Hava Durumu

#Taşımacılık

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Taşımacılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Taşımacılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bir Kızın Eğitimi, Bir Toplumun Geleceğidir Haber

Bir Kızın Eğitimi, Bir Toplumun Geleceğidir

EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ SAĞLANMALI Eğitimde fırsat eşitliği birinci önceliğimiz. Özellikle de kızlarımızın eğitimi çok çok önemli. Her Kızımız Bir Yıldız projemiz de fırsat eşitliği alanında hayata geçirdiğimiz çok kıymetli projelerimizden biri. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) iş birliği ile yürüttüğümüz “Her Kızımız Bir Yıldız” programımız ile bugüne kadar 63 ilde 6.500’e öğrenciye ulaştık ve toplamda 20.000’e yakın burs sağladık. Her Kızımız Bir Yıldız ile yalnızca burs desteğiyle sınırlı kalmıyoruz aynı zamanda bölge ziyaretleri, mentorluk programları, kişisel gelişim eğitimleri ve kültürel etkinliklerle öğrencilerin akademik, sosyal ve kültürel gelişimine katkı sunuyoruz. Programımız kapsamında 750’si lise ve 250’si üniversite olmak üzere her yıl yaklaşık 1.000 öğrenci destekliyoruz. Kız çocuklarını eğitimde eşit fırsatlara kavuşturmak, kadınların istihdama katılımını artırarak toplumda eşit fırsatlara erişmelerine katkı sağlamak önceliğimiz. Bu vizyonla hayata geçirdiğimiz bir diğer projemiz ise “Mühendisliğin Yıldızları”. 2018 yılında Boğaziçi Üniversitesi Vakfı iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz “Mühendisliğin Yıldızları” programımız ile 40’a yakın kadın mühendis adayına burs ve eğitim desteği sağladık. Burada amacımız, sadece burs vermek ya da maddi bir destekten ibaret değil. Amacımız, kız çocuklarına güçlü bir gelecek vizyonu kazandırmak. Aslında burada temelde kız çocuklarının eğitiminden başlayan ve kadınların istihdamına uzanan uzun bir yolculuktan bahsediyoruz. Mercedes-Benz Türk olarak kadınların her alanda eşit fırsatlara erişmesi için canla başla ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. KADINLARIN İŞ HAYATINDA DAHA GÜÇLÜ YER ALMASI İÇİN KARARLIYIZ Mercedes-Benz Türk olarak sorumluluk bilinciyle hareket ediyoruz. Fırsat eşitliğini önemsiyor, tek bir gün değil her zaman ‘İşin Cinsiyeti Yok’ diyoruz. Eğitimde de mevcut istihdamın sürdürülebilirliğinde de istihdamın artırılmasında da somut adımlar atıyoruz. Aksaray Kamyon Fabrikamız ve Hoşdere Otobüs Fabrikamızda hayata geçirdiğimiz “Kadın Kaynak Operatörlüğü Meslek Edindirme Programları” ile son üç yılda her iki fabrikamızda da kadın saha çalışanı oranımızı iki katına çıkardık. Ofis çalışanları ve yönetim kadrolarındaki oranlarımızla da ayrıca gurur duyuyoruz. Ofis çalışanları içerisindeki yaklaşık yüzde 35’lik kadın çalışan oranı ile, Türkiye otomotiv sektör ortalamasının üzerinde istihdam sağlamaya devam ediyoruz. Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu’ndaki kadın üye oranımız ise yüzde 25. Bugüne kadar kadınların toplumda her alanda hak ettikleri güce kavuşmalarında inançla sağladığımız destekleri kısa süre önce lojistik ve taşımacılık sektörlerine de taşıdık ve “Benzersiz Kadınlar” projemizi hayata geçirdik. Her zaman yineliyoruz, kadınların istihdama katılmasını özendirmemiz gerekiyor. Muhakkak eğitim seviyesine dokunmamız, özellikle kadınların da mesleki eğitime ulaşmasını ve eğitimde kız çocuklarına fırsat eşitliğini sağlamamız lazım. KADINLAR DİREKSİYONDA, GELECEK YOLDA Lojistik ve taşımacılık sektöründe kadınların daha güçlü temsil edilmesini desteklemek amacıyla, Lojistik ve Taşımacılık Enstitüsü (CILT - The Chartered Institute of Logistics and Transport) Türkiye çatısı altında faaliyet gösteren Kadın Çalışmaları Kanadı WiLAT iş birliğiyle yürütülen “5 Yılda 5 Bin Kadın Sürücü” projesine dahil olduk. “Benzersiz Kadınlar” ana sloganı altında sürdürdüğümüz proje kapsamında kamyon ve otobüs segmentlerinde kadın sürücü istihdamının artırılmasına yönelik eğitimden istihdama uzanan somut destekler sunuyoruz. Müşterilerimizle iş birliği içinde 10 kadın kamyon sürücüsü ve 10 kadın otobüs sürücüsünün sürücü kursu, ehliyet, SRC belgesi, psikoteknik değerlendirme ve ilgili yasal süreçlerine destek sağlıyoruz. Projemiz kapsamında kadın sürücü adaylarımız için ileri sürüş teknikleri eğitimleri de düzenleyeceğiz. Kısa süre önce kadın sürücü adaylarımızı belirledik. Adaylarımızın çıkacakları uzun yollar için hep birlikte ilk adımı attık. Gelecek adımlar için heyecanlıyız. CESARETİNİZ YOLUNUZU AÇSIN! Kadınlarımıza verebileceğim ilk mesaj kendilerine inanmaları ve güvenmeleri. Merak duygularını kaybetmesinler ve öğrenmeyi süreklilik haline getirsinler. Zorluklar karşısında cesaretleri kırılmasın. Ne olursa olsun ellerinden gelenin en iyisini yaparak ilerlemeye devam etsinler. Sanayide, sahada, lojistikte, taşımacılıkta, işin kaynağında, kadının tercih etmeyeceği varsayılan birçok alanda var olmaya ve işin cinsiyeti olmadığına kararlılıkla inançlarını sürdürsünler. Çünkü biz biliyoruz ki “İşin Cinsiyeti Yok”. Dünya Kadınlar Günümüz kutlu olsun!

2025 Yıl Değerlendirmesi: Renault Trucks, Zorlu Pazarda Konumunu Güçlendirdi Haber

2025 Yıl Değerlendirmesi: Renault Trucks, Zorlu Pazarda Konumunu Güçlendirdi

Bölgelere Göre Avrupa: 48,362 araç (-4%[1]) Diğer uluslararası pazarlar: 6,649 araç (+3%1) Tonajlara göre Orta ve ağır segment araçlar: 36,842 araç (2024 ile aynı düzeyde gerçekleşti) Hafif ticari araçlar: 18,169 araç (-10%1) Elektrikli araçlar Toplam: 2,612 elektrikli araç Elektrikli orta ve ağır segment araçlar: 800 araç (-20%1) Elektrikli hafif ticari araçlar: 1,812 araç (+190%1) Avrupa’da güçlenen pazar payı Avrupa’da Renault Trucks, 16 ton ve üzeri segmentte (İsviçre, Norveç ve Birleşik Krallık dahil, AB30) pazar payını 0,3 puan artırarak %9,4’e yükseltti. Pazar payı, Avrupa ülkelerinin büyük çoğunluğunda artış gösterdi. Özellikle İrlanda (%14,6; +1,3 puan), İspanya (%14,1; +0,4 puan) ve Lüksemburg’da (%13,1; +7 puan) dikkat çeken büyüme kaydedilen ülkeler oldu. Bu olumlu tablo, büyük ölçekli siparişlerin etkisiyle desteklendi. Örneğin Macaristan’da Waberer’s’e teslim edilen 285 adet kamyon, ülkedeki pazar payını 1,8 puan artırarak %12,2’ye taşıdı. Diğer uluslararası pazarlar: istikrarlı büyüme alanları Renault Trucks, 2025 yılında 6.649 adet araç satışı ile diğer uluslararası pazarlardaki hacmini 2024’e kıyasla %3 oranında artırdı. Birleşik Arap Emirlikleri’nde rekor performans sergileyerek pazar payını %15’e yükseltti . Katar’da ise Doha şehrindeki atık toplama hizmetlerinin özelleştirilmesi kapsamında Lavajet’e 90 adet kamyon teslim edildi ve 7 yıllık bir servis sözleşmesi imzalandı. Renault Trucks, Türkiye’de ise %6,4 ile istikrarlı pazar payını koruyarak konumunu güçlendirdi. 2025 yılında Karınca Lojistik ve Hilal Trans’a yapılan 100’er adet Renault Trucks T 480 teslimatı, yılın dikkat çeken filo yatırımları arasında yer aldı. Afrika kıtasında büyüme ivmesi devam etti. Tunus’ta satış hacmi iki katına çıkarak pazar payı %22’ye yükseldi (+7 puan). Sahra Altı Afrika’da ise uygun finansman çözümleri ve özellikle madencilik operasyonlarına uygun ağır hizmet araçlarının dayanıklılığı sayesinde satışlar %25 arttı. İkinci el kamyonlar: araçların yaşam döngüsünü uzatma stratejisi Renault Trucks, 2025 yılında 6.588 adet ikinci el kamyon satışı gerçekleştirdi (2024: 7.127 adet araç). Bu düşüş, ağırlıklı olarak ikinci el araç arzındaki azalmadan kaynaklandı. Öte yandan Renault Trucks, kamyonların kullanım ömrünü uzatmaya yönelik çözümler geliştirmeye devam ediyor. Bu kapsamda Bourg-en-Bresse'deki İkinci El Kamyon Fabrikası yeniden kullanım merkezi ve Lyon’daki İkinci El Kamyon Tesisi’nde gerçekleştirilen yeniden kullanıma sunulma imkanlarından yararlanıyor. Elektromobilite: güçlü büyüme ve genişleyen ürün gamı Renault Trucks, 2025 yılında 2.612 adet elektrikli araç satışı ile 2024’e (1.628 adet) göre %60’lık bir büyüme kaydetti. Bu artışın temel nedeni, elektrikli hafif ticari araçlar oldu. Teslimatlar, 2024’te 625 adetten 2025’te 1.812 adede yükselerek neredeyse üç katına çıktı. Elektrikli hafif ticari araç siparişlerinde geçen yıl kaydedilen %48’lik artış, 2026’da da büyümenin süreceğine işaret ediyor. Avrupa elektrikli orta ve ağır vasıta segmentinde Renault Trucks’ın pazar payı %15 olarak gerçekleşti (2024: %24,2). Artan rekabete rağmen Renault Trucks’ın elektrifikasyon oranı %3,5 ile Avrupa ortalaması olan %2,2’nin üzerinde gerçekleşti. Renault Trucks, iç pazarda ise elektrikli orta ve ağır vasıta segmentinde %63 gibi son derece yüksek bir pazar payıyla liderliğini sürdürdü. Karayolu yük taşımacılığında elektrifikasyona öncelik veren Renault Trucks, bu doğrultuda yatırımlarını artırarak ürün gamını yeni elektrikli modeller ile genişletti. Aşağıdaki modeller 2026 yılında üretime girecek: Renault Trucks E-Tech D: Şehir içi dağıtım için ultra kompakt kamyonlar (12 ve 14 ton versiyonlar), Fransa Blainville-sur-Orne (Calvados) tesisinde üretilecek. Renault Trucks E-Tech T 540: Bölgesel taşımacılık için tasarlanan model, Fransa Bourg-en-Bresse (Ain) tesisinde üretilecek. Renault Trucks E-Tech T 585: Yük taşıma kapasitesini optimize eden model, Bourg-en-Bresse (Ain) tesisinde üretilecek. Renault Trucks E-Tech T 780: Uzun yol taşımacılığı için geliştirilen ve tek şarjla 600 km menzil sunan elektrikli kamyon, Bourg-en-Bresse (Ain) tesisinde üretilecek. Ayrıca Renault Trucks, 2027 yılında Flexis tarafından geliştirilen yeni nesil hafif ticari araçların satış ve ticari faaliyetlerini de üstlenecek. Renault Trucks CEO’su Antoine Duclaux, değerlendirmesinde; “Renault Trucks, güçlü büyüme yıllarının ardından normale dönen bir pazarda dayanıklılığını bir kez daha kanıtladı. Avrupa’daki konumumuzu korurken uluslararası büyümemizi sürdürüyor, özellikle elektrikli hafif ticari araçlar başta olmak üzere elektromobilite alanındaki atılımlarımızı hızlandırıyoruz. Hedefimiz, müşterilerimizin ekonomik performansını korurken taşımacılığı sürdürülebilir bir şekilde dönüştürmek,” açıklamasında bulundu.

Mars Logistics, Filosunu 150 Adet Mercedes-Benz Actros L ProCab ile Genişletti Haber

Mars Logistics, Filosunu 150 Adet Mercedes-Benz Actros L ProCab ile Genişletti

Mercedes-Benz Türk, lojistik sektöründeki iş ortaklıklarınıgüçlendirmeye devam ediyor. 35 yılı aşkın süredir uluslararasıtaşımacılık, depolama, dağıtım, hava ve deniz kargo, intermodal, demiryolu, proje taşımacılığı ve depolama hizmetleri sunan Mars Logistics, filosunu 150 adet Mercedes-Benz Actros L ProCab ile genişleterek araç parkındaki Mercedes-Benz marka araç sayısını artırdı. Filonun önemli bir bölümünü Mercedes-Benz marka araçlar oluştururken, teslimatı gerçekleştirilen yeni araçlar Mars Logistics’in uluslararası nakliye operasyonlarında aktif olarak kullanılacak. Mercedes-Benz Türk Aksaray Kamyon Fabrikası’nda üretilen Mercedes-Benz Actros L ProCab’ler, yüksek güvenlik donanımları, yakıt verimliliği, dayanıklılık ve operasyonel verimlilik avantajlarıyla Mars Logistics’in hizmet kalitesine doğrudan katkı sağlayacak. Teslimatın, takas desteğiyle ve Mercedes-Benz Kamyon Finansman (MBKF) kredisi kullanılarak gerçekleştirilmesi ise bu iş birliğinin en dikkat çekici unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Teslimat töreni, Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün, Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Direktörü Alper Kurt, 2. El Kamyon ve Otobüs Satış Direktörü Didem Daphne Özensel, Satış Sonrası Hizmetler Direktörü Tolga Bilgisu, Kamyon Filo Satış Grup Müdürü Çağdaş Özen, İletişim Müdürü Miray Demirel, Mercedes-Benz Kamyon Finansman CEO’su Gökmen Onbulak, Mars Logistics Yönetim Kurulu Başkanı Garip Sahillioğlu, Yönetim Kurulu Üyesi Gökşin Günhan, Filo Operasyonlarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Erkan Özyurt, Mars Logistics İş Geliştirme, Planlama ve Fiyatlandırmadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Önder Başboğa, Filo Yatırım ve Bakım Onarım Koordinatörü Kerem Karaduman, Kurumsal İletişim ve Marka Yönetimi Müdürü Kader Özal, Gelecek Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Beşir Acar, Gelecek Otomotiv CEO’su Ebubekir Koman, Gelecek Otomotiv Diyarbakır Genel Müdürü Serdar Ulağ ve Gelecek Otomotiv Filo Satış Müdürü Yusuf Odabaş’ın katılımıyla Çırağan Sarayı’nda gerçekleştirildi. Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Direktörü Alper Kurt törende yaptığı konuşmada “Mercedes-Benz Türk olarak her zaman müşterilerimizin operasyonel ihtiyaçlarına en uygun çözümleri sunmaya odaklanıyoruz. Aksaray Kamyon Fabrikamızda ürettiğimiz 150 adet Mercedes-Benz Actros L ProCab’in, yüksek güvenlik donanımları, yakıt verimliliği ve dayanıklılığıyla Mars Logistics’in uluslararası taşımacılık operasyonlarına önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Bu teslimat, iki şirket arasındaki iş birliğinin ne kadar sağlam temellere dayandığını da ortaya koyuyor. Mars Logistics ile 2021 yılında başlayan ve karşılıklı güvene dayanan iş birliğimizin önümüzdeki dönemde de güçlenerek devam etmesini temenni ediyorum.” dedi. Gelecek Otomotiv CEO’su Ebubekir Koman da şöyle konuştu: “Gelecek Otomotiv olarak uzun yıllardır sektöre kalite ve güven odaklı teslimatlar gerçekleştiriyoruz. Mars Logistics gibi sektörünün öncü firmalarından birine 150 adet Mercedes-Benz Actros L ProCab teslim etmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu araçların uluslararası nakliye operasyonlarında yüksek verimlilik sağlayacağına inanıyoruz. İş ortaklığımızın güçlenerek devam etmesini diliyoruz.” Mars Logistics Yönetim Kurulu Üyesi Gökşin Günhan ise “35 yılı aşkın süredir lojistiğin tüm alanlarında müşterilerimize güvenli ve kaliteli hizmet sunuyoruz. Bu hizmet anlayışımızın temelinde, operasyonlarımızda kullandığımız araçların performansı ve güvenilirliği yer alıyor. Bugün teslim aldığımız 150 adet Mercedes-Benz Actros L ProCab ile filomuzdaki Mercedes-Benz marka araç sayısı önemli bir paya sahip oldu. Yüksek ikinci el değeri, yaygın servis ağı, yedek parça bulunurluğu ve ihtiyaçlarımıza uygun servis sözleşmeleri operasyonlarımızda bize önemli avantajlar sağlıyor. Mercedes-Benz Türk ile yürüttüğümüz bu güçlü iş birliğinin önümüzdeki dönemde de artarak devam edeceğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

Kâmil Koç'ta Yolcu Deneyimi : 100 Yıllık Bir Güven Kültürü Haber

Kâmil Koç'ta Yolcu Deneyimi : 100 Yıllık Bir Güven Kültürü

İlk Göz Ağrım Kâmil Koç Kasım 1994’te, Ankara'da doğdum.1999 yılında Bursa'ya taşındık. İlkokul, ortaokul ve üniversite eğitimimin tamamı Bursa'da geçti. Bursa'ya taşınma sebebimiz tayindi. Ailem memur olduğu için Ankara'dan Bursa'ya geldik. 1999 yılından beri Bursa'dayız ve tüm eğitim hayatım burada geçti. Daha önce farklı bir sektörde veya firmada çalışmadım. İlk iş yerim Kamil Koç oldu, ilk göz ağrım.2012 yılında Kâmil Koç'a girdim. Dedem de eski otobüsçüydü. Küçükken dedemin evine gittiğimde, evinin önünde hep bir Kâmil Koç otobüsü olurdu. Dedem de şehirler arası taşımacılık yapıyordu, Kâmil Koç'un sözleşmeli iş ortağıydı o zamanlar. Üniversite eğitimim sırasında Kamil Koç’ta çalışmaya başladım. O zaman da yolcu ilişkileri departmanında çalışıyordum. Sonrasında süreçlere hâkim oldukça yavaş yavaş yönetici pozisyonuna geçtim. Üniversitede farklı bir bölümde eğitim aldım ama o günün şartları beni yolcu ilişkileri departmanına yönlendirdi. Daha sonra gizli müşteri bölümüne geçtim. 1,5-2 yıl boyunca Kâmil Koç'ta gizli müşteri takım liderliği yaptım. Sonrasında raporlama yöneticisi, yolcu ilişkileri yöneticisi ve müdürü oldum. Şu an yolcu ilişkileri süreçlerinden sorumluyum. Artık Süreci Farklı Yönetiyoruz Benim başladığım Yolcu ilişkileri departmanında da temelde şu an yaptığımız işin aynısını yapıyorduk ancak süreç çok daha manueldi. Dijital imkanlar bu kadar geniş olmadığı için müşteri deneyiminin kalitesini kendi maaşlı personellerimizin yaptığı gizli yolculuklar aracılığıyla ölçüyordu. Türkiye'nin her yerine çalışma arkadaşlarımızın seyahat etmelerini sağlayarak mümkün olan en fazla veriyi toplamaya çalışıyorduk. O dönemde dijital imkanlar bu kadar geniş olmadığı için yolcularımızdan bu kadar hızlı ve fazla geri bildirim alamadığımız için bu yolla bir oto kontrol mekanizması geliştirmiştik. Fakat artık bu tip bir iş modeline ihtiyaç yok. Süreci dijital olarak çok daha hızlı ve tutarlı şekilde yönetebiliyoruz. O zamanlar maliyetliydi, yavaştı ve toplayabileceğimiz veri kısıtlıydı. Artık aylık 40 binden fazla müşteri geribildirimi topluyor ve analiz ediyoruz. Pandemiyle birlikte bu departmanı kapattık, buradaki yüksek bilgi birikimine sahip arkadaşlarımızı sahadan ofise çektik ve süreci yepyeni bir bakış açısıyla yeniden ele aldık. Şikayetleri Yolcudan Önce Tespit Ediyoruz Öncelikle yenilenen teknoloji ve toplayabildiğimiz büyük veri sayesinde artık oluşabilecek olumsuzlukları önceden tespit edip önlem alabiliyoruz. Sektördeki en kurumsal firmayız, yolcu deneyimini en iyi seviyeye getirmek için çeşitli departmanlarda uzman personeller ile destek hizmetler veriyoruz: kalite kontrol, operasyon merkezi, trafik kontrol, çağrı merkezi… Bunlara ek olarak yolcu ile birebir çalışan host ve hostes arkadaşlarımız da çok kapsamlı bir oryantasyon sürecinden geçerek işe başlıyorlar. Bu sürecin sonunda da her biri ile anlık iletişim kurarak yolculuktan önce ve yolculuk sırasında oluşabilecek olumsuz durumlara müdahale ediyor, başarılı performanslarını da takdir ediyoruz. Tabi siz ne kadar önlem alsanız da yolculuk dinamik bir süreç. Her an her şey olabiliyor. Bizim bu konudaki tavrımız hiçbir olumsuzluğun ikincisini yaşatmamak üzerine. Amacımız tabi ki tüm olumsuzlukları sıfırlamak. Ancak olurda yolcumuz bir olumsuzluk yaşarsa personelimiz bunu hemen tespit edip düzeltilmesi için gerekli adımları atar. Böylece aynı sorun tekrar yaşanmaz. Dijitalleşmeye Uyum Sağladık Yukarıda da bahsettiğim gibi süreçlerimizi ciddi oranda dijitalleştirdik fakat bu geçiş ne kadar büyük olsa da sancılı olmadı. Pandemi, tüm sektörlerde dijitalleşmeyi hızlandırdı. Biz de bu trende global ortağımız Flix'in teknolojik yapısından faydalanarak hemen uyum sağladık. Flix ile birlikte dijital hizmetlerimizi global standartlarında üzerine taşıdık. Örnek vermek gerekirse driver app, filo takip, rötar takip, kalite kontrol, yolcu geri bildirim analizi, iç süreçlerdeki geliştirmeler ilk aklıma gelenler. Dijitale geçişte kontrol mekanizmaları da değişti. Artık insana bağlı kontrol yok, her şeyi yazılım üzerinden takip ediyoruz. Yolcu bildirimlerini tüm platformlardan topluyoruz. Topladığımı geri bildirimler bizim için en önemli veri kaynağıydı ancak sınırlıydı. Şimdi ulaşılabilirliği artırdık, kanalları genişlettik: WhatsApp, online forum vb. platformlar, sosyal medya, çağrı merkezi, e-posta. Bu genişlikte veriyi oraya birilerini göndererek toplayamazsınız. Şimdi Kamil Koç otobüsünün olduğu her yerden bildirim alabiliyoruz. Milyonlarca yolcu taşıdığımız için, anlık ulaşılabilirlik sayesinde olumlu/olumsuz her şeyi aktarıyorlar. Yukarıda da dediğim gibi biz de bunları dikkate alıp her an gelişiyoruz. Yolcu Her Zaman Haklıdır Yolcunun beklentisi, A noktasından B noktasına güvenli, taahhüt edildiği şekilde ve zamanda, rahatça ulaşmaktır. Kamil Koç’ta olaya bütüncül yaklaşarak yolcunun seyahat etmeye karar verdiği andan gideceği yere ulaştığı ana kadar tüm süreçlerimizi yolcu memnuniyetine göre düzenleriz. Yolcu ne söylerse haklıdır, çünkü subjektiftir. Somut verilerle yolcunun söylediği birbirini tutmuyor mu bunun bir önemi yok yolcu ne diyorsa %100 doğrudur. Örneğin yolcu güzergahta 3 ikram bekliyorken bizim standardımız o güzergahta 2 ikram yapılmasıysa ve buna göre ikram yapılmışsa anında 3. bir ikram daha yaparız. Biz yolcuyla birebir temas noktasındayız. 100 yıldır tüm Türkiye’yi iyi günde kötü günde gideceği yere ulaştırıyoruz. Bu söylerken kolay ama düşünün; düğüne giden, çocuğunun torununun doğumuna giden, ilk kez üniversiteye giden, ya da cenazeye giden… Biz 100 yıldır tüm bu duygulara ortağız. Ve duygusal tarafı bu kadar çeşitli ve yoğun olan bir sektörde tabi ki yolcu %100 haklıdır. Onlar talep eder biz karşılarız… Tabi ki aksaklıklar olabilir olacak da ama Kamil Koç olarak biz 100 yıldır hizmetimizin arkasındayız. Yolcumuz da bunu takdir ediyor ve bizi tercih ediyor. Gelen Tüm Geri Bildirimleri İnceliyoruz Kamil Koç Müşteri İlişkileri Departmanı’nda bizim tüm süreçlerimiz hazır: Hangi durumda kim ne yapacak hepsi en ince ayrıntısına kadar belirlenmiş durumda. Bizde hiçbir talep boş geçilmez. Bununla ilgili bir süreç kurgumuz varsa anında işletmeye başlarız, diyelim ki öyle bir durumla ilk kez karşılaştık onu da öğrenerek hemen olası süreçlerimize dahil ederiz. Yolcu başvurarak bize talebini ilettiği ilk anda işleme başlarız. Genelde işlemin başlamasından itibaren maksimum 15 dakikada ilgili talebi karşılamış oluruz. Kategoriye göre zaman zaman tabi ki değişiklik gösteriyor ancak ortalama talep karşılama süremiz 10-15 dakika. Peki bu nasıl mümkün oluyor? 30 kişilik ekibimizle yolcularımıza 24 saat hizmet veriyoruz, otogarlardaki ofislerimizde yolcularımızla yüz yüze görüşme imkânımız oluyor. Bazı vakalarda bu şekilde yerinde müdahale etme şansımız da oluyor. Tüm bu geri bildirimlerin ışığında kendini sürekli geliştiren bir ekibiz. Bu sinerji de her şeye hazırlıklı olmamızı sağlıyor. Personellerimiz Adaptasyon Sorunu Yaşamıyor Personellerimiz işe başlama önce şirket içinde ve dışında yaptığımız eğitimleri alıyorlar. Buna ek olarak çok kapsamlı bir oryantasyon sürecine tabi oluyorlar. Yaklaşık 2-3 aylık bu süreçler tamamlandıktan sonra tamamen hazır olduklarına işe başlıyorlar. Biz de bu süreçte işlerini her zaman kolaylaştırıyoruz: Zaten yukarıda da söylediğim gibi bizim tüm süreçlerimiz hazır. İstanbul, Adana veya başka yerde olsa bile, onaylı dokümanlar, senaryolar ve bu senaryolar gerçekleştiğinde alınacak aksiyonlar aynı. Sadece heyecan ve ifade kısmını zamana bırakıyoruz. Büyün bunlar, Flix'in dijital alt yapısı ve kendi senaryo hazırlığımız sayesinde. Herkes neyle karşılaşacağını bilir, böylece adaptasyon sorunu olmaz. Yolcuların Bilinç Düzeyi Artmış Durumda Yolcularımız çoğu zaman kanalları düzgün kullanıyorlar. Halkın bilinç ve teknoloji kullanım seviyesi sürekli daha iyiye gidiyor. Süreçlerimiz 70 yaşındaki amca/teyze için de, 15 yaşındaki genç için de uygun. Her kesim için ulaşılabiliriz. Bu, geri bildirimleri artırıyor; olumlu yönleri geliştirip olumsuzları azaltıyoruz, yolcu deneyimini iyileştiriyoruz. Tek Amacımız Yolcunun Memnuniyetini Sağlamak Bölgeler, diğer departmanlar ve iş ortaklarıyla sürekli iletişimdeyiz. Geri bildirim iyileştirmesinde onlara da ihtiyaç duyuyoruz: kabin hizmetleri, kalite kontrol, otobüs işletenler, bilet satış, bölge müdürleri. Her gün iç içeyiz. Olumsuzluğu ikinciye yaşatmamak, mağduriyeti gidermek için şirketimizin tüm imkanlarını istediğimiz ölçekte kullanabiliyoruz. Bu da başta CEO ve İcra Kurulu’muz olmak üzere tüm yöneticilerimizin aynı vizyon ve bakış açısını paylaşmasıyla oluyor. Her biri her zaman arkamızdalar. Bu tip bir hizmet anlayışı ve süreç takibi ancak Kamil Koç ölçeğinde şirketlerde sağlanabilir. Ekibimiz hem çok büyük hem de çok tecrübeli. Yıllardır birlikte çalışma kültürünün getirdiği sinerji ile yol arkadaşlarımıza başka hiçbir yerde bulamayacakları bu iletişim ve ulaşılabilirlik imkanını sağlıyoruz. Bu birlikte çalıştığımız partnerlerimiz için de çok büyük bir avantaj. Bizim için sözleşmeli ya da değil üzerinde Kamil Koç logosu olan tüm araçlar ve bu araçlarda seyahat eden her yolcu birbirine eşittir. Bu yaklaşım sayesinde partnerlerimizin de içi her zaman çok rahat ediyor. Şeffaf Bilgilendirme Sistemi Yolcuda Güven Yaratıyor Eskiden yolcular sadece zamanında gitmek istiyordu. Şimdi bilgilendirilmek, sürece dahil olmak, şeffaflık istiyor. Biliyorsunuz aracımız trafikte kalabiliyor, yol durumuna göre birkaç dakikalık gecikmeler olabiliyor. Bu gibi durumlarda hemen yolcumuzu sms ile bilgilendiriyoruz. Sms’teki linkten araçlarının konumunu anlık olarak takip edebiliyorlar. Olası bir uzun gecikmede ise çok daha önceden bilgilendiriyoruz ve canlı konum gönderiyoruz ki yolcumuzun vaktini çalmayalım. Bu yaklaşım sayesinde yolcumuzun da mağduriyetini en aza indirmiş oluyoruz. Yolcumuz kendini değerli hissediyor. Kamil Koç’ta yolcu, yol arkadaşı demek. 100 yıldır bu yaklaşımla kültürümüzün en temel yapıtaşlarından misafirperverlikle tüm Türkiye’ye yol arkadaşlığı yapıyor, onları araçlarımızda ağırlıyoruz. Buna paralel olarak arkadaşlarımızı bekletmiyor, gecikirsek de haber verip bilgilendiriyoruz. Her türlü aksaklıkta aynı sosyal hayatta arkadaşlık ilişkilerimizde olduğu gibi çözümler sunuyoruz, olası mağduriyetlerini en aza indiriyoruz. Onlarla iletişim kurarak şeffaf bir şekilde bizimle birlikte konuya hâkim olmalarını sağlıyoruz. İşte bu yüzden 100 yıldır onlar da bize güveniyorlar. Teveccüh gösteriyorlar. Nitekim bugün Kamil Koç Türkiye’nin 100 yaşına ulaşmış nadir şirketlerinden biri, çok kıymetli bir değeri ve karayolu seyahati dendiğinde akla ilk gelen markası. Tüm yol arkadaşlarımıza teşekkür ederiz.

“5 Yılda 5 Bin Kadın Sürücü” Projesine Mercedes-Benz Türk’ten Anlamlı Destek Haber

“5 Yılda 5 Bin Kadın Sürücü” Projesine Mercedes-Benz Türk’ten Anlamlı Destek

Türkiye genelinde kadın sürücü istihdamını artırmayı ve lojistik ile taşımacılık sektöründe sürdürülebilir bir dönüşüme katkı sağlamayı hedefleyen “5 Yılda 5 Bin Kadın Sürücü” projesi; kadınların mesleki gelişimini destekleyen, sektörde fırsat eşitliğine dikkat çeken ve uzun vadeli istihdamı odağına alan kapsamlı bir yapı sunuyor. Proje, kadınların ulaştırma, lojistik ve tedarik zinciri sektörlerine yönelmelerini teşvik etmenin yanı sıra, meslekte kalıcı olmalarını destekleyen eğitim, gelişim ve yönlendirme adımlarıyla bütüncül bir yaklaşım benimsiyor. Mercedes-Benz Türk ise bu süreçte yalnızca finansal destek sağlayan bir paydaş olmanın ötesine geçerek; bilgi birikimi, eğitim olanakları ve sektörel yönlendirmeleriyle kadın sürücülerin istihdama kazandırılmasına ve kariyerlerini sürdürülebilir şekilde inşa etmelerine katkı sağlamayı hedefliyor. Eğitimden istihdama uzanan çok aşamalı destek modeli Mercedes-Benz Türk, müşterileriyle iş birliği içinde 10 kadın kamyon sürücüsü ve 10 kadın otobüs sürücüsünün sürücü kursu, ehliyet, SRC belgesi, psikoteknik değerlendirme ve ilgili yasal süreçlerine destek sağlıyor. Bunun yanı sıra kadın sürücü adayları için ileri sürüş teknikleri eğitimleri düzenlenirken, ehliyetlerini tamamlayan adayların filo şirketlerine yönlendirilmesi ve istihdam süreçlerinin takibi de proje kapsamında yürütülüyor. Proje süresince gerçekleştirilecek lansman ve mezuniyet törenleri, deneyim paylaşımları ve iletişim çalışmalarıyla kadın sürücülerin sektördeki görünürlüğünün artırılması hedefleniyor. Tüm iletişim faaliyetleri, “Benzersiz Kadınlar” ana sloganı altında yıl boyunca sürdürülecek. Kadın sürücü istihdamını sektörün geleceğine yapılan bir yatırım olarak gördüklerini belirten Mercedes-Benz Türk 2. El Kamyon ve Otobüs Satış Direktörü Didem Daphne Özensel, “Bugün “Benzersiz Kadınlar” projemizin hayata geçmesi ile beraber, sadece kadın istihdamına değil sektörün bu önemli ihtiyacına da katkı sağlayacağız. Bugün sayılara baktığımızda erkek egemen görünen sektörde, kadınların da istihdama katılması ile önemli bir atılım yapacağını düşünüyor ve bunu kararlılıkla destekliyoruz. Tüm bu çalışmalardan gurur duyuyoruz. Bugün ise bizim için çok anlamlı bir iş birliğine daha imza atıyoruz. “Benzersiz Kadınlar” projesiyle, kadınların bu alana adım atmalarını desteklemenin ötesine geçerek; meslekte kalıcı olmalarını sağlayacak, bilgiyle, eğitimle ve doğru yönlendirmeyle güçlenen bir ekosistemin parçası olmayı hedefliyoruz. Bu projede sunduğumuz destek, yalnızca bugün için değil; uzun vadede sektörün nitelikli iş gücü ihtiyacına katkı sağlayacak bir yatırım niteliği taşıyor. Mercedes-Benz Türk olarak, bu dönüşümün bir parçası olmaktan ve kadın sürücülerin sektörde daha güçlü şekilde yer almasına katkı sağlamaktan memnuniyet duyuyoruz. Bu noktada tüm sektöre de bu bilinçle hareket etmesi yönünde çağrımızı yineliyoruz. Bu anlamlı projede emeği olan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyor, sektörümüz için hayırlı olmasını diliyorum.” dedi. CILT Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Berna Akyıldız; bu yaklaşımın yalnızca bir sosyal sorumluluk perspektifiyle değil, sektörel bir dönüşüm vizyonuyla ele alınması gerektiğine dikkat çekerek; “Bu seferberlik, sadece bir sosyal sorumluluk yaklaşımı değil; taşımacılık sektörünün nitelikli iş gücü ihtiyacına yanıt verecek bir dönüşüm hareketidir. Mercedes-Benz Türk ile yürüttüğümüz iş birliğinin, kadın sürücü adaylarının mesleğe hazırlanmasını destekleyen güçlü bir örnek oluşturacağına inanıyoruz.” dedi. CILT’nin Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Semra Özcan ise, projeye sahadaki etki açısından yaklaştıklarını vurgulayarak şunları kaydetti: “WiLAT olarak odağımız; kadınların bu alanda sadece başlaması değil, meslekte kalıcı olmasını sağlayacak destek mekanizmalarının kurulması. Bu iş birliğiyle kadın sürücü adaylarının mesleki gelişimlerini güçlendirecek, rol model etkisi yaratacak ve sektörün dönüşümüne katkı sunacak bir yapı hedefliyoruz.”

Hayallerimizi Kâmil Koç ile Gerçekleştirdik Haber

Hayallerimizi Kâmil Koç ile Gerçekleştirdik

MERDİVENLERİ TEK TEK ÇIKARAK BU NOKTAYA GELDİM 1982 yılında Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde doğdum. Çocukluğumdan itibaren karayolu taşımacılık sektörünün içindeyim. Bu iş bizim için sadece bir meslek değil; baba mesleği, dede mesleği. Eskiden kendi firmamız vardı. İlkokulu bitirdiğim dönemlerden itibaren yaz tatillerinde otogarda bilet keserek işe başladım. Sonra yazıhanede çalıştım, muavinlik yaptım. Bugün işletmeciliğini yaptığım işi gerçekten en dipten, en tabandan başlayarak öğrendim. Merdivenleri tek tek çıkarak bu noktaya geldim. Şu anda Kütahya’da Kâmil Koç işletmeciliğini yürütüyorum. KÜTAHYA’DA UZUN YILLARDIR HİZMET VERİYORUZ İlk şirket ismimiz Tavşanlı Tur’du. Sonra büyüyerek Kütahya Lider adını aldık. Uzun yıllar boyunca Kütahya Lider markasıyla İstanbul, Ankara, Antalya gibi şehirlere seferler düzenledik. Ancak zamanla sektörde yaşanan sıkıntılar, maliyetler ve rekabet bizi küçülmeye zorladı. O süreçte yerel firma olarak elimizden geleni yaptık fakat bazı noktalarda büyük bir markanın gücüne ihtiyaç olduğunu fark ettik. KÂMİL KOÇ’A KATILAN İLK İLÇE İŞLETMECİSİYİZ Kâmil Koç ile aslında bağlantımız yıllardır vardı. Tavşanlı’dan Bursa’ya çok sık sefer yaptığımız için Bursa Bölge Müdürü Aydın Tokatlı ile tanışma fırsatımız oldu. Kendisiyle zaman zaman istişare ederdik. O dönem bize özgüven kazandıran, cesaret veren de odur. Kendi öz malımız olan otobüsleri ve yazıhaneleri Kâmil Koç markasıyla buluşturmaya karar verdik. Kütahya Astur’dan ayrıldık ve Kâmil Koç çatısı altında Hisarcık, Emet, Tavşanlı ve Kütahya’daki tüm yazıhanelerde hizmet vermeye başladık. 2017 yılında Kâmil Koç’a ilk katılan ilçe işletmecisi biz olduk. İlçe yazıhaneleri bize aitti, şehir merkezindeki işletmeciliği ise Kâmil Koç yürütüyordu. Pandemi döneminde Kütahya yazıhanesinin işletmesi de bize devredildi. O günden bu yana tek çatı altında ilerliyoruz. KÂMİL KOÇ’UN KURUMSAL ALTYAPISINI KULLANMAK BİZİM İŞLERİMİZİ KOLAYLAŞTIRIYOR Kurumsal bir yapının altyapısını kullanmak çok büyük konfor. Yerel firma ile çalışırken yaşadığımız en büyük sıkıntılardan biri servis ağının zayıflığıydı. İstanbul’a giden yolcu, “Oğlum şu semte servisiniz yokmuş, kızım gelmek zorunda kaldı” diye şikâyet ederdi. Kurumsal yapı sayesinde bu sorunlar tamamen ortadan kalktı. Ayrıca İnternet sitesi düzgün çalışıyor, yolcu online işlemlerini sorunsuz yapıyor. Çağrı merkezi güçlü, yolcu sorununu direkt çözüyor. Servis ağı çok geniş, özellikle İstanbul’da en dip noktalara bile ulaşabiliyor. Sefer sayıları arttı, artık istediğimiz saatleri ekleyebiliyoruz. Yerel firmanın asla yapamayacağı şeyleri bugün Kâmil Koç çatısında rahatlıkla yapabiliyoruz. HAYALLERİMİZİ KÂMİL KOÇ İLE GERÇEKLEŞTİRDİK Çocukken hep düşünürdüm: “Bizim ilçeden neden sadece Ankara ve İstanbul’a araba kalkıyor? Hiç mi başka şehre direkt sefer olmayacak?” Kâmil Koç’la bu hayali gerçekleştirdik. Bugün Tavşanlı’dan çıkan bir otobüs Van’a kadar gidiyor. 24–25 saatlik direkt sefer yaptık. Bartın’a, Amasra’ya, Rize’ye, Trabzon’a, Samsun’a direkt araç gönderiyoruz. Hatta Tavşanlı’dan Sivas’a bile çalıştık. Van seferi başladığında Van’daki işletmeci bize, “Sizin ilçeden Van’a ne yolcusu çıkar?” diye sormuştu. Sonradan öğrendik ki Tavşanlı’da tamamen Vanlıların yaşadığı bir mahalle varmış. Bu yolcu potansiyelinin farkına ancak çalışınca vardık. Amasra’ya ilk seferleri düzenlediğimizde oranın turistik potansiyelini bizzat gördük. İnsanlar tatil için gerçekten gidiyormuş; yıllardır fark etmemişiz. BURADA ÇALIŞMAK “DENEYİP GÖREBİLME CESARETİ” SAĞLIYOR Kâmil Koç ile çalışmamızın en büyük avantajı: “Deneyip görebilme cesareti.” Ulusal marka olunca “Bu sefer tutar mı, tutmaz mı?” kaygısı olmuyor. Projeyi aklında kuruyorsun, birkaç gün içinde hayata geçirebiliyorsun. Bartın’a ilk seferi yaptığımızda yıllardır o hatta çalışıyormuşuz gibi tuttu. Teknoloji çağında her şey dijital artık. Yolcu telefonundan bilet alıyor, çağrı merkezi her sorunu çözüyor, lastik, akü, ikram gibi giderlerde toplu alım avantajı var. Örneğin, piyasada 1000 TL olan bir lastiği biz Kâmil Koç’un alım gücü sayesinde 850 TL’ye alıyoruz. Aynı marka, aynı ürün. Bu bile tek başına büyük avantaj. İkram maliyetleri bireysel alımda iki katına çıkar ama biz firmadan çok uygun fiyata alıyoruz. Bu yüzden yolcuya gönül rahatlığıyla daha fazla ikram verebiliyoruz. ÖDEMELERİMİZ, AYIN 16’SINA BİLE KALMAZ Paramız hiçbir ay 16’sına kalmaz. Ödemeler her ayın 15’inde, öğleden sonra tıkır tıkır hesabımıza yatar. Bu düzen sayesinde biz de tedarikçilerimize rahatlıkla söz verebiliyoruz. Diğer işletmeci arkadaşlarımız “1 hafta paramızı alamıyoruz, kartla mazot çekiyoruz” gibi sorunlar yaşarken biz bunlarla hiç uğraşmıyoruz. GÜNÜN HER SAATİ İLETİŞİM KURABİLİYORUZ Yönetimle iletişimimiz inanılmaz güçlü. Host biriminden teknik ekibe, çağrı merkezinden bölge müdürüne kadar herkesle istediğimiz saatte iletişim kurabiliyoruz. En üst yönetici Çağatay Kepek’i bile gece 23.00’te arasak telefonumuzu açar. Bölge müdürleriyle günde üç kez konuştuğumuz olur. Güney Marmara Bölge Müdürlüğü bizim için çok kritik. Yeni projelerde 10–15 kez görüşüp saat saat seferleri birlikte planlıyoruz. İş gerçekten birlikte yönetiliyor. BÖLGEMİZDEKİ YOLCU SİRKÜLASYONU ÇOK YÜKSEK Yazın günlük 120–130, kışın ise 90–100 araç geçiyor buradan. Direkt olarak Kütahya’dan İstanbul, Ankara, Eskişehir, Rize, Trabzon, Samsun, İzmir, Bartın, Amasra gibi birçok ile sefer yapıyoruz. Kütahya bir öğrenci ve asker şehri olduğu için 9 ay boyunca yoğun bir yolcu sirkülasyonu var. Plakalarımızın 43 olması güzel bir avantaj. 43 plakalı araçla, Kütahyalı personelle seyahat ediyor. Özellikle küçük ilçelerde bu çok önemli. İnsanlar çocuğunu, annesini tanıdığı güvendiği birine emanet etmek istiyor. Kamil Koç logosu ile tanıdık işletmeci bir araya geldiğinde güven de tam anlamıyla sağlanmış oluyor. OPERASYON YÖNETİMİ NOKTASINDA HIZLI AKSİYON ALABİLİYORUZ. Buradaki en önemli avantajlardan biri de operasyonun çok iyi yönetilmesi. En alt seviyeden en üst seviyeye kadar herkes işin hızlı ve doğru yürümesinin önemini biliyor. Saat planlaması, yolcu profili, aktarma noktaları, hepsi istişareyle belirleniyor. Bugün gece 03.00’te Kütahya’dan İzmir’e ekspres sefer yapıyoruz ve inanılmaz talep görüyor. Çünkü yolcu şunu diyor: “Niye 2 saat daha fazla yolda kalayım? Gecenin ikisinde binip daha erken varırım.” Yolcu artık bilinçli, beklentisi yüksek. Biz de hem hizmet kalitemiz hem kurumsal altyapı hem de doğru planlamayla bu beklentiye tam karşılık veriyoruz.

Girişimcilik ve Kariyer Geliştirme Uygulama ve Araştırma Merkezi Tarafından Lojistik Zirvesi Gerçekleştirildi! Haber

Girişimcilik ve Kariyer Geliştirme Uygulama ve Araştırma Merkezi Tarafından Lojistik Zirvesi Gerçekleştirildi!

AKÜ İbrahim Küçükkurt Konferans Salonunda gerçekleştirilen etkinliğe; AKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şuayıp Özdemir, GİKAM Müdürü Prof. Dr. Fikret Yaman, Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Serteser, AFDAS Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Altınkaya, ATSO Meclis Üyesi ve TOBB Delegesi Bülent Saygı, il protokolü üyeleri, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katılım sağladı. Afyonkarahisar, Lojistik Açıdan Stratejik Bir Konumda Panelin moderatörlüğünü üstlenen AKÜ İİBF Uluslararası Ticaret ve Finansman Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Kemal Karayormuk, Afyonkarahisar’ın ulaşım ağları bakımından Türkiye’nin önemli kavşak noktalarından biri olduğunu belirtti. Karayormuk, kentin stratejik karayolu lojistik merkezleri arasında öne çıktığını vurgulayarak, Lojistik Zirvesi kapsamında yalnızca sektörel gelişmelerin değil; Türkiye’nin ve dünyanın mobilite vizyonunun, taşımacılığın geleceğinin, dijitalleşmenin sektöre etkilerinin ve insan kaynağının dönüşen rolünün de ele alınacağını ifade etti. Etkinliğin öğrenciler için sektörü yakından tanıma ve kariyer planlarını şekillendirme açısından önemli bir fırsat sunduğunu dile getirdi. “Kamil Koç, Ulaşım Kültürünün Güçlü Bir Parçası” FlixBus / Kamil Koç CEO’su Çağatay Kepek, Kamil Koç’un 1926 yılında başlayan kurumsal yolculuğunun 2026’da 100. yılına ulaşacağını belirterek, markanın Türkiye’de şehirlerarası ulaşım kültürünün oluşumunda önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Yaklaşık altı yıldır dünyanın önde gelen mobilite şirketlerinden Flix bünyesinde faaliyet gösterdiklerini ifade eden Kepek, Flix’in 47 ülkede geniş bir ulaşım ağına sahip olduğunu aktardı. Kepek, birleşme sürecinde Kamil Koç markasının korunmasının stratejik bir tercih olduğunu vurgulayarak, bu yaklaşımın markanın köklü geçmişine duyulan saygının bir göstergesi olduğunu dile getirdi. “IRU, Küresel Ölçekte Koordinasyon Sağlıyor” IRU Başkanlık Divanı ve IRU Denetleme Kurulu Üyesi Aslı Çalık, Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Birliği’nin 100’den fazla ülkede faaliyet gösteren kuruluşları temsil eden küresel bir yapı olduğunu ifade etti. IRU’nun sektörel standartların geliştirilmesi ve uluslararası taşımacılığın kolaylaştırılması konusunda önemli bir rol üstlendiğini belirten Çalık, Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen TIR Sözleşmesi hakkında da bilgiler verdi. IRU’nun yalnızca eşya taşımacılığıyla sınırlı kalmadığını, yolcu taşımacılığı ve taksi örgütlerini de kapsayan geniş bir temsil gücüne sahip olduğunu vurguladı. “Her İşi Yapmak Zorunda Değiliz, Kaliteyi Önceliyoruz” AKER Otobüs İşletmesi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Emre Ak, şirketin köklü geçmişine değinerek tarifesiz taşımacılık alanında faaliyet gösterdiklerini ifade etti. Sektörde yoğun bir rekabet yaşandığını belirten Ak, AKER olarak her talebi karşılamak yerine hizmet kalitesini ve operasyonel düzeni anlayan iş ortaklarıyla çalışmayı tercih ettiklerini söyledi. Acil ve yüksek kapasiteli operasyonları yönetebilme yetkinliklerinin kendilerini sektörde farklı bir noktaya taşıdığını da sözlerine ekledi. “Pembe Otobüs Projesiyle Toplumsal Farkındalık Oluşturuyoruz” BEST VAN Turizm Yönetim Kurulu Üyesi İrem Bayram, sektördeki kuşaklar arası müşteri beklentilerinin hizmet anlayışını doğrudan etkilediğini belirtti. Z kuşağının markalardan yalnızca güvenli ulaşım değil, çevresel duyarlılık ve toplumsal katkı da beklediğini vurgulayan Bayram, bu kapsamda hayata geçirilen “Pembe Otobüs” projesiyle meme kanserine dikkat çekmeyi amaçladıklarını ifade etti. “Ekonomik Hareketliliğin Temelinde Lojistik Var” Mezon Lojistik Genel Müdürü ve Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) geçmiş dönem Başkanı Tamer Dinçşahin, lojistiğin küresel ekonomide belirleyici bir rol üstlendiğini söyledi. Karayolu taşımacılığının 2024 yılında 39 milyar dolarlık hizmet ihracatı gerçekleştirdiğini belirten Dinçşahin, Türkiye’nin jeopolitik konumunun uluslararası ticarette önemli avantajlar sunduğunu ifade etti. Demiryolu ve liman bağlantılarının güçlendirilmesinin lojistik kapasite açısından kritik olduğuna da dikkat çekti.

Brisa ve İkra Lojistik’ten Güçlü İş Birliği Haber

Brisa ve İkra Lojistik’ten Güçlü İş Birliği

Brisa, filo müşterilerine sunduğu değer odaklı çözümlerini güçlendirmeye devam ediyor. Şirket, bayisi DoğanGü aracılığıyla, Türkiye’nin önde gelen çok modlu lojistik şirketlerinden İkra Lojistik A.Ş. ile kapsamlı bir iş birliği gerçekleştirdi. Bu anlaşma ile Brisa ve DoğanGü, İkra Lojistik’in operasyonel süreçlerinde verimlilik, sürdürülebilir ve maliyet etkin çözümler geliştirmesine imkân tanıyacak. Lojistik operasyonlarında kesintisiz hizmet ve güçlü altyapı 1992 yılında taşımacılık faaliyetlerine başlayan İkra Lojistik, büyük kısmı uluslararası operasyonlardan oluşan iş hacmiyle, 7 ülkede 10 ofis ve yaklaşık 500 kişilik uzman kadrosuyla hizmet veriyor. Karayolu, denizyolu, hava ve demiryolu taşımacılığı alanlarında entegre çözümler sunan şirket, yılda 35.000’in üzerinde taşıma operasyonu ve 1 milyon tonu aşan yük kapasitesi ile sektörün güçlü oyuncuları arasında yer alıyor. Bu yüksek hacimli operasyonlarda güvenilir bir çözüm ortağı olarak konumlanan Brisa, iş birliği kapsamında İkra Lojistik’in Adana ve İstanbul Orhanlı garajlarında kapsamlı hizmetler sunuyor. Orhanlı Garajı’nda Brisa tarafından kurulan Mobilfix altyapısı üzerinden kapsamlı servis desteği sağlanırken, Brisa çatısı altındaki DoğanGü ekibi tarafından görevlendirilen sabit lastik personeli ile operasyonel süreklilik güvence altına alınıyor. Dijital Filo Yönetimi ve Profleet ile Maksimum Verimlilik Brisa ve DoğanGü, İkra Lojistik’in L2 yetki belgeli ve ADR donanımlı araç filosuna yönelik Profleet lastik yönetimi hizmetlerini hayata geçirdi. İş birliği sürecinde İkra garajlarına ekipman desteği verilirken; yeni lastik temini, yol yardımı ve TMP+ dijital filo yönetimi çözümleri de aktif olarak devreye alındı. Bu entegre yaklaşım sayesinde İkra Lojistik, Brisa’nın lastik yönetimi çözümlerinden tam kapsamlı olarak yararlanan örnek filolardan biri haline geldi. Markalar arasında kurulan bu operasyonel sinerji, lojistik akışların verimliliğini artırırken hizmet kalitesini de en üst seviyeye taşıyor. Brisa ve DoğanGü iş ortaklığı, sağlanan yüksek hizmet kalitesi ve hızlı çözüm kabiliyetiyle İkra Lojistik nezdinde kalıcı bir iş birliğine dönüşmüş durumda. Bugün itibarıyla İkra Lojistik, Türkiye genelindeki tüm operasyonlarında Brisa’nın lastik, servis ve dijital filo yönetimi hizmetleriyle fark yaratmaya devam ediyor. İmza töreninde ”Brisa Stratejik Büyümeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Cenk Koçdor şu değerlendirmeyi yaptı: İkra Lojistik gibi sektörde güçlü, uluslararası bir oyuncu ile güçlerimizi birleştirmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu iş birliği, Brisa’nın filolara sunduğu entegre hizmet yaklaşımının güçlü bir örneği. Profleet ve dijital filo yönetimi çözümlerimizle operasyonların daha verimli, daha kontrol edilebilir ve daha sürdürülebilir hale gelmesini sağlayacağız. Amacımız, müşterilerimizin günlük operasyonlarında gerçek ve ölçülebilir bir değer yaratma. ”Brisa Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Yakup Demir ise şunları söyledi: ”Bu iş birliği, Brisa’nın yalnızca ürün kalitesiyle değil, sahadaki güçlü bayi ve servis yapısıyla da müşterilerinin yanında olduğunun önemli bir göstergesi. DoğanGü’nün uzmanlığı, sahadaki etkinliği ve operasyonel çevikliği sayesinde İkra Lojistik’in tüm lastik ve servis süreçleri kesintisiz ve yüksek standartta yönetiliyor. Bayilerimiz, Brisa’nın müşteriye dokunduğu en kritik noktayı temsil ediyor; bu nedenle onların katkısı bu iş birliğinin başarısında kilit rol oynuyor.” Ikra Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Akın Konyar iş birliğini şu sözlerle değerlendirdi: “Operasyonlarımızın güvenilirliği ve sürekliliği bizim için kritik. Brisa ve DoğanGü iş ortaklığıyla filomuzda hem maliyet hem de operasyonel açıdan önemli kazanımlar elde ediyoruz. Dijital filo yönetimi ve yerinde servis çözümleri sayesinde süreçlerimizin kontrolü çok daha yüksek bir noktaya taşındı.” Brisa’nın çözüm ortağı DoğanGü'nün Genel Müdürü Taylan Avcıoğlu ise iş birliği için; “İkra Lojistik ile kurduğumuz bu iş birliği, DoğanGü olarak müşterilerimize sunduğumuz servis kalitesinin önemli bir göstergesi. Sabit personel desteğimiz, hızlı müdahale kabiliyetimiz ve Brisa’nın yüksek standartlarıyla filonun tüm lastik süreçlerini güvence altına alıyoruz. Bu güçlü birliktelikten büyük memnuniyet duyuyoruz.”

Türkiye’deki Taşımacılık Standartlarını Ukrayna’ya Taşıdık Haber

Türkiye’deki Taşımacılık Standartlarını Ukrayna’ya Taşıdık

İŞ DİSİPLİNİNİ KÜÇÜK YAŞLARDA ÖĞRENDİM 1973 yılında, Elazığ’da 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda doğdum. Çocukluk, ilkokul, ortaokul ve lise yıllarım Elazığ’da geçti. Üniversite eğitimime ise Malatya’da devam ettim. Küçük yaşlardan itibaren dedemin, ardından babamın işlettiği bakkalda çalışarak büyüdüm. O küçük dükkân benim ilk okulumdu; ticareti, müşteriyi, iş disiplinini orada öğrendim. Bugün geriye baktığımda, o yılların bana kazandırdığı ticari sezginin hayatımın en güçlü temeli olduğunu görüyorum. 1992 YILINDA UKRAYNA’YA MERHABA DEDİK 1992’de akrabalarımız Ukrayna’ya gitmişti. Biz de aslında turist olarak, “bir görelim” diyerek yola çıktık ama Ukrayna o dönem yeni bağımsızlığını kazanmış, henüz düzeni oturmamış, fırsatlarla dolu bir ülkedeydi. Bavul ticareti çok yaygındı; Ukraynalılar Türkiye’ye, özellikle Laleli’ye gelip alışveriş yapıyor, döndüklerinde pazar yerlerinde satıyorlardı. Mağazacılık kültürü tam gelişmemişti; çoğu dükkâna içeri girmek bile birkaç kapıdan geçmeyi gerektiriyordu. Biz de oraya gittiğimizde bu ticari akışın tam ortasında bulduk kendimizi. Yolcu taşımacılığı yaparak başladık. Fakat zamanla gümrük düzenlemeleri oturunca bavul ticareti zayıfladı ve bu iş modeli kendiliğinden sona erdi. Bu durum bizi yeni arayışlara itti. “Türkiye’de yıllardır yapılan şehirlerarası taşımacılık neden Ukrayna’da yapılmasın?” diye düşündük. Hem çevremiz vardı hem de Ukrayna’da bu alan bakirdi. Böylece şirketimizi 24 Aralık 1997’de kurduk. UKRAYNA İLE TÜRKİYE’DEKİ TAŞIMACILIK MODELİ ÇOK FARKLIYDI Ukrayna’daki sistem Türkiye’den çok farklıydı. Hatlar tamamen ihale ile veriliyordu. Güzergâh, kalkış saati, iniş saati hatta şehir içindeki duraklar bile devlet tarafından belirleniyordu. Çok uzun izin süreçleri, bürokrasi ve yoğun bir mücadele gerekiyordu ama biz adım adım ilerledik ve 14 Ocak 1999’da ilk ihalemizi kazandık. Ertesi gün, 15 Ocak’ta dondurucu bir kışa rağmen sadece bir yolcuyla ilk seferimizi başlattık. Benim için çok önemli bir başlangıçtı. “Bu enerjiyle hemen başlamalıyım” demiştim; o motivasyon gerçekten her şeyin önünü açtı. BİLET SİSTEMİNDEKİ ZORLUKLAR, YOLCUYA ULAŞMAMIZI ENGELLEDİ Saymakla bitmeyecek kadar engellerle karşılaştık. En büyük sorun bilet sistemi ve yolcuya ulaşmaktı. Otogarda kasiyerler isterse bilet satıyor, istemezse satmıyordu. Sizin yatırımlarınızın kaderi aslında bir kasiyerin inisiyatifine kalıyordu. Biz zaman zaman kendi araçlarımız için gidip kasadan bilet satın almak zorunda bile kaldık, çünkü koltuklarımızı garanti etmemiz gerekiyordu. Yolcu bulmak da kolay değildi. Ukrayna tren kültürü çok güçlü olduğu için insanlar otobüse mesafeliydi. Bir dönem çözüm olarak tren garına gidip otobüsü orada beklettik. İnsanlar otobüsün lüks oluşuna şaşırıyor, “Bu araç gerçekten bu şehre mi gidiyor?” diye soruyordu çünkü o zaman Ukrayna’daki araçların büyük kısmı eskiydi. Türkiye’deki standartları Ukrayna’ya taşıdık: Hostes, kravat-gömlekli personel, ikram, düzenli bakım, temizlik, kaliteli filo… Ancak bu da başlı başına bir mücadeleydi. Yolcu ikramı almıyordu; ücretli sandıkları için geri çeviriyorlarmış. Biz de ikramın bilet fiyatına dahil olduğunu anlatıp hizmeti görünür kıldık. SİSTEMİN İŞLEYİŞİNİ GÖSTERMEK İÇİN UKRAYNA’DAN TÜRKİYE’YE HEYET GETİRDİK Bilet satış sisteminin yanlış olduğunu anlatmak için çok uğraştık. Türkiye’de nasıl çalıştığını göstermek için Ukrayna’dan heyet getirdim. TOFED ile toplantılar yaptık. Sonunda bazı hatlarımızda kapasiteyi ikiye böldüler; yarısını otogar satıyor, yarısını biz satıyorduk. Bir diğer zorluk, araçların gittiği şehirde 12–15 saat yatmak zorunda oluşuydu. Biz “Merkezimiz Kiev, bakım altyapımız burada; araç geri dönmeli” dedik. Başta kabul etmediler ancak teknik nedenleri ve güvenlik gerekliliklerini anlatınca izin verildi. Bu Ukrayna’da bir ilkti ve ülke taşımacılığına da kalite standartları getirdi. OTOBÜSLERİMİZİN BAGAJI YETMEDİ, KARGO TAŞIMACILIĞINA BAŞLADIK Yolcular paket, zarf, eşya göndermeye başladı. Otobüslerin bagajı yetmedi, yoğunluk arttı. Bu işi düzenleyip listelemeye başladık. Ardından kamyon satın alıp resmi kargo taşımacılığına geçtik. Ülkede kargoculuğu yaygınlaştıran firmalardan biri olduk. Bir süre sonra operasyonlarımızın %70’i kargo, %30’u yolcu taşımacılığı haline geldi. 2015 yılında Türk Hava Yolları’nın Ukrayna kargo acenteliğini aldık ve hâlâ bu görevi sürdürüyoruz. FİYAT TARİFEMİZİ KENDİMİZ BELİRLEMEYE BAŞLADIK Bilet fiyatlarını ilk yıllarda tamamen bakanlık belirliyordu. Sağladığımız kaliteli hizmet nedeniyle bu fiyatların yatırım maliyetleriyle örtüşmediğini anlattık. Ekonomi Bakanlığı ve Ulaştırma Bakanlığı nezdinde yürüttüğümüz çalışmalar sonucunda özel izinle kendi kilometre bazlı fiyat tarifemizi belirleme hakkı aldık. Bu, sektörde önemli bir dönüm noktasıydı. SAVAŞIN BAŞLAMASIYLA ASIL KIRILMA NOKTASINI YAŞADIK 2014’teki Maidan olaylarında çok ağır bir darbe aldık. Donetsk’te kendi binamız vardı; bugün hâlâ erişemiyoruz. O bölgelerdeki tüm ofislerimizi kapatmak zorunda kaldık. 1250 çalışanımız vardı; bu süreçle birlikte ciddi şekilde küçülmek zorunda kaldık. 2022'de savaşın başlaması ise daha da büyük bir kırılma oldu… Savaş başladığında Ukrayna’daydım. Kimse gerçekten Rusya’nın böyle bir saldırı yapacağına inanmıyordu. İlk tahliyeleri biz gerçekleştirdik; Türk vatandaşlarını güvenli şekilde Türkiye’ye taşıdık. Seferberlik ilan edilince devlet araçlarımıza el koydu. Merkez ofisimiz polis merkezinin yanındaydı; güvenlik nedeniyle yollar kapatılınca tüm server ve altyapımız durdu. Kargo operasyonumuz mecburen kapandı ama bir çıkış yolu bulduk: Türkiye–Ukrayna arası yolcu taşımacılığına başladık. Yol 27–30 saat sürüyor. Sınırlarda bekleme olmazsa konforlu bir yolculuk oluyor; bekleme olursa süre uzuyor tabii. Bugün yaklaşık 150 personelle çalışmalarımız devam ediyor. Savaşın yoğun olduğu bölgelerde hatlarımız azalmış olsa da Ukrayna içinde hâlâ yaklaşık 20 hatta sefer yapıyoruz. DEVLET NİŞANI ALMAK BİZİM İÇİN BÜYÜK BİR GURUR Ben kendimi Ukrayna’da Türklerin, Türkiye’de ise Ukraynalıların fahri elçisi gibi görüyorum. Yıllardır iki ülke arasında köprü olan bir iş yapıyoruz. Savaş öncesi, savaş dönemi ve sonrasındaki katkılarımız nedeniyle Ukrayna Cumhurbaşkanı Sayın Volodimir Zelenski tarafından devlet nişanına layık görülmek bizim için büyük bir onur oldu. 29 Ekim’de büyükelçimiz kutlamalarda bunu dile getirerek bizi onurlandırdı. İstanbul’daki Ukrayna Fahri Konsolosu da aynı şekilde. Bu destekler bizim için çok kıymetli. TÜRKİYE’DE FİRMALARIMIZIN KENDİ İÇİNDE BİRLİK OLUŞTURMASI LAZIM! Taşımacılık sektörü hem Türkiye’de hem Ukrayna’da çok zor bir dönemden geçiyor. Türkiye’de maliyetler hızla yükseliyor. Firmaların kendi içinde birlik oluşturması gerekiyor. Aynı yöne 10 araç gitmesindense, 5 aracın dolu gidip kazanması daha mantıklıdır. Havayollarında olduğu gibi akılcı fiyat politikaları uygulanabilir ancak sektörün büyük kısmı günü kurtarmaya odaklı olunca sürdürülebilirlik zorlaşıyor. Biz ise umudumuzu kaybetmeden çalışıyoruz. Savaşın 2026’da sona ereceğine inanıyor ve buna göre hazırlıklarımızı sürdürüyoruz.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.