Hava Durumu

#Taşımacılık

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Taşımacılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Taşımacılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Volkswagen Ticari Araç ve Scania’dan Evolog Lojistik’e Yeni Teslimatlar Haber

Volkswagen Ticari Araç ve Scania’dan Evolog Lojistik’e Yeni Teslimatlar

Evolog Lojistik, son filo yatırımı kapsamında Scania 560R çekici ve Crafter Panelvan LWB modelini filosuna dahil ederek araç filosunu güçlendirmeye devam ediyor. Scania Şekerpınar tesislerinde düzenlenen teslimat törenine Evolog Yönetim Kurulu Başkanı Barış Talay, firma Genel Müdürü Birol Çalışkan ve Genel Müdür Yardımcısı Göksal Kaymak katıldı. Törende, Doğuş Otomotiv Scania Satış Müdürü Bayazıt Canbulat ile Volkswagen Ticari Araç Filo Bölge Yöneticisi Ali Bayer tarafından iş birliğini simgeleyen plaketler takdim edildi. Teslimat töreninde konuşan Bayazıt Canbulat, Evolog Lojistik’in uzun yıllardır Scania markasına duyduğu güvenin yeni yatırımla bir kez daha pekiştiğini belirterek, “Scania 560R çekici teslimatları ile birlikte Evolog’un filosundaki toplam Scania araç sayısı 270’e ulaştı. Güçlü performansı, yakıt verimliliği, sürücü konforu ve düşük işletme maliyetleriyle öne çıkan araçlarımızın Evolog’un operasyonel hedeflerine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz” dedi. Evolog Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Barış Talay “Lojistik sektöründe sürdürülebilir büyümenin en önemli yapıtaşlarından birinin güçlü, verimli ve güvenilir bir araç filosu olduğuna inanıyoruz. Evolog’un kuruluşundan beri tercih ettiğimiz Scania araçlarının operasyonel verimlilik, yakıt ekonomisi, sürüş güvenliği ve düşük işletme maliyetleri açısından filomuza sağladığı katkıları yakından deneyimliyoruz. Bu güven ve memnuniyet doğrultusunda bu yatırımımızda da tercihimiz yine Scania oldu.” ifadelerini kullandı. Evolog Genel Müdürü Birol Çalışkan ise, yeni alımla birlikte toplam Crafter Panelvan araç sayısının 20’ye ulaştığını belirtti. Toplam işletme maliyetini ve sürdürülebilir taşımacılık ilkelerini göz önünde bulundurarak, ilerleyen dönemlerde de Crafter Panelvan modelini tercih etmeyi hedeflediklerini ifade etti.

Türkiye’nin En Konforlu Otobüs Seferlerini Kâmil Koç Güvencesi İle Yapıyoruz Haber

Türkiye’nin En Konforlu Otobüs Seferlerini Kâmil Koç Güvencesi İle Yapıyoruz

İSTANBUL'DAN AZERBAYCAN'A, AZERBAYCAN'DAN IĞDIR'A 1985 yılında Iğdır'da doğdum. Bilgisayar Mühendisi olarak eğitimimi tamamladım. On dört yaşıma kadar babamın işleri nedeniyle İstanbul'da yaşadım. Sonra Iğdır'a döndük; ardından Azerbaycan'a geçtik. Orada inşaat sektöründe üretim yapıyorduk; bu işlerimiz hâlâ devam ediyor. Zamanla Iğdır'a kalıcı olarak yerleştik. Azerbaycan'daki işlerimizi sürdürürken buradaki fırsatları da değerlendirmeye başladık. Taşımacılık sektörüne girişimiz bir akraba firmasında bireysel yatırımcı olarak otobüs çalıştırmakla başladı. Otogar kokusunu bir kez aldıktan sonra bu işi bir daha bırakamadık. Bir süre Kâmil Koç Ege Bölgesi'nde bireysel otobüsçülüğe devam ettik. Geçen yıl ise köklerimize dönme kararı aldık: kendi memleketimizde, kendi halkımıza hizmet vermek amacıyla Kâmil Koç Iğdır işletmesini kurduk. YOLCULARIMIZ "İYİ Kİ GELDİNİZ" DİYOR Kâmil Koç Iğdır'a adımını attığından bu yana şehirde belirgin bir değişim yaşandı. Yolcularımız artık çok daha memnun; bunu her gün sahada hissediyoruz. "İyi ki geldiniz, iyi ki ulusal bir marka getirdiniz" diyorlar. Bu sözler, yatırım kararımızın ne kadar doğru olduğunu her seferinde bize yeniden kanıtlıyor. Iğdır'da Kâmil Koç öncesinde ciddi bir rekabet dengesizliği ve doluluk boşluğu vardı. Tanınan, güvenilen ve kalitesiyle öne çıkan ulusal bir marka eksikti. Kâmil Koç'la birlikte bu denge oldukça hızlı biçimde lehimize değişti. “Türkiye'nin Yüz Yıllık Yol Arkadaşı’nın” buraya en çok yakışacak firma olduğunu biliyorduk ve haklı çıktık. IĞDIR’DAN TÜRKİYE’NİN HER YERİNE SEFERLER GERÇEKLEŞTİRİYORUZ Iğdır, Türkiye'nin en doğusunda yer alıyor. Bu coğrafyanın getirdiği kendine özgü bir operasyon anlayışı gerekiyor. Araçlarımızın tamamı Iğdır kalkışlı; ara durak değil, ana kalkış noktasıyız. İstanbul, İzmir, Bursa, Antalya, Samsun, Karabük, Fethiye ve Kaş hatlarına günlük 8 araç kaldırıyoruz. 150 KİŞİLİK EKİBİMİZLE OPERASYONLARIMIZI TİTİZLİKLE YÖNETİYORUZ Ana kalkış noktası olmak büyük bir sorumluluk taşıyor. Araç buradan çıkıyor; yolcu ilk adımını burada atıyor, ilk izlenimini burada ediniyor. Bu nedenle yazıhane düzeninden araç temizliğine, host hizmetinden kaptan tutumuna kadar her detay bizim için kritik önem taşıyor. Kâmil Koç'un yolcularına verdiği güveni ve kaliteyi Iğdır'dan yola çıkan her yolcuya eksiksiz yansıtmayı kendimize görev edindik. ÖDEME NOKTASINDA HİÇ ŞÜPHE DUYMADIK Ana kalkışlı bir işletme olmanın en kritik yanlarından biri nakit akışının kesintisiz işlemesi. Kaptanlarımızın ödemeleri zamanında yapılmalı, yakıt, bakım, ikmal gibi günlük giderler aksatılmadan karşılanmalı. Kâmil Koç bu konuda bizi hiç zorlamadı; ödemeler gününde, düzenli ve eksiksiz geliyor. Bu güveni önemsiyorum çünkü Iğdır gibi Türkiye'nin doğusundaki bir noktadan yola çıkan araçlarımızın sürekliliği tamamen bu düzene bağlı. Operasyon büyüdükçe, düzenli ödeme almanın değerini daha iyi anlıyorum. Kâmil Koç bu güvenceyi hiç sekteye uğratmadan sağlıyor. MOTİVASYONUMUZ, HALKIMIZA EN İYİSİNİ SUNMAK Iğdır, coğrafi konumu itibarıyla Türkiye'nin sınır şehirlerinden biri. Pek çok kişi burayı uzak, ulaşılması güç bir yer olarak algılıyor. Oysa biz burada, ülkenin dört bir yanına uzanan güçlü bir sefer ağı kuruyoruz. Kâmil Koç'un güçlü markası ve global ortağımız Flix’in yenilikçi teknolojik altyapısıyla Iğdırlı yolcular artık ulusal standartta bir seyahat deneyimine erişiyor. Kendi memleketimizde, kendi insanımıza hizmet etmek farklı bir sorumluluk duygusu yaratıyor. Burada her yolcu tanıdık, yolcularımızdan gelen her geri bildirim daha yakın hissettiriyor. Bu yakınlık bizi daha dikkatli, daha özverili olmaya itiyor. Kâmil Koç'un adını bu topraklarda layıkıyla taşımak, benim için hem bir görev hem de bir gurur kaynağı.

Mercedes-Benz Türk’ten DHL Supply Chain Türkiye’ye 3 Adet Mercedes-Benz eActros 600 Teslimatı Haber

Mercedes-Benz Türk’ten DHL Supply Chain Türkiye’ye 3 Adet Mercedes-Benz eActros 600 Teslimatı

Mercedes-Benz Türk, dünyanın lider lojistik firması DHL Group bünyesinde faaliyet gösteren DHL Supply Chain Türkiye’ye 3 adet Mercedes-Benz eActros 600 çekici teslim etti. Filoya katılan yeni araçlar, şirketin farklı lojistik operasyonlarında fabrika ve depolar arasında gerçekleştirilen taşımalarda görev alacak. DHL Supply Chain Türkiye, teslim aldığı yeni araçlarla birlikte düşük karbon emisyonlu taşımacılık hedefleri doğrultusunda batarya elektrikli ağır ticari araçların operasyonel kullanımını genişletmeyi amaçlıyor. Gelişmiş elektrikli güç aktarma sistemleri, 600 kWh kullanılabilir kapasiteye sahip uzun ömürlü LFP batarya teknolojisi ve uzun menzil performansıyla dikkat çeken Mercedes-Benz eActros 600 çekiciler, özellikle yoğun operasyonların yürütüldüğü lojistik hatlarda yüksek verimlilik ve sessiz sürüş avantajı sunuyor. Baştan sona elektrikli olarak tasarlanan “doğuştan elektrikli” çekici modeli Mercedes-Benz eActros 600, tam yüklü koşullarda 500 kilometreye varan* menziliyle şehirler arası ağır yük taşımacılığında yüksek verimlilik sunan bir alternatif olarak öne çıkarken, gelişmiş güvenlik ve konfor donanımlarıyla sürücü güvenliğini ve konforunu da ön planda tutuyor. Elektrikli Dönüşüm Hız Kazanıyor Teslimat töreninde değerlendirmelerde bulundan Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Direktörü Alper Kurt, DHL Supply Chain Türkiye’ye gerçekleştirilen 3 adet Mercedes-Benz eActros 600 teslimatının markayla olan iş birliklerini daha da ileriye taşıyacağına inandıklarını belirterek, yeni araçlarının DHL Supply Chain Türkiye’ye hayırlı olmasını diledi. Mercedes-Benz Türk Kamyon Ürün ve Pazar Yönetimi Grup Müdürü Serra Yeşilyurt ise teslimata ilişkin yaptığı açıklamada, “DHL Supply Chain Türkiye’ye gerçekleştirdiğimiz bu teslimat, ağır ticari araçlarda elektrikli dönüşümün lojistik sektöründe giderek daha güçlü bir karşılık bulduğunu gösteriyor. Mercedes-Benz Türk olarak geliştirdiğimiz yeni nesil batarya elektrikli araçlarımızla müşterilerimizin sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlıyor; süreç boyunca sunduğumuz operasyon analizi ve mobilite danışmanlığı gibi bütüncül çözümlerle elektrikli taşımacılığa geçişlerini desteklemeyi amaçlıyoruz. DHL Supply Chain Türkiye ile başlattığımız bu iş birliğinin önümüzdeki dönemde yeni projelerle daha da gelişmesini temenni ediyorum.” dedi. Operasyonlarımız Daha Verimli Hale Geliyor DHL Supply Chain Türkiye İş Birimi & Nakliye Direktörü Utku Uysal ise konuyla ilgili olarak şu değerlendirmeyi yaptı: “DHL Group 2030 Stratejisi kapsamında "Tercih Edilen Yeşil Lojistik" olmak önceliğimiz. DHL Supply Chain Türkiye olarak 2030 yılına kadar filomuzun çoğunluğunu elektrikli araçlarla güçlendirme hedefimiz var. Bu bağlamda 3 adet Mercedes-Benz eActros 600 çekiciyi bünyemize kazandırmaktan ve böylece Çevresel, Sosyal ve Yönetim ilkelerimiz doğrultusunda sürdürülebilir bir gelecek için attığımız adımları somutlaştırmaktan mutluluk duyuyoruz. Düşük karbon emisyonlu taşımacılık hedefimize emin adımlarla ilerlerken Mercedes-Benz Türk ile başlattığımız bu iş birliğinin önümüzdeki dönemde farklı projelerle daha da güçlenmesini temenni ediyoruz.”

DHL Supply Chain Türkiye, Nestlé Türkiye ve Mercedes-Benz Türk’ten eActros 600 ile Elektrikli Tır Hamlesi Haber

DHL Supply Chain Türkiye, Nestlé Türkiye ve Mercedes-Benz Türk’ten eActros 600 ile Elektrikli Tır Hamlesi

DHL Supply Chain Türkiye ve Nestlé Türkiye’nin hayata geçirdiği elektrikli tır projesi kapsamında devreye alınan 3 adet Mercedes-Benz eActros 600 çekici, Nestlé Türkiye’nin fabrika ile ana deposu arasındaki taşımacılık faaliyetlerinde aktif kullanılacak. Bu adım, tedarik zincirinde düşük karbonlu taşımacılık modeline geçişi hızlandırırken, lojistik süreçlerinde daha verimli bir operasyon yapısının oluşturulmasına katkı sağlayacak. Proje, DHL Supply Chain Türkiye, Nestlé Türkiye, ve Mercedes-Benz Türk’ün ortak vizyonu ve sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda hayata geçirildi. İlham veren ve ölçeklenebilir bir dönüşüm Konuyla ilgili bilgi veren DHL Supply Chain Türkiye Genel Müdürü Buket Cox, “Nestlé Türkiye ve Mercedes-Benz Türk ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliği, DHL’in sorumlu ve entegre tedarik zinciri yaklaşımı ile Nestlé’nin sürdürülebilirliği iş yapış biçimlerinin merkezine alan vizyonunun güçlü bir kesişim noktasını temsil ediyor. DHL Group’un 2030 Stratejisi kapsamında ‘Tercih Edilen Yeşil Lojistik’ olma isteğimizle, büyüyen sürdürülebilir filomuzu yeni nesil lojistik ihtiyaçlarına uygun ve yenilikçi araçlarla güçlendirerek hem operasyonel verimliliğimizi artırmayı hem de çevresel etkimizi en aza indirmeyi hedefliyoruz. Bununla birlikte, Çevresel, Sosyal ve Yönetim ilkelerimiz doğrultusunda sürdürülebilirliği yalnızca çevresel etkilerle sınırlı görmeyip; toplumsal faktörler ve güçlü kurumsal yönetim anlayışıyla birlikte ele alıyor, daha yaşanabilir bir gelecek için somut adımlar atmaya devam ediyoruz. Vizyonumuzu paylaşan Nestlé Türkiye ile iş birliğimizden büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu değer birlikteliğinin, sürdürülebilir lojistik alanında ilham veren ve ölçeklenebilir bir dönüşüme katkı sağlayacağına inanıyoruz.” Tedarik zincirinde sürdürülebilir ve entegre dönüşüm Nestlé’nin tedarik zinciri yaklaşımının sürdürülebilirlik, sorumlu tedarik ve uçtan uca operasyonel mükemmeliyet odağında şekillendiğini belirten Nestlé Türkiye Tedarik Zinciri Genel Müdürü Mehmet Ali Keleş, “Çalışmalarımızın merkezinde, bugünün ihtiyaçlarını karşılarken, gelecek nesillerin yaşam kaynaklarını koruma sorumluluğu yer alıyor. Operasyonlarımızda verimlilik ile sürdürülebilirliği birbirini tamamlayan iki temel öncelik olarak ele alıyoruz. DHL Supply Chain Türkiye ve Mercedes-Benz Türk ile hayata geçirdiğimiz bu proje sayesinde süreçlerimizi daha etkin hale getirirken, lojistik operasyonlarımızın dönüşümüne de katkı sağlıyoruz. Nestlé Türkiye’ye özel olarak tahsis edilen elektrikli tırlar, planlama, operasyonel süreklilik ve esneklik açısından önemli avantajlar sunarken, düşük karbon emisyonlu taşımacılık modeline geçişimizde de stratejik bir rol üstleniyor. İş ortaklarımızla aynı vizyonu paylaşmaktan ve çevresel sürdürülebilirlik alanındaki etkimizi birlikte büyütmekten memnuniyet duyuyoruz,” dedi. Elektrikli taşımacılığa bütüncül çözümler Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Direktörü Alper Kurt ise “Mercedes-Benz Türk olarak elektrifikasyonun artık yalnızca geleceğe yönelik bir vizyon değil, lojistik sektöründe somut bir dönüşüm alanı olduğuna inanıyoruz. Geliştirdiğimiz yeni nesil batarya elektrikli araçlarımızla müşterilerimizin sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlıyor; süreç boyunca sunduğumuz operasyon analizi ve mobilite danışmanlığı gibi bütüncül çözümlerle elektrikli taşımacılığa geçişlerini destekliyoruz. Bu kapsamda pazara sunduğumuz Mercedes-Benz eActros 600 çekicimiz de bu vizyonun en önemli temsilcisi. Uzun menzil, yenilikçi batarya teknolojisi ve gelişmiş güvenlik destek sistemleriyle donatılan “doğuştan elektrikli” Mercedes-Benz eActros 600 çekicimiz, yenilikçi teknolojileri bir arada sunuyor. DHL Supply Chain Türkiye’ye gerçekleştirdiğimiz 3 adet Mercedes-Benz eActros 600 çekici teslimatının, markalarımız arasındaki iş birliğini önümüzdeki dönemde yeni projelerle daha da ileriye taşıyacağına inanıyoruz,” dedi.

Mercedes-Benz Esprinter Minibüs Dönüşümü İle Dünyada İlk Kez Türkiye’de Haber

Mercedes-Benz Esprinter Minibüs Dönüşümü İle Dünyada İlk Kez Türkiye’de

Mercedes-Benz Hafif Ticari Araçlar’ın 2025’teki satışlarının yüzde 63’ünü oluşturan Sprinter, müşteri ve endüstriye özgü ihtiyaçlara uyum sağlama yeteneğiyle öne çıkıyor. Türkiye’de 30 yıldır modern hafif ticari araç segmentine ismini veren ve 2025’te 100 bininci satışını gerçekleştiren Sprinter’in elektrikli modeli eSprinter, Türk mühendisliği ile minibüse dönüştürülüp Almanya’da sertifikalandırıldıktan sonra dünyada ilk kez Türkiye’de satışa sunuluyor. eSprinter Minibüs, 81 kWh kullanılabilir batarya kapasitesiyle WLTP’ye göre karma 340 kilometreye varan bir menzile ulaşıyor. 10+1’den 14+1’e kadar koltuk kapasitesi ile konforlu bir yolculuk sunan eSprinter Minibüs, Türkiye’de 4.010.000 TL'den başlayan kampanyalı lansman fiyatlarıyla satışa sunuluyor. Mercedes-Benz eSprinter Minibüs’ün müşteri tanıtım etkinliğinde konuşan Mercedes-Benz Hafif Ticari Araçlar İcra Kurulu Üyesi Tufan Akdeniz, müşteri odaklı bakış açısı kadar elektrikli mobilitenin de en önemli odak noktalarından olduğunu vurgulayarak “Birçok üstyapı çözümü sayesinde müşteri ihtiyaçlarına göre şekillendirdiğimiz Sprinter ile en fazla minibüs koltuk varyantlı ürün gamına sahip markayız. Bunun dışında sektörlerin farklı ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tekrar satışa sunduğumuz Sprinter Kamyonet ve Vito Mixto modellerimiz ile de ürünlerimizi çeşitlendirdik. Bugün ise 2024 yılında pazara giriş yapan eSprinter’i Türk mühendisliği ile minibüse dönüştürdük. Bu sayede, dünya pazarında tek fatura eSprinter Minibüs dönüşümünü gerçekleştiren ilk pazar oluyoruz.” dedi. VAN.EA mimarisi ile elektrifikasyon stratejisi bir sonraki aşamaya taşınıyor Elektrikli araçların özellikle şehir içi taşımacılıkta çok büyük avantaj sağladığının altını çizen Akdeniz, ”Elektrikli araçların düşük emisyon değerleri ve ekonomik işletme maliyetleri nedeniyle taşıma ve lojistik sektöründe giderek daha fazla tercih edileceklerine inanıyoruz. eSprinter ile Hafif Ticari Araçlar olarak elektrikli çağa ilk adımımızı geçtiğimiz yıllarda atmıştık. Modüler ve ölçeklenebilir VAN.EA mimarisi ile de elektrifikasyon stratejimizi bir sonraki aşamaya taşıyoruz. Yeni nesil ticari olarak konumlandırılacak hafif ticari araç modelleri, farklı sektörlerden müşterilerin ihtiyaç ve beklentilerine eksiksiz şekilde uyum sağlayacak biçimde tasarlandı.” dedi. eSprinter Minibüs 340 kilometreye varan menzile ulaşabiliyor eSprinter Minibüs, 14+1’e kadar koltuk seçenekleri ve WLTP’ye göre 340 kilometreye varan menziliyle şehir içi taşımacılık için uygun çözümler sunuyor. Ayrıca Lityum Demir Fosfat bataryası sayesinde aşırı ısınma ve termal kaçağa karşı daha fazla güven sağlayan eSprinter, lityum iyon bataryaya göre daha uzun bir yaşam ve şarj döngüsü ile sektörde rakiplerinden ayrılıyor. eSprinter’ın çoğu standart donanıma dahil olan güvenlik ve destek sistemleri de her türlü sektörün güvenli bir şekilde çalışmasına yardımcı oluyor.

Volvo Trucks, Geleceğin Taşımacılık Vizyonunu Paylaştı Haber

Volvo Trucks, Geleceğin Taşımacılık Vizyonunu Paylaştı

Marubeni Dağıtım ve Servis Ticari Araçlar COO’su ve TAİD Yönetim Kurulu Üyesi Kıvanç Kızılkaya, Volvo Trucks’ın da üyesi olduğu Ağır Ticari Araçlar Derneği (TAİD) ve Treyler Sanayicileri Derneği’nin (TREDER) iş birliğiyle düzenlenen “8. Ağır Vasıta, Treyler Zirvesi” kapsamında “Değişen Taşımacılık Ekosistemi ve Ortak Gelecek” panelinde, elektrikfikasyon, otonom sürüş ve bağlantılı araçlarla ilgili soruları yanıtladı. Markaların dönüşüme entegrasyonu sırasında yaşananlar ile ilgili olarak; Marubeni Dağıtım ve Servis Ağır Ticari Araçlar COO’su ve TAİD Yönetim Kurulu Üyesi Kıvanç Kızılkaya; “Taşımacılık ekosistemi, elektrifikasyon, otonom sürüş ve bağlantılı araç teknolojileri gibi üç ana dönüşüm başlığı etrafında şekilleniyor. Elektrikli araç dönüşümü binek araçlarla başladı ve kısa sürede ticari araçlarla treyler taraflarına güçlü bir biçimde yansıyor. Otonom ve bağlantılı araçlar ise bu dönüşümün ayrılmaz bir parçası. Başlangıçta bu üç alanın eş zamanlı ilerlemesi hedeflenirken önceliğin; hem verimliliği hem de güvenliği artıran bağlantılı araçlarda olduğunu, araçların birbiriyle haberleştiği ve verilerin anlık işlenerek yeni dönemin hız kazandığını görüyoruz” dedi. Otonom sürüş ile sürücüler ortadan kalkmıyor, dijital becerilere hakim bir role dönüşüyor! Otonom teknolojilerin yaygınlaşmasıyla birlikte sürücülerin rolü ile ilgili konulara da değinen Marubeni Dağıtım ve Servis Ağır Ticari Araçlar COO’su ve TAİD Yönetim Kurulu Üyesi Kıvanç Kızılkaya; “Avrupa’da ve Türkiye’de otonom sürüş yoğun şekilde konuşuluyor ancak şu an için bu uygulamalar daha çok limanlar, madenler veya kapalı sahalar gibi daha kontrollü alanlarda olgunlaşma aşamasına geliyor. Yeni nesil sürücü profili, yalnızca aracı kullanan değil; teknolojiyi yöneten bir yapıya doğru evriliyor. Otonom ve bağlantılı araçlarla birlikte sürücüler, yapay zeka destekli sistemleri anlayan, veriyi yorumlayan, enerji tüketimini kontrol edebilen ve operasyonel ekosistemi yöneten profesyoneller haline geliyor. Bu dönüşümde sürücü ortadan kalkmıyor; daha stratejik, daha yetkin ve dijital becerilerle donatılmış yeni bir role dönüşüyor. Geleceğin taşımacılığında veya inşaat sektöründeki sürücüler, teknolojinin sadece kullanıcısı değil, aktif yöneticisi olacak. Önümüzdeki dönemde otonom çözümlerin de elektrikli ve bağlantılı altyapılarla entegre şekilde gelişeceğine inanıyoruz. Çekici ve treylerin birlikte ele alındığı, dijitalleşmenin merkezde olduğu bu dönüşüm, taşımacılığın geleceğini belirleyecek” dedi.

ERTLog’tan Dev Filo Yatırımı : İlk 7 Renault Trucks Teslim Alındı Haber

ERTLog’tan Dev Filo Yatırımı : İlk 7 Renault Trucks Teslim Alındı

1995 yılından bu yana kamu kurumları ve özel sektöre ürün tedariki ve lojistik hizmetleri sunan ERTLog, yeni yatırımıyla operasyonel kapasitesini, hizmet hızını ve taşımacılık gücünü daha da artırmayı hedefliyor. Teslimat töreninde açıklamalarda bulunan ERTLog Yönetim Üyesi Berk Ertuş, gerçekleştirilen yatırımın yalnızca filo büyümesi değil, aynı zamanda sürdürülebilir operasyonel gelişimin önemli bir parçası olduğunu belirtti. Ertuş açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Yeni nesil Renault Trucks filomuzla operasyonel gücümüzü, verimliliğimizi ve hizmet kapasitemizi bir üst seviyeye taşıyoruz. Lojistik sektöründe hız, güven ve sürdürülebilirlik artık en önemli rekabet unsurları arasında yer alıyor. Biz de ERTLog olarak yatırımlarımızı bu vizyon doğrultusunda sürdürüyoruz.” Karayolu taşımacılığının lojistik sektöründeki kritik rolüne dikkat çeken Ertuş, Renault Trucks T520 ve C520 6x4 çekicilerin özellikle ağır yük operasyonlarında sunduğu dayanıklılık, yakıt ekonomisi ve yüksek performans özellikleriyle filoya önemli katkı sağlayacağını ifade etti. Filoya dahil edilen araçlarda bulunan OptiFleet filo yönetim sistemi sayesinde araçların anlık olarak takip edilebildiğini belirten Ertuş, bu teknolojinin operasyonel verimlilik, maliyet kontrolü ve sürüş güvenliği açısından önemli avantajlar sunduğunu söyledi. ERTLog’un büyüme stratejisinde insan kaynağı ve teknoloji yatırımlarının birlikte ilerlediğini vurgulayan Berk Ertuş, süreç boyunca sunduğu destek ve çözüm odaklı yaklaşım nedeniyle Koçaslanlar Renault Trucks Satış Temsilcisi Semih Görkem Tunçer’e teşekkür etti. Yeni nesil Renault Trucks T520 ve C520 6x4 çekiciler; yüksek dayanıklılık, düşük yakıt tüketimi ve güçlü operasyonel performans özellikleriyle ERTLog’un sektördeki rekabet gücünü daha da artırmayı hedefliyor. ERTLog’un 20 araçlık yatırım planının kalan bölümünü de önümüzdeki dönemde filosuna katması planlanıyor.

1 Milyon km’lik Performans Yeni Yatırımı Getirdi: İstanbul Lojistik’e 20 Adet Renault Trucks T480 Çekici Haber

1 Milyon km’lik Performans Yeni Yatırımı Getirdi: İstanbul Lojistik’e 20 Adet Renault Trucks T480 Çekici

2004 yılında uluslararası taşımacılık alanında faaliyetlerine başlayan İstanbul Lojistik, 20 yılı aşkın süredir Renault Trucks ile iş birliğini sürdürüyor. Yeni teslim aldığı 20 adet T480 çekici ile Avrupa operasyonlarını güçlendiren şirketin, daha önce filosuna kattığı Renault Trucks araçları 1 milyon kilometreye ulaşan performans sergiliyor. Yeni araçların teslimatı; İstanbul Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Cihan Tasar, Renault Trucks Türkiye Satış Direktörü Yusuf Adıgüzel, Renault Trucks Türkiye Filo Müşterilerinden Sorumlu Ülke Müdürü Cihan Kayan, Koçaslanlar Holding Yönetim Kurulu Üyesi Lokman Koçaslan, Koçaslanlar Otomotiv Genel Müdürü Mesut Süzer ve Filo Satış Direktörü Ahmet Sezer’in katılımlarıyla gerçekleştirildi. Türkiye ile Avrupa arasında güçlü bir lojistik ağına sahip olan İstanbul Lojistik; Almanya, Belçika ve Hollanda başta olmak üzere geniş bir coğrafyada karayolu taşımacılığı hizmeti sunuyor. Şirket, yüzde 90 oranında parsiyel taşımacılık operasyonlarıyla bilişim, kimya ve tekstil başta olmak üzere farklı sektörlerin lojistiğini üstleniyor. İstanbul Halkalı ve Erenköy’deki antrepolarının yanı sıra Almanya’daki depoları ile depolama, toplama ve dağıtım süreçlerini kapsayan entegre çözümler sunuyor. İstanbul Lojistik, 2026 yılında Dilovası’nda hizmete almayı planladığı yeni deposuyla operasyonel kapasitesini daha da artırmayı hedefliyor. Toplamda 82 araçlık bir filoya sahip olan İstanbul Lojistik, yeni yatırımıyla birlikte Renault Trucks araçlarının filodaki ağırlığını artırırken, uzun yıllara dayanan marka deneyimini T480 modellerle güncelliyor. Konuyla ilgili açıklamada bulunan İstanbul Lojistik Genel Müdürü Cihan Tasar; “Operasyonlarımızda verimlilik ve sürdürülebilirlik, önceliklerimizin başında geliyor. Renault Trucks araçlarının uzun hizmet ömrü, yüksek performansı, düşük bakım maliyetleri ve sürücülerimizden aldığımız olumlu geri bildirimler, bu yatırımı gerçekleştirmemizde etkili oldu. Büyüme stratejimizde cirodan ziyade parsiyel taşımalarımızın hacmini artırmaya odaklanıyoruz. Bu doğrultuda tercih ettiğimiz Renault Trucks çekiciler, beklentilerimizi tam anlamıyla karşılıyor.” Renault Trucks Türkiye Satış Direktörü Yusuf Adıgüzel, teslimata ilişkin değerlendirmesinde; “Bugün lojistikte fark yaratan yalnızca araç değil; o aracın sunduğu toplam performans. İstanbul Lojistik ile uzun yıllara dayanan iş birliğimizin en güçlü tarafı da bu sürdürülebilir performans. T480 çekicilerimizle müşterilerimize sadece bir araç değil; daha düşük maliyet, daha yüksek operasyonel verimlilik ve kesintisiz hizmet sunuyoruz. 1 milyon kilometreyi aşan kullanım deneyimi, bu güvenin sahadaki karşılığı. Bu teslimatın, İstanbul Lojistik’in Avrupa’daki rekabet gücünü daha da ileri taşıyacağına inanıyoruz” diye belirtti. Renault Trucks araçlarının 1 milyon kilometreye varan performansla sorunsuz şekilde kullanılabilmesi, İstanbul Lojistik’in yatırım kararlarında önemli bir kriter olarak öne çıkarken, Avrupa genelinde yaygın servis ağı ve kapsamlı satış sonrası hizmetleri de operasyonel sürekliliği destekliyor. İstanbul Lojistik’in araçlarını Renault Trucks Excellence Bakım Sözleşmesi ile tercih ettiklerini dile getiren Koçaslanlar Holding Yönetim Kurulu Üyesi Lokman Koçaslan şu şekilde belirtti; “İstanbul Lojistik, Excellence bakım sözleşmesi ile toplam sahip olma maliyetini optimize ediyor. Bu paket kapsamında Renault Trucks’ın diğer satış sonrası bakım sözleşmelerinde olduğu gibi Kişiselleştirilmiş Bakım Programı ile filoya özel bakım programı belirliyoruz. Onarım kısmında kullanıcıdan kaynaklanmayan parçaların değişimini yapıyoruz. Bu sözleşmeyi özel kılan nokta ise aşınma parçalarının da sözleşme kapsamında yer alması oluyor. Doğası gereği aşınan fren balatası, fren diski, debriyaj baskısı gibi parçaların da değişimi paket kapsamda yapılıyor. Ayrıca Excellence sözleşmesi, uluslararası ölçekte geçerli olduğundan müşterimiz, herhangi bir durumda bulunduğu ülkedeki yetkili Renault Trucks servislerinden kesintisiz hizmet alabiliyor.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.