gözlüklü katıldı. Fenerbahçe Spor Kulübü’nün 120. yılında da bu anlamlı iş birliği, “Göğsümüzde Güven, Kalbimizde Fenerbahçe” mottosuyla güçlü bir yol arkadaşlığı olarak devam ediyor. İmza töreniyle resmileşen bu yeni dönem, her iki kurumun ortak vizyonunu ve Türk sporuna kattığı değeri simgeliyor. Otokoç Otomotiv Şirket Lideri İnan Ekici: “Bu yıl 100. yaşını kutlayan Koç Topluluğu’nun parçası olan ve kendi 100. yılına doğru ilerleyen 98 yaşındaki Otokoç Otomotiv olarak, köklü geçmişimizle ülkemizin değerlerine katkı sağlamayı her zaman önceliğimiz gördük. Fenerbahçe gibi tarihi başarılarla dolu bir kulüple olan iş birliğimizi, kulübün 120. yılı gibi özel bir dönemde de sürdürmekten onur duyuyoruz. Bu birliktelik sadece bir iş birliği değil, iki dev markanın vizyonunun sahaya yansımasıdır. Fenerbahçe’nin büyüklüğü ile Otokoç’un kurumsal gücü yan yana geldiğinde, ortaya bir güven duygusu çıkar. Bu güven, yıllar içinde inşa edilir; kolay kolay değişmez, çünkü güven, sürdürülebilirliğin sonucudur. Bugün burada, bu ortaklığın sadece geçmişine değil, devamına da sahip çıkıyoruz. Ve diyoruz ki, Göğsümüzde Güven, Kalbimizde Fenerbahçe!” Fenerbahçe Spor Kulübü Başkan Vekili Murat Salar: “Biz bu sözleşmeyi bugün imzalayacağız, yeniliyoruz ama bu birliktelik çok da yeni değil. Avis’le başlayan, 8. yılına girecek olan uzun bir birliktelik. Bu konuda Koç Topluluğu, Otokoç, Avis şirketleri Fenerbahçemize her zaman destek oldu. Süreç boyunca verdikleri destek için başta Başkanımız Sayın Ali Y. Koç olmak üzere İnan Bey’in ekibine, bütün Otokoç Ailesi’ne şükranlarımızı sunuyoruz. Bizim birlikteliğimiz inşallah uzun yıllarca devam edecek. İnşallah takımımızın başarılarına hep birlikte tanık olacağız. O dönemlerde de formamızda Otokoç bulunacak. Onların o desteğine layık olmaya gayret edeceğiz. Onları yanımızda görmek bizler için çok önemli.” Fenerbahçe Spor Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi Burçin Gözlüklü: “Otokoç, Fenerbahçe için yalnızca bir iş ortağı değil; bu kulübün hafızasında yeri olan, değerlerini bilen ve bu yolculuğa uzun yıllardır aynı inançla eşlik eden kıymetli bir yol arkadaşıdır. Bu vesileyle, bu güçlü bağın temellerinin atılmasında büyük pay sahibi olan, başta önceki Başkanımız Sayın Ali Y. Koç olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür etmek isterim. Bugün bu güçlü birlikteliği konuşurken, sahadaki mücadelemizin de en kritik dönemlerinden birine girmiş bulunuyoruz. Futbol takımımızın önünde iki önemli hedef var ve biz iki hedef için de büyük bir inançla ilerliyoruz. Camiamız kenetlenmiş durumda; herkes aynı inanç ve kararlılıkla takımımızın yanında. Umarım bu birlikteliği sahadaki başarılarla taçlandırırız. Bu yolda bizimle birlikte yürüyen tüm iş ortaklarımızın katkısı bizler için son derece kıymetli. Otokoç Ailesi’ne de bu kıymetli yol arkadaşlıkları, güvenleri ve katkıları için bir kez daha teşekkür ediyorum. Bu anlaşmanın her iki taraf için de hayırlı olmasını diliyor, katılımlarınız için hepinize şükranlarımı sunuyorum.” Toplantı katılımcılarıyla mesajını paylaşan Fenerbahçe Spor Kulübü Futbol A Takımı Kaptanı Milan Škriniar: “Spor iş birlikleri camiamız için her zaman çok değerli. Özel bir antrenman programım olduğu için bugün sizlerle bir arada olamadım, fakat tüm Otokoç Ailesi’ne destekleri için teşekkürlerimi iletiyorum.” dedi. Göğsümüzde Güven, Kalbimizde Fenerbahçe Yapılan bu anlaşma ile Otokoç, 2026-2027 sezonu boyunca Fenerbahçe Futbol A Takımı’nın yanında olmaya devam edecektir. Yaklaşık 100 yıllık mirasıyla Otokoç ve 120 yıllık kökleriyle Fenerbahçe arasındaki bu birliktelik, Türk sporunun gelişimine katkı sağlama misyonuyla güçlenerek sürecektir. Sporun Dinamizmi ile Mobilitenin Vizyonu Sporun birleştirici gücü ile mobilite sektörünün dinamizmini bir araya getiren Otokoç, spora sağlanan bu desteği gençlerin fiziksel ve zihinsel gelişimine yapılan stratejik bir yatırım olarak değerlendiriyor. Dünya genelinde spor iş birlikleri pazarının 2029 yılına kadar 90 milyar doları aşması beklenirken, Türkiye’de 16 milyonu geçen lisanslı sporcu sayısı bu alandaki potansiyeli gözler önüne seriyor. Otokoç, yaptığı bu stratejik yatırımlarla Türk sporunun uluslararası alanda hak ettiği konuma ulaşması için çaba göstermeye devam ediyor. Geçmişten Geleceğe Spora desteği toplumsal bir sorumluluk olarak gören Otokoç Otomotiv, Fenerbahçe ile “Sahada Beraber Yolda Beraber” diyerek 2018 yılında Avis markasıyla başlattığı yolculuğu, Cumhuriyetin 100. yılından bu yana Otokoç markasıyla başarıyla sürdürüyor.

Kâmil Koç, Türkiye'de Kara Yolu Ulaşımının Omurgasıdır Haber

Kâmil Koç, Türkiye'de Kara Yolu Ulaşımının Omurgasıdır

YOLCULUĞUM 11 YAŞINDA BAŞLADI 1986 Balıkesir doğumluyum, Ortaokulu Bandırma’da, liseyi Bursa’da yatılı olarak, üniversiteyi de Kocaeli’de bitirdim. Bunu neden söylüyor diye düşünebilirsiniz ama o dönemlerde sürekli Kâmil Koç ile seyahat ederdim. 11 yaşında bir seyahat ile başlayan bu yolculuğun gün gelip de seferlerini planlamak, yönetmek bambaşka bir hikâye oldu benim için. 2006 yılında stajyer olarak başladığım Kâmil Koç’ta işin mutfağından başlayıp adım adım buralara kadar geldim diyebilirim. Sırasıyla; Bursa, Kütahya, Konya, Samsun olmak üzere zaman içinde operasyonumuzun çeşitliliğini de gösteren farklı il ve bölgelerde görev aldım. 19 yıllık çalışma geçmişim ile Kâmil Koç tarihinin bu kadar farklı bölgesinde çalışan tek beyaz yakalı personeli olabilirim. 2022 yılının Ağustos ayından bu yana da İç Anadolu ve Karadeniz Bölge Koordinatörü olarak Ankara’da devam etmekteyim. KURUMSALLIĞI VE AİDİYET DUYGUSU BENİ ÇOK ETKİLEDİ Üniversiteden Otobüs Kaptanlığı bölümünden mezun olmuştum ve mezuniyet için staj yapmam gerekiyordu. Bunun için sektörün en iyisinde staj yapmam gerektiğini biliyordum. Staj için başvuru yaptım ve kabul edildim. İlk adımımı böyle attım Kâmil Koç’a. Zamanla kurumsallığı ve çalışanlarına kattığı aidiyet duygusu beni de içine aldı ve 19 yıldır ilk günkü heyecan ile burada çalışıyorum. Tabi artık görevlerimizden biri de bu heyecanı ve aidiyet duygusunu bir sonraki nesile aktarmak da var. Bence Kâmil Koç’ta çalışmak için birçok neden var ama en önemlisi kurumsal olması ve çalışanlarına verdiği değer. Örneğin; çalışanların sosyal haklarını her geçen yıl bir üst çıtaya taşınması, kişisel gelişim eğitimleri, motivasyon etkinlikleri vs. Kendinizi rahatça ifade edebileceğiniz kurumsallığı ve bir ailenin parçası gibi hissedeceğiniz samimiyeti ile sektörün en güçlü oyuncusu. GÜVEN, BU SEKTÖRÜN EN BÜYÜK DEĞERİDİR Karayolu yolcu taşımacılığı sektörünün en önemli değeri “güven”dir. Kâmil Koç’un da bu yıl 100. yılını kutlayarak sektörünün lideri olduğunu kanıtladığını düşünüyorum. Biz bu güvenin karşılığını hem yolcularımıza hem de iş ortaklarımıza tüm şeffaflığımızla yaklaşarak vermeye çalışıyoruz ve bunun karşılığını da alıyoruz. Kurum içindeki operasyon, muhasebe, finans, müşteri ilişkileri vb. her birimimizle şeffaf, inovatif ve sürdürülebilir değerlere sahip marka olmayı önemsiyor ve bunun için çalışıyoruz. Gelişen teknolojileri kullanarak ve geliştirerek iş ortaklarımıza pratik ve akılcı çözümler sunuyoruz. MÜŞTERİ MEMNUNİYETİNİ EN ÜST SEVİYEDE TUTMAK İÇİN ÇALIŞIYORUZ Her gün Türkiye’nin dört bir yanına yüzlerce sefer düzenliyor ve bunları optimal şekilde planlamaya, müşteri memnuniyetini en yüksek seviyede tutmak için küçük aksaklıkları bile takip etmeye, tüm bunlarla birlikte pazara yön vermek için yeni projeler üretmeye çalışıyoruz. Etki alanımız dışında gelişen sektörel zorluklara hızlı bir reaksiyonla şirketimize ve bize güvenen iş ortaklarımızı adapte etmek bizi motive eden en önemli konuların başında gelir. Ayrıca bu yıl özelinde bir asırdır sektörün öncü firması olmak ve bunu devam ettirmek en büyük motivasyon kaynağımız. YAŞANABİLECEK TÜM AKSİLİKLERE KARŞI HAZIRLIKLI OLMAK ZORUNDAYIZ Yakın geçmişte yaşanan pandemi sonucu gerçekleşen ekonomik zorluklar sektörümüzde konsolide olmanın ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha gün yüzüne çıkardı. Bu doğrultuda yaptığımız çalışmalar ile şirketimizi ve iş ortaklarımızı geleceğe taşımak için büyük bir sorumluluk üstleniyoruz. Sektör insan odaklı bir yapı ve tüm firmalar ilk önce yolcuların güvenliğini ve ekonomisini düşünerek adımlar atmalıdır. Tabi ki sektörde yaşanan zorluklar oluyor ama bu yolculukta yolumuzu aydınlatan iyi bir analiz ve raporlama birimimiz mevcuttur. Bunların yanı sıra destek birimlerimiz ile en güvenli sürüşü gerçekleştirecek dinamik operasyon ekibimiz var. ÇAĞRI MERKEZİMİZDEN WHATSAPP'A KADAR HER KANALDAN ULAŞILABİLİR BİR FİRMAYIZ Yüzyılı aşan firmamızın verdiği güven ve müşteri odaklılık bizim en büyük talep kaynağımız. Aynı zamanda çağımızın en büyük gerekliliği olan dijitalleşme, sefer ağı ve ulaşılabilirlik. Yol arkadaşlarımız istedikleri an mobil, Whatsapp, çağrı merkezi veya internet üzerinden firmamıza ulaşıp hızlıca çözüm üretebilirler. Güvenin yanı sıra müşteri odaklı olmamız da rakiplerimizden öne çıkmamızı sağlayan ana unsurlardan biri. Aynı zamanda geniş sefer ağı, modern araç filosu ve deneyimli ekibiyle her zaman bir adım önde olmayı başarmış bir markadır Kâmil Koç. Örneğin; tüm araçlarımızı yaşanabilecek aksaklıklara karşı 7/24 operasyon merkezimizden takip ediyoruz, müşteri memnuniyetimizi geliştirmek için geri bildirimler topluyoruz, kabin içi ekiplerimizi geliştirmek adına müşterilerimizle yakın iletişimi olan tüm personelimizle birebir ilgileniyor nasıl daha iyi olabiliriz diye beyin fırtınaları yapıyoruz. Bunlar ve sayamadığım birçok destek birimlerimiz ile memnuniyet çıtasını en üstte taşımaya, geliştirmeye devam edeceğiz. KÂMİL KOÇ DENİNCE AKLA GELEN İLK ŞEY “ŞEFFAFLIK” Kâmil Koç ile iş yapmak isteyen yatırımcılar için en temel artı yine güven ve şeffaflık. Kurumsallığı ve uzman birimleri sayesinde iş ortağı veya çalışan fark etmeden herkes her zaman en küçük önerisi, sorusu/sorunu için bir muhatap bulabilir. En dipten tepeye kadar ulaşılabilir bir firmayız. Günlük sefer planlarımızı oluştururken önceliğimiz iş ortaklarımızın sermayelerini korumak ve arttırmaktır. Firma olarak ihtiyaç duydukları pazarlama, reklam, finans, tedarik vb. her konuda akılcı çözümler ile destek oluyoruz. Örn: Yeni veya gelişen projelerimiz için reklam çalışmalarını profesyonel ekiplerle yürütüyoruz. Ayrıca iş ortaklarımızın operasyonlarını güvenli, kesintisiz sürdürebilmesi için 7/24 çalışan saha ve back office personellerimiz ile her zaman yanlarındayız. Pazarlama ekibimiz bu konudaki en büyük kazanımlardan biri çünkü gerçekten alanında uzman çok kaliteli bir ekibimiz var. Sektöre hakimiyetleri, anlık çözüm sunabilmeleri, Türkiye’nin her yerinde anında bir çalışmayı faaliyete geçirmeleri hem partnerlerimize hem de Kâmil Koç’a çok büyük fayda sağlıyor. Buna ek olarak Kâmil Koç olarak dijitalleşmeye pazarlamadan müşteri deneyimine bir bütün olarak bakıyor ve yatırımlarımızı bu doğrultuda sürekli geliştiriyoruz. Partnerlerimizin kendi ölçekleri dolayısıyla yapılamayacak birçok yatırım Kâmil Koç’un bu alandaki vizyoner yaklaşımı nedeniyle gerçekleşebiliyor. Bu rakiplerimizden ayrıldığımız en kıymetli noktalardan biri. BİR OTOBÜSÜMÜZÜ SÜNNET ARABASI HALİNE GETİRMİŞTİK 2017 yılında Konya’da görev yaparken bir e-posta aldım. Bu e-postada babasının iş seyahatleri nedeniyle otobüsleri çok seven bir çocuktan bahsediliyordu. Hatta öyle bir sevgi haline dönüşmüş ki; ailesi tahtadan bir otobüs maketi yaparak üzerine Kâmil Koç logosu giydirmiş ve o maketi yakında gerçekleşecek sünnet düğününde kullanmak istiyorlardı. Otobüsleri çok seven bu minik yol arkadaşımızın yakında gerçekleşecek sünnet düğününe bizleri davet ettiler. Biz de bu duruma kayıtsız kalamadık ve sünnet düğünü için bir otobüsümüzü balonlarla süsletip sünnet arabası haline getirerek minik yol arkadaşımıza unutulmaz bir anı bıraktık. TÜM YOL ARKADAŞLARIMIZA TEŞEKKÜR EDERİZ Flixbus ile olan iş ortaklığımız sayesinde uluslararası pazarda bilinirliği artan, bir asırlık tecrübesinin yanında gelişen teknolojiye hızlı adaptasyon, veri odaklı çalışan mükemmel operasyonu ve müşteri odaklılık ile Türkiye’de karayolu ulaşımının omurgası olarak görüyorum. Kâmil Koç olarak bir asırdır Türkiye’yi birbirine bağlarken, güveninizi ve desteğinizi her zaman yanımızda hissettik. Bu büyük yolculuğu mümkün kılan tüm çalışma arkadaşlarımıza emekleri için, bizimle birlikte olan tüm yol arkadaşlarımıza ise teveccühleri için yürekten teşekkür ederiz. Nice yolları birlikte aşacağımız, güvenle ve mutlulukla geçecek ikinci yüzyılımıza hoş geldiniz.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.