Hava Durumu

#Taşımacılık

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Taşımacılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Taşımacılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sertel Grup Lojistik, Araç Filosunu 153 Adet Mercedes-Benz Actros ve Atego ile Genişletti Haber

Sertel Grup Lojistik, Araç Filosunu 153 Adet Mercedes-Benz Actros ve Atego ile Genişletti

30 yılı aşkın süredir yurt içi ve uluslararası nakliye sektörlerinde müşterilerine hizmet sunan Sertel Grup Lojistik, Mercedes-Benz kamyonlarını tercih etmeyi sürdürüyor. 500’ün üzerinde araçtan oluşan filosunun büyük bölümünü Mercedes-Benz kamyonların oluşturduğu şirket, son yatırımıyla araç parkını daha da güçlendirdi. Bu teslimat, Sertel Grup Lojistik’in araç filosunun güçlendirilmesinin yanı sıra operasyonel süreklilik, verimlilik ve hizmet kapasitesinin artırılması bakımından da önem taşıyor. Sertel Grup Lojistik’e araçları, Mercedes-Benz Türk bayileri Has Otomotiv ve Koluman Motorlu Araçlar ev sahipliğinde düzenlenen törenle teslim edildi. Teslimat töreni, Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün, Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Direktörü Alper Kurt, 2. El Kamyon ve Otobüs Satış Direktörü Didem Daphne Özensel, Satış Sonrası Hizmetler Direktörü Tolga Bilgisu, Kamyon Filo Satış Grup Müdürü Çağdaş Özen, İletişim Müdürü Miray Demirel, Mercedes-Benz Kamyon Finansman Kamyon Satış ve Pazarlama Müdürü Onur Sağdıç, Sertel Grup Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Sert, Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Sert, Koluman Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Saltık, Koluman Motorlu Araçlar İstanbul Kamyon Satış Grup Müdürü Aytekin Yeşil, Has Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Latif Karaali, Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Karaali, Yönetim Kurulu Üyesi Reşat Karaali, Yönetim Kurulu Üyesi İrem Karaali, Has Otomotiv Genel Müdürü Turan Dik, Has Otomotiv İzmir Kamyon Satış Müdürü Okan Gül ve Has Otomotiv İstanbul Kamyon Satış Müdürü Erdem Bahadır’ın katılımıyla Adile Sultan Sarayı’nda gerçekleştirildi. Farklı taşımacılık ihtiyaçlarına güçlü çözüm Teslim edilen araçlar; yurtiçi ve uluslararası nakliye operasyonlarının yanı sıra soğuk zincir taşımacılığı, tenteli paletli yük taşımacılığı ve silobas yem-maden taşımacılığı gibi farklı alanlarda kullanılacak. Bu sayede Sertel Grup Lojistik, farklı operasyon alanlarında operasyonel kapasitesini ve hizmet esnekliğini daha da artırmayı hedefliyor. Gerçekleştirilen yatırım, şirketin filo yapısını güçlendirirken hizmet kalitesinin sürdürülebilir şekilde geliştirilmesine de katkı sağlayacak. Operasyonel verimlilik ve güçlü hizmet altyapısı Sertel Grup Lojistik’e teslimatı gerçekleştirilen Mercedes-Benz Actros ve Atego modelleri; yüksek güvenlik donanımları, yakıt verimliliği ve dayanıklılığı ile öne çıkarken, güçlü ikinci el değerleriyle de uzun vadeli avantajlar sunuyor. Araçların sunduğu toplam sahip olma maliyeti avantajı, farklı taşıma operasyonlarında faaliyet gösteren firmalar için önemli bir tercih nedeni oluşturuyor. Mercedes-Benz Türk’ün yaygın servis ağı, hızlı yedek parça tedariği ve güçlü satış sonrası hizmet yapısı, müşterilerin operasyonel sürekliliğine doğrudan katkı sağlıyor. Mercedes-Benz Kamyon Finansman tarafından sunulan finansman desteğiyle hayata geçirilen bu yatırım, operasyonel ihtiyaçların yanı sıra finansman açısından da müşteriye özel çözümlerle desteklendi. Gerçekleştirilen teslimatın yalnızca yüksek adetli bir filo yatırımı olmadığını vurgulayan Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Direktörü Alper Kurt, “Sertel Grup Lojistik’e gerçekleştirdiğimiz bu teslimat, müşterimizin operasyonel ihtiyaçlarını doğru analiz ederek en uygun çözümleri sunma yaklaşımımızın önemli bir göstergesi. Farklı operasyon alanlarında yürütülen yoğun faaliyetler, araçların performansını, dayanıklılığını ve verimliliğini daha da kritik hale getiriyor. Bu doğrultuda teslim ettiğimiz 153 adet Mercedes-Benz Actros ve Atego’nun, sahip olduğu özelliklerle Sertel Grup Lojistik’in operasyonlarına değer katacağına inanıyoruz. Sertel Grup Lojistik ile 15 yılı aşkın süredir devam eden iş ortaklığımızın önümüzdeki dönemde de güçlenerek devam etmesini diliyorum.” dedi. Koluman Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Saltık yaptığı açıklamada: “Koluman Motorlu Araçlar olarak, müşterilerimizin ihtiyaçlarına özel çözümler sunmayı ve onların operasyonel verimliliğine katkı sağlamayı önceliklerimiz arasında görüyoruz. Bu doğrultuda Sertel Grup Lojistik’in operasyon yapısına en uygun araçların belirlenmesi ve teslimat sürecinin sorunsuz şekilde tamamlanması için tüm ekiplerimizle yoğun bir çalışma yürüttük. Bu teslimatın, sürdürülebilir iş birliklerimizin önemli bir yansıması olduğuna inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde de sektörün önde gelen firmalarından olan Sertel Grup Lojistik ile olan iş ortaklığımızın güçlenerek devam etmesini diliyoruz ” dedi. Has Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Latif Karaali ise: “Has Otomotiv olarak, müşterilerimizin ihtiyaçlarını en doğru şekilde analiz ederek, onlara operasyonlarına en uygun araç ve hizmet çözümlerini sunmayı önceliklendiriyoruz. Sertel Grup Lojistik’in farklı taşımacılık alanlarında yürüttüğü geniş kapsamlı operasyonlara uygun araç konfigürasyonlarının belirlenmesi ve sürecin en verimli şekilde ilerlemesi adına tüm ekiplerimizle titizlikle çalıştık. Gerçekleştirilen bu teslimat, bizim için yalnızca bir satış değil; aynı zamanda uzun vadeli iş ortaklığının ve karşılıklı güvenin güçlü bir göstergesi. Sektörün köklü firmalarından Sertel Grup Lojistik ile uzun yıllara dayanan iş birliğimizin önümüzdeki dönemde de güçlenerek devam etmesini temenni ediyorum.” ifadelerini kullandı. Sertel Grup Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Sert ise: “30 yılı aşkın süredir yurt içi ve uluslararası nakliye alanlarında müşterilerimize kaliteli ve güvenilir hizmet sunmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Teslim aldığımız 153 yeni Mercedes-Benz araç ile şirketimiz adına önemli bir yatırımı daha hayata geçirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. 500 aracın üzerindeki filomuzun tamamına yakını Mercedes-Benz marka araçlardan oluşuyor. Bu yatırımla operasyonel gücümüzü artırmayı, hizmet kalitemizi daha ileriye taşımayı ve müşterilerimize sunduğumuz değeri büyütmeyi hedefliyoruz. Yüksek ikinci el değeri, yaygın servis ağı ve esnek finansman çözümleri nedeniyle Mercedes-Benz Türk ile çalışmaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Yeni araçlarımızın şirketimize hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.

Ağır Ticari Araç Pazarı, 2026’nın İlk Çeyreğini Kontrollü Bir Daralma ile Kapattı Haber

Ağır Ticari Araç Pazarı, 2026’nın İlk Çeyreğini Kontrollü Bir Daralma ile Kapattı

Ağır Ticari Araçlar Derneği (TAİD) tarafından açıklanan Mart ayı verileri, pazar genelinde bir yavaşlama eğilimi görülse de daralmanın kontrollü seviyelerde kaldığını gösteriyor. 2026 yılı ilk çeyrekte toplam ağır ticari araç pazarı, bir önceki yılın aynı dönemine göre %12 oranında azalarak 6.967 adet olarak gerçekleşti. Segment bazında incelendiğinde; çekici satışları 3.177 adet, 16 ton ve üstü kamyon satışları 2.804 adet ve 16 ton altı kamyon satışları ise 986 adet şeklinde kaydedildi. Mart ayı özelinde değerlendirildiğinde ise toplam 2.965 araç satışı gerçekleştirildi. Dönemsel daralmaya rağmen sektör, uzun vadeli perspektifte dengeli bir seviyede seyretti. 16 ton ve üstü kamyon ile çekici segmentleri kapsamında ağır ticari araç pazarı, son 10 yıllık Mart ayı ortalamalarına göre %5 oranında artış gösterdi. Bu dönemde kamyon segmenti %20 büyüme kaydederken, çekici segmenti ise %5 oranında geriledi. Semi-treyler pazarı da benzer bir eğilim sergileyerek, 2026 yılı Ocak-Mart döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre %8 oranında daraldı ve toplam 2.348 adede ulaştı. İlk çeyrekteki sonuçlar, küresel dinamiklerin doğal bir yansıması Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan TAİD Yönetim Kurulu Başkanı Burak Hoşgören, küresel ölçekte yaşanan jeopolitik gelişmeler, ekonomik dalgalanmalar ve finansmana erişim koşullarının sektör üzerinde belirleyici olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “2026 yılının ilk çeyreğinde pazarda gözlenen daralma, yalnızca Türkiye’ye özgü değil; küresel ticaret akışları ve ekonomik görünümle doğrudan bağlantılı bir sürecin yansıması. Buna karşın, uzun dönem ortalamalarına baktığımızda sektörümüzün temel dinamiklerinin güçlü kaldığını görüyoruz. Özellikle kamyon segmentinde gözlenen performans, iç pazarın ihtiyaçlarına yönelik sürdürülebilir bir talebin devam ettiğine işaret ediyor.” Hoşgören sözlerine şöyle devam etti: “Taşımacılık, lojistik ve altyapı yatırımları gibi alanlar, ağır ticari araçların hizmet sunduğu sektörler. Bu alanlarda sürdürülen faaliyetler, sektörümüz için orta ve uzun vadede olumlu bir zemin oluşturmaya devam ediyor. Önümüzdeki dönemde daha dengeli, planlı ve ihtiyaca yönelik filo yatırımlarının öne çıkmasını bekliyoruz.” Ekonominin taşıyıcı gücü: Ağır ticari araç sektörü TAİD olarak sektörün; üretim, ihracat ve lojistik faaliyetlerin temel taşı olmaya devam ettiğini vurgulayan Hoşgören, ağır ticari araçların ekonomik aktivitenin en önemli göstergelerinden biri olduğunun altını çizdi; “Mevcut tabloyu geçici dalgalanmalar çerçevesinde değerlendiriyoruz. Sektörümüz, geçmişte olduğu gibi bugün de değişen koşullara hızla adapte olabilen güçlü bir yapıya sahip. Kamu, özel sektör ve tüm paydaşlarımızla birlikte, sürdürülebilir büyümeyi destekleyecek adımların önümüzdeki dönemde daha belirgin şekilde etkisini göstereceğine inanıyoruz.”

Takas Desteği Olmadan Sıfır Araç Satışı İstenilen Düzeye Ulaşamaz Haber

Takas Desteği Olmadan Sıfır Araç Satışı İstenilen Düzeye Ulaşamaz

ÇOCUKLUĞUMDA ÖĞRENDİĞİM HER ŞEY BUGÜNKÜ İŞ ANLAYIŞIMIN TEMELLERİNİ OLUŞTURDU 1995 yılında İzmir'in Ödemiş ilçesinde doğdum. Evliyim, iki çocuk babasıyım. Okul hayatımın tamamı Ödemiş'te geçti; lise mezunuyum. Üniversiteye gitmedim, çünkü sektöre olan tutkum her şeyin önüne geçti. Bu işi seçmedim aslında; bu iş beni seçti diyebilirim. Zira ailemiz dört kuşaktır bu sektörün içinde. Dedemin babası sektöre ilk adımı atan kişi. Oradan dedeme, dedemden babama, babamdan bana aktarılan bu miras, şimdi beş buçuk yaşındaki oğluma da taşınmaya devam ediyor. 2001 yılında, Ödemiş'in eski otogarında para toplayarak başladım bu sektöre. Okula gitmeden önce arabanın içinde koşuşturur, ayakkabılarımı çıkarıp çorapla koltuktan koltuğa atlayarak yolculardan para toplardım. On altı, on yedi yaşıma kadar hatlarda muavinlik yaptım. O yıllarda öğrendiğim her şey, bugünkü iş anlayışımın temelini oluşturuyor. Dedem dolmuşçu ve taşımacıydı. Babam Halil Karakaş ise 1997 yılında vergi levhasını açarak galericiliğe başladı. O günden bu yana levhamız hiç kapanmadı. 2017 yılına kadar şahıs şirketi olarak faaliyet gösterdik; o yıl Karakaşoğlu Otomotiv Limited Şirketi'ni kurarak kurumsal bir yapıya geçtik. 2024 yılında ise Isuzu bayiliğini alarak bir kez daha önemli bir adım attık. SATIŞ YAPMADIĞIMIZ İL YA DA İLÇE KALMADI! 2024 yılına gelindiğinde Karakaşoğlu Otomotiv, ikinci el araç satışında Türkiye'nin 81 ilinin tamamında tanınan bir firma hâline gelmişti. Satış yapmadığımız bir il ya da ilçe kalmadı. Bu büyüme tesadüf değil; babamın yıllar içinde biriktirdiği çevre, dürüst ticaret anlayışı ve hiçbir zaman müşteriyi geri çevirmemek ilkesiyle mümkün oldu. Takas konusunda hiçbir zaman kapı kapatmadık. Buraya araç almaya gelen boş çıkmadı. Müşteriye 'Hayır' demek bizim sözlüğümüzde yer almıyor. Bu güven, zamanla Türkiye genelinde bilinirliğimizi artırdı ve 2023 yılında Isuzu fabrika yöneticileri bizi buldu. "Böyle bir iş birliğini düşünür müsünüz?" diye teklif geldi. ISUZU’NUN KUŞAĞINDAN RENGİNE KADAR HER DETAYINI EZBERE BİLİRİM Isuzu benim için yalnızca bir marka değil; bir çocukluk hikâyesidir. Beş yaşındayken Isuzu'nun her modelini, koltuk rengini, kuşağını ezbere bilirdim. Bilmediğim olduğunda babamdan azar işitirdim. Bu marka adeta evin bir parçasıydı. Dolayısıyla teklif geldiğinde kararımız çok zor olmadı. 2024 yılında resmi bayilik faaliyetlerimize başladık. İzmir'de daralmaya başlayan Isuzu pazarını canlandırmak için agresif bir takas politikası izledik. Yeri geldi, iki sıfır araç verdim, sekiz araç takas aldım; yalnızca Isuzu'yu piyasaya yeniden sokmak ve markayı canlandırmak için. Çanakkale'de de kapsamlı çalışmalar yürüttük ve somut sonuçlar aldık. 2025 yılında İzmir bayisi olarak Türkiye'nin 41 iline satış gerçekleştirdik. Bu rakam, başlangıç için son derece güçlü bir ivme göstergesi aslında. ANKARA'DAKİ YENİ ŞUBEMİZ İLE İSTİKRARLI BİR ŞEKİLDE BÜYÜMEYE DEVAM EDİYORUZ Türkiye genelindeki ikinci el satış hacmimiz ve Isuzu bayiliğindeki büyümemiz, Ankara'ya açılmayı kaçınılmaz kıldı. Ankara büyük bir pazar; Türkiye'nin merkezi olması her anlamda stratejik bir konum sunuyor ancak bayiliklerde şunu net gördük: takas desteği olmadan sıfır araç satışı asla istenen seviyeye ulaşmıyor. Sıfır satışı büyük ölçüde ikinci el ve takas gücüne bağlı. Fabrika bize yeniden seslendi: "Ankara'ya takas desteği olan, piyasada aktif bir yapı gerekiyor." Babam Halil Karakaş ile bir hafta boyunca değerlendirdik. Sonunda hem bizim için hem de Isuzu için doğru adım olduğuna karar verdik. Yer mülkiyetini satın alarak yatırımımızı gerçekleştirdik. Ankara Pursaklar Saray Mahallesi'nde, ana yol üzerinde, havaalanına yakın, ulaşımı kolay ve geniş otoparka sahip mevcut yerimizi bulduk. Şu an 800 metrekarelik plazamıza ek olarak yanına aldığımız 2.000 metrekarelik alanla ilerideki büyüme hedeflerimiz için güçlü bir zemin oluşturduk. KARAKAŞOĞLU OTOMOTİV OLARAK TAŞIMACILIK SEKTÖRÜNÜN HER ALANINDA FAALİYET GÖSTERİYORUZ Karakaşoğlu Otomotiv yalnızca otomobil alım satımıyla sınırlı değil; taşımacılık ve turizm alanında da köklü bir geçmişe sahip. 2011 yılına kadar Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde araçlarımızı kiraya vererek turizm sektöründe aktif rol oynadık. 2011'de Ulaştırma Bakanlığı'ndan D2 yetki belgemizi aldık; bu belgeyle düğün, dernek, özel gün ve gezilerde araç tedarik etmeye başladık. 2017'de D2 belgemizi B2'ye çevirerek yurt dışı turlara adım attık. 2019'da ise Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı TÜRSAB belgemizi alarak turizm seyahat acenteciliğine başladık. Bugün acentemiz kültür turları, okul gezileri ve bölgesel turlar düzenlemeye devam ediyor. Aynı zamanda meslektaş acentelere araç kiralama hizmeti veriyoruz. D1 ve D4 yetki belgelerimizle Ödemiş-Salihli arasında daha önce mevcut olmayan yolcu hatlarını kurduk. Bu hatlarda çalışan araçlarımız için kendimize katı bir şartname belirledik: en fazla iki yaşında araç. 2026 yılında filomuzun en eski aracı 2025 model. Taşımacılık kolunda şu an 51'e yakın aracımız faaliyet gösteriyor. BİZİM SİSTEMİMİZ “ÖZMAL” ÜZERİNE KURULUDUR Karakaşoğlu Otomotiv'de her şey özmal üzerine kuruludur. Araçlar bizim, belgeler bizim, yakıt bizim. Ödemiş Bozdağ'da kurduğumuz Opet-Sunpet istasyonuyla yakıt ihtiyacımızı büyük ölçüde kendi kaynaklarımızdan karşılıyoruz. Bunun yanı sıra sigorta şirketimiz aracılığıyla araçlarımızın trafik sigortası ve kaskolarını da bünyemizde yönetiyoruz. Bu bütünleşik yapı bize hem maliyet avantajı hem de operasyonel bağımsızlık sağlıyor. Bu avantajı müşterilerimize yansıtıyoruz: rakiplerimizle kıyaslandığında çok daha uygun fiyatlarla turlar düzenliyor, insanları her köşeye taşımayı başarıyoruz. Ödemiş merkezde 7.500 metrekarelik showroomumuzda 80 ila 120 araç arasında değişen sürekli bir stok tutuyoruz; 80'in altına düşmüyoruz. Aktif 54 personelimizle hem İzmir'e hem de Ankara'ya hizmet vermeye devam ediyoruz. Kaptanlarımız ve ekibimiz yıllardır bizimle. Sürekli değişen bir kadromuz yok; bu istikrar, hizmet kalitemizin en güçlü güvencesi. Dört kuşaktan bu yana taşınan bir değerler zinciri var Karakaşoğlu'nda. Büyüme hedeflerimiz güçlü ama temeli asla sarsmadan, dürüstlükten ve kaliteden ödün vermeden büyümeye devam edeceğiz.

Vtr Turizm Filosunu Volkswagen Crafter ile Güçlendirdi Haber

Vtr Turizm Filosunu Volkswagen Crafter ile Güçlendirdi

Volkswagen Ticari Araç, taşımacılık ve turizm sektörünün öncü firmalarıyla iş birliklerini sürdürmeye devam ediyor. Bu kapsamda VTR Turizm, araç filosunu Volkswagen Crafter modelleriyle genişletti. Volkswagen Doğuş Finans (vdf) iş birliğiyle sunulan avantajlı finansman koşullarından yararlanan şirket, düzenlenen törenle 10 adet Volkswagen Crafter Servis modelini teslim aldı. VTR Turizm’in Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Şahin ve Genel Müdürü Oğuz Çoban’ın katıldığı teslimat töreninde, Volkswagen Yetkili Satıcısı Başaran Otomotiv’in Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Cumhur Tekin ve Satış Müdürü Deniz Kocaoğlu ile Volkswagen Ticari Araç Filo Satış Yöneticisi Onurcan Tosun hazır bulundu. Törenin ardından, Volkswagen Ticari Araç adına, iş birliğini temsilen Oğuzhan Şahin’e bir plaket sunuldu. VTR Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Şahin, sektörde kalitesi, güvenliği, konforu ve ekonomisiyle iddiasını koruyan Volkswagen Crafter’ı turizm taşımacılığına uygun geniş bagaj hacmi, yüksek teknolojisi, düşük yakıt tüketimi, konforu ve yüksek ikinci el değeri gibi özellikleri nedeniyle tercih ettiklerini belirtti. Araç parklarında kalite standartlarını Volkswagen odağında yükseltmeyi hedeflediklerini belirten Şahin, filoları dahilindeki Volkswagen Ticari Araç sayısını artırmaya yönelik çalışmalarının sürdüğünü ifade etti.

Mazot Ateşi Taşımacılık Sektörünü Alarma Geçirdi Haber

Mazot Ateşi Taşımacılık Sektörünü Alarma Geçirdi

HÜRMÜZ BOĞAZI VE MAZOT FİYATLARI SAHADAKİ BELİRSİZLİK FIRTINASININ ETKİSİNİ ARTIRIYOR Bugün sahada yaşanan tabloyu tek bir cümleyle özetlemek gerekirse gerçekten bir “belirsizlik fırtınası” içindeyiz. Küresel ölçekte herhangi bir risk ortaya çıktığında bunun etkisini ilk hissettiğimiz yer doğrudan pompa fiyatları oluyor. Jeopolitik gerilimler arttığı anda akaryakıt fiyatları da anında tepki veriyor. Şu anki tabloya baktığımızda maalesef yön aşağı değil, yukarı. Kısa vadede ciddi bir gevşeme olacağına da pek ihtimal vermiyorum. Orta Doğu’daki gerilim uzun süredir devam ediyor ve görünen o ki İran, İsrail ve ABD hattındaki bu kriz kısa sürede sona erecek gibi durmuyor. Eğer Brent petrol fiyatı 150–200 dolar bandına doğru tırmanırsa açık konuşmak gerekirse dünya ekonomisinin bunu kaldırması çok zor olur. Böyle bir senaryo sadece bizim ülkemizi değil, tüm dünyayı etkiler çünkü bugün hayatımızdaki neredeyse her şey lojistikle taşınıyor. Dolayısıyla petrol fiyatındaki sert yükseliş sadece yakıtı değil, zincirleme bir şekilde tüm ürünlerin maliyetini artırır. Eğer biz bu maliyetleri yüksek fiyatlarla almak zorunda kalırsak enflasyon da buna paralel şekilde hızla yükselir. Yani mesele sadece taşımacılık sektörü değil; bu doğrudan ekonominin tamamını etkileyen bir domino etkisi yaratır. TÜRKİYE KRİZLERİ AVRUPA’YA GÖRE DAHA SERT HİSSEDİYOR Türkiye’nin bu tür krizleri Avrupa’ya kıyasla daha sert hissetmesinin çok net bir nedeni var. Biz yalnızca petrol fiyatındaki artıştan etkilenmiyoruz, aynı zamanda döviz kuru da sürekli hareket halinde. Yani sektör olarak iki ayrı maliyet baskısı altında kalıyoruz. Bir tarafta petrol fiyatı yükseliyor, diğer tarafta döviz kuru yerinde durmuyor. Bu durum işletmelerin maliyetlerini katlayarak artırıyor. Avrupa’daki birçok ülkede enerji maliyeti artıyor olabilir ama para birimleri daha stabil olduğu için bu etki daha sınırlı kalıyor. Türkiye’de ise enerji maliyeti artarken aynı anda kur farkı da eklenince ortaya çok daha ağır bir tablo çıkıyor. Enerjide dışa bağımlı bir ülke olmamız da bu kırılganlığı doğal olarak artırıyor. Dolayısıyla küresel ölçekte yaşanan her enerji krizi Türkiye’de çok daha güçlü bir şekilde hissediliyor. VATANDAŞ SEYAHATİ AZALTTI, DOLULUK ORANLARINI YAKALAMAK ZORLAŞTI Vatandaşın alım gücündeki düşüşü biz sahada çok net görüyoruz. Eskiden bayram, tatil ya da özel gün beklemeden dolan otobüsler artık eski doluluk oranlarına ulaşmakta zorlanıyor. Bugün firmalar seferlerini doldurabilmek için ciddi bir çaba sarf etmek zorunda kalıyor. İnsanlar artık zorunlu olmadıkça seyahat etmiyor. Ekonomik şartlar ağırlaştıkça insanlar harcamalarını kısmaya başlıyor ve bu da doğrudan ulaşım sektörüne yansıyor. Sonuç olarak satış hacmimizde belirgin bir gerileme var. Yolcu sayısı azaldığında ise seferlerin maliyeti daha da ağırlaşıyor. Bu da sektörün üzerindeki baskıyı daha da artırıyor. “ARAÇLAR ZARAR EDİYOR” SÖZÜ ABARTI DEĞİL, GERÇEK Bugün sektörde sıkça duyduğumuz “araçlar zarar ediyor” ifadesi kesinlikle bir abartı değil, yaşadığımız gerçeğin ta kendisi. Dışarıdan bakıldığında cirolar artıyor gibi görünebilir çünkü bilet fiyatları yükseliyor ancak işletme giderleri çok daha hızlı bir şekilde artıyor. Lastik fiyatları, bakım maliyetleri, personel giderleri, sigorta bedelleri ve diğer operasyonel giderler sürekli yükseliyor. Bu nedenle günün sonunda kasaya giren para artsa bile işletmenin gerçek kârı eriyor. Hatta çoğu zaman kâr yerine borçla karşı karşıya kalıyoruz. Bugün sektörün ana hedefi artık kâr etmek değil, ayakta kalabilmek. BİR OTOBÜSÜN MALİYETİNİN %50–60’INI YAKIT OLUŞTURUYOR Bugün bir otobüs işletmesinin en büyük gider kalemi tartışmasız yakıt. Ortalama bir hesap yaptığınızda bir otobüsün toplam işletme maliyetinin yaklaşık %50–60’ını doğrudan yakıt gideri oluşturuyor. Lastik, bakım, sigorta, personel gibi diğer tüm giderleri toplasanız bile çoğu zaman bir depo mazotun yarattığı maliyet kadar etkili olamıyor. Bu yüzden akaryakıt fiyatındaki her artış doğrudan sektörün belini büküyor. Yakıt fiyatları yükseldiğinde işletme maliyetleri bir anda sıçrıyor ve bu maliyetleri yönetmek giderek zorlaşıyor. MALİYET ARTIŞININ YARISINI BİLE BİLET FİYATINA YANSITAMIYORUZ Sektörde yaşanan en büyük sorunlardan biri de maliyet artışlarının bilet fiyatlarına aynı oranda yansıtılamaması. Eğer maliyetlerimiz 10 birim artıyorsa biz bunun ancak 4–5 birimini bilet fiyatına yansıtabiliyoruz çünkü yolcunun ödeme gücü belli bir noktadan sonra bunu kaldırmıyor. Fiyatları bir anda çok yükselttiğinizde yolcu sayısı daha da düşüyor. Dolayısıyla aradaki farkı çoğu zaman işletmeler kendi cebinden karşılamak zorunda kalıyor. Bu makas ne kadar açılırsa sektörün sürdürülebilirliği de o kadar zorlaşıyor. Açık konuşmak gerekirse bugün birçok firma için tekerin dönmesi bile başlı başına bir mücadele haline gelmiş durumda. TİCARİ AKARYAKITTA VERGİ DESTEĞİ ŞART Sektörün bu zorlu süreci atlatabilmesi için devlet desteği kaçınılmaz görünüyor. Özellikle ticari taşımacılık yapan işletmeler için akaryakıt üzerindeki vergi yükünün hafifletilmesi büyük önem taşıyor. En acil ve etkili çözüm, ticari akaryakıtta ÖTV indirimi ya da KDV iadesi gibi bir destek mekanizmasının hayata geçirilmesi olacaktır. Toplu taşıma ve lojistik sektörü üzerindeki vergi yükü hafifletilmeden fiyatların dengelenmesi ve sektörün rahatlaması maalesef mümkün görünmüyor. YENİ ARAÇ YATIRIMI BUGÜN TAM ANLAMIYLA BİR KUMAR Bugünün şartlarında yeni araç yatırımı yapmak gerçekten büyük bir risk taşıyor. Faiz oranları çok yüksek, araç fiyatları astronomik seviyelere çıkmış durumda ve yatırımın geri dönüş süresi giderek uzuyor. Bu nedenle birçok firma şu anda yeni araç almak yerine mevcut filosunu korumaya çalışıyor. Açık konuşmak gerekirse şu an yatırım yapmak yerine frene basmak ve mevcut yapıyı korumak çok daha mantıklı bir strateji gibi görünüyor. ÖNÜMÜZDEKİ 6 AY DAHA ZORLU GEÇEBİLİR Önümüzdeki döneme dair tabloyu gerçekçi bir şekilde değerlendirmek gerekirse sektör açısından çok kolay bir süreç bizi beklemiyor. Turizm sezonu belirli ölçüde bir hareketlilik sağlayabilir ve sektöre bir nebze nefes aldırabilir. Ancak maliyet artışları aynı hızla devam ederse bu geçici bir rahatlama olur. Bu nedenle önümüzdeki 6 ayda sektörün tamamen toparlanmasını beklemek pek gerçekçi değil. Daha çok maliyetleri kontrol etmeye çalışacağımız, kemerleri sıkmaya devam edeceğimiz bir dönem bizi bekliyor.

Otokar'dan Sena Tur'a Dev Otobüs Teslimatı Haber

Otokar'dan Sena Tur'a Dev Otobüs Teslimatı

Koç Topluluğu şirketlerinden Otokar, turizm ve servis taşımacılığının ilk tercihi olmayı sürdürüyor. Geniş ürün gamıyla Türkiye'nin yanı sıra dünyanın dört bir yanında her gün on binlerce yolcuya güvenle seyahat imkanı sunan Otokar, Sena Tur ile dev bir teslimat törenine imza attı. Sena Tur’un Antalya Yerleşkesi'nde düzenlenen törenle, şirketin talepleri doğrultusunda özel donanımlarla geliştirilen 201 adet Otomatik Vitesli Sultan Comfort ile 40 adetlik Sultan Giga şirketin filosuna dahil oldu. Teslimatı Yıldırım Grup Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Osman Yıldırım ve Yıldırım Grup Otomotiv Yönetim Kurulu Üyesi Oğuz Yıldırım gerçekleştirdi. Törene Sena Tur Yönetim Kurulu Başkanı Sabri Ünver, Genel Müdürü Hakan Seçilmiş, Otokar Ticari Araçlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Kerem Erman, her iki şirketin yöneticileri, çalışanları ile iş ortakları da katıldı. OTOMATİK VİTESLİ YENİ NESİL SULTAN COMFORT İLK KEZ SENA TUR’UN HİZMETİNDE Gerçekleşen teslimatın Otokar için stratejik bir öneme sahip olduğunu belirten Ticari Araçlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Kerem Erman, "Sena Tur ile uzun yıllara dayanan ve güven üzerine inşa ettiğimiz kıymetli iş birliğini, Türkiye'nin en büyük filo teslimatlarından biriyle taçlandırmak bizim için büyük bir gurur kaynağı. Otokar olarak kullanıcılarımızın beklentilerini Ar-Ge gücümüzle buluşturarak taşımacılık sektörüne değer katmaya devam ediyoruz. Yeni araçlarımızın Sena Tur’a ve Antalya turizmine hayırlı olmasını diliyoruz. Bugün Sena Tur ile gerçekleştirdiğimiz ve tamamı şirketin ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilen 241 adetlik dev teslimat, önemli bir yeniliğin de ilk adımı. Mayıs ayı itibarıyla Sultan Comfort araçlarımız artık 9 ileri otomatik vitesli seçeneğiyle satışa sunuluyor. Yeni nesil Sultan Comfort, otomatik vitesiyle sürücü konforunu ve yakıt verimliliğini üst seviyeye çıkaran yenilikçi bir çözüm olarak filolarda yerini alacak" dedi. "HİZMET KALİTEMİZİ BİR ÜST SEVİYEYE TAŞIYORUZ" Şirketin Antalya yerleşkesinde geniş bir katılımla gerçekleşen törende konuşan Sena Tur Genel Müdürü Hakan Seçilmiş gerçekleşen iş birliğinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek şöyle konuştu: "Sena Tur olarak vizyonumuz; misafirlerimize en konforlu ve en güvenli seyahat deneyimini sunmak. Otokar ile gerçekleştirdiğimiz 241 adetlik yatırım, söz konusu vizyonumuzun en somut göstergesi. Firmamıza özel olarak geliştirilen dijital izleme sistemleri, yapay zekâ destekli güvenlik çözümleri ve otomatik vites avantajı; operasyonel verimliliğimizi artırırken hizmet kalitemizi de bir üst seviyeye çıkaracak. Bu yatırım aynı zamanda Türkiye turizm taşımacılığı tarihinde tek seferde gerçekleştirilen en büyük filo yatırımı olma özelliğini taşımaktadır. Bu tarihi adımı ülkemize ve sektörümüze kazandırmaktan büyük gurur duyuyoruz. Uzun yıllardır güvenilir bir çözüm ortağı olan Otokar ekibine teşekkür ediyoruz. Yeni araçlarımızın sektörümüze hayırlı olmasını diliyoruz." YENİ NESİL SULTAN COMFORT: ARTIK OTOMATİK VİTESLİ Otokar'ın hem yurt içinde hem de dünyanın dört bir yanında turizm ve servis taşımacılığının en çok tercih edilen modeli Sultan'ın yeni Comfort versiyonu; esnek şasi yapısı, güçlü 145 BG Cummins motoru ve 27+1 koltuk kapasitesiyle öne çıkıyor. Lüks koltukları ve özel donanımlarıyla sektörde standartları yeniden belirleyen araç, çevreci motoruyla her türlü yol koşulunda üstün performans sunarken kullanıcısının bütçesini de koruyor. Konfor ve ekonomiyi dengede tutan Sultan Comfort, Mayıs 2026 itibarıyla 9 ileri otomatik şanzımanla yeni bir döneme adım atıyor. Yakıt verimliliğini artıran otomatik vites özelliğiyle Sultan Comfort, gelişen taşımacılık ihtiyaçlarına zamanında ve güçlü bir yanıt veriyor. SENA TURİZM'E ÖZEL "AKILLI" DONANIM PAKETİ Yeni nesil Sultan Comfort, Sena Tur’un talepleri doğrultusunda dijitalleşme ve güvenlik odaklı ileri teknoloji çözümleriyle donatıldı. Araçlarda yer alan yapay zekâ destekli sürücü kamera sistemi; yorgunluk, telefonla konuşma ve emniyet kemeri ihlali gibi riskli durumları anlık olarak tespit edip ikaz veriyor. 2 TB depolama kapasitesine sahip 6 kameralı izleme sistemi ve bulut tabanlı Mobile Center yazılımı sayesinde, tüm araç verilerine ve canlı görüntülere uzaktan erişim sağlanabiliyor. Temassız QR giriş sistemi, GPS tabanlı konum takibi, filo yönetim yazılımı entegrasyonu ve otomatik bakım yönetimi ise operasyonel verimliliği önemli ölçüde artırıyor.

Mercedes-Benz Türk’ün Bayi ve Yetkili Servis Ağı Yeniden Yapılanma Sürecindeki Yeni Yatırımı Gelecek Erzurum Haber

Mercedes-Benz Türk’ün Bayi ve Yetkili Servis Ağı Yeniden Yapılanma Sürecindeki Yeni Yatırımı Gelecek Erzurum

Mercedes-Benz Türk’ün bayi ve yetkili servisi Gelecek Otomotiv, Erzurum’da hayata geçirdiği yeni tesis yatırımıyla bölgedeki satış ve satış sonrası hizmet altyapısını daha da güçlendirdi. 10.200 metrekare arsa üzerine kurulu 3.000 metrekare kapalı alana sahip yeni tesis, 800 metrekare büyüklüğündeki atölye alanında günlük 30 araca hizmet verme kapasitesine sahip. Mercedes-Benz Türk’ün güncel kurumsal kimlik ve operasyonel standartlarına uygun olarak tasarlanan tesis, bölgedeki ağır ticari araç müşterilerine daha da hızlı ve verimli hizmet sunmayı hedefliyor. Bölgesel Taşımacılıkta Stratejik Konum Erzurum Kuzey Çevre Yolu üzerinde konumlanan yeni tesis; Erzincan, Kars, Ardahan, Iğdır, Ağrı ve Van illerine uzanan ulaşım aksı üzerinde ve sınır kapısı güzergâhında bulunması sayesinde taşımacılık faaliyetleri açısından stratejik bir konumda yer alıyor. Hizmet Ağımızı Her Noktada Daha da Güçlendiriyoruz Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün, yeni tesisin açılışına ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Mercedes-Benz Türk olarak müşterilerimize sunduğumuz satış ve satış sonrası hizmetlerin kalitesini daima ileri taşımaya büyük önem veriyoruz. Türkiye’nin dört bir yanında güçlü ve sürdürülebilir bir hizmet ağı ile faaliyetlerimizi sürdürmek markamızın en temel önceliklerinden biri. Bayi ve yetkili servislerimizin yeniden yapılanma sürecimizde gerçekleştirdiği yatırımlar da bu vizyonun önemli bir parçasını oluşturuyor. Gelecek Otomotiv 2004 yılında Diyarbakır’da başlattığı bayi ve yetkili servis faaliyetlerine 2008 yılında Erzurum’u da ekledi. 18 yıldır bayi ve yetkili servis ağımızda yer alan Gelecek Erzurum, bugün hayata geçirdiği yeni tesisteki modern servis altyapısı ve operasyonel kapasitesiyle faaliyetlerini daha da güçlendiriyor. 15’i teknisyenden oluşan yaklaşık 70 kişilik uzman ekibi ile yeni tesisimiz bölgedeki kullanıcılarımıza daha da hızlı daha da verimli hizmet sağlayacak. Ağır ticari araç müşterilerimiz için bakım ve servis süreçlerinin hızlı, güvenilir ve kesintisiz yürütülmesi büyük önem taşıyor. Yeni tesisimiz de Türkiye’nin doğu-batı lojistik koridorlarının kesişiminde konumlanan Erzurum’un bölgesel taşımacılık rolünü destekleyen önemli bir yatırım niteliği taşıyor. ”dedi. Bölge Taşımacılık Açısından Potansiyele Sahip Gelecek Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Beşir Acar yeni yatırımın bölge için önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Gelecek Otomotiv olarak 22 senedir Mercedes-Benz Türk bayi ve yetkili servis ağında müşterilerimize hizmet veriyoruz. Faaliyetlerimizi her geçen yıl istikrarlı biçimde büyüttük ve hizmet kapsamımızı genişlettik. Gelecek Otomotiv olarak Erzurum ve Diyarbakır’da yer alan bayi ve yetkili servislerimiz ile yaklaşık 130 kişiye istihdam sağlıyoruz. Bugün, Mercedes-Benz Türk standartlarına uygun altyapısı, geniş servis kapasitesi ve modern teknolojik donanımıyla tasarlanan tesisimizi açmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Yeni tesisimizin müşterilerimize çok daha hızlı ve etkin hizmet sunacağına inanıyoruz. Ağır ticari araç müşterilerimizin ihtiyaçlarını dikkate alarak oluşturduğumuz sürücü dinlenme ve konaklama alanları ise uzun yol taşımacılığı yapan müşterilerimizin servis süreçlerini daha konforlu hale getirecek önemli bir yenilik niteliğinde. Yeni tesisimizin hem müşterilerimize hem de Erzurum ve çevresindeki ticari faaliyetlere önemli katkılar sunacağına inanıyoruz.”

Ortak Şehir İçi Servis Sistemimiz, Sektörümüz İçin Adeta Bir Can Suyudur Haber

Ortak Şehir İçi Servis Sistemimiz, Sektörümüz İçin Adeta Bir Can Suyudur

OTOGAR HAYATINA 1998 YILINDA BAŞLADIM 1982 yılında Erzurum’da doğdum. Otogar hayatına 1998 yılında Büyük İstanbul Otogarı’nda 59–60 numaralı yazıhanede çalışarak başladım. 2008 yılında merhum Süleyman Hamurcu ve oğlu Rahmi Hamurcu tarafından kurulan Süha Turizm’in faaliyete geçmesiyle birlikte firmanın işletmeciliğini üstlendim. Yaklaşık 17 yıldır bu görevi yürütüyorum. Zaman içerisinde özellikle servis hizmetlerinde firmaların büyük zorluklar yaşadığını fark ettim. Her firmanın kendi servis ağını kurmasının sürdürülebilir bir model olmadığını gördüm. Bu ihtiyacı öngörerek 2015 yılında servis aracı yatırımı yaptım ve otogarda firmalara ücretsiz servis hizmeti sunmaya başladım. Daha sonra kardeşlerimle birlikte farklı firmaların da işletmeciliğini üstlendik. Eskilerin güzel bir sözü vardır: “Kötü ev sahibi kiracıyı mal sahibi yapar.” Biz de zaman içinde yaşadığımız bazı tecrübelerden sonra artık kiracı değil mal sahibi olma yolunu tercih ettik ve yatırımlarımızı bu doğrultuda büyüttük. SEKTÖRDE BU KADAR FARKLI OTOBÜS FİRMASINI TEK ÇATI ALTINDA BULUŞTURAN TEK SERVİS TAŞIMACISIYIZ Uzun yıllardır Esenler Otogarı’nda yazıhane işletmeciliği yapıyorum. Bunun yanında bir süredir şehirlerarası firmaların servis taşımacılığı işlerini de yürütüyorum. Bugün geldiğimiz noktada İstanbul’da ve hatta Türkiye genelinde bu kadar firmayı aynı çatı altında toplayarak şehir içi servis hizmeti sunan tek taşıma firması konumundayız. Esenler Otogarı’nda aktif olarak çalıştırdığımız 5 adet yazıhanemiz bulunuyor. Bu yazıhanelerde 11 farklı firmanın komisyonculuğunu yapıyoruz. Bunun dışında Alibeyköy Cep Otogarı’nda 3 yazıhanemiz hizmet veriyor. Ayrıca Anadolu Yakası’nda da 2 adet terminalimiz bulunuyor. Bugün itibarıyla bu terminallerde çalışan 38 adet servis aracımız var. Bunların 12 tanesi 27’lik diye tabir edilen midibüs, geri kalan araçlarımız ise minibüslerden oluşuyor. Minibüslerimizin tamamı Ford Transit, midibüslerimiz ise Otokar Sultan marka araçlardan oluşuyor. ÇALIŞANLARIMIZIN HAKLARINI HER ZAMAN TESLİM ETTİK Uğur Taşımacılık olarak en hassas olduğumuz konulardan biri çalışanlarımızın haklarıdır. Sigortasız hiçbir personel çalıştırmıyoruz. Tüm çalışanlarımızın sigorta girişleri yapılmadan işbaşı yapmalarına izin vermiyoruz. Bugün 78 kişilik bir kadroyla İstanbul’da hem yazıhane işletmeciliği hem de servis faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Şirketlerimizin kurulduğu günden bu yana 1 lira dahi vergi veya SGK borcumuz bulunmamaktadır. Güçlü sermaye yapımızla ülkemize katma değer sağlayarak ve istihdama öncelik vererek yolumuza devam ediyoruz. ORTAK SERVİS SİSTEMİYLE FİRMALARIN MALİYETİNİ YÜZDE 90’A YAKIN DÜŞÜRDÜK Şehirlerarası taşımacılık yapan firmaların en büyük maliyet kalemlerinden birinin şehir içi servis hizmetleri olduğunu sektörde herkes bilir. Birçok firma bu servisler nedeniyle ciddi zarar ediyor. Ulusal ölçekte çok büyük sefer ağı olan birkaç firma doğal olarak kendi servislerini kullanabiliyor ancak diğer firmalar için bu model sürdürülebilir olmaktan çıkmış durumda. Bu nedenle firmalar hızla servislerini birleştirme yoluna gidiyor. Biz de burada devreye giriyoruz. Tüm ekiplerimizle birlikte 7 gün 24 saat çalışarak yazıhanelerimizde biletleme hizmeti veriyor ve şehir içi yolcuların taşınmasını organize ediyoruz. Eskiden her firma kendi servisini kullanıyordu. Aynı güzergâha giden yolcular için 20 farklı firmanın 20 ayrı servisi yola çıkıyordu ama bu araçların yolcu kapasitesini topladığınızda aslında 5 aracın taşıyacağı kadar yolcu çıkıyordu. Yani 15 araç boş boş trafikte dolaşıyordu. Bu durum hem firmalara ciddi maliyet getiriyordu hem de yakıt tüketimi nedeniyle çevreyi kirletiyor, aynı zamanda trafik yoğunluğunu artırıyordu. Bizim geliştirdiğimiz ortak servis sistemi sayesinde bugün yaklaşık 40 firmaya kendi araçlarımızla ortak servis hizmeti veriyoruz. Bu sayede firmaların servis maliyetlerini %90’a yakın düşürmüş durumdayız. Bu oran gerçekten çok ciddi bir tasarruftur. Yıllık maliyet hesaplandığında firmalar için adeta can suyu niteliğinde bir destek anlamına geliyor. Eskiden 40 otobüsü olan firmanın da servisi vardı, 3 otobüsü olan firmanın da servisi vardı. Şimdi ise ortak servis sistemiyle hem maliyetler düşüyor hem de kaynaklar çok daha verimli kullanılıyor. SERVİS ÜCRETLERİNİ MİNİMUM SEVİYEDE TUTARAK SEKTÖRE DESTEK OLUYORUZ Bugün İstanbul’da bir servis aracının aylık maliyeti ortalama 275 bin liradan aşağı değildir. Yakıtı, personeli, bakımı, sigortası derken ciddi bir maliyet ortaya çıkıyor. Buna rağmen biz servis ücretlerini mümkün olan en düşük seviyede tutmaya çalışıyoruz çünkü amacımız sadece ticaret yapmak değil, aynı zamanda bu sektöre destek olmak. Firmalar zaten çok zor şartlarda ayakta kalmaya çalışıyor. Bu nedenle biz de elimizden geldiğince sektöre katkı sağlamak adına fiyatlarımızı piyasa şartlarının oldukça altında tutuyoruz ve firmalarımıza sorunsuz hizmet vermeye devam ediyoruz. EFE TUR İSTANBUL İŞLETMECİLİĞİNİ BÜNYEMİZE KATTIK Yakın zamanda Efe Tur yönetimi ile yaptığımız görüşmeler sonucunda Esenler, Alibeyköy ve Dudullu işletmelerini bünyemize kattık. Bu süreçte ciddi bir yatırım yaptık. Efe Tur yazıhanesini büyüterek diğer firmalarımızı da bu yapının içine dahil ettik. Yazıhane ve peron kullanımını daha pratik ve daha verimli hale getirdik. Operasyonlarımızın yönetimi açısından da bu bizim için oldukça iyi bir lokasyon oldu. Efe Tur’u bünyemize katmamızla birlikte bugün günlük ortalama 60 otobüs seferinin organizasyonunu düzenli bir şekilde yürütüyoruz. ANADOLU YAKASI’NDA OTOGAR SORUNU ARTIK KANGREN HALİNE GELDİ Bugün sektörün en büyük sorunlarından biri Anadolu Yakası’nda gerçek bir otogarın olmamasıdır. Anadolu Yakası’nda terminaller dağınık şekilde faaliyet gösteriyor ve bu sorun yıllardır çözülemiyor. Ne yazık ki devlet yeterince destek olmuyor, belediyeler yeterince destek olmuyor, sektör kuruluşları da bu konuda yetersiz kalıyor. Bugün firmaların Anadolu Yakası’nda terminallere ödediği kira bedelleriyle aslında çoktan modern bir otogar yapılabilirdi. Orada çok ciddi maliyetler ödeniyor ama kalıcı bir çözüm üretilemiyor. Sultanbeyli Otogarı’nın kaldırılıp Paşaköy gişeleri yakınlarında yeni bir otogar yapılacağı açıklandı ancak oradaki esnaf arkadaşlarla konuştuğumuzda yeni otogarın şehir merkezine oldukça uzak olacağı ve servis konusunda ciddi sıkıntılar yaşanacağı ifade ediliyor. Açık konuşmak gerekirse, o bölgede bir otogar yapılsa bile yolcuların bu noktayı ne kadar tercih edeceği konusunda ciddi soru işaretleri var. TEK BAŞINA YAZIHANECİLİK DÖNEMİ ARTIK BİTMİŞTİR Bugün sektörde açıkça söylemek gerekiyor ki tek başına yazıhanecilik dönemi artık bitmiştir. Bir yazıhanede genellikle 3 ya da 4 firma birlikte çalışıyor. Her firmanın ayrı işletmecisi, ayrı personeli var. Bu yapı artık sürdürülebilir olmaktan çoktan çıktı. Eğer bir yazıhanedeki 3 firma bir araya gelip ortak bilet kesemiyorsa ve servis organizasyonunu birlikte yönetemiyorsa, o işletmelerin ayakta kalması artık çok zor. Bugün otogarlarda ayakta kalmanın başka bir yolu kalmadı. Eğer herkes rakiplik anlayışını ve birbirini çekememe durumunu bir kenara bırakmazsa, çok kısa bir süre içinde iflasların yaşanması kaçınılmaz olacaktır. Burada yapılması gereken en doğru şey şudur: Aynı yazıhanede çalışan işletmeciler birleşmeli ve maliyetlerini ortak yönetmelidir. Biz bugün 40 firmanın servis organizasyonunu ve 10’dan fazla firmanın işletmeciliğini tek çatı altında nasıl topladıysak, yazıhaneci arkadaşlarımızın da artık ciddi şekilde oturup düşünmeleri gerekiyor. Bugün yazıhaneci dostlarımız arasında araçlarını sigorta yaptıramayan işletmeler olduğunu görüyoruz. Durum gerçekten çok ciddi bir noktaya geldi. Ben buradan tüm meslektaşlarıma açık bir çağrı yapıyorum: Birleşmenin yollarını bulun. Bu maliyetlerle tek başına ayakta kalma şansı artık yok.

Bir Kızın Eğitimi, Bir Toplumun Geleceğidir Haber

Bir Kızın Eğitimi, Bir Toplumun Geleceğidir

EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ SAĞLANMALI Eğitimde fırsat eşitliği birinci önceliğimiz. Özellikle de kızlarımızın eğitimi çok çok önemli. Her Kızımız Bir Yıldız projemiz de fırsat eşitliği alanında hayata geçirdiğimiz çok kıymetli projelerimizden biri. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) iş birliği ile yürüttüğümüz “Her Kızımız Bir Yıldız” programımız ile bugüne kadar 63 ilde 6.500’e öğrenciye ulaştık ve toplamda 20.000’e yakın burs sağladık. Her Kızımız Bir Yıldız ile yalnızca burs desteğiyle sınırlı kalmıyoruz aynı zamanda bölge ziyaretleri, mentorluk programları, kişisel gelişim eğitimleri ve kültürel etkinliklerle öğrencilerin akademik, sosyal ve kültürel gelişimine katkı sunuyoruz. Programımız kapsamında 750’si lise ve 250’si üniversite olmak üzere her yıl yaklaşık 1.000 öğrenci destekliyoruz. Kız çocuklarını eğitimde eşit fırsatlara kavuşturmak, kadınların istihdama katılımını artırarak toplumda eşit fırsatlara erişmelerine katkı sağlamak önceliğimiz. Bu vizyonla hayata geçirdiğimiz bir diğer projemiz ise “Mühendisliğin Yıldızları”. 2018 yılında Boğaziçi Üniversitesi Vakfı iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz “Mühendisliğin Yıldızları” programımız ile 40’a yakın kadın mühendis adayına burs ve eğitim desteği sağladık. Burada amacımız, sadece burs vermek ya da maddi bir destekten ibaret değil. Amacımız, kız çocuklarına güçlü bir gelecek vizyonu kazandırmak. Aslında burada temelde kız çocuklarının eğitiminden başlayan ve kadınların istihdamına uzanan uzun bir yolculuktan bahsediyoruz. Mercedes-Benz Türk olarak kadınların her alanda eşit fırsatlara erişmesi için canla başla ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. KADINLARIN İŞ HAYATINDA DAHA GÜÇLÜ YER ALMASI İÇİN KARARLIYIZ Mercedes-Benz Türk olarak sorumluluk bilinciyle hareket ediyoruz. Fırsat eşitliğini önemsiyor, tek bir gün değil her zaman ‘İşin Cinsiyeti Yok’ diyoruz. Eğitimde de mevcut istihdamın sürdürülebilirliğinde de istihdamın artırılmasında da somut adımlar atıyoruz. Aksaray Kamyon Fabrikamız ve Hoşdere Otobüs Fabrikamızda hayata geçirdiğimiz “Kadın Kaynak Operatörlüğü Meslek Edindirme Programları” ile son üç yılda her iki fabrikamızda da kadın saha çalışanı oranımızı iki katına çıkardık. Ofis çalışanları ve yönetim kadrolarındaki oranlarımızla da ayrıca gurur duyuyoruz. Ofis çalışanları içerisindeki yaklaşık yüzde 35’lik kadın çalışan oranı ile, Türkiye otomotiv sektör ortalamasının üzerinde istihdam sağlamaya devam ediyoruz. Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu’ndaki kadın üye oranımız ise yüzde 25. Bugüne kadar kadınların toplumda her alanda hak ettikleri güce kavuşmalarında inançla sağladığımız destekleri kısa süre önce lojistik ve taşımacılık sektörlerine de taşıdık ve “Benzersiz Kadınlar” projemizi hayata geçirdik. Her zaman yineliyoruz, kadınların istihdama katılmasını özendirmemiz gerekiyor. Muhakkak eğitim seviyesine dokunmamız, özellikle kadınların da mesleki eğitime ulaşmasını ve eğitimde kız çocuklarına fırsat eşitliğini sağlamamız lazım. KADINLAR DİREKSİYONDA, GELECEK YOLDA Lojistik ve taşımacılık sektöründe kadınların daha güçlü temsil edilmesini desteklemek amacıyla, Lojistik ve Taşımacılık Enstitüsü (CILT - The Chartered Institute of Logistics and Transport) Türkiye çatısı altında faaliyet gösteren Kadın Çalışmaları Kanadı WiLAT iş birliğiyle yürütülen “5 Yılda 5 Bin Kadın Sürücü” projesine dahil olduk. “Benzersiz Kadınlar” ana sloganı altında sürdürdüğümüz proje kapsamında kamyon ve otobüs segmentlerinde kadın sürücü istihdamının artırılmasına yönelik eğitimden istihdama uzanan somut destekler sunuyoruz. Müşterilerimizle iş birliği içinde 10 kadın kamyon sürücüsü ve 10 kadın otobüs sürücüsünün sürücü kursu, ehliyet, SRC belgesi, psikoteknik değerlendirme ve ilgili yasal süreçlerine destek sağlıyoruz. Projemiz kapsamında kadın sürücü adaylarımız için ileri sürüş teknikleri eğitimleri de düzenleyeceğiz. Kısa süre önce kadın sürücü adaylarımızı belirledik. Adaylarımızın çıkacakları uzun yollar için hep birlikte ilk adımı attık. Gelecek adımlar için heyecanlıyız. CESARETİNİZ YOLUNUZU AÇSIN! Kadınlarımıza verebileceğim ilk mesaj kendilerine inanmaları ve güvenmeleri. Merak duygularını kaybetmesinler ve öğrenmeyi süreklilik haline getirsinler. Zorluklar karşısında cesaretleri kırılmasın. Ne olursa olsun ellerinden gelenin en iyisini yaparak ilerlemeye devam etsinler. Sanayide, sahada, lojistikte, taşımacılıkta, işin kaynağında, kadının tercih etmeyeceği varsayılan birçok alanda var olmaya ve işin cinsiyeti olmadığına kararlılıkla inançlarını sürdürsünler. Çünkü biz biliyoruz ki “İşin Cinsiyeti Yok”. Dünya Kadınlar Günümüz kutlu olsun!

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.