Hava Durumu

#Taşımacılık

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Taşımacılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Taşımacılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ankara’daki Yolculuğumuzu İstanbul’a da Taşıyacağız Haber

Ankara’daki Yolculuğumuzu İstanbul’a da Taşıyacağız

HAYATIM 1980 YILINDA SANAYİDE KAROSERCİLİĞİ ÖĞRENMEKLE BAŞLADI 1967 yılında Ankara'nın Çamlıdere ilçesinde doğdum. Evliyim, iki çocuk babasıyım. Hayatım 1980 yılında sanayide karosercilik ile başladı. 1982'de Bursa'ya geçtim; dönemin ünlü ustası Fevzi Usta'nın yanında altı yıl boyunca gece gündüz çalıştım. O yıllar hem mesleğimi hem de bu işe bakışımı şekillendirdi. 1987'de askere gittim. Döndükten sonra Ankara'ya yerleştim ve 1990'a kadar karoserciliğe devam ettim. Ardından mavi bir Ford minibüs alarak taşımacılık işine girdim; Ankara'nın servis taşımacılığı yapan firmalarında bireysel arabacılık yaptım. 1993 yılında Çalıkıran Turizm'i kurdum. Şirketi anonim şirket yapana kadar durmadan çalıştım; zamanla turizm taşımacılığının yanına servis taşımacılığını da ekledik. OTOBÜSÇÜLÜK BİZDE BABA MESLEĞİ; İLK ÇIKAN V6'LARLA YOLA ÇIKTIK Otobüsçülük bizde baba mesleği. Babam Gazanfer Bilge Turizm bünyesinde bireysel otobüsçülük yapardı. İlk çıkan V6, ardından V8 araçlarla yıllarca taşımacılık yaptık. 2004 yılında 403 alarak peron taşımacılığına devam ettik. 2011'de acentemizi açarak turizm işine profesyonel olarak adım attık. Uzun yıllar kardeşlerimle birlikte hem turizm hem de servis taşımacılığını birlikte yürüttük. 2026 yılının başında şirketten ayrılarak Çalıkıran Seyahat ve Call Tur şirketlerini kurdum. Bu iki yapıyla yeni bir dönem başlattım; birikimimi, sektördeki ismimi ve kurumsal anlayışımı daha odaklı bir çerçevede hayata geçiriyorum. HİZMET KALİTESİ VE GÜVENLİKTE ASLA TAVİZ VERMİYORUZ Artık araç vermekle yetinmiyoruz; kendi turlarımızı kendimiz düzenliyoruz. Karadeniz, Güneydoğu, Ege günübirlik turları, butik organizasyonlar, Batum konaklamalı programlar, Balkan ve Avrupa turları portföyümüzde yer alıyor. Bunların yanı sıra uçak bileti satışı yapıyoruz; İtalya ve Dubai başta olmak üzere çeşitli yurt dışı turlar için anlaşmalarımız mevcut. Hizmet kalitesinde taviz vermiyoruz. Turlarımızda gittiğimiz bölgenin 5 yıldızlı otellerini tercih ediyoruz; 5 yıldız yoksa 4 yıldızdan aşağıya inmiyoruz çünkü Abdullah Çalıkıran olarak sektörde tanınan, güvenilen bir isim var ortada. Bu ismi hizmet kalitesiyle taşımak mecburiyetindeyiz; bu hem bir tercih hem de bir sorumluluk. ANKARA ARTIK BİZE DAR GELİYOR; İSTANBUL'DA CİDDİ POTANSİYEL GÖRÜYORUM Şu an 100'e yakın araçlık bir filoya sahibiz. Bu yıl içinde Mercedes-Benz Sprinter, Vito ve Tourismo; Temsa MD9; Isuzu Kendo ve MAN olmak üzere çeşitli markalardan araç alımlarımız gerçekleşti. Filomuz ciddi ölçüde hem yenilendi hem de büyüdü. 65 kişilik ekibimizle faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. İki oğlum şirket yönetiminde aktif rol üstlendi; bu bana hem moral hem de güç veriyor. Ankara'da 22 otobüsle çalışıyoruz ama Ankara artık bize dar gelmeye başladı. İstanbul'da ciddi bir potansiyel görüyorum ve bu potansiyeli değerlendirmek için Ataköy'de ofis açmayı planlıyoruz. Bunun yanı sıra 20 ila 30 araçlık bir binek araç filosuyla Rent A Car sektörüne de giriyoruz. Yakın zamanda büyük bir markanın bayiliğini bünyemize katıyoruz. Çalıkıran Seyahat büyümeye devam edecek. İŞLERİN AZ OLMASI FİYATLARIN CİDDİ ORANDA KIRILMASINA SEBEP OLUYOR Bu sezonu iyi göremiyorum; açık konuşmak gerekiyor. Her geçen yıl bir öncekinin altında kalıyoruz. Çalıştığımız acentelere bu sezon öncesine kadar 300 araç verirken, şu an 150 bile vermekte güçlük çekiyoruz. Sektörde yaklaşık yüzde elli oranında bir daralma var. Bu daralmanın ardında küresel dinamikler yatıyor. Devam eden savaşlar, ekonomik belirsizlik, altın fiyatlarındaki yükseliş... Bunların tamamı insanların seyahat kararlarını doğrudan etkiliyor. İnsanlar gezmeyi ertelerken, sektörümüz ağır bir yük taşıyor. Biz köklü ve mali yapısı sağlam bir firma olduğumuz için çarkı döndürmeye devam edebiliyoruz ama küçük bireysel işletmeciler için tablo çok daha ağır. Bireysel otobüsçüler şu an iş bulamadığı için fiyat kırmak zorunda kalıyor. Depodan mazot bitmeden gitmesi gereken iş 20-25 liraya karşılık, 15-20 liraya kabul ediliyor. Bu fiyat kırımı bir süre sonra bizim gibi kurumsal firmaları da etkisi altına alıyor. Piyasadaki bu kısır döngü kırılmadan, sektörün gerçek anlamda toparlanması mümkün değil. Bireysel işletmecinin ayakta kalması, bütün sektörün sağlığı açısından zorunludur.

Tur Transit Lojistik, Filosunu 50 Yeni Mercedes-Benz Actros L 1848 LS ile Güçlendirdi Haber

Tur Transit Lojistik, Filosunu 50 Yeni Mercedes-Benz Actros L 1848 LS ile Güçlendirdi

Mercedes-Benz Türk, lojistik sektörünün değişen ihtiyaçlarına yönelik geliştirdiği araçlarıyla müşterilerinin operasyonel verimliliğini desteklemeyi sürdürüyor. Bu kapsamda Tur Transit Lojistik’e teslim edilen 50 adet Mercedes-Benz Actros L 1848 LS, uluslararası taşımacılık operasyonlarında yüksek performans, sürücü konforu ve toplam sahip olma maliyeti avantajıyla şirketin operasyonel gücüne katkı sağlayacak. Teslimat törenine Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Direktörü Alper Kurt, Mercedes-Benz Türk 2. El Otobüs ve Kamyon Satış Direktörü Didem Özensel, Kamyon Filo Satış Grup Müdürü Çağdaş Özen, Satış Sonrası Hizmetler - Kamyon Teknik Grup Müdürü Mehmet Karal, Filo Satış Koordinatörü Mert Özer, Mercedes-Benz Kamyon Finansman Kamyon Satış ve Pazarlama Müdürü Onur Sağdıç, Tur Transit Genel Müdürü Melis Yüksel, Proje Kargo Direktörü Serdar Atabek ve grup şirketlerinden Titan Proje Kargo’nun Yönetim Kurulu Başkanı Şebnem Zeybek katıldı. Teslimata ilişkin değerlendirmede bulunan Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Direktörü Alper Kurt "Lojistik sektörü, operasyonel verimlilik, toplam sahip olma maliyeti ve sürücü memnuniyetinin her geçen gün daha fazla önem kazandığı dinamik bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Mercedes-Benz Türk olarak müşterilerimizin ihtiyaçlarına uygun ürünlerimizi, satış sonrası hizmetlerimizi ve finansman çözümlerimizi bütüncül bir yaklaşımla sunuyoruz. Uluslararası lojistik sektöründe 45 yılı aşkın deneyime sahip Tur Transit Lojistik'in ihtiyaçları doğrultusunda Aksaray Kamyon Fabrikamızda ürettiğimiz 50 adet Mercedes-Benz Actros L 1848 LS’i teslim etmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Yeni araçların Tur Transit Lojistik'e hayırlı olmasını diliyorum." ifadelerini kullandı. Tur Transit Lojistik Genel Müdürü Melis Yüksel ise "Kuruluşumuzdan bu yana insana yatırım yaparak “Taşımacılık” ve “Lojistik”te üstün müşteri memnuniyeti kazandık. Uluslararası lojistik sektöründe müşterilerimize güvenilir, verimli ve sürdürülebilir çözümler sunmayı önceliğimiz olarak görüyoruz. Filomuza kattığımız 50 yeni Mercedes-Benz Actros L 1848 LS ile operasyonel gücümüzü daha da artırırken, sürücülerimize daha yüksek konfor sunmayı ve müşterilerimize verdiğimiz hizmet kalitesini daha da ileri taşımayı hedefliyoruz. Mercedes-Benz Türk ile sürdürdüğümüz iş ortaklığını bu yatırımla daha da güçlendirmekten memnuniyet duyuyoruz. Filomuza katılan yeni araçların şirketimize ve müşterilerimize hayırlı olmasını diliyorum." dedi.

Daslog Lojistik’ten Renault Trucks ile Uluslararası Frigorifik Taşımacılığa Yeni Yatırım Haber

Daslog Lojistik’ten Renault Trucks ile Uluslararası Frigorifik Taşımacılığa Yeni Yatırım

Mersin merkezli Daslog Lojistik, Avrupa ve Ortadoğu başta olmak üzere geniş bir coğrafyada yaş meyve-sebze ve frigorifik taşımacılık hizmetleri sunuyor. Ağırlıklı olarak Mersin, Antalya ve İzmir çıkışlı operasyonlarını sürdüren Daslog, frigorifik taşımacılıkta kullanılacak olan 5 adet Renault Trucks T520 çekicileri ile filosunu güçlendirdi. Araçlar, Renault Trucks’ın Mersin yetkili bayisi Erman Ticari Araçlar’ın tesislerinde düzenlenen törenle Daslog Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Lokman Orak’a teslim edildi. Soğuk zincir taşımacılığında zaman yönetiminin kritik önem taşıdığına dikkat çeken Daslog Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Lokman Orak, yeni araç yatırımlarının arkasındaki temel motivasyonu şöyle belirtti; “Taşımacılık portföyümüzün tamamını sıcaklık kontrollü ve hassas ürünler oluşturuyor. Bu operasyonlarda teslimat sürelerine uyum, ürünlerin tazeliğinin korunması açısından hayati bir gereklilik. Renault Trucks T520 çekici, yüksek performansı, operasyonel güvenilirliği ve zaman terminlerine katkı sağlayacak özellikleri ile beklentilerimizi karşılayan çözümler sunuyor.” Orak, Renault Trucks çekicilere güvenin geçmiş deneyimlere dayandığını da belirterek şunları söyledi; “Daslog bünyesinde ilk Renault Trucks yatırımımızı gerçekleştiriyoruz ancak lojistik sektöründeki yaklaşık 20 yıllık tecrübemiz sayesinde araçları yakından tanıyoruz. Daha önce aile şirketlerimizde Renault Trucks araçları kullandık ve özellikle yakıt tüketimi ile satış sonrası hizmetler konusunda olumlu deneyimler edindik. Daslog çatısı altında bu yatırımın başlangıç olduğuna inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde filomuzu geliştirirken Renault Trucks ile ilerlemeyi ve uzun vadede tek markalı bir filo yapısına ulaşmayı hedefliyoruz.” Reference Bakım Paketi ile kesintisiz operasyonlar Daslog Lojistik, yeni Renault Trucks T520 çekicilerini Reference bakım paketi ile teslim aldı. Periyodik temel bakım işlemlerinin yanı sıra ağır bakımları da kapsayan paket sayesinde araçların planlı bakım süreçleri yetkili servis güvencesiyle takip ediliyor. Böylece operasyonel sürekliliğin sağlanması, toplam sahip olma maliyetlerinin optimize edilmesi ve araçların ikinci el değerlerinin korunması hedefleniyor. Özellikle uluslararası frigorifik taşımacılıkta kesintisiz çalışma süresinin kritik önem taşıdığı göz önünde bulundurulduğunda Reference bakım paketi, Daslog’un filodan maksimum verim elde etmesine katkı sağlayacak. Araç yatırımlarında doğru finansman modeli büyük önem taşıyor. Daslog Lojistik, yeni araç yatırımında Renault Trucks Finansal Hizmetler’in sunduğu çözümlerden de yararlandı. Finansman sürecinin yatırım kararını desteklediğini belirten Lokman Orak; “Araç yatırımlarında doğru finansman modeli büyük önem taşıyor. Renault Trucks Finansal Hizmetler tarafından sunulan çözümler sayesinde yatırım sürecimizi planladığımız şekilde ve hızlı biçimde tamamladık. Operasyonel büyümemizi sürdürürken finansal yapımızı koruyabilmek bizler için büyük önem taşıyor. Bu anlamda sunulan finansal çözümler avantaj sağladı” şeklinde açıkladı. Operasyonel verimlilik ve uzun vadeli iş ortaklığı Erman Ticari Araçlar Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Deniz ise Daslog Lojistik’in gerçekleştirdiği yatırımı şu şekilde değerlendirdi; “Daslog Lojistik, kısa sürede uluslararası soğuk zincir taşımacılığında önemli bir konuma ulaştı. Renault Trucks T520; performansı, yakıt verimliliği ve sürüş konforunun yanı sıra yüksek çalışma süresi sağlayan yapısıyla uzun yol operasyonlarının ihtiyaçlarına güçlü şekilde cevap veriyor. Daslog’un yeni araç yatırımıyla operasyonel verimliliğini daha da artıracağına inanıyoruz.”

MAN Bir Yılda 1.300 Elektrikli Kamyon Üretti Haber

MAN Bir Yılda 1.300 Elektrikli Kamyon Üretti

Elektrikli kamyonların seri üretiminin başlamasının üzerinden bir yıl geçen MAN Truck & Bus, bu süreçte yaklaşık 1.300 ağır sınıf elektrikli kamyonun seri üretimini gerçekleştirdi. Münih tesisindeki üretimle birlikte elektrikli kamyonlar, MAN’ın seri üretim faaliyetlerinin ayrılmaz bir parçası haline geldi. Elektrikli kamyonlar, aynı zamanda MAN'ın yerel emisyonsuz yük taşımacılığına yönelik dönüşümünün de temel yapı taşlarından biri hâline geldi. Karma üretimde bir yıllık deneyim Bir yıl önce tamamen yeni bir üretim yaklaşımıyla başlayan süreç, kısa sürede sağlam bir endüstriyel konsept olarak kendini kanıtladı. Münih'teki merkez fabrikada MAN TGS ve TGX kamyon modellerinin elektrikli ve dizel versiyonları, tek bir hat üzerinde tamamen entegre karma üretim sistemiyle üretiliyor. Bu esnek yapı sayesinde araçlar, tahrik sisteminden bağımsız olarak müşteri siparişlerine ve pazar ihtiyaçlarına göre üretilebiliyor. MAN'ın Münih tesisinde günlük üretim kapasitesi, tahrik sistemi fark etmeksizin yaklaşık 100 kamyon seviyesinde bulunuyor. MAN Truck & Bus Üretimden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Michael Kobriger, ilk yılın değerlendirmesinde şunları söyledi: "Elektrikli ve dizel kamyonların tek bir hat üzerinde üretilmesi, seri üretimin ilk yılında başarısını kanıtladı. Bu yapı, MAN'a talep yönetimi, model çeşitliliği ve teslimat performansı açısından yüksek esneklik sağlıyor. İddialı kalite standartlarımız doğrultusunda müşterilerimizi geleceğe giden yolda desteklemek için elimizden gelen her şeyi yapmaya devam edeceğiz." Üretim sürecinde dizel kamyonlara ilk aşamada akslar, yakıt depoları ve egzoz sistemleri takılırken, elektrikli modellere ise batarya paketleri ve elektrikli güç aktarma bileşenleri monte ediliyor. Bu dönüşüm kapsamında 5.000'den fazla çalışan yüksek gerilim teknolojisi alanında özel olarak eğitildi. Münih Fabrika Müdürü Axel Karnasch ise şunları kaydetti: "Elektrikli kamyonlar ile geleneksel tahrik sistemine sahip araçların aynı hatta üretimi, Münih fabrikasının olağanüstü yetkinliklerini bir kez daha ortaya koyuyor. Hassasiyet, tutku ve mükemmeliyetçilik burada günlük çalışmalarımızın ayrılmaz temelini oluşturuyor. Her zaman kaliteyi ve bunun müşterilerimize sağladığı faydayı ön planda tutuyoruz." MAN’ın elektrikli ürün gamı genişliyor MAN, ürün portföyünün elektrifikasyonunu sürdürürken, aynı zamanda yılın ilerleyen dönemlerinde Polonya’nın Kraków kentindeki tesisinde hafif ve orta sınıf elektrikli kamyonların seri üretimine başlamayı amaçlıyor. Bu kapsamda, üretim ekibi ilk eTGL ve eTGM modellerinin seri üretimi için hazırlıklarına devam ediyor. 12 tonluk MAN eTGL'nin seri üretiminin kısa süre içinde başlaması planlanırken, MAN’ın tanıtımını yaptığı yeni 16 tonluk elektrikli modeli eTGM de Kraków'da üretilecek. Böylece MAN’ın elektrikli kamyon ürün gamı, 12 ila 50 ton aralığını kapsayacak şekilde tamamlanacak. Öte yandan Nürnberg tesisi de önemli bir dönüşüm geçirdi. MAN'ın burada kendi bünyesinde batarya üretimine başlamasıyla birlikte tesis, yalnızca motor üretim merkezi olmaktan çıkarak, hem en son teknoloji dizel motorlar hem de alternatif tahrik sistemi çözümleri için bir geliştirme ve üretim merkezine dönüştü. MAN’ın elektrikli dönüşümünde ayrıca, otobüs üretim tesisleri de öncü bir rol üstleniyor. Polonya'daki Starachowice tesisi, 2020 yılında MAN Lion's City E şehir otobüsünün üretimiyle birlikte elektrikli araç üretimine geçen ilk MAN tesisi oldu. MAN Lion's Explorer E modeli ise iki yıldır Güney Afrika’daki Olifantsfontein kentinde üretiliyor. Ayrıca elektrikli şehir otobüslerinin seri üretimi yakın zamanda Ankara tesisine de taşındı. Avrupalı bir üretici tarafından geliştirilen ilk tamamen elektrikli şehirlerarası otobüs olan MAN Lion's Coach E’nin de gelecekte Ankara’da üretilmesi planlanıyor. İlk araçların ise bu yılın sonunda teslim edilmesi hedefleniyor. Elektrikli ‘Aslan’ yollarda Üretim hacmindeki artışa paralel olarak pazar talebi de olumlu yönde büyümeye devam ediyor. MAN elektrikli kamyonları bugün dağıtım taşımacılığından otomotiv lojistiğine, inşaat sahalarından uzun yol operasyonlarına kadar birçok farklı alanda başarıyla kullanılıyor. Bununla birlikte MAN elektrikli kamyonları, belediye hizmetleri veya itfaiye aracı olarak da yapılandırılabiliyor. Kullanım amacına bağlı olarak farklı şekillerde yapılandırılabilen MAN kamyonları, yedi batarya ve 623 kWh brüt kapasiteyle ara şarj gerektirmeden 830 kilometreye kadar menzil sunabiliyor. Bu başarılı performansın arkasında ise MAN'ın Nürnberg tesisinde geliştirip ürettiği batarya paketleri bulunuyor. Farklı taşımacılık ihtiyaçlarına göre özelleştirilebilen bu paketler, MAN’ın elektrikli araç teknolojilerindeki uzmanlığını ortaya koyuyor. MAN'ın karbonsuzlaşmasının anahtarı: Elektrifikasyon MAN'ın toplam sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 95'i, satılan araçların kullanım aşamasında ortaya çıkıyor. Bu nedenle MAN araç portföyünün elektrifikasyonu, şirketin iklim hedeflerine ulaşması açısından kritik önem taşıyor. Münih tesisinde tamamen elektrikli eTGX ve eTGS kamyonlarının seri üretiminin başlamasıyla birlikte MAN, test aşamalarını geride bırakarak endüstriyel ölçekte üretime geçişini tamamladı. Seri üretimin ilk yılının sonunda elektrikli kamyonlar artık bir pilot proje olmaktan çıkıp, müşteriler ve pazarlar açısından giderek daha fazla önem kazanan, emisyon azaltımına doğrudan katkı sağlayan bir seri üretim ürünü haline geldi. MAN'ın sıfır emisyon stratejisinin bir diğer ayağını ise kendi taşımacılık süreçlerinin karbonsuzlaştırılması oluşturuyor. Şirket, gelen lojistik süreçlerinde elektrikli kamyon kullanımını artırmaya devam ederken, 2025 yılında lojistik ağında yılda 165 milyon kilometreye kadar hizmet verecek tamamen elektrikli kamyonların devreye alınması için gerekli ihaleleri tamamladı. Bu araçlar, yılın başından bu yana düzenli operasyonlarda kullanılmaya başlandı.

Volkswagen Ticari Araç’tan Şampiyon Turizm ve Acarsan Holding’e Crafter Teslimatı Haber

Volkswagen Ticari Araç’tan Şampiyon Turizm ve Acarsan Holding’e Crafter Teslimatı

Volkswagen Ticari Araç, taşımacılık, turizm ve lojistik sektörlerinin önde gelen firmalarıyla gerçekleştirdiği filo iş birliklerini sürdürmeye devam ediyor. Bu kapsamda toplam 24 adet Volkswagen Crafter Servis 16+1 model aracın teslimatı gerçekleştirildi. Teslimat kapsamında Şampiyon Turizm filosuna 6 adet, Acarsan Holding filosuna ise 18 adet Volkswagen Crafter Servis 16+1 aracı katıldı. Böylece her iki firma da filolarını Volkswagen Ticari Araç'ın konforlu, güvenli ve yüksek verimlilik sunan Crafter Servis modeliyle güçlendirdi. Şampiyon Turizm için gerçekleştirilen teslimat töreni, Doğuş Otomotiv Volkswagen Ticari Araç ve Volkswagen Yetkili Satıcısı Erz iş birliğiyle düzenlendi. Törene Şampiyon Turizm’i temsilen Yönetim Kurulu Başkanı Yasin Ovat ve Başkan Yardımcısı İbrahim Ovat katıldı. Araçlar, Volkswagen Yetkili Satıcısı Erz Satış Müdürü Seher Caymaz ve Satış Yetkilisi Vahdettin Tatar ile Volkswagen Ticari Araç Filo Satış Yöneticisi Cemal Olgun tarafından teslim edildi. Acarsan Holding’in teslimat töreni ise, Doğuş Otomotiv Volkswagen Ticari Araç ve Volkswagen Yetkili Satıcısı Şahintaş iş birliğiyle gerçekleştirildi. Törende Acarsan Holding’i temsilen Filo ve İkinci El Satış Direktörü Selim Coşkun yer aldı. Araçlar, Volkswagen Yetkili Satıcısı Şahintaş Satış Müdürü İbrahim Alıcı ve Satış Yetkilisi Fatih Kürüz ile Volkswagen Ticari Araç Filo Satış Yöneticisi Cemal Olgun tarafından teslim edildi. Her iki teslimat töreninin sonunda, Volkswagen Ticari Araç tarafından şirketler arasındaki güçlü iş birliğini simgeleyen plaketler takdim edildi. Şampiyon Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Yasin Ovat, sektörde kalitesi, güvenliği, konforu ve ekonomisiyle öne çıkan Volkswagen Crafter’ı; yüksek teknolojisi, düşük yakıt tüketimi, sürüş konforu ve yüksek ikinci el değeri nedeniyle tercih ettiklerini belirtti. Acarsan Holding yetkilileri de Volkswagen Crafter’ın gelişmiş teknolojisi, özellikle otomatik şanzımanlı versiyonlarında sunduğu düşük yakıt tüketimi, güvenlik ve yüksek ikinci el değeri gibi avantajların tercih sebepleri arasında yer aldığını ifade etti.

Volvo Trucks, 700 km Menzile Ulaşabilen Elektrikli Çekici ve Kamyonlarını Tanıttı! Haber

Volvo Trucks, 700 km Menzile Ulaşabilen Elektrikli Çekici ve Kamyonlarını Tanıttı!

Ağır ticari araç sektöründeki en geniş elektrikli çekici ve kamyon ürün ailesine sahip Volvo Trucks, yeni modelleri ile menzil standartlarını yeniden belirliyor. Volvo Trucks’ın uzun menzilli yeni elektrikli çekicisi Volvo FH Aero Electric, tek şarjla 700 km’ye kadar* yol kat edebiliyor. İkinci olarak; esneklik, verimlilik, sürüş konforunda önemli iyileştirmeler sunan ve 470 km’ye kadar menzile sahip* yeni nesil ağır hizmet tipi Volvo FH, FM ve FMX Elektrikli kamyonlar, daha fazla taşımacılık görevi için elektrikli kamyon kullanımına geçmeyi mümkün kılıyor. Marubeni Dağıtım ve Servis Ticari Araçlar COO’su Kıvanç Kızılkaya; “Volvo Trucks her zaman ‘en iyiyi nasıl yapabiliriz’ hedefiyle çalışıyor. Elektrikli kamyonlarda ilk seri üretime geçen marka Volvo Trucks olurken, Türkiye pazarına 16 ton üstü ilk elektrikli çekiciyi sunan şirket de Volvo Trucks oldu. Türkiye, Volvo Trucks markasını temsil eden 90 ülke içinde elektrikli çekici teslimatı yapılan ilk 3 ülkeden biri konumunda. Türkiye pazarına sunduğumuz ilk elektrikli Volvo Trucks çekiciler yollarımızda aktif olarak çalışmaya devam ediyor. 700 kilometreye kadar elektrikli menzil sunabilen yeni Volvo FH Aero Electric ile ağır ticari araç sektöründe yeni bir seviyeye ulaştık” dedi. Volvo FH Aero Electric: 700 km’ye kadar menzil, megawatt şarj ve yüksek taşıma kapasitesi Yeni uzun menzilli çekici Volvo FH Aero Electric, yeni bir tahrik sistemi teknolojisi olan e-aks sayesinde tek şarjla 700 km’ye kadar yol kat edebiliyor ve bu da araçta önemli ölçüde daha fazla batarya kapasitesi için yer açıyor. Kamyon, yeni MCS (Megawatt Şarj Sistemi) standardına uyarlanarak, 8 bataryanın %20’den %80’e kadar şarj edilebilmesi yaklaşık 50 dakika sürüyor. Bu da, şarj süresinin AB’deki kamyon sürücüleri için yasal olarak belirlenen dinlenme süresi içinde yapılabileceği ve böylece yüksek verimliliğe katkı sağlanılabileceği anlamına geliyor. Volvo Trucks Başkanı Roger Alm; “Geliştirdiğimiz ve genişlettiğimiz ürün yelpazemizde taşımacılık görevleri için sunduğumuz elektrikli çözümlerimize; 700 km’ye kadar menzile sahip son teknoloji ürünü bir elektrikli çekiciyi de ekliyoruz. Dünya genelindeki kamyon taşımacılığının büyük bir bölümünün gelecekte elektrikli araçlar tarafından gerçekleştirileceğine olan inancımızda kararlıyız. Yeni kamyonlarımızın muhteşem performansı göz önüne alındığında, bunun nedenini anlamak kolay. Sektörün en iyisi konumuna gelen uzun yol elektrikli kamyonlarımız olağanüstü menzili, yüksek yük taşıma kapasitesi, hızlı şarj ve mükemmel sürüş konforuyla birleştiriyor. Bu kamyonla müşterilerimiz, dizel kamyonlarla aynı verimlilikle, gerçekten uzun mesafeler kat edebilir ve tüm iş günü boyunca çalışabilirler” dedi. Yeni Volvo FH, FM, FMX kamyonlar: 470 km’ye kadar menzil Yeni Volvo FH, FM ve FMX elektrikli kamyonlar, farklı uygulamalarda maksimum esneklik sağlamak üzere tasarlanan, tamamen yeni bir tahrik sistemine sahip. Mükemmel sürüş performansı sunan bu sistem, sürücünün kamyonu sürerken beton mikseri, kancalı kaldırma platformu veya çöp toplama ünitesi gibi yardımcı ekipmanlara ekstra motor veya eklentiye ihtiyaç duymadan, güç sağlayacak şekilde tasarlandı. Bu, sürüş sırasında kullanım imkanı sağlayan, artırılmış işlevselliğe sahip entegre bir şanzıman güç çıkışı (PTO) sayesinde mümkün oluyor. Kamyonlar 470 km’ye kadar menzile sahip olabiliyor ve yaklaşık 65 dakikada %20’den %80’e kadar şarj edilebiliyor. Volvo Trucks Başkanı Roger Alm; “Yeni nesil Volvo FH, FM ve FMX Electric, yeni ve akıllı fonksiyonlarla donatılmış olup, sürücüye büyük konfor sunuyor ve çok çeşitli taşımacılık görevleri için sıfır egzoz emisyonlu ulaşımı mümkün kılıyor” dedi. Tüm kamyonlarda pürüzsüz vites geçişleri Yeni Volvo FH, FM ve FMX Electric ve 700 km menzile ulaşabilen Volvo FH Aero Electric, daha akıcı ve kontrollü performans sağlamak için çift elektrikli motorla senkronize edilen bir şanzıman ile donatılıyor. Yeni Volvo FH, FM ve FMX Electric’te 8 vitesli; Volvo FH Aero Electric’te 6 vitesli olan yeni Powershift şanzımanlar, pürüzsüz vites geçişi sunuyor ve daha konforlu bir çalışma günü için daha az gürültü ve titreşim üretiyor. Fosil Yakıtsız Ulaşıma Doğru Volvo Trucks, 2040 yılına kadar net sıfır emisyon hedefine ulaşmak için fosil yakıtsız ulaşıma geçişe odaklanıyor. Bu geçiş, bataryalı elektrikli, yakıt hücreli elektrikli ve yeşil hidrojen, biyogaz, biyodizel veya HVO (hidrojene işlenmiş bitkisel yağ) gibi yenilenebilir yakıtlarla çalışan içten yanmalı motorlara dayalı üç yollu bir teknoloji stratejisi kullanılarak gerçekleştiriliyor.

Ucuz Parça ve İşçiliğin Peşine Düşenler Uzun Vadede Pişman Oluyor Haber

Ucuz Parça ve İşçiliğin Peşine Düşenler Uzun Vadede Pişman Oluyor

VAN'DAN İSTANBUL'A, ÇIRAKLIKTAN USTALIĞA GİDEN 40 YILLIK BİR YOLCULUK 1984'ten bu yana bu işin içindeyim. Çıraklıktan ustalığa kadar her aşamasını bizzat yaşadım. Ailede bu işi yapan kimse yoktu; tamamen sahada yetiştim. İlk yıllarımda Van'da TEMSA-MAN servislerinde çalışarak sektöre adım attım. Ardından Mercedes-Benz servislerinde ustalık dönemimi geçirdim. Askerlik sonrasında Vangölü Motorlu Araçlar bünyesinde yine Mercedes servisinde görev yaptım. 1995 yılında İstanbul otogarı serüveni başladı. 2000 yılında Van'a dönerek kendi özel servis işletmemi kurdum ve bu işletmeyi 2020'ye kadar sürdürdüm. Ustalıkla birlikte otobüs işletmeciliğini de öğrendim. Otobüs de sürdüm, yazın oturup bilet de kestim. Bu işin hem tamir tarafını hem işletme tarafını bizzat yaşayarak biliyorum.Sektörü yalnızca teknik açıdan değil, operasyonel ve ekonomik açıdan da içinden tanıyan biri olarak konuşuyorum. OTOBÜSÇÜ 12 AYIN HESABINI YAPMYOR; EN BÜYÜK YANLIŞ BU Bugün otobüsçülük sektörü ciddi bir maliyet baskısı altında. Artan sigorta, lastik, bakım ve köprü geçiş ücretleri işletmeleri gerçekten çok zorluyor ama bence asıl sorun bu maliyetlerin hesaplanma biçiminde. Otobüsçü 12 ayın hesabını yapmıyor, sadece sezonu düşünüyor. En büyük yanlış bu. Sezon geldiğinde para var, sezon geçince hesap kapalı ama sigorta yıllık, lastik mevsimlik, bakım periyodik, köprü ücretleri sürekli. Bunların tamamını 12 aylık bir tabloya oturtmadan doğru bir hareket planı oluşturulamaz. Gelir-gider kalemlerini 12 ayın hesabına göre planlamak, bu işte ayakta kalmanın temel koşuludur. SEKTÖRDE ARTIK BAYRAMLAR BİLE KISA SÜRÜYOR Son yıllarda taşımacılık sektörü ciddi bir daralma yaşıyor. Yolcu talebi azaldı, bayram ve tatil süreleri kısaldı, öğrenci hareketliliği ve genel anlamda şehirlerarası hareketlilik düştü. Eskiden bayramlar sektörün can damarıydı; şimdi o yoğunluk bile çok kısa sürüyor. Maliyetler ise tam tersine ciddi biçimde arttı. Bu iki trendin aynı anda yaşanması, işletmeleri gerçekten çok zor bir denklemin içine sokuyor. KALİTEDEN TAVİZ VERİLİNCE SİSTEM BOZULUYOR Sektördeki en büyük sorunlardan biri, maliyet baskısı altında kalitenin feda edilmesi. Biz hiçbir zaman kaliteden taviz vermedik ama piyasada ucuz işin peşine düşülüyor. Bu da sistemi bozuyor. Yedek parça seçiminde ucuz ve kalitesiz ürünler kullanılması, uzun vadede çok daha büyük arızalara zemin hazırlıyor. Özellikle turbo ve bağlantı parçalarında yanlış ürün tercihi, ciddi motor riskleri oluşturuyor. Ucuz işçilik kısa vadede karlı gözükse de uzun vadede araç yakar. Bu hesabı yapmadan yaklaşan her işletmeci er ya da geç ağır bir bedel ödüyor. YENİLENMİŞ MOTOR HİZMETİMİZLE OTOBÜSÇÜNÜN HER ZAMAN YANINDAYIZ Şehirlerarası otobüsler hiç durmadan çalışıyor; çok fazla kilometre yapıyorlar. Bu süreçte motorlar kaçınılmaz olarak yıpranıyor ve yenilenmesi gerekiyor. 2017 yılından bu yana yeni nesil motorlar üzerinde yoğun biçimde çalıştık ve kendimizi geliştirdik. Sadece arıza onarımı değil, motorun tamamen revizyonu ve yenilenmesi alanında ciddi bir birikim edindik. Motoru söküp yeniden toplama, arızayı doğru analiz etme ve sistemi tekrar sağlıklı biçimde devreye alma konusunda önemli işler yaptık. Bugün servisimizde yenilenmiş motorlar hazır bekliyor. Otobüsçü günlerce serviste tamir ya da yeni motor beklemek zorunda kalmıyor. Bir gün içinde takılan yenilenmiş motorlar, servisimizde bakım süreçleri yürütülmesi kaydıyla garanti kapsamında. Bu hizmet, özellikle seferden kalmak istemeyen işletmeciler için gerçek bir çözüm sunuyor. NECMİ USTA OTOMOTİV OLARAK 300 METREKARE ALANDA 6 ÇALIŞANIMIZ İLE HİZMET VERİYORUZ Van'da başlayan bir çıraklık hikâyem, İstanbul otogarlarında ustalığa, oradan kendi işletmesini kuran bir girişimcilik yolculuğuna dönüştü. Büyük İstanbul Otogarı Zemin Kat Tamirhaneler Bölümü No:16'da 300 metrekarelik bir alanda 6 çalışanımızla hizmet veriyoruz. Yedek parça stoklarımızı online sistem üzerinden takip ediyoruz; böylece hem stok güncelliğini hem de müşteriye hızlı yanıt vermeyi sağlıyoruz. Bu işi sadece teknik bir meslek olarak görmedim hiçbir zaman. Otobüsçülüğün değişen ekonomik yapısını içeriden yaşadım, tanıklık ettim. Hem tamir ustası hem işletmeci kimliğiyle edindiğim bu birikim, servisimize gelen her otobüsçüye aktardığım en değerli şey. ARSLAN BAYRAM ABİMİN ÜZERİMDE EMEĞİ ÇOKTUR Uzun yıllar boyunca Best Van Turizm’de otobüs çalıştırdım; hâlen farklı bir firmada da araç işletmeye devam ediyorum. Best Van Turizm sürecinde firma sahibi Arslan Bayram Abi'nin büyük desteğini gördüm. Arslan Bayram Abi egoyu hiç işine katmamış bir insandır. Doğal yaşar, gösterişten uzak bir yapısı vardır. Çalışanlarına ve çevresine karşı samimi ve dengeli bir yönetim anlayışı sergiler. Bu sektörde nadir rastlanan bir duruş. Sizlerin vasıtasıyla kendisine özel teşekkür etmek isterim.

Kâmil Koç Demek Sürdürülebilirlik Demektir Haber

Kâmil Koç Demek Sürdürülebilirlik Demektir

KARADENİZ'DE KÂMİL KOÇ BAYRAĞINI İLK BİZ TAŞIDIK. 1979 yılında Ordu'nun Fatsa ilçesinde doğdum. Uzun yıllardır birbirinden farklı bir çok alanda ticaret yapıyorum. Farklı sektörlerde çalışmak, bakış açımı genişletti ama on beş yıldır en büyük gurur kaynağım Kâmil Koç'u Karadeniz'de temsil etmek. O dönemde Karadeniz'de Kâmil Koç yoktu. Görüşmelerimiz neticesinde Kamil Koç ile masaya oturduk. Olumlu karşıladılar; gelip bölgeyi incelediler ve Ordu, Giresun, Trabzon ve Rize'yi kapsayan bir hat kuruldu. O günden bu yana faaliyetlerimiz kesintisiz devam ediyor. Karadeniz'de Kâmil Koç'un ilk tohumunu birlikte attık; bugün o tohumun nasıl büyüdüğünü görmek ayrı bir duygu. KÂMİL KOÇ, 100 YILI AŞMIŞ ENDER FİRMALARDAN BİRİDİR Markamız yüz yılı aşkın bir geçmişe sahip. Bugünün iş dünyasında sürdürülebilirlik, tüm şirketlerin en temel önceliği hâline geldi ama bir markayı gerçekten sürdürülebilir kılmak kolay değil. Türkiye'de üçüncü nesle taşınabilen, yüz yılı deviren şirket sayısı on ya da yirmiyi geçmez. Kâmil Koç bu nadir isimlerden biri; zorlu dönemlerin her birini atlatarak bugüne gelmiş ve hâlâ büyümeye devam ediyor. Çoğu marka yüzüncü yılına yaklaşırken durağanlaşır ya da küçülür. Kâmil Koç ise tam tersini yaptı: yüzüncü yılına bir atılımla girdi. Bu durum, şirkete olan güvenimi her geçen yıl daha da pekiştiriyor. Kâmil Koç'u birkaç cümleyle tanımlamanız mı gerekiyor? Benim için tek kelime yeterli: sürdürülebilirlik. Yüz yıllık bir başarı hikâyesi zaten bu kelimenin en güçlü kanıtı. ORDU'NUN GÜCÜ, FINDIK, HEMŞEHRİLİK VE 2,5 MİLYON ORDULU Karadeniz ve Ordu, taşımacılık açısından kendine özgü bir dinamiğe sahip. Ordu'nun nüfusu 750.000 ama Türkiye genelinde ve dünyada yaklaşık 2,5 milyon Ordulu yaşıyor.İstanbul'da en kalabalık yaşayan üçüncü il nüfusu Ordulular. Bu gerçek, hemşehrilerimizin memlekete dönüş yolculuklarını canlı bir taşımacılık pazarına dönüştürüyor. Bölgemizin en güçlü mevsimsel motoru fındık hasadı. Ağustos ayında başlayan fındık sezonu ile birlikte Türkiye'nin ve dünyanın dört bir yanında yaşayan Ordulular memlekete akın ediyor. Bu dönem hem gidiş hem dönüş hareketliliğiyle sektörümüzün en yoğun dönemine dönüşüyor. Okulların kapanmasıyla ivme kazanan bu hareketlilik, fındıkla birlikte zirveye ulaşıyor. Eylül ayında başlayan dönüşlerle sezon yumuşak bir şekilde kapanıyor.Karadeniz'de taşımacılık talepleri yalnızca tatil dönemleriyle sınırlı değil; bu bölgeye özgü ekonomik ve sosyal bağlar, talebi yıl boyunca canlı tutuyor. Bu da bize diğer bölgelerden farklı, daha sürekli bir yolcu tabanı sunuyor. TÜRKİYE'NİN ÜÇTE İKİSİNE ERİŞEN GENİŞ BİR HAT AĞIMIZ BULUNUYOR Ordu ve Karadeniz'den Türkiye'nin pek çok noktasına sefer düzenliyoruz. Batıda İzmir'den doğu illerine, Akdeniz kıyılarına kadar uzanan geniş bir ağ var. Şu an hem giriş hem çıkış dahil 60'ın üzerinde günlük seferimiz mevcut. Bu rakam yazın ilave seferlerle 80 ila 100'e kadar yükseliyor. Zaman zaman hava ve doğa koşulları bazı seferlerin iptaline yol açabiliyor; Karadeniz'in iklim yapısı bunu beraberinde getiriyor ama genel tablo, Türkiye'nin üçte ikisine erişen köklü bir ulaşım ağını yansıtıyor. ÖDEME SİSTEMİNİN MÜKEMMEL İŞLEYİŞİ BİZE GÜVEN VERİYOR Kâmil Koç ile çalışma modelinin en güçlü yanlarından biri, şüphesiz ödeme ve takip sisteminin mükemmel işleyişi. Faturayı kestiğiniz gün ödemenin hesabınıza gireceğini biliyorsunuz ve o gün, gerçekten o para geliyor. Bugüne kadar tek bir aksaklık yaşamadık. Bunun ötesinde dijital altyapı da son derece güçlü. Kaç yolcu taşıdığımızı, günlük gelir tablomuzu, sefer durumlarını kimseyi aramadan, sistem üzerinden anlık olarak görebiliyoruz. Bu şeffaflık hem operasyonel takibi kolaylaştırıyor hem de iş ortağımıza duyduğumuz güveni pekiştiriyor. Türkiye'deki pek çok ticari ilişkide bu netliği bulmak mümkün değil; Kâmil Koç bu konuda gerçek anlamda fark yaratıyor. BU BAYRAĞI DAHA İLERİYE TAŞIMAK İÇİN BURADAYIZ Türkiye’nin yüz yıldır yol arkadaşı olan bu ekibin bir parçası olmak, Samsun ve Ankara bölge ekipleri başta olmak üzere tüm Kamil Koç ekibi ile omuz omuza çalışmak bize ayrı bir güç veriyor. Her yeni günde bir kez daha Türkiye'nin en fazla yolcusu olan şirketi olarak yol arkadaşlarımıza en iyi hizmeti sunmak için verilen bu mücadelenin içinde yer almak, gerçek bir onur. Bu markayı bölgemizde en iyi şekilde temsil etmek, onu aldığı yerden çok daha ileri taşımak en büyük hedefimiz. Bu birliktelik tesadüf değil; uzun soluklu, karşılıklı güvene dayalı bilinçli bir tercih. Başlayıp bitirme niyetiyle girmedik bu yola; sağlığımız el verdiği, şartlar müsaade ettiği sürece Kâmil Koç bayrağını Karadeniz'de dalgalandırmaya devam edeceğiz. Çalışanlardan yöneticilere, bölge müdürlerinden genel müdüre, bu markayı bugünlere taşıyan herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bizim görevimiz bu birikimi devralmak ve bir adım daha ileriye götürmek. Bunun için elimizden gelen her gayreti sarf etmeye devam edeceğiz.

TEMSA, Busworld Türkiye’de Her Rotaya Uygun Çözümlerini Sektörle Buluşturdu Haber

TEMSA, Busworld Türkiye’de Her Rotaya Uygun Çözümlerini Sektörle Buluşturdu

Otübüs sektörünün en büyük ve en prestijli fuarları arasında yer alan Busworld Türkiye; önde gelen üreticileri, tedarikçileri ve profesyonelleri 17-19 Haziran tarihleri arasında İstanbul’da bir araya getirdi. Farklı kullanım alanlarına ve müşteri ihtiyaçlarına yönelik geliştirdiği araçlarıyla sektördeki güçlü büyümesini sürdüren TEMSA, fuarda şehir içi ile şehirler arası ulaşım, turizm ve kısa mesafe taşımacılık segmentlerindeki çözümlerini ziyaretçilerin beğenisine sundu. “Sektörün dönüşümüne odaklanıyoruz” TEMSA CEO'su Evren Güzel, fuarla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: "Busworld Türkiye’yi, sektörümüzün geleceğini şekillendiren önemli platformlardan biri olarak görüyoruz. Bu yıl fuarda, farklı müşteri ihtiyaçlarına cevap veren araçlarımızla yer alırken, aynı zamanda mühendislik kapasitemizi, teknolojik yetkinliğimizi ve sürdürülebilirlik vizyonumuzu da paylaştık. Bugün şehir içi ulaşımdan turizme kadar her rotada farklı müşteri beklentileri bulunuyor. Mobilite ekosistemi de bu doğrultuda önemli bir dönüşümden geçiyor. Biz de her ürünümüzde farklı segmentlerin gereksinimlerini dikkate alarak mühendislik kabiliyetlerimizi sahaya yansıtmaya devam ediyoruz. Araçlarımızı geliştirirken yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, sektörün dönüşümüne de odaklanıyoruz. Fuarda sergilediğimiz Avenue Neo 9e sıfır emisyonlu yapısıyla geleceğin ulaşım ihtiyaçlarına tam anlamıyla yanıt veriyor. Prestij, yıllardır midibüs segmentinde edindiği güçlü konumunu yeni nesil özelliklerle ileri taşırken, Maraton uzun yolculuklarda sunduğu konfor ve üst düzey performansı bir arada sağlıyor. ‘Tercih Edilen Mobilite Markası’ olma vizyonumuz doğrultusunda sektöre yön veren çözümler üretmeye ve Türkiye'de geliştirdiğimiz araçlarımızı dünyanın farklı coğrafyalarına ihraç etmeye devam edeceğiz." Busworld Europe’da tanıtılan Avenue Neo 9e, Busworld Türkiye’de de ilgi odağı oldu TEMSA, 9 metrelik şehir içi otobüsü Avenue Neo 9e’yi, 2025 yılında Belçika’da düzenlenen Busworld Europe’da tanıtarak müşterileriyle buluşturmuştu. Bu yıl Busworld Türkiye’de de ilgi odağı olan Avenue Neo 9e, 10,5 metrelik bir otobüsün sunduğu her şeyi sağlayabilen; ancak küçük platformların sunamadığı sağlamlık ve dayanıklılığı koruyan bir yapıya sahip. 75 yolcu kapasitesi ve 600 kilometreye varan menziliyle, şehir içi ulaşımın yanı sıra büyükşehir kapsamındaki uzak ilçelere kadar çözüm sunmasıyla dikkat çekiyor. Araç, 300 kW DC bağlantıyla yüzde 100 şarja 75 dakikada ulaşabiliyor. Kısa mesafe taşımacılığın ikonik modeli: Prestij TEMSA’nın Busworld Türkiye’de sergilediği Prestij, yenilenen kimliğiyle kısa mesafe taşımacılığının en güçlü modelleri arasında yer almaya devam ediyor. Bugün Avrupa pazarlarında da kullanıcılarıyla buluşan Prestij, 3 yıl/sınırsız kilometre garantisi sunarak müşteri memnuniyetini daha da ileri taşıyor. Yenilenen dijital sürücü bilgilendirme ekranı ve modern kokpit tasarımıyla teknolojik deneyimi güçlendiren Prestij, 29 farklı dil seçeneği sayesinde uluslararası operasyonlarda sürücülere önemli bir kullanım kolaylığı sunuyor. TEMSA’nın uzun yol taşımacılığı segmentindeki amiral gemisi Maraton ise geniş, ergonomik iç hacmi ve yüksek yolcu kapasitesiyle yolculuklarda üst düzey seyahat deneyimi vadediyor. Akıllı mobilite anlayışıyla geliştirilen sistemleri sayesinde sürüş boyunca daha yüksek kontrol ve farkındalık sunan Maraton, uzun yol operasyonlarında verimlilik ve güveni bir arada sağlıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.