Hava Durumu

#Güven

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Güven haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güven haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Önemli Olan “Hat Almak” Değil, O Hattı Layığıyla Çalıştırabilmek Haber

Önemli Olan “Hat Almak” Değil, O Hattı Layığıyla Çalıştırabilmek

BABAMIZDAN BAYRAĞI DEVRALDIK 1979 yılında babamızın taşımacılık sektöründeki serüveni, o dönemki adıyla Lüks Siirt Seyahat ile başladı. 1994 yılında ise Topkapı Otogarı’nda yazıhanecilik esnaflığı yapan babamız Abdulbari Demir’den bayrağı devralarak bu yolculuğu sürdürdük. Her ne kadar firmacılığın tanımını ve dinamiklerini iyi biliyor olsak da bireysel otobüs işletmeciliğini adeta bir yeniden doğuş hikâyesi olarak ele alıyor ve bu süreci aynı özveriyle devam ettiriyoruz. Kardeşim Adem Demir ile birlikte bu yolculuğu kesintisiz bir şekilde sürdürüyor, babamızdan aldığımız tecrübe ve birikimle yıllardır otobüs yatırımcılığını devam ettiriyoruz. Bu iş dışarıdan bakıldığında “otobüs aldım, çalıştırıyorum” gibi görünebilir; ancak işin içinde olan herkes bilir ki hem mali açıdan oldukça ağır hem de operasyonel olarak sürekli takip ve disiplin gerektiren bir süreçtir. ULUSAL MARKALARIN GÜÇLÜ İŞ ORTAKLARI OLMA HEDEFİYLE YATIRIMLARIMIZA DEVAM EDİYORUZ Bireysel otobüs yatırımcısı olmak artık sektörde gerçekten ciddi bir mali yapıyla yapılabilir hale geldi çünkü bir otobüs yatırımının sadece alım maliyeti yok; peşinden gelen taksitler var, sigorta-kasko var, bakım giderleri var, personel maliyeti var, durduğu yerde bile devam eden masraflar var. Büyük firmaların filolarıyla yarışmamız elbette mümkün değil ancak bizler, yatırımlarımızla ulusal markaların iş ortakları ve güçlü yatırımcıları olarak faaliyetlerimize devam ediyoruz. Bu işte asıl hedef, büyük olmak değil; güvenilir olmak, sürdürülebilir olmak ve çalıştığınız markanın standardını her gün aynı seviyede tutabilmek. BU İŞ “BİR ANLIK HATA KALDIRMAYAN BİR İŞ” Araç yatırımı yapmak gerçekten sıkıntılı ve zahmetli bir iş. Milyonlarca lira değerinde otobüs almak, aylık taksitlerini düzenli ödemek, bu araçlara doğru personeli koymak ve her şeyiyle birlikte süreci yönetmek disiplin ister. Otobüsü satın aldığınız gün iş bitmiyor; asıl iş ondan sonra başlıyor. Çünkü taşıma sektörü “anlık hata kaldırmayan” bir iş. Bir gün aksama yaşarsanız sadece o gün değil, markanın algısı da etkilenir. Biz bunun bilinciyle hareket ediyoruz. Biz yaptığımız işin ne kadar zorlu ve ciddi olduğunu çok iyi biliyoruz. Bu sebeple araç parkımızı sürekli güncelleyerek hizmet verdiğimiz firmaların filo yaşlarına denk bir yapı kurmaya çalışıyoruz çünkü yolcunun beklentisi net: temiz, bakımlı, konforlu ve güvenli araç. Bizim de bu beklentiyi her seferde karşılamamız gerekiyor. Araçlarımızın temizliği, bakımları ve diğer tüm kontrolleri titizlikle yapılıyor. Servis bakımlarını mutlaka zamanında ve yetkili servislerde yaptırıyoruz. İşin en kritik tarafı da burada: bakım gecikirse maliyet büyür, risk artar, operasyon aksar. O yüzden “sonra yaparız” dediğiniz hiçbir şey bu sektörde size zaman tanımaz. BİZİM, ARAÇLARIMIZI OTOPARKA ÇEKMEK GİBİ BİR LÜKSÜMÜZ YOK Sistemin tıkır tıkır işlemesi için operasyon ekiplerimiz var gücüyle 7/24 çalışıyor çünkü taşımacılıkta planlama sadece sefer saatiyle bitmiyor. Aracın hazırlığı, personelin düzeni, güzergâh takibi, teknik kontroller, olağan dışı durumlara hızlı refleks… Bunların hepsi bir bütün. Biz de bu bütünün aksamaması için işi sıkı tutuyoruz. Bireysel otobüsçülükte araçların boşta kalması, yani “yatar” olması bizim için doğrudan gelir kaybı demektir. Özmal filolarda büyük firmalar dilerse aracı otoparka çekebilir, dönemsel olarak bekletebilir. Bizim böyle bir şansımız yok çünkü biz yatırımı birebir sırtlayan tarafız. Araç çalışmadığı gün masraf durmuyor; taksit durmuyor, giderler durmuyor. Bu yüzden biz, çalıştığımız firmaların en önde koşan öncüleriyiz. Yeri gelir ciddi zararlar da ederiz ama günün sonunda, çalıştığımız firmanın yüzünü yere eğdirmeden hizmet vermenin sevincini de yaşarız çünkü bizim için en kıymetlisi güven. Bu sektör güvenle büyür; güven sarsılırsa toparlamak çok daha zor olur. 2026 YILINDA YATIRIMLAMIZA DEVAM EDECEĞİZ Demirsoy Grup olarak araç parkımızda bulunan 5 adet modelli aracımıza ilave olarak 2 adet Man Lion’s Coach ve 1 adet Mercedes-Benz Tourismo olmak üzere 3 adet daha 2023 model otobüs kattık. Burada hedefimiz net: hizmet standardımızı yükseltmek, çalıştığımız markanın kalitesine uygun bir çizgiyi korumak ve yolcu memnuniyetini sürekli kılmak. Araç parkımızı iş durumuna göre yıl içerisinde artırmayı da hedefliyoruz ancak bizim için “büyümek” sadece sayıyla ölçülen bir şey değil; doğru zamanda, doğru yatırım ve doğru planlamayla büyümek esas. PAMUKKALE TURİZM’LE ÇALIŞMAK BİZİM İÇİN MEMNUNİYET VERİCİ Araçlarımızla şu an Pamukkale Turizm bünyesinde Manisa, Turgutlu ve Akhisar bölgesine seferler düzenliyoruz. Pamukkale Turizm bizlere güvenerek sağ olsun bu hatları bize verdi. Yaklaşık bir senedir devam eden bu hatlarda yolculardan da güzel geri dönüşler alıyoruz. Yolcu memnuniyeti bizim için çok önemli; çünkü yaptığınız işin gerçek sonucu, sahadan gelen yorumlarla belli olur. Biz de bu memnuniyete bağlı olarak araç sayılarımızı artırıp seferlerimize yenilerini eklemeyi planlıyoruz. Bireysel otobüsçü olarak Pamukkale Turizm’in iş ortağı olmak bizim için memnuniyet verici. Buradan özellikle teşekkürlerimi iletmek isterim. Biz de yatırımlarımızla destek olmaya devam edeceğiz çünkü iş ortaklığı dediğiniz şey sadece “hat almak” değil; o hattı her gün aynı ciddiyetle taşımak, markayı temsil etmek ve yolcuyu güvenle yerine ulaştırmaktır. Biz de bunun sorumluluğuyla hareket ediyoruz.

Hayallerimizi Kâmil Koç ile Gerçekleştirdik Haber

Hayallerimizi Kâmil Koç ile Gerçekleştirdik

MERDİVENLERİ TEK TEK ÇIKARAK BU NOKTAYA GELDİM 1982 yılında Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde doğdum. Çocukluğumdan itibaren karayolu taşımacılık sektörünün içindeyim. Bu iş bizim için sadece bir meslek değil; baba mesleği, dede mesleği. Eskiden kendi firmamız vardı. İlkokulu bitirdiğim dönemlerden itibaren yaz tatillerinde otogarda bilet keserek işe başladım. Sonra yazıhanede çalıştım, muavinlik yaptım. Bugün işletmeciliğini yaptığım işi gerçekten en dipten, en tabandan başlayarak öğrendim. Merdivenleri tek tek çıkarak bu noktaya geldim. Şu anda Kütahya’da Kâmil Koç işletmeciliğini yürütüyorum. KÜTAHYA’DA UZUN YILLARDIR HİZMET VERİYORUZ İlk şirket ismimiz Tavşanlı Tur’du. Sonra büyüyerek Kütahya Lider adını aldık. Uzun yıllar boyunca Kütahya Lider markasıyla İstanbul, Ankara, Antalya gibi şehirlere seferler düzenledik. Ancak zamanla sektörde yaşanan sıkıntılar, maliyetler ve rekabet bizi küçülmeye zorladı. O süreçte yerel firma olarak elimizden geleni yaptık fakat bazı noktalarda büyük bir markanın gücüne ihtiyaç olduğunu fark ettik. KÂMİL KOÇ’A KATILAN İLK İLÇE İŞLETMECİSİYİZ Kâmil Koç ile aslında bağlantımız yıllardır vardı. Tavşanlı’dan Bursa’ya çok sık sefer yaptığımız için Bursa Bölge Müdürü Aydın Tokatlı ile tanışma fırsatımız oldu. Kendisiyle zaman zaman istişare ederdik. O dönem bize özgüven kazandıran, cesaret veren de odur. Kendi öz malımız olan otobüsleri ve yazıhaneleri Kâmil Koç markasıyla buluşturmaya karar verdik. Kütahya Astur’dan ayrıldık ve Kâmil Koç çatısı altında Hisarcık, Emet, Tavşanlı ve Kütahya’daki tüm yazıhanelerde hizmet vermeye başladık. 2017 yılında Kâmil Koç’a ilk katılan ilçe işletmecisi biz olduk. İlçe yazıhaneleri bize aitti, şehir merkezindeki işletmeciliği ise Kâmil Koç yürütüyordu. Pandemi döneminde Kütahya yazıhanesinin işletmesi de bize devredildi. O günden bu yana tek çatı altında ilerliyoruz. KÂMİL KOÇ’UN KURUMSAL ALTYAPISINI KULLANMAK BİZİM İŞLERİMİZİ KOLAYLAŞTIRIYOR Kurumsal bir yapının altyapısını kullanmak çok büyük konfor. Yerel firma ile çalışırken yaşadığımız en büyük sıkıntılardan biri servis ağının zayıflığıydı. İstanbul’a giden yolcu, “Oğlum şu semte servisiniz yokmuş, kızım gelmek zorunda kaldı” diye şikâyet ederdi. Kurumsal yapı sayesinde bu sorunlar tamamen ortadan kalktı. Ayrıca İnternet sitesi düzgün çalışıyor, yolcu online işlemlerini sorunsuz yapıyor. Çağrı merkezi güçlü, yolcu sorununu direkt çözüyor. Servis ağı çok geniş, özellikle İstanbul’da en dip noktalara bile ulaşabiliyor. Sefer sayıları arttı, artık istediğimiz saatleri ekleyebiliyoruz. Yerel firmanın asla yapamayacağı şeyleri bugün Kâmil Koç çatısında rahatlıkla yapabiliyoruz. HAYALLERİMİZİ KÂMİL KOÇ İLE GERÇEKLEŞTİRDİK Çocukken hep düşünürdüm: “Bizim ilçeden neden sadece Ankara ve İstanbul’a araba kalkıyor? Hiç mi başka şehre direkt sefer olmayacak?” Kâmil Koç’la bu hayali gerçekleştirdik. Bugün Tavşanlı’dan çıkan bir otobüs Van’a kadar gidiyor. 24–25 saatlik direkt sefer yaptık. Bartın’a, Amasra’ya, Rize’ye, Trabzon’a, Samsun’a direkt araç gönderiyoruz. Hatta Tavşanlı’dan Sivas’a bile çalıştık. Van seferi başladığında Van’daki işletmeci bize, “Sizin ilçeden Van’a ne yolcusu çıkar?” diye sormuştu. Sonradan öğrendik ki Tavşanlı’da tamamen Vanlıların yaşadığı bir mahalle varmış. Bu yolcu potansiyelinin farkına ancak çalışınca vardık. Amasra’ya ilk seferleri düzenlediğimizde oranın turistik potansiyelini bizzat gördük. İnsanlar tatil için gerçekten gidiyormuş; yıllardır fark etmemişiz. BURADA ÇALIŞMAK “DENEYİP GÖREBİLME CESARETİ” SAĞLIYOR Kâmil Koç ile çalışmamızın en büyük avantajı: “Deneyip görebilme cesareti.” Ulusal marka olunca “Bu sefer tutar mı, tutmaz mı?” kaygısı olmuyor. Projeyi aklında kuruyorsun, birkaç gün içinde hayata geçirebiliyorsun. Bartın’a ilk seferi yaptığımızda yıllardır o hatta çalışıyormuşuz gibi tuttu. Teknoloji çağında her şey dijital artık. Yolcu telefonundan bilet alıyor, çağrı merkezi her sorunu çözüyor, lastik, akü, ikram gibi giderlerde toplu alım avantajı var. Örneğin, piyasada 1000 TL olan bir lastiği biz Kâmil Koç’un alım gücü sayesinde 850 TL’ye alıyoruz. Aynı marka, aynı ürün. Bu bile tek başına büyük avantaj. İkram maliyetleri bireysel alımda iki katına çıkar ama biz firmadan çok uygun fiyata alıyoruz. Bu yüzden yolcuya gönül rahatlığıyla daha fazla ikram verebiliyoruz. ÖDEMELERİMİZ, AYIN 16’SINA BİLE KALMAZ Paramız hiçbir ay 16’sına kalmaz. Ödemeler her ayın 15’inde, öğleden sonra tıkır tıkır hesabımıza yatar. Bu düzen sayesinde biz de tedarikçilerimize rahatlıkla söz verebiliyoruz. Diğer işletmeci arkadaşlarımız “1 hafta paramızı alamıyoruz, kartla mazot çekiyoruz” gibi sorunlar yaşarken biz bunlarla hiç uğraşmıyoruz. GÜNÜN HER SAATİ İLETİŞİM KURABİLİYORUZ Yönetimle iletişimimiz inanılmaz güçlü. Host biriminden teknik ekibe, çağrı merkezinden bölge müdürüne kadar herkesle istediğimiz saatte iletişim kurabiliyoruz. En üst yönetici Çağatay Kepek’i bile gece 23.00’te arasak telefonumuzu açar. Bölge müdürleriyle günde üç kez konuştuğumuz olur. Güney Marmara Bölge Müdürlüğü bizim için çok kritik. Yeni projelerde 10–15 kez görüşüp saat saat seferleri birlikte planlıyoruz. İş gerçekten birlikte yönetiliyor. BÖLGEMİZDEKİ YOLCU SİRKÜLASYONU ÇOK YÜKSEK Yazın günlük 120–130, kışın ise 90–100 araç geçiyor buradan. Direkt olarak Kütahya’dan İstanbul, Ankara, Eskişehir, Rize, Trabzon, Samsun, İzmir, Bartın, Amasra gibi birçok ile sefer yapıyoruz. Kütahya bir öğrenci ve asker şehri olduğu için 9 ay boyunca yoğun bir yolcu sirkülasyonu var. Plakalarımızın 43 olması güzel bir avantaj. 43 plakalı araçla, Kütahyalı personelle seyahat ediyor. Özellikle küçük ilçelerde bu çok önemli. İnsanlar çocuğunu, annesini tanıdığı güvendiği birine emanet etmek istiyor. Kamil Koç logosu ile tanıdık işletmeci bir araya geldiğinde güven de tam anlamıyla sağlanmış oluyor. OPERASYON YÖNETİMİ NOKTASINDA HIZLI AKSİYON ALABİLİYORUZ. Buradaki en önemli avantajlardan biri de operasyonun çok iyi yönetilmesi. En alt seviyeden en üst seviyeye kadar herkes işin hızlı ve doğru yürümesinin önemini biliyor. Saat planlaması, yolcu profili, aktarma noktaları, hepsi istişareyle belirleniyor. Bugün gece 03.00’te Kütahya’dan İzmir’e ekspres sefer yapıyoruz ve inanılmaz talep görüyor. Çünkü yolcu şunu diyor: “Niye 2 saat daha fazla yolda kalayım? Gecenin ikisinde binip daha erken varırım.” Yolcu artık bilinçli, beklentisi yüksek. Biz de hem hizmet kalitemiz hem kurumsal altyapı hem de doğru planlamayla bu beklentiye tam karşılık veriyoruz.

Çanakkale Ruhu Otogarda Yeniden Doğuyor Haber

Çanakkale Ruhu Otogarda Yeniden Doğuyor

“Burada İnsan Nefes Alırken Bile Tarihle Temas Eder” Çanakkale öyle bir şehir ki; insan burada nefes alırken bile tarihle temas eder. Burada yapılan her iş, bu toprakların ruhunu taşımalı. Yolcularımız bazen saatlerce bekliyor. Bu bekleyişin sadece zaman doldurmak değil, ruhu beslemek olmasını istedim. Böylece herkesin raflardan ücretsiz kitap alabileceği, ister burada okuyabileceği ister yolculuğunda yanında götürebileceği bir açık kütüphane kurduk. Halkın gösterdiği ilgi beklentimizin çok üzerinde oldu. Bu şehir kitapla barışıktır; biz sadece ona bir alan açtık. “Şehrimize Çok Yakıştı” Çanakkale insanı yeniliği hemen bağrına basmaz; önce dinler, tartar, ölçer… Ama bu uygulama ilk günden sevildi. Şehrimize çok yakıştı diyenler, çocuklarına kitap seçtiren aileler, hatta yolculuk sonrası tekrar gelip kitap bırakanlar var. Kısacası halk bunu sahiplendi; bu da bizi hem onurlandırdı hem daha iyisini yapmak için cesaretlendirdi. “Çanakkale, Atatürk’ün En Çok Hissedildiği Şehirdir” Çanakkale, Atatürk’ün en çok hissedildiği şehirdir. Burada bir köşe oluşturmak basit bir dekorasyon meselesi değil; bir saygı duruşudur. İnsanların gelip duygularını yazdığı bir hatıra defteri koyduk. Gelen mesajlar bazen hüzünlü, bazen umut dolu, bazen tarihle hesaplaşan, bazen geleceğe seslenen satırlar… Aslında bu defter, Çanakkale’nin yaşayan kalbi gibi oldu. Her not, bu şehrin ruhundan iz taşıyor. Çanakkale’ye gelen herkes daha ilk adımda nerede olduğunu fark etmeli. Atatürk fotoğraflarıyla cepheleri yeniden düzenledik. Bu sadece bir estetik dokunuş değil; bir karakter duruşudur. Burası Çanakkale’dir demenin en sade ve en güçlü yoludur. Halk fotoğraf çektiriyor, sosyal medyada paylaşıyor, ‘elinizde sağlık’ diye geri dönüş yapıyor. Demek ki doğru bir iş yaptık. “Amacımız Otogarı Sıradan Bir Transit Alan Olmaktan Çıkarmak” Burası artık insanların sadece gelip geçtiği değil, durup düşündüğü, nefes aldığı, bir şeyler hatırladığı bir yer olsun istedik. Çanakkale ruhu sıradanlığın üzerine kurulmaz; geçmişi, saygıyı, kültürü ve insanı merkeze yerleştirir. Bizim hedefimiz de tam olarak buydu. Yolcularımız bir otogardan değil, bir duygunun içinden geçsin. “Halkın İlgisi Bize Güven, Motivasyon ve Sorumluluk Olarak Döndü” Bize güven, motivasyon ve sorumluluk olarak döndü. Çanakkale halkı yapılanı görür, değerlendirir ve hakkını teslim eder. Bu ilgi sayesinde daha fazlasını yapmak, daha iyi dokunuşlar eklemek için çalışmaya devam edeceğiz. 15 Temmuz Çanakkale Demokrasi Otogarı, artık yalnızca yolculuğun başladığı nokta değil; Çanakkale ruhunun, kültürünün ve misafirperverliğinin görünür olduğu bir durak. Müdür Eyüp Özev’in attığı adımlar, hem yolcular hem de bölge halkı tarafından takdirle karşılanıyor.

Diyarbakır’da Güvenin Adı Kâmil Koç Haber

Diyarbakır’da Güvenin Adı Kâmil Koç

AİLEDEN GELEN MESLEĞİ GELECEĞE TAŞIYORUZ 36 yaşındayım ama bu sektörün içinde neredeyse 25 yıldır varım. Daha çocuk yaşlarda ailemle birlikte işin içine girdim. Babamdan ve amcamdan kalan bir mesleği bugün hep beraber sürdürüyoruz. Taşımacılık bizde bir geçim kapısı olmanın ötesinde kuşaktan kuşağa aktarılan bir emanet gibi. Hepimiz bu işin mutfağında büyüdük ve ailece yönetiyoruz. Benim için bu meslek sadece iş değil aynı zamanda bir yaşam biçimi. Bugün geldiğimiz noktada, geçmişten gelen deneyimi geleceğe taşımak istiyoruz. Ekonomik koşullara ve gücümüze göre hareket ediyoruz ama hedefimiz hep daha ilerisi. Artık sektöre yeni bir vizyon katma zamanı. Daha farklı, daha modern, daha yenilikçi bir yaklaşım… İşte bu adımı da Kâmil Koç ile beraber atmaya başladık. 3 AYLIK BİR GÖRÜŞME SONRASI İŞ BİRLİĞİNE İMZA ATTIK Kâmil Koç ile İlk görüşmeler Ocak ayında başladı. Önce birbirimizi tanıdık, sonra samimiyet gelişti. Bu süreçte iki taraf da birbirinin iş yapma anlayışını yakından görme fırsatı buldu. Mart ayına gelindiğinde Ramazan Bayramı’ndan hemen önce resmi olarak iş birliğine başladık. Yaklaşık 3 ay süren bu görüşmeler, bizim açımızdan çok öğretici oldu çünkü bir markayla yola çıkarken sadece imza atmak yetmez; karşılıklı güvenin de oluşması gerekir. Biz bu güveni kısa sürede sağladık. KALİTE STANDARTLARINI YÜKSELTTİK Benim için Kâmil Koç her zaman kaliteyi temsil etti. Uzun yıllar boyunca bu markayı izledik, tanıdık ve hep saygıyla andık. Kendime hep şunu sordum: “Bu kaliteyi neden Diyarbakır’a getirmeyelim? Neden Güneydoğu’da da aynı standartlarda hizmet verilmesin?” İşte bu düşünceyle hareket ettik. Bugün Diyarbakır’da yolcularımız Kâmil Koç tabelasını gördüklerinde aldıkları hizmetin yüksek olacağını biliyorlar. Bu güven, yolcunun yüzüne yansıyor. İnsan muhatap bulduğunu, ilgiyle karşılandığını, bir sorun yaşadığında çözüm bulabileceğini bildiği için huzurlu oluyor. ÖDEMEDE HİÇBİR SIKINTI YOK Sektörde çoğu zaman ödeme sıkıntılarının yaşandığını herkes bilir. Çoğu firma zamanında ödemelerini yapmaz, işletmeciyi zor durumda bırakır ama Kâmil Koç’ta böyle bir durumla hiç karşılaşmadık. Haftalık veya aylık ödemeler günü gününe yapılıyor. Bu, bizim için manevi anlamda da bir güven unsuru çünkü arkanızda durulduğunu bildiğinizde işinize daha çok sahip çıkıyorsunuz. Sözünü tutan, yükümlülüklerini yerine getiren bir markayla çalışmak insana huzur veriyor. KÂMİL KOÇ’UN OPERASYONEL GÜCÜ BİZE HIZ KAZANDIRIYOR Kâmil Koç ile çalışmaya başladıktan sonra operasyonel farkı çok net gördük. Bizim bölgemizde işler daha sınırlı imkânlarla yürütülüyor. Araç sayısı belli, ağ genişliği dar… Bu yüzden bazı sorunlara anında müdahale etmek zor oluyor ama Kâmil Koç’un geniş ağı sayesinde işler bambaşka. Muhasebe süreçleri de çok düzenli. Fatura kesildiği gün ödemeler çıkıyor. Araç takibi, ikramlar, sefer düzenlemeleri… Her şey çok sistematik ilerliyor. Kısacası kurumsallığın getirdiği hız ve pratiklik, bize de ciddi bir rahatlık sağlıyor. YÖNETİMLE İLETİŞİMİMİZ ABİ-KARDEŞ GİBİ Kâmil Koç yönetimiyle olan ilişkimizde resmi mesafeler yok. Aksine, tam anlamıyla bir aile gibiyiz. Bölge koordinatörlerinden genel müdürlere kadar herkesle 7/24 iletişim halindeyiz. Bizim için çok değerli olan şey, bir sıkıntımız olduğunda çözüm odaklı yaklaşmaları. 25 ARAÇLA TÜRKİYE’NİN DÖRT BİR YANINA SEFER DÜZENLİYORUZ Şu anda Diyarbakır’da 25 araçla hizmet veriyoruz. Sefer ağımız çok geniş. Diyarbakır’dan İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Bodrum, Zonguldak, Erzurum, Karadeniz ve yakında Van’a gidiyoruz. İç Anadolu, Ege, Akdeniz derken neredeyse her bölgeye ulaşım sağlıyoruz. Bu da Diyarbakır’ın Türkiye’nin her köşesiyle bağlanması anlamına geliyor. BEKLEDİĞİMİZDEN DAHA FAZLA İLGİ GÖRDÜK Doğrusu bu kadar kısa sürede bu kadar ilgi göreceğimizi beklemiyorduk. Tatil dönemine denk geldiğimiz için yolcu sayıları yüksek oldu ama henüz ulaşamadığımız büyük bir kitle var. Öğrenciler, memurlar, tayinlerle gelen-giden insanlar… Zamanla onlara da ulaşacağız. Bugün yolcu sayımızın yüzde 60–70’ine erişebildik. Bu oran daha da artacak. Benim için önemli olan tek şey, yolcuyu mahcup etmemek. Araçları dinlendirmemizin sebebi de bu çünkü yolda kalmış bir yolcu görmek hem bizi hem de Kâmil Koç’u zor durumda bırakır. Bizim felsefemiz; “Ne biz mahcup olalım ne de yolcumuzu mahcup edelim.” GÜVEN, DİSİPLİN, KALİTE VE SAMİMİYET BİR ARADA Bugün geldiğimiz noktada şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim: Kâmil Koç, Diyarbakır’da güvenin adı oldu. Batıdaki hizmet kalitesini doğuya taşımak bu bölge için büyük bir kazanım. Yolcularımızın yüzündeki memnuniyet, her şeye değer. Kâmil Koç bizim için güven, disiplin, samimiyet ve kaliteyi bir arada sunan bir marka. İş ortağı olarak bu yapının bir parçası olmaktan gurur duyuyorum.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.