Hava Durumu

#Taşımacılık

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Taşımacılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Taşımacılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Vtr Turizm Filosunu Volkswagen Crafter ile Güçlendirdi Haber

Vtr Turizm Filosunu Volkswagen Crafter ile Güçlendirdi

Volkswagen Ticari Araç, taşımacılık ve turizm sektörünün öncü firmalarıyla iş birliklerini sürdürmeye devam ediyor. Bu kapsamda VTR Turizm, araç filosunu Volkswagen Crafter modelleriyle genişletti. Volkswagen Doğuş Finans (vdf) iş birliğiyle sunulan avantajlı finansman koşullarından yararlanan şirket, düzenlenen törenle 10 adet Volkswagen Crafter Servis modelini teslim aldı. VTR Turizm’in Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Şahin ve Genel Müdürü Oğuz Çoban’ın katıldığı teslimat töreninde, Volkswagen Yetkili Satıcısı Başaran Otomotiv’in Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Cumhur Tekin ve Satış Müdürü Deniz Kocaoğlu ile Volkswagen Ticari Araç Filo Satış Yöneticisi Onurcan Tosun hazır bulundu. Törenin ardından, Volkswagen Ticari Araç adına, iş birliğini temsilen Oğuzhan Şahin’e bir plaket sunuldu. VTR Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Şahin, sektörde kalitesi, güvenliği, konforu ve ekonomisiyle iddiasını koruyan Volkswagen Crafter’ı turizm taşımacılığına uygun geniş bagaj hacmi, yüksek teknolojisi, düşük yakıt tüketimi, konforu ve yüksek ikinci el değeri gibi özellikleri nedeniyle tercih ettiklerini belirtti. Araç parklarında kalite standartlarını Volkswagen odağında yükseltmeyi hedeflediklerini belirten Şahin, filoları dahilindeki Volkswagen Ticari Araç sayısını artırmaya yönelik çalışmalarının sürdüğünü ifade etti.

Mazot Ateşi Taşımacılık Sektörünü Alarma Geçirdi Haber

Mazot Ateşi Taşımacılık Sektörünü Alarma Geçirdi

HÜRMÜZ BOĞAZI VE MAZOT FİYATLARI SAHADAKİ BELİRSİZLİK FIRTINASININ ETKİSİNİ ARTIRIYOR Bugün sahada yaşanan tabloyu tek bir cümleyle özetlemek gerekirse gerçekten bir “belirsizlik fırtınası” içindeyiz. Küresel ölçekte herhangi bir risk ortaya çıktığında bunun etkisini ilk hissettiğimiz yer doğrudan pompa fiyatları oluyor. Jeopolitik gerilimler arttığı anda akaryakıt fiyatları da anında tepki veriyor. Şu anki tabloya baktığımızda maalesef yön aşağı değil, yukarı. Kısa vadede ciddi bir gevşeme olacağına da pek ihtimal vermiyorum. Orta Doğu’daki gerilim uzun süredir devam ediyor ve görünen o ki İran, İsrail ve ABD hattındaki bu kriz kısa sürede sona erecek gibi durmuyor. Eğer Brent petrol fiyatı 150–200 dolar bandına doğru tırmanırsa açık konuşmak gerekirse dünya ekonomisinin bunu kaldırması çok zor olur. Böyle bir senaryo sadece bizim ülkemizi değil, tüm dünyayı etkiler çünkü bugün hayatımızdaki neredeyse her şey lojistikle taşınıyor. Dolayısıyla petrol fiyatındaki sert yükseliş sadece yakıtı değil, zincirleme bir şekilde tüm ürünlerin maliyetini artırır. Eğer biz bu maliyetleri yüksek fiyatlarla almak zorunda kalırsak enflasyon da buna paralel şekilde hızla yükselir. Yani mesele sadece taşımacılık sektörü değil; bu doğrudan ekonominin tamamını etkileyen bir domino etkisi yaratır. TÜRKİYE KRİZLERİ AVRUPA’YA GÖRE DAHA SERT HİSSEDİYOR Türkiye’nin bu tür krizleri Avrupa’ya kıyasla daha sert hissetmesinin çok net bir nedeni var. Biz yalnızca petrol fiyatındaki artıştan etkilenmiyoruz, aynı zamanda döviz kuru da sürekli hareket halinde. Yani sektör olarak iki ayrı maliyet baskısı altında kalıyoruz. Bir tarafta petrol fiyatı yükseliyor, diğer tarafta döviz kuru yerinde durmuyor. Bu durum işletmelerin maliyetlerini katlayarak artırıyor. Avrupa’daki birçok ülkede enerji maliyeti artıyor olabilir ama para birimleri daha stabil olduğu için bu etki daha sınırlı kalıyor. Türkiye’de ise enerji maliyeti artarken aynı anda kur farkı da eklenince ortaya çok daha ağır bir tablo çıkıyor. Enerjide dışa bağımlı bir ülke olmamız da bu kırılganlığı doğal olarak artırıyor. Dolayısıyla küresel ölçekte yaşanan her enerji krizi Türkiye’de çok daha güçlü bir şekilde hissediliyor. VATANDAŞ SEYAHATİ AZALTTI, DOLULUK ORANLARINI YAKALAMAK ZORLAŞTI Vatandaşın alım gücündeki düşüşü biz sahada çok net görüyoruz. Eskiden bayram, tatil ya da özel gün beklemeden dolan otobüsler artık eski doluluk oranlarına ulaşmakta zorlanıyor. Bugün firmalar seferlerini doldurabilmek için ciddi bir çaba sarf etmek zorunda kalıyor. İnsanlar artık zorunlu olmadıkça seyahat etmiyor. Ekonomik şartlar ağırlaştıkça insanlar harcamalarını kısmaya başlıyor ve bu da doğrudan ulaşım sektörüne yansıyor. Sonuç olarak satış hacmimizde belirgin bir gerileme var. Yolcu sayısı azaldığında ise seferlerin maliyeti daha da ağırlaşıyor. Bu da sektörün üzerindeki baskıyı daha da artırıyor. “ARAÇLAR ZARAR EDİYOR” SÖZÜ ABARTI DEĞİL, GERÇEK Bugün sektörde sıkça duyduğumuz “araçlar zarar ediyor” ifadesi kesinlikle bir abartı değil, yaşadığımız gerçeğin ta kendisi. Dışarıdan bakıldığında cirolar artıyor gibi görünebilir çünkü bilet fiyatları yükseliyor ancak işletme giderleri çok daha hızlı bir şekilde artıyor. Lastik fiyatları, bakım maliyetleri, personel giderleri, sigorta bedelleri ve diğer operasyonel giderler sürekli yükseliyor. Bu nedenle günün sonunda kasaya giren para artsa bile işletmenin gerçek kârı eriyor. Hatta çoğu zaman kâr yerine borçla karşı karşıya kalıyoruz. Bugün sektörün ana hedefi artık kâr etmek değil, ayakta kalabilmek. BİR OTOBÜSÜN MALİYETİNİN %50–60’INI YAKIT OLUŞTURUYOR Bugün bir otobüs işletmesinin en büyük gider kalemi tartışmasız yakıt. Ortalama bir hesap yaptığınızda bir otobüsün toplam işletme maliyetinin yaklaşık %50–60’ını doğrudan yakıt gideri oluşturuyor. Lastik, bakım, sigorta, personel gibi diğer tüm giderleri toplasanız bile çoğu zaman bir depo mazotun yarattığı maliyet kadar etkili olamıyor. Bu yüzden akaryakıt fiyatındaki her artış doğrudan sektörün belini büküyor. Yakıt fiyatları yükseldiğinde işletme maliyetleri bir anda sıçrıyor ve bu maliyetleri yönetmek giderek zorlaşıyor. MALİYET ARTIŞININ YARISINI BİLE BİLET FİYATINA YANSITAMIYORUZ Sektörde yaşanan en büyük sorunlardan biri de maliyet artışlarının bilet fiyatlarına aynı oranda yansıtılamaması. Eğer maliyetlerimiz 10 birim artıyorsa biz bunun ancak 4–5 birimini bilet fiyatına yansıtabiliyoruz çünkü yolcunun ödeme gücü belli bir noktadan sonra bunu kaldırmıyor. Fiyatları bir anda çok yükselttiğinizde yolcu sayısı daha da düşüyor. Dolayısıyla aradaki farkı çoğu zaman işletmeler kendi cebinden karşılamak zorunda kalıyor. Bu makas ne kadar açılırsa sektörün sürdürülebilirliği de o kadar zorlaşıyor. Açık konuşmak gerekirse bugün birçok firma için tekerin dönmesi bile başlı başına bir mücadele haline gelmiş durumda. TİCARİ AKARYAKITTA VERGİ DESTEĞİ ŞART Sektörün bu zorlu süreci atlatabilmesi için devlet desteği kaçınılmaz görünüyor. Özellikle ticari taşımacılık yapan işletmeler için akaryakıt üzerindeki vergi yükünün hafifletilmesi büyük önem taşıyor. En acil ve etkili çözüm, ticari akaryakıtta ÖTV indirimi ya da KDV iadesi gibi bir destek mekanizmasının hayata geçirilmesi olacaktır. Toplu taşıma ve lojistik sektörü üzerindeki vergi yükü hafifletilmeden fiyatların dengelenmesi ve sektörün rahatlaması maalesef mümkün görünmüyor. YENİ ARAÇ YATIRIMI BUGÜN TAM ANLAMIYLA BİR KUMAR Bugünün şartlarında yeni araç yatırımı yapmak gerçekten büyük bir risk taşıyor. Faiz oranları çok yüksek, araç fiyatları astronomik seviyelere çıkmış durumda ve yatırımın geri dönüş süresi giderek uzuyor. Bu nedenle birçok firma şu anda yeni araç almak yerine mevcut filosunu korumaya çalışıyor. Açık konuşmak gerekirse şu an yatırım yapmak yerine frene basmak ve mevcut yapıyı korumak çok daha mantıklı bir strateji gibi görünüyor. ÖNÜMÜZDEKİ 6 AY DAHA ZORLU GEÇEBİLİR Önümüzdeki döneme dair tabloyu gerçekçi bir şekilde değerlendirmek gerekirse sektör açısından çok kolay bir süreç bizi beklemiyor. Turizm sezonu belirli ölçüde bir hareketlilik sağlayabilir ve sektöre bir nebze nefes aldırabilir. Ancak maliyet artışları aynı hızla devam ederse bu geçici bir rahatlama olur. Bu nedenle önümüzdeki 6 ayda sektörün tamamen toparlanmasını beklemek pek gerçekçi değil. Daha çok maliyetleri kontrol etmeye çalışacağımız, kemerleri sıkmaya devam edeceğimiz bir dönem bizi bekliyor.

Otokar'dan Sena Tur'a Dev Otobüs Teslimatı Haber

Otokar'dan Sena Tur'a Dev Otobüs Teslimatı

Koç Topluluğu şirketlerinden Otokar, turizm ve servis taşımacılığının ilk tercihi olmayı sürdürüyor. Geniş ürün gamıyla Türkiye'nin yanı sıra dünyanın dört bir yanında her gün on binlerce yolcuya güvenle seyahat imkanı sunan Otokar, Sena Tur ile dev bir teslimat törenine imza attı. Sena Tur’un Antalya Yerleşkesi'nde düzenlenen törenle, şirketin talepleri doğrultusunda özel donanımlarla geliştirilen 201 adet Otomatik Vitesli Sultan Comfort ile 40 adetlik Sultan Giga şirketin filosuna dahil oldu. Teslimatı Yıldırım Grup Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Osman Yıldırım ve Yıldırım Grup Otomotiv Yönetim Kurulu Üyesi Oğuz Yıldırım gerçekleştirdi. Törene Sena Tur Yönetim Kurulu Başkanı Sabri Ünver, Genel Müdürü Hakan Seçilmiş, Otokar Ticari Araçlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Kerem Erman, her iki şirketin yöneticileri, çalışanları ile iş ortakları da katıldı. OTOMATİK VİTESLİ YENİ NESİL SULTAN COMFORT İLK KEZ SENA TUR’UN HİZMETİNDE Gerçekleşen teslimatın Otokar için stratejik bir öneme sahip olduğunu belirten Ticari Araçlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Kerem Erman, "Sena Tur ile uzun yıllara dayanan ve güven üzerine inşa ettiğimiz kıymetli iş birliğini, Türkiye'nin en büyük filo teslimatlarından biriyle taçlandırmak bizim için büyük bir gurur kaynağı. Otokar olarak kullanıcılarımızın beklentilerini Ar-Ge gücümüzle buluşturarak taşımacılık sektörüne değer katmaya devam ediyoruz. Yeni araçlarımızın Sena Tur’a ve Antalya turizmine hayırlı olmasını diliyoruz. Bugün Sena Tur ile gerçekleştirdiğimiz ve tamamı şirketin ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilen 241 adetlik dev teslimat, önemli bir yeniliğin de ilk adımı. Mayıs ayı itibarıyla Sultan Comfort araçlarımız artık 9 ileri otomatik vitesli seçeneğiyle satışa sunuluyor. Yeni nesil Sultan Comfort, otomatik vitesiyle sürücü konforunu ve yakıt verimliliğini üst seviyeye çıkaran yenilikçi bir çözüm olarak filolarda yerini alacak" dedi. "HİZMET KALİTEMİZİ BİR ÜST SEVİYEYE TAŞIYORUZ" Şirketin Antalya yerleşkesinde geniş bir katılımla gerçekleşen törende konuşan Sena Tur Genel Müdürü Hakan Seçilmiş gerçekleşen iş birliğinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek şöyle konuştu: "Sena Tur olarak vizyonumuz; misafirlerimize en konforlu ve en güvenli seyahat deneyimini sunmak. Otokar ile gerçekleştirdiğimiz 241 adetlik yatırım, söz konusu vizyonumuzun en somut göstergesi. Firmamıza özel olarak geliştirilen dijital izleme sistemleri, yapay zekâ destekli güvenlik çözümleri ve otomatik vites avantajı; operasyonel verimliliğimizi artırırken hizmet kalitemizi de bir üst seviyeye çıkaracak. Bu yatırım aynı zamanda Türkiye turizm taşımacılığı tarihinde tek seferde gerçekleştirilen en büyük filo yatırımı olma özelliğini taşımaktadır. Bu tarihi adımı ülkemize ve sektörümüze kazandırmaktan büyük gurur duyuyoruz. Uzun yıllardır güvenilir bir çözüm ortağı olan Otokar ekibine teşekkür ediyoruz. Yeni araçlarımızın sektörümüze hayırlı olmasını diliyoruz." YENİ NESİL SULTAN COMFORT: ARTIK OTOMATİK VİTESLİ Otokar'ın hem yurt içinde hem de dünyanın dört bir yanında turizm ve servis taşımacılığının en çok tercih edilen modeli Sultan'ın yeni Comfort versiyonu; esnek şasi yapısı, güçlü 145 BG Cummins motoru ve 27+1 koltuk kapasitesiyle öne çıkıyor. Lüks koltukları ve özel donanımlarıyla sektörde standartları yeniden belirleyen araç, çevreci motoruyla her türlü yol koşulunda üstün performans sunarken kullanıcısının bütçesini de koruyor. Konfor ve ekonomiyi dengede tutan Sultan Comfort, Mayıs 2026 itibarıyla 9 ileri otomatik şanzımanla yeni bir döneme adım atıyor. Yakıt verimliliğini artıran otomatik vites özelliğiyle Sultan Comfort, gelişen taşımacılık ihtiyaçlarına zamanında ve güçlü bir yanıt veriyor. SENA TURİZM'E ÖZEL "AKILLI" DONANIM PAKETİ Yeni nesil Sultan Comfort, Sena Tur’un talepleri doğrultusunda dijitalleşme ve güvenlik odaklı ileri teknoloji çözümleriyle donatıldı. Araçlarda yer alan yapay zekâ destekli sürücü kamera sistemi; yorgunluk, telefonla konuşma ve emniyet kemeri ihlali gibi riskli durumları anlık olarak tespit edip ikaz veriyor. 2 TB depolama kapasitesine sahip 6 kameralı izleme sistemi ve bulut tabanlı Mobile Center yazılımı sayesinde, tüm araç verilerine ve canlı görüntülere uzaktan erişim sağlanabiliyor. Temassız QR giriş sistemi, GPS tabanlı konum takibi, filo yönetim yazılımı entegrasyonu ve otomatik bakım yönetimi ise operasyonel verimliliği önemli ölçüde artırıyor.

Mercedes-Benz Türk’ün Bayi ve Yetkili Servis Ağı Yeniden Yapılanma Sürecindeki Yeni Yatırımı Gelecek Erzurum Haber

Mercedes-Benz Türk’ün Bayi ve Yetkili Servis Ağı Yeniden Yapılanma Sürecindeki Yeni Yatırımı Gelecek Erzurum

Mercedes-Benz Türk’ün bayi ve yetkili servisi Gelecek Otomotiv, Erzurum’da hayata geçirdiği yeni tesis yatırımıyla bölgedeki satış ve satış sonrası hizmet altyapısını daha da güçlendirdi. 10.200 metrekare arsa üzerine kurulu 3.000 metrekare kapalı alana sahip yeni tesis, 800 metrekare büyüklüğündeki atölye alanında günlük 30 araca hizmet verme kapasitesine sahip. Mercedes-Benz Türk’ün güncel kurumsal kimlik ve operasyonel standartlarına uygun olarak tasarlanan tesis, bölgedeki ağır ticari araç müşterilerine daha da hızlı ve verimli hizmet sunmayı hedefliyor. Bölgesel Taşımacılıkta Stratejik Konum Erzurum Kuzey Çevre Yolu üzerinde konumlanan yeni tesis; Erzincan, Kars, Ardahan, Iğdır, Ağrı ve Van illerine uzanan ulaşım aksı üzerinde ve sınır kapısı güzergâhında bulunması sayesinde taşımacılık faaliyetleri açısından stratejik bir konumda yer alıyor. Hizmet Ağımızı Her Noktada Daha da Güçlendiriyoruz Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün, yeni tesisin açılışına ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Mercedes-Benz Türk olarak müşterilerimize sunduğumuz satış ve satış sonrası hizmetlerin kalitesini daima ileri taşımaya büyük önem veriyoruz. Türkiye’nin dört bir yanında güçlü ve sürdürülebilir bir hizmet ağı ile faaliyetlerimizi sürdürmek markamızın en temel önceliklerinden biri. Bayi ve yetkili servislerimizin yeniden yapılanma sürecimizde gerçekleştirdiği yatırımlar da bu vizyonun önemli bir parçasını oluşturuyor. Gelecek Otomotiv 2004 yılında Diyarbakır’da başlattığı bayi ve yetkili servis faaliyetlerine 2008 yılında Erzurum’u da ekledi. 18 yıldır bayi ve yetkili servis ağımızda yer alan Gelecek Erzurum, bugün hayata geçirdiği yeni tesisteki modern servis altyapısı ve operasyonel kapasitesiyle faaliyetlerini daha da güçlendiriyor. 15’i teknisyenden oluşan yaklaşık 70 kişilik uzman ekibi ile yeni tesisimiz bölgedeki kullanıcılarımıza daha da hızlı daha da verimli hizmet sağlayacak. Ağır ticari araç müşterilerimiz için bakım ve servis süreçlerinin hızlı, güvenilir ve kesintisiz yürütülmesi büyük önem taşıyor. Yeni tesisimiz de Türkiye’nin doğu-batı lojistik koridorlarının kesişiminde konumlanan Erzurum’un bölgesel taşımacılık rolünü destekleyen önemli bir yatırım niteliği taşıyor. ”dedi. Bölge Taşımacılık Açısından Potansiyele Sahip Gelecek Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Beşir Acar yeni yatırımın bölge için önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Gelecek Otomotiv olarak 22 senedir Mercedes-Benz Türk bayi ve yetkili servis ağında müşterilerimize hizmet veriyoruz. Faaliyetlerimizi her geçen yıl istikrarlı biçimde büyüttük ve hizmet kapsamımızı genişlettik. Gelecek Otomotiv olarak Erzurum ve Diyarbakır’da yer alan bayi ve yetkili servislerimiz ile yaklaşık 130 kişiye istihdam sağlıyoruz. Bugün, Mercedes-Benz Türk standartlarına uygun altyapısı, geniş servis kapasitesi ve modern teknolojik donanımıyla tasarlanan tesisimizi açmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Yeni tesisimizin müşterilerimize çok daha hızlı ve etkin hizmet sunacağına inanıyoruz. Ağır ticari araç müşterilerimizin ihtiyaçlarını dikkate alarak oluşturduğumuz sürücü dinlenme ve konaklama alanları ise uzun yol taşımacılığı yapan müşterilerimizin servis süreçlerini daha konforlu hale getirecek önemli bir yenilik niteliğinde. Yeni tesisimizin hem müşterilerimize hem de Erzurum ve çevresindeki ticari faaliyetlere önemli katkılar sunacağına inanıyoruz.”

Ortak Şehir İçi Servis Sistemimiz, Sektörümüz İçin Adeta Bir Can Suyudur Haber

Ortak Şehir İçi Servis Sistemimiz, Sektörümüz İçin Adeta Bir Can Suyudur

OTOGAR HAYATINA 1998 YILINDA BAŞLADIM 1982 yılında Erzurum’da doğdum. Otogar hayatına 1998 yılında Büyük İstanbul Otogarı’nda 59–60 numaralı yazıhanede çalışarak başladım. 2008 yılında merhum Süleyman Hamurcu ve oğlu Rahmi Hamurcu tarafından kurulan Süha Turizm’in faaliyete geçmesiyle birlikte firmanın işletmeciliğini üstlendim. Yaklaşık 17 yıldır bu görevi yürütüyorum. Zaman içerisinde özellikle servis hizmetlerinde firmaların büyük zorluklar yaşadığını fark ettim. Her firmanın kendi servis ağını kurmasının sürdürülebilir bir model olmadığını gördüm. Bu ihtiyacı öngörerek 2015 yılında servis aracı yatırımı yaptım ve otogarda firmalara ücretsiz servis hizmeti sunmaya başladım. Daha sonra kardeşlerimle birlikte farklı firmaların da işletmeciliğini üstlendik. Eskilerin güzel bir sözü vardır: “Kötü ev sahibi kiracıyı mal sahibi yapar.” Biz de zaman içinde yaşadığımız bazı tecrübelerden sonra artık kiracı değil mal sahibi olma yolunu tercih ettik ve yatırımlarımızı bu doğrultuda büyüttük. SEKTÖRDE BU KADAR FARKLI OTOBÜS FİRMASINI TEK ÇATI ALTINDA BULUŞTURAN TEK SERVİS TAŞIMACISIYIZ Uzun yıllardır Esenler Otogarı’nda yazıhane işletmeciliği yapıyorum. Bunun yanında bir süredir şehirlerarası firmaların servis taşımacılığı işlerini de yürütüyorum. Bugün geldiğimiz noktada İstanbul’da ve hatta Türkiye genelinde bu kadar firmayı aynı çatı altında toplayarak şehir içi servis hizmeti sunan tek taşıma firması konumundayız. Esenler Otogarı’nda aktif olarak çalıştırdığımız 5 adet yazıhanemiz bulunuyor. Bu yazıhanelerde 11 farklı firmanın komisyonculuğunu yapıyoruz. Bunun dışında Alibeyköy Cep Otogarı’nda 3 yazıhanemiz hizmet veriyor. Ayrıca Anadolu Yakası’nda da 2 adet terminalimiz bulunuyor. Bugün itibarıyla bu terminallerde çalışan 38 adet servis aracımız var. Bunların 12 tanesi 27’lik diye tabir edilen midibüs, geri kalan araçlarımız ise minibüslerden oluşuyor. Minibüslerimizin tamamı Ford Transit, midibüslerimiz ise Otokar Sultan marka araçlardan oluşuyor. ÇALIŞANLARIMIZIN HAKLARINI HER ZAMAN TESLİM ETTİK Uğur Taşımacılık olarak en hassas olduğumuz konulardan biri çalışanlarımızın haklarıdır. Sigortasız hiçbir personel çalıştırmıyoruz. Tüm çalışanlarımızın sigorta girişleri yapılmadan işbaşı yapmalarına izin vermiyoruz. Bugün 78 kişilik bir kadroyla İstanbul’da hem yazıhane işletmeciliği hem de servis faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Şirketlerimizin kurulduğu günden bu yana 1 lira dahi vergi veya SGK borcumuz bulunmamaktadır. Güçlü sermaye yapımızla ülkemize katma değer sağlayarak ve istihdama öncelik vererek yolumuza devam ediyoruz. ORTAK SERVİS SİSTEMİYLE FİRMALARIN MALİYETİNİ YÜZDE 90’A YAKIN DÜŞÜRDÜK Şehirlerarası taşımacılık yapan firmaların en büyük maliyet kalemlerinden birinin şehir içi servis hizmetleri olduğunu sektörde herkes bilir. Birçok firma bu servisler nedeniyle ciddi zarar ediyor. Ulusal ölçekte çok büyük sefer ağı olan birkaç firma doğal olarak kendi servislerini kullanabiliyor ancak diğer firmalar için bu model sürdürülebilir olmaktan çıkmış durumda. Bu nedenle firmalar hızla servislerini birleştirme yoluna gidiyor. Biz de burada devreye giriyoruz. Tüm ekiplerimizle birlikte 7 gün 24 saat çalışarak yazıhanelerimizde biletleme hizmeti veriyor ve şehir içi yolcuların taşınmasını organize ediyoruz. Eskiden her firma kendi servisini kullanıyordu. Aynı güzergâha giden yolcular için 20 farklı firmanın 20 ayrı servisi yola çıkıyordu ama bu araçların yolcu kapasitesini topladığınızda aslında 5 aracın taşıyacağı kadar yolcu çıkıyordu. Yani 15 araç boş boş trafikte dolaşıyordu. Bu durum hem firmalara ciddi maliyet getiriyordu hem de yakıt tüketimi nedeniyle çevreyi kirletiyor, aynı zamanda trafik yoğunluğunu artırıyordu. Bizim geliştirdiğimiz ortak servis sistemi sayesinde bugün yaklaşık 40 firmaya kendi araçlarımızla ortak servis hizmeti veriyoruz. Bu sayede firmaların servis maliyetlerini %90’a yakın düşürmüş durumdayız. Bu oran gerçekten çok ciddi bir tasarruftur. Yıllık maliyet hesaplandığında firmalar için adeta can suyu niteliğinde bir destek anlamına geliyor. Eskiden 40 otobüsü olan firmanın da servisi vardı, 3 otobüsü olan firmanın da servisi vardı. Şimdi ise ortak servis sistemiyle hem maliyetler düşüyor hem de kaynaklar çok daha verimli kullanılıyor. SERVİS ÜCRETLERİNİ MİNİMUM SEVİYEDE TUTARAK SEKTÖRE DESTEK OLUYORUZ Bugün İstanbul’da bir servis aracının aylık maliyeti ortalama 275 bin liradan aşağı değildir. Yakıtı, personeli, bakımı, sigortası derken ciddi bir maliyet ortaya çıkıyor. Buna rağmen biz servis ücretlerini mümkün olan en düşük seviyede tutmaya çalışıyoruz çünkü amacımız sadece ticaret yapmak değil, aynı zamanda bu sektöre destek olmak. Firmalar zaten çok zor şartlarda ayakta kalmaya çalışıyor. Bu nedenle biz de elimizden geldiğince sektöre katkı sağlamak adına fiyatlarımızı piyasa şartlarının oldukça altında tutuyoruz ve firmalarımıza sorunsuz hizmet vermeye devam ediyoruz. EFE TUR İSTANBUL İŞLETMECİLİĞİNİ BÜNYEMİZE KATTIK Yakın zamanda Efe Tur yönetimi ile yaptığımız görüşmeler sonucunda Esenler, Alibeyköy ve Dudullu işletmelerini bünyemize kattık. Bu süreçte ciddi bir yatırım yaptık. Efe Tur yazıhanesini büyüterek diğer firmalarımızı da bu yapının içine dahil ettik. Yazıhane ve peron kullanımını daha pratik ve daha verimli hale getirdik. Operasyonlarımızın yönetimi açısından da bu bizim için oldukça iyi bir lokasyon oldu. Efe Tur’u bünyemize katmamızla birlikte bugün günlük ortalama 60 otobüs seferinin organizasyonunu düzenli bir şekilde yürütüyoruz. ANADOLU YAKASI’NDA OTOGAR SORUNU ARTIK KANGREN HALİNE GELDİ Bugün sektörün en büyük sorunlarından biri Anadolu Yakası’nda gerçek bir otogarın olmamasıdır. Anadolu Yakası’nda terminaller dağınık şekilde faaliyet gösteriyor ve bu sorun yıllardır çözülemiyor. Ne yazık ki devlet yeterince destek olmuyor, belediyeler yeterince destek olmuyor, sektör kuruluşları da bu konuda yetersiz kalıyor. Bugün firmaların Anadolu Yakası’nda terminallere ödediği kira bedelleriyle aslında çoktan modern bir otogar yapılabilirdi. Orada çok ciddi maliyetler ödeniyor ama kalıcı bir çözüm üretilemiyor. Sultanbeyli Otogarı’nın kaldırılıp Paşaköy gişeleri yakınlarında yeni bir otogar yapılacağı açıklandı ancak oradaki esnaf arkadaşlarla konuştuğumuzda yeni otogarın şehir merkezine oldukça uzak olacağı ve servis konusunda ciddi sıkıntılar yaşanacağı ifade ediliyor. Açık konuşmak gerekirse, o bölgede bir otogar yapılsa bile yolcuların bu noktayı ne kadar tercih edeceği konusunda ciddi soru işaretleri var. TEK BAŞINA YAZIHANECİLİK DÖNEMİ ARTIK BİTMİŞTİR Bugün sektörde açıkça söylemek gerekiyor ki tek başına yazıhanecilik dönemi artık bitmiştir. Bir yazıhanede genellikle 3 ya da 4 firma birlikte çalışıyor. Her firmanın ayrı işletmecisi, ayrı personeli var. Bu yapı artık sürdürülebilir olmaktan çoktan çıktı. Eğer bir yazıhanedeki 3 firma bir araya gelip ortak bilet kesemiyorsa ve servis organizasyonunu birlikte yönetemiyorsa, o işletmelerin ayakta kalması artık çok zor. Bugün otogarlarda ayakta kalmanın başka bir yolu kalmadı. Eğer herkes rakiplik anlayışını ve birbirini çekememe durumunu bir kenara bırakmazsa, çok kısa bir süre içinde iflasların yaşanması kaçınılmaz olacaktır. Burada yapılması gereken en doğru şey şudur: Aynı yazıhanede çalışan işletmeciler birleşmeli ve maliyetlerini ortak yönetmelidir. Biz bugün 40 firmanın servis organizasyonunu ve 10’dan fazla firmanın işletmeciliğini tek çatı altında nasıl topladıysak, yazıhaneci arkadaşlarımızın da artık ciddi şekilde oturup düşünmeleri gerekiyor. Bugün yazıhaneci dostlarımız arasında araçlarını sigorta yaptıramayan işletmeler olduğunu görüyoruz. Durum gerçekten çok ciddi bir noktaya geldi. Ben buradan tüm meslektaşlarıma açık bir çağrı yapıyorum: Birleşmenin yollarını bulun. Bu maliyetlerle tek başına ayakta kalma şansı artık yok.

Bir Kızın Eğitimi, Bir Toplumun Geleceğidir Haber

Bir Kızın Eğitimi, Bir Toplumun Geleceğidir

EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ SAĞLANMALI Eğitimde fırsat eşitliği birinci önceliğimiz. Özellikle de kızlarımızın eğitimi çok çok önemli. Her Kızımız Bir Yıldız projemiz de fırsat eşitliği alanında hayata geçirdiğimiz çok kıymetli projelerimizden biri. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) iş birliği ile yürüttüğümüz “Her Kızımız Bir Yıldız” programımız ile bugüne kadar 63 ilde 6.500’e öğrenciye ulaştık ve toplamda 20.000’e yakın burs sağladık. Her Kızımız Bir Yıldız ile yalnızca burs desteğiyle sınırlı kalmıyoruz aynı zamanda bölge ziyaretleri, mentorluk programları, kişisel gelişim eğitimleri ve kültürel etkinliklerle öğrencilerin akademik, sosyal ve kültürel gelişimine katkı sunuyoruz. Programımız kapsamında 750’si lise ve 250’si üniversite olmak üzere her yıl yaklaşık 1.000 öğrenci destekliyoruz. Kız çocuklarını eğitimde eşit fırsatlara kavuşturmak, kadınların istihdama katılımını artırarak toplumda eşit fırsatlara erişmelerine katkı sağlamak önceliğimiz. Bu vizyonla hayata geçirdiğimiz bir diğer projemiz ise “Mühendisliğin Yıldızları”. 2018 yılında Boğaziçi Üniversitesi Vakfı iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz “Mühendisliğin Yıldızları” programımız ile 40’a yakın kadın mühendis adayına burs ve eğitim desteği sağladık. Burada amacımız, sadece burs vermek ya da maddi bir destekten ibaret değil. Amacımız, kız çocuklarına güçlü bir gelecek vizyonu kazandırmak. Aslında burada temelde kız çocuklarının eğitiminden başlayan ve kadınların istihdamına uzanan uzun bir yolculuktan bahsediyoruz. Mercedes-Benz Türk olarak kadınların her alanda eşit fırsatlara erişmesi için canla başla ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. KADINLARIN İŞ HAYATINDA DAHA GÜÇLÜ YER ALMASI İÇİN KARARLIYIZ Mercedes-Benz Türk olarak sorumluluk bilinciyle hareket ediyoruz. Fırsat eşitliğini önemsiyor, tek bir gün değil her zaman ‘İşin Cinsiyeti Yok’ diyoruz. Eğitimde de mevcut istihdamın sürdürülebilirliğinde de istihdamın artırılmasında da somut adımlar atıyoruz. Aksaray Kamyon Fabrikamız ve Hoşdere Otobüs Fabrikamızda hayata geçirdiğimiz “Kadın Kaynak Operatörlüğü Meslek Edindirme Programları” ile son üç yılda her iki fabrikamızda da kadın saha çalışanı oranımızı iki katına çıkardık. Ofis çalışanları ve yönetim kadrolarındaki oranlarımızla da ayrıca gurur duyuyoruz. Ofis çalışanları içerisindeki yaklaşık yüzde 35’lik kadın çalışan oranı ile, Türkiye otomotiv sektör ortalamasının üzerinde istihdam sağlamaya devam ediyoruz. Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu’ndaki kadın üye oranımız ise yüzde 25. Bugüne kadar kadınların toplumda her alanda hak ettikleri güce kavuşmalarında inançla sağladığımız destekleri kısa süre önce lojistik ve taşımacılık sektörlerine de taşıdık ve “Benzersiz Kadınlar” projemizi hayata geçirdik. Her zaman yineliyoruz, kadınların istihdama katılmasını özendirmemiz gerekiyor. Muhakkak eğitim seviyesine dokunmamız, özellikle kadınların da mesleki eğitime ulaşmasını ve eğitimde kız çocuklarına fırsat eşitliğini sağlamamız lazım. KADINLAR DİREKSİYONDA, GELECEK YOLDA Lojistik ve taşımacılık sektöründe kadınların daha güçlü temsil edilmesini desteklemek amacıyla, Lojistik ve Taşımacılık Enstitüsü (CILT - The Chartered Institute of Logistics and Transport) Türkiye çatısı altında faaliyet gösteren Kadın Çalışmaları Kanadı WiLAT iş birliğiyle yürütülen “5 Yılda 5 Bin Kadın Sürücü” projesine dahil olduk. “Benzersiz Kadınlar” ana sloganı altında sürdürdüğümüz proje kapsamında kamyon ve otobüs segmentlerinde kadın sürücü istihdamının artırılmasına yönelik eğitimden istihdama uzanan somut destekler sunuyoruz. Müşterilerimizle iş birliği içinde 10 kadın kamyon sürücüsü ve 10 kadın otobüs sürücüsünün sürücü kursu, ehliyet, SRC belgesi, psikoteknik değerlendirme ve ilgili yasal süreçlerine destek sağlıyoruz. Projemiz kapsamında kadın sürücü adaylarımız için ileri sürüş teknikleri eğitimleri de düzenleyeceğiz. Kısa süre önce kadın sürücü adaylarımızı belirledik. Adaylarımızın çıkacakları uzun yollar için hep birlikte ilk adımı attık. Gelecek adımlar için heyecanlıyız. CESARETİNİZ YOLUNUZU AÇSIN! Kadınlarımıza verebileceğim ilk mesaj kendilerine inanmaları ve güvenmeleri. Merak duygularını kaybetmesinler ve öğrenmeyi süreklilik haline getirsinler. Zorluklar karşısında cesaretleri kırılmasın. Ne olursa olsun ellerinden gelenin en iyisini yaparak ilerlemeye devam etsinler. Sanayide, sahada, lojistikte, taşımacılıkta, işin kaynağında, kadının tercih etmeyeceği varsayılan birçok alanda var olmaya ve işin cinsiyeti olmadığına kararlılıkla inançlarını sürdürsünler. Çünkü biz biliyoruz ki “İşin Cinsiyeti Yok”. Dünya Kadınlar Günümüz kutlu olsun!

2025 Yıl Değerlendirmesi: Renault Trucks, Zorlu Pazarda Konumunu Güçlendirdi Haber

2025 Yıl Değerlendirmesi: Renault Trucks, Zorlu Pazarda Konumunu Güçlendirdi

Bölgelere Göre Avrupa: 48,362 araç (-4%[1]) Diğer uluslararası pazarlar: 6,649 araç (+3%1) Tonajlara göre Orta ve ağır segment araçlar: 36,842 araç (2024 ile aynı düzeyde gerçekleşti) Hafif ticari araçlar: 18,169 araç (-10%1) Elektrikli araçlar Toplam: 2,612 elektrikli araç Elektrikli orta ve ağır segment araçlar: 800 araç (-20%1) Elektrikli hafif ticari araçlar: 1,812 araç (+190%1) Avrupa’da güçlenen pazar payı Avrupa’da Renault Trucks, 16 ton ve üzeri segmentte (İsviçre, Norveç ve Birleşik Krallık dahil, AB30) pazar payını 0,3 puan artırarak %9,4’e yükseltti. Pazar payı, Avrupa ülkelerinin büyük çoğunluğunda artış gösterdi. Özellikle İrlanda (%14,6; +1,3 puan), İspanya (%14,1; +0,4 puan) ve Lüksemburg’da (%13,1; +7 puan) dikkat çeken büyüme kaydedilen ülkeler oldu. Bu olumlu tablo, büyük ölçekli siparişlerin etkisiyle desteklendi. Örneğin Macaristan’da Waberer’s’e teslim edilen 285 adet kamyon, ülkedeki pazar payını 1,8 puan artırarak %12,2’ye taşıdı. Diğer uluslararası pazarlar: istikrarlı büyüme alanları Renault Trucks, 2025 yılında 6.649 adet araç satışı ile diğer uluslararası pazarlardaki hacmini 2024’e kıyasla %3 oranında artırdı. Birleşik Arap Emirlikleri’nde rekor performans sergileyerek pazar payını %15’e yükseltti . Katar’da ise Doha şehrindeki atık toplama hizmetlerinin özelleştirilmesi kapsamında Lavajet’e 90 adet kamyon teslim edildi ve 7 yıllık bir servis sözleşmesi imzalandı. Renault Trucks, Türkiye’de ise %6,4 ile istikrarlı pazar payını koruyarak konumunu güçlendirdi. 2025 yılında Karınca Lojistik ve Hilal Trans’a yapılan 100’er adet Renault Trucks T 480 teslimatı, yılın dikkat çeken filo yatırımları arasında yer aldı. Afrika kıtasında büyüme ivmesi devam etti. Tunus’ta satış hacmi iki katına çıkarak pazar payı %22’ye yükseldi (+7 puan). Sahra Altı Afrika’da ise uygun finansman çözümleri ve özellikle madencilik operasyonlarına uygun ağır hizmet araçlarının dayanıklılığı sayesinde satışlar %25 arttı. İkinci el kamyonlar: araçların yaşam döngüsünü uzatma stratejisi Renault Trucks, 2025 yılında 6.588 adet ikinci el kamyon satışı gerçekleştirdi (2024: 7.127 adet araç). Bu düşüş, ağırlıklı olarak ikinci el araç arzındaki azalmadan kaynaklandı. Öte yandan Renault Trucks, kamyonların kullanım ömrünü uzatmaya yönelik çözümler geliştirmeye devam ediyor. Bu kapsamda Bourg-en-Bresse'deki İkinci El Kamyon Fabrikası yeniden kullanım merkezi ve Lyon’daki İkinci El Kamyon Tesisi’nde gerçekleştirilen yeniden kullanıma sunulma imkanlarından yararlanıyor. Elektromobilite: güçlü büyüme ve genişleyen ürün gamı Renault Trucks, 2025 yılında 2.612 adet elektrikli araç satışı ile 2024’e (1.628 adet) göre %60’lık bir büyüme kaydetti. Bu artışın temel nedeni, elektrikli hafif ticari araçlar oldu. Teslimatlar, 2024’te 625 adetten 2025’te 1.812 adede yükselerek neredeyse üç katına çıktı. Elektrikli hafif ticari araç siparişlerinde geçen yıl kaydedilen %48’lik artış, 2026’da da büyümenin süreceğine işaret ediyor. Avrupa elektrikli orta ve ağır vasıta segmentinde Renault Trucks’ın pazar payı %15 olarak gerçekleşti (2024: %24,2). Artan rekabete rağmen Renault Trucks’ın elektrifikasyon oranı %3,5 ile Avrupa ortalaması olan %2,2’nin üzerinde gerçekleşti. Renault Trucks, iç pazarda ise elektrikli orta ve ağır vasıta segmentinde %63 gibi son derece yüksek bir pazar payıyla liderliğini sürdürdü. Karayolu yük taşımacılığında elektrifikasyona öncelik veren Renault Trucks, bu doğrultuda yatırımlarını artırarak ürün gamını yeni elektrikli modeller ile genişletti. Aşağıdaki modeller 2026 yılında üretime girecek: Renault Trucks E-Tech D: Şehir içi dağıtım için ultra kompakt kamyonlar (12 ve 14 ton versiyonlar), Fransa Blainville-sur-Orne (Calvados) tesisinde üretilecek. Renault Trucks E-Tech T 540: Bölgesel taşımacılık için tasarlanan model, Fransa Bourg-en-Bresse (Ain) tesisinde üretilecek. Renault Trucks E-Tech T 585: Yük taşıma kapasitesini optimize eden model, Bourg-en-Bresse (Ain) tesisinde üretilecek. Renault Trucks E-Tech T 780: Uzun yol taşımacılığı için geliştirilen ve tek şarjla 600 km menzil sunan elektrikli kamyon, Bourg-en-Bresse (Ain) tesisinde üretilecek. Ayrıca Renault Trucks, 2027 yılında Flexis tarafından geliştirilen yeni nesil hafif ticari araçların satış ve ticari faaliyetlerini de üstlenecek. Renault Trucks CEO’su Antoine Duclaux, değerlendirmesinde; “Renault Trucks, güçlü büyüme yıllarının ardından normale dönen bir pazarda dayanıklılığını bir kez daha kanıtladı. Avrupa’daki konumumuzu korurken uluslararası büyümemizi sürdürüyor, özellikle elektrikli hafif ticari araçlar başta olmak üzere elektromobilite alanındaki atılımlarımızı hızlandırıyoruz. Hedefimiz, müşterilerimizin ekonomik performansını korurken taşımacılığı sürdürülebilir bir şekilde dönüştürmek,” açıklamasında bulundu.

Mars Logistics, Filosunu 150 Adet Mercedes-Benz Actros L ProCab ile Genişletti Haber

Mars Logistics, Filosunu 150 Adet Mercedes-Benz Actros L ProCab ile Genişletti

Mercedes-Benz Türk, lojistik sektöründeki iş ortaklıklarınıgüçlendirmeye devam ediyor. 35 yılı aşkın süredir uluslararasıtaşımacılık, depolama, dağıtım, hava ve deniz kargo, intermodal, demiryolu, proje taşımacılığı ve depolama hizmetleri sunan Mars Logistics, filosunu 150 adet Mercedes-Benz Actros L ProCab ile genişleterek araç parkındaki Mercedes-Benz marka araç sayısını artırdı. Filonun önemli bir bölümünü Mercedes-Benz marka araçlar oluştururken, teslimatı gerçekleştirilen yeni araçlar Mars Logistics’in uluslararası nakliye operasyonlarında aktif olarak kullanılacak. Mercedes-Benz Türk Aksaray Kamyon Fabrikası’nda üretilen Mercedes-Benz Actros L ProCab’ler, yüksek güvenlik donanımları, yakıt verimliliği, dayanıklılık ve operasyonel verimlilik avantajlarıyla Mars Logistics’in hizmet kalitesine doğrudan katkı sağlayacak. Teslimatın, takas desteğiyle ve Mercedes-Benz Kamyon Finansman (MBKF) kredisi kullanılarak gerçekleştirilmesi ise bu iş birliğinin en dikkat çekici unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Teslimat töreni, Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün, Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Direktörü Alper Kurt, 2. El Kamyon ve Otobüs Satış Direktörü Didem Daphne Özensel, Satış Sonrası Hizmetler Direktörü Tolga Bilgisu, Kamyon Filo Satış Grup Müdürü Çağdaş Özen, İletişim Müdürü Miray Demirel, Mercedes-Benz Kamyon Finansman CEO’su Gökmen Onbulak, Mars Logistics Yönetim Kurulu Başkanı Garip Sahillioğlu, Yönetim Kurulu Üyesi Gökşin Günhan, Filo Operasyonlarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Erkan Özyurt, Mars Logistics İş Geliştirme, Planlama ve Fiyatlandırmadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Önder Başboğa, Filo Yatırım ve Bakım Onarım Koordinatörü Kerem Karaduman, Kurumsal İletişim ve Marka Yönetimi Müdürü Kader Özal, Gelecek Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Beşir Acar, Gelecek Otomotiv CEO’su Ebubekir Koman, Gelecek Otomotiv Diyarbakır Genel Müdürü Serdar Ulağ ve Gelecek Otomotiv Filo Satış Müdürü Yusuf Odabaş’ın katılımıyla Çırağan Sarayı’nda gerçekleştirildi. Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Direktörü Alper Kurt törende yaptığı konuşmada “Mercedes-Benz Türk olarak her zaman müşterilerimizin operasyonel ihtiyaçlarına en uygun çözümleri sunmaya odaklanıyoruz. Aksaray Kamyon Fabrikamızda ürettiğimiz 150 adet Mercedes-Benz Actros L ProCab’in, yüksek güvenlik donanımları, yakıt verimliliği ve dayanıklılığıyla Mars Logistics’in uluslararası taşımacılık operasyonlarına önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Bu teslimat, iki şirket arasındaki iş birliğinin ne kadar sağlam temellere dayandığını da ortaya koyuyor. Mars Logistics ile 2021 yılında başlayan ve karşılıklı güvene dayanan iş birliğimizin önümüzdeki dönemde de güçlenerek devam etmesini temenni ediyorum.” dedi. Gelecek Otomotiv CEO’su Ebubekir Koman da şöyle konuştu: “Gelecek Otomotiv olarak uzun yıllardır sektöre kalite ve güven odaklı teslimatlar gerçekleştiriyoruz. Mars Logistics gibi sektörünün öncü firmalarından birine 150 adet Mercedes-Benz Actros L ProCab teslim etmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu araçların uluslararası nakliye operasyonlarında yüksek verimlilik sağlayacağına inanıyoruz. İş ortaklığımızın güçlenerek devam etmesini diliyoruz.” Mars Logistics Yönetim Kurulu Üyesi Gökşin Günhan ise “35 yılı aşkın süredir lojistiğin tüm alanlarında müşterilerimize güvenli ve kaliteli hizmet sunuyoruz. Bu hizmet anlayışımızın temelinde, operasyonlarımızda kullandığımız araçların performansı ve güvenilirliği yer alıyor. Bugün teslim aldığımız 150 adet Mercedes-Benz Actros L ProCab ile filomuzdaki Mercedes-Benz marka araç sayısı önemli bir paya sahip oldu. Yüksek ikinci el değeri, yaygın servis ağı, yedek parça bulunurluğu ve ihtiyaçlarımıza uygun servis sözleşmeleri operasyonlarımızda bize önemli avantajlar sağlıyor. Mercedes-Benz Türk ile yürüttüğümüz bu güçlü iş birliğinin önümüzdeki dönemde de artarak devam edeceğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

Kâmil Koç'ta Yolcu Deneyimi : 100 Yıllık Bir Güven Kültürü Haber

Kâmil Koç'ta Yolcu Deneyimi : 100 Yıllık Bir Güven Kültürü

İlk Göz Ağrım Kâmil Koç Kasım 1994’te, Ankara'da doğdum.1999 yılında Bursa'ya taşındık. İlkokul, ortaokul ve üniversite eğitimimin tamamı Bursa'da geçti. Bursa'ya taşınma sebebimiz tayindi. Ailem memur olduğu için Ankara'dan Bursa'ya geldik. 1999 yılından beri Bursa'dayız ve tüm eğitim hayatım burada geçti. Daha önce farklı bir sektörde veya firmada çalışmadım. İlk iş yerim Kamil Koç oldu, ilk göz ağrım.2012 yılında Kâmil Koç'a girdim. Dedem de eski otobüsçüydü. Küçükken dedemin evine gittiğimde, evinin önünde hep bir Kâmil Koç otobüsü olurdu. Dedem de şehirler arası taşımacılık yapıyordu, Kâmil Koç'un sözleşmeli iş ortağıydı o zamanlar. Üniversite eğitimim sırasında Kamil Koç’ta çalışmaya başladım. O zaman da yolcu ilişkileri departmanında çalışıyordum. Sonrasında süreçlere hâkim oldukça yavaş yavaş yönetici pozisyonuna geçtim. Üniversitede farklı bir bölümde eğitim aldım ama o günün şartları beni yolcu ilişkileri departmanına yönlendirdi. Daha sonra gizli müşteri bölümüne geçtim. 1,5-2 yıl boyunca Kâmil Koç'ta gizli müşteri takım liderliği yaptım. Sonrasında raporlama yöneticisi, yolcu ilişkileri yöneticisi ve müdürü oldum. Şu an yolcu ilişkileri süreçlerinden sorumluyum. Artık Süreci Farklı Yönetiyoruz Benim başladığım Yolcu ilişkileri departmanında da temelde şu an yaptığımız işin aynısını yapıyorduk ancak süreç çok daha manueldi. Dijital imkanlar bu kadar geniş olmadığı için müşteri deneyiminin kalitesini kendi maaşlı personellerimizin yaptığı gizli yolculuklar aracılığıyla ölçüyordu. Türkiye'nin her yerine çalışma arkadaşlarımızın seyahat etmelerini sağlayarak mümkün olan en fazla veriyi toplamaya çalışıyorduk. O dönemde dijital imkanlar bu kadar geniş olmadığı için yolcularımızdan bu kadar hızlı ve fazla geri bildirim alamadığımız için bu yolla bir oto kontrol mekanizması geliştirmiştik. Fakat artık bu tip bir iş modeline ihtiyaç yok. Süreci dijital olarak çok daha hızlı ve tutarlı şekilde yönetebiliyoruz. O zamanlar maliyetliydi, yavaştı ve toplayabileceğimiz veri kısıtlıydı. Artık aylık 40 binden fazla müşteri geribildirimi topluyor ve analiz ediyoruz. Pandemiyle birlikte bu departmanı kapattık, buradaki yüksek bilgi birikimine sahip arkadaşlarımızı sahadan ofise çektik ve süreci yepyeni bir bakış açısıyla yeniden ele aldık. Şikayetleri Yolcudan Önce Tespit Ediyoruz Öncelikle yenilenen teknoloji ve toplayabildiğimiz büyük veri sayesinde artık oluşabilecek olumsuzlukları önceden tespit edip önlem alabiliyoruz. Sektördeki en kurumsal firmayız, yolcu deneyimini en iyi seviyeye getirmek için çeşitli departmanlarda uzman personeller ile destek hizmetler veriyoruz: kalite kontrol, operasyon merkezi, trafik kontrol, çağrı merkezi… Bunlara ek olarak yolcu ile birebir çalışan host ve hostes arkadaşlarımız da çok kapsamlı bir oryantasyon sürecinden geçerek işe başlıyorlar. Bu sürecin sonunda da her biri ile anlık iletişim kurarak yolculuktan önce ve yolculuk sırasında oluşabilecek olumsuz durumlara müdahale ediyor, başarılı performanslarını da takdir ediyoruz. Tabi siz ne kadar önlem alsanız da yolculuk dinamik bir süreç. Her an her şey olabiliyor. Bizim bu konudaki tavrımız hiçbir olumsuzluğun ikincisini yaşatmamak üzerine. Amacımız tabi ki tüm olumsuzlukları sıfırlamak. Ancak olurda yolcumuz bir olumsuzluk yaşarsa personelimiz bunu hemen tespit edip düzeltilmesi için gerekli adımları atar. Böylece aynı sorun tekrar yaşanmaz. Dijitalleşmeye Uyum Sağladık Yukarıda da bahsettiğim gibi süreçlerimizi ciddi oranda dijitalleştirdik fakat bu geçiş ne kadar büyük olsa da sancılı olmadı. Pandemi, tüm sektörlerde dijitalleşmeyi hızlandırdı. Biz de bu trende global ortağımız Flix'in teknolojik yapısından faydalanarak hemen uyum sağladık. Flix ile birlikte dijital hizmetlerimizi global standartlarında üzerine taşıdık. Örnek vermek gerekirse driver app, filo takip, rötar takip, kalite kontrol, yolcu geri bildirim analizi, iç süreçlerdeki geliştirmeler ilk aklıma gelenler. Dijitale geçişte kontrol mekanizmaları da değişti. Artık insana bağlı kontrol yok, her şeyi yazılım üzerinden takip ediyoruz. Yolcu bildirimlerini tüm platformlardan topluyoruz. Topladığımı geri bildirimler bizim için en önemli veri kaynağıydı ancak sınırlıydı. Şimdi ulaşılabilirliği artırdık, kanalları genişlettik: WhatsApp, online forum vb. platformlar, sosyal medya, çağrı merkezi, e-posta. Bu genişlikte veriyi oraya birilerini göndererek toplayamazsınız. Şimdi Kamil Koç otobüsünün olduğu her yerden bildirim alabiliyoruz. Milyonlarca yolcu taşıdığımız için, anlık ulaşılabilirlik sayesinde olumlu/olumsuz her şeyi aktarıyorlar. Yukarıda da dediğim gibi biz de bunları dikkate alıp her an gelişiyoruz. Yolcu Her Zaman Haklıdır Yolcunun beklentisi, A noktasından B noktasına güvenli, taahhüt edildiği şekilde ve zamanda, rahatça ulaşmaktır. Kamil Koç’ta olaya bütüncül yaklaşarak yolcunun seyahat etmeye karar verdiği andan gideceği yere ulaştığı ana kadar tüm süreçlerimizi yolcu memnuniyetine göre düzenleriz. Yolcu ne söylerse haklıdır, çünkü subjektiftir. Somut verilerle yolcunun söylediği birbirini tutmuyor mu bunun bir önemi yok yolcu ne diyorsa %100 doğrudur. Örneğin yolcu güzergahta 3 ikram bekliyorken bizim standardımız o güzergahta 2 ikram yapılmasıysa ve buna göre ikram yapılmışsa anında 3. bir ikram daha yaparız. Biz yolcuyla birebir temas noktasındayız. 100 yıldır tüm Türkiye’yi iyi günde kötü günde gideceği yere ulaştırıyoruz. Bu söylerken kolay ama düşünün; düğüne giden, çocuğunun torununun doğumuna giden, ilk kez üniversiteye giden, ya da cenazeye giden… Biz 100 yıldır tüm bu duygulara ortağız. Ve duygusal tarafı bu kadar çeşitli ve yoğun olan bir sektörde tabi ki yolcu %100 haklıdır. Onlar talep eder biz karşılarız… Tabi ki aksaklıklar olabilir olacak da ama Kamil Koç olarak biz 100 yıldır hizmetimizin arkasındayız. Yolcumuz da bunu takdir ediyor ve bizi tercih ediyor. Gelen Tüm Geri Bildirimleri İnceliyoruz Kamil Koç Müşteri İlişkileri Departmanı’nda bizim tüm süreçlerimiz hazır: Hangi durumda kim ne yapacak hepsi en ince ayrıntısına kadar belirlenmiş durumda. Bizde hiçbir talep boş geçilmez. Bununla ilgili bir süreç kurgumuz varsa anında işletmeye başlarız, diyelim ki öyle bir durumla ilk kez karşılaştık onu da öğrenerek hemen olası süreçlerimize dahil ederiz. Yolcu başvurarak bize talebini ilettiği ilk anda işleme başlarız. Genelde işlemin başlamasından itibaren maksimum 15 dakikada ilgili talebi karşılamış oluruz. Kategoriye göre zaman zaman tabi ki değişiklik gösteriyor ancak ortalama talep karşılama süremiz 10-15 dakika. Peki bu nasıl mümkün oluyor? 30 kişilik ekibimizle yolcularımıza 24 saat hizmet veriyoruz, otogarlardaki ofislerimizde yolcularımızla yüz yüze görüşme imkânımız oluyor. Bazı vakalarda bu şekilde yerinde müdahale etme şansımız da oluyor. Tüm bu geri bildirimlerin ışığında kendini sürekli geliştiren bir ekibiz. Bu sinerji de her şeye hazırlıklı olmamızı sağlıyor. Personellerimiz Adaptasyon Sorunu Yaşamıyor Personellerimiz işe başlama önce şirket içinde ve dışında yaptığımız eğitimleri alıyorlar. Buna ek olarak çok kapsamlı bir oryantasyon sürecine tabi oluyorlar. Yaklaşık 2-3 aylık bu süreçler tamamlandıktan sonra tamamen hazır olduklarına işe başlıyorlar. Biz de bu süreçte işlerini her zaman kolaylaştırıyoruz: Zaten yukarıda da söylediğim gibi bizim tüm süreçlerimiz hazır. İstanbul, Adana veya başka yerde olsa bile, onaylı dokümanlar, senaryolar ve bu senaryolar gerçekleştiğinde alınacak aksiyonlar aynı. Sadece heyecan ve ifade kısmını zamana bırakıyoruz. Büyün bunlar, Flix'in dijital alt yapısı ve kendi senaryo hazırlığımız sayesinde. Herkes neyle karşılaşacağını bilir, böylece adaptasyon sorunu olmaz. Yolcuların Bilinç Düzeyi Artmış Durumda Yolcularımız çoğu zaman kanalları düzgün kullanıyorlar. Halkın bilinç ve teknoloji kullanım seviyesi sürekli daha iyiye gidiyor. Süreçlerimiz 70 yaşındaki amca/teyze için de, 15 yaşındaki genç için de uygun. Her kesim için ulaşılabiliriz. Bu, geri bildirimleri artırıyor; olumlu yönleri geliştirip olumsuzları azaltıyoruz, yolcu deneyimini iyileştiriyoruz. Tek Amacımız Yolcunun Memnuniyetini Sağlamak Bölgeler, diğer departmanlar ve iş ortaklarıyla sürekli iletişimdeyiz. Geri bildirim iyileştirmesinde onlara da ihtiyaç duyuyoruz: kabin hizmetleri, kalite kontrol, otobüs işletenler, bilet satış, bölge müdürleri. Her gün iç içeyiz. Olumsuzluğu ikinciye yaşatmamak, mağduriyeti gidermek için şirketimizin tüm imkanlarını istediğimiz ölçekte kullanabiliyoruz. Bu da başta CEO ve İcra Kurulu’muz olmak üzere tüm yöneticilerimizin aynı vizyon ve bakış açısını paylaşmasıyla oluyor. Her biri her zaman arkamızdalar. Bu tip bir hizmet anlayışı ve süreç takibi ancak Kamil Koç ölçeğinde şirketlerde sağlanabilir. Ekibimiz hem çok büyük hem de çok tecrübeli. Yıllardır birlikte çalışma kültürünün getirdiği sinerji ile yol arkadaşlarımıza başka hiçbir yerde bulamayacakları bu iletişim ve ulaşılabilirlik imkanını sağlıyoruz. Bu birlikte çalıştığımız partnerlerimiz için de çok büyük bir avantaj. Bizim için sözleşmeli ya da değil üzerinde Kamil Koç logosu olan tüm araçlar ve bu araçlarda seyahat eden her yolcu birbirine eşittir. Bu yaklaşım sayesinde partnerlerimizin de içi her zaman çok rahat ediyor. Şeffaf Bilgilendirme Sistemi Yolcuda Güven Yaratıyor Eskiden yolcular sadece zamanında gitmek istiyordu. Şimdi bilgilendirilmek, sürece dahil olmak, şeffaflık istiyor. Biliyorsunuz aracımız trafikte kalabiliyor, yol durumuna göre birkaç dakikalık gecikmeler olabiliyor. Bu gibi durumlarda hemen yolcumuzu sms ile bilgilendiriyoruz. Sms’teki linkten araçlarının konumunu anlık olarak takip edebiliyorlar. Olası bir uzun gecikmede ise çok daha önceden bilgilendiriyoruz ve canlı konum gönderiyoruz ki yolcumuzun vaktini çalmayalım. Bu yaklaşım sayesinde yolcumuzun da mağduriyetini en aza indirmiş oluyoruz. Yolcumuz kendini değerli hissediyor. Kamil Koç’ta yolcu, yol arkadaşı demek. 100 yıldır bu yaklaşımla kültürümüzün en temel yapıtaşlarından misafirperverlikle tüm Türkiye’ye yol arkadaşlığı yapıyor, onları araçlarımızda ağırlıyoruz. Buna paralel olarak arkadaşlarımızı bekletmiyor, gecikirsek de haber verip bilgilendiriyoruz. Her türlü aksaklıkta aynı sosyal hayatta arkadaşlık ilişkilerimizde olduğu gibi çözümler sunuyoruz, olası mağduriyetlerini en aza indiriyoruz. Onlarla iletişim kurarak şeffaf bir şekilde bizimle birlikte konuya hâkim olmalarını sağlıyoruz. İşte bu yüzden 100 yıldır onlar da bize güveniyorlar. Teveccüh gösteriyorlar. Nitekim bugün Kamil Koç Türkiye’nin 100 yaşına ulaşmış nadir şirketlerinden biri, çok kıymetli bir değeri ve karayolu seyahati dendiğinde akla ilk gelen markası. Tüm yol arkadaşlarımıza teşekkür ederiz.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.